İÇİNDEKİLER

Bu konudaki en ilginç rivayet ise Kenz ul Fevâid adlı kitapta Allame Kerâciki tarafından rivayet edilmiştir. “İmam Caferi Sâdık aleyhisselam Ebu Hanife ile birlikte yemek yedi.İmam Caferi Sadık aleyhisselam yemeği bitirip ellerini havaya kaldırarak şöyle buyurdu:Elhamdü lillahi rabbil alemin. Allahım!Bu senden ve senin resulündendir.sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem.

Ebu Hanife dedi ki:Ey Caferi Sâdık!Allah’a şerik mi koşuyorsun?

İmam buyurdu ki:Yazıklar olsun!Allah azze ve celle kendi kitabında buyuruyor ki; “Allah’ın ve resulünün onlara verdiği nimetleri bir kenara bırakıp intikam almaya kalkıştılar.”(1)Başka bir yerde de buyurdu ki: “Eğer onlar Allah’ın ve resulünün verdiklerine razı olsaydılar şöyle söylerlerdi.Allah bizim için yeterlidir.Allah ve resulü beze kendi nimetlerinden bahşederler.”(2)

Ebu Hanife dedi ki; Vallahi bu ana kadar bu iki ayete ne okumuş ne de duymuş gibiyim.

İmam Câferi Sâdık aleyhisselam buyurdu ki: Aksine okudun ve işittin.Ama Allah sen ve senin gibilerin hakkında şöyle buyurdu: “Yoksa kalplerine kilit mi vurulmuş?”(3)Ve yine buyurdu ki: “Asla!Kazandıklarından dolayı kalplerine perde vuruldu. (4)” (5).

Bu mana ve bu rivayet Vesail uş Şia c 16 sf 482,9.hadisi şerifte,Bihar ul Envar c 66 sf 384,52.hadisi şerifte,Seyyid Ahmet Müstenbit “El Katre” c1 sf 13te....zikretmiştir.

Mezkur şahısın şaşırmasına bir bakar mısın?

Ve imamın şu sözüne dikkat et: “Aksine okudun ve işittin.Ama Allah sen ve senin gibilerin hakkında şöyle buyurdu:...”

Önce kendimi sonra da seni o gibilerinden olmamak için

***                  ***                  ***                  ***     

(1)        Mübarek “Tevbe”suresi 74.ayeti şerife.

(2)        Mübarek “Tevbe” suresi 59.ayeti şerife.

(3)        Mübarek “Muhammed”sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem suresi 24.ayeti şerife.

(4)        Mübarek “Mutaffifin” suresi 14.ayeti şerife.

(5)        Kenz ul Fevaid sf 196.

-107-

uyarıyorum. Kalplerine kilit vurulanlardan ve kalpi perdelenenlerden ve heva ve hevesine uyanlardan ve şeytana itaat edenlerden ve hakk imamlara muhalefet edenlerden ve sonu cehenneme varanlardan olmaman için uyarıyorum.

      İşte masumların sayısı olan ondört önemli yerde Hz.Ali’nin velayetinin zikrolunduğunu Ehli Beyt hadislerinde gördük.

 

*DÖRDÜNCÜ VAKFE*

MUHAMMEDİ VE ALEVİ NURLAR

***                  ***                  ***

İKİ MÜBAREK İSİM OLAN MUHAMMED VE ALİ

İSİMLERİNİN BİRLİKTE ANILMASI MÜSTEHAP OLAN YERLER

 

1. EVLADA O İKİSİNİN ADINI KOYMAK:

El Kâfi kitabında şöyle geçer: “Hasan bin Said der ki;Ben ve İbni Medaini , İmam Rıza aleyhisselam’ın yanına gittik.İbni Medâini dedi ki;Allah sana yardımcı olsun!Şöyle buyurduğunuzu duydum;Her kimin eşi hamile olur da evladına Muhammed adını koymaya niyet ederse erkek çocuğu olur. Buyurdu ki:  Her kimin eşi hamile olur da evladına Ali adını koymaya niyet ederse erkek çocuğu olur.Sonra buyurdu ki:Ali Muhammed veya Muhammed Ali.Farketmez.Dedi ki:Karım şu an hamiledir ve sizden ricam erkek çocuğum olması için dua eder misiniz? İmam uzun süre secdeye kapandı ve başını kaldırarak buyurdu ki:Adını Ali koy.Şüphesiz böylece ömrü uzar.Daha sonra Mekke’ye girdiğimizde bir erkek çocuğu olduğuna dair Medâin’den bir mektup aldık.”(1)

Ve Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem şöyle buyurdu: “Her kimin eşi hamile olur da evladına Muhammed veya Ali adını koymaya niyet ederse erkek çocuğu olur.”(2)

Bu iki hadisten ve diğer hadislerden şu anlaşılmaktadır:

Bir: “Muhammed Ali” veya “Ali Muhammed” adını koymak müstehaptır.

İki: Çocuğunun erkek olmasını isteyen birinin eşi hamile iken

(1)        Furuğ el Kâfi c6 sf 11, 2.hadisi şerif.

(2)        Furuğ el Kâfi c6 sf 12, 4.hadisi şerif.

-208-

bu iki ismi birlikte veye ayrı ayrı niyetlenmesi müstehaptır.

Üç: Mübarek ve şerefli “Ali” ismini almak ömrün uzamasına sebep olur.
 

2. ŞEYTANIN ŞERRİNDEN KORUNMAK İÇİN:

El Kâfi kitabında Cabir el Cûfi şöyle rivayet eder: “İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam bazı şiilerini ziyaret etmek istedi ve banada gelmemi buyurdu. Ben de onunla birlikte yola koyuldum.Bir evin kapısına geldiğimizde bizi küçük bir çocuk karşıladı. İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam buyurdu ki: Adın ne senin? Dedi ki:Muhammed? İmam;:Künyen ne?diye sorunca Ali dedi. İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam buyurdu ki:Sen şeytan karşısında sıkı bir güvenlik ile korunmuşsun.Çünkü şeytan Muhammed veya Ali ismini duyduğu zaman tıpkı bakırın erimesi gibi erir.Ama bizim düşmanlarımızdan birinin adını duyduğunda ferahlar ve sevinir.”(1)
 

3. DUALARDA VE YARDIM TALEPLERİNDE:

Bu ise gerçekten çok yerde geçer ve biz birkaç örnek sunacağız;

Bir: Şeyh Müfid (r.a.) İmam-ı Zaman aleyhisselam’dan ziyaret namazının arkasından okunması sünnet olan şu duayı rivayet eder:

“Ya Muhammed ya Ali!Ya Ali ya Muhammed!Bana yardım edin.Siz ikiniz bana yardım edensiniz.Bana destek olun.Siz ikiniz bana destek olarak yetersiniz.”(2)

İki: Şeyh Kef’emi kendi kekemesini gideren ve İmam-ı Zaman aleyhisselam’ın öğrettiği şu duayı rivayet eder: ““Ya Muhammed ya Ali!Ya Ali ya Muhammed! Bana destek olun.Siz ikiniz bana destek olarak yetersiniz.Bana yardım edin.Siz ikiniz bana yardım edensiniz.”(3)

Aynı mana ve cümleleri içeren Tevessül dualarının sayısı gerçekten fazladır.
 

4. NAMAZ, HACET VE DİĞER YERLERDE:

İmam Caferi Sâdık aleyhisselam şöyle buyurdu : “Her kim Allah azze ve celle’den yardım isterse şöyle yapmalıdır.İki

(1)        Furuğ el Kâfi c6 sf 20, 12.hadisi şerif.

(2)        Mefatih ul Cinan sf 532.

(3)        Mefatih ul Cinan sf 116.

-209-

rekat namaz kılsın ve secdede şöyle desin:Ya Muhammed Ya Resulullah,Ya Ali Ya Emirülmüminin vel müminât!Allah’tan siz ikinizle yardım istiyorum.Ya Muhammed ya Ali!Siz ikinizden yardım isterim.Ey yardımcım olan Allah! Senden, Muhammed,Ali,Fatıma,…bütün imamların adını sayarak ister. Sonra şöyle der;Allah’a sizinle tevessül ederim.Allahın izniyle onlar o anda sana yardım edeceklerdir.”(1)

Diğer birçok alimlerin ve fakihlerin kitaplarında bu dualar mevcuttur.

UYARI:

Gadiri Hum günü namazını ve onun hemen ardından okunan dualardaki velayet ve beraat ahtini yenilemeği sakın unutma.Ki bu dua da Hz.Ali’nin velayetine dair şehadetlerle doludur.Bu duayı Şeyh Tusi “Misbah ul Müteheccid” adlı kitabında sf 691’de nakletmiştir.
 

5. YÜZÜKLERİN TAŞINDA

a. “İsbat ul Hudât bin Nusûsi vel Mucizat” adlı kitabında Şeyh Hürr el Âmuli Şehid Zeyd bin Ali’den o da dedelerinden rivayet eder ki: “Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem yüzüğünü Hz.Ali aleyhisselam’a verdi. Hz.Ali’ye bunu bir yüzükçüyü götürerek üzerine Muhammed bin Abdullah yazdırmasının söyledi.Yüzükçüye götürdü ve yüzükçü bilmeden üzerine Muhammedün Resulullah yazdı.Hz.Ali aleyhisselam yüzüğü peygambere götürerek ya Resulullah yüzükçü senin emrettiğini yazmadı ve onun bu cümleyi yanlışlıkla yazdığını söyledi.Peygamber sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem buyurdu ki:Ya Ali!Ben Abdullah oğlu Muhammedim ve ben Allahın resulü Muhammed’im,bu yüzüğü her iki şekliyle de takarım. Ertesi gün Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem yüzüğe bakarken altında “Aliyyen Veliyyullah”yazdığını gördü ve bunu merak etti.Daha sonra Cebrail geldiğinde olayı ona anlattı ve Cebrail dedi ki: Ya Muhammed!Sen istediğin cümleyi yüzüğün taşına yazdırdın ve biz de istediğimizi ona yazdırdık.”(2)

 

(1)        Mefatih ul Cinan sf 110 ve 111.

(2)        İsbat ul Hüdât c1 sf 299,204.hadisi şerif.

-109-

b. Seyyid Haşim Bahrâni(r.a.) “Menakıb ul Fâhire” adlı kitabında Seyyid Razî(r.a.)den şöyle rivayet eder: “Habeşistan kralı Necaşi’ye Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem’in haberi ulaştığında etrafındakilere dedi ki:Ben bu adamın peygamber olup olmadığını deneyeceğim.İçinde yakut ve akik yüzük bulunan hediyeleri Resulullah’ın huzurunu gönderdi. Resulullah içlerinden sadece kırmızı akik yüzüğü kendisine aldı ve onu Hz.Ali aleyhisselam’a vererek yüzükçüye götürmesini ve üzerine en çok sevdiği şu cümleyi yazdırmasını söyledi:Lailahe illallah.Hz.Ali yüzükçüye giderek şöyle buyurdu:Bu yüzüğün üzerine Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem’in en çok sevdiği cümleyi yaz:Lailahe illallah.Ayrıca benim en çok sevdiğim cümleyi yaz:Muhammeden Resulullah.Yüzükçü bu iki satırı yazıp Hz.Ali’ye verdi.O da bunu peygamberin huzuruna götürdüğünde üzerinde üç satır yazı bulunduğunu gördü.Hz.Ali aleyhisselam’a;Bir satır yazı yazılmasını istemiştim ama bunun üzerine üç satır yazılmış.Hz.Ali şöyle arzetti:Ya Resulullah.Senin hakkına and olsun ki ben  senin istediğini ve kendi istediğim olan Muhammeden Resulullah’ı yazdırdım. Ve Cebrail aleyhisselam nazil olarak dedi ki:Aziz rabbin sana selam göndererek dedi ki:Sen en çok sevdiğin cümleyi ve Ali de en çok sevdiğin cümleyi yazdırdı.Ben de en çok sevdiğim cümleyi üzerine yazdırdım: Aliyyen Veliyyullah!”(1)

Aynı rivayet İhqaq ul Hakk c4 sf 143’te de nakledilmiş olup,yalnız orada Necaşi’nin söylediği şöyle bir cümle de geçer: “...Eğer bu adam dünya malını ve mülkünü istiyorsa yakutu alır.Eğer gerçek peygamber ise akik yüzüğü alır...”

Akik yüzüğün üzerine böyle bir yazıyı yazmak gerçekten çok muhteşem olur.Çünkü bundan daha üstün ve şerefli cümleler olamaz.Gerçekte de akik taşı velayeti ilk kabul eden taşlardan değil mi?Bakın Muhaddis Taberi(r.a) Beşaret ul Mustafa adlı kitabında Aişe’den şöyle rivayet eder: “Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem’in yanına gittiğimde elinde gümüş yüzük üzerinde bir akik gördüm.Ya Resulullah!Bu taş

(1)   Medinet ul Meâciz c1 sf 195.170.hadisi şerif.

-221-

nedir?diye sorunca buyurdu ki:Bu taş Allah’ın rabb olduğuna benim Allah’ın resulü olduğuma ve Ali’nin velayetine ve evlatlarının imam olduklarına ve şiilerinin cennete gideceğine ikrar eden bir dağın taşıdır.”(1)

c. Bu konudaki en güzel rivayet ise Şeyh Saduk(r.a)’a ait olan “Kemal ud Din ve Tamam un Ni’met” adlı kitapta İbrahim bin Mehziyar’dan(2) rivayet edilmiştir: “...Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem’in Medine şehrine girdiğimde... Daha sonra İmamı Zaman aleyhisselam’ın temsilcisi boynuma sarılarak buyurdu ki;Allah’ın selamı sana olsun ey Ebu İshak!

İmam Hasan el Askeri’nin sana verdiği o emaneti bana gösterir misin?

Dedim ki:Yoksa sen İmam Askeri aleyhisselam’ın bana verdiği yüzüğü mü istiyorsun?Dedi ki:Başka şeyi değil sadece onu istiyorum.Yüzüğe baktı ve onu doyasıya öptü.Yüzüğün üzerinde şöyle yazıyordu: “Ya Allah , ya Muhammed,ya Ali.”Bu yüzüğü taşıyan ellere babam feda olsun...”(3)

Bu hangi yüzüktür?!!!

Bu yüzüğün taşına yazılan hangi zikir ve cümledir?!!!

Bu yüzüğe şeref veren kudsi el kime aittir?!!!

Bu üç kelimenin güzelliği başka hangi kelimede var;Allah,Muhammed,Ali?!!

Baharda açan güllereden daha güzel olan şey sevdiğimizden kalbe ulaşan bir başka sözdür.Bu söz İmamımız Rıza aleyhisselam’ın şu cümlesidir: “Ebu Talib aleyhisselam’ın yüzüğünün taşında şu cümleler yazılıydı:Rabb olarak Allah’a,peygamber olarak kardeşimin oğlu Muhammed’e ve vasi olarak oğlum Ali’ye razı oldum.”(4)

Güzellik üzerine güzellik...Nur üzerine nur...Eşi benzeri olmayan kudsiyyet... Eşi benzeri olmayan bağlılık...

Bundan daha sıkı bir bağ nerede görülmüştür?!!!

Varlık aleminin bütün derecelerinde böyle sıkı velayet bağı

(1)  El Beşaret sf 215.

(2)   Bu şahıs gaybet döneminde İmamı Zaman aleyhisselam’ı ziyarete muvaffak olmuştur.

(3)   Kemal ud Din c2 sf 445,19.hadisi şeriften.Bihar ul Envar c52 sf 33.

(4)   Derecât ur Refia fi Tabakât uş Şia (Seyyid Ali Han Medeni)sf 60.

-110-

asla görülmemiştir.Her yerde hatta kıyamet günündeki ilahi nidâda dahi bu bağ vardır.İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam’ın rivayetinde Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem Hz.Ali aleyhisselam’a şöyle hitap etmektedir: “Ya Ali! Allah bütün insanları kıyamette bir safta toplayacak ve ben ve sen arşın sağ tarafında duracağız.Ve Allah şöyle nida edecek:Ya Muhammed! Ya Ali!Ayağa kalkın ve ikinize buğzeden,ikinize karşı çıkan ve ikinizi yalanlayanları ateşe atın.”(1)

Ey muhip! Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem’in şu cümlesine dikkat et: “ben ve sen”ve şu söz “Ya Muhammed! Ya Ali!”Kalbini Necef-i Eşref’e döndür ve benimle birlikte şu cümleleri söyle:

Ey Nebi’nin amcası oğlu herşeyi saran Allah’ın kudreti sensin.

Kardeş oldunuz birlikte sanki Nebi’nin zâtı sensin.

Öyle latîf bir kaynaktan çıkıp gelmişsin

Allah’ın herkesi feda kıldığı nefis sensin.

Sen olmasan alem dönmez,kainatın kutbu sensin.

Enbiya feyzinden yararlanır Allah’ın deryası sensin.(2)

 

 

***                             ***                             ***

 

 

 

 

 

(1)        Bihar ul Envar c 39 sf 203.

(2)        Meşhur Ezriyye kasidesinden.

-111-