aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | EHL-İ BEYT (A.S) | 14 MASUM (AS)

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 02-21-2013, 07:01
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 489
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart Hz. Fatıma'nın Şehadeti Hikaye Değil Gerçektir



Hz. Fatıma'nın Şehadeti Hikaye Değil Gerçektir

(Ayetullah Mekarim Şirazi)
Hz.Fatime (salamullahialeyha)nın Şehadetini Belgelerle İsbat Etmiştir
Son zamanlarda Sistan Beluçistan eyaletinde (İran Sünnilerinin yoğunlukta yaşadığı eyalet) sahih İslam tarihinden habersiz biri çıkmış Peygamber efendimizin değerli kızı Hz. Fatıma (s.a) hakkında bir makale yazmış adını da “Hz. Fatımatu’z Zehra’nın (s.a) şahadet hikayesi” koymuş. Bu makalede Hz. Fatıma’nın menkıbe ve faziletleri zikredildikten sonra, Hz. Fatıma’nın şehadetini ve ona karşı yapılan saygısızlığı inkar etme eğilimine gidilmiştir. Bazıları da yaptıkları konuşmalarda bunu onaylamıştır! Bu makalenin bazı yerlerinde açık ve net olan İslam tarihinin tahrif edilmesi, bizi bu tahrifi açıklamaya ve bu hakikatlerin bazılarını beyan etmeye mecbur bırakmıştır. Böylelikle İslam’ın hanımefendisi olan Hz. Fatımatu’z Zehra’nın şahadetinin asılsız bir hikaye olmadığı, tam tersi şüphe götürmez tarihi bir gerçek olduğu anlaşılmış olsun. Yoksa eğer onlar bu konuyu açmamış olsalardı, bizler bu şartlar altında konunun takipçisi olmazdık.
Umudumuz, bu makalenin yazarının bu yazıyla birlikte hakikat karşısında teslim olması ve yazdıklarından pişmanlık duyarak bunu telafi etmesidir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise bu yazıda getirilecek kaynakların tamamı Ehli sünnetin meşhur kitaplarından alıntı olmasıdır.

Hz. Peygamberin (s.a.a) Diliyle Hz. Fatıma (s.a)
Resulullah’ın değerli kızı çok yüce makamlara sahipti. Allah Resulünün açıklamaları, Hz. Fatıma’nın her türlü günahtan beri ve masum olduğunu göstermektedir. Hz. Resulullah şöyle buyurmuştur:
“فاطِمَةُ بَضْعَةٌ مِنّي فَمَنْ أَغْضَبَها أَغْضَبَني”
“Fatıma, benim bir parçamdır, her kim onu öfkelendirirse beni öfkelendirmiştir.” [1]
Söylenmeden açıktır ki Allah Resulünün öfkelenmesi onun incinmesi ve üzülmesi neticesinde oluşmaktadır. Böyle birinin cezası Kuran-ı Kerim’e göre şöyledir:
“وَالَّذِينَ يُؤْذُونَ رَسُولَ اللهِ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ”

“Allah'ın Resulünü incitip, eziyet edenler için mutlaka elem verici bir azap vardır.” [2]
Hz. Fatıma’nın fazilet ve masumluğunu anlatan hadisten daha sağlam bir delil var mıdır? Bu hadiste Hz. Fatıma’nın hoşnutluğunun, Allah’ın hoşnutluğuna, onun öfkelenmesinin Allah’ın öfkelenmesine sebep olduğu anlatılmaktadır. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ey Fatıma! Kuşkusuz Allah senin öfkelenmenle öfkelenir ve senin hoşnutluğunla hoşnut olur.” [3]
Hz. Fatıma, böyle yüce makama sahip olduğundan âlemlerin kadınlarının efendisidir. Hz. Resulü Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ey Fatıma! Âlemlerin kadınlarının efendisi, bu ümmetin kadınlarının efendisi ve mümine kadınların efendisi olmağa razı değil misin?” [4]
Kur’an ve Sünnette Hz. Fatıma’nın Evinin Saygınlığı “(Allah’ın bu nuru) birtakım evlerdedir ki, Allah (o evlerin) yücelmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir.” [5] ayeti nazil olduğunda, Peygamber bu ayeti camide okudu. Bu sırada birisi yerinden kalkarak “Bu özellikteki evler hangi evlerdir ya Resulullah?!” diye sordu. Allah Resulü (s.a.a) “Peygamberlerin evidir” diye buyurdu. O esnada Ebu Bekir yerinden kalkarak Hz. Ali ile Hz. Fatıma'nın evlerine işaret ederek “Ya Resulallah, dedi, acaba bu evde onlardan mıdır?” diye sordu. Resulullah: “Evet, onların en üstünüdür.” [6] buyurdu.

قرأ رسول الله هذه الآية (في بُيُوتِ أَذِنَ اللهُ أَنْ تُرْفَعَ وَ يُذْكَرَ فيها اِسْمُهُ) فقام إلَيْهِ رَجُلٌ: فَقالَ: أَيُّ بُيُوت هذِهِ يا رَسُولَ اللهِ(صلى الله عليه وآله)؟ قالَ: بُيُوتُ الأنْبِياءِ، فَقامَ إِلَيْهِ أَبُوبَكْرُ، فَقالَ يا رَسُولَ اللهِ(صلى الله عليه وآله) : أَهذَا الْبَيْتُ مِنْها، ـ مُشيراً إلى بَيْتِ عَلِىٍّ وَ فاطِمَةَ(عليهما السلام) ـ قالَ: نَعَمْ، مِنْ أَفاضِلِها
Kaynaklar:
[1] Fethu’l Bari, Şerh-i Sahihi Buhari, c. 7, s. 84 ve ayrıca Buhari bu hadisi Nübüvvet alametleri bölümünde, c. 6, s. 491 ve “evahiru mağazi, c. 8, s. 110’da bu hadisi zikretmiştir.
[2] Tövbe Suresi, 61. Ayet.
[3] Müstedrek-i Hakim, c. 3, s. 154; Mecmeu’z Zevaid, c. 9, s. 203 ve Hakim “Müstedrek” adlı kitabında Buhari ve Müslim’in hadisin sıhhatinde gerekli gördüğü şartlarda hadisler zikretmiştir.
[4] Müstedrek-i Hakim, c. 3, s. 156
[5] Nur Suresi, 36. Ayet
[6] Durru’l- Mensur, c. 6, s. 203 (Nur Suresinin tefsiri) ve Ruhu’l Meani, c. 18, s. 174
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 02-21-2013, 07:06
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 489
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

Hz. Fatıma (salamulahialeyha)'nın Evine Karşı Hürmetsizliğin Anlamı

Değerli İslam peygamberi (s.a.a) dokuz ay boyunca bu eve gelerek Hz. Fatıma ve aziz eşine selam vererek [7] bu ayeti okudu: “إِنَّمَا يُرِيدُ اللهُ لِيُذْهِبَ عَنْكُمُ الرِّجْسَ أَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْهِيراً” “Ancak ve ancak Allah, ey Ehl-i Beyt, sizden her çeşit çirkinliği-kötülüğü uzaklaştırmayı ve sizi tertemiz kılmayı diler.” [8] Evet İlahi nur merkezi olan ve Allah’ın yüceltilmesini istediği bu evin saygınlığı çok yüceydi.

Evet, öyle bir ev ki “Ehl-i Aba” ve “Ehl-i Kisa” olanları kuşatmıştır. Allah bu evi azamet ve yücelikle anmıştır. Böyle bir evin tüm Müslümanların tam bir hürmetine mazhar olması gerekmektedir.

Şimdi bakalım acaba, Peygamber (s.a.a) bu dünyadan göçtükten sonra bu evin saygınlık ve hürmeti ne kadar korunmuştur?! Peşinen söylemek gerekirse bu saygınlık birileri tarafından ayaklar altına alınmış ve hiçbir şekilde korunmamıştır. İleride göreceğimiz üzere bunu yapanların kendileri bu hürmetsizliği itiraf etmişlerdir. Şimdi bunlar kimler olduğunu ve bu olaydan neyi hedeflediklerini idelemeye çalışacağız.

Hz. Fatıma’nın Evine Karşı Hürmetsizlik!

Bu evin hürmeti hakkında bu kadar kesin buyruklar olmasına rağmen bazıları maalesef bu eve karşı saygısızlıkta bulunmuş ve hürmetini ayaklar altına almışlardır. Bu, üzerinden öylesine geçilecek ve saklanacak kadar basit bir konu değildir.
Hz. Fatıma’nın (s.a) evine karşı hürmetsizlik yapıldığının anlaşılması ve ondan sonra yaşanan olayların, kesin ve kati tarihi gerçekler olduğunun ortaya çıkması için Sünni kaynaklarda geçen belgeleri burada zikrederek bunun bir hikaye olmadığını ortaya koyacağız. Bilinmelidir ki halifeler döneminde Ehl-i Beyt’in (a.s) menkıbe ve faziletlerinin yazılmasına olağanüstü bir kısıtlama getirilmişti; buna rağmen “bir şeyin hakikati onun koruyucusudur” gerçeğinden hareketle bu hakikat de zinde bir şekilde tarih ve hadis kaynaklarında kaydedilmiştir.
Belgeleri, ilk yüzyıldan başlamak suretiyle sırasıyla aktarıp çağdaş kaynaklara kadar vermeye çalışacağız.

1- Ehli Sünnet'in meşhur hadisçilerinden İbn-i Ebi Şeybe (159-235), “el-Musannef” adlı kitabında sahih senetle şöyle rivayet etmiştir:

«إِنَّهُ حينَ بُويِعَ لاِبي بَكْر بَعْدَ رَسُولَ اللهِ(صلى الله عليه وآله) كانَ عَليٌّ وَ الزُّبَيْرُ يَدْخُلانِ عَلى فاطِمَةَ بِنْتِ رَسُولِ الله، فَيُشاوِرُونَها وَ يَرْتَجِعُونَ في أَمْرِهِمْ. فَلَمّا بَلَغَ ذلِكَ عُمَرُ بنُ الْخَطّابِ خَرَجَ وَ دَخَلَ عَلى فاطِمَةَ، فَقالَ: يا بِنْتَ رَسُولِ الله(صلى الله عليه وآله) وَ اللهِ ما أَحَدٌ أَحَبَّ إِلَيْنا مِنْ أَبِيكِ وَ ما مِنْ أَحَد أَحَّبَ إِلَيْنا بَعْدَ أَبيكِ مِنْكِ، وَ أيْمُ اللهِ ما ذاكَ بِمانِعي إِنِ اجْتَمَعَ هؤلاءِ النَّفَرُ عِنْدَكِ أَنْ أَمرْتُهُمْ أَنْ يُحْرَقَ عَلَيْهِمُ الْبَيْتَ.
قالَ: فَلَمّا خَرَجَ عُمَرُ جاؤُوها، فَقالَتْ: تَعْلَمُونَ أنَّ عَمَرَ قَدْ جاءَني، وَ قَدْ حَلَفَ بِاللهِ لَئِنْ عُدْتُم لَيَحرِقَنَّ عَلَيْكُمُ الْبَيْتَ، وَ أيْمُ اللهِ لَيْمِضَيَّن لِما حَلَفَ عَلَيْهِ.

Resulullah’tan (s.a.a) sonra halk Ebu Bekir’e biat ettiği sırada Hz. Ali ve Zübeyr, Hz. Fatıma’nın evinde oturup konu hakkında istişarelerde bulunmaktaydılar. Bunu duyan Ömer bin Hattab, dışarı çıkarak doğru Fatıma’nın yanına geldi ve ona şöyle dedi ki: “Ey Allah Resulünün kızı! Vallahi insanlar arasında bize en sevgili kişi babandır. Babandan sonra ise bize en sevgili kişi sensin. Allah’a yemin ederim ki bu sevgi, bu kişilerin (Hz. Ali ve taraftarlarının) senin evinde bir araya gelerek toplandıkları sırada evinin yakılmasına emretmeme engel değildir!” Ömer bunları deyip gittikten sonra Hz. Ali ve Zübeyr, Hz. Fatıma’nın yanına geldiler. Hz. Fatıma (s.a) Hz. Ali ve Zübeyr’e hitaben şöyle söyledi: “Biliyor musunuz? Ömer buraya gelerek eğer siz, bir daha burada bir araya gelecek olursanız siz içinde olduğunuz sırada evi yakacağına dair Allah’a yemin edip gitti. Allah’a yemin ederim ki! Yemin ettiği şeyi yerine getirecektir!” [9]
Tekrar diyorum bu olay Musennef adlı kitapta sahih senetle nakledilmiştir.

2- Ehl-i Sünnetin bir diğer büyük hadisçi ve tarihçisi olan “Ahmed b. Yahya b. Cabir Belazuri” (ö. 270) “Ensabu’l- Eşraf” adlı kitabında bu konuyu şöyle aktarmaktadır:
“Ebu Bekir, Ali’ye biat etmesi için birini gönderdi, ama Ali ona biat etmedi. Sonra Ömer meşale ile birlikte Hz. Fatıma’nın kapısına dayandı. Kapının önünde Hz. Fatıma’yla karşılaştı. Hz. Fatıma, Ömer’e “Ey Hattab’ın oğlu! Evimi mi yakmak istiyorsun?!” Ömer: “Evet, bunun kendisi babanın gönderildiği şeye yardımcı olacaktır…” [10]

3- Ehl-i Sünnetin çok meşhur tarihçilerinden ve ediplerinden olan “Abdullah b. Müslim İbn-i Kuteybe Dineveri (212- 276) “el-İmametu ves-Siyase” isimli kitabında şöyle yazmıştır:

«إنّ أبابَكْر(رض) تَفَقَّدَ قَوْماً تَخَلَّفُوا عَنْ بَيْعَتِهِ عِنْدَ عَليّ كَرَّمَ اللهُ وَجْهَهُ فَبَعَثَ إِلَيْهِمْ عُمَرُ فَجاءَ فَناداهُمْ وَ هُمْ في دارِ عَليٍّ، فَأَبَوْا أَنْ يَخْرُجُوا فَدَعا بِالْحَطَبِ وَ قالَ: وَالَّذي نَفْسُ عُمَرَ بِيَدِهِ لَتَخْرُجَنَّ أَوْ لأَحْرَقَنَّها عَلى مَنْ فيها، فَقيلَ لَهُ: يا أبا حَفص إِنَّ فيها فاطِمَةَ فَقالَ، وَإِنْ!

“Ebu Bekir, kendisine biat etmeyip Hz. Ali’nin evinde toplananları aramaya koyulmuş ve Ömer’i bu iş için onların peşi sıra göndermişti. Ömer, onlar Hz. Ali’nin evinde olduğu sırada oraya gelerek dışarı çıkmaları için bağırdı. Ancak onlar dışarı çıkmaktan kaçındı. Bunun üzerine Ömer odun getirmelerini isteyerek şöyle dedi: “Ömer’in canı elinde olana andolsun ki dışarı çıkın, yoksa içindekilerle birlikte ateşe vereceğim!” Birisi “Ey Ebu Hafs! (Ömer’in Künyesi) Peygamberin kızı Fatıma da buradadır.” dedi. Ömer: “O da olsa fark etmez!” dedi. [11

İbn Kuteybe, bu hadisenin geri kalanını daha acıklı ve yürek sızlatan bir şekilde şöyle nakletmektedir:

«ثُمَّ قامَ عَمُرُ فَمَشى مَعَهُ جَماعَةٌ حَتّى أَتَوْا فاطِمَةَ فَدقُّوا الْبابَ فَلَمّا سَمِعَتْ أصْواتَهُم نادَتْ بِأَعْلى صَوْتِها يا أَبَتاهُ يا رَسُولَ الله ماذا لَقينا بَعْدَكَ مِنْ ابنِ الْخَطّابِ وَ ابنِ أبي الْقُحافة فَلَمّا سَمِعَ الْقَوْمُ صَوْتَها وَ بُكائَها انْصَرَفُوا وَ بَقِيَ عُمَرُ وَ مَعَهُ قَوْمٌ فَأَخْرَجُوا عَلَيّاً فَمَضَوْا بِهِ إلى أبي بَكْر فَقالُوا لَهُ بايِعْ، فَقالَ: إنْ أَنَا لَمْ أَفْعَلْ فَمَه؟ فَقالُوا: إِذاً وَاللهِ الَّذي لا إلهَ إِلاّ هُوَ نَضْرِبُ عُنُقَكَ...!

“Daha sonra Ömer, bir grupla birlikte Fatıma’nın evinin önüne gelerek kapıyı çaldı. Hz. Fatıma onların seslerini duyunca, en yüksek sesle “Ey babacığım! ey Allah'ın Resulü! Senden sonra Hattab’ın oğlu (Ömer) ve Ebu Kuhafe’nin oğlu (Ebu Bekir)den nedir bu çektiklerimiz!” diye feryat etti. Hz. Fatıma’nın bu feryadını ve çığlık sesini duyan bir grup, bu işten vazgeçip ayrıldılar. Ancak Ömer ve başka bir grup orada kaldı. Sonra Hz. Ali’yi dışarı çıkarıp Ebu Bekir’in yanına götürerek biat et dediler. Hz. Ali (a.s) “eğer biat etmezsem ne olacak?” deyince, “Kendisinden başka ilah olmayan Allah’a and olsun ki boynunu vuracağız…!” dediler. [12]
Kaynaklar:
[7] Durru’l- Mensur, c. 6, s. 606
[8] Ahzap Suresi, 33. Ayet
[9] Müsennef, İbn Ebu Şeybe, c. 8, s. 572, Kitabu’l- Meğazi.
[10] Ensabu’l Eşraf, c. 1, s. 586 Kahire baskısı.
[11] el-İ’lam Zerkuli, c. 4, s. 137
[12] el-İmamet ve’l Siyaset, İbn Kuteybe, s. 12, Mısır baskısı.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 02-21-2013, 07:12
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 489
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

Tarihteki bu kesit, kesinlikle Şeyheyn’e (Ebu Bekir ve Ömer) sevgi besleyenlere ağır gelmekte ve üzüntü vermektedir. Dolayısıyla bazıları İbn Kuteybe’nin bu kitabından şüpheye düşme eğilimine gitmişlerdir! Halbuki tarih konusunda uzman olan İbn Ebi’l Hadid, bu eserin ona ait olduğunu söyleyerek o kitaptan bilgi ve belgeler nakletmektedir. Maalesef bu kitabı basarken tahrif etme eğilimine gidilmiş ve kitaptaki bazı tarihi gerçekler makaslanmıştır! Oysa İbn-i Ebi'l-Hadid, şu anda İbn-i Kuteybe'nin kitabında bulunmayan bir çok gerçeği aynı kitaptan nakledilerek “Nehcü’l Belaga” kitabının şerhinde yer vermiştir!
Zerakli, “El-E’lam” kitabında bu eserin İbn Kuteybe’ye ait olduğunu bildirmiş ve eklemiştir: “Bazı alimler, bu kitabın İbn-i Kuteybe'ye ait olduğunda şüphe etmişlerdir.” Görüldüğü gibi, o şüphe ve tereddütü başkalarına isnad etmektedir.” İlyas Serkis de kitabın ona ait olduğunu bildirmiştir.

4- Ehl-i Sünnet'in önemli alimlerinden ve tarihçilerinden Muhammed b. Cerir Taberi (ö. 310) meşhur tarih kitabında Hz. Fatıma’nın evine karşı yapılan saygısızlığı şöyle nakletmiştir:

أتى عُمَرُ بنُ الْخَطّابِ مَنْزِلَ عَليٍّ وَ فيهِ طَلْحَةٌ وَ الزُّبَيْرُ وَ رِجالٌ مِنَ الْمُهاجِرِينَ، فَقالَ وَاللهِ لاََحْرِقَنَّ عَلَيْكُمْ أَوْ لَتَخْرُجَنَّ إلى الْبَيْعَةِ، فَخَرَج عَلَيْهِ الزُّبيرُ مُصْلِتاً بِالسَّيْفِ فَعَثَرَ فَسَقَطَ السَّيْفُ مِنْ يَدِهِ، فَوَثَبُوا عَلَيْهِ فَأَخَذُوهُ.

“Ömer bin Hattab, Hz. Ali’nin evine geldiğinde Talha, Zübeyr ve muhacirden bir grup da orada idi. Ömer onlara hitaben şöyle seslendi: “Allah’a and olsun ki ya dışarı çıkıp biat edersiniz ya da evi yakarım!” O sırada Zübeyr elinde kılıcıyla dışarı çıktı. Ansızın ayağı kayarak elinden kılıcı yere düştü. Oradakiler ona saldırarak onu tuttular.” [13]
Bu tarihi belgeler, Ebu Bekir’e tehdit ve zorla biat alındığını göstermektedir; böyle bir biatin de ne kadar değerinin olup olmadığını okuyucuların feraset ve basiretine bırakıyoruz.

5- İbn-u Abdi Rabbih-i Endülüsi olarak meşhur olan Şahabuddin Ahmed, (ö. 463) el-İkdü’l Ferid kitabında “Sakife” olayına yer vermiş, Ebu Bekir’e biat etmekten kimlerin kaçındığı konusuna ayrı bir başlık açarak şöyle yazmıştır:

فَأمّا عَليٌّ وَ الْعَبّاسُ وَ الزُّبَيرُ فَقَعَدُوا فِي بَيْتِ فاطِمَةَ حَتّى بَعَثَ إِلَيْهِمْ أَبُوبَكْرُ، عُمَرَ بْنَ الْخَطّابِ لِيُخْرِجَهُمْ مِنْ بَيْتِ فاطِمَةَ وَ قالَ لَهُ: إنْ أَبَوْا فَقاتِلْهُمْ، فَأَقْبَلَ بِقَبَس مِنْ نار أَنْ يُضرِمَ عَلَيْهِمُ الدّارَ، فَلَقِيَتْهُ فاطِمَةُ فَقالَ: يا ابْنَ الْخَطّابِ أَجِئْتَ لِتَحْرِقَ دارَنا؟! قالَ: نِعَمْ، أوْ تَدْخُلُوا فيما دَخَلَتْ فيهِ الأُمَّةُ!.

“Ali, Abbas ve Zübeyr, Fatıma’nın evinde oturmuştu. Ebu Bekir, Ömer’i onlara göndererek dışarı çıkmamaları halinde onlarla savaşmasını istedi! Ömer ibn Hattab, evi yakmak için bir meşaleyle birlikte Fatıma’nın evinin yolunu tuttu. Evin önünde Fatıma ile karşılaştılar. Hz. Fatıma ona “Ey Hattab’ın oğlu! Evimizi yıkmaya mı geldin?” dedi. Ömer: “Evet, yakacağım. Veya siz de ümmetin dahil olduğuna dahil olun!” [14]
Buraya kadar eve karşı girişilen saygısızlıklara yer verildi. Şimdi de Hz. Ali ve yarenlerini biate mecbur bırakmak için yapılan bu tehditlerin, sadece lafta kalmadığını, alınan bu uğursuz kararın uygulamaya konulduğunu gösteren bilgi ve belgelere yer vereceğiz.
Kaynaklar:
[13] Taberi Tarihi, c. 2, s. 443 Beyrut baskısı.
[14] Akdü’l Ferid, c. 4, s. 93
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 02-21-2013, 07:16
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 489
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

Saldırı Gerçekleşmiştir!
Gerçi buraya kadar bazı tarihçiler halife ve yandaşlarının niyetlerine yer vermekle yetinerek bu facianın sonrasına açıktan değinmemişlerdir. Ama diğer bazıları, bu elim facianın devamına değinmeyi de ihmal etmemişlerdir. Şimdi de bu konuda açıklama yapmış tarihçilerin görüşlerine en eskilerinden başlayarak yer vermeye çalışacağız:
6- Ebu Ubeyd Kasım b. Selam (ö. 224), Ehl-i Sünnet fakihleri tarafından güvendiği “el- Emval” isimli kitabında şöyle yazmaktadır: “Abdurrahman bin Avf, şöyle demekte: “Ebu Bekir hastalandığında ziyareti için evine gittim. Aramızda geçen uzun konuşmaların ardından şöyle söyledi: “Keşke yaptığım üç şeyi yapmamış olsaydım. O üç şey şunlardı: “....” Ebu Ubeyd bu üç şeyden ikisini zikrettikten sonra, diğer kaynaklarda da geçen üçüncüyü, yani:

وَدَدْتُ أنّي لَمْ أكْشِفْ بَيْتَ فاطِمَةَ وَ تَرَكْتُهُ وَ إنْ أُغْلِقَ عَلَى الْحَرْبِ

“Keşke Fatıma’nın evinin hürmet perdesini yırtmasaydım ve onu kendi haline bıraksaydım. Savaş için kapanmasına rağmen...” [15] cümlesini “keza ve keza” diyerek es geçiyor ve “bu üçüncüyü zikretmeye gönlüm varmıyor!” diyor.
Ebu Ubeyd, mezhebi taassubu veya başka sebeplerden dolayı bu hakikati zikretmemiştir, ancak “el-Emval” kitabının muhakkikleri kitabın dip notuna şöyle yazmışlardır: “Burada silinen cümle “Mizanü’l-İ’tidal” kitabında, aynı şekilde Taberani'nin “Mu’cem” kitabında ve İbn-u Abdi Rabbih'in “İkdü’l-Ferid” kitabında olduğu gibi nakledilmiştir.” (Dikkat ediniz!)

7- Zehebi'nin, “Mizanu’l-İ’tidal” kitabında, Muteber birisi diye övdüğü Ebu’l Kasım Süleyman b. Ahmed Teberani (260–360), defalarca basılan Mu’cemu’l-Kebir kitabında Ebu Bekir’den, hutbelerinden ve vefatından bahsettiği yerde şöyle diyor:
“Ebu Bekir, ölüm anında bazı şeyleri temenni ederek şöyle söyledi: “Keşke yaptığım şeylerden üç tanesini yapmasaydım ve Allah Resulü'nden onları sorsaydım.

أمّا الثَّلاثُ اللاّئي وَدَدْتُ أنّى لَمْ أَفْعَلْهُنَّ، فَوَدَدْتُ أنّي لَمْ أَكُنْ أكْشِفَ بَيْتَ فاطِمَةَ وَ تَرَكْتُهُ...

“Keşke Fatıma’nın evinin hürmet perdesini yırtmasaydım ve onu kendi haline bıraksaydım…”[16]
Bu cümleler, Ömer’in tehditlerinin pratiğe döküldüğünü net olarak ortaya koymaktadır. Evet, evin kapısını zorla (veya yakarak) açtılar.

8- İbn-u Abd-i Rabbih Endülisi (463) “İkdü’l-Ferid” kitabında Abdurrahman bin Avf'tan yukarıdaki rivayeti Ebu Bekir hakkında eksiksiz nakletmiştir.

9- İbrahim b. Seyyar-i Nezzam Mu’tezili (160-231), nazım ve nesirdeki sözlerinin güzelliğinden dolayı kendisine Nezzam olarak lakap takmışlardır. Nezzam, çeşitli kitaplarında Hz. Fatıma’nın evine karşı yapılan baskını anlatmıştır. Nezzam şöyle yazmaktadır:

إِنَّ عُمَرَ ضَرَبَ بَطْنَ فاطِمَةَ يَوْمَ الْبَيْعَةِ حَتّى ألْقَتِ الْمُحْسِنَ مِنْ بَطْنِها

“Ömer, biat günü Hz. Fatıma’nın karnına vurdu! Ömer’in bu darbesi sonucu adını “Muhsin” koydukları karnındaki çocuğunu düşürdü!” [17]
Kaynaklar:
[15] el- Emval, dördüncü dipnot. Ayrıca 144. Sayfa. Akdü’l Ferid, c. 4, s. 93.
[16] Mü’cemu’l Kebir, c. 1, s. 62 h. 34
[17] el- Vafi Bilvefiyyat, c. 6, s. 17, 2444. Sayı. Milel ve Nihel, Şehristani, c. 1, s. 57 Beyrut baskısı.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 02-21-2013, 07:18
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 489
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

10- Müberred ve “el-Kamil” kitabı:
İbn-i Ebi’l-Hadid, şöyle yazmakta: “Ünlü yazar, edip ve meşhur eserleri olan Muhammed b. Yezid b. Abdulekber Bağdadi (210- 285), “el-Kamil” kitabında Abdurrahman b. Avf’dan şöyle nakletmektedir:
“Keşke Fatıma’nın evinin hürmet perdesini yırtmasaydım ve onu kendi haline bıraksaydım. Savaş için (halifeye itiraz ve biat etmemek için ) kapanmış olmasına rağmen…”

11- Mes’udi ve “Murucu Zeheb” kitabı:
Mes’udi (ö. 325) Murucu’z-Zeheb adlı kitabında şöyle yazmaktadır:

فَوَدَدْتُ أنّي لَمْ أَكُنْ فَتَّشْتُ بَيْتَ فاطِمَةَ وَ ذَكَرَ في ذلِكَ كَلاماً كَثيراً!

“Ebu Bekir ölüm döşeğinde iken şöyle söyledi: “Dilerdim ki keşke Hz. Fatıma’nın evinin hürmet perdesini yırtmasaydım. Kendisi bu konu hakkında daha birçok şey söyledi.” [18]
Mes’udi, Ehl-i Beyt’e muvafık temayülü olmasına rağmen halife Ebu Bekir’in sözlerini nakletmeyerek kinayeli bir biçimde olayı örtbas etmiştir. Elbette sebebini Allah bilir ve elbette Allah kulları da icmali olarak bilmektedirler!
12- Zehebi ve “Mizanu’l-İ’tidal” kitabı:
Zehebi, Mizanu’l-İ’tidal kitabında, Muhammed b. Ahmet Kufi Hafız’dan nakletmektedir ki İbn-i Ebu Darim adıyla meşhur olan Ahmed b. Muhammed Muhaddis-i Kufi (ö. 357) şu haberi söylemiştir:

إنّ عُمَرَ رَفَسَ فاطِمَةَ حَتّى أسْقَطَتْ بِمُحْسِن

“Kuşkusuz, Ömer Hz. Fatıma’ya bir tekme vurarak, Muhsin adındaki çocuğunu düşürdü!”[19]

13- Abdulfettah Abdulmaksud ve “el-İmam Ali” kitabı:
Abdulfettah, vahiy evine baskın konusunu, kitabının iki yerinde işlemiştir. Biz burada sadece birisini zikretmekle yetineceğiz:

وَالّذي نَفْسُ عُمَرَ بِيَدِهِ، لَيَخْرُجَنَّ أَوْ لاَحْرَقَنّها عَلى مَنْ فيها...! قالَتْ له طائفة خافت اللهَ ورَعَتِ الرَّسولَ في عقبه: يا أباحَفْص، إِنَّ فيها فاطِمَةَ...»! فَصاحَ: لايُبالي وَ إن...! وَ اقْتَرَبَ وَ قَرَعَ الْبابَ، ثُمَّ ضَرَبَهُ وَ اقْتَحَمَهُ... وَ بَدالَهُ عَليّ... وَ رَنَّ حينَذاكَ صَوْتُ الزَّهْراءِ عِنْدَ مَدْخَلِ الدّارِ... فَإنْ هِيَ إلاّ طَنينَ اسْتِغاثَة...

“Ömer, dedi ki: “Ömer’in canı elinde olana and olsun ki ya dışarı çıkarsınız ya da içindekilerle birlikte yakacağım…! Allah’tan korkan ve Resulullah’tan sonra neslinin hürmetini koruyan bir grup dedi ki: “Ey Ebu Hafs! Fatıma bu evdedir.” Ömer pervasızca bağırarak “O da olsa fark etmez…!” dedi. Sonra eve yaklaştı ve kapıyı çaldı. Sonra kapıyı vurarak içeri girdi… Sonra Hz. Ali ortaya çıktı… Daha sonra Hz. Fatıma’nın sesi evde yankılandı… Bu ses yardım isteme sesinden başka bir şey değildi…”[20]
Bu konuyu “Mukatil İbn-i Atiyye”nin “el-İmametu vel-Hilafe” isimli kitabında geçen bir hadisle kapatıyoruz. (Bu konuda söylenecek daha birçok şey olmasına rağmen):
Bu kitabında şöyle yazmaktadır:

إنّ أبابكر بَعْدَ ما أَخَذَ الْبَيْعَةَ لِنَفْسِهِ مِنَ النّاسِ بِالإرْهابِ وَ السَّيْفِ وَ الْقُوَّةِ أرْسَلَ عُمَرَ وَ قُنْفُذاً وَ جَماعَةً إلى دارِ عَلىّ وَ فاطِمَةَ(عليهما السلام) وَ جَمَعَ عُمَرُ الْحَطَبَ عَلى دارِ فاطِمَةَ وَ أَحْرَق بابَ الدّارِ

“Ebu Bekir, kendisi için halktan tehdit, kılıç ve zorla biat aldıktan sonra Ömer, Kunfuz ve bir grubu Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın evine gönderdi. Ömer odun toplayarak evin kapısını yaktı!...” Bu rivayetin devamında bazı tabirler kullanılmıştır ki kalem onları beyan etmekten acizdir! Bizi mazur görün! [21]
Kaynaklar:
[18] Murucu Zeheb, c. 2, s 301 Beyrut baskısı.
[19] Mizanu’l İ’tidal, c. 1, s. 139 552. Sayı.
[20] Abdulfettah Abdulmaksud, Ali ibn Ebu Talib, c. 4, s. 276-277
[21] el- İmamet ve’l Hilafet, s. 160-161
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 02-21-2013, 07:19
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 489
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

Sonuç:

Acep bazıları, bizzat Ehl-i Sünnet kaynaklarından naklettiğimiz bu açık ve net belgelere rağmen yine de sıkılmadan bu acı hadiseyi “Şehadet Hikayesi” olarak adlandırma cüreti gösterebilecek mi?! Aslında onların bu hakikatleri yok sayma girişimi olmasaydı biz de konuyu bu kadar uzatmayacaktık.
Ümidimiz, uykuda olan insanların uyanması ve tarihin köşe bucağında zikredilen hakikatlerin saklanmaması ve inkar edilmemesidir.
“Vema aleyna ille’l belağ.” (Bize düşen ancak bir tebliğdir.) (Yasin Suresi, 17. Ayet)
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 02-23-2013, 07:47
Meşedi Leyla Meşedi Leyla isimli Üye şuanda  online konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 124
Meşedi Leyla is an unknown quantity at this point
Standart

Esselamu Aleyke Ya Seyyidetul Nisail Alemin Fatime Allah katillerine lanet etsin
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 02-25-2013, 08:13
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 489
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart Hz.Fatıma (sa)" a Yapılan Zulüm

Hz.Fatıma (sa)" a Yapılan Zulümdür Allah katillerine ve zülüm yapanlara lanet etsin

Hz. Fatıma (a.s) çok rahatsız olduğu halde kapının arkasına gelerek; “Ey Ömer! Bizimle işin olmasın. Bırak kendi işimizle uğraşalım” dedi. Ömer; “Kapıyı aç! Yoksa evi yakarım!!” dedi.[2]
Fatıma (a.s); “Ey Ömer! Allah’tan korkmuyor musun? İzinsiz olarak evime mi girmek istiyorsun?!” dedi.

Hz. Fatıma (a.s) her ne ettiyse Ömer’i kararından caydıramadı. Bilakis, Ömer, kapıyı açmadıklarını görünce; “Odun getirin de kapıyı yakayım!” dedi. [3]

Nihayet Ömer kapıyı ateşe verdi. Sonra da şiddetle tekmelemeğe ve itmeye başladı. Kapı açıldı, Ömer içeri girmek istedi. Hz. Fatıma (a.s) Ömer’in önünü kesti. Ömer kılıfında olan kılıcıyla o Hazret'i vurmaya başladı. Hazret belki de halk gaflet uykusundan uyanır ve Ali’yi savunurlar diye ağlayıp feryat etmeye başladı. Hz. Fatıma’nın ağlayıp yardım talebinde bulunmaları, o taş yürekli insanlara hiç tesir etmedi. Hatta o Hazret'i dövmeğe başladılar ve kamçıyla kolunu morarttılar! [4]

Bilahare Hz. Ali’yi yakaladılar ve iple bağlayıp çekerek mescide götürmeye başladılar. Hz. Fatıma (a.s), Hz. Ali’nin tehlikede olduğunu görünce ileri atılarak sıkıca Ali’nin elbisesinden asıldı ve “Kocamı götüremezsiniz” diye bağırmaya başladı. Ömer'in amcası oğlu Konfoz, Hz. Fatıma’nın, Ali’nin elbisesini bırakmayacağını görünce kamçıyla onun nazenin koluna vurmaya başladı. Öyle ki, hazret vefat ettiğinde, henüz o kamçıların izi Hazret'in pazısında bir pazıbent gibi görülmekteydi!

Bu arada Fatıma (a.s) halkın izdihamı neticesinde kapı ile duvar arasında öyle bir sıkıştı ki, kaburga kemikleri kırıldı ve bu darbe sonucu rahminde olan çocuk da şehid oldu! [5]
Kaynaklar:

[1] Ensab’ul- Eşraf, c.1,s.586. İkd’ul- Ferid, c.5,s.12. Şerh-i Nehc’ul- Belağa-i İbn-i Ebi’l- Hadid,c.2,s.56.
[2] - İsbat’ul- Vasiyye,s.110. Bihar-ül Envar, c.43,s.197. el-İmamet-u ve’s- Siyase, c.2,s.12.
[3] - Bihar’ul- Envar, c.43,s.197.
[4] - Bihar-ül Envar, c. 43, s.198.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 02-25-2013, 06:40
aliyen veliyullah aliyen veliyullah isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 275
aliyen veliyullah is an unknown quantity at this point
Standart

Ehl-i Sünnetin bir diğer büyük hadisçi ve tarihçisi olan “Ahmed b. Yahya b. Cabir Belazuri” (ö. 270) “Ensabu’l- Eşraf” adlı kitabında şöyle aktarmaktadır:

“Ebu Bekir, Ali’ye biat etmesi için birini gönderdi, ama Ali ona biat etmedi. Sonra Ömer meşale ile birlikte Hz. Fatıma’nın kapısına dayandı. Kapının önünde Hz. Fatıma’yla karşılaştı. Hz. Fatıma, Ömer’e “Ey Hattab’ın oğlu! Evimi mi yakmak istiyorsun?!” Ömer: “Evet, bunun kendisi babanın gönderildiği şeye yardımcı olacaktır…”

Ensabu’l Eşraf, c. 1, s. 586 Kahire baskısı.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 03-14-2013, 06:08
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 489
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart Dünya ve Ahiret kadınlarının hanım efendisi Fatimenin (sa) Gazabı Sünni Kaynaklarda

1Aişe diyor: Fatime Ebubekiri Fedek hadisesine göre gazaplandı (konuşturmadı) ve onunla vefat edene kadar konuşmadı ve Peygamberden sonra 6 ay yaşadı, vefat ettiyinde Ali onu gece defn etti ve Ebubekire izin vermemişdi ki, defnde iştirak etsin.”
Kaynak:
Muhemmed ibn İsmail Buhari “Sahih Buhari” c.5,sah.177, Beyrut çapı.

2.Fatime (sa) Ebubekire qazablandı ve onu konuşturmadı ve vefat edəne kadar onunla bir kelime bile konuşmadı. Ali (as) onu gece defn etti.”
Kaynak:
Beyhaqi “Sunenul-Kubra” c.6, sah.300, Beyrut çapı


3.“Fatime (sa) vefat ettiyinde Ali (as) onu gece cenaze namazı kılıp defn etti ve Ebubekire haber vermedi ki, onun cenaze namazında iştirak etsin.”
Kaynak:
Müslim ibn Haccac “Sahih Müslim” c.3,sah.1380

4. Aişe diyor: “Fatime Ebubekiri konuşturmadı ve vefat edene kadar onunla bir kelime bile alıp vermedi. Ve Peygamberden sonra 6 ay yaşadı, vefat ettiyinde Ali onu gece defn etti ve izin vermedi ki, onun cenazesine hazır olsun ve namaz kılsın.”
Kaynak:
İbn Esir “El-Kamil Fit-tarix” c.2,sah.126

5.Heqiqeten Ali Fatimeyi gece defn etti.”
Kaynak:
Muhemmed ibn Ebi Şeybe “El-Musennef” c.4,seh.141

6.
“Fatimeye Esma binti Umeys ve Ali meyyit kuslu verdi ve gece (Ali) onu defn etti.”Kaynak:
Ebi Felah El-Hanbeli “Şezeratuz-Zeheb” c.1, sah. 15, Kahire çapı.

7. “Fatimenin vasiyyetine göre, ona Ali (as) ve Esma meyyit kuslu verdiler. Ve Ebubekirle Ömer onun ölümünden haber bile vermediler ve Ali Fatimeyi gecə defn etdi.”
Kaynak:
Bilazeri “Ensabul Eşref” c.1,sah.405, Mısır çapı


8. “Ona (Fatimeye (as) Ali kusul verdi ve ona (meyyit) namazı qılıb gece defn eledi.”
Kaynak:
Suyuti “Es-Suğurul-Basime” sahife 15, Bombey çapı, Hindistan

9. “Benim nazarımda sahih (doğru) olan budur ki, hazret Zehra (sa) Ebubekirle Ömerden gazaplı halde vefat etmişdir. Ve hakiketen (hiç şüphesiz ki) o vasiyet etmişdir ki, o ikisi onun cenazesinde namaz kılmasınlar.”
Kaynak:
İbn Ebil Hedid Mutezili “Şerhu Nehcil-Belağə” c.6,seh.50

Hz.Fatime (sa) Şehadeti hakkında Daha fazla bilgi edinmek isteyen arkadaşlar aşağıdakı kaynaklara Muracat edebilirler:
1) “Sahih Buhari” c.5,sah.9; c.7,sah.87;
2) “Tarih Yakubi” c.2, sah.115;
3) “İkmalur-rical” sah.753.

10. Hazreti Zehra (sa) Ebubekir ve Ömere hitaben diyor ki:
“Hakiketen ben Allahı ve meleklerini özüme şahid tutarım ki, siz ikiniz beni qazablandırdınız, beni razı etmediniz, ona göre de Peygamberle (sas) görüştüyünüzde kati olarak ona sizin ikinizden şikayet edeceyim.”
Başka bir yerde isə Hanım Zehra (sa) Ebu Bekire hitaben deyir: And olsun Allaha ki, mutlak her namazımda seni nifrin (lanet) edeceyim.
Kaynak:
İbn Kuteybı “Al-İmametu ves-siyasetu” sah.14 ve Muhammed ibn Yusuf Genci Şafei “Kifayetut Talib” bab 99:
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Alt 03-25-2013, 12:04
haydarı kerrar haydarı kerrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 261
haydarı kerrar is an unknown quantity at this point
Standart Allah Rasulu Hz.Muhammed (sas) Kızı Hz.Fatıma'nın (a.s) Şahadet Tarihi

Hz. Fatıma'nın (a.s) hicrî on birinci senesinde vefat ettiğinde kuşku yok. Çünkü Resulullah (s.a.a) hicrî onuncu senede Veda Haccı'nı yapmış ve on birinci senenin başlarında vefat etmişti. Tarihçiler, Fatıma'nın (a.s), babasının vefatından sonra bir seneden daha az bir süre yaşadığı hususunda görüş birliği içindedirler. Ayrıca onun, babası hayatta iken, gençliğinin baharında ve sağlıklı olduğu da bilinmektedir. Ama vefat ettiği gün ve ay hususunda derin farklılıklar var tarihçiler arasında.

Bazılarından Fatıma'nın (a.s), Resulullah'tan (s.a.a) sonra altı ay daha yaşadığı rivayet edilmiştir. Bazıları, doksan beş gün yaşadığını, bazıları da yetmiş beş gün veya bundan daha az bir süre yaşadığını söylemişlerdir.

Örneğin İmam Cafer Sadık'tan (a.s) şöyle rivayet edilmiştir: "Fatıma (a.s), hicretin on birinci senesinin cemaziyelahir ayının üçüncü gününe denk gelen salı günü vefat etmiştir."[1]

İmam Muhammed Bâkır'dan (a.s) şöyle rivayet edilmiştir: "Fatıma (a.s) vefat ettiği zaman yaşı, on sekiz yıl, yetmiş beş gündü."

Cabir b. Abdullah el-Ensarî'den şöyle rivayet edilmiştir: "Peygamberimiz (s.a.a) vefat ettiği zaman Fatıma'nın yaşı, on sekiz yıl, yedi aydı."[2]

Ebu'l-Ferec İsfahanî şöyle der: "Fatıma (a.s), Resulullah'ın (s.a.a) vefatından bir süre sonra vefat etmiştir. Bu sürenin ne kadar olduğu hususunda ihtilâf vardır. En fazla olduğunu söyleyenlere göre altı ay, en az olduğunu söyleyenlere göre de kırk gündür. Fakat İmam Muhammed Bâkır'dan (a.s) gelen sahih bir rivayette Fatıma'nın (a.s) Peygamberimizden (s.a.a) üç ay sonra vefat ettiği belirtilmektedir."[3]

Böylece erdemlerle, örnek menkıbelerle, esasî duruşlarla ve şerefli konum almalarla dolu o görkemli hayat sona erdi. Doğduğu gün, şehit edildiği gün ve diriltileceği gün, Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketi onun üzerine olsun.
Kaynaklar:
[1]- Delailu'l-İmame, Taberî, s.45 Keşfu'l-Gumme 1/53
[2]- Menakıbu Âl-i Ebi Talib 2/357
[3]- bk. Keşfu'l-Gumme, s.128
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 03-26-2013, 12:33
zahra al mahdi zahra al mahdi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 3
zahra al mahdi is an unknown quantity at this point
Standart

İslam Peygamberi Hz.Muhammed (s.a.a) Hz. Fatıma (a.s) hakkında şöyle buyurmuştur:

“Kızım Fatıma, her iki cihan kadınlarının hanım efendisidir.

Fatıma, bedenimin bir parçasıdır.

Fatıma, gözlerimin nurudur.

Fatıma, kalbimin meyvesidir.

Fatıma, benim ruhum ve canımdır.

Fatıma, insan şeklinde bir nurdur.

Fatıma, Allah karşısında ibadet mihrabında durduğu zaman, yıldızların yeryüzündekilere nur saçtığı gibi onun vücudunun nuru da gök yüzündekilere nur saçmaktadır. Allah Teala (o halde) meleklere şöyle buyuruyor:
“Ey meleklerim! Bakın benim kulum (Fatıma) benim korkumdan nasıl da titriyor. Fatıma tüm vücuduyla bana ibadet ediyor. Şahit olun ki, onun şiilerini cehennem ateşinden güvende kıldım.”[1]
Kaynaklar:
[1] - Bihar, C. 28, S. 38; C. 42, S. 172.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 04-09-2013, 07:01
aliyen veliyullah aliyen veliyullah isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 275
aliyen veliyullah is an unknown quantity at this point
Standart Resulullah'ın (s.a.s) kızı Fatıma'nın vasiyeti

İbn Abbas, Fatıma'nın yazılı bir vasiyetini rivayet etmiştir ve bu rivayette şöyle deniyor:

"Bu, Resulullah'ın (s.a.v) kızı Fatıma'nın vasiyetidir. O bu vasiyette bulunurken Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın kulu ve resulü olduğuna, cennetin ve cehennemin hak olduğuna, kıyamet gününün gelmesinde şüphe bulunmadığına ve Allah'ın kabirlerde bulunan herkesi dirilteceğine şahitlik etmektedir. Ey Ali! Ben, Muhammed'in kızı Fatıma'yım. Allah beni seninle evlendirdi ki, dünya ve ahirette senin olayım. Sen başkalarından daha çok bana yakınsın. Na'şımın üzerine kâfur dök, beni yıka ve geceleyin beni kefenle. Namazımı kıl ve cenazemi geceleyin defnet. Hiç kimse bilmesin. Seni Allah'a emanet ediyorum ve çocuklarıma selâm söyle kıyamete kadar."
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 04-12-2013, 07:40
haydarı kerrar haydarı kerrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 261
haydarı kerrar is an unknown quantity at this point
Standart

ALLAHIM FATİME SA KATİLLERİNİN ÜSTÜNDEN CEHENNEM ATEŞİNİ EKSİK ETME

Yusuf bin Zebyan dedi ki; Hz. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurdu:

“Fatıma (a.s), Allah katında dokuz isimle çağrılır: 'Fatıma, Siddika, Mübareke, Tahire, Zekiyye, Raziye, Merziyye, Muhaddese, Zehra.' Sonra 'Fatıma'nın ne anlama geldiğini biliyor musun?' buyurdu. Ben; 'Efendim bana açıkla' dedim. Bunun üzerine, İmam (a.s) şöyle buyurdu: 'Fatıma denilmesinin sebebi, şer ve kötülüklerden masum ve mahfuz olduğu içindir.' Sonra da şunu ekledi: 'Eğer Ali (a.s) olmasaydı, Adem'den kıyamete kadar yeryüzünde Fatıma için layık bir eş bulunmazdı.'
Bihar-ül Envar c. 43, s. 10, Keşf’ul- Ğumme, c.2,s.89.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 04-15-2013, 06:40
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 489
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart İmam Musa Kazım (as) “Hz. Fatıma (sa) şehittir”

Hz. Fatıma s.a’nın evine yani vahiy evine yapılan hücum ve bu hücum sonucunda Hz. Fatıma s.a’nın şehid edilmesi hakkındaki İmam Musa Kazım (as) “Hz. Fatıma (sa) şehittir”

Şia ve nasibilerin ittifak ile güvenilirliğini onayladıkları, Sikatulislam (İslamın güvenci) olan Şeyh Kuleyni r.a’ın “el-Kafi” kitabında, şu ifadeler var:

محمد بن يحيى، عن العمركي بن علي، عن علي بن جعفر أخيه، أبي الحسن (عليه السلام) قال: إن فاطمة (عليها السلام) صديقة شهيدة وإن بنات الانبياء لا يطمثن
…Ali b. Cafer kardeşi Ebul Hasan (imam Musa Kazım a.s)’dan şöyle rivayet etmiştir: “Fatıma s.a, sıddıka ve şehitti. Nebilerin kızları, hayız kanını görmezler.”
Kaynak:
Kuleyni r.a, “el-Kafi”, 1/458, hadis 2

bu hadisin isnadı sahih’tir, hadisin senedinde yer alan tüm raviler güvenilir ve hadisin isnadı da muttasıldır. şimdi inşaAllah ilk önce hadisin ravileri hakkında rical kitaplarından bilgi verecek, daha sonra ise hadisin sıhhatini onaylayan muhaddislerden bir kaçını zikredeceğiz.

1. hadisin ravileri hakkında rical kitaplarından bilgi: bu hadisi Şeyh Kuleyni r.a 3 ravi aracılığı ile imam Kazım a.s’dan rivayet etmiştir ki, bu ravilerin her üçü Şia’nın gururu olan büyük alimlerdir. şimdi inşaAllah onlar hakkında bilgi vereceğiz:

1-1. Ali b. Cafer (علي بن جعفر): hadisimizin ilk ravisi olan bu şahıs imam Cafer Sadık a.s’ın oğlu ve imam Musa Kazım a.s’ın kardeşidir. imam Sadık, imam Kazım, imam Rıza, imam Cevad ve imam Hadi’nin -hepsine binlerce kez selam olsun- ashabındandır. Şeyh Tusi r.a onun biografisinde diyor ki:

علي بن جعفر أخو موسى بن جعفر بن محمد بن علي بن الحسين بن علي بن أبي طالب صلوات الله عليهم، جليل القدر ثقة
Ali b. Cafer, Musa b. Cafer b. Muhammed b. Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebu Talib s.a’ın kardeşi, yüce bir kişidir, sika (güvenilir)’dir.
Kaynak:
Şeyh Tusi r.a, “Fihrist”, sayfa 88, 367-ci ravi

onun hakkında daha fazla bilgi ala bilmek için türkçe sitelerden birine link bırakıyorum, bkz: Ali b. Cafer a.s
1-2. Amrek b. Ali (العمركي بن علي): hadisimizin ikinci ravisi ve Ali b. Cafer a.s’ın öğrencilerindendir, Necaşi r.a onun biografisinde diyor ki:

لعمركي بن علي أبو محمد
Amrek b. Ali (künyesi) Ebu Muhammed

شيخ من أصحابنا ، ثقة
ashabımızın şeyhlerindendir, sika (güvenilir)’dir.
Kaynak:
Necaşi r.a, “Rical”, sayfa 303, 828-ci ravi

1-3. Muhammed b. Yahya r.a (محمد بن يحيى): hadisimizin üçüncü ravisi ve Kuleyni r.a’ın şeyhlerindendir, Necaşi r.a onun biografisinde şu bilgileri vermektedir:

محمد بن يحيى أبو جعفر العطار القمي ، شيخ أصحابنا في زمانه ، ثقة ، عين ، كثير الحديث
Muhammed b. Yahya, Ebu Cafer el-Attar el-Kummi, kendi zamanında ashabımızın şeyhi, güvenilir, seçkin ve çok hadis rivayet edendir.
Kaynak:
Necaşi r.a, “Rical”, sayfa 353, 946-cı ravi

görüldüğü gibi hadisimizin tüm ravileri güvenilir ve ulemanın büyüklerindendir ki, bu kadarı hadisin sıhhati için yeterlidir. ancak biz hadis hakkında muhaddislerin hükmünü de eklemeyi gerekli görüyoruz.

2. hadisin sıhhatini onaylayan alimler: hadisimizi Şehidi Sani ve Allame Meclisi başta olmak üzere mektebin büyük muhaddisleri onaylamıştırlar. şimdi onların kendi kitaplarından hadis hakkındaki hükümlerini aktarıyoruz.

2-1. Şehidi Sani Hasan Zeynuddin (الشهيد الثاني الحسن بن زين الدين): Şia’nın büyük alimlerindendir, hicri 1011 yılında şehid olmuştur, hakkında geniş bilgi için linke baka bilirsiniz, bkz: Şehidi Sani

Şehidi Sani r.a bu hadisi “el-Kafi”den rivayet ederken sıhhati hakkında diyor ki:

صحي
Sahih
Kaynak:
Şehidi Sani r.a, “Muntaki el-Cuman”, 1/224

2-2. Şeyh Bahaddin el-Amuli (الشيخ ببهاء الدين العاملي): Şia’nın büyük alimlerinden ve iftihar kaynaklarındandır, hicri 1031 yılında vefat etmiştir.

bu hadisi rivayet ettikten sonra hadisin sıhhati hakkında diyor ki:

هذا الحديث لصحة سنده
bu hadisin senedi sahih’tir.
Kaynaklar:
Şeyh Bahaddin el-Amuli r.a, “Meşarik el-Şemseyn”, sayfa 324

2-3. Şeyh Muhammed Taki el-Meclisi r.a (الشيخ محمد تقي المجلسي): Şia’nın büyük alimlerindendir, “Bihar el-Envar”ın müellifi Allame II Meclisi r.a’ın babasıdır. Şia dünyasında “I Meclisi” olarak meşhurlaşmıştır, hicri 1070 yılnda vefat etmiştir.

Şeyh I Meclisi r.a bu hadisi Şeyh Saduk r.a’ın “Fakih” kitabının şerhinde rivayet ederken hadis hakkında diyor ki:

و في الصحيح
Sahih’tir.
Kaynak:
I Meclisi r.a, “Ravzatul Muttafiqin”, 5/342

2-4. Allame II Meclisi r.a (العلامة المجلسي): “Bihar el-Envar” kitabının müellifi ve yukarıda hakkında bilgi verdiğimiz Şeyh I Meclisi’ni oğludur, hicri 1111 yılında vefat etmiştir, “el-Kafi”ye yazdığı şerhte hadis hakkında diyor ki:

صحيح
Sahih
Kaynak:
II Meclisi r.a, “Miratul Ukul”, 5/315

2-5. Şeyh Mire Cevad Tebrizi (الميرزا جواد التبريزي): muteahhirin ulemanın büyüklerinden ve müslümanların taklit mercilerindendir.”Siratun Necat” adlı kitabında kendisine konu hakkında verilen bir soruyu cevaplarken bu hadisi “el-Kafi”den rivayet etmekte ve hadisin sıhhati hakkında şöyle demektedir:

بسند معتبر عن الكاظم ع
Kazım a.s’dan muteber isnad ile rivayet etmiştir.

Şeyh Tebrizi r.a, “Siratun Necat”, 3/440-441

2-6. Seyyid Cafer Murtaza el-Amuli r.a (السيد جعفر مرتضى العاملي): muteahhirin ulemanının büyüklerinden ve araştırmacı alimlerdendir. konu üzerine yazdığı “Zehra s.a’nın müsibeti” adlı kitabında bu hadisi delil olarak sunmakta ve hadis hakkında şu hükmü vermektedir:

وفي الصحيح
Sahih’tir.
Kaynaklar:
Seyyid Cafer Murtaza el-Amuli r.a, “Zehra s.a’ın müsibeti”, 1/100
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 02:15


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.