aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | HADİS DERYASI | EHL-İ BEYT (AS) İLE İLGİLİ HADİSLER

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #16  
Alt 07-26-2017, 09:21
Bedir Aslanı Bedir Aslanı isimli Üye şuanda  online konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 106
Bedir Aslanı is an unknown quantity at this point
Standart

İmamı Ali (aleyhisselam) , müminlerin emir sahibi şöyle buyurdu:
“ Peygamberlerden vasilere ve vasilerden peygamberlere ödemeyi yapan benim. Allah’ın göndermiş olduğu her peygamberin borcunu ödeyen ve vaadettiklerini yerine getiren benim. Rabbim beni ilim ve zafer ile üstün kıldı. Rabbime oniki kere vardım, bana nefsini tanıttı ve gayb ilmini verdi.”
Hz. Ali bunları buyurduğunda . Meysem el-Temmâr kapıya gelmişti. Kanber’e Meysem’i içeri almasını söyledi. Meysem içeri girdiğinde hz. Ali ona hitaben şöyle buyurdu:
“ Eğer kabul edersen mümin olacağın ve inkar edersen kafir olacağın bir şeyi sana anlatayım mı ? Ben Faruk’um, hak ve batıl arasını fark (ayırt) edenim. Ben, dostlarımı cennete ve düşmanlarımı cehenneme geçirenim. “Onlar, ille de Allah’ın ve meleklerin , bulutların gölgeleri arasından çıkıp gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar ! Bütün işler Allah’a dönecektir !”(*) diyen benim !”
(*) Bakara suresi: 210. ayeti.
Meclisi “Bihâr’ul-Envâr” c: 39, s: 35
Furat bin İbrahim el-Kufi “Tefsir” s: 67
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 01-06-2018, 08:01
Ali İrfani Ali İrfani isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 280
Ali İrfani is an unknown quantity at this point
Standart

“Kulumuz Eyyub’u da hatırla. Hani Rabbine: ‘Doğrusu Şeytan bana yorgunluk ve azap verdi’ diye seslenmişti.” (Sad 41)

Bir gün Selman hazretleri İmam Ali aleyhisselamın huzuruna gelip, onun nefsi hakkında haber etmesini istedi. İmam hazretleri buyurdu ki: “Ey Selman, benim önceki ümmetleri itaatine çağırıp, küfredenleri de cehennemin ateşi ile cezalandıran! Benim, o hesabın sahibi olan! Ey Selman! Beni hakkıyla tanıyanlar şüphesiz olarak en yüce makamda benimle beraber olacaklardır
İmam hazretleri anlatırken onların huzuruna Hasan ve Hüseyin hazretleri dahil olduklarında şöyle devam buyurdu: “Bunlar, alemlerin Rabbinin arşının küpeleridir. Bunlar ile cennete aydınlık gelir. Anneleri ise kadınların en hayırlısıdır. Şanı yüce olan Allah, kullarından aht aldığında benimle almıştı. Beni tasdik edenler etti ve beni yalanlayanlar da cehennemin ateşi içindedirler. Baliğ olan hüccet ve baki olan kelime benim. Benim elçilerin elçisi olan!” Selman hazretleri dedi ki: “Ey Müminlerin Emiri, anam babam sana feda olsun, seni bu sıfatların ile hem Tevrat’ta hem de İncil’de gördüm. Allah’a ant olsun ki, toplumun: Bu adam o kadar ileri gitti ki, onu öldürenden Allah razı olsun, demesinden çekinmeseydim, senin hakkında öyle şeyler söylerdim ki nefisler ondan ürkerdi. Nitekim sen, Adem’in onunla tövbesini kabul edildiği Allah’ın hüccetisin! Seninle Yusuf kuyudan kurtarıldı ve Eyyub’un kıssasında, Allah’ın nimetlerinin ona karşı değişmesindeki sebep de sensin!” Müminlerin Emiri buyurdu ki: “Ey Selman, Eyyub’un hikayesini ve hangi sebepten dolayı Allah’ın nimetinin ona karşı değiştiğini biliyor musun?” Selman dedi ki: “Allah ve sen daha iyi bilirsiniz, ey Müminlerin Emiri” İmam hazretleri buyurdu ki: “Eyyub, mülküm hakkında tereddüte kapılıp dedi ki: ‘Bu yüce bir hitap ve ağır bir emirdir.’ Şanı yüce olan Allah ona buyurdu ki: ‘Ey Eyyub, benim kaim kıldığım suret hakkında mı tereddüt ediyorsun? Ben Adem’i bir bela ile sınadım ve ancak onu (Ali’yi) Müminlerin Emiri olarak kabul etmesi ile bağışlamıştım. Sen ise onun (Ali’nin) hakkında: Yüce bir hitap ve ağır bir emir mi diyorsun? İzzetim ve celalimin hakkı için sana, azabımdan tattıracağım ki, Müminlerin Emiri’ne itaat edip, tövbe edinceye kadar.” İmam hazretleri buyurdu ki: “Eyyub, bana itaat ederek mutluluğa erdi
Kaynaklar:
(el-Meclisi “Bihâr’ül Envâr” C.26, S.292; es-Seyyid Şeref üd-Din el-Hüseyni “Tevil’ül Âyât ez-Zâhira” S.493;
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 04-06-2018, 12:09
aliyyenveliyullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aliyyenveliyullah aliyyenveliyullah isimli Üye şuanda  online konumundadır
SİTE TEKNİKERİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 349
aliyyenveliyullah is on a distinguished road
Standart

Keraciki, Kenz-ul Fevaid kitabında Emir-el Muminin İmam Ali aleyhisselamın ashaplarının birisinden şöyle nakletmektedir: Selman-ı Farisi, bir gün İmam Ali aleyhisselamın yanına müşerref oldu. Emir-el Muminin İmam Ali aleyhisselama kendi nefsinden (marifetinden) sordu. İmam Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: Ey Selman! Ben, ümmetleri kendisine itaat etmeye davet eden kimseyim. Ben, kendisinden yüz çevirenleri ateşe atan ve cehennemliklere karşı cehennem ateşinin hazinedarı olan kimseyim. Ey Selman! Beni layık olduğum gibi tanyan kimse Mele-i Ala'da benimle birlikte olacaktır. Bu sırada içeriye İmam Hasan ve İmam Huseyin aleyhimusselam girdi. İmam Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: Ey Selman! Bu iki evladım Allah-u Teala'nın arşının iki küpesidir. Cennet bu ikisinin hürmetine nurlandı. Onların anneleri, alemlerin kadınlarının seyyidesidir. Allah-u Teala, insanlardan benimle misak aldı. Bazıları doğruladı bazıları ise yalanladı ki böylece onlar ateştedirler. İmam Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: Allah'ın kamil hücceti ve her zaman baki kalacak kelimesi benim. Ben sefirlerin sefiriyim.
Selman arz etti: Ey Emir-el Muminin aleyhisselam sizin vasıflarınızı aynen Tevrat ve İncil'de gördüm. Anam babam ve ben size kurban olayım! Ey Kufe mescidinde şehid edilecek olan! And olsun Allah'a ki eğer insanlar hakkımda ' Allah, Selman'ın katillerine rahmet etsin' demelerinden çekinmeseydim sizin hakkınızda öyle şeyler söylerdim ki bunları kaldırmaya hatta tahammul etmeye dahi hiç kimse bulunamazdı. Sen Allah'ın hüccetisin. Öyle ki Ademin tövbesi senin hürmetine kabul edildi. Yusuf, senin hürmetin için düştüğü kuyudan kurtarıldı. Eyyub'un başından geçenler ve nimetin ondan uzaklaşması sizinle ilgiliydi.
İmam Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: Acaba Eyyub'un kıssasını ve ona verilen nimetlerin değişmesinin sebebini biliyor musun? Selman şöyle arz etti: Allah ve Sen bilirsin Ey Emir-el Muminin! İmam Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: Allah-u Teala misak aldığı zaman Eyyub aleyhisselam benim Malikliğimde (padişahlığımda) şüpheye düştü ve şöyle dedi: Bu, güzel bir söz ve çok büyük bir emirdir? Allah Tebarek ve Teala, Eyyub'a şöyle buyurdu: Ey Eyyub! İkame edip suret verdiğim şeyden şüphe mi ediyorsun? Ademi Onun Muminlerin Emiri olduğuna iman edip teslim olması sebebiyle düştüğü belalardan kurtarıp bağışladım. Şimdi sen 'Bu, güzel bir söz ve çok büyük bir emirdir' diyorsun. Allah-u Teala şöyle buyurdu: And olsun izzetime seni bir azaba duçar edeceğim ve sen Onun Muminlerin Emiri olduğunu ikrar ve iman ederek tövbe edeceksin. Sonra saadet Eyyub'un nasibi oldu ve o tövbe etti. Böylece Eyyub aleyhisselam, Emirel Muminin aleyhisselam ve onun temiz zurriyetine itaat edip onlara tabi olarak tövbe etti ve Allah, onun tövbesini kabul etti.

Medinet-ul Meaciz c.2 s.31 h. 372
__________________
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

اَللَّهُمَّ خُصَّ اَنْتَ اَوَّلَ ظالِمٍ بِاللَّعْنِ مِنّى وَابْدَأْ بِهِ اَوَّلاً ثُمَّ الثَّانِىَ وَالثَّالِثَ والرَّابِعَ اَللَّهُمِّ الْعَنْ يَزيدَ خامِساً وَالْعَنْ عُبَيْدَ اللَّهِ بْنَ زِيادٍ وَابْنَ مَرْجانَةَ وَ عُمَرَ بْنَ سَعْدٍ وَ شِمْراً وَ آلَ اَبى سُفْيانَ وَ آلَ زِيادٍ وَ آلَ مَرْوانَ اِلى يَوْمِ الْقِيمَةِ.

"Allah'ım, sen, (Resul ve Ehl-i Beyt'ine) ilk zulmedeni benim özel lanetime mazhar eyle. Bunun için de, önce birinci, sonra ikinci, sonra üçüncü ve sonra da dördüncüden başla. Sonra da... Yezid'e lanet eyle. Ziyad'ın ve Mercâne'nin oğlu Ubeydullah'a, Sa'd oğlu Ömer'e, Şimr'e, Ebu Süfyan'ın, Ziyâd'ın ve Mervân'ın soyuna kıyamet gününe kadar lanet et."


علی علی علی MEN ALİYYEL MURTAZA' NIN NÖKERİYEM علی علی علی
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 04-06-2018, 12:13
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şuanda  online konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 403
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart Tutunciye (Körfez) Hutbesi

Tutunciye (Körfez) Hutbesi

Tutunciyye (körfez) başlığı, Emirel Müminin’in (a.s) hutbede geçen şu sözüne ithaftır: “Ben, iki körfezin üzerinde duran kimseyim.” Bu iki körfez, Nübüvvet ve Velayet körfezleridir.
Emirel Müminin İmam Ali (a.s) Kufe ve Medine arasında şöyle buyurdu:
“Hamd olsun Allah’a ki, hava kubbeyi yarmış, havayı açmış, âlemin geniş alanlarını asmış, ışığı parlatmış, ölüyü diriltmiş ve diriyi de öldürmüştür.
Parlayan ve yüce bir hamd ile, ışık saçan ve görkemli biçimde aydınlık saçan bir hamd ile, oraya gönderildiğinde göğe yükselen ve oranın itidaline varana dek hava kubbeye giden bir hamd ile O’na (s.v.t) hamd ederim.
O (s.v.t) gökleri sütunlar olmaksızın yarattı ve onları destek olmaksızın doğrulttu. Sonra da gökleri ışık veren gezegenler ile süsledi ve havada koyu bulutlar hapsetti. Okyanusları ve dağları hep dalgalı olan akıntılara eşlik eden çarpışmaların üzerinde yarattı ve onların kapılarını açtı. Onların güçlü dalgaları çok büyüktür. Ben, O’na (s.v.t) hamd ederim ve hamd, (ancak) O’nadır.
Şehadet ederim ki, O’ndan başka ilah yoktur ve Muhammed (s.a.a) O’nun kulu ve resulüdür. Allah (s.v.t) onu, en yüce topluluktan seçti ve onu, Araplara gönderdi. Onun kendisi gerçekten de hidayet olmuştu ve başkalarını da hidayet etmek için görevlendirildi. Gerçekten de o (s.a.a) tılsım gibiydi ve özden gelmişti. Muhammed (s.a.a) delilleri yükseltti, risaletleri mühürledi ve Müslümanlar, onunla (s.a.a) basiret elde ettiler. Allah (s.v.t) Kendi dinini onunla izhar etti. Allah’ın salatı onun ve tahir ailesinin üzerine olsun.
Ey insanlar! Benim Şialarıma yönelin ve Bana biate sarılın.
En iyi yakinle imanda sabit ve sağlam kalın.
Nebinizin (s.a.a) vasisine sıkıca tutunun zira kurtuluşunuz onda yatıyor ve haşr günü, onun sevgisi sizin kurtarıcınızdır.
Ümit de Benim ümit edilen de.
Ben, iki körfezin üzerinde duran kimseyim.
Ben, iki mağribe (doğu) ve iki maşrike (batı) bakan kimseyim.
Ben, Kendi gözlerimle Allah’ın rahmetini ve firdevsi gördüm.
O, felekte cereyan eden yedinci denizdedir, onun dalgalı büyük denizlerinde yıldızlar ve kendi istikametleri vardır.
Ayrıca kısa bir elbisenin sarılması gibi sarılmış olan toprağı da gördüm ve o, maşriki karşısına alan ve iki körfezden olan sağ taraftaki körfezin üzerindeki bir kabuğun içindedir. Dahası iki körfezin solda olanına doğruymuş gibi olan sudan iki haliç vardır.
Bunları kucaklayan çemberi ve firdevsi de gördüm. Tüm bunlar oranın içindedir ve Rabbinin parmağındaki bir yüzükten başka bir şey değildir.
Batarken güneşi gördüm ve o, yuvasını arayan bir kuş gibiydi. Firdevsin başının sürtüşmesi, iki körfezin karışması ve göklerdeki kubbelerin sesleri olmasaydı yer, güneşin siyah suya –ki o, ılık kaynaktır- inişinden dolayı çıkan sıcaklığın galeyanını duyardı.
Ben, Allah’ın yarattıklarının acayipliklerini bilmişim ki onu, Allah’tan başka hiç kimse bilmez.
Ben, olmuş olanı, olacak olanı ve ilk Âdem’den gelenler için cereyan eden ilk Zer’de olanları bilirim. Hepsi bana açıklanmıştır ve ben de bilmişimdir. Hepsi bana öğretilmiştir ve Ben de öğrenmişimdir.
Dinlemek, yaygaraya sebep olmaz. “Ali’ye musallat olmuşlar ya da Ali, imanından döndü.” Diyecek olmanızdan korkmasaydım size, onların ne ve nerede olduğunu ve kıyamet günü neyle karşılaşacağınızı söylerdim.
İlmin tamamı Bana emanet edilmiştir ve ben de bilmişimdir. Tüm bunların ilmi, sizin bu şeriatınızın Sahibi (s.a.a) hariç tüm Nebilerden (a.s) gizlenmiştir.
O, bana Kendi ilmini öğretti ve Ben de ona (s.a.a) kendi ilmimi öğrettim.
Şüphesiz ki Biz, ilk uyarıcılarız. Biz, ahiretin ve ûlâ’nın uyarıcılarıyız. Biz tüm zaman ve dönemlerin uyarıcılarıyız.
Helak olacak olan Bizimle helak olur ve kurtulan herkes Bizimle kurtulur. Siz, bize ait olan o kudreti kuşatamazsınız. Tohumu yeşerten ve yeli çıkartan, tek başına ceberut ve azamet sahibi olan Kimseye and olsun ki (böyledir).
Rüzgârlar, hava ve kuşlar Benim emrime verildi. Arz ve içindeki her şey Bana sunuldu fakat Ben, ondan yüz çevirdim. Ben dünyayı baş aşağı çevirdim ve o, Benden uzaklaştı. Sonradan gelecek olanlar nasıl Bana galip gelebilir?
Ben en yüce firdevsin üstündeki ve en alçak yedinci (denizin) altındaki her şeyi bildim. En yüce göklerin içindekilerini, arasındakileri ve yerin altındakileri de bildim. Tüm bunlar, her şeyi kuşatan bir ilimden gelmiştir, haber veren (ya da verilen) bir ilimden değil.
En yüce arşın Rabbine yemin ederim ki, isteseydim dedelerinizden, geldikleri yere kadar tüm atalarınızdan, kimden olduklarından, şimdi nerede olduklarından, oldukları yere nasıl geldiklerinden sizi haberdar ederdim. Sizden pek çok kimse var ki, kardeşinin etinden yiyor, babasının kafasından içiyor ve hala da onu özlemekte ve onların kendisiyle birlikte olmasını dilemektedir.
Heyhat, heyhat! Gizliler açıldığı, göğüslerdekiler belli olduğu ve gönüllerdekiler bilindiği vakit Allah’a yemin ederim ki, toprağa dönmüş ve dönüşlerinizi geçirmiş olacaksınız. Bu dönüşler arasında kaç işaret vardır, bu ölmüş ve öldürülmüşler kaç tanedir?! Ben, kuşların kursağında olanları ve vahşi hayvanların karınlarında olanları bilirim. Tüm insanlık, çoktan gitmiş olan ve gelecek olanların arasındadır. Hatırlanmayan zamandan sonu olmayan sona kadar olan şeylerden taraf Bende olan şeylerin tümü size açıklanmış olsaydı gerçekten de pek çok acayip olay, pek çok tuhaf eser ve benim idrak ettiğim her şeyi görürdünüz.
Ben, ilk Nuh’tan önce ilk yaratılışın sahibiyim. Âdem ve Nuh arasında olan ve Benim gazap ettiğim acayip olayları ve helak ettiğim kavimleri keşke bilseydiniz. Söz onların üzerine hak oldu, onların yaptıkları ne de kötüdür.
Ben, ilk tufanın sahibiyim.
Ben, ikinci tufanın sahibiyim.
Ben, İrem’in selinin sahibiyim.
Ben, gizli sırların sahibiyim.
Ben, Ad’ın ve cennetlerin (bahçelerin) sahibiyim.
Ben, Semud’un ve ayetlerin (işaretlerin) sahibiyim.
Ben, orayı helak eden kimseyim.
Ben, depremlere sebebiyet veren kimseyim.
Ben, onların döndüren ve onları helak eden kimseyim.
Ben, bu medeniyetleri inşa eden ve onları yok eden kimseyim.
Ben, onların helakının sebebi ve onların dirilmesinin nedeniyim.
Ben, evvel (ilk) ve ahirim (son).
Ben, zahir (açık) ve batınım (gizli).
Ben, halkadan önceki halka ve dönüşten önceki dönüş ile birlikteyim.
Ben, kalemden önce kalem ve levhadan önce levha ile birlikteyim.
Ben, ilk ezeliyetin sahibiyim.
Ben, Cabulka ve Cabursa’nın sahibiyim.
Ben, yüksekliklerin ve behrem’in (kırmızı gül) sahibiyim.
Ben, sizin göğünüz ve toprağınız yokkenki ilk âlemin müdebbiriyim.”
İbni Suveyreme ayağa kalkıp şöyle sordu: “Sen sen misin, ey Emirel Müminin?”
Emirel Müminin (a.s) şöyle cevapladı:
“Ben, benim. Benim Rabbim ve tüm mahlûkların Rabbi olan Allah’tan başka ilah yoktur. Halk (yaratılış) ve emr, O’na aittir. O, tüm işleri Kendi hikmetine göre düzenleyen ve gökler ile arzı Kendi kudretiyle yükseltendir.
Belki de aranızda zayıf olanlar şöyle demekte: “Düneyin Şam kuvvetlerinin gölgelediği ve onlarla savaşa gitmeyip onlara Muhammed ve İbrahim’i gönderen İbni Ebu Talib (a.s) değil miydi?” Lakin doğrusu şu ki, elbette pek çok kez Şam ile savaşacak ve onları pek çok kez kılıçtan geçireceğim. Sıffin’de onların orduları ile savaşacak ve Mümine yeni bir hayat vereceğim, tâ ki göğsümdeki adalet susuzluğu dinene dek. Pek çok kez Ammar Yasir ve Uveys Karani için savaşacağım. Hiç kimse “ne zaman, nasıl, ne şekilde, kimin yardımıyla?” demesin. Siz, Şam’ın sahibinin (l.a) bıçaklarla adamları doğradığını ve süngülerle onları kestiğini gördüğünüz zaman durum nasıl olacaktır? Fakat ben ona (l.a) elim bir azap tattıracağım.
Fakat şimdi sevinin zira Rabbimin emriyle, tüm mahlûkatın işi yarın Bana döner. Bu iddia çok da abartılı gözükmesin. Bize ölümlerin ve belaların ilmi, tevil ve tenzil, (hak ve batılı ayıran) fasl-ul hitap ve musibetlerin, vakaların ve belaların ilmi lütfedilmiştir. İlmi bizden kaçan hiçbir şey yoktur.
Bu haktır ve Onu nuru gözleri aldığı zaman ben, bunu göreceğim (Hüseyn’i (a.s) işaret ediyordu) ve depremler ile tutulmalara şahitlik edecek uzun bir zamanda Onun yanında bulunacağım. Müminler, onunla her köşeden ayaklanacaktır. Allah’a yemin ederim ki isteseydim size, onların her birinin isimlerinden ve vakti malum güne kadarki her atalarından olan soylarından haber verirdim.”
Sonra İmam Ali (a.s) şöyle buyurdu:
“Ey Cabir! Sen şimdi hak ilesin, gelecekte de hak ile olacak ve hak üzere öleceksin. Ey Cabir! Çan yüksek sesle çaldığında, kâbusların uyuşukluğu kişileri sardığında, inek konuştuğunda, işte o gün çok tuhaf olaylar olacaktır. Ateş Benim bakışımla tutuştuğunda, Al-i Osman’ın (l.a) bayrağı kara vadide gözüktüğünde, Basra şaşkınlığa düştüğünde ve birbirlerini alt etmek isteyip her grup diğerini aradığında, Horasan orduları harekete başladığında, Talikan’da Şuayb bin Salih Temimi’ye uyulduğunda, Said Susi’ye Huzistan’da biat edildiğinde, Kürtlerin amaliki için bayrak kaldırıldığında, Araplar Ermenistan ve Slavlar üzerine zafer kazanır, Heraklit Konstatinpol’deki Sinan’ın patriklerine teslim olur. O zaman, Tur’un üzerinde ağaçtan Musa (a.s) ile konuşan kimsenin zuhurunu bekleyin. Bu, herkese görünür olan açık işaretler ile ortaya çıkacak ve onlar için apaçık olacaktır.
Fakat zikretmek istemediğim acayip işaretler ve ortaya çıkarmadığım nişaneler ne kadar da çoktur. Zira onlara tahammül edebilecek kimseyi bulamıyorum.
Ben, secde edişle şeytanın sahibiyim ve ben ona azap edenim. Onun askerleri, Allah’ın emriyle aldatmaca ve kibir üzeredir.
Ben, İdris’i yüce bir makama yükselten kimseyim.
Ben, İsa’nın henüz çocukken beşikte konuştuğu dilim.
Ben, vadileri seren kimseyim.
Ben, arzı düzene sokan kimseyim.
Ben, onu beş parçaya bölen kimseyim ki adları şöyledir: kara, deniz, dağ, mamur ve harap.
Ben, kızıl denizi tercimden ayıran ve akimi de ondan ayıran kimseyim.
Ben, her şeyi her şeyden ayırmışım.
Ben, Tirsa, Canbusa, Barhilun ve Ulyususa’yım.
Ben, onda saklı okyanusu çıkartanım ki atlar ve adamlar sayesinde o, ortaya çıkmıştır. Ondan istediğiniz şeyi alın ve istediğinizi bırakın.”
Sonra İmam (a.s) Ebu Yekzan Ammar bin Yasir’e, Allah’ı ve Resulünü (s.a.a) seven 12.000 adam verdi ve her biri, onları şöyle diyerek destekleyen 12.000 melek taburuna sahipti: “Sevinin zira siz, birbiriniz için en iyi kardeşlersiniz.” Ardından şöyle buyurdu:
“Bundan sonra sizin açıklanmış mevzunun bir kısmını bileceğiniz bir yıldız olacaktır. Behram ve Keyvan (yıldızları) birlikte doğduğunda ve tam olarak bağlandıklarında delilin gizemleri size aşikâr olacaktır. O zaman sarsıntılar ve depremler art arda gelir ve ceyhan (amuderya) kıyılarından Babil çölüne doğru bayraklar kaldırılır.
Ben, rüzgârları estiren kimseyim.
Ben, zulümleri bitiren kimseyim.
Ben, Sina dağının sahibiyim.
Ben, o zahir nurum.
Ben, o parlak burhanım ki, Musa’ya onun nurunun çok çok küçük bir kısmı açıldı.
Tüm bunlar, celal sahibi Allah’tan gelen ilim iledir.
Ben, huld (ebedilik) cennetlerinin sahibiyim.
Ben, ilahi akıntıdan yayılan sudan nehirleri coşturan kimseyim. Ayrıca sütten, saf baldan ve içenler için lezzetli şaraptan olan diğer nehirleri de.
Ben, parlayıp birkaç bölümüne yukarıdan baktığı zaman cehennemi gölgeyen kimseyim. İlk önce sair cehennemi parladı sonra da saker cehennemi ve onun ateşi. Sonra da zalimler için hazırlanmış olan en alttaki cehennem ki tüm bunlar berehut (ıssızlık) vadisinde saklanmıştır. Şafağı çıkaran ve tüm mahlûkatın efendisi olan Rabbe tekrar yemin ederim ki, cibt, tağut, onların kulları ve Mülk ile Melekûtun Sahibini inkâr eden kimseler ebediyen onun içindedir.
Ben, her şeyi bilen ve her şeyde hikmet sahibi olan Kimsenin emriyle tüm bölgeleri kuranım.
Ben, kelimeyim ki onunla işler tamamlanır ve dehirler oluşur.
Ben, bölgeleri dört ve adaları yedi kılan kimseyim: bereketlerin kaynağı güney bölgesi, kuvvet ve egemenliğin kaynağı kuzey bölgesi, depremlerin kaynağı siba bölgesi ve helakların kaynağı çöl bölgesi.
Yıkacak ve adaleti bozacak olan bu zalimlerden dolayı şehirlere eyvahlar olsun! Hadımların, ahmakların ve kadın yöneticilerin olan o hükümetten dolayı musibetler görünmeye başladığında büyük belalar çıkacaktır. O gün, tüm bölgeler batıl şeyleri iddia eden batıl iddiacılar çıkaracaktır. O gün, özlemle mutlak kurtuluşu bekleyin ve birlikler ile onu kabul eden adamları göreceğinizi bilin. O gün, Allah (s.v.t) Necef’in taşlarından altın hazineleri çıkaracaktır ve tüm bunlar, müminin adımını attığı yere serpilecektir. O altının aynı tozu ile kâfir ve münafık değiştirilecek ve takas edilecektir. Sonra kırmızı yakut değersizleşecek ve benzer şekilde diğer mücevherler ve inciler de böyle olacaktır. Bu, en açık delil olacaktır ve o, ortaya çıktığında Allah’ın nuru parlayacak ve O’nun azameti açıkça gözükecektir. Sizin arzuladığınız şeyin tamamı zahir olacak ve en çok istediğiniz şeyin hepsi görünür hale gelecektir.
Ey arzuları sığırların ve tarla hayvanlarınınkine benzeyen kimseler! Kenam’ın oğullarının bayrakları üzerinizde dalgalandığında ve Osman bin Anbese’ninki de Suriye’nin savaş meydanında gözüktüğünde ne halde olacaksınız? İyi bilin ki, o şey Ümeyye (l.a) veya Adiy’den olan biri tarafından asla anlaşılmayacaktır.”
Sonra da ağladı (Allah’ın selamı Onun üzerine olsun) ve ardından şöyle buyurdu:
“Ümmetlere eyvahlar olsun… Yakında bazı münafıklar çıkıp şöyle diyecektir: “Ali, kendi nefsi için Rablik (rububiyet) iddia etti.” Lakin siz, şöyle şahitlikte bulunmalısınız: “Doğrusu Ali (a.s) yaratılmış bir nur ve rızıklandırılan bir kuldur.” Allah’ın ve lanet edicilerin laneti bundan başkasını söyleyenin üzerine olsun.”
Ardından İmam Ali (a.s) aşağı indi ve şöyle buyurdu: “Mülk ve Melekûtun Sahibine sığındım, İzzet ve Ceberut Sahibine güvendim, Kudret ve Melekût Sahibine dayandım, korktuğum ve çekindiğim her şeyden taraf. Ey insanlar sizden hiçbiriniz bu kelimeleri söyleyemez ancak onun başına belalar gelir ve Allah (s.v.t) onu helak ederse o başka.”
Cabir şöyle dedi: “Sadece bu kelimeler mi?”
Bunun üzerine İmam Ali (a.s) “Evet” diye buyurup farklı on üç kelime daha ekledi ve ardından oradan ayrıldı.

Kaynak: Mücem-ul Ehadis-i İmam Mehdi (a.s) c.3 s.27
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 05-30-2018, 12:46
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 218
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart Hadisler Işığında Hakiki Ayetullah'ı Tanıyalım!

Hadisler Işığında Hakiki Ayetullah'ı Tanıyalım!

1-İmam Ca`feri Sadık (as) buyurur: “İmam Ali (as)-ın ziyaretine gittiğiniz zaman, o hazretin kabrine doğru yakınlaşın ve bu ziyaretnameyi okuyun:

“Esselamu aleyke ya Vasiyyil-Uvsiya. Esselamu aleyke ya Veliyyil-Evliya. Esselamu aleyke ya Seyyiduş-Şüheda. Esselamu aleyke ya AYETULLAHUL-UZMA…”

(Tercümesi: Selam olsun sana ey Vasilerin Vasisi. Selam olsun sana ey Evliyaların Velisi. Selam olsun sana ey Şehitlerin Ağası. Selam olsun sana ey ALLAHIN AZAMETLİ NİŞANESİ)

(Allame Meclisi “Biharul-envar” kitabı, cilt 97/sayfa 264, hadis no: 9. Neşriyyat: “Muessisetu Alemi lil-Matbuat” Beyrut-Livan. Şeyh Abbas Kummi “Mefatihul-Cinan” kitabı, sayfa 448. Bab: “Resulullahın saa mevlüt günü İmam Aliyi a.s ziyaret etmek”)

2-Tarık İbni Şihab naklediyor ki, Emirel-Mü`minin İmam Ali (as) buyurdu: “Ey Tarık! İmam, Kelimetullahtır (Allahın Kelimesi)! İmam, Hüccetullahtır (Allahın Hücceti)! İmam, Vechullahtır (Allahın yüzü)! İmam, Nurullahtır (Allahın Nuru)! İmam, Hicabullahtır (Allahın Hicabı/Perdesi)! İMAM, AYETULLAHTIR (ALLAHIN NİŞANESİ)!”

(Şeyh Recep el-Bursi “Meşariku envarul-Yakin fii esrari Emirel-Mu`minin” kitabı, sayfa 114. Neşriyyat: “Muessisetu Alemi lil-Matbuat” Beyrut-Livan)

3-İmam Ca`feri Sadık (as) Ata-Babalarından, onlarda İmam Aliden (as) naklediyor ki, Resulullah (saa) şöyle buyurdu: “Ben miraç gecesi cennetin kapısında şöyle bir yazı olduğunu gördüm:

"La ilahe illellah, Muhammeden Habibullah, Aliyyen Veliyyullah, FATİMETE AYETULLAH, Hesene vel-Huseyni Sefvetullah, ala mebğeziyhim la`netullah.”

(Tercümesi: Allahtan başka ilah yoktur. Muhammed (as) Allahın Sevimlisidir. Ali (as) Allahın Velisidir. Fatime (s.a) Allahın Ayetidir (Nişanesi). Hasan ve Huseyin (as)-lar Allahın seçilmiş kullarıdır. Onlarla (as) düşmanlık edenlere, Allahın la`neti olsun!”

(Muhammed İbni Ali el-Keraceki et-Tirablusi “Kenzul-Fevaid” kitabı, cilt 1/sayfa 149. Neşriyyat: “Darul-Əzva” Beyrut-Livan)

Vesselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuh.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 08:29


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.