aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | FÜRU-U DİN | 9-10. TEVELLÂ VE TEBERRÂ

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 07-22-2014, 03:43
heyderiyem heyderiyem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 254
heyderiyem is an unknown quantity at this point
Standart Ehl-i Beyt (as) Yolunda Tevella ve Tebarra

Ehl-i Beytin (as) dostuna dost, düşmanına düşman

“Hem Oniki İmama ikrârun
Bunların zıddına ikârun olsun
Muhib ol dostına, zıddına düşmân
Dilersen kim ola imânın ruşan..”

Bütün din ve mezheplerde var olan, ancak adı konulmamış gerçeklerden biri de tevellâ ve teberrâ’dır.

Tevellâ; kelime anlamı olarak; dost olmak, veli edinmek, muhabbet duymak, sevmek, sevgiyi izhâr etmek gibi anlamlara gelir.

Kur’an’da bu kelime yukarıda belirttiğimiz anlamlarda kullanıldığı gibi;

Kim Allah’ı O’nun elçisini ve müminleri veli edinirse (bilsin ki) galip gelecek olanlar, yalnız Allah’ın taraftarlarıdır.” (Mâide suresi, ayet 56) gibi.

Ayrıca menfi bir manada olmak üzere; yüz çevirmek, kabul etmemek, geri durmak, uzak kalmak gibi anlamlarda da kullanılmaktadır.

Bunun ardından yüz çeviren var ya, işte onlar fâsık olanlardır.” (Âl-i İmrân suresi, ayet 82) gibi.

(Olumlu ve olumsuz anlamlardaki kullanımı için bakınız: Nisâ suresi, ayet 80; Arâf suresi, ayet 79, 93, 196; Enfâl suresi, ayet 20; Saffat suresi, ayet 174, 178; Mâide suresi, ayet 51; Tevbe suresi, ayet 23; Nahl suresi, ayet 100; Kamer suresi, ayet 6 ...)

Ehl-i Beyt yolunun diğer yollardan ayrılan en bariz özelliklerinden birisi hiç şüphesiz ki Kur’an ile içli-dışlı olması, kabullerini ve redlerini Kur’an ölçüsü içerisinde yapması ve bu konuda da hiç kimsenin kınamasından çekinmemesidir.

Teberrâ; Kelime anlamı olarak; uzak durmak, reddetmek, berî olmak, kabullenmemek, kalbi ilişkiyi kesmek gibi manalara gelir.

Bu kelime de Kur’an’da birçok ayette geçmekte ve müminlere bazı ölçüler vermektedir.

“De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir. Şu Kur'an bana sizi ve kendisine ulaşan herkesi uyarmam için vahyolundu. Gerçekten siz Allah’la beraber başka ilahların da bulunduğuna mı şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “O, ancak bir tek olan ilahtır ve gerçekten ben, sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım. (teberrâ ederim)” (Haşr suresi, ayet 16) gibi.

(Bu konuda bakınız: Bakara suresi, ayet 166-167; Tevbe suresi, ayet 3, 114; Enâm suresi, ayet 19, 78; Enfâl suresi, ayet 48; Yûnus suresi, ayet 41; Hûd suresi, ayet 35, 54; Şuarâ suresi, ayet 216, …)

Kur’an’da açık ve seçik olarak yer alan bu gerçeğe her halde aklı başındaki hiç bir Müslüman itiraz etmez. Bazı mezhebi kaygılar ve bağnazlıklarla bir hakikatin reddedilmesi ne insanlığa sığar ve ne de İslamlığa sığar!

Ebû Hanîfe’ye talebelerinden birisi velâyet (tevellâ) ve berâetin (teberrâ) açıklamasını sorduklarında buyurdular ki; “Velâyet; iyi amelden dolayı hoşnutluk, berâet de; kötü amelden dolayı hoşnutsuzluk demektir. Her ikisi de bazen bir insanda birleşebilir, bazen de birleşmezler. İyi ve kötü işler işleyen bir mümine yaptığı iyi işlerde muvafakat eder ve onu seversin, işlediği kötü şeylerden dolayı da ona muhalefet eder, ayrılır ve sevmezsin. Bu, sorduğun velâyet ve berâetin bir kimsede birleşmesinin misalidir. Kâfir olan, kendisinde iyi bir durum bulunmayan kimseye de buğzeder ve bütün kötülüklerinde kendisinden ayrılırsın. Daima sevdiğin ve hiç bir davranışından hoşnutsuzluk duymadığın kimse ise bütün iyi şeyleri işleyen ve kötü şeylerden sakınan mümin kimsedir. Sen onun her hususiyetini sever, hiç bir şeyinden hoşnutsuzluk duymazsın.” (Ebû Hanîfe: El-âlim ve’l Müteallim (tercm: Doç. Dr. Mustafa Öz): sh: 31)

Velâyet ve berâet İslam’ın ulvî hakikatlerindendir.

İşin dinî ve mektebi boyutunu bir kenara bırakalım:

Yeryüzünde bir fert gösterilebilir mi ki, kalben bir kişiye aynı anda hem dost olsun ve hem de düşman olsun?
Yine bir kimse gösterilebilir mi ki, hakka da, bâtıla da muhabbet beslesin? Ya da hakka gönül vermiş olup da bâtıldan nefret etmesin?

Eğer böyle bir kimsenin var olduğu müşahede edilirse, bilinsin ki; o kimse ya bir delidir, ya hak-bâtıl ölçüm terazisinin dingilinde bir ayarsızlık vardır, ya da günübirlik yaşamı kendine yol seçmiş menfaatperest bir kimsedir.

Ehl-i Beyt (as)öğretilerindeki tevellâ ve teberrânın içeriği bazılarının sandığı gibi mezhebi değil, insani ve İslamidir.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a) buyurdular; “...İmanın en sağlam esası, Allah için sevmek, Allah için buğzetmek, Allah’ın velilerine tevellâ, Allah’ın düşmanlarından da teberrâdır.” (Usûl-u Kâfî: c: 3 sh: 190, 191)

İmam Ali (a.s) buyurdular; “...Allah için sevmek, Allah için buğz etmek imanın erkânındandır...” (Tuhaful Ukûl (tercm): sh: 377)

İmam Muhammed Bakır (a.s) buyurdular; “İman; sevgi ve buğzdan ibarettir.” (Tuhaful Ukûl (tercm): sh: 603) (Hakka ve taraftarlarına sevgi, bâtıla ve taraftarlarına da buğz-nefret.)

Velâyetine bağlanmak, dost olmak, sevmek, bağlı kalmak gibi manalarda tevellâ;
İslam’a tevellâ etmek.
Kur’an’a tevellâ etmek.
Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (s.a.a) tevellâ etmek.
Ehl-i Beyt’e (a.s) tevellâ etmek.
Seçkin Sahâbîlere (r.a) tevellâ etmek.
Adalete tevellâ etmek.
Hak olan her şeye tevellâ etmek, şeklinde tecellî etmektedir ve etmelidir de.

13. yüzyılda yaşamış Alevi şairi olan Genç Abdal, kime tevellâ ettiğini yani dost olduğunu şöyle dile getiriyor;

“Dostum Muhammed’dir hak Habibullah
Söylersen Muhammed Ali’den söyle.
Cihana geldiler sırr-ı sırrullah
Söylersen Muhammed Ali’den söyle.
(M. Tevfik Oytan: Bektaşîliğin İçyüzü: sh: 33)

Şah İsmail Hatayi’nin büyük dedesi Şeyh Safiyüddin Erdebil-i (k.s) hazretleri tevellâ ve teberrâyı şöyle söylemektedir;

“Şeyh Sefieddin buyurdu: «Cün bu yeddi üz tamam oldu, on iki şart beyan ve eyan edelim: sexavet, seadet, qayret, ibret, hörmet, söhbet, mürüvvet, şefqet, iqrar, isar, tevalla, teberra.

«Təvəlla» oldur kim, Ehli-beyti-Resula muhebbet edib, al ve evladına can /ve/ gönülden ve deruni-dilden On İki İmama tabi olmakdır. Onun eseri terki-dünyadır.
«Tebarra» oldur kim, Muhemmed ve Ali (as) hazretleri düşmanlarına nefret edib uzaklaşmaktır, Ehli-beyte edu olan mel’unlara la’net kılmakdır. Onun eseri Muhummed ve Aliden başkasına gönül vermeyib murad almakdır.”
(Prof. Dr. Hüseyin Muhammedzade Sadîk: İstanbul Üniversitesinin 8. Uluslararası Türkoloji Kongresi: Şeyh Safiyüddin Erdebilinin Kara Mecmuasi ve Ahmet Kesrevi’nin Azeri adli teorisinin iptalı: Yol Ehline Kılavuz Bölümü)

13. yüzyılda yaşamış İslam âlimi Mevlana, Al-i Abâ’nın yani Ehl-i Beyt’in düşmanına düşman olunması gerektiğini aksi halde Ehl-i Beyt’e dost olunamayacağını yani tevellâ’nın teberrâsız olmadığını şöyle dile getiriyor;

“Okun; Lanet hımar-u hûk-ü hirs’e
Olar ki, düşmen-i Al-i Abâ’dır

Teberrâ kılmayana yok Tevellâ
Teberrâ’sız Tevellâ’lar hatadır.

Teberrâ kıl eyâ Mollay-i Rumî
Teberrâ kılmayanlara beladır.”
(M. Tevfik Oytan: Bektaşîliğin İçyüzü: sh: 53)

Ve yine teberrâ da;
Küfürden, şirkten teberrâ.
Kur’an karşıtı her şeyden teberrâ.
Peygamberlerin (a.s) ve Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (a.s) düşmanlarından teberrâ.
Ehl-i Beyt’in (a.s) düşmanlarından teberrâ.
Seçkin Sahâbîlerin (r.a) düşmanlarından teberrâ.
Zulümden teberrâ.
Bâtıl ve bâtıl taraftarlarından teberrâ etmek şeklinde olmuş ve olmalıdır da.

16. yüzyılda yaşamış Alevi şairi olan Pir Sultan Abdal, İmam Hüseyin’in (a.s) katili olan yezid ve onun zihniyetinin devamı olan cahillerden teberrâ ettiğini yani uzak durduğunu ve onlara lanet okuduğunu şöyle vurguluyor;

“Varma cahilin yanına,
Uğrarsın çerhin seline,
Lanet yezidin canına,
Din Muhammed Ali’nindir.”
(Mehmet Şimşek: Alevi Ozanlar: sh: 146)

Yoksa siz;
Kur’an’ın ahkâmına tevellâ ederken, beşerî ahkâmlardan teberrî etmiyor musunuz?
Allah’a tevella ederken, şeytandan teberrî etmiyor musunuz?
Hâbil’e tevellâ ederken, Kâbil’den teberrî etmiyor musunuz?
Hz. İbrahim’e (a.s) tevellâ ederken, Nemrut’tan teberrî etmiyor musunuz?
Hz. Musa’ya (a.s) tevellâ ederken, Firavun’dan teberrî etmiyor musunuz?
Hz. İsa’ya (a.s) tevellâ ederken, düşmanlarından teberrî etmiyor musunuz?
Hz. Muhammed’e (a.s) tevellâ ederken, Ebû Leheb’ten teberrî etmiyor musunuz?
İmam Ali’ye (a.s) tevellâ ederken, ona sebb edenlerden-lanet edenlerden teberrî etmiyor musunuz?
İmam Hasan’a (a.s) tevellâ ederken, onu şehit edenlerden teberrî etmiyor musunuz?
İmam Hüseyin’e (a.s) tevellâ ederken, katillerinden teberrî etmiyor musunuz?

Bütün Ehl-i Beyt’in seçkin simalarına tevellâ ederken, onları zindanlarda, dar ağaçlarında işkenceye tâbî tutanlardan teberrî etmiyor musunuz?

Bugün de Hak yola baş koymuş âşıklara tevellâ ederken, onlara dünyada yaşamı zindana çeviren, yerli ve yabancı, bölgesel ve evrensel kan içici İslam düşmanı güçlerden teberrî etmiyor musunuz?

İmam Mehdi’ye (a.s) tevellâ ederken, Süfyân’dan, Deccâl’den ve Süfyânîlerden teberrâ-teberrî etmiyor musunuz?

Ehl-i Beyt’in (a.s) parlak yolu biz bağlılarına işte bu tür bir tevellâ ve teberrâyı öğretmiş, İman ile küfrün ayrışmasını sağlamış, hak ile bâtılın tanınamaz bir şekilde birbiriyle kaynaşmasını önlemiştir.

Esâsen bizler Kelime-i Tevhîd’i getirdiğimizde, oradaki “La” kılıcı ile; küfür-şirk, zulüm-cevr ve ilâhî olmayan her şeye “hayır” demekle, bir nevi teberrâ eylemini başlatmış, ve yine “illâ” ile de tevellânın temelini atmış bulunmaktayız.

Lâ ilâhe İlla Allah. Lâ ilâhe İllallâh…

Hacı Bektaş Veli Makalat adlı kitabında Ehl-i Beyt’e tevellâ etmeyi şöyle dile getirmektedir;

“Eger bu kırk makamun birisi eksük olursa hakikat tamam olmaz, zira kim eksük olur mesela biregü diliyle iman getürse gönülile inanmasa veyahud ve zekâtı tamam virmese veyahud Allah hükümlerinden birin batıl dutsa veyahud Peygamber (a.s)’ı inkar itse veyahud Resul Evladınun birine na-hak dise dükeli isledügi ta’atleri heba’en mensur olur.”

Bu metinde Hacı Bektaş Veli buyuruyor ki; Peygamber Evladına yani Ehl-i Beyt’ten bir kişiye dahi hak değildir demek, Onlara karşı çıkmak kişinin yapmış olduğu tüm ibadetinin boş olmasına ve emeklerinin zail/çürük olmasına sebep olur diyor.
(Sema Nur İnan: Yüksek Lisans Tez Çalışması: İsmail Bin Mikail tarafından tercüme edilen Makalat-ı Sufiyane / Molla Sadettin Nüshası)
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 07-25-2014, 07:03
Pelin76 Pelin76 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 5
Pelin76 is an unknown quantity at this point
Standart

Allah razı olsun
Tevella, tebarra. Tevella demek Ehli Beytin as sevdiğini sevmek. teberra Ehli Beytin as
sevmediğini sevmemektir. Tevella, tebarra Sağlam Kulptur
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 08-25-2014, 06:36
SADIK ŞİA SADIK ŞİA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 93
SADIK ŞİA is on a distinguished road
Standart

İmam Caferi Sadık Aleyhisselam şöyle buyurdu: Allahın velilerinin vilayet ve muhabbeti ve onların düşmanlarından beraat vaciptir. Âli Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Alihi Veselleme sitem edenlerden, Onların hürmetini çiğneyenlerden, Fedeki ve Hazreti Fatime Selamullahi Aleyhanın mirasını zorla alıp İmam Ali Aleyhisselamın hakkını yağma edenlerden, Hazreti Fatime Selamullahi Aleyhanın kapısını yakmak için karar alıp, sitem binasının esasını sağlam kılıp, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Alihi Vesellemin siret ve sünnetini altüst edenlerden beraat etmek, zelalet ve sapıklık önderleri olan Ensab ve Elzamdan, zülüm ve sitem bayraktarlarından, birincisinden sonuncusuna kadar beraat etmek vaciptir.
Kaynak:
El-Hisal c. 2 s. 607, Bihar-ul Envar c. 10 s. 226, Uyunu Ahbari Rıza c. 2 s. 124
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 02-04-2015, 07:14
haydarı kerrar haydarı kerrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 329
haydarı kerrar is an unknown quantity at this point
Standart

İmam Caferi Sadık Aleyhisselam şöyle buyurdu: Her kim sözünde veya amelinde düşmanımıza muvafık olursa bizden değildir. Bizde onlardan değiliz. Kaynak: Vesail-uş Şia c. 18 s. 85
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 02-09-2015, 04:45
tabatabai tabatabai isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 68
tabatabai is on a distinguished road
Standart

İmam Muhammed Baqir (as) buyuruyor: Büyük günahların en büyüğü o sözün sahibidir ki, der: Ben Ebu-Bekir ve Ömerden uzak duran her kesten uzağım.
Subhanallah, bu şahıs ( bunu demekle) Fatimeden (sa) uzaklaşır.
Kaynak:
Şeyh Nuri “Mustedrekul-vesail”: c.11, sah.358


قال مولانا الإمام أبو جعفر محمّد بن علي الباقر عليهما السلام:
«أَكْبَرُ الْكَبَائِرِ صَاحِبُ الْقَوْلِ الَّذِي يَقُولُ أَنَا أَبْرَأُ مِمَّنْ يَبْرَأُ مِنْ أَبِي بَكْرٍ وَ عُمَرَ سُبْحَانَ اللهِ! تَبَرَّأَ مِنْ فَاطِمَةَ عليها السلام
مستدرك الوسائل و مستنبط المسائل، ج11، ص358
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 03-27-2015, 07:45
Meşedi Leyla Meşedi Leyla isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 150
Meşedi Leyla is an unknown quantity at this point
Standart

Hz. İmam Muhammed Bakır (a.s ) buyurduki:“Kim Allah için sever, Allah için düşman olur ve Allah için ihsan ederse, imanı kamil olan kimselerden olur.”
Kaynak:Usul’ul- Kafi, c. 2, s. 124
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 06-20-2015, 07:34
KERRAR KERRAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 351
KERRAR is on a distinguished road
Standart

İmam Muhammed Bakır (a.s) buyurdu ki:Kim Allah için sever, Allah için düşman olur ve Allah için ihsan ederse, imanı kamil olan kimselerden olur.”
Kaynak: Usul’ul- Kafi, c. 2, s. 124
__________________
Ya Haydarı Kerrar Gayrı Ferrar Muhalife Kahhar Şiasına Gaffar...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 06-22-2015, 03:34
Ali İrfani Ali İrfani isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 293
Ali İrfani is an unknown quantity at this point
Standart

Resulullah sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem şöyle buyurdu: “Her kim, Allah’ın bütün hayırları kendisinde toplamasını istiyorsa, benden sonra İmam Ali aleyhisselam’ı ve onu sevenleri sevip, onun düşmanlarına düşman olsun.” el KATRE 2. CİLT: 692/35) (Emali-i Şeyh Sadık s.560 h.7; Beşaret-il Mustafa sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem s.150)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 08:03


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.