aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | EDEBİYAT KÖŞESİ | MAKALE

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 03-20-2012, 09:32
aralıklı kerrar aralıklı kerrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 94
aralıklı kerrar is an unknown quantity at this point
Standart Nevruz Bayramı Hakkında Bilgiler

"Nevruz Allah Teala nın insanlardan, sadece O na tapmaları ve şerik koşmamaları, peygamberlerine, hüccetlerine ve imamlara iman getirmeleri için ahit aldığı gündür...

Bahar, insanların yaratılışı ve tabiatın sırlarını düşünmeleri için en iyi fırsatı sağlamaktadır. Nevruz Bayramı olarak çok eski tarihlerden itibaren, özellikle de İranlılar arasında kutlana gelen gün ise, baharın başladığı gündür. Ona Fars dilinde yeni gün anlamına gelen Nevruz isminin verilmesi de bu yüzdendir. Bu açıdan Nevruz kutlamalarının tarihinin, insanlık tarihi kadar çok eskilere dayandığını söylersek mübalağa etmiş sayılmayız. Burada ister istemez, İslam dininin bu güne ve bu günde yapılan kutlamalara bakış açısı söz konusu olmaktadır. Acaba İslam dini açısından da bu günü bayram saymak mümkün müdür? Müslümanlar da bu günü bayram olarak telakki edebilirler mi?

İşaret ettiğimiz üzere yeni gün anlamına gelen Nevruz kutlamalarının tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Unutulmaya yüz tutan bu günü acem bayramı olarak düşünen zihniyetlerden bazıları, daha sonraları onu, Ergenekon bayramı olarak seslendirmeye başladılar. Bazıları ise onu, Farsların yeni yılı olarak nitelendirdiler. Diğer bazıları da onun, acemlerin Mecusilerden aldığı bir bayram olduğu iddiasında bulundular. Acaba Nevruz hakkındaki bu nispetler doğrumudur? Ve Nevruzun tarihteki konumu ve hakikati nedir?

İranlıların, İslam dan önce baharın ilk günü olan Nevruz u bayram olarak kabul edip onda geleneksel kutlamalar yaptıkları ortadadır. Bu gün de onu Eyd-i Bastani yani eski ve tarihi bayram diye anmakta ve bir takım kutlamalar düzenlemekteler.

Tarihi açıdan bu günün hangi tarihten itibaren bayram telakki edildiğine dair kesin bir bilgi elde olmamakla birlikte bazıları, Nevruz u ilk kutlayan ve ilk defa o günü bayram ilan eden İran şahlarından Cemşid in olduğunu kaydetmişlerdir.[1]

Büyük Ehl-i Beyt âlimlerinden Muhammed Bakır Meclisi ünlü hadis kitabı Bihar-ül Envar da şöyle yazıyor: Bazı muteber kitaplarda şunun yazıldığını gördüm:Cemşid, dünyayı fethedip İran topraklarını mamur eyledi. Onun bu hareketi için gerekli şartların oluşması ve işlerinin yoluna girmesi eski Ferverdin ayının ilk günü olan Nevruz da sağlandığından bu gün acemlerin yılbaşı olarak kabul edildi... Bu günün bayram olarak kutlanma geleneğini ilk olarak yapan da (eski İran şahlarından) İfridun dur.[2]

Cemşid İran tarihinden önce efsane şahlardan olan Tahmures in oğludur. Onun saltanat tahtına oturduğu gün baharın ilk günüydü. Dolayısıyla o günü Nevruz olarak niteledi ve o gün kutlamalarda bulundu. Cemşid, uzun bir müddet saltanat sürdükten sonra gururlanarak kendisinin dünyanın ilahı olduğunu iddia etti. Sonunda Zehhak halkın yardımıyla onu tahttan indirip saltanattan uzaklaştırdı. Nihayet Zehhak, ortalıktan kaybolan Cemşid i bir gün Çin denizinin kıyısında gördü ve testere ile ikiye ayırarak hayatına son verdi.[3]

Ancak Ehlibeyt İmamları nın altıncısı Hz. İmam Cafer Sadık (a.s)dan nakledilen bazı hadislerde bu güne maneviyat boyutu kazandırabilecek bir takım müspet olayların da bu günde cereyan etmiş olduğu kaydedilmektedir. Örneğin, Müalla bin Hüneys in o hezretten naklettiği bir hadiste şöyle geçmektedir: "Nevruz Allah Teala nın insanlardan, sadece O na tapmaları ve şerik koşmamaları, peygamberlerine, hüccetlerine ve imamlara iman getirmeleri için ahit aldığı gündür... Nevruz, Hz. Nuh un gemisinin Cudi dağına oturduğu gündür. Nevruz, binlerce kişi oldukları halde ölüm korkusundan memleketlerinden çıkmaları üzerine Allah ın ölün demesiyle ölen ama sonra tekrar dirilttiği insanların tekrar dirildikleri gündür... Nevruz, Hz. İbrahim in kavminin putlarını kırdığı gündür…"[4]

İmam Cafer Sadık (a.s) ın Allah'u Teala nın öldürdükten sonra tekrar dirilttiğini vurguladığı kavmin başından geçenlere, Allah'u Teala Bakara Suresi nin 243. ayetinde işaret buyurmuştur. Olay özetle şöyledir: Şam şehirlerinden birinde taun hastalığı yüzünden birçok insan ölüverir. Aslında taun hastalığı onlara Rableri tarafından bir bela olarak gönderilmiştir. Zira ilahi rehberleri onları Allah yolunda cihada davet ettiğinde onlar bu emre itaatsizlik ederler. Bunun üzerine de Allah'u Teala ölümden korkarak cihat etmekten kaçan bu topluluğa taun hastalığını bela olarak indirir. Taun hastalığıyla karşı karşıya kalan binlerce insan (on bin veya 70 bin ya da 80 bin kişi) bu hastalıktan kurtulmak amacıyla şehri boşaltırlar. Böylece bu öldürücü hastalıktan kurtulduklarını sanarak gururlanıp kibirlenmeye başlarlar. Allah ın iradesini hiçe sayıp tabii unsurlara göz dikerek ululanırlar. Bunun üzerine Allah'u Teâlâ onları da o çölde aynı hastalıktan helak eder. Yıllar sonra İsrail oğulları Peygamberlerinden olan Hz. Hazgıl oradan geçerken, Allah a onları tekrar diriltmesi için yalvarır. Allah'u Teâlâ onun duasını kabul buyurur ve onları yeniden hayata döndürür. İşte bu yeniden dirilişin gerçekleştiği gün Nevruz gününe denk gelmiştir. [5]

Bu açıklamalardan şu sonuca varıyoruz ki, İslam'dan önce vaki olan mezkûr müspet olayların vukuunun bu güne denk gelmesi, bu güne manevi bir boyut da kazandırmakta ve onu, sırf bir yılbaşı olma özelliğinden çıkarmaktadır. Eski insanların bu güne olan ilgisinin altında da bu gibi manevi nedenler yatmaktaydı.

Bilindiği üzere İranlılar, İslam dinine Allah Resulü nün vefatından sonra girmişlerdir. Dolayısıyla da öncelikle onların arasında yaygın olan Nevruz kutlamaları hakkında Allah Resulünden gelen bir açıklamaya rastlamamaktayız. En azından ben-i hakir bu konuda Allah Resulünden gelen bir hadisi görmemişimdir.

Bu hususta İslam adına açıklama yapmak için en yetkili makam Ehlibeyt İmamlarıdır. Ehlibeyt İmamlarından ise bu hususta iki çeşit açıklama geldiğini görmekteyiz. Birincisi ki, aynı zamanda Ehlibeyt taraftarları arasında da en meşhur olanıdır. Bu günün, İslamdan önce ve sonra ona müsadif olan bir takım müspet ve manevi olaylar yüzünden mübarek bir gün oluşunu beyan etmektedir.

İkincisi ve gayri meşhur olan ise, aşağıda işaret edeceğimiz üzere onu, Farsların cahiliye döneminden kalan bir bayramları olarak niteleyip önemsememektedir.

Şimdi isterseniz sözü fazla uzatmadan Ehlibeyt İmamlarından gelen bu iki açıklamayı tetkik edelim. Yukarıda da işaret ettiğimiz üzere Hz. İmam Sadık (a.s) dan nakledilen bir hadiste Nevruz günü müspet telakki edilerek onda bir takım manevi boyutu olan olayların cereyan ettiği beyan edilmekteydi. Mualla bin Hüneys isimdeki bir zatın Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) dan naklettiği bu hadisin İslam dan önce cereyan eden olaylara ait bölümünü yukarıda gördük. Bu hadis aynı zamanda İslam dan sonra da bu günde bir takım müspet ve mübarek olayların cereyan ettiğini belirtmektedir ki, onlar şöyledir:

1- Cebrail Peygamber (s.a.a) a bu günde nazil olmuştur.

2- Hz. Peygamber Efendimizin, Kâbe üzerindeki putları kırması için Hz. Ali'yi omuzlarına aldığı gün, Nevruz günüydü.

3- Hz. Resulullah ın (s.a.a), Gadir-i Hum denen yerde sahabesine Hz. Ali ye müminlerin emiri olarak biat etmelerini emrettiği gün de Nevruz günüydü.

4- Yine bu günde Hz. Peygamber Efendimiz, Hz. Ali'yi cinleri, İslam dinine davet etmek üzere cinler vadisine göndermiştir.

5- İslam ümmetinin Hz. Ali'ye halife olarak biat etmeleri bu gün de gerçekleşmiştir.

6- Hz. Ali, böylesi bir günde savaşta Haricilere karşı zafere sağlamıştır.

7- İmam Mehdi(a.s)’ın zuhuru böylesi bir güde gerçekleşecektir.

8- Böylesi bir günde İmam Mehdi (a.s) Deccala karşı zafer kazanacak ve onu Küfe şehrinde dara çekecektir.

9- Her Nevruz geldiğinde biz, zamanın imamının zuhuruna ümitleniriz. Zira o gün bizim ve Şialarımızın günüdür. Acemler ona hürmet edip korudular, ama siz Araplar onu zayi ettiniz. [6]

Yine Necef ilim merkezinin kurucusu büyük Ehlibeyt müçtehidi Şeyh Tusi (ö.460 h.),el-Misbah-ül Müteheccit adlı Ehlibeyt ten gelen duaları içeren kitabında Mualla bin Hüneys in Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) dan şöyle naklettiğini kaydediyor: İmam buyurdular ki:Nevruz günü gusül al, en temiz elbiselerini giy, en güzel kokuları kullan ve bu gün oruç tut... [7]

Bu hadis bu günün aynı zamanda mübarek bir gün olduğunu vurgulamakta ve ona manevi bir boyut da kazandırmaktadır. Yine büyük Ehlibeyt alimlerinden Raşid-üd Din Tabersi, (ö.588 h.) Menakib adlı kitabında şöyle rivayet ediyor: Abbasilerin ikinci halifesi Mansur Davaniki, İmam Musa Kazım (a.s) dan Nevruz kutlaması toplantısına katılıp, halka tebrik buyurmasını ve gelen hediyeleri kabullenmesini istedi. İmam bu isteği reddederek şöyle buyurdular: Ceddim Resulullah tan nakledilen bütün hadisleri inceledim, bu bayram hakkında bir hadis bulamadım. Bu bayram Farsların sünnetidir. İslam onu yok etti. İslam ın yok ettiği bir şeyi diriltmekten Allah a sığınırım. Bunun üzerine Mansur şöyle dedi: Biz bu bayramı siyaset icabı orduya bir tedbir olsun diye yapıyoruz ve seni Allah a yemin veriyorum ki, bu toplantıda hazır bulun. Böylece İmam mecburen o meclise katılmak zorunda kaldı. Emirler, komutanlar, halkın ileri gelenleri gelip imama tebrik arz ediyor ve hediyeler veriyorlardı. Mensuru un özel hizmetçisi de orada bulunuyor ve gelen hediyeleri kontrol ediyordu. Toplantının sonlarına doğru yaşlı bir insan gelip şöyle dedi: Ey Peygamberin kızının oğlu, ben bir şeyi olmayan bir fakirim, bu yüzden de bir hediye getiremedim. Ama dedemin ceddin imam Hüseyin in mateminde okuduğu bir şiiri size hediye ediyorum ve o şiir mealen şöyledir: Keskin kılıçlardan hayrete düştüm ki, onlar Aşura günü tozlu bedenine iniyordu. Kadınların gözleri önünde bedenine oklar saplanırken, onlar senin ceddini imdada çağırıyordu. Öyle hüzünlüydüler ki, gözlerinden damla damla gözyaşları yanaklarına dökülüyordu. Neden kılıç ve mızrakların şamatası o mukaddes bedenden uzaklaşmıyordu. Bunun üzerine, İmam Musa Kazım (a.s) o şahsa: Hediyeni kabul ettim, otur, Allah sana bereket versin, diye buyurdu. Sonra da halifenin hizmetçisine dönerek: Reise (Mansur a) git ve bu hediyeleri ne yapmamız gerektiğini kendisine sor dedi. Hizmetçi, durumu Mansur a ilettikten sonra dönerek İmam a şöyle dedi: Mansur, O hediyelerin tamamını İmam a bağışladım dedi. Bunun üzerine İmam (a.s) da o hediyelerin tamamını şiir okuyan o yaşlı adama bağışladı. [8]

Görüldüğü üzere, Nevruz hakkında Ehlibeyt imamlarından nakledilen hadisler çelişkilidir. Bazısı, yukarıdaki hadis gibi onu methederken, bazısı da onu yermekte ve onun cahiliye döneminden kalma bir gelenek olduğunu vurgulamaktadır. Ama Nevruz hakkında gelen bu çelişik rivayetleri inceleyip tahlil ettiğimizde şu sonuca varıyoruz ki: Nevruzu methedip o günün mübarek bir gün olduğunu belirten rivayetler oran itibarıyla Nevruz u yeren rivayetlerden daha fazladır.

Büyük âlimlerin bu gün hakkındaki tutumu, o günün mübarek bir gün olduğu doğrultusundadır. Ama bunlara rağmen, bu gün İslamî açıdan bayram sayılamaz. Çünkü İslamî açıdan Fıtır bayramı, Kurban Bayramı, Gadir-i Hum bayramı ve Cuma günü bayramı olmak üzere dört bayram vardır ve İslam dini bunların dışında bir günü dini bayram olarak nitelememiştir. Ehlibeyt mektebinin büyük bilgin ve hadisçilerinden olan 110 ciltlik Bihar-ül Envar kitabının yazarı merhum Meclisi, adı geçen kitabında topladığı hadisler gereğince, Nevruz u methetmiş ve kitabının yirmiyi aşkın yerinde bu günü mübarek bir gün olarak nitelemiştir. [9]

Bu büyük alim, Nevruz hakkındaki çelişkili hadisleri naklettikten şöyle demiştir:İmam Musa Kazım dan nakledilen hadis, Mualla bin Hüneys in İmam Cafer Sadık (a.s) dan bu hususta naklettiği hadisle çelişmektedir. Ancak Mualla bin Hüneys in hadisi, hadisçiler arasında daha meşhur olup daha sağlam kabul edilmektedir. İmam Musa Kazım (a.s) a nispet verilen hadisin takiyyeden kaynaklanmış olma olasılığı da fazladır. Zira Muella nın hadisi takiyye şartlarını içermemektedir. Meselâ, bu hadiste yer alan, "Acemler Nevruz un ihtiramını korudular, ama siz Araplar onu zayi ettiniz" tabiri takiyye ile bağdaşmamaktadır. Keza bu hadiste İmam Mehdi(a.s) dan bahsedilmesi de takiyye ile bağdaşmıyor...

İşte bu yüzdendir ki, Ehlibeyt taraftarlarının yoğunlukta olmadığı bölgelerde takiyye sebebiyle Nevruz kutlamaları yapılmıyor ve o günün mübarekliği gündeme getirilmiyordu. Ayrıca Mualla bin Hüneys in hadisinde yer alan Nevruz günüyle İmam Musa Kazım dan nakledilen hadiste yer alan Nevruz un farklı günlere işaret etmesi de mümkündür. [10]

Bütün bu açıklamaları nazara aldığımızda Nevruz hakkında şu sonuçları elde etmekteyiz ki; Nevruz; menfi ve müspet olmak üzere iki boyuta sahiptir. Nevruzun menfi boyutuna, bu bayramda birilerinin eski Fars cahiliye döneminden kalma adet ve geleneklerini sürdürmelerini örnek olarak zikredebiliriz. İslam dini, tevhid anlayışı ile çelişen bu tür eylemleri benimsemez ve insanlığa bir faydası olmayan bu tür hareketleri gereksiz ve yersiz kabul eder.

Nevruz un müspet boyutu ise, bazı hadislerde de yer alan bir takım müspet hadiselerin bu güne denk gelmesinin yanı sıra, bu günün tabiatın yeniden canlanışını simgelemesi açısındandır. Gerçekten de Nevruz da hayat bahşeden, dertlere şifa olan yeni bir nesim esmeye başlar; zemin, zaman, tabiat, ağaçlar ve feza yeni bir ruh, yeni bir canlanış kazanır ve sanki tabiatta ne varsa yeniden hayata ve canlanışa merhaba demenin sevinciyle bir bayram havası içerisinde her biri diğerini kendi diliyle kutlamaya ve tebrik etmeye başlar.

Evet Nevruz, yılın en yeşil mevsimi olan baharın ilk günüdür, o günde zemin yeniden canlanır, ağaçlar tomurcuklanır, bitkiler yeni bir hayat bulur, çiçekler açmaya, kuşlar ötüşmeye, hayvanlar yavru vermeye başlar ve her şey bu yeniden canlanışın sevinci ve neşesi içerisinde bayram giysisi olan en güzel görünümünü alır. Bütün bunlar ise insanin zihninde ölümden sonra yeniden dirileceğimiz kıyameti canlandırır, onu daha iyi kavramamızı sağlar. İnsanın tevhid ve mead inancını güçlendirir. Yüce yaratıcının ölümden sonra tekrar diriltmeye olan kudretini daha iyi idrak etmemizi sağlar. Bahar, yaratılışı kavrayıp yaratıcıyı tanımak, onun vadettiği ölümden sonra yeniden dirilmeyi idrak etmek açısından sayısız derslerle doludur.

Bahar, tekâmül ve rüşt üniversitesidir. Tekâmül ve rüşt derecelerini kat etmek isteyenler ondan büyük dersler çıkarabilirler. Bu dersleri iyi kavrayanlar ise artık ne tevhid inanışında takılıp kalırlar, ne de ahiret inanışında tökezleyip dururlar. İşte bu açıdan bu büyük üniversitenin ilk günü olan Nevruz da çok anlamlıdır, kutlanmaya layıktır.

Eğer insan tabiatta meydana gelen bu yeniden canlanışı, tekâmüle doğru değişimi örnek alarak yaşamında yeniliğe,güzelliğe,kemal ve rüşte doğru değişimi sağlama açısından yeni bir yılın başlangıcı kabul eder ve Ehlibeyt imamlarından geldiği üzere bu yeni günde yaratıcısına yakararak,"Ey kalpleri ve gözleri değiştiren;ey gece gündüzü ard arda getiren, ey yılı ve halleri dönüştüren, bizim de halimizi en güzel hale dönüştür" diye dua edip yeni yılını,geçmişin hatalarını telafi ederek güzellik ve kemal esası üzere başlatırsa, neden böyle bir gün mübarek bir gün olmasın ve bayram olarak kutlanmasın?

Yanlışların düzeltildiği ve kemale doğru adımların atıldığı bir gün bayram olarak kutlanmaya en layık gündür. Müminlerin emiri Hz Ali as: Allah'a karşı günah yapılmayan her gün bayramdır. [11] buyurmuştur.

Dolayısıyladır ki, Allah Resulü ve Ehlibeyt İmamlarının gerçek izcileri, her şeyin yeniden canlanmaya başladığı Nevruz gününde Allah'u Teâlâ nın; "Doğrusu göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün değişiminde akıl sahipleri için nişaneler vardır." [12] gibi ayetlerini tilavet ederek ondan tevhid dersi çıkarır, yaratıcıya ve ölümden sonra dirilmeye olan imanlarını daha da güçlendirirler.

Aynı zamanda o günde vuku bulduğu nakledilen mübarek olayları hatırlayıp, o mübarek olayların anısını zihinlerinde yeniden canlandırır ve Allah ın nişanelerine tazim etme sevabına nail olurlar.

Sonra baharın gelmesiyle yeni bir yıla girip yeniden canlanmaya başlayan tabiatla hem seda olarak yaşamlarında kemal ve tekâmül doğrultusunda yeni bir yılı başlatıp yaratıcılarına bu yeni yılda onların yaşamını en güzel hale dönüştürmesi için dua ederler.

Demek ki, Nevruz günün mübarekliği insanların ona bakış açısına ve yaklaşımına bağlıdır. Eğer insanlar o günde eski Fars cahiliyye döneminden kalma bir takım akıl mantık dışı geleneklerle yetinir ve insanlığa faydası olmayan ve hatta bazen tevhid anlayışıyla çelişen adetleri sürdürmeğe kalkışırsa, o gün mübarekliğini ve kutsallığını kaybeder ve anlamsız bir hale gelir. Ama eğer yukarıda işaret ettiğimiz şekliyle ona anlamlı bir tarzda yaklaşır ve o günde vaki olan mübarek hadisleri hatırlar ve kutlamasını böylece yaparsa anlam kazanır, mübarek olur.

Zaten İslam dini de eski zamanlardan kalma bütün geleneklere karşı çıkmamış ve onlardan insanlığa yararlı olanlarını imzalamıştır. Örneğin, İslam dini eski cahiliyye döneminde savaşmanın yasak olduğu Recep, Zilkade, Zilhicce ve Muharrem aylarındaki savaş yasağını, insanlığa yararlı olduğu için aynen onaylamış ve bu aylarda savaşmanın haram olduğunu ilan etmiştir. Buna karşılık eski cahiliyye Araplarının kızlarını diri diri gömme geleneklerine şiddetle karşı çıkarak bunun büsbütün bir cinayet olduğunu en ağır dille beyan buyurup haram kılmıştır.

İslam dininin hakiki temsilcileri olan Ehlibeyt İmamları nın (a.s) Nevruz bayramına yaklaşımını da işte bu açıdan değerlendirmeliyiz. Ehlibeyt İmamlarından bu günün mübarekliğine dair gelen beyanlar o günün yapıcı boyutlarını onaylamak demektir. O günün cahiliyye geleneği olduğunu beyan eden açıklama ise, onun anlamsız boyutunu reddetmek içindir.

Kısacası Nevruz Ehlibeyt İmamlarının dikkatine şayan olan mübarek bir gündür. Dolayısıyla da bu mübarek gün sadece İranlılara veya Farslara mahsus bir gün değildir. Bu gün kendinde barındırdığı müspet ve yapıcı boyutlarıyla tüm Müslümanların, hatta tüm insanlığın önemsemesi gereken mübarek ve kutsal bir günüdür.

Kaynaklar:
[1] El- Evail s.584
[2] Bihar-ul Envar c.59 s. 141
[3] Dairet-ul Mearif s.1260
[4] Bihar-ul Envar c.59 s.92, c. 12, s. 43.
[5] - Tefsir-i Mecme-ül Beyan, Tefsir-i Kurtubi, Alusi, Ruh-ul Beyan tefsiri, Bakara Suresi, 243.ayetin tefsirinde.
[6] - Bihar-ül Envar, c. 59, s. 92.
[7] - Misbah-ül Müteheccid, c. 2, s. 591.
[8] - Menakibi-i Al-i Ebu Talib, c. 4, s. 318.
[9] - el-Mecme-ül Müfehris Li Ehadis-i Bihar-ül Envar, s. 19702.
[10] - Bihar-ül Envar, c. 59, s. 100.
[11] - Nehc-ül Belaga, 428. hikmet.
[12] - Al-i İmran/190
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 03-19-2013, 06:35
aralıklı kerrar aralıklı kerrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 94
aralıklı kerrar is an unknown quantity at this point
Standart Bir Çok Ülkede Nevruz

Novruz Bayramı ya da kısaca Nevruz; (Farsça: نوروز - Noruz, Özbekçe: Navruz, Türkmence: Nowruz, Kazakça: Naurız, Kırgızca: Nooruz, Azerice: Novruz, Kırım Tatarcası: Navrez) Farslar, Kürtler, Zazalar, Azeriler, Anadolu Türkleri, Afganlar, Arnavutlar, Gürcüler, Türkmenler, Tacikler, Özbekler, Kırgızlar, Karakalpaklar, Kazaklar tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da doğanın uyanışı ve bahar bayramı.

Yazılı olarak ilk kez 2. yüzyılda Pers kaynaklarında adı geçen Nevruz, İran ve Bahai takvimlerine göre yılın ilk gününü temsil eder. Günümüz İran'ında, her ne kadar İslami bir kökeni olmasa da bir şenlik olarak kutlanır. Bazı topluluklar bu bayramı 21 Mart'ta kutlarken, diğerleri Kuzey yarım kürede ilkbaharın başlamasını temsilen, 22 veya 23 Mart'ta kutlarlar. Aynı zamanda, Zerdüştlük, hem de Bahailer için de kutsal bir gündür ve tatil olarak kutlanır.

Anadolu ve Orta Asya Türk halklarında da Göktürklerin Ergenekon'dan çıkışı anlamıyla ve baharın gelişi olarak kutlanır.

2010'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 3000 yıldan beri kutlanmakta olan Pers kökenli bu şenliği, Dünya Nevruz Bayramı ilan etmiştir. 28 Eylül - 2 Ekim 2009 arasında Abu Dhabi'de hükümetler arası toplanan Birleşmiş Milletler Manevi Kültür Mirası Koruma Kurulu, Nevruzu Dünya Manevi Kültür Mirası Listesi 'ne dahil etmiştir. 2010'dan başlayarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 21 Mart'ı "Dünya Nevruz Bayramı" olarak kabul etmektedir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 03-19-2013, 07:01
hacer76 hacer76 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 75
hacer76 is an unknown quantity at this point
Standart

Paylaşımın için Allah razı olsun
Ben çocukken nevruz bayramına ALİ BAYRAMI derlerdi. Şöyle anlatılıyor ne derece doğru olduğunu bimiyorum ama. İmam Ali as Halife seçildiği gün nevruz bayramı günüymüş. fakir birinin hediye alma gücü olmadığı için bir yumurtayı kırmızıya boyayarak İmam Ali as'ın Halifeliğini kutlamak için ziyaretine gitmiş yumurtayı vermiş Halifeliyini kutlamış.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 03-20-2014, 05:53
aralıklı kerrar aralıklı kerrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 94
aralıklı kerrar is an unknown quantity at this point
Standart Nevruz Bayramı İmam Ali (aleyhisselam)'ın Bayramıdır

Sumer kitabelerine göre Nevruz hz. İbrahimin as ateşten kurtulduğu gün olup anlaminida ateşin cennet bahçesine dönuşmesinden alir ve Nevruz hz. ibrahimle bir kutsalik kazanır ve o günden bu yana kurtuluş ve bahar bayramı olarak kutlanır hz. İbrahimden bu güne kadar Nevruz milletleri aynı değerde birleştiren önemli bir değerdir Nevruz çeşitli halklarda farklı yorumlanmıştır mesela kurtlerde özgürlüğün başladığı gün türkler, farslar ve indu avrupai topluklarda bahar bayrmı olarak kabul edilir Nevruz celali takvim ve İranın Resmi takvimi olan hicri semsi takvime göre yıl başıdır NEVRUZ Ehlibey SiA 'si ALEVI CAFERI BEKTASI NUSEYRI TAHTACI FELLAHI KIZILBAS gibi Ehlibeyt muhiplerine gore Hz. ALİ bayramıdır NEVRUZ sultan olarakta bilinir.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 03-20-2014, 06:12
aralıklı kerrar aralıklı kerrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 94
aralıklı kerrar is an unknown quantity at this point
Standart İmam ALİ (aleyhisselam) Bayramınız Kutlu Olsun

Nevruz bayramı İslamiyetten önce olduğu için peyganberimiz sas tarafindan kutlanmasına izin verildi 3 halife döneminde ateş perest bayramıdır denip yasaklandı ve hz.İmam ALİ as ın hilafeti döneminde küfede resmen kutlanmasına emr buyuruldu böylece nevruz İslamileşmis 3.ncü büyük bayram oldu Nevruz bayramına anlam ve kutsiyet yüklüyen en büyük nedenlerden birisi hz.İmam ALİ as ın 21 mart 599 da kabede doğmasıdır ve 2. Nedense hz.İmam ALİ as ın 21 mart 624 tarihinde hz.fatima sa anamızla evlenmesidir bunun için tarih boyu Ehlibeyt ŞiA'sı ve Alevi muhipler Nevruz bayramını hz.Ali bayramı olarak kutlamışlardır Nevruz sultan olarakta kutlanır hz .İmam ALİ as bayramınız kutlu olsun.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 03-21-2014, 07:38
Meşedi Leyla Meşedi Leyla isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 150
Meşedi Leyla is an unknown quantity at this point
Standart

Paylaşımın için Allah razı olsun inşallah. Süper bilgiler
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 03-21-2014, 07:50
zehrayı nur zehrayı nur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 54
zehrayı nur is an unknown quantity at this point
Standart

Sen bizim nurumuzsun bayramımızsın Nevruz Bayramı, Selam olsun Ali as Bayramına
Biz seninle seviniriz ey Nevruz Bayramı..!
Hoş geldin yine bize Nevruz Bayramı.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 03-21-2014, 02:44
aralıklı kerrar aralıklı kerrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 94
aralıklı kerrar is an unknown quantity at this point
Standart Nevruz Bayramı İmam Ali (aleyhisselam)'ın Bayramıdır

Gizli hakikat ve ört bas edilen sır şudur mubarek Nevruz bayramı aslında gadir-i hum Ali bayramıdır çünkü gadir-i hum denen yerde bu gün peyganberimiz sas hz.İmam ALİ as'ı Elini havaya kaldirarak halifesi ve vasisi olarak ilan etmistir ve kabedeki putları kırması icin hz.Aliyi omuzuna çıkardı hz.MEHDI (acf) bu gün zuhur edecektir ve bu gün hz.Alinin hak tarafindan halifeliğe resmen seçildiği gündür
Nevruz ve hz.Ali bir biriyle o kadar bütünleşmiş ki bir çok insanın adı Nevruz Ali'dir kısacası Nevruz bayramı gadir-i hum ve velayet bayramıdır. Şimdi siz hz.fatima as'ı şehit edenlere Allah lanet etsin... ben yazdigim bu gercekleri hz mehdi sahibimin huzuruna arz ediyorum hz.fatima anamızın Şehadetine sebep olanlara lanet olsun, lanet olsun... diyorum ve hz.Ali NEVRUZ ve GADR-I HUM bayraminiz kutluyorum nice bayramlara.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 03-23-2014, 06:25
aralıklı kerrar aralıklı kerrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 94
aralıklı kerrar is an unknown quantity at this point
Standart Nevruz İranlılara veya Farslara mahsus bir gün değildir.

"Kısacası Nevruz Ehlibeyt İmamlarının dikkatine şayan olan mübarek bir gündür. Dolayısıyla da bu mübarek gün sadece İranlılara veya Farslara mahsus bir gün değildir. Bu gün kendinde barındırdığı müspet ve yapıcı boyutlarıyla tüm Müslümanların, hatta tüm insanlığın önemsemesi gereken mübarek ve kutsal bir günüdür."
Diğer bir husus ise şudur; Eğer nevruz sıradan bir gün olmuş olsaydı müçtehitlerimizin ilmihallerinde şu fetvalar olmazdı: 651. Mesele - Fakihler müstehap birçok gusül nakletmişlerdir. Bu gusülden bazıları şunlardır: ... 3) Navruz bayramı günü, Şaban ayının on beşinci, Rebue’l Evvel ayının dokuzuncu ve on yedinci, Zilkade ayının yirmi beşinci günü gusülleri.
1756- Önceki hükümlerde açıklanan haram ve mekruh oruçlar dışında, yılın bütün günlerinde oruç tutmak müstehaptır. Ama bazı günleri oruç tutmak için özellikle tavsiye edilmiştir ki, onların bazısı şunlardan ibarettir:...4) Nevruz Bayramı günü. (Ayetullah Hüseyin Vahid Horasaninin Risalesinden)
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 03-18-2015, 04:42
Gizli Güç Gizli Güç isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 76
Gizli Güç will become famous soon enough
Standart

Hz İbrahim as mın Nemrutun büyük ateşinden kurtuluş günü olan hz İbrahim as mın mücüzesinin eseri 21 mart NEVRUZ Bayramı hz ibrahimin islam dinine iman eden müminler ve hasseten onun soyundan olan İsrail oğulları ve hz ismail oğulları tarafından Filistin havzası ve mekkede kutlanmaya başlandı.
21 mart NEVRUZ Bayramı aynı zamanda hz ibrahimin ilk Şiası olan ve kendisini hz ibrahimin peşinden Nemrutun kalesinin burcundan büyük ateşe atan Nemrutun kızı hz Sare hatunla evlendiği gündür.
Nevruz bayramı yine hz İbrahim as lamın mekkeye doğru hicret ederke mısır firevnu tarafından tutuklandıktan sonra serbest bırakıldığı ve ikinci eşi hz Hacer hatunla evlendiği gündür.
(Hz Hacer hatun mısır Fırevnunun hz ibrahim as ma armağan ettiği cariye olduğu rivayettir).
Nevruz Bayramı hz İbrahim as mın Allahın emri gereği mekkeye vardığı gündür.
Bu kutlu bayram günü Allahın Emriyle hz IBRAHIM as ve oğlu hz Ismail as ların KABE'YI yenide imar ederek tamamladıkları gündür.
Bir çok olağan üstü ve mücüzevi gelişmelerden kutlalan Nevruz Bayramınız Kutlu Olsun
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Alt 03-18-2015, 04:47
aralıklı kerrar aralıklı kerrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 94
aralıklı kerrar is an unknown quantity at this point
Standart Nevruz nedir?

Nevruz Bayramı ya da kısaca Nevruz; (Kürtçe: Newroz, Özbekçe: Navruz, Türkmence: Nowruz, Kazakça: Naurız, Kırgızca: Nooruz, Azerice: Novruz, Kırım Tatarcası: Navrez)
Farslar, Kürtler, Zazalar, Azeriler, Anadolu Türkleri, Afganlar, Arnavutlar, Gürcüler, Türkmenler, Tacikler, Özbekler, Kırgızlar, Karakalpaklar, Kazaklar tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da doğanın uyanışı ve bahar bayramınevruz
Yazılı olarak ilk kez 2. yüzyılda Pers kaynaklarında adı geçen Nevruz, İran ve Bahai takvimlerine göre yılın ilk gününü temsil eder. Günümüz İran'ında, her ne kadar İslami bir kökeni olmasa da bir şenlik olarak kutlanır. Bazı topluluklar bu bayramı 21 Mart'ta kutlarken, diğerleri Kuzey yarım kürede ilkbaharın başlamasını temsilen, 22 veya 23 Mart'ta kutlarlar. Aynı zamanda, Zerdüştlük, hem de Bahailer için de kutsal bir gündür ve tatil olarak kutlanır. Kürtlerde, Nevruz bayramının Kürt mitolojisindeki Demirci Kawa Efsanesi'ne dayandığına inanılır. Anadolu ve Orta Asya Türk halklarında da Göktürklerin Ergenekon'dan çıkışı anlamıyla ve baharın gelişi olarak kutlanır.
2010'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 3000 yıldan beri kutlanmakta olan Pers kökenli bu şenliği, Dünya Nevruz Bayramı ilan etmiştir. 28 Eylül - 2 Ekim 2009 arasında Abu Dhabi'de hükümetler arası toplanan Birleşmiş Milletler Manevi Kültür Mirası Koruma Kurulu, nevruzu Dünya Manevi Kültür Mirası Listesi 'ne dahil etmiştir. 2010'dan başlayarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 21 Mart'ı "Dünya Nevruz Bayramı" olarak kabul etmektedir.
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 03-18-2015, 04:51
aralıklı kerrar aralıklı kerrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 94
aralıklı kerrar is an unknown quantity at this point
Standart Nevruz isim kökeni

Kelimenin aslı eski Farsça'dan gelir: Yeni anlamındaki nava ve gün ışığı/gün anlamındaki r?za?h birleşerek oluşturmuşlardır. Anlamı "yeni gün/günışığı" dır ve günümüzün Farsçasında da hala aynı anlamda kullanılmaktadır. (nev: yeni + ruz: gün; anlamı "yeni gün")
İrani dillerdeki Gün anlamına gelen Ruz (Farsça), Roç (Beluçca), Roc (Zazaca), Roz (Soranice), ya da roj (Kurmanci) sözcükleri Proto-İranicenin "Rauça"sından gelir. Bu da eski Hint-Avrupacanın manası Işık olan *Leuk- kelime köküne dayanmaktadır. Şu en eski şekilden Rusçadaki Luç, Almancadaki Licht, Yunancadaki Leukós, Latincedeki Lux, İngilizcedeki Light ve Ermenicedeki Luy da oluşmuşlar. Proto-Iranicede Rusçadaki gibi bir k > ç ses ertelemesi ortaya çıkmışdır ve ayrıca 'L' sesi 'R'ye dönüşmüştür.
Eski İrani dili olan Avesta dilinde Raôçah zamanında esasdan Işık demekti. Eski hint-ari dilindeyse (Bugünkü Kuzey Hindistanda varolan dil grubu) Roçiş kulanılmaktadır.
Nevruz teriminin tarihte ilk yer aldığı kayıtlar, M.S. 2. yüzyıldaki Pers İmparatorluğu kayıtlarıdır, ancak bundan çok daha öncesindeki (yaklaşık M.Ö. 648 ve 330 yılları arasında) Pers İmparatorluğu altında yaşayan değişik milletlerin Pers Şahına Nevruz gününde hediyeler getirdiğine dair bilgiler mevcuttur.
Nevruz diğer Türk devlet ve topluluklarında da kutlanılır. Bunlardan Azerbaycan'da Novruz, Kazakistan'da Navrız meyrami, Kırgızistan'da Nooruz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Mart dokuzu Kırım Türklerinde Navrez, Batı Trakya Türkleri'nde Mevris adları ile anılır.
Farsça'da yazılışı Nouruz'dur. Türk kökenli bir devlet olan Kazakistan'da Navrız meyrami adı ile kutlanan Nevruz Arnavutluk'ta ise Sultan Nevruz olarak isimlendirilir.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 03-20-2016, 01:03
azeri14 azeri14 isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2014
Mesajlar: 172
azeri14 is an unknown quantity at this point
Standart

Geldigini nasıl hissetmeyiz biz...?
Sen bizim nurumuzsun sen gelirsen...
Hüzün gider bizden mutlu olur herkesler.
Hoşgeldin Yeni Nevruz....!
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 03-20-2018, 08:28
SUDE SUDE isimli Üye şuanda  online konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 136
SUDE is on a distinguished road
Standart

Paylaşımınız İçin Allah Razı Olsun İnşallah
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 03-20-2019, 04:48
Velayet Nuru Velayet Nuru isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 225
Velayet Nuru is an unknown quantity at this point
Standart

Nevruz Bayramı

Insanlarda iyilik için yarışır
Bizde bir başkadır Nevruz Bayramı
Çerezlerde birbirine karışır
Bize bir başkadır Nevruz Bayramı

Çocuklarda kapı, kapı dolaşır
Yaşlı genç’i birbiriyle çileşir
Koyunlarda kuzusuna meleşir
Bizde bir başkadır Nevruz Bayramı

Yazdıklarım ananeme dayanır
Yumurtalar renk renk boyanır
Işıklarda sabaha kadar yanır
Bizde aydınlıktır Nevruz Bayramı

Ali Şiası derki duyun sizlerde duyun
Bizde asla olmaz hile ve oyun
Inanmazsan dedem.nineme sorun
Bizde bir başkadır Nevruz Bayramı
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 06:53


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.