aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | KUR'AN-I KERİM | KUR'AN-I KERİM MEALİ VE TEVSİRİ

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 10-07-2017, 05:25
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.596
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Kur'an-da ki Apaçık İmam Ali (as)'dır

Kur'an-da ki Apaçık İmam Ali (aleyhisselam)'dır

Vekülle şey’in ahsaynâhu fi İmâmin mubîn

Meali: “Biz her şeyi apaçık bir İmam'da saymışız.” (Yasin 12. Ayet)

a) İbn-i Abbas dedi ki: “Biz her şeyi apaçık bir imamda saymışız” ayeti indiğinde iki kişi gelip Resulullah (saa)’a sordular ki: Ey Resullullah, Kuran’ da geçen bu imam Tevrat, İncil, Zebur veya Kuran mıdır? Resulullah (saa): Hayır, dedi. O anda babam (Hz.Ali) Resulullah (saa)’ın huzuruna gelir. Bunun üzerine Resulullah (saa) şöyle buyurdu: İşte, Allahın her şeyin ilmini içinde saydığı imam şudur. Mutlu o insan ki Ali’yi hayatında ve ölümünden sonra sever, mutsuz o kişidir ki Ali’yi hayatında ve ölümünden sonra ona kin duyar.

Kaynaklar:
1. es-Seyyid Haşim el-Bahrani el-Hüseyni’nin “el-Burhan fi-tefsir-i Kuran” Tahran 1. bas.1415 c. 5, s.7
2. Hüseyn bin Ahmed el-Hüseyni “Tefsir-i İsne Aşar” Tahran 1. bas.1363 c.11, s.62
3. es-Seyyid Haşim el-Behrani “Medinet’ül Meâciz” C.2, S.128-129
4. es-Seyyid Haşim el-Behrani “Gâyet’ül Merâm” C.5, S.214
5. Hafız Recep el-Bersi “Meşariku Envâr’ül Yakîn Fi Esrâr Emirül Müminin” S.83

b) Ebu Cafer (as)’den, babası ve dedesinden(İmam Hüseyin) buyurdu ki: “Biz her şeyi apaçık bir imamda saymışız” ayeti indiğinde Ömer ve Ebu Bekir meclislerinden kalkıp Resulullah (saa)’a sordular ki: Ey Resullullah, Kuran’ da geçen bu imam Tevrat, İncil, Zebur veya Kuran mıdır? Resulullah (saa) : Hayır, dedi. O anda babam (Hz.Ali) Resulullah (saa)’ın huzuruna gelir. Bunun üzerine Resulullah (saa) şöyle buyurdu: İşte, Allahın her şeyin ilmini içinde saydığı imam şudur.
Kaynaklar:
1. Hüsamettin el-Mirdi el-Hanefi “Âli Muhammed” S.515
2. Süleyman el-Kunduzi el- Hanefi “Yenabi' ul Mevedde” Bab: 14, s.77
3. Muhammed bin Muhammed Rıda el-Kummi el-Meşhedi “Kenz’üd Dekâik ve Bahr’ül Gerâib” Tahran 1. bas. 1366 c.11, s.61-62
4. es-Seyyid Ali el-Hairi et-Tahrâni “Mukteniyat’üt Dürer ve Mültekikat es-Semer” Tahran- Dâr’ül Kütüb el-İslamiyyet bas. C.9, s.73
5. es-Seyyid Muhammed el-Hüseyni el-Hemedani “Envâr-i Derhişan” Tahran- Mektebet-i Lutfi 1380 c.13, s.351 (farsça)
6. eş-Şeyh Saduk “Meâni el-Ahbâr” S.95 / Emali S.95, 235
7. es-Seyyid Haşim el-Behrani “Medinet’ül Meâciz” C.2, S.127-128
8. es-Seyyid Sâdık eş-Şirazi “Aliyyün Fil-Kurân” c.2, s.88
9. es-Seyyid Haşim el-Behrani “Gâyet’ül Merâm” C.1, S.174 / C.5, S.213
10. el-Meclisi "Bihar'ül Envar" c.35, S.427-428
11. eş-Şeyh eş-Şerifi “Kelimât el-İmam el-Hüseyin” S.564 H.1416 3.Bas.
12. Muhammed Muhsin el-Fayd el-Kâşâni “Tefsir’üs Sâfi” C.4, S.247
13. Muhammed Muhsin el-Fayd el-Kâşâni “el-Asfâ fi Tefsir’ül Kurân” C.2, S.1032 H.1420 1.Baskı.
14. Şeyh el-Hüveyzi “Tefsir-i Nur es-Sekaleyn” C.4, S.379
15. es-Seyyid Haşim el-Behrani el-Hüseyni “el-Burhan fi-tefsir-i Kuran” C.4, S.6, Hadis No: 6
16. İbn-i Cebir “Nehc’ül İmân” S.153-154 H.1418 Kum Bas.
17. İbn-i Şehrâşub “Menâkıb Âl Ebi Tâlib” C.3, S.64-65
18. Seyyid Şeref üd-Din el-Hüseyni “Tevil’ül Âyât ez-Zâhira” C.2, S.487-488 Hadis No: 3
19. En-Nebâti el-Âmili “es-Sırât’ul Müstakim” C.1, S.270
20. el-Hirr el-Âmili “Füsûl’ül Mühimme” S. 509-510 Müessesti Mearif İslami İmam Rida.
21. Hafız Recep el-Bersi “Meşariku Envâr’ül Yakîn Fi Esrâr Emirül Müminin” S.159
22. Hüseyin eş-Şâkiri “Ali Fil-Kitâb ves-Sünne” C.1, S.228
23. Tâlib es-Senceri “Şemâilü Ali Fil-Kurân Ves-Sünne” s.45 Lübnan Bas.
24. et-Tüsteri el-Meraşi “Şerh-i İhkâk’ul Hak” C.14, S.472
25. Merkez el-Mustafa “Ali Aleyhisselam Fil-Kuran’il Kerim” S.86
26. Merkez el-Mustafa “Nusûs Uhrâ Alâ İmamet Emir’ül Müminin” S.406, 438
27. Merkez el-Mustafa “Edillet Uhrâ Alâ İmamet Emir’ül Müminin” C.5, S.143

c) Ammar bin Yasir hazretleri dedi ki: Müminlerin Emiri Hz. Ali (as) ile beraber giderken, karıncalarla dolu bir vadiye vardık. Ben ona: Ey Müminlerin Emiri, Allahın yarattıklarından bu karıncaların sayısını, aralarında kaç erkek ve kaç dişi mevcut olduğunu bilen birini bilir misin? diye sordum. Hz. Ali şöyle cevap buyurdu: Evet, ben bir kişiyi tanırım ki bu karıncaların sayısını, aralarında kaç erkek ve kaç dişi olduklarını bilir. Ben dedim ki: O kişi kimdir? Buyurdu ki: Ey Ammar, Yasin süresindeki (12.Ayet) “Biz, her şeyi apaçık bir imamda saymışız” ayetini okumadın mı? Dedim ki: Evet ey mevlam. Bunun üzerine Müminlerin Emiri şöyle buyurdu: İşte o apaçık İmam, benim. (Karıncaların sayısını, içlerinde kaç erkek ve kaç dişi olduklarını ben bilirim)
Kaynaklar:
1. Allâmet İbn-i Hasneviyye el-Hanefi “Dür’ül Menâkıb” S.4
2. Süleyman el-Kunduzi el-Hanefi “Yenabi' ul Mevedde” Bab: 14, s.77
3. Hüsamettin el-Mirdi el-Hanefi “Âli Muhammed” S.515
4. es-Seyyid Haşim el-Bahrani el-Hüseyni “el-Burhan fi-tefsir-i Kuran” Tahran bas.1415 c.5, s.7
5. Hüseyn bin Ahmed el-Hüseyni “Tefsir-i İsne Aşar” Tahran 1. bas.1363 c.11, s.62-63 (farsça)
6. Hüccet’ül İslam Muhammed Taki Şerif “Sahifet’il Ebrâr” c.1, s.113
7. El-Hatip Şeyh Muhammed Ridâ el-Hakîmi “Selüni kable en Tefkudûni” C.2, S.160-161;
8. Şazan bin Cibril el-Kummi “er-Ravda” S.2,
9. Şazan bin Cibril el-Kummi “el-Fedâil” S.98;
10. el-Meclisi “Bihâr’ül Envâr” C.40, S.176 Hadis No: 57;
11. es-Seyyid Haşim el-Behrani “Medinet’ül Meâciz” C.2, S.133;
12. Şeyh Cafer en-Nakdi “Envâr’ül Aleviyye” S.89
13. es-Seyyid Haşim el-Behrani “Gâyet’ül Merâm” C.5, S.214
14. Ahmet er-Rahmani el-Hemedani “el-İmam Ali” S.145
15. Şeyh Ali en-Nimâzi “Müstedrek Sefinetül Bihâr” C.10, S.153
16. Er-Ravda fil Mucizât vel-Fedâil S.119
17. es-Seyyid Sâdık eş-Şirazi “Aliyyün Fil-Kurân” c.2, s.88-89
18. Hüseyin eş-Şâkiri “Ali Fil-Kitâb ves-Sünne” C.1, S.227-228
19. Et-Tüsteri el-Meraşi “Şerh-i İhkâk’ul Hak” C.8, S.104; C.14, S.471; C.20, S.220
20. Merkez el-Mustafa “Ba’d Kerâmet Emirül Müminin ve Mucizâtihi” S.1325

d) Ebu Zer dedi ki: Karıncalarla dolu bir vadiden geçiyorduk. Hz.Ali’ye: “Tenzih ederim bunların sayısını bilene” dedim. Bana dedi ki: “Öyle deme! Bunları yaratana, de. Ben Allahın izniyle bunların sayısını, aralarında kaç erkek ve kaç dişi olduklarını bilirim

Kaynaklar:
1. Süleyman el-Kunduzi el-Hanefi “Yenabi' ul Mevedde” Bab: 14, S.77;
2. Muhammed Rıda el-Kummi el-Meşhedi “Kenz’üd Dekaik ve Bahr’ül Garaib” Tahran 1. bas. 1366 c.11, s.63
3. es-Seyyid Haşim el-Bahrani el-Hüseyni’nin “el-Burhân fi-Tefsir-i Kurân” Tahran bas.1415 c.5, s.7
4. eş-Şeyh Ebu Cafer Muhammed bin Hasan et-Tusi’nin ‘Misbâh’ül Envâr’
5. Hüccet’ül İslam Muhammed Taki Şerif “Sahifet’il Ebrâr” c.1, s.109
6. Yunus Ramadân “Buğyet’üt Tâlib Fi Marifeti Ali Bin Ebi Tâlib” S.401 Müesseset’ül A’lemi lil Matbuât H.1413 Beyrut Bas.
7. es-Seyyid Haşim el-Behrani “Medinet’ül Meâciz” C.2, S.132-133
8. Ahmet er-Rahmani el-Hemedani “el-İmam Ali” S.145;
9. es-Seyyid Şeref üd-Din el-Hüseyni “Tevil’ül Âyât ez-Zâhira” C.2, S.490
10. es-Seyyid Haşim el-Behrani “Gâyet’ül Merâm” C.5, S.214
11. et-Tüsteri el-Meraşi “Şerh-i İhkâk’ul Hak” C.8, S.104
12. Merkez el-Mustafa “Ba’d Ma Vüride Fi Esmaullahi Teala” S.7
13. Merkez el-Mustafa “MM. Ba’d Kerâmet Emirül Müminin ve Mucizâtihi” S.1325
14. Merkez el-Mustafa “Ebi Zer el-Gaffari Ridvânullâhi Aleyhi” S.349

e) Salih bin Sehl dedi ki : “İmam Cafer es-Sadık (as)’ın şöyle buyurduğunu duydum: ‘Biz, her şeyi apaçık bir imamda Saymışız’ ayeti Emir’ül Müminin Hz. Ali (as) hakkında inmiştir.”
Kaynaklar:
1. Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.77
2. es-Seyyid Haşim el-Bahrani el-Hüseyni’nin “el-Burhan fi-tefsir-i Kuran” Tahran bas.1415 c.5, s.7
3. Muhammed bin Muhammed Rıda el-Kummi el-Meşhedi “Kenz’üd Dekaik ve Bahr’ül Garaib” Tahran 1. bas. 1366 c.11, s.62
4. es-Seyyid Haşim el-Behrani “Medinet’ül Meâciz” C.2, S.128
5. es-Seyyid Şeref üd-Din el-Hüseyni “Tevil’ül Âyât ez-Zâhira” C.2, S.487 Hadis No: 2
6. el-Meclisi "Bihar'ül Envar" c.24, s.158
7. es-Seyyid Haşim el-Behrani “Gâyet’ül Merâm” C.5, S.213
8. el-Muhtasar S.114
9. Şazan bin Cibril “el-Fedâil” S.94
10. Şeyh Ali en-Nimâzi “Müstedrek Sefinetül Bihâr C.1, S.195

f) Salih bin Sehl dedi ki : İmam Cafer es-Sadık (as)’ın şöyle buyurduğunu duydum: ‘Biz, her şeyi apaçık bir imamda Saymışız’ ayeti Haydarı Kerrar Emir’ül Müminin Hz. Ali (as) hakkında inmiştir.”
Kaynaklar:
1. Hüsamettin el-Mirdi el-Hanefi “Âli Muhammed” S.515
2. et-Tüsteri el-Meraşi “Şerh-i İhkâk’ul Hak” C.20, S.219-220

g) İmam Ali “Biz her şeyi apaçık bir imamda saymışız” ayeti hakkında şöyle buyurdu: “Allah’a ant olsun ki, apaçık imam benim, hakkı batıldan açığa çıkarırım.”
Kaynaklar:
1. El-Meclisi “Bihar’ül Envar” c.35, s.427
2. El-Fayd el-Keşani “Tefsir’üs Safi” c.4, s.247 ve “Tefsir’ül Asfa” c.2, s.1032
3. Şeyh el-Hüveyzi “Tefsir-i Nur es-Sekaleyn” C.4, S.379
4. Allame Tabatabai “el-Mizan Fi-Tefsir’ül Kuran” C.17, S.70
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 10-07-2017, 05:27
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.596
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Yasin suresi okunurken dinleyen kişinin salâvat getirmesi doğru mudur?

Soru: Yasin suresi okunurken dinleyen kişinin salâvat getirmesi doğru mudur? Bu alışkanlığın delili nedir?

Yöre halkı, Yasin suresi okunurken sureyle birlikte «صلی الله علیه و آله و سلم» zikrini okumakta ayrıca bu surenin 12’inci ayetine gelindiğinde ayetin okunmasından sonra şu zikri’de okumaktalar: «صلی الله علی امام مبین» Bu amel doğru mudur ve bunun delili var mıdır?

Cevap: Rivayette, Ne zaman Resulullah’ın adı geçse veya anılsa ona salâvat göndermemiz tavsiye edilmiştir. Aynı şekilde başka bir rivayette Peygamber'in on tane isminin olduğu ve bunların beşinin Kuran-ı Kerim'de zikir olunduğu bildirilmektedir. Bu isimlerden biride “Yasin” dir. Buna göre Ehl-i Beyt de Al-i Yasin olmaktadır. Yasin suresinin ilk ayetinin «یس و القرآن الحکیم» olması hasebiyle bu ayeti okuduktan sonra salâvat getirmek güzel bir ameldir; bu işin yapılması noktasında özel bir delil veya hadis bulunmasa dahi.
Aynı şekilde bazı rivayetlerde Yasin suresinin 12. ayetinde geçen «امام مبین» ‘ün Hz. Emiru'l- Müminin Ali(a.s) olduğu açıklanmıştır. İşte bu yüzden ona selam göndermek ve anmak da güzel ve benimsenen bir ameldir.

Kuran’ı Kerim Resulullah’ın Hürmetinin korunması konusunda şöyle buyuruyor: “Şüphesiz, Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin”.[1]
Bu ayetin içeriği Resulullah’ın Allahu Teâlâ nın katında olan yüce makamına delalet etmektedir. Öyle ki Allah Teâlâ ve melekler ona salat ediyorlar ve diğerlerinden de onlarla birlikte salat etmeleri emrediliyor.
Rivayetlerde salâvat göndermenin birçok bereket ve faydası dile getirilmiştir. İmam Bakır(a.s) veya İmam Sadık(a.s) şöyle buyuruyor: “Kıyamette hesap gününde terazi de Muhammed ve al-i Muhammed’e salâvattan daha ağır gelen bir şey yoktur. O günde birini getirecekler ve amelini mizan edecekler; ameli hafif kalınca zikir ettiği salâvatların sevabını mizana ekleyince amelleri ağır gelecek ve kefesi dolacaktır”.[2]
Masumlardan(a.s) bizlere ulaşan hadislerde ne zaman Peygamber Efendimizin adı anılsa salâvat getirmemiz tekit edilmiştir. Hatta namazın ortasında biri Resulullah Efendimizin adını duyarsa salâvat getirmesi müstehabdır.
İmam Muhammet Bakır(a.s)'dan şöyle rivayet olmuştur:” Şüphesiz Resulullah’ın 10 tane adı vardır. Bunlardan beş tanesi “Muhammet, Ahmet, Abdullah, Yasin ve Nun” Kuran’da gelmiş diğer beş tanesi “Fatih, Hatem, Kâfi, Mugfi ve Haşir” ise Kuran’da yoktur.[3]
İşte bu yüzden Peygamberin Ehl-i Beyti’nin lakaplarından biri de “âl-i Yasin” dir. “Âl-i Yasin Ziyareti” adı altında bir ziyaret duası, dua kitaplarında Hz. Mehdi (a.c.f)' den nakledilmiştir.[4]
Saffat suresinin 130’uncu ayetinin kıraatlerinden biri de «آل یاسین» kıraatidir. «سلام علی آل یاسین»
İmam Cafer Sadık(a.s)’tan bu ayetin tefsirinde babalarından nakil ile Hz. Ali(a.s)'ın şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Yasin” Hz. Muhammet(s.a.a)dir ve Âl-i Yasin de bizleriz.[5]
İmam Rıza(a.s) buyuruyor ki:” Allah Teâlâ Muhammed(s.a.a)’a ve Al-i Muhammed’e öyle bir fazilet vermiştir ki akıl ehli olanların dışında hiç kimse onun künhüne ulaşamaz. O ise şudur: Allahu Teâlâ nebilerinin sadece kendilerine selam etmektedir. Buyuruyor:” Âlemler içinde selam olsun Nuh'a”[6] ve ”Selam İbrahim’e “ ve ” Selam Musa’ya ve Harun’a“. Ama demiyor: Selam al-i Nuh’a ve al-i İbrahim’e lakin şöyle buyuruyor: ”Selam Al-i Yasin’e“ yani Al-i Muhammed (s.a.a)’e“…[7]
Şahitler ve deliller ışığında ”Yasin“ Resulullah’ın adlarından biridir. Resulullah’ın adını duyduktan sonra salâvat göndermekte müstehap bir ameldir. Yasin suresinin ilk ayeti hakkında özel bir açıklama ve uyarı söz konusu olmasa da genel deliller ışığında bu ayet’in kıraatinden sonra salâvat getirmek beğenilen ve iyi bir ameldir.
Bazı rivayetlerde Yasin suresinin 12inci ayetinde geçen «امام مبین» ‘ün Hz. Emiru'l-Müminin Ali(a.s) olduğu açıklanmıştır. İmam Muhammet Bakır(a.s) dan söyle nakil olmuştur:”Bu Ayet nazil olduğu sırada Ebu Bekir ve Ömer ayağa kalkarak şöyle dediler: Ya Resulullah(s.a.a) bu kelimeden maksat Tevrat mıdır? Resulullah(s.a.a) şöyle buyurdu: Hayır. İncil midir? diye sordular. Resulullah(s.a.a) şöyle buyurdular: Hayır. Kuran mıdır? diye sordular Resulullah(s.a.a): hayır, dedi. Bu sırada Hz. Ali(a.s) Resulullah’ın yanına geldi. Resulullah Onu görünce şöyle buyurdu: «امام مبین» (apaçık önder) bu kişidir. Öyle bir İmamdır ki Allahu Teâlâ her şeyin ilmini onda toplamıştır.[8]
Bu rivayet doğrultusunda zikri geçen ayet kıraat edildiğinde Hz. Emirul Müminin(a.s)’a selam ve salâvat göndermek güzel bir ameldir; Yasin suresinin bu ayeti hakkında özel bir tembih söz konusu olmasa da.
Kaynaklar:
[1] Ahzap:56.
[2] Kuleyni, Kafi, ‘.c 2, s. 494,h. 15 Peygambere ve Ehlibeyti’ne salavat Babı.
[3] Şeyh Saduk, El-Hisal, c. 2, s. 436
[4] Şeyh Tebersi, İhticac, s. 316.
[5] Tabatabayi, Muhammet Hüseyin, El-Mizan, c. 17, s. 165.
[6] Saffat: 79
[7] Şeyh Saduk, Uyun-u Ahbar-ı Rıza(a.s), c. 1, s. 216.
[8] Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsiri Numune, c. 18. s. 335, Tabatabayi, Muhammet Hüseyin, El-Mizan, c. 17, s.72
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 10-07-2017, 05:49
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.596
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Kurân'da İmam Ali (aleyhisselam)

Kurân'da İmam Ali (aleyhisselam)

Müminlerin Emiri ve Vasilerin Seyyidi Hz. Ali (a.s) hakkında yüzlerce ayet inmiştir. İslam âlimleri, tefsir, hadis, tarih ve siyer kitaplarında bunları isnatlı olarak nakletmişlerdir.

Müminlerin Emiri ve Vasilerin Seyyidi Hz. Ali (a.s) hakkında yüzlerce ayet inmiştir. İslam âlimleri, tefsir, hadis, tarih ve siyer kitaplarında bunları isnatlı olarak nakletmişlerdir. Hz. Ali'nin kendi diliyle Kurân'ın çeyreğinin Ehlibeyt hakkında olduğunu söylemektedir.
Asbağ bin Nebate'den Hz. Ali (a.s) şöyle buyurdu: "Kurân dört çeyrek indi: Bir çeyrek bizim hakkımızda, bir çeyrek düşmanlarımız hakkında, bir çeyrek sünen ve örnekler, bir çeyrek de farzlar ve hükümler hakkında inmiştir."[1]
Kurânın çeyreği Ehlibeyt'i kapsamaktadır. Hz. Ali de Ehlibeyt' in reisi konumundadır. Yalnız Hz. Ali için özel olarak inen ayetler üç yüzün üstündedir.
Adullah bin Abbas dedi ki: "Ali hakkında 300 ayet indi."[2]
Yine Abdullah bin Abbas dedi ki: "Allah'ın kitabında Ali hakkında indiği kadar hiç kimse hakkında (Âyet) inmemiştir."[3]
Hz. Ali'ye has olarak inmiş ayetlerden bir kısmını yazıyorum. Burada yazmış olduklarım Ehlisünnet'in kaynaklarındandır. Araştırma yapmak isteyen için de cilt ve sayfa numaraları belirtilmiştir. Tabi yararlandığım tüm kaynaklar Arapça kitaplarındandır.
"Biz her şeyi apaçık bir imamda saymışız" (Yasin Süresi: 12. Âyet)
a) Hz. Hüseyin (a.s) buyurdu ki: "Biz her şeyi apaçık bir imamda saymışız" ayeti indiğinde Resulullah’a (s.a.a) sordular ki: Ey Resullullah, Kurân' da geçen bu imam Tevrat, İncil, Zebur veya Kurân mıdır? Resulullah (s.a.a): Hayır, dedi. O anda babam (Hz. Ali) Resulullah’ın (s.a.a) huzuruna gelir. Bunun üzerine Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: İşte, Allah’ın her şeyin ilmini içinde saydığı imam şudur."[4]

b) Ammar bin Yasir hazretleri dedi ki: "Müminlerin Emiri Hz. Ali (a.s) ile beraber giderken, karıncalarla dolu bir vadiye vardık. Ben ona: "Ey Müminlerin Emiri, Allah'ın yarattıklarından bu karıncaların sayısını, aralarında kaç erkek ve kaç dişi mevcut olduğunu bilen birini bilir misin?" diye sordum. Hz. Ali şöyle cevap buyurdu: "Evet, ben bir kişiyi tanırım ki bu karıncaların sayısını, aralarında kaç erkek ve kaç dişi olduklarını bilir." Ben dedim ki: "O kişi kimdir?" Buyurdu ki: "Ey Ammâr, Yasin süresindeki (12. Âyet) "Biz, her şeyi apaçık bir imamda saymışız" ayetini okumadın mı?" Dedim ki: "Evet ey mevlam." Bunun üzerine Müminlerin Emiri şöyle buyurdu: "İşte o apaçık İmam, benim. (Karıncaların sayısını, içlerinde kaç erkek ve kaç dişi olduklarını da ben bilirim.)"[5]
Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurdu: "Biz, her şeyi apaçık bir imamda Saymışız" (Yasin Süresi 12.Âyet) ayeti Emir'ül Müminin Hz. Ali (a.s) hakkında inmiştir."[6]
2. a) "Sen ancak ve ancak bir uyarıcı-korkutucusun ve her kavmin bir hidayete eriştiricisi vardır" (Rad Süresi 7. Âyet)
Hz. Ali (a.s) bu ayet için şöyle buyurdu: "Uyarıcı-korkutucu Resulullah (s.a.a)'dır, hidayete eriştiren de benim."[7]
Abdullah bin Abbas dedi ki: "Sen ancak ve ancak bir uyarıcı, korkutucusun ve her kavmin bir hidayete eriştiricisi vardır" (Rad Süresi 7. Âyet) ayeti indiği zaman Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Uyarıcı-korkutucu benim, hidayete eriştiren de Ali'dir, ey Ali, hidayete varmak isteyenler, ancak seninle hidayeti bulurlar."[8]

a) "Durdurun onları, onlar sorguya çekileceklerdir." (Saffat Süresi 24. Âyet)
Resulullah (s.a.a) bu ayet için şöyle buyurdu: "Onlar, Ali bin Ebi Talib'in velayetinden sorguya çekileceklerdir."[9]

b) "Durdurun onları, onlar sorguya çekileceklerdir." (Saffat Süresi 24. Âyet) Bu ayet için Ebu İshak dedi ki: Onlar, Ali bin Ebi Talib'in velayetinden sorguya çekileceklerdir, Sırat köprüsünden ancak Ali bin Ebi Talib'in velayetini kabul edenler geçebilecek."[10]

a) "Biz seni onlardan alıp götürsek de yine onlardan intikam alırız." (Zuhruf Süresi 41. Âyet) Bu ayet indiği zaman Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: Bu ayet Ali bin Ebi Talib hakkında indi. Kendisi benden sonra ahdi bozanlardan, adaletten sapıp zulmedenlerden ve dinden çıkanlardan intikam alacaktır."[11]

b) İsa ve Cabir' den dediler ki: Bu ayet "Biz seni onlardan alıp götürsek de yine onlardan intikam alırız" Resulullah’a (s.a.a) indiğinde buyurdu ki: "Ali bin Ebi Talib ile (intikam alırız)."[12]
"Ant olsun ki nimetlerden sorulacaksınız." (Tekasür Süresi 8. Âyet) Bu ayet için İmam Cafer Sadık şöyle buyurdu: "Nimetler, Emirül Müminin Ali bin Ebi Talib'in velayetidir."[13]
Ebu Said el-Hudri, Allah'ın bu buyruğu: "Allah gönüllerinde hastalık olanların kinlerini hiç meydana çıkarmayacak mı sandılar, dileseydik biz sana onları gösterirdik, sen de onları yüzlerinden tanırdın, ant olsun ki sen onları sözlerinden tanırdın." (Muhammed Süresi 29-30. ayetler) hakkında dedi ki: "Ali bin Ebi Talib'e buğuzlarından dolayı (tanırdın)."[14]
"Bilmediklerinizi "Zikir Ehli"ne sorunuz." (Nahl Süresi 43. Âyet, Enbiya Süresi 7. Âyet)
Cabir el-Cufi dedi ki: "Bilmediklerinizi Zikir Ehli'ne sorunuz" ayeti indiğinde Hz. Ali şöyle buyurdu: "Zikir Ehli biziz."[15]
Hz. Ali şöyle buyurdu: "Bu ümmet yetmiş üç fırkaya bölündü, yetmiş ikisi ateşin içinde ve birisi -ki Allah haklarında şöyle buyurmuştur: "Yarattıklarımızdan hakka hidayet eden ve adaleti yerine getiren bir ümmet vardır" (A'râf 181. Âyet)- onlar ben ve benim tabilerim (benim yolumu takip edenler)'dir."[16]
"De ki: "Hak geldi, batıl yıkıldı, batıl zaten yıkılacaktı." (İsra Süresi 81. Âyet)
Hz. Ali Peygamber efendimizin omuzlarına çıkarak putları kırdığında bu ayet indi. (Bu ayete göre haktan maksat Hz. Ali, batıldan maksat da putlardır.)"[17]

a) "İman edip de salih ameller işleyenler yaratılmışların en hayırlısıdır." (Beyyine Süresi 7. Âyet) ayeti indiğinde Resulullah (s.a.a) Hz. Ali’ye (a.s) hitaben şöyle buyurdu: "Onlar sen ve senin Şia’ndır ey Ali. Kıyamet gününde razı olmuş ve rıza görmüş olarak geleceksiniz, senin düşmanların ise gazap ve suç yüklü olarak gelecekler."[18]

b) İbn-i Asakir, Cabir bin Abdullah' tan şöyle tahric etti: "Resulullah’ın (s.a.a) yanındaydık. Ali (a.s) geldi. Resulullah şöyle buyurdu: "Nefsim elinde olan (Allah)'a yemin olsun ki bu gelen ve Şia’sı (yandaşları) Kıyamet gününde kurtulanlardır. Sonra şu ayeti şerife indi: "İman edip de salih ameller işleyenler yaratılmışların en hayırlısıdır." Yine bir ara Resulullah’ın (s.a.a) yanında ashabı olduğu bir sırada Hz. Ali (a.s) gelince ashap: "İşte yaratılmışların en hayırlısı geliyor" dediler."[19]
"Rabbin Âdemoğullarından onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve "Rabbiniz değil miyim?" dedi, onlar da (Ruh âlemi): "Evet şahidiz dediler" (Kalü belâ) (Araf Süresi 172. Âyet)
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "İnsanlar, Ali bin Ebi Talib'in ne zamandan beri "Emir'ül Müminin" olarak adlandırıldığını bilselerdi, onun faziletlerini inkar etmezlerdi: Âdem, ruh ve ceset arasındayken. Allah o zaman hazır bulunanlara şöyle buyurmuştu: "Rabbin Âdemoğullarından onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve Rabbiniz değil miyim? dedi, onlar da (Ruh âlemi): Evet şahidiz (Kalü belâ) dediler." (Araf Süresi 172. Âyet) Allah da onlara şöyle buyurdu: Ben Rabbinizim, Muhammed peygamberiniz, Ali de Emir'inizdir."[20]
"Ve aralarında bir müezzin (münadi), Allah'ın laneti yalancıların üzerine olsun diye bağırır. " (Araf Süresi 44. Âyet)

a) el-Hâkim el-Haskani kendi senediyle Muhammed bin Hanefiyye'den, o da babası Hz. Ali'den şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ve aralarında bir müezzin (münadi), Allah'ın laneti yalancıların üzerine olsun diye bağırır" ayetindeki müezzin (münadi) benim."[21]
el-Hakim el-Haskani kendi senediyle Ebu Salih' ten, o da İbn-i Abbas kanlıyla Hz. Ali’den (a.s) şöyle nakletmiştir: "Benim Allah'ın kitabında insanların bilmediği isimlerim vardır. Onlardan biri şudur: "Ve aralarında bir müezzin (münadi), Allah’ın laneti yalancıların üzerine olsun diye bağırır." Onlar (yalancılar) velayetimde yalanlama yapanlar ve hakkımı hafife alanlardır."[22]
13. "Önde gidenler, öne geçmişlerdir" (Vakia Süresi 10. Âyet)
İbn-i Abbas dedi ki: "Bu ümmetin önde gideni Ali bin Ebi Talib'dir."[23]
14. "Senden önceki peygamberlere sor" (Zuhruf Süresi 45. Âyet)
İbn-i Abdül Birr dedi ki: "Resulullah (s.a.a) isra gecesinde miraca çıktığında Allah-u Teala onunla birlikte peygamberleri bir araya topladı ve şöyle buyurdu: "Ey Muhammed, 'Senden önceki peygamberlere sor,' ne üzere gönderildiniz?" Peygamber efendimiz sorunca dediler ki: Biz, Lâ ilâhe illallâh şehadeti, senin peygamberliğinin ikrarı ve Ali bin Ebi Talib' in velayeti üzerine gönderildik. "[24]
"Aralarında perde vardır, Araf'ın üzerinde onları yüzlerinden tanıyan adamlar vardır." (A'râf Süresi 46. âyet)
el-Menakıb senedinde Zadan' dan, o da Selman-ı Farisi' den, dedi ki: Resulullah’ın, Hz. Ali'ye on kereden fazla şöyle buyurduğunu duydum: Ey Ali, sen ve senden sonraki vasiler Cennet ve Cehennem arasındaki Araf'sınız. Cennete, sizi tanıyıp, sizin de kendisini tanıdığı kimseden başka kimse geçmeyecek. Cehenneme de sizi inkâr eden ve sizin de kendisini inkâr ettiği kimseden başka geçmeyecektir. "[25]

b) el-Hakim senedinde Asbağ bin Nebate' den, dedi ki: Hz. Ali'nin yanındaydım, İbn' il Kevva onun yanına geldi ve ona bu ayeti "Araf üzerinde onları yüzlerinden tanıyan adamlar vardır." (A'râf Süresi 46. âyet) hakkında sordu. Hz. Ali ona şöyle buyurdu: Ey İbn'il Keva, Kıyamet gününde Cennet ve Cehennem arasında duracaklar biziz. Bizi seveni yüzünden tanıyıp onu Cennete geçireceğiz, bizi buğzedeni de yüzünden tanıyacağız ve Cehenneme geçecek. "[26]
"De ki: Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter" (Ra'd Süresi 43. Âyet)

a) Abdullah bin Selem dedi ki: Resulullah’a (s.a.a) Allah’ın bu buyruğunu "De ki, benimle sizin aranızda tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter." hakkında sordum, buyurdu ki: Ali bin Ebi Talib' dir."[27]

b) İbn-i Abbas dedi ki: "De ki, benimle sizin aranızda tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter." O Ali (a.s)'dir. Çünkü kendisi tefsirde, tevilde, nesih ve mensuhta âlimdir."[28]

c) Fudayl bin Yesâr'dan, İmam Bakır (a.s) şöyle buyurdu: "De ki, benimle sizin aranızda tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter." ayeti Hz. Ali (a.s) hakkında indi. O, bu ümmetin âlimidir."[29]

d) İmam Musa bin Cafer (a.s)' den, Zeyd bin Ali' den, Muhammed bin Hanefi' den, Selman-ı Farisi' den, Ebu Said el-Hudri' den, dediler ki: "De ki, benimle sizin aranızda tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter." Ayeti Hz. Ali hakkında indi."[30]
Muhammed bin Hanefiyye dedi ki: "Babam Hz. Ali'nin yanında ilk ve son kitabın ilmi vardır."[31]
"Allah müminlere kifayet etti"
(Ahzap Süresi 25. Âyet)

a) Ebu Naim el-Hafız senedinde, Abdullah bin Mesud dedi ki: "Hz. Ali Hendek gününde Amr bin Abdeved'i öldürdüğünde Allah-u Teala şu ayeti indirdi: "Allah müminlere Ali ile kifayet etti."[32]
Celaleddin es-Suyuti rivayet eder ki: "Allah müminlere Ali ile kifayet etti" ayeti Abdullah bin Mesud'un mushafındandır." (Elimizdeki Kurân'da "Ali ile" (Bi Ali) sözcükleri bulunmamaktadır. Elbette Ali kelimesinin söz konusu mushafta tefsir mahiyetinde bir açıklama mahiyetinde olması muhtemeldir.)[33]

c) Abdullah bin Mesud "Allah müminlere kifayet etti" ayetini şöyle okurdu: "Allah müminlere Ali ile kifayet etti."[34]
İbn-i Abbas ve Mücahit dediler ki: Ali'nin dört dirhemi vardı, birini gece birini gündüz, birini gizli, birini de açık olarak nafaka verdi. Sonra şu ayeti şerife indi: "Mallarını gece, gündüz, gizli ve açıkta harcayanlar yok mu, onların ödülleri Rableri yanındadır, onlara hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar." (Bakara Süresi 274. Âyet)[35]
19. "Sizin veliniz ancak ve ancak Allah'tır, Resulü'dür ve iman edip de namaz kılıp da rükû halinde zekât veren müminlerdir." (Maide Süresi 55. Âyet) Bu ayet Ali bin Ebi Talib hakkında indi. Mescitte namaz kılarken rükû halinde olduğu anda parmağındaki yüzüğünü sâile sadaka olarak vermişti. "[36]
20. Abdurrahman bin Kesir dedi ki: "İmam Cafer Sadık’a (a.s) Allah'ın bu buyruğu: "Onlar birbirlerine neyi soruyorlar, o büyük haberi mi? Onda ihtilafa düşmüşlerdir." (Nebe Süresi 1. 2. ve 3. Ayetler) Ve şu buyruğu: "Velayet hak olan Allah içindir." (Kehf Süresi 44. Âyet) hakkında sordum. Buyurdu ki: Emir'ül Müminin Hz. Ali’nin (a.s) velayetidir. (Ayette velayetin Allah için olduğu ile bu hadiste söz konusu velayetten maksadın Allah için olduğunun açıklanması arasında bir çelişki yoktur çünkü Hz. Ali'nin velayeti Allah Teala'dan kaynaklandığı ve onun emriyle gerçekleştiği için bu velayeti Allah'a ve Hz. Ali'ye isnat etmenin arasında bir çelişki yoktur.) Kendisi şöyle diyordu: Allah'ın benden daha büyük bir haberi ve daha büyük bir ayeti yoktur."[37]

________________________________________
[1]- (el-Haskani' nin "Şevahid' üt Tenzil" c. 1, s.43 Hadis No: 85 / el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.126 / Ebu Naim' in "Nur'ül Müşteal" s.37)
[2]- (el-Künci' nin "Kifayet' üt Talib" s.108 / el-Bağdadi' nin "Tarih-i Bağdat" c. 6, s.221 Hadis No: 3275 / el-Suyuti' nin "Tarih'ül Hulefa" s.172 / İbni Hacer el-Heytemi' nin "Sevaik' ul Muhrika" s.125 / İbni Asakir' in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.431 Hadis No: 941 / eş-Şeblenci' nin "Nur'ül Absar" s.73 / Ebu Naim' in "Nur'ül Müşteal" s.35 / Suyuti' nin "Leali" c.1, s.192 / İs'af'ür Rağibin s.176 / el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.286 )
[3]- (İbni Hacer el-Heytemi' nin "Sevaik' ul Muhrika" s.127 /eş-Şeblenci' nin "Nur'ül Absar" s.73 / el-Suyuti' nin "Tarih'ül Hulefa" s.171 / el-Haskani' nin "Şevahid' üt Tenzil" c. 1, s.39 / el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.125 / İbni Asakir' in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.430 Hadis No: 940 )
[4]- (Süleyman el-Kunduzi' nin " Yenabi' ul Mevedde" s.77)
[5]- (Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.77)
[6]- (Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.77)
[7]- (el-Hakim Nişaburi' nin "el-Müstedrek ala Sahihayn" c.3, s.129 el-Hakim burada diyor ki: Bu hadisin isnadı sahihtir. Ama ihraç etmemişler (Buhari ve Müslim ) /el-Heysemi' nin "Mecma' üz Zevaid" c.7, s.41 / el- Müttaki el-Hindi' nin "Kenz' ul Ummal" c.1, s.251 / el-Tabari' nin "Cami' ul Beyan" tefsiri c.8, s.108 / İbn-i Asakir' in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.416 / Suyuti' nin "ed-Derr' ül Mensur" tefsiri c.4, s.608 / İbn-i Arabi' nin "Mucem eş-Şuyuh" c.2, s.120)
[8]- (el-Suyuti'nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.4, s.45 / Tefsir-i İbn-i Kesir c.3, s.502 / Tefsir-i Tabari c.13, s.108 Hadis no: 20161 / Fahrettin Razi' nin "Tefsir-i Kebir" c.19, s.14 / el-Hakim'in "Müstedrek ala Sahihayn" c.3, s.129 / el-Alusi'nin "Ruh'ul Meani" tefsiri c.13, s.97 / ez-Zerendi'nin "Nazım Dürer es-Simtayn" s.90 / el-Haskani'nin "Şevahid'üt Tenzil" c.1, s.293 / el-Sabbağ el-Maliki'nin "Füsul el-Mühimme" s.107 / eş-Şeblenci'nin "Nur'ül Absar" s.71 / el-Hamvinieş-Şafii'nin "Feraid es-Simtayn" c.1, s.148 / el-Müttaki el-Hindi'nin "Muntahab'ul Kenz" c.5, s.34 / İbn-i el-Cevzi'nin "Zad'ül Mesir" c.4, s.307 / el-Künci eş-Şafii'nin "Kifayet üt-Talip" s.233 / İbn-i Asakir eş-Şafii'nin "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.416 / Hadis no: 923 / el-Zehebi'nin "Mizan'ül İtidal" c.1, s. 482 / el-Askalani'nin "Lisan'ül Mizan" c.2, s.199 / el-Kunduzi el-Hanefi'nin "Yenabi'ül Mevedde" s. 238 / Ebu Naim'in "Nur'ül Müşteal" s.119)
[9]- (el-Haskani' nin "Şevahid' et-Tenzil" c.2, s.106 / Yenabi ul Mevedde s.238, 296 / İbni Hacer'in "es-Sevaik'ul Muhrika" s.89 )
[10]- ( el-Menakib-i Harezmî s.195)
[11]- (Süleyman el- Kunduzi' nin "Yenabi'ul Mevedde" s.235)
[12]- (Menakıb-ı Meğazeli s.321)
[13]- (Süleyman el- Kunduzi' nin "Yenabi ül Mevedde" s.111)
[14]- (Ebu Naim' in "Nur' ül Müşteal" s." s.227 / el-Haskani' nin "Şevahid' üt-Tenzil" c.2, s.178 Hadis no: 883 / İbni Asakir' in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.421 / El-Künci' nin "Kifayet' üt Talib" s.235 / el-Menakıb-ı Megazeli s.315 Hadis no: 359 / Suyuti' nin "ed-Derr' ül Mensur" tefsiri c.6, s.66 / el-Alusi' nin Ruh' ul Meani c.26, s.71 / el-Şevkani' nin "Feth'ül Kadir" c.5, s.39 / İbn'ül Esir' in "Üsd'ül Gabe" c.4, s.29)
[15]- (Tefsir-i Tabari c.17, s.5 / Tefsir-i İbn-i Kesir c.2, s.571 / el-Haskani' nin "Şevahid' üt Tenzil" c.1, s.436 / el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.119)
[16]- (el-Suyuti'nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.3, s.617 / Menakıb-ı Hüvarezmi / el-Kunduzi el-Hanefi'nin "Yenabi'ül Mevedde" s.109 / el-Haskani'nin "Şevahid'üt Tenzil")
[17]- (Tefsir-i Keşşaf mezkur ayetin tefsirinde. / Nehc' ül Hak s.235)
[18]- (İbni Hacer el-Heytemi' nin "Sevaik' ul Muhrika" s.154 / eş-Şeblenci' nin "Nur'ül Absar" s.105 / el-Haskani' nin "Şevahid' üt Tenzil" c.2, s.356 Hadis No: 1126 / Ebu Naim' in "Nur'ül Müşteal" s.274 / el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.301 / el-Suyuti' nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.6, s.379 / el-Heysemi' nin "Mecma' üz Zevaid" c.9, s.131 / el-Şevkani' nin "Feth' ül Kadir" tefsiri c.5, s.464 / İbn-i Sabbağ el-Maliki' nin "Füsul el-Mühimme" s.122 / İbni Asakir' in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.344 / Tefsir-i Alusi c.3, s.171 / el-Müttaki el-Hindi' nin "Kenz' ul Ummal" c.13, s.156 / el-Münavi' nin "Künuz el-Hakaik" s.92 )
[19]- (el-Suyuti' nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.6, s.379 / İbni Asakir' in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.442 Hadis No: 958)
[20]- (Menakıb-ı Meğazeli s. 171 / Suyuti' nin "el-İklil" s.98 / ed-Deylemi' nin "Firdevs el-Ahbar" 14. Bab / Tefsir-i Levami c.9, s.277 / İhkak' ul Hak c.3, s.307 / Nehc' ül Hak s.191 )
[21]- (el-Haskani' nin "Şevahid' üt Tenzil" c.1, s.202 / el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.101)
[22]- (Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.101)
[23]- (Tefsir-i İbn-i Kesir c.4, s.283 / el-Suyuti' nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.6, s.154 tefsiri / İbni Hacer el-Heytemi' nin "Sevaik' ul Muhrika" s.123 / el-Alusi' nin "Ruh'ul Meani" tefsiri c.27, s.114 / el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.60 )
[24]- (el-Künci' nin "Kifayet' üt Talib" s.25 / Menakıb-ı Hüvarezmi s.121 / el-Haskani' nin "Şevahid' üt Tenzil" c.2, s.156 / el-Tabari' nin "Zehair' ul Ukba" s.69 / el-Müttaki el-Hindi' nin "Kenz' ul Ummal" c.6, s.156 / el-Heysemi' nin "Mecma' üz Zevaid" c.9, s.108 / el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.82)
[25]- (Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.102 )
[26]- (Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.102)
[27]- (Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.239)
[28]- (Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.104)
[29]- (Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.102)
[30]- Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.103)
[31]- (Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.104)
[32]- (Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.137)
[33]- (Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.137)
[34]- (el-Suyuti' nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.5, s.193 / Ebu Naim' in "Nur'ül Müşteal" s.172 / el-Haskani' nin "Şevahid' üt Tenzil" c.2, s.3 Hadis No: 629 / Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.95 / el-Künci' nin "Kifayet' üt Talib" s.234 / el-Zehebi' nin "Mizan' ül İtidal" c.2, s.17 / İbni Asakir' in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.420, Rakam: 927 / İbn-i Batrik' in "Hasais Vahy'ül Mubin" s.219 Hadis No: 166)
[35]- (el-Suyuti' nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.1, s.363 / Menakıb-ı Hüvarezmi s.198 / Menakıb-ı Meğazeli s.280 / el-Heysemi' nin "Mecma' üz Zevaid" c.6, s.324 / el-Tabari' nin "Zehair' ul Ukba" s.88 ve "Riyad' ul Nadara" c.2, s.206 / Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.92, 290)
[36]- (Mealim'üt Tenzil c.2, s.67 / İbni Asakir' in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.410 / İbn-i Kesir' in "el-Bidayetü ven-Nihaye" c.7, s.357 /Medarik'üt Tenzil c.1, s.420 / Tefsir-i İbn-i Ebi Hatim c.2, s.61)
[37]- (Süleyman el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.495)
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 10-08-2017, 01:39
Serdangeçti Serdangeçti isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Oct 2017
Mesajlar: 1
Serdangeçti is an unknown quantity at this point
Standart

Selam Olsun Haydarı Kerrar İmam Ali (aleyhisselam)'a Ya Ali (aleyhissela) Senin Velayetini Bize Bahş eden Allah'a Hamd Olsun
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 10-12-2017, 12:59
sürgündeki şia sürgündeki şia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 581
sürgündeki şia is an unknown quantity at this point
Standart Kuranda apacik Imam Hz Ali’dir;

www.aliyyenveliyullah.com Yöneticileri sizlere Ne Kadar Teşekkür Etsek Azdır. Sağolun, Varolun

Kuranda apacik Imam Hz Ali’dir (as)
“Vekülle şey’in ahsaynâhu fi İmâmin mubîn”(yasın suresi 12 inci ayet)
Meali:“Biz her şeyi apaçık bir İmam'da saymışız.” (Yasin 12. Ayet) Salih bin Sehl dedi ki :İmam Cafer es-Sadık (as)’ın şöyle buyurduğunu duydum:‘Biz, her şeyi apaçık bir imamda Saymışız’ ayeti Haydarı Kerrar Emir’ül Müminin Hz. Ali (a.s) hakkında inmiştir.”
Kaynak:et-Tüsteri el-Meraşi “Şerh-i İhkâk’ul Hak” C.20, S.219-220
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 10-12-2017, 01:01
SUDE SUDE isimli Üye şuanda  online konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 136
SUDE is on a distinguished road
Standart

Allah razı olsun Şimdiye kadar duymadığımız Bu güzel Bilgiler İçin Maşallah
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 10-12-2017, 01:02
FATİME FATİME isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 62
FATİME is on a distinguished road
Standart

Paylaşımınız İçin allah Ve Ehli Beyt (as) Razı olsun İnşallah
__________________
HZ.PEYGAMBER EFENDİMİZ(s.a.a) ŞÖYLE BUYURUYORLAR: CENNET, EHLİBEYTİME ZULMEDEN VE İTRETİM HAKKINDA BENİ İNCİTENE HARAM KILINMIŞTIR.
(Tefsir-i Kurtubi, c. 16, s. 22).
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 10-12-2017, 01:09
FATİME FATİME isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 62
FATİME is on a distinguished road
Standart

Hz. Ali (as), 4 yıl 9 ay süren hilafeti süresince HZ peygamberin (saa) sünnetine tam olarak uydu. Toplumda çeşitli ıslahatlara başvurarak, alt tabaka insanların iyi yaşamını temine çalıştı. Selam Olsun Ona, Ve Soyuna
__________________
HZ.PEYGAMBER EFENDİMİZ(s.a.a) ŞÖYLE BUYURUYORLAR: CENNET, EHLİBEYTİME ZULMEDEN VE İTRETİM HAKKINDA BENİ İNCİTENE HARAM KILINMIŞTIR.
(Tefsir-i Kurtubi, c. 16, s. 22).
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 10-12-2017, 01:12
Z€YNEB!Y€L! Z€YNEB!Y€L! isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 83
Z€YNEB!Y€L! is an unknown quantity at this point
Standart

Selam Olsun علي بن أبي طالب
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 10-12-2017, 01:47
zeynep sude zeynep sude isimli Üye şuanda  online konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 20
zeynep sude is an unknown quantity at this point
Standart

Allah Rasulu Hz.Muhammed (saa) Sevdiğini Sevmek, Düşman Olduğuna Düşman Olmak Ölçüdür... Savaşların Yiğit Kahramanı Haydar-ı Kerrarın Allah Sevmek de Allah'ın, Peygamberin Emridir...
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Alt 12-21-2017, 07:02
ali-veliyullah ali-veliyullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 277
ali-veliyullah is on a distinguished road
Standart

Resulullah (s.a.a) buyurdu:
Ali’nin Müslümanlar üzerindeki hakkı, babanın oğlu üzerindeki hakkı gibidir
Kaynak:
(Lisanu’l Mizan, c.4,s.399; el-Menakib, İbni Meğazili, s.243)
__________________
LAİLAHEİLLALLAH, MUHAMMEDEN RASULULLAH, ALİYYENVELİYULLAH
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 12-22-2018, 04:08
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.596
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Kur'ân Olduğu Sürece Ali'de (as) Olacaktır!

Kur'ân Olduğu Sürece Ali'de (as) Olacaktır!

Bir gün Muaviye Mekke'ye geldiğinde bazıları yanına giderek şöyle dediler:
– İbn Abbas'ın Kur'ân'ı tefsir ettiğini biliyor musun?
Muaviye dedi ki:
– Evet, bu gayet doğal bir şeydir. Çünkü o, Peygamber'in amcası oğludur ve Haşimîlerdendir. O da tefsir etmesin, kim etsin?!
Dediler ki:
– Fakat o, ayetleri Ali bin Ebu Talip lehine olacak şekilde tefsir ediyor ve biz bundan hem rahatsızız hem de şikâyetçiyiz!
Muaviye dedi ki:
– Madem öyle, o zaman bizzat kendim toplantısına gidip orayı dağıtacağım...
Bunun üzerine Muaviye, İbn Abbas'ın tefsir dersine gitti. Ancak İbn Abbas'ın ayetleri çok güzel ve sağlam biçimde tefsir ettiğini görünce itiraz edecek bahane bulamadı. Toplantı sona erdiğinde ise şöyle dedi:
– İbn Abbas! Sen ayetleri mi tefsir ediyorsun, yoksa Ali'nin faziletlerini ve üstünlüklerini mi anlatıyorsun?!
İbn Abbas dedi ki:
– Ey Muaviye! Kur'ân'ın neresinde Ali bin Ebu Talib'in üstünlüğüne değinilmediğini sen söyle bana! Şimdi sana sorsam cevaplar mısın? "Sen ancak uyarıcısın ve her topluluğun bir yol göstericisi, doğru yola ileteni var." (Ra'd, 7) ayeti kiminle ilgilidir?
Muaviye dedi ki:
– Resulullah buyurmuş ki: "Bu ümmetin uyarıcısı benim, yol göstericisi ve doğru yola ileteni de Ali'dir."
– Peki, "Allah sadece siz Ehlibeyt'ten tüm kötülükleri gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor." (Ahzâb, 33) ayeti kimler hakkındadır ey Muaviye?!
Muaviye:
– Resulullah'ın Ehlibeyti ile Ali'nin temizliği hakkındadır.
İbn Abbas:
– "Sizin veliniz ancak Allah, O'nun Resulü ve namaz kılarken ve rükû hâlinde iken zekât veren müminlerdir." (Mâide, 55) ayeti kimin hakkındadır?
Muaviye:
– Ali, namaz kılarken yüzüğünü Allah yolunda verdiğinde bu ayet inmiştir ve ben de bunu kabul ediyorum.
...
İbn Abbas:
– Peki, "Gelin biz kendi oğullarımızı ve siz kendi oğullarınızı, biz kendi kadınlarımızı ve siz kendi kadınlarınızı, biz kendimizi ve siz kendinizi çağıralım; sonra da dua edelim..." (Âl-i İmrân, 61) ayeti kiminle ilgilidir?
Muaviye:
– Bu, Necran Hıristiyanlarıyla gerçekleşen Mübahele olayını anlatmakta ve Allah burada Ali'yi Resulullah'ın nefsi/kendisi olarak tanıtmıştır.
İbn Abbas:
– "İstekte bulunan biri, (muhakkak) gerçekleşecek olan bir azabı istedi." (Meâric, 1) ayeti kimin hakkında inmiştir?
Muaviye:
– Gadir-i Hum günü adamın biri Allah Resulü'nün yanına gelip şöyle dedi: "Bu dediklerin sana ait sözler midir, yoksa Allah'a mı aittir?" Peygamber, Ali'ye yönelik emrin Allah tarafından olduğunu söyleyince adam dedi ki: "Allah'a söyle ki bana bir azap indirsin; ben Ali'nin velayetine tahammül edemem." Bunun üzerine Allah herkesin gözü önünde o adamı helak etti. Şimdi sen ey İbn Abbas, sadece bu ayetleri mi okuyorsun?
İbn Abbas:
– O zaman, "Ey Elçi! Rabbin tarafından sana indirilen mesajı tebliğ et..." (Mâide, 67) ayetinin kimin hakkında indiğini söyle Muaviye!
Muaviye:
– Evet, kabul ediyorum, Ali'nin velayeti hakkındadır.
İbn Abbas:
– Ey Muaviye! Söyle bakalım, "Bugün dininizi sizin için kâmil kıldım, size nimetimi tamamladım..." (Mâide, 3) ayeti kiminle ilgilidir?
Muaviye:
– Evet, bu da Ali'nin velayetiyle dinin kemale erdiğini bildiren ayettir. Fakat sen bana bunu değil, başka ayet oku.
Bunun üzerine İbn Abbas ayağa kalktı ve şöyle dedi:
– Ey Muaviye! Sen söyle; Ali bin Ebu Talib'in fazilet ve üstünlüğünü beyan etmeyen Kur'ân'ın hangi yerini okuyayım? Ali'nin anlatılmadığı hangi ayeti okuyayım?
Muaviye:
– Tamam İbn Abbas, o hâlde şu ayeti oku: "Yer şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığı zaman..." (Zilzâl, 1)
İbn Abbas:
– Bu da Ali bin Ebu Talib'in faziletiyle ilintilidir.
Muaviye:
– Daha neler! Allah'ını seversen, Ali bu ayetin neresindedir?!
İbn Abbas:
– Duymadın mı? Resulullah'ın (s.a.a) vefatından bir yıl geçmemişti ki Medine'de şiddetli bir deprem oldu. İnsanlar korkudan sokaklara dökülmüşlerdi. O sırada Ali (a.s) de kalabalığın yanına geldi ve ayağını sert bir şekilde yere vurarak şöyle dedi: "Ey yer! Ebu Turap sana sakinleşmeni emrediyor."
Muaviye öfkeden çılgına dönmüş, yerinde duramıyor ve ne diyeceğini bilmiyordu. Buna rağmen dedi ki:
– Desene; Kur'ân olduğu sürece Ali de olacaktır (ve ben Ali'nin ismini bir türlü zihinlerden silip yok edemeyeceğim)!
�� Biharu'l-Envar, c.44, s.125
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 06-01-2019, 07:57
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.596
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

İmam Ali (aleyhisselam)'ın sebeb-i nüzul hakkında ne derece bir bilgiye sahip olduğunu şu sözleriyle anlamaktayız:

Emir-el Müminin İmam ali (aleyhisselam) buyurdu: “Ey İnsanlar; Bana Allah’ın Kitabı’ndan sorun! Vallahi, hiçbir âyet yoktur ki, gece mi gündüz mü, ovada mı dağda mı nâzil oldu bilmiş olmayayım.”1

“Allah’a yemin olsun ki, hiçbir âyet yoktur ki, ne hakkında,
nerede nâzil olduğunu bilmemiş olayım. Şurası gerçektir ki, Rabbim bana idrak edici bir kalp ve çok sorgulayıcı bir dil bahşetmiştir.”2
Kaynaklar:
1- Zehebî, Muhammet Hüseynî, et-Tefsîr ve’l-Müfessirûn, Mektebetu’l-Vehbe, Kahire,
1995, I, 96; İbn Hacer, es-Sevâiku’l Muhriketu fi Reddi ‘ala Ehl-i Bideî’ vez- Zendekati,
Mektebeti’l Kahire, Kahire, tsz., 126.

2- Zehebî, et-Tefsîr ve’l-Müfessirûn, I, 96; İbn Hacer, es-Sevâik, 125.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 06:56


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.