aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | HİLAFET | MEZHEPLER TARİHİ VE ŞİİLİK

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12-24-2012, 04:36
sürgündeki şia sürgündeki şia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 571
sürgündeki şia is an unknown quantity at this point
Standart Ammar bin Yasir, Şehadeti ve Hak Batıl Savaşı

Ammar bin Yasir, Yemen ahalisinden olup Mekke’deki Beni Mahzum kabilesiyle ittifak kurmuş bir ailenin çocuğu olarak Hz. Peygamber efendimizin (s.a.a) hicretinden 57 yıl önce Beni Mahzum kabilesinde dünyaya geldi. Babası Yasir, annesi Sümeyye ilk Müslümanlardan olup İslam yolunda şehit olanların ilklerindendirler.

Ammar, 48 yaşlarında Peygamber efendimizin hicretinin ilk yılında Peygamberimizin Erkam’ın evinde ikamet ettiği sırada Müslüman olmuş ve bu yolda tüm işkence ve zulümlere göğüs germiştir.

Ammar bin Yasir, İslam’ın yayılması için oldukça zahmetlere katlanmıştır. Peygamber efendimizin (s.a.a) bütün savaşlarında yanında olmuştur. Hz. Peygamber Ekrem (s.a.a) onun hakkında devamlı olarak şöyle buyururdu:

یا عمار! تقتلک الفئة الباغیه

“Ey Ammar! Seni haddi aşan, zalim bir grup öldürecektir.”

Ammar bin Yasir, Hz. Ali’nin (a.s) en vefalı dört yaranından biriydi. Hz. Peygamber efendimizin (s.a.a) vefatından sonra ahdine sadık kalarak Hz. Ali’nin yanında yer almıştır. Hz. Ali (a.s) halife olduktan sonra Ammar, her an Hz. Ali’nin yanında hazır olmuştur…

Sıffın savaşında ilerlemiş yaşına rağmen, savaş meydanında Hz. Peygamberin (s.a.a) sairi ashabıyla birlikte Muaviye’ye karşı bir an olsun Hz. Ali’nin yanından ayrılmamıştır… Hicretin 37’sinde Safer ayının dokuzunda 93 yaşında şehadet şerbetini içerek hak yolda şehit olmanın gururuyla ilahi rahmete kavuşmuştur.

Ammar Yasir’in kabri şerifleri, Suriye’nin Rukke şehrinin eski kalesinin sağ semtinde Ali (a.s) kapısı diye meşhur olan yerde bulunmaktadır.

Tarih kitaplarında yer aldığına göre Sıffın savaşında Ammar bin Yasir, şehadeti öncesi susuzluğundan ötürü oldukça fazla su istemiş… bir adam burada su yoktur demiş. Bu sırada “Raşit” adında küçük bir erkek çocuğu sütlü bir şerbet getirerek ona verir. Ammar şöyle der: “Dostum Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştu: Dünyadaki son azığın bir kap süt olacaktır. Ammar sütü içtikten sonra birkaç kere düşmana saldırdı. En sonunda Muaviye ordusundan “Ebu’l Adiye el- Fezari” ve “İbn Cavn Sekuni” adlı iki kişi Ammar’a saldırdı. Birincisi ağır bir kılıç darbesiyle Ammar’ı yaraladı. İkincisi Ammar yere düştükten sonra Ammar’ın başını gövdesinden keserek onu şehit etti.

Ammar bin Yasir’in Peygamber efendimizin vefatından sonraki tutumu Mevla ve efendisi olan Hz. Ali’nin tutumuyla aynıydı. Hilafet konusunda halifelere muhalefet etmiş ve onları kabul etmemiştir! O da, Salman, Ebu Zer ve Miktat gibi imametin yılmaz savunucu olmuştur.

Ammar bin Yasir, aynı şekilde Peygamber efendimiz ölüm döşeğinde iken bazı sahabelerin hilafet derdine düşerek Peygamber efendimizin cenazesini yerde bırakarak Sakife’ye gitmesiyle başlayan Sakife’de belirlenen hilafete karşı çıkmasıyla tanınmaktadır. Ammar, Hz. Fatıma’nın (s.a) şehadeti sonrası cenazesine katılıp cenaze namazı kılan ender kişilerdendir aynı zamanda.

Ammar Yasir, Cemel savaşına da katılmıştır. Bu savaşta bin kişilik bir birlikle ordunun sol kanadının Malik Eşter ise bin kişilik bir birlikle sağ kanadın komutanlığını üstlenmiştir.

Hak ve Batıl’ın Ölçüsü; “Ammar b. Yasir (r.a)”
… Abdullah b. Ebu’l-Huzeyl’in şöyle dediğini haber verdi:
Peygamber (s.a.s) mescidin inşasına giriştiği zaman kerpiçleri teker teker taşımaya başladık. Ammar ise kerpiçleri ikişer ikişer taşıyordu. [Oraya] geldim, arkadaşlarım bana şunu anlattı: Peygamber (s.a.s), onun başındaki torağı silkeliyor ve şöyle diyordu: “Vah sana, Sümeyye’nin oğlu! Seni azgın bir grup öldürecek.
Ebu Sa’id el-Hudri’nin şöyle dediğini haber verdi: Bana, benden daha faziletli olan Ebu Katade anlattı ve şöyle dedi:
Peygamber (s.a.s) Ammar’ın başındaki toprağı silerek ona şöyle dedi:“Vah, yazık sana Sümeyye’nin oğlu! Seni azgın bir grup öldürecek.
Bize Amr b. Murre haber verdi; dedi ki: Abdullah b. Seleme’yi şöyle derken duydum:
Ammar b. Yasir’i Sıffin günü elinde kargı olan esmer bir ihtiyar olarak gördüm. O kargı [titrer gibi] sallanıyordu. Yanında sancak olduğu haldeAmmar. Amr b. el-As’a baktı ve şöyle dedi: “Bu, Allah Resulu (s.a.s) ile beraber üç defa savaştığım bir sancaktır. Bu dördüncüsüdür. Allah’a yemin ederim ki, şayet onlar bizi [kılıçlarıyla] vurup Hecer şehrinin hurmalıklarına kadar kovalasalar dahi yine bizim işimizin hak, onların ise batıl [yolda] olduğunu bilirim.
El-Haris b. el-Fudayl, ona da babası, Umare b. Huzeyme b. Sabit’in şöyle dediğini haber verdi:
Huzeyme b. Sabit Cemel vakasına katıldı. Ama o kılıcını kınından çıkarmadı. Sıffin savaşına da katıldı ve şöyle dedi: “Ammar öldürülüp de onu kimin öldürdüğünü görmedikçe asla [savaş meydanına] varmam. Çünkü ben Allah Resulu’nun “Onu azgın bir grup öldürecek” dediğini duydum. Umare devamka dedi ki: Ammar b. Yasir öldürüldüğü zaman Huzeyme şöyle dedi: “Sapık yok bana ayan beyan belli oldu.” [Sonra düşmana] yaklaştı ve öldürülünceye kadar savaştı.
… Ammar yere düşünce başka bir adam onun üzerine atladı ve başını kesti. Bu iki adam onu öldürme konusunda tartışmaya başladılar. Onlardan her biri “Onu ben öldürdüm.” Diyordu. Bunun üzerine Amr b. el-As şöyle dedi: “Vallahi şu iki kişi sadece Cehennem’de [olmak] için çekişiyorlar.Mu’aviye Amr’ın bu sözünü duydu. O iki adam oradan uzaklaşınca Mu’aviye, Amr b. el-As’a, “Senin yaptığın gibisini görmedim. Bir kısım insanlar bizim için canlarını feda ediyorlar, sen ise onlara Siz Cehennem’de olmak için çekişiyorsunuz diyorsun” dedi. Amr da ona cevap olarak şöyle dedi: “Vallahi, bu böyledir. Vallahi, sen de bunu kesinlikle biliyorsun. Ben bundan yirmi sene önce ölmüş olmayı arzu ederdim.
Muaviye’nin Hakkı örtme çabaları

Abdurrahman b. Ziyad, Abdullah b. el-Haris’in şöyle dediğini haber verdi:
Mu’aviye’nin Sıffin dönüşünde onunla Amr b. el-As’ın arasında yürüyordum. –Abdullah devamla dedi ki: –Abdullah b. Amr, [babası Amr’a]: “Babacığım, sen Allah Resulu’nun Ammar’aVah sana, ey Sümeyye’nin oğlu! Seni azgın bir grup öldürecek.” dediğini duydun değil mi?” diye sordu. “Abdullah devamla yine dedi ki: Bunun üzerine Amr, Mu’aviye’ye “Şunun ne dediğini duymuyormusun?” diye sordu. Abdullah devamla yine dedi ki: Mu’aviye de “Bize öyle çirkin bir şey getirip [söyleyip] duruyorsun ki, [1] onunla idrarının içinde kayıp düşüyorsun. Onu biz mi öldürdük? [Ali ve Irak halkını kast ederek] onu [buraya] getirenler öldürdü.” dedi.
İbn Kesir Tarih-i’nde;
İmam Ahmed b. Hanbel, Hanzale b. Hüveylid el-Anzfnin şöyle dedi­ğini rivayet etmiştir:
“Bir ara ben Muaviye’nin yanındayken iki kişi ona gelip Ammar’ın başı hakkında tartıştılar. İkisi de Ammar’ı kendisinin öldürmüş oldu­ğunu iddia ediyordu. Abdullah b. Amr, onlara dedi ki:
– Babacığım, sen, Rasûlullah (s.a.v.)’m Ammar’a şöyle dediğini işitmedin mi?: “Vay sana ey İbn Sümeyye (Ammar)! Seni mütecaviz bir topluluk öldürecektir.” Bunun üzerine Amr, Muaviye’ye:
– Şunun dediklerini işitiyor musun? diye sordu. Muaviye de ona şu cevabı verdi:
– Buna dair yasak, bize hâlâ gelmektedir, ama Ammar’ı biz mi öl­dürdük ki böyle diyorsun? Aslında onu, getirenler öldürdüler.
İbn Kesir ; Muaviye’nin: “Ammar’ı kılıçlarımızın önüne getirenler öldürdüler.demesine gelince bu, tevili, gerçekten akıldan uzak bir sözdür. Zira du­rum böyle olursa, ordunun komutanı, Allah yolunda savaşan kimsele­rin katili olur. Çünkü onları, düşmanın kılıçları Önüne süren odur.
Bize İbn Avn, el-Hasan’ın şöyle dediğini haber verdi: Amr b. el-As dedi ki:
Ben kesinlikle ümit ediyorum ki, Allah Resulu (s.a.s) öldüğü gün bir adamı sevdiği halde ölmüş ise Allah o adamı Cehennem’e koymayacaktır. El-Hasan devamla dedi ki: [Etrafındakiler] dediler ki: “Onun seni sevdiği kanaatindeyiz. Hatta seni vali tayin etmişti.” Bunun üzerine Amr şöyle dedi: “Allah bilir, beni sevdi mi yoksa kalbimi islama ısındırmaya mı çalıştı? Ama biz onun bir adamı sevdiğini biliyorduk.” “Kimdir o adam?” dediler. O da cevaben, “Ammar b. Yasir” dedi. “O, Sıffin günü öldürdüğünüz kişidir.” dediler. Amr, “Evet, vallahi onu öldürdük.” dedi.
KAYNAK
İbn Sa’d Tabakati’l-Kebir [Cilt. 3 Sayf. 288, 293. 296. 301) Siyer Yayınları
İbn Kesîr, El Bıdaye Ve’n-Nıhaye, Çağrı Yayınları: 6/286-295.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12-24-2012, 04:37
sürgündeki şia sürgündeki şia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 571
sürgündeki şia is an unknown quantity at this point
Standart Sıffın Savaşı ve Azgın bir Grubun Ammar’ı şehit etmesi

Sıffın Savaşı ve Azgın bir Grubun Ammar’ı şehit etmesi

Zulkela Humeyri, yirmi bin kişilik kabilesiyle birlikte Hz. Ali’ye karşı Muaviye’nin yanında savaşmak için Sıffın’a geldi. Muaviye’nin savaşta dayandığı yegane kişi Zulkela’ydı. Hatta Muaviye, Zulkela’nın Hz. Ali’ye karşı savaşmaya karar vermesinden önce savaşmayı düşünmüyordu. Bu kandırılmış komutan, Ammar bin Yasir’in Hz. Ali’nin saflarında olduğunu öğrenince ağır bir şekilde sarsıldı. Muaviye’nin tebliğci memurları, onu aldatmak için Ammar nerde Sıffın nerde? (Ammar’ın 93 yaşında olmasından dolayı) Iraklılar (Hz. Ali’nin Sıffın’daki taraftarları) böyle yalanlar uydurmaktan çekinmemektedirler diye onu kandırmaya çalıştılar. Ancak Zulkela, kani olmayarak Amr bin As’a dönerek Hz. Peygamber, Ammar hakkında “Seni (sıratı müstakim) yolundan çıkmış zalim, sapkın ve haddi aşan bir grup öldürmeden ölmeyeceksin.” Demiş midir? Diye sordu: Amr bin As: Evet, böyle söylemiştir, ancak Ammar, Ali’nin ordusunun arasında değildir.” Zulkela, dedi ki: “Benim kendim bizzat araştırmalıyım.”

Sonra bir grubu bu konu hakkında araştırma yapması için görevlendirdi. Bu hassas durumda Muaviye ve Amr Bin As, olayın önemini bildiğinden eğer Ammar’ın Hz. Ali’nın ordusunda olduğunu veya orada şehit olduğunu öğrenecek olursa Şam ordusunda kopmaların ve hatta parçalanmasına sebep olacağını bildiklerinden onu gizemli ve esrarengiz bir şekilde öldürdüler.


Ammar b. Yasir (r.a); “Gerçekten, Resulullah’la birlikte bu raye’ye karşı üç kez savaştım; bu ise dördüncüsü…”

Ali ve Muaviye arasında çıkan iç savaşlar sırasında, Ammar ibn Yasir, Ali’nin yanında Sıffin savaşında katılmış ve “raye’yi karşı taraftaki Amr ibnu’l-As’ın elinde görünce şöyle haykırmıştır.
“Gerçekten, Resulullah’la birlikte bu raye’ye karşı üç kez savaştım; bu ise dördüncüsü… Yemin ederim ki, ben Resulullah’la birlikte bu raye’ye karşı üç kez savaştım, ve artık o benim gözümde zühd ve takvaya bir vesile teşkil etmiyor… O gün, raye, Hişam ibn Utbe’nin elindeydi.” (Belazuri, Ensabu’l-Eşraf, 1, s.412).
Burada Ammar’ın sözünü ettiği ve Benü Umeyye’nin Resulullah’a karşı giriştiği üç savaş Bedir, Uhud ve Hendek savaşları idi.
KAYNAK
Muhammed Hamidullah “İslam Peygamberi” (Sayf. 841) Beyan Yayınları

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12-24-2012, 04:39
sürgündeki şia sürgündeki şia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 571
sürgündeki şia is an unknown quantity at this point
Standart Sıffın Savaşı ve Hakikatlerin Şeffaflığı

Sıffın Savaşı ve Hakikatlerin Şeffaflığı

Sıffın savaşına Peygamber efendimizin sahabelerinden bir çoğu katılmıştır. Bunlardan en bariz örneklerinden birisi Ammar bin Yasir’dir. Çünkü efendimiz, basiretsizlerin hakla batılı teşhis etmesi için onu ölçü karar kılmıştır. Ayrıca bu savaşa Bedir savaşında peygamberimizin yanında savaşmış 25 sahabede Hz. Ali’nin yanında yer alarak şehadet şerbetini içmiştir.

Sıffın savaşında 45 bin Muaviye taraftarı 25 bin kişi de Hz. Ali’nin ordusundan olmak üzere toplam 70 bin kişi ölmüştür. Bunlardan 25’i bedir savaşına katılmış peygamberimizin ashabıydı. Bunların tamamı Hz. Ali’nin yanında savaşarak şehit olmuşlardır.

İşte bu durum Ehli sünnetin on dört asırdır cevabını veremediği sorulardandır. Nasıl olurda Bedir savaşına katılmış 25 sahabe içlerinde başka sahabelerin olduğu Muaviye ordusu tarafından şehit edilir? Bunların tamamı nasıl adil olabilir? Bunlara uymak nasıl gökteki yıldızlara uymak gibi olabilir? Birbirlerini doğrayan, başlarını kesenlerin her ikisi de nasıl hak olabilir?! Halbuki Peygamber efendimiz Ammar bin Yasir’i daha o zamanlar ölçü olarak tanıtmış ve ashabına her ne zaman ihtilafa düşseniz Ammar’a bakın. Ammar hangi taraftaysa o taraf haktır diye buyurmuştur. Ayrıca iki şahit olarak bizzat Peygamber efendimiz tarafından adlandırılan Huzeyme bin Sabit de Sıffın’da Hz. Ali’nin yanında yer almıştır. Peygamberimizin önde gelen sahabelerinden olan Huzeyme, Bedir savaşı başta olmak üzere Peygamberimizin savaşlarına katılarak onun yanında yer almıştır. Peygamberimiz Bedir savaşında ve öteki savaşlarda onun şahadetini iki şahadet olarak saymıştır. Bundan dolayı “Zulşahadeteyn” adıyla meşhurdur. O da Ammar gibi Sıffın savaşında Hz. Ali’nin yanında yer almış ve azgın ve sapkın grup olan Muaviye ve ordusuna karşı savaşarak şehit olmuştur.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 12-24-2012, 04:41
sürgündeki şia sürgündeki şia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 571
sürgündeki şia is an unknown quantity at this point
Standart

Ehli sünnet ulemalarından Tabarani şöyle yazmaktadır:

حدثنا محمد بن عبد اللَّهِ الْحَضْرَمِى ثنا ضِرَارُ بن صُرَدٍ ثنا عَلِى بن هَاشِمٍ عن عَمَّارٍ الدُّهْنِى عن سَالِمِ بن أبى الْجَعْدِ عن عَلْقَمَةَ عن عبد اللَّهِ عَنِ النبى صلى اللَّهُ عليه وسلم قال:

إذا اخْتَلَفَ الناسُ كان بنُ سُمَيَّةَ مع الْحَقِّ.

Abdullah ibn Mesut Hz. Resulullah’tan (s.a.a) şöyle nakletmiştir:

“Her ne zaman insanlar ihtilafa düşerse Sümeyye’nin oğlu (Ammar) hakla birliktedir.”[1]

Hakim Nişaburi, “El-Müstedrek ale’s Sahiheyn” adlı kitabında şöyle yazmaktadır:

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ خَالِدٍ الْهَاشِمِى بِالْكُوفَةِ، ثنا مُحَمَّدُ بْنُ عَلِى بْنِ عَفَّانَ الْعَامِرِى، ثنا مَالِكُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ النَّهْدِى، أَنْبَأَ إِسْرَائِيلُ بْنُ يُونُسَ، عَنْ مُسْلِمٍ الأَعْوَرِ، عَنْ خَالِدٍ الْعُرَنِى، قَالَ:


دَخَلْتُ أَنَا وَأَبُو سَعِيدٍ الْخُدْرِى عَلَى حُذَيْفَةَ، فَقُلْنَا: يَا أَبَا عَبْدِ اللَّهِ، حَدِّثْنَا مَا سَمِعْتَ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ فِى الْفِتْنَةِ؟


قَالَ حُذَيْفَةُ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ: «دُورُوا مَعَ كِتَابِ اللَّهِ حَيْثُ مَا دَارَ» فَقُلْنَا: فَإِذَا اخْتَلَفَ النَّاسُ فَمَعَ مَنْ نَكُونُ؟ فَقَالَ: «انْظُرُوا الْفِئَةَ الَّتِى فِيهَا ابْنُ سُمَيَّةَ فَالْزَمُوهَا، فَإِنَّهُ يَدُورُ مَعَ كِتَابِ اللَّهِ»،


قَالَ: قُلْتُ: وَمَنِ ابْنُ سُمَيَّةَ؟ قَالَ: " أَوَ مَا تَعْرِفُهُ؟ "، قُلْتُ: بَيِّنْهُ لِى، قَالَ: «عَمَّارُ بْنُ يَاسِرٍ»، سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ لِعَمَّارٍ: «يَا أَبَا الْيَقْظَانِ، لَنْ تَمُوتَ حَتَّى تَقْتُلَكَ الْفِئَةُ الْبَاغِيَةُ عَنِ الطَّرِيقِ».


هَذَا حَدِيثٌ لَهُ طُرُقٌ بِأَسَانِيدَ صَحِيحَةٍ، أَخْرَجَا بَعْضَهَا وَلَمْ يُخَرِّجَاهُ بِهَذَا اللَّفْظِ.

Halid El-Arni diyor ki ben ve Ebu Said Hudri, Huzeyfe’nin yanına geldik ve şöyle dedik: “Ey Ebu Abdullah! Bize Resulullah’tan (s.a.a) fitne hakkında duyduğun şeyler hakkında konuş.” Huzeyfe dedi ki: “Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdu: ‘Her nerede olursa Kur’an’ın etrafında dönünüz.” Dedik ki: “Eğer insanlar arasında ihtilaf çıkar ve anlaşmazlığa düşerlerse, biz kiminle olalım?” dedi ki: “Sümeyye’nin oğlunun hangi grupta olduğuna bakınız ve o gruba bağlanınız. Çünkü o, her zaman Allah’ın kitabının mihveriyetinde dönmektedir.”

Dedim ki: “Sümeyye’nin oğlu kimdir?” dedi ki: “Onu tanımıyor musun?” dedim ki: “Benim için açıkla” dedi ki: “Ammar bin Yasir” Allah Resulünün (s.a.a) Ammar hakkında şöyle dediğini duydum: “Ey Ebu’l Yakzan! Seni (sıratı müstakim) yolundan çıkmış zalim ve haddi aşan bir grup öldürmeden ölmeyeceksin.”

Bu hadis, bir çok senet açısından sahih hadistir. Sahihi Müslim ve Sahihi Buhari bu hadisin bazı (neden acaba?) bölümlerini nakletmişlerdir!!![2]

Bu hadislerden de anlaşıldığı gibi Ammar ve onun gibi Hz. Ali’nin yanında Sıffında savaşanlar cennet ehlidir. Ve onun karşısında duran ve onlarla savaşanlar cehennem ehlidir. Ehli sünnet mezhebi taraftarları buna da şu ana kadar cevap verememiştir.

Hz. Peygamberimiz (s.a.a) onun hakkında şöyle buyurmuştur: “Cennet Ali, Ammar, Selman ve Bilal’ı görmek için iştiyak duymaktadır.”


Kaynaklar:
[1] - Tabarani, El- Mucemu’l Kebir, c. 10. s, 95, h: 10071…
[2] - El-Hakim Nişaburi, Ebu Abdullah Muhammed bin Abdullah, El-Müstedrek Ale’s Sahiheyn (Buhari ve Müslim) c. 2, s. 162, h: 2652.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 12-29-2012, 08:21
sürgündeki şia sürgündeki şia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 571
sürgündeki şia is an unknown quantity at this point
Standart Hz. Ali (as) Ammar’ın Naaşı Başında

“İmam Ali’nin (as) Sadık Ashabı”
Ammar’ın şehadet haberi Hz. Ali’ye (Aleyhisselam) ulaştı. Bunun üzerine Hz. Ali (Aleyhisselam) savaş meydanında Ammar’ın mübarek naaşını aramaya koyuldu. Hazret, Ammar‘ın cansız mübarek naaşını yerde görünce yere oturdu ve bağrına basarak ağladı. Ardından üzüntüsünü şu şiir ile dile getirdi:

“Ey ölüm! Beni beni terk etmeyeceksin, beni rahatlat, tüm azizlerimi benden aldın. Sanki sen dostlarıma zarar vermek için gönderilmişsin.”
Ammar şehadetinden önce şöyle vasiyet etti: “Beni kanlı elbiselerimle defnedin ki kıyamette bu zalim cemaate hücceti tamamlayacağım.”

Emirü’l-Müminin Ali (Aleyhisselam) Ammar’ın mübarek naşına kanlı elbiseleriyle namaz kıldıktan sonra defnetti.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 01-18-2013, 05:54
sürgündeki şia sürgündeki şia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 571
sürgündeki şia is an unknown quantity at this point
Standart

Ammar Sıffin savaşında da İmam Ali’nin (Aleyhisselam) Yanında yer aldı. O İslam ordusuna yaptığı ateşli konuşmalarla askerleri ruhi ve manevi olarak savaşa hazırlıyor, düşman ordusundaki askerleri ise ruhi ve manevi olarak çökertiyordu.

Hz. Ali (Aleyhisselam) Sıffin savaşından önce Ensar ve Muhacirlerle meşveret etti. Onlar düşüncelerini ve görüşlerini İmam Ali’ye (a.s) bildirdiler. Ammar Şam ordusuyla savaşmayı destekleyerek şöyle dedi: “Ey Emirü’l-Müminin! Hiç vakit kaybetmeden, fitne ateşi alevlenmeden önce onlarla savaşmamız için izin ver.

Ancak önce onları saadet ve hidayete davet edelim, eğer kabul ederlerse kurtuluşa erenlerden olurlar, kabul etmeyip savaş yolunu seçerlerse o zaman Allah’a andolsun ki, onlarla cihat etmek bizi Allah’a yaklaştırır ve bize keramet bahşeder.” Ammar Sıffin’de Hz. Ali’nin (Aleyhisselam) ordu komutanlarından biriydi. O savaşta adamın biri Ammar’a şöyle dedi: Ey Ebul Yakzan! Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem) şöyle buyurmamış mıydı; İnsanlar İslamiyeti kabul edinceye kadar onlarla savaşın, Müslüman olduktan sonra kanları, malları ve canları güvence altına alınmış olur. Artık onlara dokunulmaz.”

Ammar ona şöyle cevap verdi: “Evet, Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem) naklettiğin hadisi buyurmuştur. Ancak Allaha yemin ederim ki onlar müslüman olmadılar, onlar sadece görünüşte Müslüman oldular, güç ve asker toplayana kadar küfürlerini kalplerinde gizlediler.”


Keşşi ve diğer meşhur tarihçiler Ebul Bahtari’den şöyle naklederler: Sıffın savaşında bir kâse süt getirip Ammar Yasir’e verdiler. Ammar tebessüm ederek sütü aldı ve şöyle dedi: “Resulullah (Sallellahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem) bana şöyle buyurmuştu ki dünyada en son içeceğin bir kâse süt olacaktır.”
Ammar bu hadisi naklettikten hemen sonra savaş meydanına gitti ve savaşta Muaviye ordusu tarafından hicri 38 yılında 94 yaşında şehit edildi.

Allah Ammar'a Rahmet Etsin Katili Muaviyeye ve Amr asa Lanet Etsin
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 11-16-2017, 02:44
elif gibi elif gibi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2012
Mesajlar: 146
elif gibi is an unknown quantity at this point
Standart Ammâr’ın Faziletiyle İlgili Bazı Ayet ve Hadisler

Ammâr’ın Faziletiyle İlgili Bazı Ayet ve Hadisler-
I. Ayetler
1. “Rablerinin rızasını isteyerek sabah akşam O’na yalvaranları kovma!...” (En’âm: 52)
Ayetteki “... sabah akşam Allah’a yalvaranlar”dan birisinin de Hz. Ammâr olduğu rivâyet ediliyor.[1]
2. “Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan dışında...” (Nahl: 106)
Bu ayette sözü edilen “kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan” kişiden maksat Ammâr b. Yâsir’dir. Bu konuda bütün ulemâ ve tefsircilerin ittifakı var.[2]
3. “Sonra, hiç şüphesiz Rabbın, eziyete uğradıktan sonra hicret eden, ardından da cihâd edip sabredenlerin yanındadır...” (En’âm: 110)
Ayette sözü edilen kimselerden birisinin de Hz. Ammâr olduğu rivâyet ediliyor.[3]
4. “Ölüyken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp oradan hiç çıkamayan kimse gibi olur mu?...” (En’âm: 122)
Ayette geçen “... kendisine ... ışık verdiğimiz kimse”den maksadın Ammâr olduğuna dair rivâyetler var.[4]
5. “Yoksa o (inkârcı) gece yarıları secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden ... kimse gibi mi?” (Zümer: 9)
Ayette sözü edilen “geceleri ibadet ve tâatla meşgul” kişilerden birisinin de Ammâr olduğu rivâyet ediliyor.[5]

[1]- Ahmed (I, 420), İbn Mâce (zühd, 7), et-Taberî vb. hasen bir isnadla rivâyet ediyor. bk. İbn Kesîr, II, 134; el-Emînî, IX, 23
[2]- İbn Abdilberr (II, 477) ile İbn Hacer (el-İsâbe: II, 512) bu ittifaktan söz edenlerden sadece bazıları.
Ayetin Ammâr hakkında indiğini İbn Münzir, İbn Ebî Hâtim, İbn Merdeveyh ve et-Taberî Abdullâh b. Abbâs’tan, Abdürrazzâq, İbn Sa’d (III, 249), İbn Ebî Hâtim, İbn Merdeveyh, et-Taberî, Hâkim (II, 357) vb. Hz. Ammâr’ın oğlu Muham-med’den, İbn Ebî Şeybe (9153. htm), İbn Münzir, et-Taberî vb. Ebû Mâlik’ten, İbn Sa’d (III, 250) ile İbn Ebî Şeybe (9153. htm) Hakem b. Uteybe’den rivâyet ediyor. (bk. el-Emînî, IX, 23~24) Hâkim, Ammâr’ın oğlu Muhammed hadisi için “İsnadı Buhârî ile Müslim’in şartlarına göre sahih” diyor; Şamlı ez-Zehebî de aynen onaylıyor.
[3]- İbn sa’d (III, 248) rivâyet ediyor.
[4]- Ayetin Ammâr hakkında indiğini İbn Ebî Şeybe, İbn Münzir, İbn Ebî Hâtim vb. İbn Abbâs’tan rivâyet ediyor. (bk. İbn Abdilberr, II, 478; el-Emînî, IX, 24) Qâbûs b. Ebî Zabyân dışında tüm râvîleri siqa. Qâbûs ise sadûq ama hâfızası biraz zayıf bir râvî. (bk. İbn Sa’d, VI, 339; ez-Zehebî, III, 367; İbn Hacer, et-Taqrîb: II, 122). Şu hâlde isnadı hasen diyebiliriz.
[5]- İbn Sa’d (III, 250), İbn Merdeveyh ve İbn Asâkir rivâyet ediyor. bk. el-Emî-nî, IX, 22
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 04-16-2018, 06:13
Bedir Aslanı Bedir Aslanı isimli Üye şuanda  online konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 106
Bedir Aslanı is an unknown quantity at this point
Standart

“Allah Rasulu Hz.Muhammed (saa) buyurdu: Ey Ammar! Seni zalim ve haddi aşan bir topluluk öldürecek..”

Bu hadis, ister Sünni, ister Şii muhaddislerin arasında o kadar meşhurdur ki, onun kaynaklarını zikretmeye lüzum görülmemektedir. Hanbeli Mezhebinin kurucusu Ahmed b. Hanbel naklediyor ki: "Ammar, Sıffin'de öldürülünce Amr b. Hazm, Amr-i As'a gelerek: "Ammar öldürüldü, Peygamber onun hakkında "Onu zalim zümre öldürecektir" buyurmuştur" dedi. Amr-i As, bunu duyunca bir çığlık attı ve : "İnna lillah ve inna ileyhi raciun" dedi. Sonra konuyu Muaviye'ye haber verdi. Muaviye: "Ammar'ı biz öldürmedik ki; onu Ali ve yaranı öldürdü. Onlar Ammar'ı savaşa getirmeselerdi, o da öldürülmezdi" dedi.
Sonra İmam Ali aleyhisselam buyurdu ki: Hamza aleyhisselamıda Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi savaşa götürdü, onu öldüren de Resulullahmıdır?


TEVBE 36 DA BUYURDUĞU GİBİ
إِنَّ عِدَّةَ الشُّهُورِ عِندَ اللّهِ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا فِي كِتَابِ اللّهِ يَوْمَ خَلَقَ السَّمَاوَات وَالأَرْضَ مِنْهَا أَرْبَعَةٌ حُرُمٌ ذَلِكَ الدِّينُ الْقَيِّمُ فَلاَ تَظْلِمُواْ فِيهِنَّ أَنفُسَكُمْ وَقَاتِلُواْ الْمُشْرِكِينَ كَآفَّةً كَمَا يُقَاتِلُونَكُمْ كَآفَّةً وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ مَعَ الْمُتَّقِينَ
- Diyanet İşleri: Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah’a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.

SAVAŞIN ONLARLA TOPYEKUN!
İmam Sadık aleyhisselam buyurdular:
“Talha ile Zubeyr ,birini İmam Ali aleyhisselamın yanına göndererek şöyle dediler.
‘Sen bizim hürmetimizi çiğneyip bize lanet ediyorsun, niye böyle yapıyorsun? Senin gibi birisinden bize lanet etmeyi kendi dini karar kılmasını beklemezdik. Bu işinle bizi yendiğini mi düşünüyorsun?
İmam Ali aleyhisselam cevabında buyurdular:
...Niye benim lanet ve nefretimden firar ediyorsunuz? Her zaman için bir amel vardır. Ben savaşlarda kılıcımla savaş dışında lanet ve nefretimle size olan düşmanlığımı izhar ediyorum (ortaya koyuyorum.)”

(El- Kafi, c: 1, s: 343; Bihar,c: 32, s:128)

Açıkça lanet etmek savaşmanın bir Parçasıdır ve bu emirdir. Muaviyelere kanmayın!
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 08-20-2018, 07:54
sürgündeki şia sürgündeki şia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 571
sürgündeki şia is an unknown quantity at this point
Standart Allah Ammar'ı Öldürene Ve Öldürtene Lanet Etsin

Sünni Velcemaatin kaynaklarından biri de şudur; “Sıffin savaşında Muaviye der ki; her kim bana Ammar bin Yasir’in başını getirirse ona bir dağarcık altın vereceğim.” Bunu söyledikten biraz sonra, iki kişi va’d edilen rüşveti almak için Ammar’ın başı ile Muaviye’nin yanına gelirler. Biri Utbe oğlu Velid, diğeri Servi’nin oğlu Hurri, her biri Ammar’ı kendisinin ödürdüğünü iddia eder, Muaviye bunları Amr bin As’a havale eder. Aranızda Amr hüküm etsin der. Amr Selvi’ye karar verir. Ve cehennem ile müjdeler. Çünkü Peygamber (s.a.v.) Hz. Ammar Bin Yasir’e (r.a) buyurmuş ki; “Seni bâği (âsi) bir topluluk öldürecek ve öldürüldüğün yerde de Cebrail (a.s.) ve Mikail (a.s.) var.”

Başka bir rivayette ise “ Ammar’ı öldüreni Cehennemle müjdeleyin. Hak Ammar ile beraberdir. O nerde olursa hak oradadır. Yıldızlar dünyada dönüş yaptığı müddetçe Ammar haktan ayrılmaz. ”diye buyurmuştur. (Ravzatül ahbab cilt 3 sahife 517.)
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 08-21-2018, 08:05
aliyen veliyullah aliyen veliyullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 391
aliyen veliyullah is an unknown quantity at this point
Standart

Allah Ammara Rahmet Etsin. Katillerine Lanet Etsin
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 07:25


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.