aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | KERBELA FACİASI | HZ İMAM HÜSEYİN (AS) VE KERBELA FACİASI

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 11-24-2012, 05:48
halil ibrahim halil ibrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 55
halil ibrahim is an unknown quantity at this point
Standart Ehlibeyt Mektebinde Aşura Günü Oruç Tutmak Caiz Değildir

Ehlibeyt Mektebinde Aşura Günü Oruç Tutmak Caiz Değildir

İmam Rıza (as) Buyurdu: “Ümeyye oğulları Aşura günü oruç tutmaktadır. Bugün İslam ve Müslümanlar yas ve matemdedir. Öyleyse bugün oruç tutmayınız. Her kim bugün oruç tutarsa Ümeyye oğulları gibi cehennem ateşi nasipleri olacaktır.”

İmam Sadık Şöyle Buyurdu: “Şüphesiz bugünün orucu musibet için değildir. Sadece Ümeyye Oğullarının salim kalmaları için şükürdür. Hüseyin (a.s) Aşura günü musibet görmüştür. Eğer sende bugün musibete uğramışlardansan bugün oruç tutma. Ve eğer Ehlibeytle alay etmek ve eğlenmek istiyorsan ve Ümeyye Oğullarının selametlikleri seni sevindiriyorsa bugün Allah’a şükür etmek için oruç tut.”
Allah Ümeyye oğullarına lanet etsin.


Muhammed bin Müslim ve Zurare bin A’yan Ebu Cafer İmam Muhammed Bakır’dan (a.s) Aşura Günü oruç tutmanın hükmünü sorduklarında İmam Muhammed Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur:

كان صومه قبل شهر رمضان، فلما نزل شهر رمضان ترك.

“Ramazan ayı orucundan önce o gün oruç tutmak farzdı, ancak Ramazan Ayı orucu nazil olduktan sonra bu oruç terk edildi.” (Men la yehduruhu’l Fakih, c. 2, s. 224)

Başka bir rivayette İmam Muhammed Bakır (a.s) bu soruya şöyle yanıt vermektedir:

صوم متروك بنزول شهر رمضان، والمتروك بدعة.

“Ramazan ayı orucunun farz olmasından sonra o gün oruç tutmak terk edilmiş ve bidattir.” (Usul-u Kafi, c. 4, s. 146, Aşura ve Arife günü oruç tutma bölümü, 4. Hadis)
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11-24-2012, 05:51
halil ibrahim halil ibrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 55
halil ibrahim is an unknown quantity at this point
Standart

Aşura Günü Oruç Tutmak Emevilerin İmam Hüseyin’in (a.s) Şehadetini Kutlamak İçin Uydurdukları Bidattir

Bir başka rivayette bir kişi İmam Cafer Sadık’tan (a.s) Aşura günü oruç tutmanın hükmünü sorduğunda imam (a.s) şöyle yanıt vermiştir:

ذاك يوم قتل فيه الحسين عليه السلام، فإن كنت شامتا فصم. ثم قال: إن آل أمية عليهم لعنة الله ومن أعانهم على قتل الحسين من أهل الشام، نذروا نذرا إن قتل الحسين عليه السلام وسلم من خرج إلى الحسين عليه السلام وصارت الخلافة في آل أبي سفيان، أن يتخذوا ذلك اليوم عيدا لهم، وأن يصوموا فيه شكرا، ويفرحون أولادهم، فصارت في آل أبي سفيان سنّة إلى اليوم في الناس، واقتدى بهم الناس جميعا، فلذلك يصومونه ويدخلون على عيالاتهم وأهاليهم الفرح ذلك اليوم. ثم قال: إن الصوم لا يكون للمصيبة، ولا يكون إلا شكرا للسلامة، وإن الحسين عليه السلام أصيب، فإن كنت ممن أصبت به فلا تصم، وإن كنت شامتا ممن سرك سلامة بني أمية فصم شكرا لله تعالى.

“Aşura günü, İmam Hüseyin’in (aleyhi selam) şehit edildiği gündür. Eğer imam Hüseyin’le (a.s) alay etmek (ve başına gelenlerden dolayı eğlenmek) istiyorsan Aşura günü oruç tut. Ümeyye Oğulları (Allah onlara lanet etsin) ve İmam Hüseyin’in (a.s) öldürülmesi için onlara yardım eden Şamlılar; eğer Hüseyin öldürülür, Hüseyin’e (a.s) karşı huruç edenler sağ salim geri döner ve hilafet Ebu Süfyan oğullarının olursa Aşura gününü kendileri için bayram ve o günü şükür kastıyla oruç tutmayı nezir etmişlerdi (adakta bulunmuşlardı). Dolayısıyla o gün bugündür bu olay Ebu Süfyan oğullarının bir sünneti ve geleneği oldu. İnsanlar da topluca onların bu sünnetine uydular. Evet bundan dolayı bugün (Aşura günü) oruç tutmaktalar ve bugün aile ve yakınlarını sevindirmektedirler.”

İmam Cafer Sadık (a.s) daha sonra şöyle buyurdu: “Şüphesiz bugünün orucu musibet için değildir. sadece Ümeyye Oğullarının salim kalmaları için şükürdür. Hüseyin (aleyhi selam) bugün (Aşura günü) musibet görmüştür. Eğer sende bugün musibete uğramışlardansan bugün (Aşura günü) oruç tutma. Ve eğer Ehlibeytle alay etmek ve eğlenmek istiyorsan ve Ümeyye Oğullarının sağlık ve selametlikleri seni sevindiriyorsa bugün Allah Teala’ya şükür etmek için oruç tut.” (Emali, Şeyh Tusi, s. 667, sayı: 1397 / 4)

Ubeyd bin Zurare, Ebu Abdullah İmam Cafer Sadık’tan (a.s) Aşura günü oruç tutmanın hükmünü sorduğunda imam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurdu:

يسأل أبا عبد الله عليه السلام عن صوم يوم عاشورا فقال: من صامه كان حظه من صيام ذلك اليوم حظ ابن مرجانة وآل زياد. قال: قلت: وما كان حظهم من ذلك اليوم؟ قال: النار أعاذنا الله من النار ومن عمل يقرب من النار.

“Her kim bugün (Aşura günü) oruç tutarsa onun bugünden aldığı pay ve hisse İbn Mercan ve Al-i Ziyad’ın bugünden aldıkları pay ve hissesi kadardır.” Dedim ki: Onların bugünkü pay ve hisseleri nedir?” şöyle buyurdu: “Cehennem ateşi! Cehennem ateşinden ve insanı cehennem ateşine yaklaştıran amellerden Allah’a sığınırız.” (Usul-u Kafi, c. 4, s. 147, numara: 6; Tehzib, c. 4, s. 301, numara: 912; İstibsar, c. 2, s. 135, numara: 443: görüldüğü gibi kaynaklar Şia’nın en önemli dört kitabından üçündendir.)

İmam Cafer Sadık’tan Aşura ve Tasua günü orucu hakkında sorduklarında imam (a.s) şöyle buyurdu:

أبا عبد الله عليه السلام عن صوم تاسوعاء وعاشوراء من شهر المحرم؟ فقال:... ما هو يوم صوم. وما هو إلا يوم حزن ومصيبة دخلت على أهل السماء وأهل الأرض وجميع المؤمنين. ويوم فرح وسرور لابن مرجانة وآل زياد وأهل الشام. غضب الله عليهم وعلى ذرياتهم...

“… Bugünler oruç tutma günleri değildir. Bugün gök ve yeryüzü ehlinin ve tüm müminlerin musibet, üzüntü ve keder günüdür. Ve bugün İbn Mercan, Al-i Ziyad ve Şam ehlinin sevinç ve mutluluk günüdür. Allah’ın öfkesi onlara ve soylarının üzerine olsun…” (Vesailu’ş Şia, Şeyh Hürrü Amuli, c. 10, s. 460, hadis: 13847.)

İmam Rıza (a.s) Aşura günü oruç tutmak hakkında şöyle buyurmuştur:

Ümeyye oğulları Aşura günü oruç tutmaktadır. Bugün İslam ve Müslümanlar yasta ve matemdedir. Öyleyse bugün oruç tutmayınız. Her kim bugün oruç tutarsa Ümeyye oğulları gibi cehennem ateşi nasipleri olacaktır.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11-24-2012, 05:52
halil ibrahim halil ibrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 55
halil ibrahim is an unknown quantity at this point
Standart

Emevilerin Aşura Gününü Tahrif Ettiklerine Dair Açıklamalar

Meşhur filozof ve tarihçi Ebu Reyhan Biruni “El-Asar-ül Bakiye” isimli kitabında şöyle yazıyor: “Ümeyye oğulları (Hz. Hüseyin’i öldürdükten sonra) Aşura günlerinde yeni elbiseler giyiyor, süsleniyor, sürme sürüyor ve bayram yapıyorlardı. Bu günde ziyafetler verip güzel yemekler ve tatlılar (bu tatlı aşure tatlısı olmasın!!) yapıp dağıtıyorlardı. Bu onların saltanatları boyunca devam edip bir gelenek haline dönüştü ve böylece onlardan sonra da Ehl-i Sünnet içerisinde devam etti… Ama Şiiler bu günde Hz. Hüseyn’in şehadeti münasebetiyle ağıtlar yakıp ağlıyorlar…” (El-Kuna Vel-Elkab, C.1, S.431)

Meşhur Sünni tarihçi Makrizi “El-Hutat” isimli eserinde şöyle yazıyor: “Mısırdaki Ali taraftarları (Fatımiler), Aşura günlerini yas ve hüzün günü olarak bilip o günde pazarları tatil ediyorlardı. Onların devleti yıkılıp yerine Eyyübi sultanları iş başına geldiklerinde, onların tam aksine Aşura günlerini sevinç ve neşe gününe dönüştürerek, bu günde aile ve dostlarına ziyafetler vermeğe, hamama gitmeğe ve süslenmeğe başladılar. Bu vesileyle esasında Şamlıların Haccac-ı Zalim zamanından itibaren başlayan adetlerini, Şia’ya inat devam ettirmeği amaçladılar


Sonra şöyle devam ediyor Makrizi: “Biz kendimiz bizzat Eyyubilerin, Aşura günlerinde yaptıkları sevinç gösterilerinin kalıntılarını gözlerimizle gördük.”( El-Hutat (Makrizi), C.1, S.490)
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 11-24-2012, 05:54
halil ibrahim halil ibrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 55
halil ibrahim is an unknown quantity at this point
Standart

Şia Kaynaklarında Aşura Günü Hakkında Uydurulan Rivayetlerin Reddi

Şeyh Saduk kendi senediyle İlelu’ş-Şerayi ve Emali kitaplarında Cibille-i Mekkiye’den şöyle nakleder:

“Hz. Ali (a.s)’ın sır dostlarından olan Meysem Temmar’dan şöyle rivayet etmektedir: Allah’a yemin olsun ki bu ümmet kendi peygamberlerinin torununu Muharrem ayının onuncu günü öldürecek ve Allah’ın düşmanları o günü bereket günü yapacaklar. Bu iş Allah’ın ilminde geçmiş kesin kazalardandır. Hz. Ali’nin bana öğrettiği ilim üzere ben bundan haberdar oldum.

Hz. Ali bana bildirdi ki tüm yaratıklar hatta çölün yırtıcı hayvanları, denizdeki balıklar ve gökte uçan kuşlar bile Peygamber’in torununa ağlayacaktır.

Güneş, ay, yıldızlar, gök, yer, insan ve cinlerin mümin olanları göklerdeki tüm melekler Rıdvan meleği (cennetin koruyucu meleği) ve cehennemle görevli olan Malik, tüm koruyucu melekler, gök ve arşı koruyan meleklerin hepsi Hüseyin'e ağlayacaklar.”


Meysem (r.a) daha sonra şunları söyledi: “Allah’a ortak koşanlara, Yahudi, Hıristiyan ve Mecusilere Allah’ın laneti gerekli olduğu gibi Hz. Hüseyin’i öldürenlere de bu lanet gerekli olmuştur.”

Cibille diyor ki Meysem’e “Nasıl halk Hz. Hüseyin’in şahadet gününü bereket günü bileceklerdir?” diye sordum.

Meysem bu soruya karşılık ağlayarak şöyle dedi:

“Kendileri uydurdukları bir hadis gereğince Aşura gününün Hz. Adem’in tövbesinin kabul olduğu gün olduğunu söyleyecekler; oysa Hz. Adem’in tövbesi Zilhicce ayında kabul olunmuştur. Yine onlar Aşura gününde Yüce Allah’ın Hz. Davud’un tövbesini kabul ettiğini söyleyecekler; oysa Davud’un tövbesi de Zilhicce ayında kabul olmuştur. Onlar bu günde Allah’ın Hz. Yunus’u balığın karnından kurtardığını söyleyecekler; oysa Allah Teala Hz. Yunus’u Zilkade ayında balığın karnından çıkarmıştır. Onlar Aşura gününde Hz. Nuh’un gemisinin sahile yanaştığını söyleyecekler; oysa bu Zilhicce ayının 18. günü vuku bulmuştur. Onlar bu günde Beni İsrail’in kurtulması için denizin Allah tarafından Hz. Musa (a.s) için yarıldığını söyleyecekler; oysa bu Rebiulevvel ayında gerçekleşmiştir....”

Ehlibeyt mektebinin kaynaklarında çeşitli senetlerle İmam Muhammed Bakır (a.s)'dan nakledilen ve Ehlibeyt dostlarınca sürekli okunan Aşura Ziyareti duasında şu cümleler yer almaktadır:

“Allah’ım bu Aşura günü Ümeyye oğulları ve ciğer yiyen kadının oğlu tarafından kutlu ve mübarek bir gün olarak bilinir.... Bugün Ziyad oğullarının ve Mervan oğullarının Hz. Hüseyin’i (Allah’ın selamı ona olsun) öldürdükleri için sevindiği bir gündür. Allah’ım onlara olan lanet ve azabını iki kat eyle....”

Ehli sünnet kitaplarından et Tergib kitabı Peygamberimizden şöyle bir rivayet nakleder: “Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder.” (et-Tergîb ve’l-Terhİb, 2:116.)
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 11-24-2012, 05:58
halil ibrahim halil ibrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 55
halil ibrahim is an unknown quantity at this point
Standart

Önceki Dinlerde Aşura Gününde Oruç Tutulması

Ehli sünnet kitaplarında önceki dinlerde de Aşura gününde oruç tutulduğu geçmektedir. Bundan dolayı Peygamber efendimizin onları bu konuda taklit ettiği yazmaktadır. (Hz. Peygamber; "Biz Musa`nın sünnetine sizden daha yakınız." dedi ve o gün oruç tuttu ve ashabına da tutmalarını emir buyurdu. (Buhârî, Savm, 69; Tecrîd-i Sarih, VI, 308, 309)

(Aşura gününün Yahudilerin bayram olarak kutladıkları ve oruç tuttukları Tişri ayının onuna tekabül ettiği Yom Kipur günü olduğu söylenmektedir.)

Bunlara verilecek cevap şudur: Eğer Peygamber efendimiz, peygamber olmadan önce kendisinden önceki peygamberlerin (Hz. Musa, Hz. İsa…) din ve şeraitlerine göre amel ediyorduysa, yaşanan bazı hadiselerde onlara başvurarak vahyin gelişini beklemezdi. Ancak Peygamber efendimiz böyle yapmamıştır.

a) Eğer böyle yapmış olsaydı bu durum herkes tarafından bilinir ve meşhur olurdu.

b) Bir gün Ömer Tevrat’tan bir sayfa okuduğunda Hz. Peygamber efendimiz (s.a.a) öfkelenerek şöyle buyurdu: “Eğer Musa yaşasaydı, bana uymaktan başka hiçbir çaresi olmazdı.”

Kısacası Hz. Resulullah (s.a.a) kesinlikle önceki dinlere tabi değildi.

c) Muaz, kitap ve sünnetten bir hüküm bulamadığında kendisi bir hüküm vermişti. Eğer Tevrat’a başvurmak gerekiyorduysa bunu yapar ve içtihat etmezdi. (El-Mahsulat, Fahri Razi, c. 3, s. 263.)

Ebu’l Hüseyin Basri şöyle diyor:

“Peygamberimiz ve ümmeti hiçbir din ve şeriata tabi olmamışlardır.” (El-Mu’temid, Ebu’l Hüseyin Basri, s. 336)

Ayrıca bir çok Ehli sünnet kaynağında Yahudi ve Hıristiyanlara benzemek kınanmış ve yasaklanmıştır.

Hz. Peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur:

ليس منا من تشبه بغيرنا لا تشبهوا باليهود ولا بالنصارى

“Her kim bizden başkalarına Yahudi ve Hıristiyanlara kendisini benzetirse bizden değildir.”

(Süneni Tirmizi, c. 4, s. 159)

لا تشبهوا باليهود و النصاري

“Yahudi ve Hıristiyanlara benzemeyiniz.”

“Fethu’l Bari, İbn Hacer, c. 11, s. 12)

قال رسول الله صلى الله عليه وآله وسلم صلوا في نعالكم وخالفوا اليهود.

“Ayakkabı ve terliklerinizle namaz kılarak Yahudilere karşı muhalefet ediniz.”

(El- Mu’cemu’l Kebir, c. 7, s 290, hadis: 7165; El-Bidayet ve’n Nihayet, İbn Kesir, c. 2, s. 172; El-Müstedrek Ale Sahiheyn, c. 1, s. 260)

Bu rivayetleri dikkate alırsak peygamber efendimiz nasıl olurda Aşura günü oruç tutarak Yahudilere tabi olarak onlara benzer?!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 11-24-2012, 06:03
halil ibrahim halil ibrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 55
halil ibrahim is an unknown quantity at this point
Standart

Şimdi burada Ehli sünnet rivayetlerindeki çelişkili rivayetlerden bir kaçına değiniyoruz. (buradaki hadisler bir çok Sünni sitesinde bulunabilir)

1. Müslim’in rivayetine göre Hz. peygamber (s.a.a) “Ramazan ayından sonra oruç için en faziletli ay Muharrem ayıdır.” diye buyurmuştur. (Müslim, Sıyam, 202-203)

Burada açıkça Peygamber efendimiz Ramazan ayından sonraki en faziletli orucun Muharrem ayındaki oruç olduğunu söylemektedir.

2. Hz. Peygamber (s.a.a) Medîne`ye geldiği zaman Yahudilerin aşûra günü oruç tuttuklarını gördü ve bunun ne orucu olduğunu sordu!! cevap olarak (Yahudiler) şöyle dediler:

[b]"Bugün, iyi bir gündür. Allah, İsrailoğulları’nı Firavun`un zulmünden bugün kurtarmıştır. Musa (a.s.) Allah`a şükür için bugünde oruç tutmuştur. Biz de tutmaktayız dediler. Hz. Peygamber; "Biz Musa`nın sünnetine sizden daha yakınız." dedi ve o gün oruç tuttu ve ashabına da tutmalarını emir buyurdu. [/B](Buhârî, Savm, 69; Tecrîd-i Sarih, VI, 308, 309)

Bu hadiste Peygamber efendimizin Aşura günü orucunu bilmediği ve haberdar olmadığı Yahudilere sorduktan sonra bunu öğrendiği açıkça geçmektedir. Ayrıca Medine’ye geldiği vakit bu olay oluyor. Yani yaklaşık olarak peygamberliğinden en az 13 yıl geçmiştir. (halbuki Peygamber efendimiz o zamanlar herkesin bir birini tanıdığı küçücük bir yer olan Mekke ve Medine’de Yahudilerle birlikte büyümüş ve onların adetlerine tam olarak vakıftı. Yani peygamber olmayan sıradan bir insan bile komşu ve arkadaşları olan Yahudilerin geleneklerini bilmekteydiler.)

3. Ayşe`den nakledilen şu hadiste, Allah Resulünün (s.a.a) Mekke döneminde de Aşura orucu tuttuğu anlaşılır!!

"Cahiliye devrinde Kureyş, Aşura gününde oruç tutardı. Hicretten önce Hz. Peygamber (s.a.a) de Aşura orucu tutardı. Medine`ye hicret ettikten sonra bu oruca devam etti; ashabına da tutmalarını emretti. Ertesi yıl, Ramazan orucu farz kılınınca, aşûre günü orucunu bıraktı, isteyen bu orucu tuttu, dileyen de bıraktı." (Buhârî, Savm, 69; Tecrîd-i Sarîh, VI, 307, 308).

Bu hadis ne diyor?

Cahiliye devrinde Kureyş’in de (Yahudiler gibi) bu orucu tuttuğu ve bundan daha ilginç olan ise Hz. Peygamberimizin de Hicretten önce bu orucu tuttuğunu söylemektedir!! Halbuki birinci hadiste Peygamberimizin Medine’ye geldiğinde bu oruçtan haberdar olmadığı ve Yahudilere sorduktan sonra öğrendiği geçmişti. Ve Yahudilerden öğrendikten!!! Sonra kendisi de bu orucu tutarak ashabına da emrettiği açıkça hadiste geçmişti. Peki bu hadiste ne diyor? Diyor ki bir yıl sonra Ramazan orucu farz olduktan sonra Aşura orucunu tutmayı bıraktı… eee ne oldu şimdi? Daha sonra efendimiz bu orucu tutmayı bırakmış ve tutmamış!! Ama isteyenler tutmuş ve istemeyenler tutmamış!!

Birinci hadis ne diyordu? Hz. peygamber (s.a.a) efendimizin “Ramazan ayından sonra oruç için en faziletli ayın Muharrem ayı” olduğunu buyurduğunu diyordu. Şimdi bu ne yaman çelişkidir böyle. Burada Ramazan ayından sonra bu orucu tutmayı terk ettiği söylenmişti. Ama birinci hadiste Ramazan ayından sonraki en faziletli oruç olduğu söylenmişti. En faziletli oruçsa neden kendisi buna amel etmedi?!! Eğer faziletli idiyse neden bazı sahabeler tuttu bazı sahabeler tutmadı?! Meğer Peygamber efendimizin yaptıkları sadece farz ve müstahap değil midir? Hatta efendimizin mubah bile yapmadığı bilinen bir gerçekken nasıl olurda Ramazandan sonraki en faziletli oruç olan Muharrem orucunu terk eder? Öte yandan başka bir hadiste en faziletli der ve tutulmasını tavsiye eder. Bu nasıl bir çelişkidir böyle?

(burada naklettiğimiz üç hadisi de sorularlaislamiyet sitesinden aktardık. Hadislerde o kadar çok çelişki var ki bırakın alim olmayı İslam bilgisi olmayan sıradan insana bile bu hadisler sorulursa ne kadar çelişkilerle dolu olduğunu bize söyler. Ayrıca ilginçtir bu hadisler Ehli sünnetin sihah kitapları olan en meşhur Sahihi Buhari ve Müslim tarafından nakledilmiştir… Zaten Türkiye’deki Turan Dursun, Aziz Nesin…vb. gibi insanların neden dinden çıktıkları az çok herkesin malumu. Allah’ın dini dedikleri bu çelişkiler yumağı mı?! din eğer buysa komünistlik, ataistlik… daha iyidir demektedirler!!)

Ayrıca tüm İslam mezheplerinin ittifak ettikleri Ramazan ayından sonra oruç tutmak için en faziletli ayların Recep ve Şaban ayı oldukları yönündedir. Ayrıca zilhicce ayının ilk dokuz günü…

Yine aynı siteden naklediyoruz:

Ayşe anlatıyor:

“Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem bazı aylarda çok oruç tutardı. Hatta biz, onu bu ayda (Şaban ayını kast ediyor) hiç iftar etmedi sanırdık. Bazı aylarda da çok iftar ederdi. Hatta biz, onu bu ayda hiç oruç tutmadı derdik.

“Resulullah Sallallahü Aleyhi Vesellemin Ramazan’dan başka bir ayın orucunu tamamladığını görmedim. Hiçbir ayda da Şaban ayında tuttuğundan daha fazla oruç tuttuğunu görmedim.”
(Buhari, Savm: 51, Ebû Dâvud, Savm: 59)

Enes rivayet ediyor:

Peygamberimiz Sallallahü Aleyhi Vesellemden sordular:

“Ya Resulallah, Ramazan’dan başka en faziletli oruç ayı hangi aydır?”

Peygamberimiz şöyle buyurdu:

“Ramazan’ı tazim için (Ramazan hürmetine) Şaban’da tutulan oruçtur” cevabını verdi. (Tirmizî, Zekât: 28)

Bu iki hadisten de Muharrem ayında ve Aşura günü oruç tutmanın Ümeyye oğulları tarafından uydurulduğu ve buna birde dini boyut kazandırarak insanları aldattıkları ortaya çıkmaktadır. Ama maalesef halen bu yalanlar her gün televizyon kanallarından, radyolardan, gazetelerden… sitelerden insanlara anlatılarak halkımız kandırılmaktadır.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 11-24-2012, 06:05
halil ibrahim halil ibrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 55
halil ibrahim is an unknown quantity at this point
Standart

Şia Alimlerinin Aşura Günü Orucu Hakkındaki Görüşü


1. Aşura günü oruç tutmak din ve Ehlibeyt düşmanlarının sünnet ve geleneğidir. Müslümanlar bugünü ihya etmemeli ve onlara benzememelidir.

2. Aşura günü oruç tutmak Ehlibeyt ve ashabı arasında olmayan ve onların yaşantısında görülmeyen bir şeydir.

3. İkindi vaktine kadar bir şey yiyilip içilmeden (oruç kastıyla değil) kalınmalı ikindi vakti bir şeyler yenilmelidir.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 11-24-2012, 06:11
halil ibrahim halil ibrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 55
halil ibrahim is an unknown quantity at this point
Standart

Selefilerin Aşura Orucundaki Israrları

Çok şaşırtıcı olan ise zamanımızın emevileri olan Selefi Vahabiler, Aşura günü oruç tutma konusunda Müslümanlara baskı yapmakta bugünde oruç tutulmasının gerekliliği üzerine kitaplar kaleme almakta, sosyal paylaşım sitelerinde tebliğde bulunmaktadırlar. Emevilerin zamanımızdaki temsilcileri olan Selefilerin bu konuda ısrarlı olmaları da bunun bir Emevi geleneği olduğunu net bir biçimde ortaya koymaktadır.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 11-24-2012, 06:16
halil ibrahim halil ibrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 55
halil ibrahim is an unknown quantity at this point
Standart

Bende Diyorum ki

Allah'ın Selamı İmam Huseyin ve Onun Yaranlarının Üstüne Olsun.
Allahın Laneti de Umeyye ve Mervan oğullarının Üstüne Olsun
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 11-24-2012, 05:31
muntazar muntazar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 137
muntazar is an unknown quantity at this point
Standart

İmam Cafer Sadık (a.s buyurdu):
"Bir gün Hz. Hüseyin (a.s), İmam Hasan'ı (a.s) ziyaret etmek amacıyla kardeşinin evine gitti. Kardeşine baktığında, ağlamaya başladı. Hz. Hasan (a.s) kardeşine "Ne oldu, niçin ağlıyorsun?"diye sorunca, İmam Hüseyin (a.s) şöyle dedi: "Sana yapılan zulme, başına getirilenlere ağlıyorum."
Hz. Hasan (a.s) ise "Bana yapılan ancak ölümüme sebep olan zehirin verilmesidir." dedi "Ama (bunu bil ki) senin günün gibi hiçbir gün yoktur ey Eba Abdillah! Ceddimiz Hz. Muhammed'in (s.a.a) ümmetinden olup, İslam dinine mensup olduklarını sanan otuz bin kişinin seni öldürmek, hürmetini ayaklar altına almak, çocuklarınla kadınlarını esir almak ve malını yağmalamak için saldırdıkları gün daha da ağırdır. İşte bu zaman Beni Ümeyye lanetlenecek, yer, gök ve dünyada bulunan her şey sana ağlayacaktır.

" Emaliy-i Şeyh Tusî, Menakıb-u İbn-i Şehr Aşub, c.4, s.86, Bihar-ul Envar, c.45, s.218
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 04:37


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.