aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | KADIN, AİLE VE HİCAB | KADININ AİLE VE TOPLUMDAKİ YERİ

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 09-14-2009, 07:46
aliyyenveliyullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aliyyenveliyullah aliyyenveliyullah isimli Üye şuanda  online konumundadır
SİTE TEKNİKERİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 353
aliyyenveliyullah is on a distinguished road
Arrow Evlenmenin amaç ve hedefleri

Evlenmenin amaç ve hedefleri

İslâm açısından evlenmenin kutsal bir antlaşma, Kur'an'ın ifadesiyle de sağlam bir misak (ahitleşme) olduğunu söyledik. Evlenme sayesinde daha düne kadar birbirine namahrem ve yabancı olan iki kişinin arasında cinsel ilişkinin dışında duygusal ve manevî bir ilişki de meydana gelir.

Eğer evlenmeyi sadece karı kocalık ilişkisi ve erkek ile kadın arasındaki cinsellikten ibaret bilirsek, itiraf etmeliyiz ki insanın değerini hayvanlık sınırına kadar indirmiş oluruz. Bu durumda, iki kişi arasında cinsel ihtiyaç ve cinsel cazibe var olduğu müddetçe aile baki kalır; bu ihtiyaç ve bu cazibe ortadan kalktığı an ailenin varlığı tehlikeye düşer ve artık aileyi ayakta tutacak bir neden kalmaz.

İslâm, örnekleri İslâm'ı yaşamaya çalışan asil ailelerde de görüldüğü üzere, evlilik yıllandıkça eşler arasındaki cinsel cazibe azalsa da duygusal ve manevî boyutun daha da derinleşmesini ve kök salmasını istemektedir. Evlilik hayatının temeli bu duygusal ve manevî boyuta dayanmalı ve diğer konular ikinci plânda olmalıdır.

Evlenmenin Amaç ve İdealleri

Esasen her din ve ekolün tâbileri, az çok o din ve ekolün öğretilerine bağlıdırlar. Zira ancak bu takdirde o din ve ekolün tâbii ve izcisi sayılabilirler. İslâm açısından da durum aynıdır. Hiç kimse İslâm'ın öğretilerine tâbi olmayı kabul etmeyip de Müslüman olamaz.

İslâm'ın öğretilerinden biri de şudur: Müslümanın yaptığı her işte bir niyeti ve amacı olmalıdır. Evlenme konusunda bunun daha aşikâr olduğunu görüyoruz. Çünkü evlenmekte sadece karı koca olacak iki kişinin muvafakati yeterli değildir. Bu muvafakatin Allah'ın emri ve hükmü esasınca olması gerekmektedir. Aksi takdirde birbirlerine mahrem olamazlar. Böylece izdivaç; kutsal, İslâmî ve İlâhî bir iştir. Dolayısıyla da bir niyet ve amaçla yapılmalıdır. Kur'an ayetlerini ve hadisleri mütalâa ettiğimizde, izdivaç ve evlenme ile ilgili birtakım amaç ve niyetler karşımıza çıkmaktadır. Bunların en önemlilerini şöyle sıralayabiliriz:

1- Fıtratın Sesini Dinlemek

Evlenmek, gerçekte fıtrat ve içgüdünün sesine verilen doğru ve şer'î bir yanıttır. Yüce Allah insanı yaratmış ve huzur ve sükûnete kavuşması, soyunu ve türünü sürdürebilmesi için onu cinsel içgüdüyle donatmıştır.

İnsan büyüyüp geliştikçe karşı cinsle ilişki kurma arzu ve isteği de gelişip büyür, yavaş yavaş huzurunu kaçırmaya başlar ve sonunda onu bu isteğine boyun eğme mecburiyetinde bırakır. Meşru yolla evliliğe boyun eğmek, gerçekte bu ses ve bu davete verilen Allah'ın hoşnut olduğu bir cevaptır. Evlenme saikası o kadar güçlü ve kuvvetlidir ki insanlar yaşlandıktan ve kadınlar menopoza girdikten sonra da evlenmek istemektedirler.

2- Sünnetin Davetine İcabet

Evlenmek, Müslüman için bir bakıma kutsal bir vazifedir; Allah Resulü'nün sünneti, gidişatı ve yol yordamını yaşatmaktır. Allah'a daha yakın olabilmek ve yüksek manevî makamlara erişmek için karısıyla yatmamaya karar veren Osman b. Mez'un, Resulullah (s.a.a) tarafından kınanmış ve azarlanmıştı. Peygamber (s.a.a) ona şöyle buyurmuştu: "Benim sünnetimden yüz çevirme. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, kıyamet günü melekler yolunu keser ve yüzünü Kevser Havuzu'ndan çevirirler."

Dinin çağrısına icabet, Müslüman için bir iftihardır. Hele bu davet, insanın derunî isteği doğrultusunda ve tabiatıyla uyum içinde olursa, ne âlâ! Bu bakış açısıyla evlenmek, hem Peygamber'in davetine icabet, hem de meşru ve helâl bir zevk ve huzura kavuşmaktır.

3- Vücudu Tehlikelerden Korumak

Evlenmek, beden ve ruh sağlığını tehdit eden tehlikelerden korunmak için iyi bir etken olabilir. Evlenmekten kaçınmak, insanlar için ucuza mal olmayabilir. Birçok bedensel hastalık evlenmemek, cinsel ilişkiyi terk etmek veya doğum yapmamaktan kaynaklanmaktadır. Aynı şekilde, birçok ruhsal hastalık ve kişilik bozuklukları da evlenmeyi terk etmekten ileri gelmektedir. Evlenmekten kaçınmak, kişinin ruhsal dengesini bozmaktadır. Hatta bedensel engellerinden dolayı evlenmeye muvaffak olamayanların arasından bile büyük bir dâhi, âlim veya filozofun çıktığı görülmemiştir.

4- İffeti Korumak

İnsanın tehlikeyle karşı karşıya olduğu ve temiz eteğinin kirlenme riskinin bulunduğu durumlarda evlenmek, iyi bir kurtuluş amili olabilir. Evlenmek, insanın istek ve tutkularının kontrol altına alınmasına, gözü ve diğer uzuvlarının sürçme ve sapmadan masun kalmasına sebep olabilir. Cinsel içgüdünün baskısı altında kaldığında sırlarının mahremi olan eşine yaklaşıp kendini tatmin edebilir. Bu yüzdendir ki Allah Resulü (s.a.a), "Kim evlenirse, dininin yarısını korumuştur; diğer yarısını korumak da ona kalmıştır." buyurmuştur.

5- Huzur ve Sükûnet Bulmak

Evlenmek, gencin mustarip ve çalkantılı ruhunu sakinleştirir, fırtınalı ve dik başlı zamirini dindirir. Bu da onun için yüce hedeflere doğru ilerlemesine yardımcı olacak bir mutluluk zemini hazırlar. Kur'an-ı Kerim'de, "onlarla (eşlerinizle) kaynaşıp huzur bulasınız diye" tabirinin kullanılmış olması, belki bu nükteye işaret etmek içindir.

Huzur ve sükûnet, birtakım tadil ve teadüllere sebep olur; çabalara yön verir ve faaliyetleri düşünülmüş ve plânlanmış bir hedefe yönlendirir. Hayatları için düşünülmüş ve plânlanmış bir amaç ve programları olup da onu uygulamaya geçirmek için sakin ve huzurlu bir kalpleri olmayan kişilerin sayısı az değildir. Evlenmek, işte bu huzur ve sükûneti insana verir.

6- Sevgi ve Muhabbet

İnsan, hayatın muhtelif aşamalarında ve buhranlı anlarında kendisine huzur ve moral verecek olan bir destekçiye ihtiyaç duyar. Sıkıntılarını anlatabileceği, dertlerini paylaşabileceği, kendisini seven birinin var olduğunu bilmek, insana büyük teselli verir.
Bizler hangi yaşta ve hayatın hangi merhalesinde olursak olalım, sevgi ve muhabbet isteriz. Başkalarının bizi sevmesini ve bu sevgide sadık ve samimî olmasını isteriz. Bu istek, bizim kişiliğimizin bir parçasıdır ve tatmini bizi mutlu eder. Evlenmenin kişiye bu mutluluğu verme özelliği vardır. Çünkü karı koca arasındaki sevgi çok halis ve genelde beklentisiz bir sevgidir.

7- Tekmil ve Tekâmül

Geçen bölümlerde de evlenmenin tekmil (olgunlaştırma) ve tekâmül (olgunlaşma) etkeni olduğunu söylemiştik. Evlenmek, insanı yalnızlıktan kurtarır ve olgunlaşmadığı tasavvurunu ondan alır. Karı ve koca, evlenme sayesinde birer olgun insan oldukları hissine kavuşurlar. Kızlar, kadınlar ve anneler dünyasına; oğlanlar da, erkekler ve babalar dünyasına adım atarlar.

Evliliğin özellikle de manevî değerler üzerine gerçekleştiği ve karı kocanın evlenme sayesinde huzur bulup Allah'a daha yakın olduklarını hissettikleri zaman bu olgunlaşma duygusu daha belirgin bir şekilde ortaya çıkar ve insan kendisini İlâhî düzenin hâkimiyeti altında hisseder.

8- Üreme

Evlenmenin amaçlarından biri de, zürriyet sahibi olmaktır. Hatta kişinin, soyunun devam etmesi için dua etmesi ve Allah'tan çocuk istemesi tavsiye bile edilmiştir. Hz. Yakub (a.s), kendisinden yeryüzünü Allah'ın zikriyle mamur kılacak bir neslinin dünyaya gelmesi ümidiyle oğluna evlenmesini emretti. İmam Seccad (a.s), "Evlât güzel bir şeydir; kalırsa, (anne babası için) iyi bir duacı; ölürse, babasından önce dünyadan göçen bir şefaatçidir." buyurmuştur.

İslâm, fakirlik ve yoksulluk korkusuyla üremeden kaçınmayı kınamıştır. Allah Resulü (s.a.a), "Fakirlik korkusuyla çocuk sahibi olmayan lânetlenmiştir." buyurmuştur.

Yine buyurmuştur: "Çocuk eğer düşerse, babasını cennete götürür; eğer ölürse, Allah (musibetine sabretmesinden dolayı) ona mükâfat verir; eğer kalırsa, ölümünden sonra onun için mağfiret diler."

Kaçınılması Gereken Amaçlar

Evlenmenin amaç ve gayesi olamayacak şeyler de vardır ki bunların en önemlilerini şöyle sıralayabiliriz:

- Zevk için evlenmek. Kötü bir akıbeti vardır.

- Sadece cinsel ilişki kurmak için evlenmek. İnsanı hayvanlık haddine kadar düşürür.

- Mal, servet ve güzelliğe ulaşmak için evlenmek. Allah, ümidini boşa çıkarır.

- Ev, tarla ve atölye işlerinde kendisine yardımcı olması için evlenmek. İstediğine ulaşmaz.

- Başkalarına hava atmak, gösteriş yapmak ve itibar kazanmak için üst bir tabakadan evlenmek. Horlanıp aşağılanmasına sebep olur.

- Yaşamanın zahmetlerinden kurtulmak ve kendine hizmetçi bulmak için evlenmek. Bir tür sömürü ve istismardır.

- Gönül bağı bulunmaksızın sırf kimsesiz ve sığınaksız biri olduğu için acıyarak evlenmek. Başarısızlıkla sonuçlanır.

- Hevesini tatmin etmek için kandırarak evlenmek. Allah, kendisinden hesap sorar.

Hedef Ne Olmalı

İslâm, insanın bütün işlerinde Allah'ı dikkate almasını ve her işine Allah'ı katmasını istemektedir. Bir işe Allah karıştırılırsa zarar edilir düşüncesi, tamamen yanlış bir düşüncedir.

Evliliğin İlâhî niyetle yapılması, hayır ve berekete sebep olur; Allah'ın kendilerini himaye etmesine, zorluklarda kollarından tutmasına ve mutluluk kapısını yüzlerine açmasına yol açar.

Makam, izzet ve itibara ulaşmak için evlenmek, gerçekte Allah'a bir nevi suizan beslemek ve şirk koşmaktan kaynaklanır. Bu amaçla evlenen bir kişi, izzet ve saadetin Allah'tan başka birinin elinde olduğu zannına kapılmıştır. Allah, kendisine karşı yapılan bu saygısızlığı bağışlamaz.

Evliliğin gelip geçici amaçlar için de yapılmaması gerekmektedir. Çünkü o amaç ortadan kalktığı zaman ailenin temeli sarsılır. Eşinin güzelliği için evlenen kimse, bir kalp krizi veya basit bir hastalık sonucu o güzelliğin gidebileceğini; mal ve makam için evlenen kimse, hayatın iniş çıkışlarında her ikisinin de kolayca zail olabileceğini unutmamalıdır.
__________________
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

اَللَّهُمَّ خُصَّ اَنْتَ اَوَّلَ ظالِمٍ بِاللَّعْنِ مِنّى وَابْدَأْ بِهِ اَوَّلاً ثُمَّ الثَّانِىَ وَالثَّالِثَ والرَّابِعَ اَللَّهُمِّ الْعَنْ يَزيدَ خامِساً وَالْعَنْ عُبَيْدَ اللَّهِ بْنَ زِيادٍ وَابْنَ مَرْجانَةَ وَ عُمَرَ بْنَ سَعْدٍ وَ شِمْراً وَ آلَ اَبى سُفْيانَ وَ آلَ زِيادٍ وَ آلَ مَرْوانَ اِلى يَوْمِ الْقِيمَةِ.

"Allah'ım, sen, (Resul ve Ehl-i Beyt'ine) ilk zulmedeni benim özel lanetime mazhar eyle. Bunun için de, önce birinci, sonra ikinci, sonra üçüncü ve sonra da dördüncüden başla. Sonra da... Yezid'e lanet eyle. Ziyad'ın ve Mercâne'nin oğlu Ubeydullah'a, Sa'd oğlu Ömer'e, Şimr'e, Ebu Süfyan'ın, Ziyâd'ın ve Mervân'ın soyuna kıyamet gününe kadar lanet et."


علی علی علی MEN ALİYYEL MURTAZA' NIN NÖKERİYEM علی علی علی
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11-18-2009, 09:40
azeri kizi azeri kizi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 2
azeri kizi is an unknown quantity at this point
Standart

Evlilik kutsal bir kurumdur.Evlilikte erkek ve kadının birbirini tamamları, şereflendirir. Evlilikte zahiri amaç olduğu gibi asıl amaç Allah rızasını kazanmak olmalıdır. Evlilikte bir nevi ibadettir.

Allah tüm bekarlarımıza hayırlı ve doğru bir eş seçimi yapması için yardım etsin İnşallah.

Allah razı olsun paylaşımınız için.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 05:56


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.