aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | KERBELA FACİASI | HZ İMAM HÜSEYİN (AS) VE KERBELA FACİASI

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12-04-2013, 08:04
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 420
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart Yezidin İmam Hüseyin (as)'ın Öldürülmesi İçin Emir Vermesi.

Kerbela vakası tüm müslümanların bildiği, üzerinde hiç bir şüphe bulunmayan hatta müslüman olmayanların bile haberdar olduğu bir gerçektir. Yine bu vakada Emevi kralı Yezid b. Muaviye l.a’ın imam Hüseyin a.s’ın öldürülmesine emir vermesi; imam a.s’ın yakınları ve çocuklarının esir edilerek Kufe’ye ve oradan da Şam’a götürülmesi; Yezid l.a’ın esirlere cefa etmesi ve Rasulullah s.a.a’in getirdiği dini alaya alması gibi hususlar üzerinde hiç bir şüphe olmayan ve mütevatiren bilinen şeylerdir. Fakat nasibiler Emevi sevdasından dolayı imam a.s’ın katili ve hatta Rasululah s.a.a’ı bile alaya alan bu kafir Yezid’i savunmaya çalışmaktadırlar. Nasibiler bu uğurda bin türlü laf oyunu ve hile yapmaktadırlar. Bu utanmazlar “Yezid Hüseyin’in öldürülmesine emir vermedi, Hüseyin’in öldürülmesini duyduğunda çok üzüldü” bile diye bilmektedirler! Böyle bir sözü söyleyen kimsenin ne kadar samimiyetsiz ve hayasız olduğunu söylemeye sanırım gerek yoktur. işte hem tarihimizi belgelerle ortaya koymak ve hemde böylesi hayasızların cevabını vermek için Kerbela vakası hakkında sahih hadislere dayanan bir çalışma yaptım. inşaAllah bu çalışmayı 3 bölüm halinde paylaşacağım. Öncelikle Yezid l.a’ın imam Hüseyin a.s’ın öldürülmesine emir verdiğini, sonra Yezid l.a’ın emri ile imam a.s’ın yakınları ve çocuklarının esir edildiğini, daha sonra ise imam a.s’ın katillerinin Allah katındaki cezasını hadislere dayanarak paylaşacağam.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12-04-2013, 08:06
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 420
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart

1. imam Hüseyin a.s’ın Yezid l.a’ın emri ile öldürülmesi: başta da söylediğimiz gibi bu üzerinde hiç bir şüphe olmayan bir konudur. Nitekim hadislerde de bu konu sabittir.

Şii ve Sünnilerin güvenilirliği hususunda ittifak ettikleri Sikatul İslam (İslam’ın güvenci) Kuleyni r.a’ın “el-Kafi” kitabında şu ifadeler var:

ابن محبوب، عن عبد الله بن سنان قال: سمعت أبا عبد الله (عليه السلام) يقول: ثلاث هن فخر المؤمن وزينه في الدنيا والآخرة: الصلاة في آخر الليل ويأسه مما في أيدي الناس وولايته الامام من آل محمد (صلى الله عليه وآله) قال: وثلاثة هم شرار الخلق ابتلى بهم خيار الخلق: أبو سفيان أحدهم قاتل رسول الله (صلى الله عليه وآله) وعاداه ومعاوية قاتل عليا (عليه السلام) وعاداه ويزيد بن معاوية لعنه الله قاتل الحسين بن علي (عليهما السلام) وعاداه حتى قتله
ibni Mahbub’dan, o da Abdullah b. Sinan’dan anlattı, dedi ki: Ebu Abdullah (imam Cafer es-Sadık a.s)‘ın şöyle dediğini duydum: «Üç şey vardır ki müminin hem dünyada hem de ahirette zinetidir: Gecenin sonunda namaz kılmak, başkalarının elinde bulunan şeylerden ümidini kesmek, Al-i Muhammed’den olan imamın vilayetine inanmak. Üç kişi de vardır ki, yaratılmışların en şerlisidir. Yaratılmışların en hayırlılarını onlarla sınanmıştır. Ebu Süfyan Rasulullah s.a.a ile çarpıştı ve ona düşmanlık yaptı. Muaviye, Ali a.s ile savaştı ve Ona düşmanlık yaptı. Yezid b. Muaviye, Hüseyn b. Ali (imam Hüseyin eş-Şehid a.s) ile savaştı ve Onu şehid edineceye kadar düşmanlık besledi.»

Kuleyni r.a, “el-Kafi”, 8/127, hadis 311

hadisin senedinde geçen ravilerin hepsi sika (güvenilir) ve isnadı da muttasıldır. Şeyhul İslam “el-Kafi” şerhinde hadis hakkında buyuruyor ki:

الحديث الحادي عشر و الثلاثمائة: حسن
311-ci hadis: hasen

II Meclisi r.a, “Miratul Ukul”, 26/178

hadisin metninden de açıkca görüldüğü gibi Yezid l.a imam Hüseyin a.s ile düşmanlık etmiş ve onu şehid etmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12-04-2013, 08:10
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 420
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart

2. imam a.s’ın yakınları ve çocuklarının esir edilmesi: Kerbelada imam Hüseyin a.s ile birlikte olan çocuklarının ve yakınlarının esir edilmesi bile imam a.s’ın öldürülmesine Yezid’in emir verdiğini ve bundan sevinç duyduğunu göstermek için yeterlidir. çünkü eğer Yezid idda edildiği gibi imam a.s’ın öldürülmesine emir vermemiş olsaydı şu halde neden imam a.s’ın yakınlarını esir ettiriyordu? Neden imam Hüseyin a.s ve ceddi Rasulullah s.a.a ile alay ediyordu?

imam a.s’ın çocuklarının esir edilerek Şam’a getirilmesinden sora Yezid l.a’ın esirlere cefa ettiği, imam Hüseyin a.s ve ceddi Rasulullah s.a.a’i alaya alması hakkında bir çok hadis mevcuttur. Şimdi sıra ile bu hadisleri aktarıyorum:

Hz. Rıza, Hz. Ali el-Hadi en-Naki ve Hz. Askeri a.s’ın ashabından olan Abdullah b. Cafer el-Himyeri r.a’ın (vefatı hicri 300) “Kurbul İsnad” kitabında şu ifadeler var:

وعنه، عن عبدالله بن ميمون، عن جعفر بن محمد، عن أبيه قال : «لما قُدِم على يزيد بذراري الحسين ادخل بهن نهاراً مكشوفات وجوههن فقال أهل الشام الجفاة : ما رأينا سبياً أحسن من هؤلاء، فمن أنتم ؟ فقالت سكينة بنت الحسين : نحن سبايا آل محمد»
O [Muhammed b. İsa] bana Abdullah b. Meymun’dan, o Cafer b. Muhammed (imam Cafer es-Sadık a.s)‘dan, o da babasından (imam Muhammed el-Bakır a.s)‘dan anlattı, dedi ki: «Hüseyin (imam Hüseyin eş-Şehid a.s)’ın çocukları Yezid’in yanına yüzleri açık ve gündüz bir şekilde getirildiğinde cefa veren Şam halkı şöyle dedi: “Biz bunlardan daha güzel esirler asla ve kata görmemiştik. Sizler kimlersiniz?” Sekine binti Hüseyin a.s dedi ki: “Bizler Al-i Muhammed s.a.a’in esirleriyiz.”»

Himyeri r.a, “Kurbul İsnad”, sayfa 26, hadis 88

bu hadisi Himyeri r.a sadece 2 ravi aracılığı ile rivayet etmiştir ki, ravilerin her birisi güvenilir ve sened muttasıldır. Dolayısı ile, hadis sahih’tir.

imam Hasan el-Askeri a.s’ın sahabesi olan Muhammed b. Hasan es-Saffar’ın “Besair ed-Derecat” adlı kitabında şu ifadeler var:

حدثنا أحمد بن محمد حدثني الحسين بن سعيد والبرقي عن النضر بن سويد عن يحيى الحلبي عن محمد بن علي الحلبي قال سمعت أبا عبد الله عليه السلام يقول لما اتى بعلى بن الحسين عليه السلام يزيد بن معاوية عليهما لعاين الله ومن معه جعلوه في بيت فقال بعضهم إنما جعلنا في هذا البيت ليقع علينا فيقتلنا فراطن الحرس فقالوا انظروا إلى هؤلاء يخافون ان تقع عليهم البيت وإنما يخرجون غدا فيقتلون قال علي بن الحسين ع لم يكن فينا أحد يحسن الرطانة غيري والرطانة عند أهل المدينة الرومية
bana Ahmed b. Muhammed anlattı, dedi ki: Hüseyin b. Said ve Berki bana Nadr b. Suveyd’den, o Yahya el-Halebi’den, o da Muhammed b. Ali el-Halebi’den anlattı, dedi ki: Ebu Abdullah (imam Cafer es-Sadık a.s)‘ın şöyle dediğini duydum: «Ali b. Huseyin a.s Yezid b. Muaviye l.a ve beraberindekilerinin yanına getirildiğinde onlar Ali b. Hüseyin (imam Seccad a.s)’ı bir odaya koydular. Onlardan (esirlerden) birisi şöyle dedi: “Bizi bu odaya koydular ki, üzerimize düşsün de bizi öldürsünler.” Görevliler yabancı bir dille konuşarak şöyle dediler: “Şunlara bakınız, evin üzerlerine düşmesinden korkmaktadırlar. Onlar yarın çıkacaklar da öldürüleceklerdir.” Ali b. Hüseyn (imam Seccad a.s) dedi ki: “İçimizde benden başka yabancı dili güzel konuşan yoktur (o yüzden söylediğinizi anladım).” Şehir ehli Rumca konuşuyorlardı.»

Saffar r.a, “Besair ed-Derecat”, 7/378, bab 12, hadis 1

yukarıda hadis gibi bu hadis de sahih bir hadisdir. Bu hadisde ise esirlerin askerlerin gözetiminde olan bir eve hapsedildiğini görüyoruz.

Şeyh Saduk r.a’ın “Fakih” adlı kitabında şu ifadeler var:

وروى لنا عبد الواحد بن محمد بن عبدوس النيسابوري رضي الله عنه قال: حدثنا علي بن محمد بن قتيبة، عن الفضل بن شاذان قال: سمعت الرضا (عليه السلام) يقول: ” لما حمل رأس الحسين (عليه السلام) إلى الشام أمر يزيد لعنه الله فوضع ونصب عليه مائدة، فأقبل هو وأصحابه يأكلون ويشربون الفقاع فلما فرغوا أمر بالرأس فوضع في طست تحت سريره وبسط عليه رقعة الشطرنج وجلس يزيد لعنه الله يلعب بالشطرنج ويذكر الحسين بن علي وأباه وجده (عليهم السلام) ويستهزئ بذكرهم، فمتى قامر صاحبه تناول الفقاع فشربه ثلاث مرات ثم صب فضلته على ما يلي الطست من الأرض فمن كان من شيعتنا فليتورع عن شرب الفقاع واللعب بالشطرنج، ومن نظر إلى الفقاع أو إلى الشطرنج فليذكر الحسين (عليه السلام) وليلعن يزيد وآل زياد، يمحو الله عز وجل بذلك ذنوبه ولو كانت بعدد النجوم “
ve bize Abdulvahid b. Muhammed b. Abdus en-Nişaburi r.a rivayet etti, dedi ki: Ali b. Muhammed b. Kuteybe bana Fazl b. Şazan’dan anlattı, dedi ki: er-Rıza (imam Ali er-Rıza a.s)‘ın şöyle dediğini duydum: “Hüseyin a.s’ın kesik başını Şam’a götürdüklerinde Yezid -Allah lanet etsin- onu bir kenara bırakmalarını emretti. Sonra da yanına bir sofra kurdurttu, arkadaşlarıyla o sofrada yemek yedi ve şarap içti. Ardından Hüseyin a.s’ın kesik başını bir leğen içinde tahtının yanına koymalarını emretti. Leğenin üzerine de satranç tahtasını koyup üzerinde satranç oynadılar. Hüseyin b. Ali’yi, babası (imam Ali a.s)‘ı ve dedesini (Rasulullah s.a.a)‘i alayla anıyor, ihanette bulunuyorlardı. Satrançta yenince şarabını alıyor ve üç defa yudumluyordu. Bardağından geri kalanı da Hüseyin a.s’ın kesik başının bulunduğu leğenin yanına döküyordu. şu halde bizim Şiilerimiz şarap içmemeli ve satranç oynamamalıdır. Şarap ve satrancı görünce Hüseyin a.s’ı hatırlayan ve Yezid ve al-i Yezid’e lanet eden kimsenin günahları yıldızlar sayısınca da olsa Allah affeder.”

Şeyh Saduk r.a, “Fakih”, 4/309, Nadirler babı, hadis 5915

bu hadisi Şeyh Saduk r.a yine “Uyunu ahbar er-Rıza a.s”, 2/25, bab 30, hadis 50‘de aynı sened ile rivayet etmiştir. ravilerden Ali b. Muhammed b. Kuteybe medh edilmiş birisidir, diğer 2 ravi ise sika (güvenilir)‘dir ki, şu halde hadis hasen derecesindedir. eğer Fazl b. Şazan r.a’ın imam Rıza a.s’ın ashabından olmadığı için hadisin mürsel olduğu idda edilirse buna cevabımız şöyle olur: Fazl b.Şazan imam Rıza a.s’ın ashabından olması ve imam a.s’dan duymuş olması sabittir, bkz: Fazl b. Şazan imam Rıza a.s’ın ashabından mıdır?

hadisin metni ise hayasızların iddasına tokat gibi cevap vermekte, Yezid l.a’ın bu işe üzülmediğini, aksine bununla sevindiğini ve hatta Rasulullah s.a.a bile alaya aldığını göstermektedir. Allah’ın, meleklerin, insanların ve tüm lanet edenlerin laneti Yezid’e, onun cinayetine sevinenlere ve onu korumak için çalışanlara olsun.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 12-06-2013, 06:28
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 420
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart

3. imam a.s’ın katillerinin Allah katındaki cezası: şüphesiz ki, imamlar a.s Allah azze ve celle’nin tayin ettiği, itaatini farz kıldığı kimselerdir. Allah azze ve celle yüce kitabımızda, kasten bir mümini öldüren kimsenin ebediyen cehennemlik olduğunu bildirmektedir. Öyle ise Allah azze ve cellenin itaatini farz kıldığı kimseye baş kaldıran, onu öldüren birisinin cezası nedir?

Şeyh Saduk r.a’ın “Uyunu ahbar er-Rıza a.s” adlı kitabında şu ifadeler var:

حدثنا محمد بن بكران النقاش في مسجد الكوفة ومحمد بن إبراهيم بن إسحاق المكتب رضي الله عنه بالري قالا: حدثنا أحمد بن محمد بن سعيد الهمداني مولى بني هاشم قال: حدثنا علي بن الحسن بن علي بن فضال عن أبيه عن أبي الحسن علي بن موسى الرضا عليه السلام قال: من ترك السعي في حوائجه يوم عاشورا قضى الله له حوائج الدنيا والآخرة ومن كان يوم عاشورا يوم مصيبته وحزنه وبكائه جعل الله عز وجل القيامة يوم فرحه وسروره وقرت بنا في الجنان عينه ومن سمى يوم عاشورا يوم بركه وادخر فيه لمنزله شيئا لم يبارك له فيما ادخر وحشر يوم القيامة مع يزيد وعبيد الله بن زياد وعمر بن سعد لعنهم الله تعالى إلى أسفل دركه من النار
bana Musa b. Bekran en-Nakkaş Kufe mescidinde ve Muhammed b. İbrahim b. İshak el-Mektub r.a Rey şehrinde alattılar, dediler ki: bize Ahmed b. Muhammed b. Said el-Hemedani anlattı, dedi ki: Ali b. Hasan b. Ali b. Faddal bana babasından, o Ebul Hasan Ali b. Musa er-Rıza (imam Ali er-Rıza a.s)‘dan anlattı, dedi ki: «Aşura günü ihtiyaçlarını gidermek için çalışmayı bırakan kimsenin Allah-u Teala hem dünya hem de ahiret işlerini giderir. Aşura gününü musibet, hüzün ve ağlama günü olarak belleyip de uygulayan kimseye Allah-u Teala Kıyamet gününü sevinç ve mutluluk günü yapar. Cennetlerde bizimle gözleri aydınlanır. Aşura günü bereket günü olarak isimlendiren ve o gün evine bir şey biriktiren kimsenin biriktirdiği şeyde hiçbir şekilde bereket olmaz ve Kıyamet gününde Yezid, Ubeydullah b. Ziyad ve Ömer b. Sad ile birlikte cehennemin en alt tabakasında olur.»

Şeyh Saduk r.a, “Uyunu ahbar er-Rıza a.s”, 1/267-268, bab 28, hadis 57

hadisin senedinde Ahmed b. Muhammed b. Said zeydi, Ali b. Hasan b.Ali b. Faddal ise fetahi mezhebindendir. Fakat her ikisi sika (güvenilir)‘dir, hadisin senedi de muttasıldır ki, şu halde hadis muvassak derecesindedir.

Şeyh Saduk r.a’ın “Uyunu ahbar er-Rıza a.s” adlı kitabında şu ifadeler var:

وبهذا الاسناد قال قال رسول الله ” ص ” ان قاتل الحسين بن علي عليهما السلام في تابوت من نار عليه نصف عذاب أهل الدنيا وقد شدت يداه ورجلاه بسلاسل من نار منكس في النار حتى يقع في قعر جهنم وله ريح يتعوذ أهل النار إلى ربهم من شدة نتنه وهو فيها خالد ذائق العذاب الأليم مع جميع من شايع على قتله كلما نضجت جلودهم بدل الله عز وجل عليهم الجلود حتى يذوقوا العذاب الأليم لا يفتر عنهم ساعة ويسقون من حميم جهنم فالويل لهم من عذاب الله تعالى في النار
ve aynı isnad ile Rasulullah s.a.a dedi ki: «Hüseyn b. Ali (imam Hüseyin eş-Şehid a.s)’ın katili ateşten bir tabutun içinde olur. Dünya ehlinin azabının yarısı onadır. Elleri ve ayakları ateşten bukağıları bağlanmıştır. Cehennemde bir çukura düşer. Cehennem ehlinin şiddetli kokusundan dolayı rablerinden sığındıkları bir rüzgar vardır. O bu can yakıcı elim azapta daimi kalacaktır. İmam Huseyn’in katline katılan herkes de onunla birlikte olacaktır. Onların derilerinin her yanışında, Allah-u Teala acıklı azabı tatmaları için derilerini başka deriler ile değiştirir. Azapları hafifletilmez, Cehennemin hamim adlı içeceğinden içirilir. Allah-u Teala’nın azabına düçar olduklarından dolayı yazıklar olsun onlara.»

Şeyh Saduk r.a, “Uyunu ahbar er-Rıza a.s”, 2/51, bab 31, hadis 178
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 12-09-2013, 07:49
hacer76 hacer76 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 78
hacer76 is an unknown quantity at this point
Standart

Allah'ım, Ebu Süfyan'a, Muaviye'ye ve Yezid b. Muâviye'ye lanet et. Senin lanetin ebediyyen onların üzerine olsun.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 12-11-2013, 09:04
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.686
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart İmam Huseyin (as) Baş Katili Yezittir. Yezite Lanet Okumak İbadettir

Yezit (lanetlik)'i İmam Huseyin (aleyhisselam)'ın Şehid Edilmesinde Hiç Bir Suçu, Kabahati Yokmuş Gibi Temize Çıkarma çabasında olan zavallılar Buyurun Sünni ve Şiii Kaynaklar:
Kaynaklarıyla Yazdığımıza rağmen Hala İşin içinden nasıl çıkacağız diye bocalıyorlar. Yazıklar olsun Size...

Yezid (lanetlik) hükümete geçer geçmez, , hemen Medine valisine mektup yazarak, şunları emrediyor:“Mektubum sana ulaşır ulaşmaz hemen Hüseyin'i ve İbn Zübeyr'i yanına çağır, onlardan benim için biat al. Eğer bana biat etmezlerse hemen başlarını kesip bana gönder.”[1]

Başka kaynaklarda şunlar da naklediliyor: İmam Hüseyin (aleyhisselam) Mekke'deyken, Yezid özel bir timi Mekke'ye göndererek, hac esnasında İmam'ı öldürmelerini emretmişti.[2] Nitekim İbn Abbas Yezid'e yazdığı mektupta bu noktaya da değinmektedir.[3] İmam'ın Mekke'den Irak'a doğru ayrıldığı haberini alan Yezid, hemen İbn Ziyad'a bir mektup yazarak İmam'ın önünü kesmesini, en sert bir şekilde karşısında durmasını ve onu öldürmesini emretmiştir.[4] Sonraları da İbn Ziyad, İmam Hüseyin'i öldürmek için Yezid'den emir aldığını kendi ağzıyla söylemiştir.[5]

İbn Abbas da açıkça Yezid'i İmam Hüseyin'in (a.s) ve Abdulmuttalib gençlerinin katili olduğunu söyleyip, onu şöyle azarlamaktadır: “Sen Ali'nin oğlu Hüseyin'i öldürdün. Hüseyin'i ve Abdulmüttalip gençlerini öldürmenle benim utanacağımı asla sanma.”[6]

O zamanlar Yezid'in, İmam Hüseyin'i öldürdüğü gün gibi aşikârdı. Öyle ki kendi oğlu Muaviye b. Yezid bile minbere çıkarak şöyle demişti: “…ve şüphesiz Peygamber'in itretini öldürdü…”[7]

Özetle tarih, Yezid'in İmam Hüseyin'i öldürdüğüne dair kesin birçok delille doludur, elbette görmek isteyen insaflı kimseler için.

Yezid'in İbn Ziyad'ın cinayetlerinden Tarihte yazıldığına göre Yezid, İmam'ın öldürüldüğü haberini aldığı zaman çok sevindi ve İbn Ziyad'ı yaptığı bu iş için takdir etti. Sibt İbn Cevzi, Yezid'in İbn Ziyad'ı Hüseyin'i öldürdüğü için çok övdüğünü, ona çok kıymetli hediyeler gönderdiğini, bazı geceler onunla oturup şarap içip eğlendiğini ve bu yaptıklarından sonra İbn Ziyad'ı ailesinden biri gibi gördüğünü nakletmektedir.[8]

Bazı Zamanın Yezitleri Yezit (lanetlik)'iin Hiç Bir Suçu yok İbni Ziyad Bu İşi Yapmıştır Diyor. Peki:m Yezid, eğer İbn Ziyad'ın yaptığını doğru bulmuyordu ise, niçin onu görevinden azletmedi. Hiçbir yerde Yezid'in İbn Ziyad'ı valilikten aldığı geçmemektedir. Aksine Kerbela kıyamından üç yıl sonra İbn Zübeyr'in ayaklanmasını bastırmak için yine İbn Ziyad'a görev vermiştir.[9]

İmam Hüseyin (aleyhisselam) Şehid Olduğu Zaman Birçok tarih kaynağına göre, İmam Hüseyin öldürüldü diye Yezid'in sevinip, içkili eğlenceler düzenlediğini yazmıştır. Şehitlerin kesik başları Şam'a geldiğinde o, mutluluktan içki içmeye başlamış ve daha da iğrençleşip elinde ki ağaçla İmam'ın mübarek ağzına ve dişlerine vurmuştur.[10]

Ümeyyeoğullarının, Haşimoğullarından intikamını aldığı için neşe içerisinde şiirler okuyor ve şiirlerinde Bedir savaşında Haşimoğulları tarafından öldürülen dedesi Utbe, dayısı Velid ve diğer akrabalarının intikamını aldığını anlatıyordu.

Bu şiirlerin birinde Resulullah'ı (s.a.a) ve vahyi inkâr etmiştir. Ona göre Resulullah'ın peygamberliği sadece devlet kurmak için bir bahaneydi.

Devlet için oyun oynadı Haşimoğulları
Yoksa ne bir vahiy geldi ne de bir haber

İmam Hüseyin'e (aleyhisselam)'ın Kıyamından sonra İslâm âlemi uyanmaya başlamıştır. Uyanan toplumlardan biri de Medine halkıydı. Medineliler Yezid'in fasık rejimini kabul etmediklerini ve onu halife olarak tanımadıklarını ilân ettiler. Bunun üzerine Yezid, donanımlı bir ordu göndererek tarihte Hirre Vakası olarak bilinen felâketi gerçekleştirdi. Yezid'in ordusu Medinelileri ve onlarca Peygamber sahabesini öldürdü. Yezid, üç gün boyunca askerlerine Medinelilerin mallarını, canlarını ve namuslarını mubah kıldı.[11]

2- Yezid, ordusuna Mekke'ye saldırma emrini vermiştir. Yezid'in ordusu kan dökmenin haram kılındığı Kâbe'ye saldırıp Allah'ın evinin kutsallığını çiğnemiş, mancınıklara ateş doldurup fırlatmış ve Kâbe'yi yerle bir edip, ateşe vermişlerdir.[12]

Demek ki, tarihin bize gösterdiğine göre Yezid Lanetlik Biridir İmam Huseyin (aleyhisselam)'ın Baş Katilidir, yapmış olduğu kötü işlerine her geçen gün yenisini eklemiştir. Öyleyse, Yezid'e lânet okunmalıdır ve bu yaptıklarından dolayı ona lanet okumak Müslümanların genelinin ortak inancıdır.


Kaynaklar:
[1] Tarih-i Yakubi,c. 2, s. 241.
[2] Luhuf, s. 82.
[3] Tezkiretu'l-Havas, s. 278 (Adamlarını Mekke'ye göndererek Hüseyin'i öldürmek istedin…).Tarih-i Taberi, c. 2, s. 249.
[4] Tarihu'l-Hulefa, Suyuti, s. 165.
[5] Tecaribu'l-Umem, c. 2, s. 77.
[6] Tarih-i Yakubi,c. 2, s. 248.
[7] Tarih-i Yakubi, s. c. 2, 254.
[8] Tezkiretu'l-Havas, s. 29.
[9] Tecaribu'l-Umem, c. 2, s. 77.
[10] Tarih-i Yakubi,c. 2, s. 245.
[11] el-Kamil, İbn Esir, c. 2, s. 593.
[12] A.g.e. s. 602.

Suyutî de şöyle yazar:
“Yezid Irak’taki valisi Ubeydullah bin Ziyad’a mektup yazarak Hüseyin ile savaşması ve katli emrini verdi.”
Kaynaklar:
(Tarihu’l-Hulefa, s. 193, Daru’l-Fikr, h. 1394, Beyrut)

İbn Ziyad, Misafir bin Şureyh Yeşkeri’ye şöyle diyor:
“Benim Hüseyin’i katletmemim nedeni, beni kendimi öldürmekle Hüseyin’i öldürmek arasında seçim yapmak zorunda bırakmasıydı. Ben bu ikisi arasında Hüseyin’i öldürmeyi seçtim.”
Kaynaklar:
(el-Kâmil fi’t-Târih, İbnü’l-Esir, c. 3, s. 324)

İbn Ziyad mektubunda İmam Hüseyin’e şöyle yazmıştı:
“Bana Kerbela’ya geldiğin haberi ulaştı. Yezid bana ‘Rahat yatakta
dinlenmeyeyim ve karnımı doyurmayayım, ta ki seni Latif ve Habir olan Allah’a göndereyim veyahut
🌿
Başka bir yerde de şöyle nakledilmiştir:
“Yezid, Amr bin Said bin As’ı hac merasiminin idaresi için hacılardan oluşan bir ordunun başına koydu ve Hüseyin’e nerede bulurlarsa bulsunlar Öldürülme emrini verdi.”
Kaynaklar:
(el-Muntehab, Tarihi, c. 3, s. 304, Leyletu’l-Âşire)

Diğer bazı tarih kitaplarında da Yezid’in Velid bin Utbe’ye şöyle yazdığı geçmektedir:
“Yezid, Hüseyin ve Abdullah bin Ömer, Abdurrahman bin Ebu Bekir ve Abdullah bin Zübeyr’den biat almak için zora başvurdu ve bunlardan biat etmeyenlerin boyunlarının vurulması ve başlarının kendisine gönderilmesi emrini verdi.”
Kaynaklar:
(Maktelu’l-Huseyn Harezmî, c. 1, s. 178-180; Menâkıbu Âli Ebî Talib, c. 4, s. 88, Mektebetu
Mustafevî, Kum; el-Futûh, İbn A’sem, c. 5, s. 10)

Yakubî’nin anlatımına göre:
“Benim mektubum sana ulaşır ulaşmaz Hüseyin bin Ali ve Abdullah bin Zübeyr’i yanına çağır ve onlardan biat al. Eğer buna yanaşmaz ise boyunlarını vur ve başlarını bana yolla. Tüm halktan biat al ve eğer aralarından biri dahi bundan yüz çevirirse onun için Hüseyin bin Ali ve Abdullah bin Zübeyr hakkındaki hükmü uygula. Vesselam.”
Kaynaklar:
(Tarihu Yakubî, c. 2, s. 241)
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 12-16-2013, 05:35
zülfikar haydar zülfikar haydar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2013
Mesajlar: 36
zülfikar haydar is an unknown quantity at this point
Standart

Allah razı olsun. Alemlerdeki varlıkların sayısıca yezite lanet olsun. lanet olsun. lanet olsun aminnnnnnnnn
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 12-21-2013, 08:34
alinin mezlumesi alinin mezlumesi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Oct 2011
Mesajlar: 92
alinin mezlumesi is an unknown quantity at this point
Standart

Allah yezide dedesine babasına soyuna lanet etsin amin.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 12-28-2013, 01:11
Meçhul Adam Meçhul Adam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 21
Meçhul Adam is an unknown quantity at this point
Standart

Çok Güzel Bilgiler. Allah razı olsun. Allah Yezite de lanet etsin.

Hüseyin (as) Katili Yezite allah lanet etsin.

Yezît; kötülüğü, yalanı, düzenbazlığı, kirlenmişliği, kokuşmuşluğu, zulmü, despotizmi, nekesliği ve namertliği temsil ediyor.

Yezît; kanun-kural bilmez, hak-hukuk tanımaz, ayyaş ve sarhoş birisiydi.

Yezît; hainlik, hilekârlık, iki yüzlülük, serserilik ve hayâsızlık gibi özellikleri geçmişlerinden miras almıştı. Hatta tarihçiler şöyle derler:

“Yezît, babası gibi taş yürekli ve gaddar birisiydi; ama onun gibi kurnaz değildi. Bu yüzden, acımasız ve hain uygulamalarına yumuşak diplomatik kılıflar uydurmakta pek mahir değildi. Düşük karakteri ve seviyesiz ahlâkı, onda şefkat, adalet, sadakat ve diğer insani-İslami erdemlerden eser bırakmamıştı.”

O dönemin tarihini irdeleyip İmam Hüseyin (a.s) ve Yezît'i tanıyanlar; Hüseyin'in, onun için zikrettiklerimizden daha yüce olduğunda ve Yezîd için söylediklerimiz de (hissiyatımızın ifadesi olmayıp) Yezîd'in bu anlatılanlardan çok daha rezil birisi olduğunda hemfikirdirler.

Yezîd, sadece peygamber ailesine zulmetmekle kalmamış, Peygamber'in mescid ve mezarını, ashabının kanıyla kızıla boyamış, ırzları da dâhil, Peygamber ashabının her şeyini askerlerine mubah kılmıştı. Bununla da kalmayıp Allah'ın beyti, Müslümanların kıblesi Kâbe'yi mancınıkla taş yağmuruna tutup ateşe vermişti.

Ve Yezîd; kalbi Resulullah'a (s.a.a) yönelik kin ve buğz ile dolu olan birisiydi. Bedir'de öldürülen müşrik dedelerinden dolayı bu kini besliyordu. Peygamber'in tertemiz Ehl-i Beyt'ini kılıçtan geçirdikten sonra Peygamber'den intikam aldığı için mutlu ve sevinçliydi. Tahtına kurulmuş, müşrik atalarının hazır olup intikamlarının nasıl alındığını görmelerini arzuluyordu ve pervasızca şarabını yudumlarken Abdullah b. ez-Zeb'arî’den iktibas ettiği şiir küstahça ağzından dökülüyordu:

Keşke Bedir'deki büyüklerim olsalardı da görselerdi

Hazrec'in, ok ve mızrakların isabetinden nasıl inlediğini

Haykırırlardı ve sevinçten gözyaşı dökerlerdi

Sonra derlerdi ki: Yezîd! Elin dert görmesin.

Onların ileri gelenlerinden ulularını öldürdük

Bedr'in karşılığı olarak, böylece denge sağlandı

Haşimoğulları mülk ile oynadılar.

(Yoksa Haşimi Muhammed’e Allah’tan) Ne bir haber gelmiş, ne de vahiy inmiştir

Handef'ten olmayayım (soysuz olayım), eğer intikam almazsam

Yaptıklarından dolayı Ahmed'in (Muhammed’in) soyundan.

Şimdi acaba, bu sözleri söyleyen biri Müslüman olabilir mi?
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 02-11-2014, 08:19
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 420
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart

Allah'ın Laneti Yezide ve Birinciden Sonuncusuna Kadar Lanet Etsin,

Yezîd'in Yaptıkları

Yezîd, üç senelik meş’um hükümetindeki üç korkunç cinayet işledi:

Yezid, iktidarının ilk meş’um icraatı olarak başta İmam Hüseyin olmak üzere Peygamber hanedanının erkeklerini sadık yarenleri ile birlikte günlerce muhasara altında aç susuz bırakıp sonra da ok, mızrak ve kılıçla katletmiş, Peygamber kız ve gelinlerini kesik başlar ile birlikte şehir şehir gezdirip halka teşhir etmiştir.

İkinci meş’um icraatı Peygamber’in Medine’sini istila edip Peygamber’in mescid ve mezarını ashabının kanıyla boyamış ve onların namusları da dahil her şeylerini askerlerine mubah kılmıştır. Tarihe Harre faciası olarak geçen bu hadisede on bini aşkın sahabi ve tabiin kılıçtan geçirilmiş, binlerce kız ve kadının ırzı kirletilmiştir.

Üçüncü ve son meş’um icraatı ise Mekke ve Kâbe’yi mancınıklarla yakıp yıkmak olmuştur ve daha ordusu Mescid-i Haram’da Müslüman kanı akıtmakla meşgulken Yezid'in yatağında kömürleşerek öldüğü haberi gelmişti.
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Alt 05-03-2015, 06:47
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 420
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart Şehitlerin Efendisi İmam Hüseyin'in (a.s) Şahadeti

İmam Hüseyin (a.s) iki ya da üç grup arasında kaldığında, bakıldığında gözleri kamaştıran desenli Yemen kumaşlı giysisini istedi. Şehit olduktan sonra talan etmesinler diye onu birkaç yerinden parçaladı.[1]
Sonra günün büyük bir kısmını bekledi. Düşman ordusundan her kim onun yanına geliyor idiyse, geri dönüyordu. Çünkü İmam Hüseyin'i (a.s) öldürmenin sorumluluğunun boynunda ve bu işin büyük günahının üzerinde kalmasını istemiyordu.
Kaynaklar:
[1]- age. c.5, s.451 Şeyh Müfid, İrşad, s.241
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 05-03-2015, 06:55
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 420
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart Şehitlerin Efendisi İmam Hüseyin

Ancak Malik b. Nuseyr el-Beddî el-Kindî [1] öne atıldı ve İmam Hüseyin'in (a.s) başına bir kılıç indirdi. Öyle ki kılıcı İmam Hüseyin'in (a.s) başındaki miğferi parçaladı ve başı isabet aldı. Yara kanamaya başladı. Miğfer kanla doldu. İmam Hüseyin (a.s) ona şöyle buyurdu: "O elinle bir şey yiyemeyesin, onunla bir şey içemeyesin ve Allah seni zalimlerle birlikte haşretsin!"

Sonra o miğferi attı ve başka bir miğfer istedi. Onu başına koydu ve etrafını sarıkla sardı. Yani o miğferin üstüne yün olan ipeksi siyah bir sarık sardı. Üstüne de bir gömlek[2] ya da keçi yününden olan bir cüppe giydi. Sakalını vesmeyle[3] boyadı.

İmam Hüseyin, cesur bir süvari gibi savaşıyordu. Kendisini düşmanın oklarına hedef olmaktan koruyor ve düşmanın zayıf noktalarından yararlanarak süvarilere saldırıyordu.[4]

Bu sırada Şimr b. Zilcevşen, Kûfe'nin piyade birliğinde yaklaşık on kişiyle, İmam Hüseyin'in (a.s) yüklerinin ve ailesinin içinde bulunduğu çadırın önüne geldi. İmam Hüseyin (a.s) de çadıra doğru hareket etmek istedi. Ancak Şimr ve onunla birlikte olanlar onun çadırlara ulaşmasına engel oldular.

İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurdu:

"Yazıklar olsun size! Dine inanmıyor ve ahiret gününden de korkmuyor olsanız bile, en azından dünya işlerinizde özgür ve onurlu insanlar olun! Alçak ve cahil adamlarınızın benim çadırıma ve aileme saldırmalarını engelleyin!"

Bunun üzerine Şimr b. Zilcevşen, "Bunu senin için kabul ettik ey Fatıma'nın oğlu!" deyip piyadeleriyle İmam Hüseyin'in (a.s) üzerine yürüdü. İmam Hüseyin (a.s) de onlara karşılık veriyor, saldırılarını defediyordu onlar da etrafından dağılıyorlardı.[5]

Abdullah b. Ammar el-Barikî şöyle diyor:

Hüseyin'in (a.s) sağını ve solunu kuşatan piyadeler ona saldırıya geçtiler. İmam Hüseyin, (a.s) sağ tarafından gelenlere saldırdı. Öyle ki korkup geriye çekilme zorunda kaldılar. Sonra da sol tarafından gelenler. Onlar da korkarak geriye çekildiler. Allah'a andolsun ki çocukları, ailesi ve arkadaşları öldürüldüğü hâlde onun gibi kendine hâkim olan, sağlam bir yürekle ve kahramanca savaşan birini hayatım boyunca görmedim. Piyadeler saldırdığında, o da hamle yapıyor ve onları kılıcıyla dağıtıyordu. Bir kurdun saldırısına uğrayan keçiler gibi sağa sola kaçışıyorlardı.

Ömer b. Sa'd'ın İmam Hüseyin'e (a.s) yaklaştığı bir sırada Fatıma'nın kızı ve İmam Hüseyin'in (a.s) kız kardeşi Zeynep çadırdan dışarı çıktı. Ona şöyle bağırdı: "Ey Ömer b. Sa'd! Ebu Abdullah öldürülecek ve sen de buna seyirci mi kalacaksın?"

Ömer b. Sa'd yüzünü Zeynep'ten çevirdi.[6] Ömer'in yüzüne ve sakalına dökülen gözyaşlarını sanki şimdi görüyor gibiyim.[7]

İmam Hüseyin (a.s) ise düşmana saldırdığı halde şöyle buyuruyordu:

"Birbirinizi beni öldürmek için teşvik mi ediyorsunuz? Bilin ki, Allah'a yemin ederim, benden sonra beni öldürmenize üzüldüğünüz ve rahatsız olduğunuz kadar, Allah'ın kullarından bir kulu öldürmekten dolayı üzülmeyeceksiniz. Allah'a yemin ederim ki, ben bana yaptığınız ihanetten dolayı Allah'ın beni yüce kılmasını ve ummadığınız bir yönden benim intikamımı sizden almasını ümit ediyorum. Andolsun Allah'a, beni öldürdüğünüz takdirde, Allah sizin aranıza ihtilaf ve kan dökmeyi salacak, sizi elemli bir azaba duçar edene kadar bırakmayacaktır."[8]

Sonra Şimr b. Zilcevşen bir grup piyade savaşçıyla birlikte İmam Hüseyin'e (a.s) yöneldi. Aralarında Sinan b. Enes en-Nehaî, Havli b. Yezid el-Esbahî, Salih b. Vehb el-Yeznî, Gaş'am b. Amr el-Cu'fî ve Abdurrahman el-Cu'fî de vardı. Şimr b. Zilcevşen onları İmam Hüseyin'e (a.s) saldırmak için tahrik ediyordu. Sonunda İmam Hüseyin'in (a.s) etrafını sardılar.

Bu sırada İmam Hüseyin'in (a.s) ehlibeytinden bir çocuk ona doğru gelmek istedi.[9] İmam Hüseyin (a.s) bacısı olan Ali'nin (a.s) kızı Zeynep'e, "Onu tut!" dedi. Zeynep, onu tutmaya çalıştı; ancak o şiddetle geri dönmekten sakındı ve koşarak İmam Hüseyin'in (a.s) yanına geldi.

Bu esnada Behr b. Kâ'b kılıcını İmam Hüseyin'e (a.s) savurdu. O çocuk şöyle dedi: "Yazıklar olsun sana ey haramzade! Amcamı mı öldürmek istiyorsun?" Bunun üzerine Behr b. Kâ'b, kılıcıyla ona bir darbe indirdi ve o inmekte olan kılıca kolunu siper etti. Çocuğun kolu kesilmiş, deriden sallanıyordu ve "Vay anam!" diye bağırıyordu.

İmam Hüseyin (a.s) onu kucaklayıp bağrına bastı ve şöyle buyurdu: "Ey kardeşimin oğlu! Bu musibete dayan ve Allah'tan hayır dile. Çünkü Allah seni salih babalarına; Resulullah'a, Ali b. Ebu Talip'e, Hamza'ya ve Hasan b. Ali'ye[10] (Allah'ın selâmı üzerlerine) kavuşturacaktır."

"Allah'ım! Gökyüzünün yağmurunu onlardan alıkoy! Onları yeryüzünün bereketinden mahrum kıl! Allah'ım! Onlara belirli bir süre yaşama hakkı vermişsen de, aralarına tefrika ve ayrılık sal, onları çeşitli çıkmaz yollara yönelt! Yöneticilerini onlardan razı kılma! Çünkü onlar bizi yardım vaadiyle davet etmelerine rağmen bize zulmü reva gördüler ve bizi öldürdüler."[11]

İmam Hüseyin (a.s) uzun bir süre böyle bekledi. Bu müddet içerisinde insanlar isteselerdi, onu öldürebilirlerdi. Ancak herkes onu öldürmekten kaçınıyordu ve bu işi bir başkasına bırakıyordu; her grup diğer grubun bu işi bitirmesini istiyordu.

Sonunda Şimr askerlere bağırarak "Yazıklar olsun size! Neden bu adama bakıyorsunuz? (Ne bekliyorsunuz?) Onu öldürün! Analarınız yasınızda ağlasın!" Daha sonra ordu her taraftan hücuma geçti.
Kaynaklar:
[1]- age. c.5, s.408
[2]- age. c.5, s.452
[3]- Vesme, bir çeşit kınadır. Sürüldüğünde verdiği renk ise mavi ve yeşile çalan siyahtır.
[4]- Taberî, Tarihu'l-Ümemi ve'l-Müluk, c.5, s.452
[5]- age. c.5, s.450; Ebu'l-Ferec İsfahanî, Mekatilu't-Talibiyyin, s.79
[6]- Şeyh Müfid, İrşad, s.242
[7]- Taberî, Tarihu'l-Ümemi ve'l-Müluk (c.5, s.451) bu rivayeti Haccac b. Abdullah b. Ammar el-
Barikî'den nakletmiştir. Ama Şeyh Müfid (İrşad, s.241) Humeyd b. Müslim'den nakletmiştir.
[8]- Taberî, Tarihu'l-Ümemi ve'l-Müluk, c.5, s.452
[9]- Şeyh Müfid, İrşad, s.241
[10]- Taberî, Tarihu'l-Ümemi ve'l-Müluk, c.5, s.450
[11]- age. c.5, s.451 Şeyh Müfid, İrşad, s.251
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 05-04-2015, 04:38
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 420
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart İmam Huseyin (aleyhisselam)'ın Şehadet Anı

Ardından Zur'a b. Şerik et-Temimî, bir darbe İmam Hüseyin'in (a.s) sol koluna,[1] bir diğer darbe de omzuna indirdi. Bunun üzerine İmam Hüseyin (a.s) mübarek yüzünün üstüne kalkıp düşmeye başladı. Bu durumda iken Sinan b. Enes en-Nehaî tekrar saldırdı ve mızrağını ona sapladı, böylece İmam Hüseyin (a.s) yere düştü. Daha sonra Sinan b. Enes, başkaları İmam Hüseyin'in (a.s) başını ele geçirmesin diye hiç kimseyi ona yaklaştırmıyor, yaklaşanlara da saldırıyordu. Sonunda atından inip İmam Hüseyin'in (a.s) yanına geldi ve mübarek başını kesti. Sonra da başını bedeninden ayırarak Havli b. Yezid el-Esbahî'ye verdi.

Sonra, İmam Hüseyin'in (a.s) üzerindekileri yağmalamaya başladılar. Kays b. Eş'as İmam Hüseyin'in (a.s) kadife giysisini aldı.[2] İshak b. Hayve el-Hadramî gömleğini aldı.[3] Benî Nehşel kabilesinden bir adam kılıcını aldı. el-Avdî siyah ayakkabısını aldı. Behr b. Kâ'b da şalvarını alarak[4] İmam Hüseyin'i (a.s) çıplak bıraktı. Allah'ın laneti onların üzerine olsun![5]

[1]- Şeyh Müfid, (İrşad, s.242) sol omuzu diye nakletmiştir.
[2]- Taberî, Tarihu'l-Ümemi ve'l-Müluk, c.5, s.453
[3]- age. c.5, s.455
[4]- age. c.5, s.452
[5]- age. c.5, s.451
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 05-06-2015, 06:54
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 420
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart İmam Huseyin (as)'ın Bedeninin Atlarla Çiğnenmesi

Daha sonra Ömer b. Sa'd, ayağa kalkarak adamlarına şöyle seslendi: "Hüseyin'in cesedini atıyla çiğneyecek gönüllü kimse var mı?" İshak b. Hayve el-Hadremî ile Ehbeş b. Mersed el-Hadramî'nin de içlerinde bulunduğu on gönüllü öne çıktı. Bunlar İmam Hüseyin'in (a.s) bedenini atlarına çiğnettiler. Böylece bütün kemikleri kırılıp sırtı ezildi.

Sonra Ömer b. Sa'd kendi ölülerine namaz kıldı ve onları defnetti.

Aynı gün (Aşura günü) İmam Hüseyin'in (a.s) başını, Havli b. Yezid ile Ubeydullah b. Ziyad'a gönderdi. Havli, Kûfe'ye girer girmez hükümet konağına gittiğinde, sarayın kapısının kapalı olduğunu gördü. Bu yüzden kendi evine gitti ve İmam Hüseyin'in (a.s) başını evindeki büyük bir leğenin altına koydu. Sabah olunca da başı alıp İbn-i Ziyad'a götürdü.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 09-04-2015, 07:51
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.686
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Ebul Hayr eş-Şafii: “Yezid bir müçtehid imamdır.”

Sünnilerin kendi kaynaklarından ve kendi alimlerinin dilinden kendi akidelerini ortaya koymaya devam ediyoruz. bu günkü yazıda inşaAllah yine Sünnilerin kendi alimlerinden birisinin sözleri ile Ehli Beyt a.s hakkındaki akidelerini paylaşacağız.


Sünnilerin önem verdikleri, bu alim ve imam (!) olan şahıs Ebul Hayr eş-Şafii’dir. nasibi rical alimlerinden ez-Zehebi onun hakkında diyor ki:

لطالقاني الشيخ الإمام ، العلامة ، الواعظ ، ذو الفنون ، رضي الدين أبو الخير أحمد بن إسماعيل بن يوسف الطالقاني القزويني الشافعيet-Talkani: şeyh, imam, allame, vaiz, ilimlerin nuru, Ridauddin Ebul Hayr Ahmed b. İsmail b. Yusuf et-Talkani el-Kazvini eş-Şafii

قال ابن النجار : كان إماما في المذهب والأصول والتفسير والخلاف والتذكير
ibni Neccar dedi ki: “o mezheb, usul (akide), tefsir, hilaf ve tezkirde imamdır.”

ez-Zehebi, “Siyer”, 21/191-192

işte, bu imam (!), bu şeyh, ilimlerin nuru olan bu kişi imam Hüseyin a.s’ın katili olan Yezid l.a’ın müçtehid bir imam olduğunu söylemektedir.

Sünni tefsir ve tarih alimlerinden ibni Kesir’in “el-Bidaye ven Nihaye” adlı kitabında şu ifadeler var:

أحمد بن إسماعيل بن يوسف أبو الخير القزويني الشافعي المفسرAhmed b. İsmail b. Yusuf, Ebul Hayr el-Kazvini eş-Şafii el-Müfessir

قدم بغداد ووعظ بالنظامية ، وكان يذهب إلى قول الأشعري في الأصول ، وجلس في يوم عاشوراء ، فقيل له : العن يزيد بن معاوية . فقال : ذاك إمام مجتهد ، فرماه الناس بالآجر فاختفى ، ثم هرب إلى قزوين .
Bağdat’a geldi ve Nizamiye medresesinde vaaz verdi. İtikadda Eş’ari mezhebine mensuptu. Bir aşure gününde vaaz meclisinde oturunca kendisine «Muaviye’nin oğlu Yezid’e lanet oku» denildi. Bunun üzerine dedi ki: «Yezid müctehid bir imamdır.» Bundan dolayı insanlar ona tuğla parçalarını fırlatmağa başladılar. O da gizlendi. Sonra Kazvin’e kaçıp gitti.

ibni Kesir, “el-Bidaye ven Nihaye”, 14/427


Allah (azze celle) Yezite Ebediyyen Lanet Etsin
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 07:14


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.