aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | KERBELA FACİASI | HZ İMAM HÜSEYİN (AS) VE KERBELA FACİASI

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #16  
Alt 03-20-2015, 05:50
Ali İrfani Ali İrfani isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 286
Ali İrfani is an unknown quantity at this point
Standart

Lebbeyk Ya Huseyin (aleyhisselam)
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 06-06-2015, 05:29
KERRAR KERRAR isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 345
KERRAR is on a distinguished road
Standart İmam Huseyin (aleyhisselam) ve Cebrail (aleyhisselam)

İmam Sadık a.s buyurdu;“İmam Hüseyin (a.s) Medine’den çıkıp Kerbelâ’ya gidinceye kadar Cebrail bir çocuk gibi İmam (a.s)’ın peşi sıra gidiyordu.” Aşura günü İmam (a.s) buyurdu ki:“Gel buraya!” Cebrail geliyor. Buyurdu ki:“Ben kimim?” Arz etti: Ağa, sen İmamsın. Yerin ve göğün sahibisin. Buyurdu: “Onlar kimdir?” Arz etti: Ağa, onlar (verunedir) terse dönüşlerdir. Akılları aşağıda, şehvetleri yukarıda olan terse dönmüşlerdir. Buyurdu: “Cebrail,git tebliğ et. Anlat onlara Beni. ”İbni Ziyad lanetisi ordusunun içerisinde oturmuştu. Kendisi için kurulan tahta oturmuştu, bu piç! Dört yüz tane koruması vardı. İki yüz tanesi sağda; iki yüz tanesi de solda. Bu laneti baktı ki ,aniden, sakallı, nurani bir adam bunun yanına gelmiş. Diyor,bu laneti hemen oturduğu yerden ayağa katlı. Dedi, sen kimsin? Buyurdu: Ben,Cebrail’im. Bu laneti Cebrail adını işitince titredi, esti ve oturduğu yerden yıkıldı, düştü. Yanındaki puştlar, piçler, lanetiler dediler ki: Cebrail görünmez ki. Bunlar sihirdir. Seni kandırıyorlar. Cebrail (a.s) döndü bunlara dedi ki: Bakın, Cebraillik alametini gösteriyorum. Bir tükürükte yıkacağım sizi. Yüzünü sağ tarafa çevirdi ve tükürdü. İki yüz askeri birden yıktı. Dedi, bu Cebraillik alametidir. Ki bu laneti sağdaki askerlere yakalayın emri vermişti. Laneti döndü soldaki iki yüz askere dedi ki, yakalayın! Cebrail döndü onlara da tükürdü ve onları da yere yıktı. Buyurdu ki: Görüyor musun, bu Cebraillik alametidir. Ve siz batılsınız, dönün. O, İmam’dır ki,yerin göğün sahibidir. O olmasa nefes alamazsınız. Yer yutar sizi. Yine dönmediler. İmam Hüseyin aleyhisselam okuduğu hutbede bunlara buyurdu ki: “Sizin karınlarınız haramla doludur. Haram yığınısınız, Beni kabul etmezsiniz.”
Kaynak: Bihar ul envar c 49 s 183
__________________
Ya Haydarı Kerrar Gayrı Ferrar Muhalife Kahhar Şiasına Gaffar...
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 12-23-2015, 09:53
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.600
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Necef ve Kerbela Ziyaret Etmenin Fazîleti Nedir?

Şîa, imamlarının kabirlerinin bulunduğu mekanlardan biri Kûfe haremdir, Kerbela haremdir, İmam Cafer es-Sâdık (aleyhisselam) buyurdu: “Allah’ın haremi Mekke, Rasûlünün haremi Medine, Emîru’l-Mü’minin Ali’nin haremi Kûfe ve bizim haremimiz de Kum’dur.”

Bihâru’l-Envâr adlı kitapta Ebû Abdillah’ın şöyle dediği nakledilir: “Şüphesiz Allah Kâbe’ye buyurmuştur: “Kerbela toprağı olmasaydı seni fazîletli kılmazdım. Eğer sana Kerbela toprağından eklenmeseydi ne seni ne de iftihar ettiğim Kâbe’yi yaratmazdım. Kerbela toprağına karşı büyüklenmeksizin yerinde dur, günahkâr, mütevazı, zelil ve alçak ol. Aksi halde sana öfkelenirim ve seni cehennem ateşine atarım.”[1]

el-Meclisî, Bihâru’l-Envâr’da Beşir ed-Dehhan’dan şöyle dediğini nakleder: “Ebû Abdillah aleyhisselam’a dedim ki: “Huseyn’in kabrini ziyaretten dolayı bazen haccı kaçırıyorum” dedi ki: “İyi ediyorsun ey Beşir! Herhangi bir mü’min Hüseyin’in kabrine onun hakkını bilerek bayram günü haricinde gelirse ona kabul edilmiş yirmi hac ve kabul edilmiş yirmi umre, gönderilmiş peygamber ile veya âdil imam ile birlikte yapılan yirmi savaş sevâbı yazılır. Kim onun hakkını bilerek arafe günü ziyaret ederse ona kabul edilmiş bin hac ve bin umre, gönderilmiş peygamber veya âdil imam ile birlikte bin savaşa katılma sevâbı yazılır.”

Aynı kitapta Huseyn’i Kerbela’da ziyaret edenlerin en temiz kimseler olduğunu, Ali b. Esbat, Ebû Abdillah aleyhisselam’dan şöyle dediğini rivâyet etti: “Şüphesiz Allah tebareke ve teâlâ arafe günü Huseyn’in kabrinin ziyaretçilerine nazar eder.” Dedim ki: “Vakfeye duranlardan önce onlara mı bakar?” dedi ki: “Evet” “[2]

Ali es-Sistanî, Minhâcu’s-Sâlihîn adlı kitabın-da, meşhedlerde kılınan namazın mescitlerde kılınan namazlardan üstün olduğunu söylemiştir!!! 562 numaralı mes’elede der ki: “İmamların meşhedlerinde namaz kılmak mustehaptır. Hatta denilebilir ki buralarda namaz, mescidlerdeki namazdan üstündür. Nitekim Ali b. Ebî Tâlib aleyhisselam’ın kabri yanında kılınan namazın başka yerlerde kılınandan yüz bin kat üstün olduğu rivâyet edilmiştir.”[3]

Büyük alimlerinden biri olan Abbas el-Kaşanî’nin Mesâbihu’l-Cinân adlı kitabında Diyor ki: “Şüphe yok ki İslam’da Kerbela’dan daha kutsal bir yer yoktur. Nitekim oranın kutsallığı hakkında vârid olan naslar, başka şerefli yerler hakkındakilerden daha fazladır. Böylece o Allah’ın mukaddes ve mübârek bir yeri, Allah’a boyun eğen arzı, Allah’ın seçilmiş, emîn ve mübârek haremi, Allah ve Rasûlünün haremi ve İslam’ın kubbesi olmuştur. Allah’ın orada ibâdet ve duâ edilmesini istediği yerlerdendir. Allah’ın, toprağı şifa olan bir arzıdır. Bu ve buna benzer meziyetler Kerbela için bir araya geldiği gibi başka bir yer için hatta Kâbe için bile bir araya gelmemiştir.”[4]

Şeyh Müfid lakaplı Muhammed en-Nu’man’ın el-Mizâr adlı kitabında, Kûfe mescidinin fazîleti hakkında Ebû Cafer el-Bakır’dan şöyle dediği nakledilmiştir: “İnsanlar Kûfe Mescid’inde olan fazîleti bilselerdi, azık ve bineklerini hazırlayıp uzak yerlerden kalkıp gelirlerdi. Zîra orada farz bir namaz kılmak hac yerine geçer, nafile bir namaz kılmak ise umre yerine geçer.”[5]

Aynı yerde; “Mezar Yanında Durunca Söylenecekler” başlığı altında, Hüseyn’i ziya-ret eden kimsenin sağ eliyle işaret ederek okuyacağı uzun bir duâ zikredilir. Orada şu ibareler de geçer: “Sana hicretimde ayağımın sabit olmasını arzulayarak seni ziyarete geldim. Kesin olarak bildim ki Allah celle senâ-uh, kederleri sizin vesilenizle giderir. Rahmeti sizin vesilenizle indirir, yeryüzünü sizin vesilenizle batmaktan korur. Allah dağları sizinle sabit kılar. Rabbime seninle yöneldim ey efendim! İhtiyacımı gider, günahlarımı bağışla.”[6]

[1] Kitâbu’l-Bihâr (10/107)
[2] el-Meclisî, Bihâru’l-Envâr (85/98)
[3] es-Sistanî, Minhâcu’s-Sâlihîn (1/187)
[4] Abbas el-Kâşânî, Mesâbihu’l-Cinân (s: 360)
[5] Şeyh Müfid, el-Mizâr (s: 20)
[6] Şeyh Müfid, el-Mizâr (s: 99)
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 01-17-2016, 05:57
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.600
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

İmam Huseyn (aleyhisselam)’ın Haremi Hakkında;

İmam Hüseyin (aleyhisselam)’ın mukaddes haremi, hakkında birçok fazilet ve bereket rivayet edilmiştir. Orada namaz kılmak, itikâfa girmek, cenazenin oraya defnedilmesi v.b. durumlar faziletli amellerden sayılmıştır. Rivayetlerde, İmam Hüseyin (aleyhisselam)’ın hareminin sınırları, bir fersahtan beş fersaha kadar belirtilmiştir.(Kabiri şerif merkez alınarak= (Mufid, Mezar 133)

Hadislerde İmam Huseyn aleyhisselam’ın harem sınırlarını belirleyen hadislere bakacak olursak;

İmam Sadık (aleyhisselam)’dan şöyle nakledilmiştir: “Hüseyin (aleyhisselam)’ın haremi, kabrin her tarafından beş fersahtır.”[ Biharu’l -Envar C.98 S.111, Sefinetu’l -Bihar C.2 S.103, El Mezar Şeyh Mufit S.25]

Yine İmam Sadık (aleyhisselam)’dan şöyle rivayet edilmiştir: “Hüseyin (aleyhisselam)’ın satın aldığı haremi, dört mildir*. Orası evlatlarına ve dostlarına helal, bunların dışındaki muhalefet edenlere haramdır. Ve orada bereket vardır.”[ Mecmeu’l -Behreyn “Herem” kelimesi]

Buraya kadar harem kavramı net olarak anlaşılamaktadır. Ve haremin dair şeklinde kabri şerif merkez olacak şekilde yaklaşık her yöne 60 km’lik alanı kapsayan yer olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca hadislerde Kerbela’nın kutsal toprak olduğu KERBELA’nın önemi, Fırat nehrinin önemi vurgulanmıştır. Örnekleyecek olursak;

İmâm Cafer-i Sadık (aleyhisselam):n"Allah-u Teâlâ'nın kutsallaştırdığı ilk toprak Kerbelâ ve ilk su da Fırat suyudur."[ Müstedrek-ül Vesâil, C.10, S.244.]

İmâm Zeyn-ül Âbidin (aleyhisselam): "Kıyamet günü olduğunda Kerbelâ toprağı inciden bir yıldız gibi parlayacak ve şöyle seslenecektir: "Ben Allah'ın mukaddes, temiz ve mübarek toprağıyım; öyle bir toprak ki şehitlerin ve cennet gençlerinin efendisini (Hz. Hüseyin aleyhisselamı) bağrında tutmaktadır."[ Kâmil-üz Ziyârât, S.268.]

Buraya kadar da anlaşılıyor ki KERBELA bölgesel olarak İmam Huseyn aleyhisselam’ın bereketi ile şeref kazanmış bu vesile ile bereketli toprak karar kılınmıştır. Burada önem arz eden konu getirilen toprakların KERBELA toprağı mı, Türbet toprağı mı olduğudur. Genel olarak ziyaretçilerin getirdiği topraklar harem sınırları içerisinden ya da KERBELA ilinden alınan topraklardır. Hatta az miktar türbet toprağının çok miktarda toprağa teberrüken karıştırılarak hazırlanan toprak mühürler, elenmiş topraklardır.

Türbetin (mezarın) kendi toprağı ile ilgili hadisleri de zikredecek olursak;

Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve alih): "Şunu bilin ki onun (mezarının) kubbesi altında dua kabul olur. Türbesinin toprağında şifa vardır ve imâmlar onun soyundan gelecektir."[1]

İmâm Cafer-i Sadık (aleyhisselam): "Çocuklarınızın ağzını Hüseyin (aleyhisselam)'ın türbesinin toprağıyla açın. Zira o eman vesilesidir."[2]

İmâm Cafer-i Sadık (aleyhisselam): "Hüseyin (aleyhisselam)'ın türbesinin toprağında her derdin şifâsı vardır. Odur en büyük devâ."[3]

İmâm Cafer-i Sadık (aleyhisselam): "Hüseyin (aleyhisselam)'ın türbesi üzerine secde etmek, yedi perdeyi yırtar."[4]

İmâm Cafer-i Sâdık (leyhisselam) (her namaz kıldığında), Hüseyin (aleyhisselam)'ın mutlaka türbesinin toprağına secde ederdi. Bunu ise Allah'a huzû ve huşû için yapardı."[5]

İmâm Cafer-i Sadık (aleyhisselam): "Hüseyin (aleyhisselam)'ın türbesinin toprağına secde etmenin nuru, yedinci arza kadar nurlandırır. Kimin yanında Hüseyin (aleyhisselam)'ın türbesinin toprağından yapılmış bir tesbih olursa, zikreden ve tesbih eden birisi gibi yazılır, hatta eğer tesbih etmese dahi…"[6]

İmâm Musa Kâzım (aleyhisselam): "Benim mezarımın toprağından teberrük için bir şey almayın. Zira Hüseyin (aleyhisselam)'ın türbesinin toprağının dışında her toprak bize haramdır. Zira Allah onu bizim şialarımız ve dostlarımız için şifâ vesilesi kılmıştır."[7]

İmâm Musa Kâzım (aleyhisselam): "Bizim dostlarımızın dört şeye her zaman ihtiyaçları olur: 1- Üzerinde namaz kılacakları bir seccâde 2- Parmağına takacağı yüzük 3- Dişlerini fırçalayacağı misvak (fırça) 4- İmam Hüseyinaleyhisselam’ın türbesinin toprağından yapılan bir tesbih."[8]

[1]- Müstedrek-ül Vesâil, C.10, S.335
[2]- Vesâil-üş Şia, C.10, S.410.
[3]- Kâmil-üz Ziyârât, S.275.
[4]- Misbâh-ül Müteheccid, S.511.
[5]- Vesâil-üş Şia, C.3, S.608.
[6]- Men Lâ Yahzurh-ul Fakih, C.1, S.268.
[7]- Câmiu Ahâdis-iş Şia, C.12, S.533.
[8]- Tehzîb-ül Ahkâm, C.6, S.75.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 05:35


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.