aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | KERBELA FACİASI | HZ İMAM HÜSEYİN (AS) VE KERBELA FACİASI

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 10-25-2015, 06:42
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 223
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart Aşura vakıası ve tarihi gerçekler

Aşura vakıası (Arapça: واقعة عاشوراء); hicretin 61. yılı Muharrem ayının onuncu günü Kerbela topraklarında, İmam Hüseyin (a.s) ile Ömer b. Sa’d’ın komutasındaki Yezit b. Muaviye’nin ordusuyla karşı karşıya geldiği ve İmam Hüseyin’in (a.s) kendisi, yaranları ve akrabalarının şehit olmasıyla sonuçlanan hadisedir. İmam Hüseyin’in (a.s) şehit olmasından sonra kafilesinden geriye kalan; kadın ve çocuklar esir alınarak Kufe’ye ve oradan da Şam’a götürüldüler. Şia’lar her yıl Kerbela hadisesi münasebetiyle matem ve yas merasimi düzenlemektedirler.
Aşura vakıası Şialar arasında Tevvabin ve Muhtar’ın kıyamı gibi sayısız kıyamların ilham kaynağı olmuştur ve birçok kişi İran halkının da İslam İnkılabında Kerbela vakıasından etkilendiğine inanmaktadır.
Aşura vakıası ve İmam Hüseyin’in (a.s) şehadet hadisesi, Şii hüviyetini şekillendiren en önemli unsurlardan birisidir ve Şiaların, mezhebi ve hatta sosyal yaşantıları Aşura kültüründen etkilenmiştir. Bu kültürün yansımalarını, yüzyıllar boyunca Şii toplumların farklı düzey ve düşünce aralıklarında edebiyat, resim ve çeşitli hatıra yazıları gibi farklı sanatsal ifade biçimlerinde müşahede edilebilir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 10-25-2015, 06:43
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 223
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart Aşura’nın Manası

Aşur, Aşura‘ ve Aşura kelimesi lügat bilginlerinin meşhur görüşüne göre Muharrem’in onuncu gününe denmektedir.[1] Bazı lügat âlimleri Aşura kelimesinin İbranice olan Aşur ve Aşura kelimesinin Arapcalaştırılmış hali olduğunu (muarreb) söylemektedir. Aşura kelimesi İbranicede Tişri (Yahudi ayı) ayının onuncu gününü adlandırmak için kullanılmaktadır.[2]

Aşura; Hüseyin b. Ali’nin (a.s) şehit olduğu Muharrem ayının onuncu günüdür.[3]
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 10-25-2015, 06:43
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 223
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart Şiaların Bakışında Aşura Günü

Ubeydullah b. Ziyad türlü hile ve desiselerle Kufe’ye egemen olmayı başardı ve daha sonra İmam Hüseyin (a.s) ve az sayıda yaranını muhasara altına alarak, Kerbela’da Aşura günü hepsini acımasız ve feci bir şekilde şehit etti.İbn Ziyad, İmam (a.s) ve yaranlarını şehit ettikten sonra kadın ve çocukları esir alarak bir müddet Kufe zindanlarında tuttu. Daha sonra Yezit b. Muaviye’ye bir mektup yazarak İmam Hüseyin (a.s) ve ashabının şehit olduğu haberini verdi. Bunun üzerine Yezid’de bir mektup yazarak Ubeydullah’tan kesik başları ve onlara ait her şeyi esirlerle birlikte Demeşk’e göndermesini istedi.[4]

Müslümanların ve özelliklede Şiaların bakışında Aşura, Aşura gününün öncesi ve sonrasını içeren hadiselerdir; yani Aşura gecesinden Şam-ı Gariban’a kadar olan hadiseler, İmam Hüseyin’in (a.s) ordusunun savaş için hazırlanmasından, onların tamamının şehit olmasına kadar yaşanan olaylar ve aynı şekilde geride kalanların esir alınmasından tut çadırların yağmalanması ve yakılmasına kadar vuku bulan olayları kapsamaktadır.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 10-25-2015, 06:44
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 223
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart Tasua Günü İkindi Vakti Yaşananlar

Muharrem ayının dokuzuncu günü –Tasua günü- ikindi vaktinden kısa bir süre sonra Kufe ordusu Ömer b. Sa’d’ın emriyle “Ya Haylullah” sloganı eşliğinde İmam Hüseyin’in (a.s) ordusu ile savaşmak için hazırlandı; ancak İmamın (a.s) isteğiyle İbn Sa’d, İmam (a.s) ve yaranlarına geceyi namaz ve duayla geçirmeleri ve aynı zamanda aldıkları karar noktasında düşünmeleri için bir gece fırsat verdi. Yani savaş Aşura gününe kadar ertelendi ve Kufe ordusu ordugâhlarına geri döndü.[5]

Tasua gününün ikindi vakti (Muharrem ayının dokuzuncu günü) İmam Hüseyin (a.s) bacısı Hz. Zeynep’e (s.a) gördüğü rüyadan bahsederek şöyle buyurdu: “CeddimResülullahı (s.a.a) rüyada gördüm ve bana “Çok geçmeden bizim yanımıza geleceksin” dedi.[6]

Aşura gecesi; İmam Hüseyin (a.s) ve yaranlarının ilahi dergâhta dua ve namaz gecesiydi. Dahhak b. Abdullah Meşriki’den şöyle nakledilmiştir: İmam Hüseyin (a.s) ve yaranları gecenin bir bölümünü dua, münacat ve istiğfar ile geçirdiler[7] ve İmam Hüseyin’in (a.s) dostlarının çadırlarından (durmaksızın) gelen dua, namaz, yakarış ve Kur’an zemzemeleri bal arılarının çıkardığı sesler gibiydi.”[8]
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 10-25-2015, 06:45
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 223
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart Aşura Gecesi

Tasua gecesi İmam Hüseyin (a.s) akraba ve yaranlarını bir araya toplayarak onlara şöyle hitap etti: “Ben kendi yaranlarım ve Ehl-i beytimden daha sadık ve vefalı bir kimse bilmiyor ve tanımıyorum! Yarın savaş günüdür ve sizin üzerinizdeki bütün haklarımdan -biatimi üzerinizden kaldırdım- vazgeçiyorum; herkesin gecenin karanlığından yararlanarak kendi yolunu tutması ve buradan uzaklaşmasına izin veriyorum.”

İmam Hüseyin’in (a.s) konuşması sona erince, İmam’ın (a.s) ashap ve yaranları birbiri ardınca ayağa kalkarak, sonuna kadar İmam’la (a.s) birlikte olacaklarını ve onu her türlü destekleyeceklerini vurgulamakla beraber, biatlarında vefalı ve kararlı olduklarını ve biatlarına olan bağlılıkları noktasında açıklamalarda bulundular. İlk önceAbbas b. Ali ve daha sonra ondan peyrevi eden kardeşleri ve diğer Ehlibeyt gençleri İmam’ı (a.s) destekleyeceklerine ve onunla beraber olacaklarına dair konuşmalar yaptılar…”[9]

Daha sonra Akil’in evlatlarına dönen İmam Hüseyin (a.s) onlara;“Ey Akilin evlatları! Babanız Müslim’in şehit olması (musibeti) size yeterdir. Ben size izin veriyorum; siz gidin” dedi, ancak Müslim’in evlatları İmam’a “Allah’a yemin olsun ki biz senden ayrılmayacağız ve can, mal ve her şeyimizi sana feda etmeye hazırız ve sizinle beraber savaşacağız” dediler.[10]

İmam Hüseyin’in (a.s) Ehlibeytinin (a.s) konuşmaları bittikten sonra, Müslim b. Avsece,[11] Said b. Abdullah Hanefi,[12] Züheyr b. Kayn[13] ve daha sonra İmam Hüseyin’in (a.s) diğer yaranları şehadete ulaşıncaya dek İmam’la (a.s) birlikte savaşacaklarına dair konuşmalar yaptılar.[14]Bu sözlerden sonra İmam Hüseyin (a.s) ashabına şöyle buyurdular: “Şüphesiz ben yarın öldürüleceğim ve benim yanımda olan sizlerde öldürüleceksiniz.”

İmam’ın (a.s) ashabı şöyle dediler: “Bize seninle beraber olma ile izzet bahşeden ve senin yanında şehadetle şereflendiren Allah’a şükürler olsun. Ey Allah Resulünün (s.a.a) kızının evladı! Bizimde cennette sizinle birlikte olmamıza razı olmaz mısınız?” İmam Seccad’dan (a.s), İmam Hüseyin’in (a.s) konuşmasından ve yaranlarının verdikleri istekli cevaplardan sonra İmam’ın (a.s) ashabı hakkında dua ettiği nakledilmiştir.[15]

Bu gecede Bureyr b. Huzeyr, Ömer b. Sa’d’a nasihat etmek için İmam’dan izin istedi. İmam Hüseyin (a.s) izin verince Bureyr b. Huzeyr Ömer b. Sa’d’ın yanına gitti. Bureyr İbn Sa’d’ın yanından döndükten sonra İmam’a (a.s) şöyle söyledi: “Ey Allah Resulünün (s.a.a) evladı! Ömer b. Sa’d Rey şehrinin mülkiyeti karşılığında sizi öldürmeye razı olmuş.”[16]
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 10-25-2015, 06:46
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 223
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart Askeri Eylemler

İmam Hüseyin (a.s) bu gecede (aşura gecesi) etkili askeri önlemler almayı da ihmal etmiyordu. Rivayet edildiğine göre, Eba Abdillahi’l Hüseyin (a.s) gece yarısı tek başına çadırlardan ayrılarak etraftaki tepelikleri ve çukur bölgeleri inceleyerek, yarın yapılacak saldırıdan önce gerekli hazırlık ve önlemleri aldılar.[17] Bu gecede İmam Hüseyin’in (a.s) ashap ve yaranları imamın emriyle çadırların bulunduğu ordugâhın etrafına hendeğe benzer çukurlar kazarak içini odun, diken ve çalı çırpı ile doldurdular. İmam Hüseyin (a.s) ashabına, düşmanla savaşmakla meşgulken, ateşin düşmanın arkadan saldırmasını ve Ehlibeytin (a.s) mahremiyetine el uzatmasının önünü alması için düşman saldırıya geçer geçmez hemen hendeklerde bulunan odun ve otları yakmalarını emretti. Alınan bu tedbirler Aşura günü İmam’ın Hüseyin’in (a.s) ashabı için çok faydalı oldu.[18]

Aynı şekilde İmam Hüseyin (a.s) ashabına, çadırları birbirlerine yaklaştırmalarını, çadırların iplerini birbirine geçirerek bağlamalarını ve düşmana bir cepheden karşı koyabilmek için kendileri orta ön tarafta olacak şekilde çadırları arka sağ ve sol taraflarına almalarını emretti. Böylece çadırlar, onları üç taraftan sarmış olacaktı ve düşman sadece bir yönden saldırmak zorunda kalacaktı.[19]
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 10-25-2015, 06:47
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 223
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart İmam Hüseyin’in (a.s) Ashabının Ahitlerine Bağlılıklarını Yeniden Vurgulamaları

Aşura gecesi İmam Hüseyin (a.s) etraftaki tepe ve geçitleri incelemek için tek başına çadırlarda ayrıldı; bunu gören Nafi’ ise sessizce İmam’ın (a.s) peşinden gitti.

Çadırların etrafındaki bölgeleri inceledikten sonra geri dönen İmam Hüseyin (a.s), bacısı Hz. Zeynep’in (s.a) çadırına girdi. Çadırın dışında İmam Hüseyin’i (a.s) bekleyen Nafi’ b. Hilal Hz. Zeynep’in (s.a) İmam’a şöyle buyurduğunu duydu: “Ashab ve yaranlarınızı imtihan ettiniz mi? Onlarında diğerleri gibi size sırtlarını dönmelerinden ve savaş anında sizi düşmana teslim etmelerinden korkuyorum.”

İmam Hüseyin (a.s) bacısına cevap olarak şöyle buyurdu: “Allah’a yemin olsun ki bunları imtihan ettim ve onları ölümü gördükleri halde ölüme göğüslerini siper eden ve annesinin sinesini arzulayan bebeğin arzuladığı gibi benim yolumda ölmeye hazır olan insanlar olarak gördüm.”

İmam Hüseyin’in (a.s) Ehlibeytinin kendi ashap ve yaranlarının sebat ve sadakatları noktasında endişeli olduğunu hisseden Nafi b. Hilal, Habib b. Mezahir’in yanına gidip onunla meşveret ettikten sonra ashapla birlikte, İmam Hüseyin (a.s) ve Ehlibeytini kanlarının son damlasına kadar savunacaklarına dair güvence verme kararı aldılar.

Habib b. Mezahir İmam’ın (a.s) yaranlarına seslenerek toplanmalarını istedi ve daha sonra ashapla birlikte kılıçlar çekili olarak ve bir ağızdan İmam Hüseyin’in (a.s) hareminin (Ehlibeytinin bulunduğu çadırların) yanına gelerek şöyle feryat etti: “Ey Allah Resulünün (s.a.a) Ehlibeyti! Bu sizin gençleriniz ve savaşçılarınızın kılıcı, sizin kötülüğünüzü isteyenlerin boynuna inmeden kılıfına girmeyecektir. Bu mızraklar da, sadece sizi davet edip yüzüstü bırakanların sinesine indirmek için yemin eden evlatlarınızın mızraklarıdır.”[20]
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 10-25-2015, 06:52
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 223
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart İmam Hüseyin’in (a.s) Hz. Zeynep’le (s.a) Konuşması

İmam Hüseyin (a.s) Aşura gecesi bacısı Zeynep’i (s.a) sabırlı ve vakarlı olmaya davet etti.[21]
Hz. Zeyneb daima şehitlerin mübarek naaşlarını bütün kadınlardan önce karşılıyordu, ama kendi oğullarının mübarek naaşlarını getirdiklerinde çadırdan dışarı çıkmadı. Çünkü kana boyanan oğullarının bedenlerini görmekle sabırsızlık göstererek mükafatını azaltabilir ve kardeşi de onu bu halde görerek bacısı karşısında mahcup olabilirdi. İşte bu yüzden çadırdan dışarı çıkmadı.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 10-25-2015, 06:53
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 223
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart İmam Hüseyin’in (a.s) Tarafından Mektupların Yazılması

İmam Hüseyin (a.s) gerekli şahıs ve gruplara yazması gereken mektupları Aşura gecesi yazdı ve muhasara altında tutulmalarından dolayı mektupları kendisinin şehadetinden sonra yerlerine ulaştırması için Fatıma (kızı), Zeynep (bacısı) ve İmam Seccad’a (a.s) emanet etti. İmam (a.s) yazdığı mektuplardan birini de Kufe halkı için yazarak, Kufe halkının ihanet ve bedbahtlıklarını beyan etti.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 10-25-2015, 06:54
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 223
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart Aşura Gününün Sabahı

Aşura sabahı İmam Hüseyin (a.s) yaranları ile birlikte sabah namazını eda ettiler.[22] Kılınan namazın ardından İmam (a.s), kırk süvari ve otuz iki piyadeden oluşan ordusunun[23] saflarını düzeltti. Züheyr b. Kayn’ı ordunun sağ tarafındaki askerlerin emiri ve Habib b. Mezahir’i de sol tarafın komutanı yapan İmam Hüseyin (a.s) savaş bayrağını da kardeşi Abbas’ın (a.s) eline verdi.[24]

Ashap, İmam’ın (a.s) emriyle çadırları arkalarına aldıktan[25] sonra, düşman askerlerinin arka taraftan yapacağı saldırıları engellemek için daha önce kazılan ve içi odun ve otlarla doldurulan çukurların içindekilerini ateşe verdiler.[26]

Savaş meydanının diğer tarafında ise Ömer b. Sa’d sabah namazını kıldıktan sonra meşhur görüşe göre dört bin kişiden oluşan ordusunun komutanlarını belirlerdi. İbn. Sa’d, Ömer b. Haccac-ı Zübeydi’yi ordunun sağ bölgesi, Şimr b. Zi’l Cevşeni sol bölgesi, Azere b. Kays-ı Ehmesi’yi süvarilerin ve Şebes b. Rib’i’yi ise piyadelerin komutanı yaptı.[27]

Aynı şekilde Abdullah b. Züheyr-i Esedi’yi Kufelilerin komutanı, Abdurrahma b. Ebi Sire’yi Mezhic ve Beni Esed kabilelerin komutanı, Kays b. Eş’as b. Kays’ı Rebie ve Kinde ve Hür b. Yezid-i Riyahi’yi ise Beni Temim ve Hemdan kabilelerinin komutanı yapan Ömer b. Sa’d bayrağı ise kölesi Zuveyd’e (Dureyd) vererek[28] İmam Hüseyin (a.s) ve ashabıyla savaşmak için hazırlandı.

Rivayete göre İmam’ın (a.s) gözü kalabalık düşman ordusunun takılıp düşmanın çokluğunu görünce, ellerini duaya kaldırarak şöyle buyurdu: “Allah’ım! Her gam ve kederde sığınağım, her sıkıntı ve zorlukta ümidim ve her musibette güvendiğim Sensin. Kalpleri zayıflatan, kurtuluş yollarını kapatan (insanı çaresiz bırakan), dostları kaçıran, düşmanları sevindiren nice gam ve musibetleri Sana şikâyet ettim, başkalarından ümidimi kesip Sana yöneldim. Ve Sende benden o gam ve üzüntüyü giderdin, onları sen izale ettin. Her nimetin sahibi, her güzelliğin sahibi ve her dileğin nihayeti de Sensin.”[29]

O gününün sabahı, düşmanın çadırlara yaklaşmaması için çadırların arasında nöbet tutan İmam’ın (a.s) ashabı, çadırlara yaklaşmak isteyen Kufe ordusu askerlerinden birkaçını oracıkta öldürdüler.[30]
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Alt 10-25-2015, 06:56
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 223
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart İmam Hüseyin (a.s) ve Ashabının Konuşmaları

Savaşın başlamasından önce İmam Hüseyin (a.s) Kufe ordusuna hücceti tamamlamak üzere atını binerek ashabından birkaç kişi ile birlikte düşman ordusunun yanına yaklaştı ve önünde bulunan Bureyr b. Huzeyr’e “Ey Bureyr bunlar konuş ve onlara nasihatte bulun” dedi.[31] Bunun üzerine Bureyr b. Huzeyr Ömer b. Sa’d’ın ordusunun karşına geçerek onlara nasihatte bulundu.[32]

İmam Hüseyin (a.s) düşman ordusunun karşısına geçerek, İbn Sa’d’ın ordusunda bulunan çoğu kişinin duyduğu, yüksek sesle insanlara nasihat ederek onları adalet ve insaflı olmaya davet etti. Allah’a hamdu senadan sonra kendini tanıtmaya başladı. İmam (a.s); Peygamberin kızının oğlu, Peygamberin vasisi ve amcası oğlunun oğlu ve Seyyid-uş Şüheda Hamza ve Cafer-i Tayyar’ın amcası olduğunu belirtti. Daha sonra Resulullahın yaşayan sahabelerinden Cabir b. Abdullah-i Ensari, Ebu Said-i Hudri, Sehl b. Sa’d Saidi, Zeyd b. Erkam ve Enes b. Malik’i şahit tutarak Peygamber Efendimizin (s.a.a) bir hadisine işaret etti şöyle buyurdu: “Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin efendileridir” sözünü duymamış mısınız?

İmam Hüseyin’in (a.s) sözü bu noktaya gelince, Kufe ordusu komutanlarından Şebes b. Rib’i, Haccar b. Ebcer, Kays b. Eş’as b. Kays ve Yezid b. Haris’e doğru bakarak, onlara kendi ibaretleri ile yazdıkları mektupları hatırlattı. Ancak onlar yazdıklarını inkâr ederek imamı teslim olmaya davet ettiler. Bunun üzerine İmam (a.s) şöyle cevap verdi: “Hayır, Allah’a andolsun ki, ben onlara zillet elini vermeyeceğim.”[33]

(“Ey insanlar! Soyumu söyleyin, ben kimim? Sonra kendinize gelin, nefsinizi kınayın. Bakın, beni öldürmeniz, hürmetimi gözetmemeniz size caiz midir? Ben, Peygamberinizin kızının oğlu değil miyim? Ben, Peygamberinizin vasisi ve amcası oğlunun oğlu değil miyim? Ben, herkesten önce Allah’a iman eden ve Peygamber’in risaletini tasdik eden kimsenin oğlu değil miyim? Seyyid-uş Şüheda olan Hamza, babamın amcası değil midir? Cafer-i Tayyar amcam değil midir? Peygamber’in benim ve kardeşim hakkındaki: “Bu ikisi cennet gençlerinin efendileridir” sözünü duymamış mısınız? Eğer sözümü tasdik ederseniz, bu söylediğim sözler bir gerçektir. Allah’a andolsun ki, Allah Teala’nın yalancıya gazab ettiğini ve uydurduğu sözün zararını kendisine çevirdiğini bildiğim günden beri yalan söylemiş değilim. Eğer beni yalanlarsanız şimdi Müslümanların arasında Peygamber’in ashabından olan kimseler mevcuttur; bunu onlardan soracak olursanız size söylerler. Cabir b. Abdullah-i Ensari, Ebu Said-i Hudri, Sehl b. Sa’d Saidi, Zeyd b. Erkam ve Enes b. Malik’ten sorun, öğrenin; şüphesiz onların hepsi, Resulullah’ın benim ve kardeşimin (Hasan’ın) hakkında buyurduğu sözü duymuşlardır. Bu sözler, sizi kanımı dökmekten alıkoymuyor mu?” Bu arada Şimr b. Zil’ Cevşen bağırarak dedi ki: “Onlar kalbiyle değil de diliyle Allah’a ibadet ediyor, ne söylediğini bilmiyor”)

İmam’ın (a.s) Kufe halkına yaptığı konuşmasından sonra Zuheyr b. Kayn İmam Hüseyin’in (a.s) faziletlerinden bahsederek onlara nasihat etmeye başladı.[34] GerçiŞimr’in İmam Hüseyin’in (a.s) konuşması sırasında da dediği gibi Kufe ordusundan hiç kimse bu sözleri anlamadı ve Zuheyr’in nasihatlerine de kötü sözler sarf ederek karşılık verdiler.[35]
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 10-25-2015, 06:57
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 223
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart İmam’ın (a.s) Savaşı Başlatan Taraf Olmasına Muhalefeti

Ömer b. Sa’d’ın ordusu savaş için hazırlanırken, İmam Hüseyin’in (a.s) emriyle çadırların arkasındaki hendekler ateşe verildi. Bu sıra Şimr b. Zi’l Cevşen bir grup süvari ile beraber İmam Hüseyin’in (a.s) ordugahının etrafını dolanarak çadırlara yaklaşmak istedi; ancak gözü ateşlerin yükseldiği hendeğe düşünce İmam Hüseyin’e (a.s) kötü sözler sarf etti.

Müslim b. Avsece’nin orada olması ve Şimr’e ok atmak (vurmak) için hazır olduğunu bildirmesine rağmen, İmam (a.s) şöyle buyurdu: “Savaşı başlatan taraf olmak istemiyordum”.[36]
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 10-25-2015, 06:58
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 223
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart Hür b. Yezid-i Riyahi’nin Tövbesi

Aşura sabahı İmam Hüseyin’in (a.s) “Acaba aranızda feryadımıza yetişip bize yardımda bulunacak bir kimse yok mudur?” çağrısı Hür b. Yezid-i Riyahi’yi etkiledi ve Kufe ordusunun İmam Hüseyin’le (a.s) savaşmada ciddi olduğunu görünce de İbn Sa’d’ın ordusunu terk ederek İmam Hüseyin’in (a.s) ordusuna katıldı.[37] Rivayet edildiğine göre, Hür b. Yezid-i Riyahi İmam’dan (a.s) diğer sahabelerinden önce Yezid’in ordusuna karşı savaşmak için izin istedi ve İmam’ın (a.s) izin vermesi üzerine meydana çıkarak şehit oldu. Bazı tarihi kaynaklar Hür’ün Aşura gününün öğle vaktinde şehadete ulaştığını nakletmektedir.[38]
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 10-25-2015, 07:00
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 223
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart Ömer b. Sa’d Tarafından Savaşın Başlatılması

Savaş Ömer b. Sa’d’ın, kölesi Dureyd’i (Zuveyd) yanına çağırarak “Ey Dureyd bayrağı öne çıkar” demesi ve Dureyd’inde bayrağı öne çıkarmasıyla başladı. Daha sonra İbn Sa’d yayına bir ok takarak onu İmam Hüseyin (a.s) ordugâhına doğru attı ve “Emir yanında ilk ok atanın ben olduğuma dair şahitlik edin” dedi.[39] Onun ardından ordusundaki askerlerde ok atmaya başladılar.[40]

Aşura günündeki ilk savaş saldırıları gruplar halinde gerçekleşti ve yapılan ilk saldırılarda İmam’ın (a.s) çok sayıda yaranı şehit oldu. Bu saldırılar ilk saldırı olarak tanınmış ve bazı tarihi kaynaklar bu saldırılar sonucunda İmam Hüseyin’in (a.s) elliye yakın ashabının şehit olduğunu nakletmiştir. Daha sonra İmam’ın (a.s) yaranları ferdi veya ikişerli olarak savaş meydanına çıktılar. Her halükarda ashap düşman ordusundan hiç kimseyi İmam Hüseyin’e (a.s) yakınlaşmasına izin vermiyorlardı.[41]
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 10-25-2015, 07:00
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 223
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart Müslim b. Avsece’nin Şehadeti

Amr b. Haccac ordusuyla İmam Hüseyin’in (a.s) ordusunun sağ koluna saldırdı, ancak İmam Hüseyin’in (a.s) ashabı direnerek onların ilerlemesine engel oldular. Bu durumu gören Amr b. Haccac’ın süvari askerleri geri çekilerek ordugahlarına döndüler. Haccac’ın ordusu geri kaçarken İmam’ın (a.s) yaranları onları ok yağmuruna tutarak bazılarını öldürüp bazılarını ise yaraladılar.[42] Teke tek savaşta Kufe ordusundan bazı askerlerin öldürülmesi üzerine, Ömer b. Sa’d teke tek savaş için kimsenin meydana çıkmamasını emretti.[43]

Amr b. Haccac beraberindekilerle birlikte Fırat Nehri tarafından tekrar İmam Hüseyin’in (a.s) ordusuna saldırdı ve birkaç saat savaştılar. İmam’ın (a.s) yaranlarının direnişiyle karşılaşınca bir müddet savaştıktan sonra tekrar geri çekilmek zorunda kaldılar. Bu saldırı sonucunda Müslim b. Avsece-i Esedi şehadet mertebesine erişti.[44] Bundan dolayı İmam’ın (a.s) ashabından ilk şehit olan kişinin Müslim b. Avsece olduğu söylenmektedir.[45]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 06:15


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.