aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | KERBELA FACİASI | HZ İMAM HÜSEYİN (AS) VE KERBELA FACİASI

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 08-20-2014, 05:06
KERRAR KERRAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 351
KERRAR is on a distinguished road
Standart Hz.Hüseyin’i (a.s) ziyaret etmek, arşta Allah’ı ziyaret etmek gibidir’

İmam Hüseyin’i (aleyhisselam)'ı ziyaret etmek, arşta Allah’ı ziyaret etmek gibidir’ cümlesinin manası nedir?

Soru
Peygamberimizin (salallahu aleyhi ve alih)'in torunu Hüseyin b. Ali’yi (aleyhisselam) ziyaret etmenin arşta Allah’ı ziyaret etmek gibi olduğunu kabul ediyor musunuz? (Bak: Müfid, el-Mezar, s.51)

Kısa Cevap
Şiilerin üçüncü imamı Hz. Hüseyin b. Ali (aleyhisselam), hedef, özellik, amel, fedakarlık ve Allah yolunda çektiği musibetlerden dolayı Allah katında çok büyük bir makama sahiptir. Allah Teala, ona pek çok mükafatlar vermiştir. Onlardan biri dünyadaki izzet ve azamettir. Öyle ki herkesi Onun kutsal mezarını ziyarete teşvik etmiş ve ziyaretine gidenlere birçok mükafat ve sevaplar vereceğini vaadetmiştir. O ilahi vaatlerden birisi Şeyh Müfid (r.a), vs. alimlerin İmam Sadık’tan (aleyhisselam) mütevatir olarak naklettikleri şu hadistir: ‘...Kim İmam Hüseyin’in kabrini aşura günü ziyaret ederse Allah’ı arşta ziyaret etmiş kimse gibi olur.’ Bu hadisin benzeri Peygamber Efendimizin (salallahu aleyhi ve alih) kabrini ziyaret etme konusunda da gelmiştir. İmam Rıza (a.s) Allah’ı ziyaret etmenin manası hakkında şöyle buyuruyor: ‘Allah’ı görmek ve ziyaret etmek mümkün olmadığı için Peygamberini ziyaret etmeyi kendini ziyaret etmek gibi saymıştır.’
Belirtmek gerekir ki İmam Hüseyin’i (aleyhisselam) ziyaret etmek, Onun Allah’ın dinini ve Kur’an’ın emirlerini yaşatmak olan yüce hedeflerini yaşatmaya sebep olacaktır.

Ayrıntılı Cevap
İslam, değerler dinidir ve onun verdiği ilahi vaatler insanların Allah için yaptıkları ihlaslı amellerin neticesinde alınacaktır. Zira Allah Teala en iyi ve en adil mükafat verendir ve O iyilerin iyiliklerini heba etmez.[1] İnsanın amelleri ne kadar çok halis olur ve Allah yolunda ne kadar çok zorluk çekerse Allah katındaki mükafat ve değeride o kadar çok olur. Peygamberlerin ve Masum İmamların (aleyhisselam) Allah Teala katındaki makamlarının bu kadar yüksek olmasının nedenide budur. Şiilerin üçüncü imamı Hz. Hüseyin b. Ali’de (aleyhisselam), Allah katında çok büyük bir makama sahiptir. Bu makam Onun Hz. Resul-i Ekrem’in (salallahu aleyhi ve alih) torunu olduğu için değil, İslamı ve Kur’an’ı korumak yolunda, ilahi vazifeleri yerine getirmek uğrunda çektiği sıkıntıların; hedef, özellik, amel, fedakarlık ve Allah yolunda çektiği musibetlerin karşılığındadır. Hüseyin b. Ali (aleyhisselam) Yezid ve Yezidilerle yaptığı savaşta hedefi ilahi idi. Bugün herkes biliyor ki İmam Hüseyin (aleyhisselam), Benî Ümeyye’nin sapmaları ve bozgunculuklarının karşısında susmuş olsaydı İslamdan yalnızca kuru bir isim kalacak, İslamın hakikatı Benî Ümeyye’nin esaretine geçerek bize ulaşmayacaktı. Yüce aşk ve akılla karışık hüseyni fedakarlık, İslamı yok olma tehlikesinden kurtardı ve aşağılık Benî Ümeyye’nin onu yıkmasına engel oldu.[2]
Kaldı ki, İmam Hüseyin (aleyhisselam) yaşamak için hiç bir şansının kalmadığını biliyordu. Onların kendisini şehid edeceklerinden, Küfe halkının babası ve kardeşiyle yaptıkları ahidlere vefa etmediklerinden haberi vardı. Bununla birlikte O bütün sermayesiyle (canını, evlatlarını, yakınlarını ve ashabını) meydana getirmiş, gönül rahatlığıyla ve ilahi kazaya tam olarak razı olduğu halde Allah’ın dinini savunmuş, kanıyla İslam ağacına su vermiş ve ona yeni bir hayat kazandırmıştır.
Her ne kadar Peygamberler ve veliler Allah yolunda kendilerini feda etmişlerse de İmam Hüseyin (aleyhisselam) ve ashabının mazlumca şehadet olayında sayı ve şehadet şekilleri, şehadetten sonra şehidlerin cesetlerine yapılan hakaret, Yezidilerin şehidlerin kadınlarını, evlatlarını esir etmeleri ve mallarını yağmalamaları bakımından tarihte eşine rastlanmaz bir olay olmuştur. Allah Teala buyuruyor: ‘Sabredenlerin mükafatları, hesapsızca ödenir.’[3]
Acaba beşeriyet tarihi İmam Hüseyin’in (aleyhisselam) başına gelen sayısız musibetlerden daha ağır ve Onun sabrından daha üstün bir sabır kaydetmiş midir? Kaldı ki İmamın (aleyhisselam) bütün musibetleri ve sabrı ihlasla ve Allah rızası içindi. O bu olaydan kendi menfaati ve nefsi için zerre kadar faydalanmadı.
Bütün bunlar göz önüne alındığında Allah Teala, İmam Hüseyin’e nasıl bir mükafat vermeli ki hem Onun çektiği musibetlerin karşılığı olsun hem de Allah’ın adalet, bağış ve keremine layık olsun?
Görüyoruz ki Allah, Ona (aleyhisselam) pek çok mükafatlar vermiştir. Onlardan biri dünyadaki izzet ve azamettir. Öyle ki herkesi Onun kutsal mezarını ziyarete teşvik etmiş ve ziyaretine gidenlere birçok mükafat ve sevaplar vereceğini vaadetmiştir. O ilahi vaatlerden birisi Şeyh Müfid (r.a), vs. alimlerin İmam Sadık’tan (aleyhisselam) mütevatir olarak naklettikleri şu hadistir: ‘...Kim İmam Hüseyin’in kabrini aşura günü ziyaret ederse Allah’ı arşta ziyaret etmiş kimse gibi olur.’[4]
Ancak bu hayret verici bir şey değildir. Çünkü bunun benzeri birçok hadis Peygamber Efendimizin kabrini ziyaret etme konusunda da gelmiştir. İmam Sadık (aleyhisselam) buyuruyor: ‘Kim Allah Resulü’nü (salallahu aleyhi ve alih) ziyaret ederse sanki Allah’ı arşta ziyaret eden kimse gibidir.’[5] İmam Rıza (a.s) Allah’ı ziyaret etmenin manası hakkında şöyle buyuruyor: ‘Allah’ı görmek ve ziyaret etmek mümkün olmadığı için Peygamberini ziyaret etmeyi kendini ziyaret etmek gibi saymıştır.’[6]
Belirtmek gerekir ki İmam Hüseyin’i (aleyhisselam) ziyaret etmek, Onun Allah’ın dinini ve Kur’an’ın emirlerini yaşatmak olan yüce hedeflerini yaşatmaya sebep olacaktır.

Kaynaklar:
[1] -‘Allah, inananların mükafatını zayi etmez.’ (Al-i İmran/171, Tevbe/120)
[2] -Soru:4218 (Site:4456), Dizin: İmam Hüseyin’in (aleyhisselam) Aşura Günü Yaptığı İşlerin Akıllıca ve Aşıkça Olması
[3] -‘De ki: Ey iman eden kullarım, çekinin Rabbinizden; bu dünyada iyilik edenlere iyilik vardır ve Allah'ın yeryüzü geniştir; sabredenlerin mükafatları, hesapsızca ödenir.’ (Zümer/10)
[4] -Cafer b. Muhammed b. Kuleveyh el-Mezar’da Cafer b. Muhammed b. Abdullah el-Musevi’den O da Abdullah b. Nehiki’den O da İbn-i Ebi Umeyr’den O da Zeyd el-Şahham’dan O da Cafer b. Muhammed’in (a.s) şöyle buyurduğunu rivayet eder: ‘Kim Hüseyni şabanın yarısının gecesinde ziyaret ederse Allah onun geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlar ve kim Onu Arefe günü ziyaret ederse Allah ona bin makbul haccın ve bin umre-i mebrur’un (sevabını) yazar. Ve kim Onu aşura günü ziyaret ederse Allah’ı arşında ziyaret eden gibidir.’ (19619)
[5] -Tehzibu’l-Ahkam, c.6, s.3; Bir grup dostlarımızdan, onlarda Sehl b. Ziyad’dan, o da Muhammed b. el-Hüseyin’den, o da Muhammed b. İsmail’den, o da Salih b. Ukba’dan, o da Zeyd el-Şehham’ın şöyle dediğini rivayet eder: Ebi Abdullah’dan (aleyhisselam) ‘Resulullah’ı ziyaret eden için ne var?’ diye sorduğumda şöyle buyurdu: ‘Allah’ı arşında ziyaret eden gibidir...’ (Vesailu’ş Şia, c.14, s.335, H.19340)
[6] -(Tevhid’den, Uyun-u Ahbar-ı Rıza’dan ve Emali-i Saduk’tan) el-Hemdani’den, o da Ali’den, o da babasından, o da el-Herevi’nin şöyle dediğini rivayet eder: Ali b. Musa er-Rıza’ya: Ey Resulullah’ın evladı! Ehl-i Hadis’in rivayet ettiği: ‘Müminler rablerini cennette sahip oldukları makamlarından ziyaret ederler’ hadisi hakkında ne diyorsunuz, diye arzettiğimde şöyle buyurdu: ‘Ey Eba Selt! Allah Tebarek ve Teala peygamberi Muhammed’i diğer peygamberler ve meleklerde olmak üzere bütün yarattıklarına üstün etmiştir. Onun itaatini kendi itaati, biatını kendi biatı, dünyada ve ahirette ziyaretini kendi ziyareti saymıştır. Allah (Azze ve Celle) şöyle buyuruyor: Kim Resule itaat ederse şüphesiz Allah’a itaat etmiştir.’
__________________
Ya Haydarı Kerrar Gayrı Ferrar Muhalife Kahhar Şiasına Gaffar...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 08-20-2014, 04:08
muntazar muntazar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 137
muntazar is an unknown quantity at this point
Standart

Selam Olsun Huseyine, Evladına, Ashabına...
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 08-21-2014, 06:51
KERRAR KERRAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 351
KERRAR is on a distinguished road
Standart İmam Hüseyin'i Ziyaret Etmenin Fazileti Hakkında Hadisler

1. Hz. İmam Hasan Askeri (a.s) şöyle buyurmuşlardır:
“Müminin nişanesi beş şeydir: 1. Günde farz ve sünnetlerle birlikte elli bir rekat namaz kılar. 2. Erbainde İmam Hüseyin'i (a.s) ziyaret eder. 3. Sağ eline (akik) yüzük takar 4. (Namazda) anlını toprağa koyar. 5. Namazda Bismillah'ı sesli okur.”

2. Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuşlardır:
“İmam Hüseyin (a.s)'ın kabrinin etrafında dört bin melek bulunur ki bunlar daima hüzünlü ve perişan bir haldedirler ve kıyamet gününe kadar imam Hüseyin (a.s)'a ağlayacaklardır. Onların başında bulunan meleğin adı Mansur'dur.
imam Hüseyin (a.s)'ı ziyaret eden bir kimseyi melekler karşılar ve imama veda etmek istediği zaman onu uğurlarlar. hastalandığı zaman ziyaretine giderler ve öldüğü zamanda cenazesine katılırlar ve ona namaz kılarak onun için Allah'tan bağışlanma dilerler.”

3. Abdullah b. Tahhan Hz. İmam Cafer Sadık (a.s)'dan şöyle nakleder:
“İmam Cafer Sadık (a.s)'ın şöyle buyurduğunu duydum: kıyamet günü, Allah (c.c)'nın imam Hüseyin (a.s)'ın ziyaretçilerine nasıl davrandığını gören bütün insanlar (dünyada) imam Hüseyin (a.s)'ın ziyaretçilerinden olmayı arzulayacaktır."

4. Abdullah b. Zurare Hz. İmam Caferi Sadık (a.s)'dan şöyle nakletmiştir:
“Kıyamet günü İmam Hüseyin (a.s)'ın ziyaretçileri diğer insanlara göre daha faziletlidirler. İmama: Nasıl bir faziletleri vardır? diye sorduğumda imam şöyle buyurdular: Diğer insanlardan kırk yıl önce cennete girerler oysa ki diğer insanlar (kıyamet sahnesinde) hesap vermek için bekletileceklerdir".

5. Hz. İmam Musa Kazım (a.s) şöyle buyurmuşlardır:
“Kim imam Hüseyin (a.s)'ın hakkını tanıyarak ziyaretine giderse Allah onun geçmişteki ve gelecekteki günahlarını bağışlar." (yani onlara tövbe etmeyi nasip eder).

Kaynaklar:
Ravzat'ul Vaizin, c.1 s.195. Kamil'uz Ziyarat, Tercümei Zihni Tehrani, s.388-495
__________________
Ya Haydarı Kerrar Gayrı Ferrar Muhalife Kahhar Şiasına Gaffar...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 08-25-2014, 06:19
KERRAR KERRAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 351
KERRAR is on a distinguished road
Standart

6. Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuşlardır:
“Kim imam Hüseyin (a.s)'ın hakkını tanıyarak ziyaretine giderse, Resulullah ile birlikte üç hac ziyareti yerine getirmiş gibidir."

7. Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuşlardır:
“Kıyamet günü olduğunda bir davetçi şöyle seslenir: İmam Hüseyin (a.s)'ın ziyaretçileri nerededirler!? Bir grup ayağa kalkar ve onların sayısını ancak Allah (c.c) bilir. Onlara imam Hüseyin (a.s)'ı ziyaret etmekten kastınız neydi? Diye sorulur. Onlar: Ya rabbi! O imamı, peygamber (s.a.a)'e hz. Ali (a.s)'a ve hz. Fatime (s.a)'ya olan muhabbetimizden, kabir sahibi olan imama rahmet dilemek ve onun başına gelen musibetlerden dolayı onu ziyaret ettik derler.

Onlara şöyle denilir: Bunlar Muhammed (s.a.a), Ali (a.s), Fatime (s.a), Hasan (a.s) ve Hüseyin (a.s)'dırlar onları takip edin. siz onlarla berabersiniz ve onlarla aynı derecedesiniz. Muhammed (s.a.a)'ın sancağının altında toplanın."

8. Hz. İmam Muhammed Bâkır (a.s) şöyle buyurmuşlardır:
“...Her kim imam Hüseyin (a.s)'ı yürekten isteyerek ve Resulullah'a (s.a.a), Emirel Müminin Ali (a.s)'a ve hz. Fatime (s.a)'ya duyduğu muhabbetten dolayı ziyaretine giderse kıyamet günü insanlar hesap vermekle meşgul iken Allah (c.c) onu Peygamber efendimiz (s.a.a)'ın, Emirel Müminin Ali (a.s)'ın ve hz. Fatime (s.a)'nın olduğu cennet sofrasında oturtur."

9. Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuşlardır:
“Allah bir kimsenin hayrını isterse onun kalbine imam Hüseyin (a.s)'ın ve kabrini ziyaret etme arzusunu yerleştirir. Allah bir kimsenin de hayra ulaşmasını istemezse onun kalbinden imam Hüseyin (a.s)'ın ve kabrini ziyaret etme arzusunu alır."

10. Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuşlardır:
“Her kim şevk ve muhabbetle imam Hüseyin (a.s)'ın kabrini ziyaret ederse kıyamet günü Allah (c.c) onu kurtuluşa ermişlerden karar kılar. Amel defterini sağ eline verir ve Cennete imam Hüseyin (a.s)'ın bayrağı gölgesinde girer."

Kaynaklar:
Kamil'uz Ziyarat, Tercümei Zihni Tehrani, s.388-495
__________________
Ya Haydarı Kerrar Gayrı Ferrar Muhalife Kahhar Şiasına Gaffar...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 08-27-2014, 08:26
KERRAR KERRAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 351
KERRAR is on a distinguished road
Standart

11. İmam Muhammed Bâkır (a.s) şöyle buyurmuşlardır:
“Eğer insanlar hz. Hüseyin b. Ali (a.s)’nin kabrini ziyaret etmenin sevabını gerçek manada bilselerdi ruhları bedenlerinden çıkar ve o mukeddes mekana olan özlemden ve hasretten doylayı nefesleri ağırlaşır ve kesilirdi.

12. Muhammed İmam Bâkır (a.s) şöyle buyurmuşlardır:
“Allah-u Teâlâ (Kul, İmam Hüseyin (as)’ı) ziyarete gittiği yıl, onu tüm afetlerden korur ve bu afetlerin en küçüğü şeytandan korunmaktır, (bununla beraber) onu, önünden, arkasından, sağından, solundan, yukarısından ve ayağı altından koruması için kerim bir melek görevlendirir.

Ziyarete gittiği yıl içinde ölürse ilahi rahmet melekleri onun yanı başına gelirler, onu gusleder, kefenler, onun için bağışlanma diler, kabrine kadar teşyii ederler, kabrini genişleterek kabir azabından korurlar.
Münker ve Nekir meleklerinden korkmasını engeller, onun için cennetten bir kapı açarlar, kitabını sağ eline verir, kıyamet gününde onu doğu ve batıyı aydınlaracak bir nurla nurlandırırlar ve bu kimse için nidacı şöyle seslenir:

Bu kimse aşk ve şevkle hz. imam Hüseyin (a.s)’ı ziyaret etmiştir. Bu nidayı işitip de Hz. Ebu Abdillah’il Hüseyin (a.s)’ın ziyaretçisi olma arzusunu temenni etmeyen kimse yoktur.”[12]

13. Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuşlardır:
“Hak Teâlâ imam Hüseyin (a.s)’ın ziyaretçileriyle iftihar eder ve ziyaretçilere Allah’ın büyük melekleri ve Arşın taşıyıcıları kılavuzluk ederler. Hak Teâlâ meleklere şöyle seslenir:

Hüseyin b. Ali (a.s)’ın ve Peygamberin (s.a.a) göz bebeği Hz. Fatıma (s.a)’nın ziyaretçilerinin aşk ve şevkle onları ziyarete geldiklerini görmüyor musunuz? İzzet ve Celalime ve Azametime yemin olsun ki! Kendi kerametimi onlar için farz ettim ve onları kesinlikle dostlarım, nebilerim, resullerim ve meleklerim için hazırladığım cennetime koyacağım."

14. Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuşlardır:
“Tekebbür ve övünmek için değil, sevap ümidiyle hz. imam Hüseyin (a.s)’ın ziyaretine giden kimsenin, suyun elbiseyi temizlediği gibi günahları bağışlanır. Dolayısıyla (kalbindeki) çirkinlik ve şüphelerin tamamı ortadan kalkar, yere bastığı her adım için bir hac sevabı ve yerden kaldırdığı her adım için bir ümre sevabı kazanır.”

15. Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuşlardır:
“Allah’ın rızası kastıyla imam Hüseyin (a.s)'ı ziyaret eden kimseyi Cebrail (a.s), Mikail (a.s) ve İsrafil (a.s) evine dönene kadar uğurlarlar.”

Kaynak:
Kamil'uz Ziyarat, Tercümei Zihni Tehrani, s.388-495
__________________
Ya Haydarı Kerrar Gayrı Ferrar Muhalife Kahhar Şiasına Gaffar...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 08-31-2014, 06:27
KERRAR KERRAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 351
KERRAR is on a distinguished road
Standart

16. İmam Sadık (a.s)’dan Hüseyin b. Ali (a.s)’ın kabrinin ziyaret edilmesi ve Onun ziyaretinin fazilet ve sevabı hakkında sordukları zaman şöyle buyurdular:
“Babam ceddinin (imam seccad (a.s)’ın) söyle buyurduğunu nakletti: Kim yalnızca Allah rızasını gözeterek imam Hüseyin (a.s)’ı ziyaret ederse Hak Teâlâ onun günahlarını affeder ve annesinden yeni doğan çocuk gibi tertemiz olur.”

17. İmam Sadık (a.s) İmam Hüseyin (a.s)’ın ziyaretçileri hakkında şöyle buyurmuşlardır:
“Melekler Rabbü’l Alemin’den onun için bağışlanma dilerler ve Allah’ın rahmet semasını kuşatarak şöyle nida ederler:
Sen tertemiz birisini ziyaret ettin ne mutlu sana ve ziyaret ettiğin kimseye.”

18. Hz. İmam Caferi Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Kim hz. imam Hüseyin (a.s)’ın kabrini yalnızca Allah rızası için ziyaret ederse Hak Teâlâ onu cehennem ateşinden kurtarır, korkulacak o büyük günde (kıyamet günü) korunmuşluk bahşeder ve dünya ve ahiret ihtiyaçlarından isteyip de Allah’ın vermediği hiçbir haceti kalmaz.”

19. Hz. İmam Caferi Sadık (a.s) şöyle buyurmuşlardır:
“Hak Teâlâ nezdinde amellerin en sevimlisi Hz. Hüseyin (a.s)’ın kabrini ziyaret etmektir…”

20. Hz. İmam Caferi Sadık (a.s) şöyle buyurmuşlardır:
“Şialarımıza Hz. Hüseyin (a.s)’ın kabrini ziyaret etmelerini emrediniz, zira Onun ziyareti rızkı çoğaltır, ömrü uzatır ve kötülük ve şerri defeder.”[20]


[1] Ravzat'ul Vaizin, c.1 s.195
[2] 2 den 20 ye kadar olan hadislerin kaynağı: Kamil'uz Ziyarat, Tercümei Zihni Tehrani, s.388-495
__________________
Ya Haydarı Kerrar Gayrı Ferrar Muhalife Kahhar Şiasına Gaffar...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 09-03-2014, 03:05
Murtazaali Murtazaali isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 23
Murtazaali is an unknown quantity at this point
Standart

Allah razı olsun. Müthiş hadisler.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 09-15-2014, 07:40
ilker19 ilker19 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2014
Mesajlar: 1
ilker19 is an unknown quantity at this point
Standart

Paylaşımın için Allahu Teala Razı olsun gardaş. Allah bizede İmam Huseyin as Ziyaretini nasip etsin. Amin.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 08-02-2017, 02:26
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.686
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Hz.Huseyin (as) Ziyaret Etmenin Verdiği Bereketler

Hz.Huseyin (aleyhisselam)'ı Ziyaret Etmenin Verdiği Bereketler
Hz. İmam Cafer'i Sadık aleyhi selam Müfezzel’e şöyle buyururlar: Hz. Hüseyin aleyhisselam’ın mübarek mezarı ile sizin bulunduğunuz yer arasındaki fasıla nekadardır? Arz etti:Babam ve annem size feda olsunlar! Bir gün ve diğer günün yarısı kadar yoldur.
Buyurdular:Acaba o hazretin kabrini ziyaret ediyor musun?Arz etti: Evet
Buyurdular: Seni müjdeleyip o hazreti ziyeret etmenin faziletlerinden bir kısmını söyleyerek seni mesrur edeyim mi?Arz ettim: Evet, size kurban olayım.
Buyurdular:Siz şialardan her kim o hazretin ziyaretine gitmek için hazırlık yaparsa gökyüzü ehli onu müjdelerler, evinin kapısından çıktığında Allah-u teala milyonlarca meleği o şahıs Hz. Hüseyin aleyhi selam’ın mübarek haremine varıncaya dek ona selam ve tehiyet göndermeleri için görevlendirir.
Ey Müfezzel! Hz. Hüseyin aleyhisselam’ın mübarek mezarına vardığında haremin kapısında durarak şu kelimeleri söyle zira ki söylediğin her kelime sayısınca Allah’ın rahmetine nail olursun (daha sonra duayı buyurdular ). Hz. Hüseyin aleyhisselam’ın haremine doğru yöneldiğinde attığın her bir adıma Allah yolunda savaşıp kendi kanına bulanan kimsenin sevabı verilir. O hazretin mutahhar kabrine selam verdikten sonra elini o mübarek kabire sür ve şöyle de: “Esselamu aleyke Ya Höccetullahi fiy Semai ve Erzih “ Sonra namaz kılmaya koyul,zira ki bu mukaddes mekanda kıldığın her rekat namaz, bin defa hac ve Ümreye gitmek,Allah yolunda bin tane köle azat etmek ve Allah yolunda mursel peygamberlerle bin defa gönderilip cihat etmek gibidir. Hz. Hüseyin aleyhisselam’ın ziyaretinden geri döndüğünde bir münadi - eğer onun ettiği nidayı duyacak olsaydın ömrünün tamamını o Hazretin mübarek Kabrinin yanında geçirirdin- şöyle nida eder: Ey Allah’ın kulu! Hoş olsun senin haline, hayırlara nail oldun ve bütün bela ve afetlerden kurtuldun, Amelleri yeniden başlat ki geçmiş günahlarının hepsi bağışlanmıştır.Hz. Hüseyin aleyhisselam’ın zairi eğer o yıl veya o gece yahut o gün ölecek olursa onun ruhunu almak yalnızca Allah’a mahsustur. Hazretin ziyaretçisi evine geri döndüğünde melekler ona eşlik eder ve yol boyunca o şahıs için tövbe,istiğfar eder ve ona selam ederler. Evine vardığında melekler şöyle derler:Rabbimiz! Bu senin kulundur ki Resulünün evladını ziyaret etmeye muvaffak oldu, şimdi evine vardı, biz ne yapalım? Gök yüzünden şöyle bir nida gelir: Ey benim meleklerim! Ölüm anına kadar o kulumun kapısında durun,tesbih ve takdis edip sevabını o kişinin amel defterindeki iyiliklere yazın. İmam Sadık aleyhi selam buyurdu:Melekler sürekli o şahısın kapısında durup Allah’ı tasbih ve takdis ederken bu amellerinin sevabını o Zaire hadiye ederler. O şahıs dünyadan gittiğinde melekler onun cenazesinin yanına gelerek, güsül verilmesine kefenlenmesine ve defnedilmesine yardımcı olurlar ve sonra Allah’a şöyle arz ederler: Rabbimiz! Biz görevlendirdiğn gibi bu şahısın kapısında durup ibadet ettik ve sevabını onu amel defterine yazdık, şimdi ne yapalım? Onlara şöyle nida edilir: Kıyamet gününe kadar bu kulumun mezarının başında durup beni takdis ve tesbih edip sevabını bu kişinin amel defterine yazın.

Kaynak: Kamil-uz Ziyarat: s.374 Misbah-ul Zair: s.252 Bihar-ul Envar: c.101 s.163.
.

İmam Huseyn - Allahın salamı olsun Ona - ziyaretçilerinin ziyaret günleri onların ömürlerinden hesaplanmaz.
İmam Musa El -Kazim - Allahın salamı Ona ve Atalarına olsun - buyurur: "İmam Cafer es Sadiq - Allahın salamı Ona ve Atalarına olsun - buyurub: "İmam Huseyn - Allahın salamı Ona olsun - ziyaretçilerinin ziyaret günleri onların ömürlerinden hesab edilmir ve ecellerinden sayılmır"
Kamiluz Ziyarat 51 - ci bab Hadis/1.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 04-08-2019, 07:15
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.686
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart İmam Huseyin (as)'ın Faziletlerinden

İmam Huseyin (aleyhisselam)'ın Faziletlerinden Okyanustan Bir Damla

عن أبي الحسن الرضا عليه السلام قال: من زار قبر أبي عبد الله عليه السلام بشط الفرات كان كمن زار الله فوق عرشه. المصدر: كامل الزيارات ص 143.
İmam Rıza aleyhisselam şöyle buyurdu: Kim Fırat kenarında Ebu Abdullah Huseyn aleyhisselamın kabrini ziyaret ederse Allah’ı arşının üstünde ziyaret eden gibir



عن عبد الله بن سنان قال: سمعت أبا عبد الله عليه السلام يقول: قبر الحسين عليه السلام عشرون ذراعا في عشرين ذراعا مكسرا روضة من رياض الجنة منه معراج إلى السماء فليس من ملك مقرب و لا نبي مرسل إلا و هو يسأل الله تعالى أن يزور الحسين عليه السلام ففوج يهبط و
فوج يصعد. المصدر: كامل الزيارات ص 112.
Abdillah ibni Sinan İmam Ebu Abdullah Caferi Sadık aleyhisselamın şöyle buyurduğunu rivayet eder: Huseyn aleyhisselamın kabri yirmi zira çarpı yirmi zira (zira: dirsekten parmak ucuna kadar olan bir ölçü) cennet bahçelerinden bir bahçedir. Ondan semaya bir çıkış vardır. Hiçbir mukarrep melek veya mursel nebi yoktur ki Allahu Teâlâdan Huseyn aleyhisselamı ziyaret etmeyi istemesin. Bir grup iner bir grup çıkar

"Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Hüseyin Benden, Ben de Hüseyin'denim. Hüseyin'i seven Allah'ı sevmiştir. Hüseyin, ümmetlerden başlı başına bir ümmettir." (Zehair el-Ukba, Taberî, s.133).


Selman-ı Farisî şöyle anlatıyor:
Allah Resûlü'nün (s.a.v.), Hüseyin (a.s.)'ı dizlerinin üzerine oturttuğunu gördüm, onu öpüyor ve şöyle buyuruyordu: "Sen büyüksün, büyük birinin oğlusun ve büyük insanların babasısın. Sen imamsın ve bir imamın oğlu ve imamların babasısın. Sen Allah'ın hüccetisin ve Allah'ın hüccetinin oğlu ve Allah'ın hüccetlerinin babasısın ki, bunlar dokuz kişidir ve onların sonuncusu, onların Kaimi (İmam-ı Zaman) olacaktır." (Maktel-i Harezmî, c.1, s.146).


"Hüseyin Bendendir,Bende Hüseyin'denim." (Sünen-Tirmizî, c.5, s.324).


Bir gün Hz. Hüseyin (a.s.) mescide girmişti. Bunu gören Hz. Peygamberin (s.a.v.) şöyle dediği duyuldu: "Cennet gençlerinin seyidine bakmak isteyen buna baksın." (Zehebî, c.3, s.282-283).


Ebu Eyyub el-Ensarî (r.a.) anlatıyor:
Ben Hz. Resûl (s.a.v.) yanındaydım. Fâtıma (a.s.) ağlaya ağlaya yanımıza geldi, dedi ki: "Babacığım Hasan ve Hüseyin evden çıktılar, hâlâ geri dönmediler, gidişleri çok uzadı. Ali de burada değil ki, arasın. Çare nedir?"

Hazreti Muhammed (s.a.v.), "Ey Fâtıma! Gam çekme. Allah, onları korumakta bizden ileridir" dedi. Sonra yine buyurdu: "Ya Rabbi! O çocuklar eğer denizde iseler bile inayet kayığı ile kıyıya ulaştır. Ve eğer sahrada iseler, inayet ışığı ile yerlerine eriştir." O anda Cebrail gökten inip dedi ki: "Ya Resûlallah! Onlar dünya halkının faziletlileri, cennet halkının ulularıdır ve anaları onlardan yücedir. Hiç elem çekme ki, o şehzadeler Neccaroğlu mezarlığındadır ve rahat rahat oturmaktadırlar. Allah, iki meleği onları korumak için gönderdi. Kanatlarını onlara örttü ve yaygı yaptılar. Hizmetleri ile meşguldürler."

Hz. Muhammed (s.a.v.) o mezarlığa varıp İmam Hasan (a.s.)'ı kucağına alıp, geri getirdi. Fakat Hüseyin (a.s.)'ı bir melek eve getirip gelirken Ebu Eyyub Ensarî meleği görmedi. Sandı ki, ikisi de Allah Resûlü'nün (s.a.v.) kucağındadır. Acıyarak sordu: "Ya Resûlallah! Bu iki şehzadenin birini bana ver ben götüreyim ki, siz ağırlıktan kurtulasınız."

Hazreti Resûl (s.a.v.) cevap verdi: "Ey Eba Eyyub! Bunlar dünyada sevgilidirler, ahirette de saygılı. Anaları da onlardan daha şerefli ve faziletlidir."

Sonra sahabelerine dönerek sordu: "Ey kavim! Soruyorum size, dede ve nine yönünden dünyada en şerefli kimlerdir?"

Ashab da sordu: "Kimlerdir ya Resûlallah?"

Hz. Muhammed (s.a.v.), "Hasan ve Hüseyin'dir. Çünkü dedeleri Resûlullah, nineleri Arap kabilelerinin en şereflilerinden Hüveylid kızı Hatice'dir" buyurdu.

Yine onlara sordu: "Ana baba yönünden en şerefli kimlerdir?"

Ashab, "Kimdir, ya Resûlullah?"

Hz. Muhammed (s.a.v.) cevap verdi: "Hasan ve Hüseyin'dir ki, babaları Ebu Tâlib oğlu Ali ve anaları Allah'ın Resûlü'nün kızı Fâtıma'dır."

Yine sordu: "Dayı ve hala yönünden en şerefli kimdir?"

Sahabe: "Kimdir ya Resûlallah?"

Hz. Muhammed(s.a.v.), "Hasan ve Hüseyin'dir. Dayıları Allah'ın Resûlü'nün oğlu Kâsım ve halaları Allah'ın Resûlü'nün kızı Zeyneb'dir."

Hz. Muhammed (s.a.v.) yine sordu: "Ya, amca ve teyze yönünden en şerefli olan kimlerdir?"

Sahabe, "Kimdir ya Resûlallah?"

Hz. Muhammed (s.a.v.) cevap verdi ki: "Hasan ve Hüseyin'dir ki, amcaları Ebu Tâlib oğlu Câfer Tayyar ve teyzeleri Ebu Tâlib kızı Ümmühani'dir."

Ebu Avn'den rivayetle;
Hüseyin b. Ali (a.s.) Mekke'ye gitmek üzere Medine'den yola çıkarken İbn-i Muti adındaki adamın yanından geçti. İbn-i Muti o sırada kuyusunu temizliyordu. Hz. Hüseyin (a.s.)'a, "Kuyumu genişletiyorum fakat ne yapıyorsam yine ondan doğru dürüst bir su alamıyorum" dedi.

Hüseyin (a.s.), "Bana suyundan biraz getir" dedi. İbn-i Muti suyu getirince Hüseyin (a.s.) önce içti, ondan sonra ağzında çalkaladı ve kuyuya püskürttü. Bundan sonra kuyunun suyu hem tatlılaştı, hem de çoğaldı." (Tabakat, İbn Sa'd, c.5, s.144).

Ebu Reca el-Utaridi'den rivayetle;
Sakın ne Ali'ye ve ne de Ehl-i Beyt'ten birine küfür etmeyin. Zira bizim Belheceym halkından bir komşumuz vardı. Bir gün Hüseyin (a.s.)hakkında, "Şu fâsık olan Ali oğlu Hüseyin'i görüyor musunuz? Allah onun canını alsın" dedi. Allah da onun her iki gözünün akını dökerek kör etti. (Heysemî, c.9, s.196).


Ebu Hureyre naklediyor:
Resûlullah (s.a.v.) ile birlikte yatsı namazını kılıyorduk. Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) da sırtının üstüne atlıyorlardı. Resûlullah (s.a.v.) başını secdeden kaldırınca onları yavaşça sırtından indiriyordu. Secdeye bir daha varınca, Hasan ve Hüseyin yine sırtına biniyorlardı. Nihayet namazı bitirince onları dizleri üzerine aldı. Ben de kalkıp, "Ya Resûlallah! Onları annelerine götüreyim mi?" dedim. O sırada bir şimşek çaktı ve ortalık aydınlandı. Resûlullah (s.a.v.)torunlarına, "Haydi annenize gidin" dedi. Çocuklar annelerinin yanına varıncaya kadar şimşeğin aydınlığı devam etti. (Heysemî, Mecma'uz-Zevaid, c.9, s.181).

Bir gün Hz. Hüseyin (a.s.) mescide girmişti. Bunu gören Hz. Peygamberin (s.a.v.) şöyle dediği duyuldu: "Cennet gençlerinin seyidine bakmak isteyen buna baksın." (Zehebî, c.3, s.282-283).


Ebu Avaide'ye isnat edilerek akledilmiştir:
Resûlullah (s.a.v.) buyurmuştur ki: "Hasan ve Hüseyin Arş'ın iki küpesidirler. Vakta ki, Hazreti Allah cennete hilkat elbisesini giydirdi, ona şöyle hitap etti: 'Sen fakirlerin meskeni olsan gerek.' Cennet hâl dili ile söze gelerek, 'Ya Rabbi! Beni miskinlere ve dervişlere mesken etmenin sebebi nedir?' dedi. Göklerden şu nida geldi: 'Ey cennet! Bu saadete razı olmaz mısın ki, senin köşelerini Hasan ve Hüseyin ile süsleyelim.' Cennet bu müjdeye sevinip, 'Râzıyım, râzıyım. Ne saadettir o kimselere ki, Arş'ın küpesi ve cennet köşelerinin ziyneti olurlar ve Allah'a yakınlıkta bu derece yükselirler ve makam bulurlar' dedi." (Fuzuli, Kerbela Şehitleri, s.262).

İmam Ali (a.s.)'dan rivayetle;
Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Hasan ve Hüseyin, cennet ehli gençlerinin seyyidleridir." (el-Bağdadî, et-Tarih, s.185; İbn'ül-Esir, Usdü'l-Gabe, c.1, s.368).

Huzeyfe'den rivayetle;
Resûlullah (s.a.v.)'in yüzünde sevinç alametleri gördük dedik ki: "Ya Resûlallah! Bugün yüzünde sevinç alametleri görüyoruz."

Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Niye sevinmeyeyim, Cebrail Bana gelip müjdeledi ki; Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin seyyidleridir. Babaları da onlardan daha faziletlidir." (el-Bağdadî, Tarih-i Bağdadî, c.10, s.231).

Hz. Ali (a.s.)'dan rivayet edilmiştir: Allah, cenneti Adem ve Havva'ya münasip gördüğü zaman Havva'nın yüz güzelliği cennet havasının tesiri ile iki misli arttı. Bir gün, Adem Havva'ya dikkatle baktı, onun yüzünden gözlerini ayırmayarak dedi ki, "Ey Havva! Acaba yaradılışın tezgâhında kudret nakkaşı senin güzel yüzünden daha güzel bir yüz nakşetmiş midir?"

Derhal Allah (c.c.) barigâhından Cebrail'e emrolundu ki: "Adem'i Firdevs-i Âlâ'ya, cennetin daha ulu yerlerini gezmeye götür."

Adem cennet sarayının gezi yerlerine ayak basınca yüksek bir tahtta elbiseleri süslü, başında taç olan bir güzelin oturduğunu gördü. Öyle ki, yüzünün nurlu ihtişamından Cennet meydanı aydınlanmış ve yanağının letafeti ile gılman ve hurilerin gözleri kamaşmış… Mübarek başında nurdan bir parlak taç, iki kulağında inci ile işlenmiş küpeler var. Adem şaşırmış sormuştu: "Ey Cebrail! Bu ne güzel huri ki, yüzüne bakmak şaşkınlığı arttırıyor. Ve o güzel yüzünü düşünmek gönül alıyor."

Cebrail cevap verdi: "Bu Fatıma-i Zehra'dır ki, Muhammed Mustafa (s.a.v.)'in kızıdır. Ve başındaki parlak taç kocası Ali Murtaza ve küpelerinin biri Hasan Mücteba ve biri Kerbela şehitlerinin şahı Hüseyin'dir."

Adem sordu: "Ey Cebrail! Bunlar ne zamanın halkıdırlar?"

Cebrail cevap verdi: "Ey Adem! Gerçi bunlar görünür âlemde senin sülalenden meydana geleceklerdir amma yaratılmaları senden dört bin sene evvel olmuştur." (Fuzuli, Kerbela Şehitleri, s.157-158).
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 07:46


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.