aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | BEKLENEN ZUHUR | GAYBET-İ KUBRA, GAYBET-İ SUĞRA VE RİCAT

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 03-29-2019, 09:59
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.632
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Hz. Mehdi’nin (af) Dostları

Ey sonsuz bahar!

Ey Allah’ın dünyamız için ayırdığı nimet!

Sensiz sokaklardan esen gurbet rüzgarı,

Ölüm kokusu getiriyor,

Yorgunluk, yılgınlık kokusu,

Sokaklar sinesini açmış,

Can bağışlayan nesim rüzgarını bekliyor.

Sokaklar sürekli senin aşığın olmuştur.[1]

***

Tekrar aydınlık dönem gelecektir. Muhammedî bir davet ve yeni bir cihat ile.

Ne mutlu Allah’ın Resulü’nün son vasisi, Bakiyyetullah aşkına gönüllerini rehin bırakanlara! Allah’ın zafer yardımından nasibi olanlara ve Hasan oğlu Hüccet’e dost olmakla Allah’în hoşnutluğunu satın alanlara!

Hz. Mehdi’nin (af) dünya devleti dünyanın kaderini ve çehresini değiştirecek büyük bir sistem olacaktır. İmam-ı Zaman, o büyük hareketinde öyle dostlara sahip olacaktır ki bunlar “zuhur”dan önce hazır olacaklar ve Hazret’in kıyamıyla birlikte onun yardımına koşacaklar; onun çok güçlü yardımcıları olacaklardır. Tabii ki ona ve onun hareketine iman edenlerin , onun geliş yolunu gözleyenlerin ve Kaim (af) zuhur ettiğinde yanında yer alarak savaşacak olanların hepsi, bir anlamda Hz. Mehdi’nin (ac) dost ve yardımcılarıdır.

***

İştiyak,

Yemyeşil bahar gibi, her taraf canlanmış.

Bekleyiş,

Bir gonca gül gibi gönül dalında açmıştır.

Cemkeran, Nudbe’ler ve ağlayışlar,

Bekleyiş ve aşkımızın bir görüntüsüdür.

***

Ancak, şunu da belirtmek gerekir ki, özel olarak sözü edilen “İmam’ın ashabı/dostları” belli bir topluluktur. Onlar kimlerdir? Nereliler? Kaç kişiler ve özellikleri nelerdir? Dünyaya gelmişler mi, yoksa henüz doğmamışlar mı?

Hadis kaynaklarında onun ashabının sayısı 313’tür. Peygamber Efendimizin (saa) Bedir’deki ashabının sayısı kadar.[2] Bu sayı, onun hükümetindeki yiğit komutanları, yüksek rütbeli sorumlularıdır ki hareketin bayraktarlığını omuzlanacaklardır. [3] Onların çoğu Arap olmayan halklardandır. Bunlar Kum, İsfahan, Talikan, Nişabur, Rey, Horosan, Ahvaz, Azerbaycan, Kazvin vs. İran şehirlerinden olduğu gibi Mısır, Şam, Irak ve Yemen gibi Arap bölgelerinden olacaklardır. [4]

Bu dostların bir kısmı şayet, zuhur zamanına kadar sağ kalmayıp vefat ederlerse, o günde Allah’ın emriyle dirilecekler ve onun yardımına koşacaklardır. Firavun ailesinin Mü’mini, Musa’nın (as) Vasisi Yuşa, Selman-ı Farisi, Maliki Eşter ve Ebu Ducane-i Ensarî bu gruptandır. [5]

Hazret-i İsa (as) da dördüncü gökten inecek ve Hazret’in yardımcıları arasında yer alacaktır. Şuayb b. Salih, Hazret-i Mehdi’nin bayraktarıdır. Hazret-i İmam Cafer Sadık’ın (as) oğlu İsmail, Abdullah b. Şerik, Akil, Salih, Cebr b.Habur, Mufaddal b. Ömer ve Ashab-ı kehf, onun özel dostları arasında ismi anılan şahsiyetlerdir. [6] İranlılar ise bu özel dostlar içinde en büyük kitleyi oluştururlar.
Kaynaklar:
1-Yazara aittir.
2-Şeyh Saduk, Kemalu’d-Din, c.2, s.672
3-Allame Meclisi, Biharu’l-Envar, c.52, s.368
4-Taberi, Delailu’l-İmame, s.307, Ma’rifetu Men Şahede Sahibe’z-Zaman (ac)
5-Hürr-i Amilî, İsbatu’l-Hudat, c.3, s.55
6-Necmeddin Tabesi, Çeşm Endazî Ez Hukûmet-i Mehdi (ac) [Mehdi Devleti’ne Bir Bakış], s.102

Onun yardımcıları olma şerefine erenlerin şüphesiz çok ayrıcalıklı özellikleri vardır. Kaynaklarımız bunlardan şöyle söz eder:

“Onlar ileri görüşlüdürler, takvalı ve alçak gönüllüdürler. Dünya malına ilgi göstermezler, iman ve irfan sahibidirler, silahlı ıslahatçıdırlar. Geceleri abid, gündüzleri arslandırlar (gözyaşı ve demir ile yoğrulmuşlardır).

Merhamet, şefkat, onur ve cihat ehlidirler. Çelik yürekli ve güçlü bir imana sahiptirler. Yorulmak bilmez, güçlüdürler. O kadar dayanıklıdırlar ki dağlara gönderilseler delik deşik eder yerinden sökerler. Hakka inanan, Rehber’ine itaat edip teslim olan, şehadet aşığı, Allah’a ulaşmak için can atan, tehlikelerin ve zorlukların eşiğinde yetişmiş fedakarlar, silahını kuşanmış cihat ve şehadet aşığıdırlar.

Direniş onların özelliğidir. Tevekkül onların yol azığıdır. Çelik yürekli, demir iradeli, gece namazlarını kılan, kanaatkar, her biri kırk yiğit gücünde mert insanlardır.[1] İmam’ın etrafını çevrelemiş, kulakları her an onun vereceği emri beklemektedir. Allah’ın hoşnutluğunu arayan, ileri görüşlü, uyanık, bilgili, yüreği güçlü, kulluk ve ibadete düşkün, Allah’ın sınırlarını gözeten, yiğit ve savaşçı, emre itaat eden, sadece İmam’a ait emirlere göre itaat eden, fedai, sade ve kanaatkar bir hayat yaşayan, düzenli ve arkadaşlarıyla birlik olabilen kimselerdir….”

Bu özellikler Hazret-i Mehdi’nin (ac) dostları hakkında kaynaklarımızda açıklanmış olan bilgilerdir.

İmam Cevad (as) buyurdular ki:

“Hazret-i Kaim’in (af) yanında yoldaşlarının isimlerinin mühürlenip onaylanmış sayfalarda kayıtlı olduğu bir sahife vardır. Şehirleri, kıyafetleri, soyları orada yazılıdır. Silahşordurlar. Allah yolunda olmak ve O’na itaat etmek için çaba sarf ederler.”[2]

“Gece abid, gündüz mücahittirler.” Sözü pek çok yerde tekrar tekrar yazıla gelmiştir. Bu söz onların irfani ve mücadeleci kimliğini tanıtmaktadır. İmam’ın zuhuruyla birlikte hepsi de her nerede olurlarsa olsunlar, kendilerini Mekke’ye ulaştırırlar. Böylece onun emri ile kıyam ederler.

Şık giyinmek ve düzenli olmak, elbise, şekil ve şemaillerine dikkat etmek onların özelliğidir. Hz. Ali’nin (as) deyişiyle:

“Onları gözlerim görüyor gibiyim; aynı renk, aynı boy, yüzleri aynı ve elbiseleri de aynı… olarak Hazret-i Mehdi’ye (af) biat ederler.”[3]

Hazret-i Mehdi (ac) zuhur ettiğinde Rükün ve Makam arasında Kabe’nin yanında ayakta duracak ve dostlarını çağıracak. Onun haykırışı doğudaki ve batıdaki bütüm dostlarının kulağına erişecek, onlar da hızla kendisini onu ulaştıracaklardır. Her birinin elinde bir kılıç olacaktır ki onların her birinin adı ve babalarının adı kılıçların üstünde yazılıdır. Hazret, Cuma sabahı zuhur ettiğinde bütün dostları istisnasız olarak Mekke’de hazır bulunacaklardır. Onların hızlı gelişleri tayy-ı arz (yeryüzünün hareketiyle) ya da o zamanın en hızlı ulaşım araçları aracılığıyla gerçekleşecektir.

1-Safi Golpeygani, Muntahabu’l-Eser, s.486
2-Haydar Kâzımî, Beşaretu’l-İslam, s.9
3-İbn Tavus, el-Melahimu ve’l-Fiten, s.122
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 03-29-2019, 10:01
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.632
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Hz.Mehdi (af)

Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla

İnsanın dünya ve ahiretiyle ilgili her mesele, Kur’ân ve hadislerde açıklanmıştır. Fakat Muhammedî olan İslam’ı tanımak, bazı İslam düşmanları tarafından, Ehl-i Beyt’ten uzak olan kimseler için oldukça zorlaştırılmıştır. Düşmanlar hakla batılı birbiriyle karıştırarak hakkın üzerini kapatmak istemişlerdir; fakat Allah Teala kendilerini tertemiz kıldığı Peygamber (s.a.a)’in Ehl- Beyt’i vasıtasıyla Muhammedi olan İslam’ı ve İslam düşmanlarını açıkça halka tanıtmış ve böylece dinini tağut ve zalimlerin elinden korumak istemiştir.

Allah Teala, Kur’an-ı Kerim’in 33. suresinin 33. ayetinde Ehl-i Beyt’in pâk ve tertemiz olduğunu açıklamıştır. Hz. Peygamber de altı veya dokuz ay boyunca sabah namazına giderken onların evinin önünde durarak; "Ey Peygamber’in Ehl-i Beyt’i, buyurun namaza" buyurmuş ve onları abasının altına alarak; "Allah’ım, bunlar benim Ehl-i Beyt’imdir" buyurarak onların kimler olduğunu halka tanıtmıştır.

Ama bazı kimseler, Kur’an’ın buyurmuş olduğu gibi; "Heva ve heves üzere konuşmayan ve sözleri vahiy olan" [1] Hz. Peygamber (s.a.a) vefat ederken, O’na saygısızlık yapmış, vasiyet yazmasına mani olmuş ve "Kur’an bize yeterlidir" demiş ve bununla da yetinmeyip haddini aşarak; "O’nun aklı başında değildir, sayıklıyor" söylemişlerdir. Hz. Peygamber’den sonra da O’nun Ehl-i Beyt’ine edebildikleri kadar zulüm yapmış ve O Hazretin; "Babasının annesi" diye lakaplandırdığı kızını oldukça incitmişlerdir. Bununla da rahat edemeyip Hz. Peygamber’den topladıkları hadisleri yakmış, onları nakletmeği yasaklamış ve böyle yapmayanları cezalandırmakla tehdit bile etmişlerdir.

Bütün bunlara rağmen Allah’ın lütfüyle, Hz. Peygamber ve Ehl-i Beyt’inin sözleri şimdi elimize ulaşmış bulunmaktadır. Bunlar sözlerinde İlahi hüccetlerin sonuncusu olan Hz. Mehdi’nin kim olduğunu, O’nun evrensel kıyamını ve O’nun özelliklerini bize açıklamışlardır.

Konuya girmeden önce dikkatinizi Hz. Peygamber (s.a.a)’in buyurmuş olduğu iki hadisine çekmek istiyorum. O hadislerden biri, Şia ve Sünnilerin nakletmiş olduğu "Sekaleyn" hadisidir. Hz. Peygamber (s.a.a) bu hadisinde şöyle buyurmuştur:

"Ben sizin aranızda iki değerli emanet bırakıyorum; biri Kur’ân, diğeri ise Ehl-i Beyt’imdir; bunlar (Kevser) havuzunun başında bana gelinceye kadar (yani kıyamet gününe dek) asla birbirlerinden ayrılmazlar." [2]

Başka bir hadiste de şöyle buyurmuştur:

"Kim boynunda biat olamadan (başka bir hadiste ise; Kim zamanının İmamını tanımadan) ölürse, cahiliyet ölümüyle ölmüştür." [3]

Naklettiğimiz bu iki hadis, her zamanda herkes için büyük bir sorumluluk getirmektedir. Bir taraftan Kur’ân ve Ehl-i Beyt’in her zamanda olacağını ve diğer taraftan da herkesin kendi zamanının İmamını tanımakla yükümlü olduğunu vurgulamıştır.

Her zamanın İmamından maksat, zalim sultan ve önderler değillerdir. Bunları tanımamak cahiliyet ölümüyle ölmeyi gerektirmez. Bu İmam, Hz. Peygamber’in de tanıttığı gibi O’nun Ehl-i Beyt’inden olan on iki İmamlardır. Şimdi Ehl-i Beyt İmamlarından sadece bir tanesi hayattadır, O da Hz. Mehdi’dir; hadislerin buyurduğuna göre yeryüzünü adaletle dolduracak olan İmam, işte O’dur ve O’nu tanımak ve O’na biat etmek herkese farzdır.


Şimdi Hz. Mehdi’yi daha iyi tanımamız için Ehl-i Sünnet ve Şia alimlerinin kendi kitaplarındaki Hz. Mehdi ile ilgili nakletmiş oldukları hadislere bir göz atalım.

Resulullah (s.a.a)’den nakledilen şu iki hadis, Hz. Mehdi ve kıyamını inkar eden kimselerin küfrünü açıkça ortaya koymaktadır:

1- "Mehdi’nin çıkışını inkar eden, Muhammed’e indirileni inkar etmiştir..."

2- "...Mehdi’yi inkar eden şüphesiz kafirdir." [4]

Hz. Peygamberden sonraki İmam ve halifelerin on iki kişi olduğu, Şia ve Ehl-i Sünnet’in birçok kitaplarında nakledilmiştir, biz onlardan sadece iki tanesini Ehl-i Sünnet kitaplarından naklediyoruz:

1- Resulullah (s.a.a) buyurmuştur ki:

"Benden sonra on iki halife gelecektir." [5]

2- Yine Resulullah (s.a.a) Veda haccında buyurmuştur ki:

"On iki halife oldukça bu din, düşmanlarına karşı hep muzaffer olacak ve hiçbir muhalif ve münafık ona zarar veremeyecektir." [6]

Hz. Peygamber (s.a.a) kendisinden sonraki İmamların ismini açıkça buyurmuştur; biz bu konuda iki hadisle yetiniyoruz:

1- Abdullah b. Abbas, Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

"Benim halifelerim, vasilerim ve Allah’ın benden sonraki hüccetleri on iki kişidir; ilki kardeşim, sonuncusu ise evladımdır." Ya Resulullah, kardeşin kimdir? diye sorduklarında; "Ali b. Ebu Talip’tir." buyurdular. Evladın kimdir? dediklerinde de şöyle buyurdular: "Yeryüzü zülüm ve haksızlıkla dolduktan sonra onu adaletle dolduracak olan Mehdi’dir. Beni hak üzere müjdeleyici olarak gönderene ant olsun ki, eğer yeryüzünün ömründen sadece bir gün kalmış olsa dahi Allah Teala, o günü o kadar uzatacak ki, sonunda oğlum Mehdî zuhur edecektir. Allah’ın nuru İsa b. Meryem gökten inecek, O’nun arkasında namaz kılacak, yeryüzü Rabbinin nuru ile aydınlanacak ve O’nun saltanatı doğu ve batıya ulaşacaktır." [7]

2- Resulullah (s.a.a)’in çobanı Ebu Süleyman şöyle diyor:

Resulullah (s.a.a)’ten duydum ki şöyle buyuruyordu: "Miraç gecesi göğe yükseldiğimde yüce Rabbim bana şöyle buyurdu:

"...Ey Muhammed! Seni, Ali’yi, Fatıma’yı, Hasan’ı, Hüseyn’i, ve Hüseyn’nin evlatlarından olan İmamları kendi nurumdan yarattım, sizlerin velayetinizi göklerin ve yerin ehline sundum; kim onu kabullenirse benim yanımda mümindir; kim de karşı çıkarsa benim yanımda kafirdir.

Ey Muhammed! Eğer kullarımdan bir kul, nefesi kesilinceye ve derisi kemiğe yapışıncaya kadar bana ibadet etse dahi, eğer sizin velayetinize karşı çıkarsa, onu affetmem. Ey Muhammed! Onları görmek ister misin? Ben; "Evet ey Rabbim." dediğimde buyurdu ki: "Arşın sağ tarafına bak." Bakınca Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin, Ali b. Hüseyin, Muhammed b. Ali, Cafer b. Muhammed, Musa b. Cafer, Ali b. Musa, Muhammed b. Ali, Ali b. Muhammed, Hasan b. Ali ve Muhammed Mehdi b. Hasan’ı gördüm; O, O’nların içinde inci gibi parlayan yıldız gibiydi.

Allah Teala buyurdu ki: "Ey Muhammed! O’nlar benim kullarıma olan hüccetlerimdir; O’nlar senin vasilerindir. O’nlardan Mehdi, senin evlatlarından öldürülenlerin kanının intikamını alacaktır. İzzetime ve celalime ant olsun ki O, düşmanlarımdan intikam alacak ve dostlarımı sevindirecektir." [8]


Yeryüzünün asla hüccetsiz kalmayacağı pek çok hadislerde geçmektedir; biz o hadislerden sadece iki tanesini naklediyoruz:

1- Ebu Hamza İmam Bakır (a.s)’ın şöyle buyurduğunu naklediyor:

"Allah’a ant olsun ki, Adem (a.s) olduğu günden beri Allah Teala yeryüzünü İmamsız ve kullarını da hüccetsiz bırakmamıştır. Allah’ın kullarına hücceti olan İmam yeryüzünde olmazsa, yeryüzü baki kalmaz." [9]

2- "Keşf’ul-Ğumme fi Marifet’il- Eimme" kitabında Ali b. İsa b. Ebu’l- Feth-i Erbili, Sünni alimlerinden olan Hafız Abdulaziz b. Cenabezi’nin "Mealim’ul-İtre" kitabından naklen İmam Rıza (a.s)’dan, O da babalarından Emir’ul-Muminin Ali (a.s)’ın şöyle buyurduğunu nakleder:

"Resulullah (s.a.a), yüce Allah’ın; r16;O gün bütün insanları imamlarıyla çağıracağız’ sözü hakkında şöyle buyurdu: r16;Her kavim kendi zamanının İmam’ı, Rabbinin kitabı ve Peygamberinin sünneti ile çağırılacaktır." [10]

Yeryüzünü adalet ve eşitlikle dolduracak olan Hz. Mehdi (a.s)’ın özellikleri pek çok kitaplarda geçmiştir. Biz Ehl-i Sünnet kitaplarında nakledilen hadislerden sadece iki tanesini naklediyoruz:

1- Ebu Said Hudri, Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:

"Sizlere Mehdi’yi müjdeliyorum. Halkın ihtilaf ve çekişme zamanında ümmetime gönderilecek ve yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi onu adalet ve eşitlikle dolduracaktır. Gökte ve yerde olanlar O’ndan razı olacaklardır ve O, malları sahih olarak taksim edecektir."

Adamın birisi: "Sahih olarak nasıl taksim edecek?" diye sorduğunda: "Halkın arasında eşit olarak (dağıtacaktır)." buyurdular.

Sonra şöyle eklediler: "O zamanda Allah Teala, Muhammed ümmetinin kalbini zenginlikle dolduracaktır ve O’nun adaleti onların hepsini kapsayacaktır; hatta nida eden; r16;Mala ihtiyacı olan var mıdır? diye nida edecek, bir kişiden başka hiç kimse kalkmayacaktır. Bunun üzerine ona; r16;Git hazinedara Mehdi bana mal vermeni emrediyor de’ denilecektir. Bundan dolayı hazinedar ona seç diyecek, adam onu kendi evine getirip açınca pişman olarak; r16;Ben Muhammed ümmetinin en ihtiraslısı mı oldum, yoksa onlara yeterli olan bana kifayet etmedi mi?’ diyecek. Bunun üzerine o malı geri getirecek, ancak ondan geri alınmayacak ve biz verdiğimiz bir şeyi geri almayız denilecektir. Böylece yedi, sekiz veya dokuz sene devam edecektir, bundan sonra yaşantının hiçbir hayrı yoktur." [11]

2- Cabir b. Abdullah-i Ensari şöyle diyor: Resulullah (s.a.a) buyurdu ki:

"Mehdi benim evlatlarımdandır; O’nun ismi benim ismimdir; künyesi de benim künyemdir; ahlak ve yaratılış olarak da insanların en çok bana benzeyenidir. O gaybete çekilecek ve o dönemde halk şaşkınlık içinde kalacak, ümmetler sapıklığa düşecektir. Sonra Mehdi, parlak bir yıldız gibi ortaya çıkacak, yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi onu adalet ve eşitlikle dolduracaktır." [12]

Hz. Mehdi (a.s)’ın İmam Hüseyin (a.s)’ın evlatlarından olduğuna dair birçok hadisler kitaplarda geçmiştir. Biz Ehl-i Sünnet kitaplarında nakledilen hadislerden sadece iki tanesini naklediyoruz:

1- Hz. Ali (a.s), Hz. Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

"Hüseyin’in evlatlarından biri ümmetim arasında kıyam etmedikçe dünya yok olmayacaktır; O, yeryüzünü zulümle dolduğu gibi adaletle dolduracaktır." [13]

2- Huzeyfe, Resulullah (s.a.a)’ten şöyle buyurduğunu naklediyor:

"Dünyanın sonuna bir gün kalmış olsa dahi, Allah Teala o günü, evlatlarımdan birini gönderene kadar uzatacaktır; O’nun ismi benim ismimdir."

Selman; "Ey Allah’ın Resulü! Hangi oğlundan olacaktır?" diye sorduğunda, eliyle Hüseyin’i göstererek; "Bu oğlumdan." buyurdular. [14]

Hz. Mehdi (a.s)’ın zamanında Hz. İsa (a.s) gökten inecek ve ümmetin emirliğini kabul etmekten çekinecektir. Bu konuda nakl olunmuş olan hadislerden sadece iki tanesini naklediyoruz:

1- El-Havi li’l-Fetava (s. 48, Mısır bas.), Ebu Amr ed- Dani’nin Sünen’inden naklen Huzeyfe’den şu hadisi tahriç eder: Resulullah (s.a.a) buyurdu ki:

"Mehdi zuhur ettiğinde İsa b. Meryem de gökten inecektir; saçlarından sular damlarken Mehdi ona diyecek ki: r16;Öne geç ve halka namaz kıldır.’ İsa da cevaben şöyle diyecektir: r16;Namaz senin için ikame olunmuştur.’ Böylece benim evlatlarımdan birinin arkasında namaz kılacaktır." [15]

2- Sahih-i Buhari, "Kitab’ul-Bed’il-Halk" (Kitapta Meryem’i de an) babında (c. 4, s. 205, Beyrut bas.) Ebu Hureyre’den şöyle nakledilir: Resulullah (s.a.a) buyurdu ki: "İsa b. Meryem nazil olup İmamınız da sizden olunca ne yapacaksınız?" [16]

Hz. Mehdi (a.s) hakkında Ehl-i Beyt İmamlarından da pek çok hadisler nakledilmiştir. Biz teberrük için her İmamdan bir hadis naklediyoruz:

1- Esbeğ b. Nebate diyor ki; Emir’ul-Muminin Hz. Ali (a.s), Hz. Mehdi (a.s) hakkında söz ederken şöyle buyurdular:

"O, (Mehdi -a.s-) öyle bir gaybete çekilecek ki, sonunda cahiller: r16;Allah’ın Âl-i Muhammed’e ihtiyacı yoktur’ diyeceklerdir." [17]

2- Ebu Said şöyle diyor: Hasan b. Ali (a.s) Muaviye b. Ebu Süfyan ile sulh ettiği zaman, bazıları O’nu bu işten dolayı kınayınca buyurdular ki:

"Yazıklar olsun size! Ne yaptığımı biliyor musunuz? Vallahi güneşin üzerinde doğup battığı her şeyden daha hayırlısını ben şiilerim için yaptım. Benim, sizin İmamınız olduğumu, sizin bana itaat etmeniz gerektiğini ve Resulullah’ın buyurduğu cennet gençlerinin efendilerinden biri olduğumu biliyor musunuz?" "Evet biliyoruz" diye cevap verdiler.

İmam Hasan (a.s) bunun üzerine şöyle buyurdular:

"Biliyor musunuz Musa b. İmran, Hızır (a.s)’ın gemiyi delmesine, duvarı düzeltmesine ve çocuğu öldürmesine neden o kadar kızdı? Çünkü bu işlerin hikmetini bilmiyordu. Halbuki bu işler zikri yüce Allah’ın yanında doğru ve hikmet üzereydi. Arkasında İsa b. Meryem’in namaz kılacağı Kâim dışında biz Ehl-i Beyt’ten olan hepimizin boynunda zamanın tağutunun biati olduğunu bilmiyor musunuz? Yüce Allah O’nun veladetini gizleyecek ve şahsını saklayacaktır. Böylece O, zuhur ettiğinde kimsenin biati onun boynunda olmayacaktır. O, tüm kadınların en üstünü olan birinin oğlu olan kardeşim Hüseyin’nin dokuzuncu oğludur. O’nun gaybetinde, Allah Teala O’nun ömrünü uzatacak, sonra kendi kudreti ile O’nu kırk yaşından daha genç görünümlü olarak aşikar edecektir ve bu Allah’ın her şeye kadir olduğunun bilinmesi içindir." [18]


3- Abdurrahman b. Selit diyor ki, İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurdu:

"On iki hidayet İmam’ı bizdendir; birincisi Emir’ul-Muminin Ali b. Ebu Talip’tir; sonuncusu ise dokuzuncu evladımdır. Hak üzere kıyam edecek olan O’dur. Yeryüzü öldükten sonra, Allah O’nun vasıtasıyla tekrar onu ihya edecektir ve müşrikler istemese de Allah hak dini diğer dinlere muzaffer kılacaktır. O’nun gaybete çekildiği dönemde bazı kavimler mürtet olacak, bazıları ise dine bağlı kalacaktır; onlara eziyetler olacak ve onlara denilecek ki: r16;Eğer doğru söylüyorsanız bu vaat ne zaman vuku bulacaktır?’ Biliniz ki O’nun gaybetindeki eziyetlere ve tekziplere sabretmek, Resulullah (s.a.a) ile beraber kılıçla cihat etmek gibidir." [19]

4- Said b. Cübeyr şöyle diyor: İmam Zeyn’ul-Abidin (a.s) buyurdu ki: "Bizden olan Kâim’de, peygamberlerden bazı sünnetler vardır: Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan, Eyyup’tan ve Muhammed (s.a.a)’den birer sünnet onda vardır.

Nuh’un ondaki sünneti uzun ömrüdür; İbrahim’in sünneti gizli veladet ve halktan uzaklaşmasıdır; Musa’nın sünneti korkudan gaybete çekilmesidir; İsa’nın sünneti halkın onun hakkında ihtilaf etmesidir; Eyyub’un sünneti belalardan sonraki ferahlıktır; Muhammed’in sünneti ise kılıçla zuhur etmesidir..." [20]

5- Salih b. Ukbe basından, o da İmam Muhammed Bâkır (a.s)’dan, O da babaları vasıtasıyla Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu nakletmekteler:

"Mehdi benim evlatlarımdandır, onun gaybet dönemi olacaktır. Bu dönemde ümmetten birçoğu delalete düşecektir. O, peygamberlerin nişaneleriyle gelecek, yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi onu adalet ve eşitlikle dolduracaktır." [21]

6- Mufazzal b. Ömer, İmam Cafer-i Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğunu nakletmektedir:

"Yüce Allah, varlıkları yaratmadan on dört bin yıl önce, on dört nur yarattı. İşte o nurlar, bizim ruhlarımızdır."

"Ey Allah Resulünün oğlu, bu on dört nur kimdir?" diye sorduklarında şöyle buyurdular: "Muhammed, Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin ve Hüseyin’in evlatlarından olan İmamlar. Onların sonuncusu Kâim’dir; gaybetten sonra kıyam edecek, Deccal’ı öldürecek ve yeryüzünü her türlü zulüm ve haksızlıktan temizleyecektir." [22]

7- Yunus b. Abdurrahman diyor ki, İmam Musa b. Cafer (a.s)’ın huzuruna çıkarak: "Ey Resulullah’ın oğlu! Hak üzere kıyam edecek olan Kâim sen misin?" diye sorduğumda İmam (a.s) şöyle buyurdular:

"Hak üzere kıyam eden benim. Ama yeryüzünü Allah’ın düşmanlarından temizleyecek, onu zulümle dolduğu gibi adaletle dolduracak olan Kâim, benim evlatlarımın beşincisidir. Öldürülme korkusu olduğu için gaybeti o kadar uzayacak ki, bazı kavimler O’nun hakkında irtidata düşecek, bazıları ise ona bağlı kalacaklardır."

Sonra şöyle ekledi: "Bizim Kâim’imizin gaybetinde sevgimize sarılan, velayetimize bağlı kalan ve düşmanlarımızdan uzaklaşan şiilerimize ne mutlu! Onlar bizdendir, biz de onlardanız. Bizlerden İmamları olarak razıdırlar: Biz de onlardan şiilerimiz olarak razıyız. Ne mutlu onlara! Allah’a ant olsun ki onlar, kıyamet günü bizimle aynı derecede olacaklardır." [23]

8- Hasan b. Halid, İmam Ali Rıza (a.s)’ın şöyle buyurduğunu naklediyor:

"Benim evlatlarımın dördüncüsü, cariyelerin en üstününün oğludur, Allah onun vesilesiyle yeryüzünü bütün zulüm ve haksızlıklardan temizleyecektir. Halkın, doğumunda tereddüt ettiği gaybet sahibi O’dur. O, zuhur ettiğinde yeryüzü Rabbinin nuru ile aydınlanacak, halkın arasında adalet ölçüsünü kuracak, böylece hiç kimse başkasına zulmetmeyecek ve yeryüzü O’na itaat edecek ve onun gölgesi de olmayacaktır.

Gökten bir münadi onun adına nida edecek ve yeryüzündeki bütün halk ona doğru yapılan şu çağrıyı işitecek: "Bilin ki, Allah’ ın hücceti Beytullah’ın yanında zuhur etti, O’na tabi olun; şüphesiz hak O’nunladır ve O’ndadır. Ve bu konuda Allah’ın ayeti şöyle geçer: r16;Eğer istersek onlara gökten bir ayet nazil ederiz de hepsinin boynu onun karşısında eğilir.’ Yakın bir mekândan bir münadi, o gün nida eder ve onlar da o hak sesi duyarlar. İşte o gün zuhur günüdür. Yani oğlum Kâim Mehdi’nin zuhur günüdür." [24]

9- Abdulazim b. Abdullah şöyle diyor: İmam Muhammed Takî (a.s)’ın yanına giderek Mehdi’nin Kâim mi başkası mı olduğunu sormak istedim. Ama İmam (a.s) söze başlayarak şöyle buyurdular:

"Ey Ebu’l- Kasım! Doğrusu bizden olan Kaim, Mehdi’dir. Onu, gaybetinde beklemek ve zuhurunda ona itaat etmek vaciptir. O, benim evlatlarımdan üçüncüsüdür. Muhammed sallallâhu aleyhi ve alih’i peygamber olarak gönderen ve İmameti bizlere mahsus kılan Allah’a ant olsun ki, eğer dünyanın sonuna sadece bir gün kalsa dahi, Allah o günü o kadar uzatacak ki, O, o günde zuhur edecek, yeryüzü haksızlıkla dolduğu gibi, onu adalet ve eşitlikle dolduracaktır." [25]

10- Sakr b. Ebu Delf, İmam Ali Naki (a.s)’ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

"Benden sonraki İmam, oğlum Hasan’dır; O’ndan sonraki İmam ise O’nun oğlu Kâim’dir. O, yeryüzünü, zulüm ve haksızlıkla dolduktan sonra adalet ve eşitlikle dolduracak olandır." [26]

11- Ahmed b. İshak b. Sa’d el-Ensarî şöyle diyor:

İmam Hasan Askerî (a.s)’ın yanına giderek, kendisinden sonraki İmam’ın kim olduğunu sormak istedim. Ama İmam (a.s) benden önce söze başlayarak şöyle buyurdular:

"Ey Ahmed b. İshak! Şüphesiz yüce Allah, Adem (a.s)’ı yarattığından beri yeryüzünü hüccetsiz bırakmadı ve kıyamete kadar da bırakmayacaktır. O’nun vesilesiyle belaları yeryüzü ehlinden defeder, yağmur yağdırır ve topraktan bereketleri çıkarır."

İmam (a.s)’a; "Ey Allah Resulünün Oğlu! Senden sonraki İmam kimdir?" diye arz ettiğimde İmam (a.s) ayağa kalkıp odaya girdi. Az sonra omzunda yüzü dolunay gibi parlayan üç yaşındaki bir çocukla çıkarak şöyle buyurdular:

"Ey Ahmed b. İshak! Eğer Allah’ın ve hüccetlerinin yanında değerli olmasaydın bu oğlumu sana göstermezdim. Bunun adı ve künyesi, Resululah’ın adı ve künyesi ile aynıdır. Yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolduktan sonra, onu adalet ve eşitlikle dolduracaktır.

Ey Ahmed b. İshak! Bu ümmetin içinde bu, tıpkı Hızır ve Zülkarneyn gibidir. Allah’a ant olsun ki, bu öyle bir gaybete çekilecek ki, Allah’ın O’nun imametine bağlı kıldığı ve O’nun zuhurunun acil olması için dua etmeğe muvaffak kıldığı kimseler dışında, kimse helak olmaktan kurtulamayacaktır."

"Ey mevlam! Kalbimin mutmain olacağı bir alameti var mıdır?" diye sorduğumda, O çocuk fasih bir Arapça’yla şöyle buyurdu: "Ben Allah’ın yeryüzündeki son hüccetiyim; düşmanlarından intikam alacak olan da benim; beni gördükten sonra artık alamet ve delil isteme."

Ahmed b. İshak şöyle ekliyor: Sevinç ve ferahla dışarı çıktım; ertesi gün İmam (a.s)’ın yanına dönerek şöyle arz ettim: "Ey Resulullah’ın oğlu! Bana minnet ettiğin için çok mesrur oldum. Hızır ve Zülkarneyn’nin O’nda zahir olacak olan sünneti nedir?" İmam (a.s); "Gaybetinin uzunluğudur" buyurdular. "Ey Resulullah’ın oğlu! O’nun gaybeti çok mu sürecektir?" dediğimde ise şöyle buyurdular:

"Rabbime ant olsun ki, evet uzun sürecektir; öyle ki, O’na inananların çoğu bu inançlarından vazgeçecek ve Allah’ın bizim velayetimiz üzerine kendilerinden ahit aldığı ve kalbine iman yazdığı ve rahmetiyle desteklediği kimseler dışındakiler buna bağlı kalmayacaklardır.

Ey Ebu İshak! Bu, Allah’tan gelen bir emirdir ve Allah’ın gizli sırlarından bir sırdır. Sana dediklerimi al, gizle ve şükredenlerden ol. Böylece yarın en yüce makamda bizimle olursun." [27]

12- İmam Mehdi (a.s) da kendi gaybetiyle ilgili şöyle buyurmuştur:

"Benim gaybetim döneminde benden faydalanmaya gelince; bu dönemde benden faydalanmak, bulutlarla örtülen güneşten yararlanmaya benzer. Ben yeryüzü ehli için kurtuluş ve emniyet vesilesiyim. Nitekim yıldızlar da gök ehli için emniyet vesileleridir. Öyleyse sizi ilgilendirmeyen şeyleri sormayın. Sizden istenilmeyen şeyleri bilmek için kendinizi zahmete düşürmeyin. Ferecin yakın olması için çok dua ediniz. Çünkü dua sizin kurtuluş vesilenizdir." [28]

İmam Mehdi (a.s) hakkında, Şia ve Sünnî alim ve yazarlar tarafından müstakil olarak pek çok kitaplar yazılmış veya yazdıkları kitaplarda O Hazrete de değinmişlerdir. Örneğin: Ehl- Sünnet alimleri tarafından konunun ispatı hususunda müstakil olarak yüz kırk üzerinde kitap yazılmıştır. [29]

Hicri üçüncü yüzyılın ikinci yarısından günümüze dek, bu alanda iki bini aşkın kitap ve risale telif edilmiş ve yine kitap niteliğinde sayısız makaleler yazılmıştır. Bunların sayısından fazlası da bir veya birkaç defa basılmıştır. Şii ve Sünni alim ve düşünürler tarafından yazılan bu kitaplar Arapça, Farsça, Orduca, Türkçe, İngilizce, Fransızca, Rusça ve diğer dillerde telif veya bu dillere tercüme edilmiştir.

Hz. Mehdi (a.s) hakkında yazılan veya O’nunla ilgili hadisleri içeren kitaplara bir göz attığımızda şu gerçekle karşılaşıyoruz ki, Hz. Resulullah (s.a.a)’in Hz. Mehdi (a.s) hakkındaki hadislerini sahabe vasıtasız olarak direkt Hz. Resulullah (s.a.a)’ten nakletmiş ve yayınlamışlardır.

Sayın Mehdi İslami, konuyla ilgili kaynak kitaplarında sahabeden adı geçen 45 ravinin isimlerini zikretmektedir. Hz. Mehdi ile ilgili hadisleri bu kadar sahabenin nakletmesi bile, bu hadislerin sıhhat ve tevatürlüğüne en büyük delillerden biridir.

_______________
Kaynaklar:
[1] - Necm/3-4.
[2] - Sahih-i Müslim, c. 4, s. 3-18, hadis:2408 (Abdulbaki bas.). Sünen-i Daremi, c. 2, s. 431-432. Sünen-i Termizi, c. 5, s. 663, hadis: 37788.
[3] - Bihar, c. 23, s. 77. hadis: 4, 5, 66, 78. Kenz’ul-Ummal, c. 1, s103, hadis: 463-464.
[4] - Bkz. "Fevaid’ul-Ahbar" (Ö:279). İkd’ud-"Durer, fi Ahbar’il- Muntazar", s. 157 (Ö:685). Feraid’us- Simtayn, c. 2, s. 337, No: 585 (Ö:730). Lisan’ul-Mizan, c. 4, s. 147 (Ö:852). El-Fetave’l- Hadise, s. 37 (İbn-i Hacer-i Mekki).
[5] - Buhari; "Tarih’ul-Kebir" c. 1, s. 466. "Müsned-i Ahmed, c. 5, s. 92. Ebu Nuaym; "Hilyet’ul-Evliya, c. 4, s. 323; Tabarani; "Mucem’ul-Kebir", s. 94. Menavi; "Kenz’ul) Hakayık" s. 208.
[6] - Müsned-i Ahmed b. Hanbel, c. 5, s. 87-88.
[7] - Feraid’us- Simtayn, c. 2, s. 312.
[8] - Yenabi’ul-Mevedde, c. 3, s. 160.
[9] - Kafi, c. 1, s. 137.
[10] - İsbat’ul-Hudat, c. 1, s. 137.
[11] - Müsned-i Ahmed, c. 3, s. 37.
[12] - Feraid’us- Simtayn, c. 2, s. 334.
[13] - Yenabi’ul-Mevedde, s. 445.
[14] - Zehair’ul-Ukba, s. 136 (Mısır bas.)
[15]- El-Havi, Li’l- Fetava, s. 81 (Mısır bas.)
[16] - Sahih-i Buhari, c. 4, s. 205 (Beyrut bas.)
[17] - Kemal’ud-Din, c. 1, s. 302.
[18] - A. K. c. 1, s. 305.
[19] - Uyun-u Ahbar, c. 1, s. 68.
[20] - Kemal’ud-Din, c. 2, s. 576.
[21] - 21- A. K. c. 1, s. 287. Bihar, c. 51, s. 72.
[22] - A. K. c. 2, s. 335. Bihar, c. 51, s. 144.
[23] - Kifayet’ul-Eser, s. 265.
[24] - Yenabi’ul-Mevedde, s. 448.
[25] - Kemal’ud-Din, c. 2, s. 337.
[26] - A. K. c. 2, s. 383.
[27]- A. K. c. 2, s. 384.
[28] - Bihar, c. 53, s. 181.
[29] - Bu konuda geniş bilgi edinmek isteyen şu kitaplara bakabilir:

a) "Mehdi- yi Muntazar ra Beşnasid." (Mehdi Fakih-i İmami bu kitapta Hz. Mehdi hakkında yaklaşık 400 kitabın ismini vermiştir)

b) "Kitapname-i Hz. Mehdi" Ali Ekber Mehdi Pur, iki ciltten oluşan bu kitapta Hz. Mehdi konulu 2066 kitap tanıtmıştır.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 04-20-2019, 06:21
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.632
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Bakiyetullah

Ayetullah Uzma, Hayatın Kaynağı, Yerin Göğün İmamı, Allah'ın Vechi, Zamanın Alisi Mehdi aleyhisselamın doğum günü kutlu olsun.
عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْأَنْصَارِيِّ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ: الْمَهْدِيُّ مِنْ وُلْدِي، اسْمُهُ اسْمِي، وَ كُنْيَتُهُ كُنْيَتِي، أَشْبَهُ النَّاسِ بِي خَلْقاً وَ خُلْقاً، يَكُونُ لَهُ غَيْبَةٌ وَ حَيْرَةٌ تَضِلُّ فِيهَا الْأُمَمُ، ثُمَّ يُقْبِلُ كَالشِّهَابِ الثَّاقِبِ يَمْلَؤُهَا عَدْلًا وَ قِسْطاً كَمَا مُلِئَتْ جَوْراً وَ ظُلْماً.
Cabir ibni Abdullah el Ensari Resulullah sallallahu aleyhi ve alihinin şöyle dediğini rivayet etti: Mehdi evlatlarımdandır ismi ismimdir ve künyesi künyemdir. Yaratılış ve ahlak olarak insanların bana en çok benzeyenidir. Onun için bir gaybet ve şaşkınlık olur ve onda ümmetler sapıtır sonra yakıcı ve delici gibi gelir adaletsizlik ve zulümle dolduğu gibi dünyayı adalet ve doğrulukla doldurur.
İsbatul Huda c 3, s 606.

عَنْ خَلَّادِ بْنِ الصَّفَّارِ قَالَ: سُئِلَ أَبُو عَبْدُ اللهِ عَلَيْهِ السَّلَامُ هَلْ وُلِدَ الْقَائِمُ؟ فَقَالَ: لَا، وَلَوْ أَدْرَكْتُهُ لَخَدَمْتُهُ أَيَّامَ حَيَاتِي.
Hellad ibni Saffar şöyle rivayet etti: Ebu Abdullah Cafer Sadık aleyhisselama şöyle soru soruldu: Kaim doğdu mu? Bunun üzerine dedi ki: Hayır, Eğer onu derk etseydim hayatımın günlerinde ona hizmet ederdim.
Gaybet Numani s 245.

Hz. Mehdi (as), “Es Selamu Aleyke Ya Bakiyetullah” Şeklinde Selamlanacaktır
El-Kâfî eserinden:

Birisi Ebû Abdullah [Cafer Sâdık aleyhisselâm]’a, el-Kâim [Mehdi’nin] İmratu’l-muminîn (Müminlerin nüfuzu) adıyla selamlanıp selamlanmayacağını sordu.

Buyurdu ki:

“Hayır! Bu Allah’ın emirü’l-müminîn’e verdiği öyle bir isimdir ki ondan önce ve sonra başka hiç kimse bu isimle adlandırılmamıştır.”

“Allah’a feda olayım, peki onu [Mehdi’yi] nasıl selamlayacağız?” dedim.

“Esselâmu aleyke yâ Bakiyyetellah (Selam olsun sana ey Allah’ın bakiyesi) şeklinde” dedi.

Kitâbü’l-Gaybe’ye alınan bir hadiste el-Kâim [Mehdi’nin] şöyle buyuracağı nakledilir: “Ben yeryüzündeki Bakiyyetullah’ım. (Ben Allah’ın yeryüzündeki bakiyesiyim.)”

Diğer bir haberde [Mehdi’nin] zuhur ettiği zaman, “Ben Allah’ın bakiyesi ve hüccetiyim.” diyeceği rivayet edilmiştir. Böylece onu [Mehdi’yi] ancak “Selam olsun sana ey Allah’ın yeryüzündeki bakiyesi (Bakiyyetullah)” şeklinde selamlayacaklar.
Kaynaklar:
Meclisî, Bihârü’l-Envâr, Beyrut, 1404, c.24, s.211–212.

İki Ayetle Hz. Mehdi (a.s)

Allah tarafından insanların saadeti için sunulan her şey Bakiyetullah'tır...

بقية الله خير لكم إن كنتم مؤمنين

"Eğer müminler iseniz Allah'ın bıraktığı sizin için daha hayırlıdır." Hud-86

ونريد أن نمن على الذين استضعفوا فى الأرض ونجعلهم أئمّة ونجعلهم الوارثين


"Biz, yeryüzünde güçten düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve mirasçılar kılmak istiyoruz." Kasas-5

***

"İmam Mehdi'nin (a.f) kıyamı bu iki ayetle nasıl ispat edilir?"

Ayetler dikkatlice incelendiğinde Kuran'ın sadece İsrailoğulları'na has bir konuda sohbet etmediğini, tüm asırları kavimleri ve toplumları ilgilendiren bir konudan sohbet ettiği anlaşılır. Buyuruyor:

"Biz yeryüzünde zayıf bırakılmış kimselere minnet koyarak onları bu dünya üzerinde hâkim ve varisler karar kılmak istiyoruz."

Böyle bir vaat zulüm ve adaletsizliklerin dünyadan silinmesini arzu eden tüm özgür insanlara verilmiş olan bir müjdedir.

Bu konunun başka bir şahidi de şu ayettir:

ولقد كتبنا فى الزبور من بعد الذكر انّ الأرض يرثها عبادى الصالحون


"Ant olsun, Zikir 'den (Tevrat'tan) sonra Zebur'da da, “Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır" diye yazmıştık." Enbiya-105

Tarihte "yeryüzüne hâkim olmak" makamının bazı örnekleri vardır. İsrailoğulları'nın hükümeti ve Firavun hükümetini yerle bir eden ilahi peygamberlerin hükümdarlığı gibi. Bu hâkimiyetlerin en kamil örneği Resulullah'ın gelişiyle kurulmuş olan İslam hükümeti idi. Allah, İslam ve Hz. Muhammed (as.a.a) vesilesi ile kendisine inanan Müslümanları çeşitli kavimlere karşı galip etmiştir. Allah'ın lütfu ile gurur ve kibrin hâkim olduğu hükümetleri devrildi.

Elbette yeryüzüne hâkim olmak kanunu belirli bir şahsa ve zamana münhasır değildir. Bunun en kapsamlı örneği tüm dünyayı kapsayacak ve Hz. Mehdi'nin (a.s) eliyle gerçekleşecek olan hak ve adalet hükümetidir.

Bu ayetin Hz. Mehdi'nin (a.f) zuhuruna istidlal edilmesi genel bir kural çerçevesindedir.

استدلال با ضابطه كلى بر مصداق و مورد است


Kur'an müfessirleri her hangi bir konu için nazil olan bir ayetin sadece o konuya has olmadığını ve zaman içerisinde kendisine başka mısdaklarda bulabileceğini savunur.

Bundan dolayı Hz. Ali'nin (a.s) ayetin tefsirinde şöyle buyurduğu rivayet edilir:

"Bu grup Al-i Muhammed'dir. Allah çektikleri zahmetler ve sıkıntılar sonrasında Mehdi'lerini gönderir ve onlara izzet verir. Onun vesilesiyle düşmanlarını zelil ederler." (1)

Yine İmam Zeynulabidin'in (a.s) şöyle buyurduğu rivayet edilir:

"Muhammed'i (s.a.a) müjdeleyici ve korkutucu göndermiş olan Allah'a ant olsun ki bizim iyilerimiz ve bizim takipçilerimiz Hz. Musa ve onun takipçileri konumundadırlar. Bizim düşmanlarımız ve takipçileri de Musa'nın düşmanları ve takipçileri konumundadırlar. Sonunda biz kazanacağız ve onlar mağlup olacaklar. Hak ve adalet hükümeti bizim olacaktır." (2)

Hud suresi 86. Ayette buyurulan: "Allah'ın size bırakmış olduğu sizin için daha hayırlıdır eğer iman etseniz. Ben sizin koruyucunuzum ve zorlayıcınız değilim." tabiri özel manada Hz. Şuayb ve kavmi için nazil olmuştur. Zira Hz. Şuayb'ın kavmi ticaret mallarına karaborsa uyguluyor ve alış verişte halka zulüm ediyordu. Bu nedenle Allah Bakiyyetullah'ın "helal kazanç" daha iyi olduğunu buyuruyor.

Yine başka bir ayette şöyle buyuruyor:

"Allah katında iyi ve kalıcı ameller sevap açısından daha değerlidir." Kehf-46

Her ne kadar ayet belli bir kavme has olsa da genel bir kurala işaret etmektedir. Ayetin mısdakı ise Hz. Şuayb (a.s) ve kavmidir. Ama bu ilahi kanun, tarih boyunca kendine farklı mısdaklar da bulmuştur. Enbiya ve evliyanın kendisi Bakiyetullah'ın mısdaklarındandırlar. Bir diğer mısdak ise Hz. Mehdi'dir (a.f) ve İmam Bakır (a.s) onun hakkında şöyle buyuruyor:

"İmam Mehdi (a.s) zuhurundan hemen sonra okuyacağı ilk ayet şudur "Allah'ın içinizde bıraktığı sizin için daha hayırlıdır. Eğer iman ederseniz." Sonra şöyle buyuracak: "Benim Bakiyyetullah. Benim Allah'ın içinizde bırakmış olduğu hüccet ve halifesi. Sonrasında herkes ona "Esselamu aleyke ya Bakiyyetullahi fi arz" (Selam sana ey Allah'ın yeryüzündeki Baki'si) diye selam verir.

Ayette Bakiyetullah'tan kastedilenin helal kazanç ve bu kazanca sunulan ilahi mükâfatın olduğu açıktır ama Allah tarafından insanların faydasına sunulmuş olan ve insan için hayır ve saadet vesilesi her şey Bakiyetullah'tır. Kendi halkını zalimlerden korumak için kıyam eden her önder ve ilahi peygamberler ve yüce önderler Bakiyetullah'n birer mısdağıdır. Savaş meydanından başarıyla dönen askerler Bakiyetullah'tır.

Dolayısıyla Hz. Resulullah'tan (s.a.a) sonra insanlık için son önder ve en büyük rehber olan Hz. Mehdi'de (a.s) Bakiyyetullah'ın en açık örneklerindendir ve bu lakaba herkesten daha layıktır.

Kaynaklar:
1- Şeyh Tusi bu rivayeti “Gaybet” adlı kitabında Nuru-s Sakaleyn'den nakleder. (C.4 S. 11)
2- Mecme-ul Beyan (Mezkûr ayetle ilgili bölüm)
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 04-21-2019, 04:47
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şuanda  online konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 797
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

İmam Sadık As şöyle buyurmuştur:
“(imam Mehdi as) Rükn ve Makam arasında durur, yüksek sesle şöyle seslenir:

“Ey benim temsilcilerim, özel dostlarım,
Ey ben zuhur etmeden
Allah’ın bana yardım etmesi için yeryüzünde hazırladığı kimseler,
itaat ederek bana ge*lin.”

Onlar yeryüzünün doğu veya batısında mihrap veya yataklarında olduğu halde İmam (a.s)’ın sesini işi*tirler.

Bu bir tek ses onların hepsinin kulağına gider ve hepsi ona doğru hareket ederler. Çok geçmeden göz açıp kapatıncaya kadar hepsi huzuruna varırlar.
Bu (azametli toplantı) Rükün ve Makam arasında (güneş doğmadan önce) gerçekleşecektir.”
Kaynak:
Bihar’ul-Envar, c. 53, s. 7
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 04-21-2019, 05:39
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.632
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Hz. Mehdi'nin Askerlerinin özellikleri

İmanları

Hz. Mehdi (a.s.)'nin yardımcılarının, Allah hakkında zerre kadar şüpheleri olmayacak ve Allah’ı nasıl tanımak gerekirse, o şekilde tanıyacaklar.

(El-Beyan Fi-Akbarı Hz. Mehdi (a.s.) Ahir Zaman (a.s.), bölüm: 5; Mikyal el-Mekarim, cilt:1, sayfa:65)

Cesurlar

Hz. Mehdi (a.s.) elini yardımcılarının omzu ile göğsü arasına sürecek, böylece onlar haklarında alınacak hiç bir hükümden çekinmeyecekler, hiç bir karar onlara zor gelmeyecek.

(Bihar-ül-Envar, cilt: 52, sayfa:345, El Melahim va el Fitan, sayfa:205; Mikyaal el-Mekarim, cilt.1, sayfa:144/235)

Genç olacak


Hz. Mehdi (a.s.)'nin yardımcılarının çoğu gençlerden oluşacak. Aralarında az sayıda yaşlı olacak.

(Bihar-ül Envar, Cilt:52, Sayfa:334)

Hükeym bin Sa'd şöyle der: İmam Emirülmüminin Ali aleyhisselam'ın şöyle buyurduğunu duydum: "Kaim (Hz. Mehdi (as)ı ashabı gençtir ve içlerinde yaşlı yoktur; Ancak gözdeki sürme veya azıktaki tuz kadardırlar. Ve azıktaki en az şey, tuzdur."

(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s .374)

Hz. Mehdi (a.s.) bizden Ehl-i Beyt'ten (soyumdan) bir gençtir. İhtiyarlarınız ona yetişmeyecek, gençleriniz ise onu ümid edeceklerdir. Allah dilediğini yapacaktır.

(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 23)

Hz. Mehdi (a.s.)’nin bayraktarı, sakalı hafif, rengi sarı, küçük bir genç olacaktır.

(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 51)

Onun (Hz. Mehdi (a.s.)’nin) bayraktarı doğudan temimi soyuna mensup bir genç olacaktır.

(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 26)

Manevi kuvvetleri

... (Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebeleri) su üzerinde yürür ve bulutlar üzerinde dolaşırlar...

(Bihar-ül Envar, Cilt 52, Sayfa 318; Mikyaal al-Makaarem, Cilt 1, Sayfa 148 Basaaer al-Darajaat’dan aktarıyor)

...Onlar (Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebeleri) bütün dünyayı dakikalar içerisinde kat etme gücüne sahiptirler.

(Bihar-ül Envar, Cilt 52, Sayfa 318; Mikyaal al-Makaarem, Cilt 1, Sayfa 148 Basaaer al-Darajaat’dan aktarıyor)

Askerlerin Üstün Özellikleri

1. Onun (Hz. Mehdi (a.s.)) talebelerinin tabiatı ari ve kusursuz olacaktır. Riyakarlıktan ve tüm diğer kirlerden arınmış olacaklardır.

(Bihar-ül Envar, cilt 52, Sayfa 35)

2. Onların (Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebelerinin) kalpleri kötülük, kıskankançlık ve husumetten arınmış ve kusursuz olacaktır.

(Bihar-ül Envar, cilt 52, Sayfa 35)

3. İmam–ı Zaman (Hz. Mehdi (a.s))’ın talebelerinin herşeye Kadir Allaha dair zerre kadar şüphesi olmayacaktır ve O'nu O’nun tanınması gerektiği gibi tanıyacaklardır.

(Al -Bayaan Fi Akhbaar - e -Mahdi Aakher al -Zamaan ( a .s.) , Bölüm 5; Mikyaal al-Makaarem, cilt 1, Sayfa 65)

4. Onlar (Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebeleri) ilahi korkudan ürperirler.

(Mikyaal al-Makaarem, cilt 1, Sayfa 65)

5. Onların (Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebeleri) ruhları lambalar gibi aydınlıktır ve kalpleride aydınlıktır.

(Mikyaal al-Makaarem, cilt 1, Sayfa 65)

6. Onlar (Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebeleri) herşeye kadir olan Allaha tamamen teslim olacaklar.

(Bihar-ül Envar, Cilt 52, Sayfa 35 & Sayfa 311 Oyoon-o-Akhbaar al-Reza (a.s.)’dan aktarıyor)

7. Onlar (Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebeleri) geceleri abid olacaklar ve gün boyunca aslan gibi gezineceklerdir.

(Mikyaal al-Makaarem, cilt 1, Sayfa 65)

8. Gecelerini konfor içerisinde geçirmek yerine onlar (Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebeleri) rablerine ibadet ederek geçireceklerdir.

(Mikyaal al-Makaarem, cilt 1, Sayfa 65)

9. Onların (Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebelerinin) tamamı samimi ve sadık olacaktır.

(Bihar ül-Envar, Cilt 52, Sayfa 283 Kamaal al-Deen’den aktarıyor)

10. İmam-ı Zaman (Hz. Mehdi (a.s.))’ın talebeleri aslanlardan daha cesur ve Mızraktan da daha keskin olacaklar.

(Mikyaal al-Makaarem, cilt 1, Sayfa 65)

11. Onların (Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebeleri) kalpleri çelikten daha güçlü olacaktır. Onların her biri kırk güçlü adama eşit olacaklardır.

(Mikyaal al-Makaarem, cilt 1, Sayfa 65)

12. İmam-ı Zaman (Hz. Mehdi (a.s.))’ın talebeleri soylu, bilgili olacaklardır ve dünyanın yöneticileri olacaklardır.

(Al-Malaahem wa al-Fetan, Sayfa 205)

13. Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebelerinin ruhları lamba gibi aydınlıktır, onların kalpleri de aydınlanmıştır.

(Mikyal el-Mekarim, Cilt:1, sayfa: 65)

14. Hz. Ali (a.s) şöyle buyurur: “...Allah Hz. Mehdinin yardımcılarını korur, onlara nişane ve alametlerle yardımcı olur ve onları yeryüzünün tüm insanlarına galip kılar. Böylece insanlar ister istemez hak dine girerler.

15. O (Hz. Mehdi), yeryüzünü adalet, nur ve apaçık delillerle dolduracaktır. Bütün ülkeler tümüyle ona itaat edecek ve onun karşısında boyun eğecektir. Öyle ki tüm kafirler iman edecek ve tüm kötüler salih kullar (kötü insanlar düzelip hidayet bulup samimi Müslümanlar) olacaktır.”

(İsbat-ul Hudat, c. 7, s. 49)

16. İmam Muhammed Bâkır (a.s) ve İmam Cafer Sadık (a.s) Hz. Mehdi’nin (a.s) yardımcıları hakkında şöyle buyurmuştur: “Onlar dünyanın doğusunu ve batısını ele geçireceklerdir. Onlardan her birisinin 40 insan kadar gücü vardır. Kalpleri demir gibidir. Öyle ki, LA İLAHE İLLALLAH VE ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH” her yerde yankılanacak ve duyulacaktır.”

(Bihar-ul Envar, c. 52, s. 340)

17. Hz. Mehdi (a.s.)’nin yardımcıları asil ve eğitimli olacaklar.

(El-Melahim ve el Fitan, sayfa:205)

Hz. Mehdi'(a.s.)nin talebeleri az sayıda seçkin kişilerden oluşacaktır

O’nun yanına gelenler kaçınılmaz olarak seçilecekler, ayrılacaklar ve elenecekler. Büyük çoğunluğu bu elemeden geçemeyecek.

(Gaybet’ül Numani, Bölüm 12, Sayfa 299)

Allah Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebelerini biraraya getirecektir

Cafer al Juafi, İmam Muhammed bin Ali al Bekir’den şöyle rivayet eder: “Hz. Mehdi (a.s.) çıktığında yanında 313 erkek ve 50 kadın olacaktır, onlar daha önce aralarında hiç bir sözleşme olmadan, farklı bulutların gökyüzünde kümeleşmeleri gibi bir araya geleceklerdir. Bu, Allah’ın “Her nerede olursanız olun, Allah sizi bir araya getirecektir. Allah herşeye güç yetirendir” ayetinin bir tecellisidir.

(Bihar-ül Envar, cilt. 52, pg. 223)

Askerlerin teslimiyeti

Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebeleri, Hz. Mehdi (a.s.)'yi mücadelelerinde de destekleyecekler, isteklerini yerine getirecekler ve Hz. Mehdi (a.s.)'ye karşı bir kölenin efendisine karşı olduğundan daha itaatli ve boyun eğici olacaklar.

(Mikyal el-Mekarim, Cilt:1, sayfa: 65)

Askerler münafıklardan sezilecek

Allah onun (Mehdi (a.s.)’nin) dostlarını ve seçilmiş olanları diğerlerinden ayıracak ki dünya münafıklardan ve yoldan çıkanlardan temizlensin.

(Bihar-ül Envar, cilt:52, sayfa: 250)

Askerler ahde vefalılar

Ali bin Ebu Hamza der ki: İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: “Kâim aleyhisselam (Hz. Mehdi (a.s.)) kıyam ettiğinde halkın çoğu onu inkar edecektir. Çünkü o reşit bir genç olarak zuhur edecektir. Onu (Hz. Mehdi (as)'yi), sadece zerr aleminde Allahın ahit aldığı müminler kabullenecektir.”

(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 247)

Askerlerin kadir ve kıymeti bilinmiyecek


Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebeleri hakkında şöyle söylemiştir:

Onlar Allah yolunda mücadele ederler ve büyüklenenler onlari küçük görür. Onların kıymeti dünyada bilinmez fakat ahirette iyi tanınırlar.

(Muntakab el Ezhar, s. 474)

Hz. Mehdinin yakın yardımcıları

Bedir savaşındaki askerler gibi 313 kişinin kumandasını elinde tutarak etrafa meydan okuyacak. Çünkü bu 313 kişi gece abid gündüz kahraman niteliğini taşımaktadırlar.

(Kıyamet Alametleri, 169)

Hz. Mehdi (a.s) 'ye aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişi biat edecektir.

(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdi yy-il Muntazar, 25)

Askerler aziym ve istikamet üzerindedirler

Rrivayet edilmiştir.

Kıyamet kopmaz, ümmetimden bir taife herkes üzerinde hakim olmadıkça. Onlar kendilerini terk edenlerin terk etmesine aldırmazlar ve kendilerine yardım edene de aldırmazlar.

(Ramuz El-Ehadis, 472 Hanbel'in Müsned'i - Buhari - Müslim)

Rivayet edilmiştir:

Ümmetimden bir taife kıyamet koyuncaya kadar yardım görmekte devam eder. Kendilerini terk edenlerin ayrılmaları da onlara bir zarar vermez.

(Ramuz El-Ehadis, 472; Hakim'in Müstedrek'i)

Rivayet edilmiştir:

...Deccal'la savaş oluncaya kadar ümmetimden bir taifenin "hak üzere" galip olması devam edecektir.

(Ramuz El-Ahadis, 65; Ibni Asakir Tarihi - Ebu Muaym)

Ahmet, Müslim, İbni Cüreyr ve İbni Hibban, Cabir b. Abdullah(r.a.) tahric ettiler:

Kıyamete (Deccal ile savaşa) kadar benim ümmetimden bir grub hak üzere galip olarak çarpışacaktır. Ve İsa b. Meryem gökten nüzul ettiğinde onların emiri (Hz. Mehdi (a.s)) kendisine, "Gel bize namazı kıldır" der. Ancak O şu ümmete Allah'ın bir ikramı olarak "Sizin biriniz, diğerlerinize emridir" cevabını verir.

(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdi yy-il Ahir Zaman 80)

İmran'danrivayet edilmiştir:

Ümmetimden bir taife, kendilerine düşmanlık edenlere galib oldukları halde Hak üzerine mücadelede devam ederler. Hatta onların sonuncusu mesih deccal ile harp eder.

(Ramuz El-Ahadis, 472; Hanbel'in Müsned'i -Ebu Davud-Tabarani -Hakim)
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 04-21-2019, 05:41
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 419
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart Sünni Kaynaklardan

-Hz.Ali’den yapılan bir rivayette de “Hz. Mehdi’nin arkadaşlarının sayısı, Ashab-ı Bedir ve Ashab-ı Talut’un Nehri geçen askerlerinin sayısı (313) kadar olduğu” bildirilmiştir. (Hamud b. Abdullah et-Tevciri, el-İhticac ala men enkere’l-Mehdi el Muntezar,1/16)

- Bu hadisi Hâkim rivayet etmiş ve bunun Buhari ve Müslim’in şarftlarına uygun olduğunu belirtmiştir. Zehebi de bunu tasdik etmiştir. (bk. Müstedrek / Telhis, 4/596)


"Hz. Mehdi’in yardımcılarının sayısı Bedir Ashabı (313) kadardır. Evvelkiler onları geçmediği gibi, sonrakiler de onlara yetişemezler. Onların sayıları Talud ile nehri geçenler kadardır. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-i Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57)

- Akdu’durer fi ahbari’l-muntezar adlı eserde de bu sayıya yer verilmiştir. (Akdu Dürer, 1/150)
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 04-21-2019, 05:54
hacer76 hacer76 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 76
hacer76 is an unknown quantity at this point
Standart

Bu Güzel bilgileri bizlere ulaştırdığınız İçin Allah razı olsun İnşallah... Mehdi (aleyhisselam) Yar Ve Yardımcınız Olsun
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 04-21-2019, 05:56
SUDE SUDE isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 137
SUDE is on a distinguished road
Standart

Allahümme Accil Veliyekel Ferec
Allah Razı Olsun
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 04-21-2019, 06:01
zehrayı nur zehrayı nur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 54
zehrayı nur is an unknown quantity at this point
Standart

Ya Mehdi Edrikni
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 05-04-2019, 12:39
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.632
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart El Kaim (aleyhisselam)

Hz. Mehdi (as.) insanların bîatini kabul etmeye hazır olduğunu bildireceği nakledilmiş ve şöyle denilmiştir: “Kaim, güneşin doğmaya başladığı esnada arkasını Harem’e (Kâbetullah’a) dayayarak elini (halkın) bîatini kabul etmek için uzatacak. Eli gözler kamaştırıcı bir beyazlık içinde görülecek.

Ardından O Hazret şöyle hitap edecek: Bu el, Allah’ın elidir, Allah tarafındandır ve Allah’ın emriyledir. Ardından şu ayeti tilavet edecektir: -Hiç Şüphesiz sana bîat edenler, ancak Allah’a bîat etmişlerdir. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Şu halde, kim ahdini bozarsa, artık o, kendi nefsi aleyhine ahdini bozmuş olur
...”1;
1-Beşaret-ül İslam S: 220

İmam Mehdi (as)'ın Kıyamından Önce Kalkan Bütün Kalkan Bayrakların Sahibi Tağuttur

İmam Cafer Sadık (aleyhisselam) buyurdu: İmam El-Kaimin Kıyamından Önce Kalkan Her bir Bayrak Sahibi Tağuttur, Ve Allah (azza celle) Olan Allah'dan Başkasına İbadet Ederler
Yoksa Siz Bu Hadisi İnkar Ve ediyorsunuz

Ebu Besir İmam Sadiq Ağamızdan (as) şöyle bir hadis naql etmişdir ki, buyurup: كل راية ترفع قبل قيام القائم فصاحبها طاغوت يعبد من دون الله عزوجل. ”Kullu rayetin turfe-u qable qiyamil-Kaimi fesahibuhe tağutun yu-badu min dunilləei Azze ve Celle”.

Hadisin tercümesi: “İmam Kaimin (a.f.) kiyamından Önce kaldırılan bütün bayraqların sahibi tağutdur ki, Azze ve Celle Olan Allahdan başqasına ibadet ederler”.
Kaynaklar:
1) Şeyh Kuleyni “Furuil-kafi”: “Ravzatul-kafi”, c.8, sah.295, hadis: 452;
http://www.al-shia.org/html/ara/book...-kafi-8/08.htm
Başqa bir Baskı: “Ravzatul-kafi”, c.8, sah.158, hadis: 452
https://docs.google.com/file/d/0B43c.../preview?pli=1
2) Şeyh Hurr Amili “Vesailuş-şia”: c.11, sah. 37;
http://lib.eshia.ir/11024/11/37#_ftn6
3) Allame Meclisi “Biharul-Envar”: c.52, sah. 143;
http://lib.eshia.ir/11008/52/143
4) İbn Ebu-Zeyneb en-Numani kimi tanınan Şeyh Ebu-Ebdillah Muhemmd ibn İbrahim ibn Cafer el-Katib “Ğeybet Numani” (“Kitabul-ğeybe”), sah.117, hadis: 13
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Alt 05-31-2019, 08:54
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 419
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart

İmam Muhammed Taki (as) Hz.Mehdi (a.f) Geleceğinin Haber Vermiştir
İmam Muhammed Taki (a.s) Abdulazim Haseni’ye şöyle buyurdu: "Kâim, vaat edilmiş Mehdi’dir. Gaybeti zamanında onu beklemek, zuhur edince de ona itaat etmek gerekir. O benim üç göbekten torunumdur. Muhammed’i (s.a.a) Peygamber seçen ve imamlık makamını bizlere özgü kılan Allah’a andolsun ki eğer kıyametin kopmasına bir gün dahi kalsa, Allah (c.c) Mehdi zuhur etsin ve yeryüzünü zulümle dolduğu gibi adaletle doldursun diye o günü uzatır, onun iktidarını Musa’nın ıktıdarı gibi bir günde düzeltir. Musa (a.s) eşi için biraz ateş almaya gitti. Ama risalet ve peygamberlik makamıyla geri döndü." (İmam Muhammed Taki) Daha sonra şöyle buyurdu: "Kurtuluşu bekleyiş şiilerimizin en iyi amelidir.
Kaynaklar:
Bihar-ul Envar, c.51, s.156; Isbat-ül Hüdat, c.6, s.420
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 01:14


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.