aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | KERBELA FACİASI | HZ İMAM HÜSEYİN (AS) VE KERBELA FACİASI

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #16  
Alt 01-08-2018, 07:37
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 216
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart Abulfazl abbas (as) Yiğitliği

Abulfazl abbas (aleyhisselam) Yiğitliği
Sıffin Savaşı'nda Hz Ali'nin (a.s)'ın ordusundan bir genç çıktı meydana , yaşı 15'di, meydan okudu, Kim benim karşıma çıkacak,düşmanlar dalga geçmeye başladı,Muaviye Şam ehlinden yiğit olanını Çağırdı,adı ise şahzaın-babasiydı ve dediki,ey muaviye ben şam ehlinden bin atlıya bedel olarak bilirler. Onun için ben onun karşısına meydana çıkmam,Ama Çocuklarımdan birisini gönderirim onun için meydana. Ve yedi tane çocuğu vardı birincisini meydana gönderdi. Yüzü saklı olan genç onu öldürdü. Adam ikinci çocuğunuda gönderdi. Ondan sonra tek tek çocuklarını gönderdi,Ve onları da öldürdü. Şaazeninin babası kızdı. Kendisi meydana çıktı.Yüzü kapalı olan genç ona bir hamle etti, Ve onu da öldürerek Çocukların yanına gönderdi, Ve Muaviyenin ordusu ve arkadaşları Bu gencin karşısına meydana çıkmaya korktular. Ve bu genç adam çadırına geri döndüğü zaman,İmam Âli aleyhisselam onun yüzündeki örtüyü açtı. Ve herkes onu gördü ki,Beni Haşim'in ayı Hz Abbas dı o.(aleyhisselam).
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 04-20-2018, 06:50
Bedir Aslanı Bedir Aslanı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 104
Bedir Aslanı is an unknown quantity at this point
Standart Hz. Ebulfazl Abbas (as)

Hz. Ebulfazl Abbas (as)

Hicri Kameri 4 Şaban 26. senesinde Hz. Ali (as) evladının doğum haberi ile oğlunu kucaklamak için büyük sevinçle ona gitti. Bebeği kucaklayınca yüzünün ay parçası gibi parladığını fark etti. Hz. Ali'nin (as) melekuti Allah Ekber diyen sesi bebeğin kulağında çınladı ve Abbas adını bebeğe uygun gördü. Emir'ul Müminin eşine baktı, Hz. Zehra (sa)'ın vefatı ardından kardeşi Akil'den, kendisi için soylu ve cesur ailelerden bir eş önermesini istediği günleri hatırladı. Akil Arap kabilelerini iyi tanıyordu, bu yüzden Golabiye kabilesinden Fatıma'yı Ali için uygun gördü.

Saygın ve soylu aileden ve dindar olan bu hanım daha sonra Ummul Benin olarak lakaplandırıldı. Hz. Ali (as) ve Ummul Benin'in evlatlarının her biri kemal ve cesaret örneği olarak tanınıyorlardı, fakat Hz. Abbas (as) onların en öne çıkanıydı.

Sadakat ve cesaret simgesi Hz. Abbas'ın (as) mübarek veladet yıl dönümü tüm Ehl-i Beyt aşıklarına kutlu olsun.

Nakledilen rivayetlerde Hz. Abbas'ın (as) güzel siması o hazreti ' Beni Haşim Kameri ' ( Beni Haşim kabilesinin ayı ) olarak çağrılamasına sebep oldu. Uzun selvi boyulu olması her kes tarafından biliniyordu. Çehresinden ihlas, Allah'a kulluk ve faziletin yüceliği okunuyordu. Hz. Abbas'ın (as) değerli babsı Hz. Ali (as) ile beraber geçirdiği 14 yıl, kendisine hayatın çeşitli kademelerinde ve şartlarında o hazretin yüce marifet ve bilgisinden yararlanma imkanını sağladı. Ayrıca büyük kardeşleri imam Hasan (as) ve imam Hüseyin (as) ile hayatın engebeli ve zor yıllarında birlikte hareket etmesi Abbas'ın (as) manevi şahsiyet ve faziletlerinin gelişmesinde son derece etkili oldu.

Hz. Ali'nin (as) , ' Babaların oğullarına bırakacakları en değerli miras kemal ve edeptir.' Diyen nağmeli sesi her zaman Hz. Abbas'ın kulaklarında çınlıyordu. Bu yüzden baba mektebinde en yüce değerleri öğrenerek kemale erdi.

Abbas (as) hayatında her zaman büyük ve yüce değerlere ulaşmayı hedefledi ve sadece Allah'ın rızasını sağlamak için yaşadı.
Hz. Ali'nin, '"Senin en iyi sahaben seni ahirete gönül bağlamanı sağlayan, dünyada takvaya zorlayan ve Allah'ın emrini yerine getirmende sana yardım edendir." sözünü hep dikkate alır ve kendine hayat dersi olarak kabul ederdi.

Hz. Abbas (as) İslam peygamberi Hz. Muhammed (sav)in değerli Ehl-i Beytinin kemalatından ilham alarak ilmin en yüksek seviyelerine ulaşmayı başardı. Nitekim İmam Cafer Sadık (as) bu hususa temasla şöyle buyuruyor: "Amcamız Abbas güçlü iman ve derin bakış açısına sahipti." Tarihin de tanıklık ettiği gibi Müslümanlar ilmi sorunlarını çözmek için çoğu kez o hazrete başvuruyorlardı.

Hz. Abbas, Ebulfazl olarak da tanınıyor. O hazretin en bariz özelliği fedkarlığı ve vefakarlığıydı. Vefakarlık ve vefadar olmak insan ruhunun gelişmesi ve tealaya ulaşmasının göstergesidir. O hazret bu özellikte her kesten daha üstündü. Hz. Ebulfazl'ın (as) İslam'a olan bağlılığı ve vefadarlığı, İslamın Emevi hanedanı tarafından tahrif edilme ve yok olma tehlikesine düştüğünde, İslam'ı bu durumdan kurtarmak ve kendi dini vazifesini yerine getirmek için kıyam eden değerli kardeşi ve Cennet gençlerinin efendisi Hz. Hüseyin (as) ile birlikte kanlı Kerbela savaş meydanında İslam yolunda yiğitçe savaşarak kendi hayatını bu uğurda feda etmek pahasına Allah dini ve hükümlerinin yok olmasını engellemeyi başardı.

Hz. Ebulfazl'ın (as) yaşamındaki bariz özelliklerinden belki de en önemlisi, Hz. İmam Hüseyin'e (as) olan aşırı sevgi ve bağlılığıydı.
İmam Hüseyin'de (as) karşılıklı olarak kardeşini sever, saygı duyardı. Bu duygunun en bariz şekilde tecelli ettiği yer Kerbela savaş meydanıydı. Hz Abbas (as) İmam Hüseyin'in (as) bayraktarıydı. O hazret iman, sabır ve cesareti sayesinde zorluklara göğüs gererdi. Düşmanları onun heybeti karşısında titrerken, savunmasız kadın ve çocuklar onun varlığından huzur bulurdu. Hakikat, adalet ve Allah'ın dinini savunmaktan başka hedefi olmayan bu yüce şahsiyet gönlünü Allah'a sevgi ile süslerken güç ve iktidar olma sevdasını kalbinden tamamen silip attı.

Hz. Abbas, tepeden tırnağa silahlarla kuşanmış düşman ordusuna hitaben kendi hedef ve ülküleri hakkında şöyle diyordu:

"Allah'ı arayan kalbim ölüm korkusuyla sarsılmaz. Ne yazık; biraz düşünüp benim soyuma dikkat etseydiniz, teslim olmamı beklemezdiniz. Ben Ali'nin oğluyum ve bilin ki Allah'a tevekkül eden yürek ölümden korkmaz."
Hz. Abbas'ın (as) Kerbela'da sergilediği cesaret ve yiğitlik tarih belleğinden asla silinmez. Kasvetli düşman acımasızca suyu İmam Hüseyin (as) ve Ehl-i Beyt'inden kesince, Ebulfazl tek başına düşman ordusuna saldırıp onların saflarını yararak yiğitçe Fırat nehrine ulaşmayı başarmıştı. Susuzluktan takati kesilen Ebulfazl (as), İmam Hüseyin (as) ve Ehl-i Beyt'ini susuzluktan acı çekerken tek bir yudum su bile içmeden, su testisini suyla doldurdu. Fakat doldurduğu suyu düşman askerlerinin kasaveti ve acımasızlığı sonucu İmam Hüseyin (as) ve Ehl-i Beyt'ine ulaştıramadı. Ebulfazl bu yolda şehit olarak cesaret ve fedakarlığın en güzel örneklerini sergiledi. İmam Seccad (as) Hz. Ebulfazl'ın (as) konumu hakkında şöyle buyurmaktadır: "Amcam Abbas'ın ahretteki konumu tüm şehitlerin gıbta edeceği kadar yüce ve yüksektir."

Fedakarlığın simgesi Hz. Ebulfazl Abbas'ın (as) mübarek veladet günü tüm İslam alemine kutlu olsun.
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 04-20-2018, 09:18
€C€-1990 €C€-1990 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 48
€C€-1990 is an unknown quantity at this point
Standart

HACETLER KAPISI BENİM

Hacı Mirza Hasan Şirazi’den şöyle nakletmektedir:

Ben Samerra’dan Ali’nin oğlu Hüseyin’i ziyaret etmek için yola çıktım.


Yolda bir kabile reisinin evine girdim. Bir kadın ikram için yanıma gelerek, şöyle dedi:

-Selam sana ey Abbas’ın hizmetçisi!

Ben bu şekilde selamlanmaktan dolayı şaşırdım ve kabile reisine:

-Bu kadın kimdir? Ve neden bu şekilde selam vermektedir? Diye sordum.

Kabile reisi:

-Bu benim kız kardeşim. Ben şiddetli bir şekilde hasta olup ölüm döşeğine düşmüştüm. O anda kız kardeşim bizim karşımızda olan bir tepenin üstüne çıkıp, efendimiz Abbas’ın kabrine taraf dönerek tam bir perişan halde ve ağlar gözlerle şöyle diyor:

-Ey Ebul Fazl! Allah’tan iste kardeşime şifa versin.Sonra iki büyük insanı gördüm. Biri diğerine dedi ki:

Kardeşim Hüseyin! Bak bu kadın beni kendi kardeşinin şifası için vesile etti. Allah’tan iste şifasını versin.

Yine kız kardeşim ikinci defa şöyle diyor:

Ey Ebul Fazl! Allah’tan iste kardeşime şifa versin.

Yine de kız kardeşim üçüncü defa gözü yaşlı bir şekilde istekte bulundu ve o durumda gördüm ki, Abbas (a.s) yaşlı gözlerle imam Hüseyin (a.s)’a şöyle arz etti:

-Kardeşim Hüseyin! Onun isteğini yerine getir, eğer getirmezsen benden Babülhevaiç lakabını al!

İmam Hüseyin (a.s) tam bir teveccühle şöyle buyurdu:

-Kardeşim! Rabbim selam gönderiyor ve şöyle buyuruyor:

-Bu makam ( Hacetler kapısı) kıyamete kadar senin için baki kalacaktır. Biz de senin ihtiramından dolayı bu hastayı ölümden kurtarıyoruz.[1]

[1] Hak kıyamı s:146-Olaylar ve haberler c:3 s:36
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 03:18


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.