aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | FÜRU-U DİN | 6. ALLAH YOLUNDA CİHAT ETMEK

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 11-06-2012, 05:53
velayet hak velayet hak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2012
Mesajlar: 8
velayet hak is an unknown quantity at this point
Standart Meysem Tammar (ra) Ali (as) Aşkı ve Şehadeti

MEYSEM-İ TAMMAR’IN ŞEHADET HABERİ:
Meysem, beni esed kabilesinden bir kadının kölesi idi, Hz. Ali (as) onu satınalıp azat etti. Ona adını sorunca 'Salim' dedi. Hz. Buyurdular: Allah resulünün bana haber verdiğine göre baban acem diyarında adını 'Meysem' koymuş. Arzetti, evet Allah resulü ve müminlerin emiri doğru söylüyorlar. Yemin ederim ki, benim adım öyleydi. Hz. Buyurdular: "Allah resulünün seni andığı isme dön ve Salim'i bırak." Daha sonra da ona 'Ebu salim' künyesini taktı.
Meysem, Hz. Ali (a.s)’ın ashabındandı, o hazretten bir çok sırlar duymuştu. Onları halka anlattığı zaman. Hz. Ali (a.s)’ın hurafe ve yalan söylediği iddiasında bulunuyorlardı. Bir gün Hz. Emir (a.s) ashaptan büyük bir çoğunluğun huzurunda Meysem’e buyurdular: “ Sen benden sonra tutuklanacaksın ve dara çekileceksin; ikinci gün ağzından, burnundan o kadar kan gelecek ki, sakalların onunla renklenecek. Üçüncü gün bedenine bir mızrak darbesi vurulacak ve onunla şehit olacaksın, öyle ise o günü bekle. Dara çekileceğin yer de, Amr b. Haris’in kapısının önüdür. Dara çekileceğin dal, diğer dalların hepsinden daha kısadır. Sana asılacağın hurma dalını göstereceğim” iki gün sonra o hurma dalını Meysem’e gösterdi. Meysem bazen o ağacın yanına gidiyor, orada namaz kılıyor ve ağaca bakıp diyordu: “ Allah seni mübarek etsin, ben senin için yaratılmışım ve sen de benim için büyümüşsün. Amr b. Haris ile görüştüğünde, Benim komşuluğumu kabul et.” Diyordu. Ama Amr onun maksadını anlamıyordu. “ Yoksa İbn-i Mesudun evini veya İbn-i Hakemin evini mi satın almak niyetindesin” diyordu. O’nu yakalayıp İbn-i Ziyad’ın yanına götürdüler ve “ Bu şahıs Ali’nin yakın dostlarından biridir” dediler. İbni Ziyad, Bu acem böyle bir makama mı sahipti?!.. Diye sorunca, Evet!... Dediler. Ubeydullah Meysem’e hitaben dedi, Senin Allah’ın nerededir?. Dedi.:”Sitem ve Zulüm edenler için pusudadır.” İşittiğime göre Ebu Turab’ın yakınlarından mışsın” deyince, Bir hadde kadar” dedi. “ Maksadın nedir?!.. “ Duyduğuma göre senin kaderini söylemiş” deyince, Meysem” Evet” dedi. İbn-i Ziyad, sana benim ne yapacağımı haber verdi mi?” Ubeydullah, “Ben seninle, Ali’nin ön görüsünün aksiyle amel edeceğim.” Deyince, Meysem: “ Ali (a.s)’ın haberiyle nasıl muhalefet edeceksin? Halbuki, Ona Allah Resulü ve ona da Cebrail vasıtası ile Allah bu haberi vermiştir. Hatta ben o ağacın mahallini bile biliyorum ve böylesi bir alın yazısına sahip ilk müslümanım” Ubeydullah’ın emriyle onu zindana götürdüler. Muhtar da o zaman zindanda idi. Meysem, Muhtara dedi, sen zindandan kurtulacaksın ve Hz. Hüseyin’in (a.s) kanı için kıyam edeceksin ve İbn-i Ziyadı öldüreceksin” çok çekmedi, Muhtar zindandan azat oldu. Meysemi de İbn-i Ziyad’ın yanına götürdüler ve O melunun emriyle Amr b. Harise’nin evinin yanındaki ağaca asıldı. Amr b. Harise o zaman Meysemin sözlerini anlamıştı. Bundan dolayı hizmetçisinin her gün orayı sulayıp, süpürmesini ve ışıklandırmasını istedi. Halk Meysemin etrafına toplanıyor, oda ağacın dalına asılmış bir vaziyette Ehli Beytin faziletini ve Ümeyye oğullarının kötülüklerini onlara anlatıyordu. İbn-i Ziyada “Meysem sizleri rüsva etti.”diye haber verdiler. O da ağzını bağlamalarını emretti ve Hz. Ali (a.s)’ın haber verdiği gibi ikinci gün ağzından ve burnundan kanlar akmaya başladı, üçüncü gün bedenine bir mızrak vurdular. Bu vesileyle şehit oldu.”
Kaynak:
İbn-i Ebil Hadid’in Neci-ül Belağa şerhi: c.2-s.291
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11-06-2012, 06:02
velayet hak velayet hak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2012
Mesajlar: 8
velayet hak is an unknown quantity at this point
Standart

Meysem Tammar, Emir-ül Müminin Ali Bin Ebi Talib’in – s – seçkin talebesiydi. Meysem o hazretten hadis nakleder ve İslam’ı onun nezdinde tanımıştı. Meysem hayatının son yılında (h.k. 58 veya 60) Kabe’yi ziyarete gitti ve oradan Medine’ye geldi. Medine’de Ümmi Selma’nın – ra – evine gitti. Ümmi Selma ona saygı göstermek için Galiye adında özel ıtrından verir ki onu sakallarına sürsün.

Meysem şöyle der: Eğer şimdi sakallarım bu ıtıra bulaştıysa, pek uzun sürmeyecektir ki bu hanedanın dostluk kapısı kana bulanacaktır.

Ümmi Selma şöyle der:

و اللّه‏ لربما سمعت رسول اللّه‏ يذكرك و يوصى بك عليّا .[1]

Nice kez duydum ki Allah Resulü seni andı ve Ali’ye seni tavsiye ediyordu.

Meysem, serbest bırakılan İranlı kölelerden biridir. O, Emir-ül Müminin nezdinde yetişti, Kuran'ı Kerim tefsiri ve ta’vilini o hazretten öğrendi.

Meysem, Ümm-ül Müminin Ümmi Selma’nın – ra – yanından ayrıdıktan sonra Habril Ümme İbni Abbas ile karşılaşır ve o dönemde birinci derece ilmi bir şahsiyet olan ona şöyle der: İbni Abbas, kağıt ve kalem getir ve otur ki sana Kuran'ı Kerim tefsirini söyleyim. Ben bunu Emir-ül Müminin’den öğrendim.

İbni Abbas oturur ve yazmaya başlar. Tabi burada söylenen sözün türü bellidir. O, Emi-ül Müminin aracılığı ile peygamberden hadis rivayet eder ve ümmetin bu iki büyük öğretmeninin tefsirini ifade eder:

Beni dar ağacında görürsen halin ne olur, dar ağacına çekilecek dokuz kişinin dokuzuncusu. Benim dar ağacım hepsinden kısa ve yere daha yakın olandır.

Bu tür sözler İbni Abbas için şaşırtıcıydı. Bu yüzden şöyle dedi: Acaba kahin mi oldun ve gaybden haber mi veriyorsun? İbni Abbas bunu söyledikten sonra Meysem’in dilinden yazdıklarını yırtmak için elini uzattı. Meysem şöyle dedi: Bekle, eğer şu öngördüklerim doğru dürüst yerine gelirse ve benim doğru söylediğim ortaya çıkarsa bu yazıları kullanırsın ve eğer sözlerim yalan çıkarsa, o zaman yırtıp atarsın.

Meysem Küfe’ye geri döndü. O sıralar tüm zulüm ve hunharlığı ile İbni Ziyad’ın iktidar dönemiydi. İki gün sonra İbni Ziyad’ın adamları Meysem’i tutuklayarak hükümdarın yanına götürdü.

İbni Ziyad: Sen Meysem misin?

Meysem: Evet, ben Meysem’im.

İbni Ziyad: Ebu Turab’dan nefret ettiğini söyle.

Meysem: Ben Ebu Turab’ı tanımıyorum.

İbni Ziyad: Ali Bin Ebi Talib’den nefret ettiğini söyle.

Meysem: Eğer bunu yapmazsam ne olur?

İbni Ziyad: Seni öldürürüm.

Meysem: İmam Emir-ül Müminin – s – bana yakın gelecekte senin beni dar ağacından asacağını ve öldüreceğini ve ayrıca dilimi de keseceğini söylemişti.

İbni Ziyad: Ben Ali’nin öngörüsünün yalan olduğunu ortaya çıkaracağım. Önce elini ve ayağını kesip ardından dar ağacından asacağım, ama dilini bırakacağım.

Daha sonra İbni Ziyad, Meysem’in eli ve ayağının kesilmesini ve ardından asmalarını emretti.

O dönemde dar ağacı, iki direği iki temelin üzerinde duran bir ağaçtan ibaretti. Mahkumun ellerini bağlayıp öylece bırakırlar ve ölüme terkederlerdi.

Meysem dar ağacında şöyle haykırdı:

أيّها الناسُ مَن أراد أن يَسمعَ الحديثَ المكنونَ عَن عَلىّ بنِ أبى طالب عليه السّلام .[2]

Ey insanlar, kim Ali Bin Ebi Talib’den nakledilen bir hadisi duymak istiyorsa gelsin ve duysun.

İnsanlar toplandı ve Meysem onlara hayret uyandıran hadisler anlattı. Bu hadisler kursaklara hapsedilmiş ve seyrek sayıda insan onları biliyor, lakin beyan etmeye cesaret edemiyordu ve o dönemde hakim olan baskıcı düzen, bu hadislerin yayılmasına izin vermiyordu. Şimdi ise insanlar bu hadisleri Meysem’den, imam Emir-ül Müminin’in – s – fedaisi olan sahabesinden, dar ağacında duyuyordu.

Durumu İbni Ziyad’a bildirdiler ve eğer bu adamın dili kesilmezse, Küfe halkının ona karşı isyan edeceğini söylediler.

Adamlarından birine gidip Meysem’in dilini kesmesini emretti. Adam, Meysem’in asıldığı dar ağacının yanına geldi ve şöyle dedi: Ey Meysem, dili çıkar, emir onu kesmemi emretti. Meysem şöyle karşılık verdi: Şu kötü hizmetçi kadın çocuğu beni ve mevlamı yalancı göstermek istiyordu. Al, bu da benim dilim.

Adam Meysem’in dilini kesti. Meysem bir süre kan içinde çırpında ve sonunda hakka yürüdü[3].

Kaynaklar:
[1]. El-Keni Velkab, c. 3 s. 218, 4. baskı h.k. 1397; Sefinet-ül Bahar, MSM maddesi: c. 2 s. 523 – 524, Bahar-ul Envar, c. 42 s. 124.

[2]. Rucul-ul Koşi, Kerbela basımı, s. 80; Meşhed basımı, s. 86 – 87; Bahar-ul Envar, c. 42. s. 133.

[3]. İhtiyar-ul Marifet-ül Rucül, s. 79 – 87; El-İrşad, s. 152 – 154; Bahar-ul Envar, c. 42 s. 127 – 133.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11-24-2012, 05:33
haydarı kerrar haydarı kerrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 328
haydarı kerrar is an unknown quantity at this point
Standart

Allah Meysemi Tammara ve seçkin Sahabelere rahmet etsin, Elinize yüreğinize sağlık
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 11-30-2013, 05:26
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 217
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart

Başka bir rivayette şöyle naklediliyor: Hz. Ali (as) Meysem’e sordu: Zina zade oğlu Ben-i Ümeyye seni yakalayıp da bana küfretmeni söylediklerinde ne yapacaksın?
Meysem: Allah’a andolsun ki sana küfretmeyeceğim!
Hz. Ali (a.s): Allah’a andolsun ki o zaman seni dar ağacına asacaklar.
Meysem: Sabredeceğim, bunlar Allah yolunda kolaydır.
Hz. Ali: Ey Meysem! cennette benimle ve benim derecemde olacaksın.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 03:47


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.