aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | BOYKOT | İSLAM DÜŞMANI ÜLKELERİN MALLARINI BOYKOT

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 08-14-2015, 11:58
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şuanda  online konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 394
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart Vadedilmiş Topraklar/ Arz-ı Mev’ud

Yahudilerin Kendi ağızlarından şu "vaat edilmiş topraklar" ya da "Arz-ı Mevud"

İsrail denildiğinde ülkemizde ilk olarak ‘vaad edilmiş topraklar’ akla gelir ve bu kavram hemen ‘Nil’den Fırat’ı çağrıştırır. Bu deyiş bize İsrail’in gelecekteki olası emel ve hedeflerini hatırlatır ve ürkütür. Ürkütür çünkü Fırat bizim nehrimizdir, vatan toprağını sular. Dolayısıyla bu kavram İsrail’in bizim vatanımıza göz diktiğini, elde olmadan akla getirir ve içgüdüsel olarak İsrail’e karşı bir tepkinin doğmasına yol açar.

Bu tepki doğru ve doğal mıdır, birlikte göreceğiz.

Peki, gerçekten İsrail’in Tevrat’ta geçen ‘Nil’den Fırat’a’ toprak vaadi ile bugünkü siyaseti arasında dinsel ve kutsal bir bağ var mıdır, bunu da göreceğiz.

Peki, nedir bu kutsal toprak, Tanrı vaadi, Arz’ı Mev’ud, cevap bulmak için birlikte 4.000 yıl öncesine gidelim…

Tevrat’a göre ilk toprak vaadi Avram’a yapılmıştır. Avram/İbrahim bu sırada Harran’dadır. Tanrı Avram’a görünür ve Kenan diyarına gitmesini söyler. Tanrı’nın vaadi şudur:
“Seni büyük bir ulus yapacağım, seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım,
bereket kaynağı olacaksın. Seni kutsayanları kutsayacak, seni lanetleyeni lanetleyeceğim. Yeryüzündeki bütün halklar senin aracılığınla kutsanacak
[1].”

İbrahim, Tanrı’nın bu buyruğu üzerine karısı Saray’ı, yeğeni Lut’u, kazandıkları malları, edindikleri uşakları yanına alıp Harran’dan ayrılır ve Kenan ülkesine varır. Ülke boyunca Şekem’deki More meşesine kadar ilerler. O günlerde orada Kenanlılar yaşamaktadır.

Tanrı yeniden Avram’a görünerek ‘Bu toprakları senin soyuna vereceğim’ der.

Eski Ahit’in Tevrat bölümü üzerinde yaptığımız çalışmalarda ortaya çıkan ‘ilk tanrısal toprak vaadi’ işte budur. Bu vaat Tanrı tarafından İbrahim’e Harran’da yapılmıştır ve sonrasında, Kenan ülkesine vardığında yinelenir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 08-14-2015, 12:01
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şuanda  online konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 394
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart

Harran’dan yola çıkan İbrahim Beytel’in doğusundaki dağlık bölgeye doğru gider. Çadırını batıdaki Beytel’le[2] doğudaki Ay Kenti’nin arasına kurar. Orada Tanrı’ya bir sunak yapar ve Tanrı’yı adıyla çağırır. Sonra kona göçe Negev’e[3] doğru ilerler[4]. İbrahim uzun süre Kenan topraklarında kalır. Yeğeni Lut ise ovadaki kentlerin arasına yerleşir ve Sodom’a yakın bir yere çadır kurar.

Daha sonra İbrahim yeğeni Lut’tan ayrılır ve bir gün Tanrı İbrahim’e yeniden görünür ve benzer bir vaadde daha bulunur:

Bulunduğun yerden kuzeye, güneye, doğuya, batıya dikkatle bak. Gördüğün bütün toprakları sonsuza dek sana ve soyuna vereceğim. Soyunu toprağın tozu kadar çoğaltacağım. Öyle ki, biri çıkıp da toprağın tozunu sayabilirse, senin soyunu da sayabilecek. Kalk, sana vereceğim toprakları boydan boya dolaş[5].”

İbrahim çadırını söker, gidip Hebron’daki Mamre meşeliğine yerleşir ve orada Tanrı’ya bir sunak yapar. Hebron’da iken Tanrı İbrahim’e yeniden görünür ve önceki vaadini hatırlatır:

Şunu iyi bil ki, senin soyun yabancı bir ülkede, gurbette yaşayacak. Dört yüz yıl kölelik edip baskı görecek. Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak. Sen de esenlik içinde atalarına kavuşacaksın. İleri yaşta ölüp gömüleceksin. Soyunun
dördüncü kuşağı buraya geri dönecek. Çünkü Amorlular’ın yaptığı kötülükler henüz doruğa varmadı.”


Güneş batıp karanlık çökünce, dumanlı bir mangalla alevli bir meşale görünür ve o gün Tanrı İbrahim’e önceki vaadinin detayını da bildirir:

“Mısır Irmağı’ndan büyük Fırat Irmağı’na kadar uzanan bu toprakları –Ken, Keniz, Kadmon, Hitit, Periz, Refa, Amor, Kenan, Girgaş ve Yevus topraklarını– senin soyuna vereceğim[6].”

Anlaşılan odur ki günümüzde dilden dile dolaşan ‘vaat edilmiş topraklar’ ya da ‘kutsal topraklar’ın kabaca sınırı budur; Nil’den Fırat’a…
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 08-14-2015, 12:04
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şuanda  online konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 394
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart

Ve burada geçen ‘dört yüz yıl kölelik’ Yusuf’un Mısır’a satılması ve Musa’nın İsrailoğullarını Mısır’dan çıkartmasıyla arada geçen dört yüz yıldır.
Nil’den Fırat’a diyerek başlayan cümle arasında geçen isimler ise antik çağlarda bu coğrafyada yaşamış olan toplulukların adıdır.

Tevrat’a göre Tanrı, sınırlarını çizdiği topraklara İsrailoğullarının dönmesi, yerleşmesi ve yaşaması için bir şart ileri sürer. Tanrı bu şartı açıklamadan önce İbrahim’e vaadini yeniden hatırlatır:

“Ben Her Şeye Gücü Yeten Tanrı’yım. Benim yolumda yürü, kusursuz ol. Seninle yaptığım antlaşmayı sürdürecek, soyunu alabildiğine çoğaltacağım. Seninle yaptığım antlaşma şudur; Birçok ulusun babası olacaksın.
Artık adın Avram değil, İbrahim olacak. Çünkü seni birçok ulusun babası yapacağım.
Seni çok verimli kılacağım. Soyundan uluslar doğacak, krallar çıkacak.
Antlaşmamı seninle ve soyunla kuşaklar boyunca, sonsuza dek sürdüreceğim. Senin, senden sonra da soyunun Tanrısı olacağım. Bir yabancı olarak yaşadığın toprakları, bütün Kenan ülkesini sonsuza dek mülkünüz olmak üzere sana ve soyuna vereceğim. Onların Tanrısı olacağım.”


Ve Tanrı şartını açıklar; toprak vaadinin ilk şartı sünnettir ve Tanrı bu şartı, İsrailoğullarının bu anlaşmaya bağlı olması koşuluna bağlamaktadır:

“Aranızdaki erkeklerin hepsi sünnet edilecek. Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak. Evinizde doğmuş ya da soyunuzdan olmayan bir yabancıdan satın alınmış köleler dahil sekiz günlük her erkek çocuk sünnet edilecek. Gelecek kuşaklarınız boyunca sürecek bu[7].”

Başlangıçta Avram adıyla yola çıkan bu kutsal kişilik, Tanrı buyruğu ile Abraham adını alır ve Abraham; Kur’an’ı Kerim ayetlerinde geçen ‘Hazret İbrahim’dir. Karısı Saray’a gelince, o da Saray değil artık Sara’dır, çünkü Tanrı onun da ismini değişmiştir:

Karın Saray’a gelince, ona artık Saray demeyeceksin. Bundan böyle onun adı Sara olacak. Onu kutsayacak, ondan sana bir oğul vereceğim. Onu kutsayacağım, ulusların anası olacak. Halkların kralları onun soyundan çıkacak.”
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 08-14-2015, 12:06
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şuanda  online konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 394
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart

İbrahim’in eşi Sara’dan İzak/İshak, diğer eşi Hacer’den ise Yişmael/İsmail adında iki oğlu olur. İlk çocuğu İsmail’dir. Bu nedenle İbrahim soyunun İsmail’le sürmesini ister, ancak Tanrı bunu kabul etmez ve İbrahim’e soyunun İshak’la süreceğini buyurur:Karın Sara sana bir oğul doğuracak, adını İshak koyacaksın. Onunla ve soyuyla antlaşmamı sonsuza dek sürdüreceğim. İsmail’e gelince, seni işittim. Onu kutsayacak, verimli kılacak, soyunu alabildiğine çoğaltacağım. On iki beyin babası olacak. Soyunu büyük bir ulus yapacağım. Ancak antlaşmamı gelecek yıl bu zaman Sara’nın doğuracağı oğlun İshak’la sürdüreceğim[8].”

İbrahim Tanrı’nın buyruklarını derhal yerine getirir ve evindeki bütün erkekleri o gün sünnet ettirir. Böylece Tanrı’nın vaat edilmiş topraklara ilişkin ilk şartı da yerine getirilmiş olur. İbrahim uzun süre Filistin/Kenan topraklarında yaşar. Daha sonra Tanrı İbrahim’i sınar, kendine olan bağlılığını görmek için ve Sina Dağı’ndaki kutsal olay yaşanır(kurban)…
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 08-14-2015, 12:08
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şuanda  online konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 394
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart

Tanrı’nın İbrahim’e toprak vaadi oğlu İshak’la sürer. Filistin’de bir kıtlık çıkıp da İshak Mısır’a gitmeye kalkınca, Tanrı onu durdurur ve babasına yapmış olduğu vaadi İshak’a yineler:

“Mısır’a gitme. Sana söyleyeceğim ülkeye yerleş. Orada bir süre kal. Ben seninle olacak, seni kutsayacağım: Bütün bu toprakları sana ve soyuna vereceğim. Baban İbrahim’e ant içerek verdiğim sözü yerine getireceğim. Soyunu gökteki yıldızlar kadar çoğaltacağım. Bu ülkelerin tümünü onlara vereceğim. Yeryüzündeki bütün uluslar senin soyun aracılığıyla kutsanacak. Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı[9].”

İshak’tan sonra İbrahim’in soyu Yakup’la devam eder. İshak da tıpkı babası gibi, oğlu Yakup’un Kenanlı kadınlarla evlenmesini istemez ve Yakup’un evlenmesi için Harran’a gitmesini, kardeşi Nahor’un torunu Lavan’ın kızı ile evlenmesini ister. Yakup Beer-Şeva’dan ayrılarak Harran’a doğru yola çıkar. Bir yere varıp orada geceler.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 08-14-2015, 12:09
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şuanda  online konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 394
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart

Düşünde yeryüzüne bir merdiven dikildiğini, başının göklere eriştiğini görür; Tanrı’nın melekleri merdivenden çıkıp inmektedir ve Tanrı Yakup’a seslenir:

“Atan İbrahim’in, İshak’ın Tanrısı RAB benim. Üzerinde yattığın toprakları sana ve soyuna vereceğim. Yeryüzünün tozu kadar sayısız bir soya sahip olacaksın. Doğuya, batıya, kuzeye, güneye doğru yayılacaksınız. Yeryüzündeki bütün halklar sen ve soyun aracılığıyla kutsanacak. Seninle birlikteyim. Gideceğin her yerde seni koruyacak ve bu topraklara geri getireceğim. Verdiğim sözü yerine getirinceye kadar senden ayrılmayacağım[10].”
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 08-14-2015, 12:11
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şuanda  online konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 394
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart

Uzun süre Harran’da kalan Yakup’a bir gün Tanrı yine görünür ve Ben Beytel’in Tanrısı’yım. Hani orada bana anıt dikip meshetmiş, adak adamıştın. Kalk, bu ülkeden git, doğduğun ülkeye dön[11].’diye buyurur.

Yakup Kenan’a doğru yola çıkar ve Şekem’e yerleşir. Kentin yakınında konaklar. Çadırını kurduğu arsayı Şekem’in babası Hamor’un oğullarından yüz parça gümüşe alır. Orada bir sunak kurarak ‘El-Elohe-İsrail’ adını verir. Daha sonra ayrılır ve Beytel’e yerleşir.Bir sunak yaparak oraya ‘El-Beytel’ adını verir. Çünkü ağabeyinden kaçarken Tanrı orada kendisine görünmüştür.
Yakup Paddan-Aram’dan dönünce, Tanrı ona yine görünerek onu kutsar ve buyurur:
Sana Yakup diyorlar, ama bundan böyle adın Yakup değil, İsrail olacak. Ben Her Şeye Gücü Yeten Tanrı’yım. Verimli ol, çoğal. Senden bir ulus ve uluslar topluluğu doğacak. Kralların atası olacaksın. İbrahim’e, İshak’a verdiğim toprakları sana verecek, senden sonra da soyuna bağışlayacağım[12].”
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 08-14-2015, 12:13
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şuanda  online konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 394
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart

Yıllar sonra Yakup’un babası İshak ölür ve Hebron’da atası İbrahim’in yanına gömülür. Oğlu Yusuf Mısır’a satılır ve uzun süre orada yaşar.
Ardından Musa doğar ve Tanrı vaadini bu kez Musa’ya yapar ve ona seslenir:

“Musa, Musa! Fazla yaklaşma. Çarıklarını çıkar. Çünkü bastığın yer kutsal topraktır. Ben babanın Tanrısı, İbrahim’in Tanrısı, İshak’ın Tanrısı ve Yakup’un Tanrısı’yım. Halkımın Mısır’da çektiği sıkıntıyı yakından gördüm. Angaryacılar yüzünden ettikleri feryadı duydum. Acılarını biliyorum. Bu yüzden onları Mısırlılar’ın elinden kurtarmak için geldim. O ülkeden çıkarıp geniş ve verimli topraklara, süt ve bal akan ülkeye, Kenan, Hitit, Amor, Periz, Hiv ve Yevus topraklarına götüreceğim[13].”

Tanrı’nın Musa’ya yaptığı bu ilk vaadden sonra, İsrailoğulları Mısır’dan çıkar, Musa önderliğinde vaad edilmiş topraklara doğru, çölde, kırk yıl süren uzun bir yolculuk yapar. Bugünkü Ürdün’ün Şeria Nehri yakınlarında konakladıkları zaman Tanrı tekrar Musa’ya görünür ve ilk kez vaddedilmiş toprakların sınırını çizer:

“Ey Musa, İsrailliler’e de ki, Mülk olarak size düşecek Kenan ülkesine girince, sınırlarınız şöyle olacak: Güney sınırınız Zin Çölü’nden Edom sınırı boyunca uzanacak. Doğuda, güney sınırınız Lut Gölü’nün ucundan başlayacak, Akrep Geçidi’nin güneyinden Zin’e geçip Kadeş-Barnea’nın güneyine dek uzanacak.
Oradan Hasar-Addar’a ve Asmon’a, oradan da Mısır Vadisi’ne uzanarak Akdeniz’de son bulacak.
Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak.
Kuzey sınırınız Akdeniz’den Hor Dağı’na dek uzanacak. Hor Dağı’ndan Levo-Hamat’a, oradan Sedat’a, Zifron’a doğru uzanarak Hasar-Enan’da son bulacak.
Kuzeyde sınırınız bu olacak.
Doğu sınırınız Hasar-Enan’dan Şefam’a dek uzanacak.
Sınırınız Şefam’dan Ayin’in doğusundaki Rivla’ya dek inecek. Oradan Kinneret Gölü’nün doğu kıyısındaki yamaçlara dek uzanacak.
Oradan Şeria Irmağı boyunca uzanacak ve Lut Gölü’nde son bulacak. Her yandan ülkenizin sınırları bu olacaktır
.[14]”
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 08-14-2015, 12:16
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şuanda  online konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 394
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart Vaadedilmiş Toprakların Olası Hudutları

Tanrı’nın Musa’ya çizdiği vaad edilmiş toprakların sınırı, çoğu kez Yahudi düşünürler arasında tartışmalara yol açmaktadır.

İsrailli akademisyen İsrael Shakak’ın tanımına göre kutsal topraklar Mısır’ın başkenti Kahire’den, Türkiye’nin incisi Van’a kadar uzanmaktadır: ‘Güneyde tüm Sina yarımadası ve buna ek olarak Kuzey Mısır’ın Kahire’ye kadar uzanan bir parçası; doğuda Ürdün’ün tamamı ve Suudi Arabistan’ın kuzey bölgesi; Kuveyt’in tümü ve Irak’ın çok büyük bir bölümü; kuzeyde Lübnan’ın ve Suriye’nin tamamı, buna ek olarak Türkiye’nin Van Gölü’ne kadar uzanan büyük parçası; ve batıda Kıbrıs.’

İsrail devletinde bu sınırlar üzerinde araştırmalar yapılmakta, istihbarat servisleri bu konuda özel raporlar hazırlamakta, kitaplarda, atlaslarda bu harita öğrencilere sunulmaktadır. Örneğin okullarda dağıtılan bir bildiride konuyla ilgili şu ifadelere yer verilmektedir: ’Biz burada en uygun yayılma yönteminden bahsediyoruz… Politik açıdan (kuzeyde) ulaşmamız gereken sınır Fırat ve Dicle nehirleridir. Bu Yahudi şeriatında yazılıdır. Dolayısıyla bu konuda herhangibir anlaşmazlık olamaz. Tartışılabilecek tek konu, bunun nasıl hayata geçirileceğidir[15]’.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 08-14-2015, 12:17
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şuanda  online konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 394
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart

Tanrı’nın İsrailoğulları’na vaad ettiği toprak anlaşması Musa’dan sonra onun yardımcısı Nun oğlu Yeşu ile devam eder. Tanrı, kulu Musa’nın ölümünden sonra onun yardımcısı Yeşu’ya şöyle seslenir:
Kulum Musa öldü. Şimdi kalk, bütün halkla birlikte Şeria Irmağı’nı geç. Size, İsrail halkına vereceğim ülkeye girin. Musa’ya söylediğim gibi, ayak basacağınız her yeri size veriyorum. Sınırlarınız çölden Lübnan’a, büyük Fırat Irmağı’ndan –bütün Hitit ülkesi dahil– batıdaki Akdeniz’e kadar uzanacak. Yaşamın boyunca hiç kimse sana karşı koyamayacak; nasıl Musa ile birlikte oldumsa, seninle de birlikte olacağım. Seni terk etmeyeceğim, seni yüzüstü bırakmayacağım. Güçlü ve yürekli ol. Çünkü halkı, atalarına vereceğime ant içtiğim ülkeyi miras almaya sen götüreceksin. Yeter ki, güçlü ve yürekli ol. Kulum Musa’nın sana buyurduğu Kutsal Yasa’nın tümünü yerine getirmeye dikkat et. Gittiğin her yerde başarılı olmak için bu yasadan ayrılma, sağa sola sapma. Yasa Kitabı’nda yazılanları dilinden düşürme. Tümünü özenle yerine getirmek için gece gündüz onu düşün. O zaman başarılı olacak ve amacına ulaşacaksın. Sana güçlü ve yürekli ol demedim mi? Korkma, yılma. Çünkü Tanrı gideceğin her yerde seninle birlikte olacak[16].”
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Alt 08-14-2015, 12:18
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şuanda  online konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 394
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart

Yeşu Tanrı’nın vaadi üzerine İsrailoğullarıyla birlikte yola çıkar, vaat edilen topraklara varmak, savaşmak, kazanmak ve bu toprakları İsrailoğulları arasında paylaştırmak için.

Bugün araştırmacılar için en güvenilir kaynak olan Yahudiler’in kutsal kitabı Tanah’ta geçen ‘vaat edilmiş topraklar’ meselesi budur; kutsallara Tanrı tarafından bahşedilmiş Nil’den Fırat’a kadar uzanan kutsal topraklar.

Bu bir inanç meselesidir ve herkes inançlarında özgürdür.

Dolayısıyla burada ki asıl mesele; Yahudiler’in Tanah’a yürekten bağlı olup olmadıkları değil, Yahudiler’in Tanah’ta geçen Tanrı buyrukları için yani Nil’den Fırat’a kutsal toprak vaadi için, kendilerince kutsallık taşıyan bir savaşa girip girmeyecekleri meselesidir.
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 08-14-2015, 12:19
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şuanda  online konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 394
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart Kaynaklar:

[1] Tanah/Tevrat, Tekvin, Bölüm 12: 1-3.
[2] Beytel(Beth-el): Kudüs’ün kuzeyinde arkeolojik sit ve antik Filistin şehri.
[3] Negev(Necef)Neguev(Larousse): İsrail’in güneyindeki çölün adı.
[4] Tevrat/Tekvin Bölüm 12: 7.
[5] Tevrat/ Tekvin, Bölüm 13: 12-18.
[6] Tekvin, Bölüm 15: 12-21.
[7] Yaratılış 17: 4/14.
[8] Yaratılış 17: 15/21.
[9] Yaratılış 26: 1/6.
[10] Yaratılış 28: 10/15.
[11] Yaratılış 31: 13.
[12] Yaratılış 35: 6/15.
[13] Tanah/Tevrat/ Çıkış, Bölüm 3: 4/8.
[14] Tevrat/Tekvin, Bölüm 34: 1/13.
[15] Büyük İsrail Stratejisi, araştırma, s.21, Hikmet Erdoğdu, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, 2005.
[16] Tanah/ Yeşu, Bölüm 1:1/9.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 08:03


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.