aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | FÜRU-U DİN | 5. HUMUS

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 10-04-2015, 07:54
SADIK ŞİA SADIK ŞİA isimli Üye şuanda  online konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 79
SADIK ŞİA is on a distinguished road
Standart Humus Hakkında İmam Mehdi (as) Mektubu

:İshak ibni Yakup İmam Mehdinin (aleyhisselam) şialarindandır. Muhammed ibni Yakup El-Kuleyninin naklettiği (bu şahış El-Kafi’nin müellifi ve tanınmış bir şahıstır.) gibi bu insan (yani İshak ibni Yakub) aynı sıkıntılı konularda mektup yazarak İmam Mehdi aleyhisselam’a ulaştırmak üzere bu mektubu ikinci naib olan Muhammed ibni Osman ibni Said Emri ile İmam Mehdiye (aleyhisselam) göndermiştir.O bu mektupta İmam Mehdiye (aleyhisselam) bazi suallar iletir, İmam Mehdi (aleyhisselam) ise bu sualların cavabını aynı mektupta verirdi. İmam Mehdi (aleyhisselam) ona gönderilen mektuba kendinin mübarek el yazısı ile cevap mektubu yazar. O mektupta İmam Mehdi (aleyhisselam) şöyle buyurmuştur: "....Humusun ödenilmesine gelince, artık o (yani humusun ödenilmesi) bizim şialerimiz için mübah edilmiştir ve bizim işimizin zahir olacağı vakte kadarr (yani İmam Mehdi ez-Zamanın (aleyhisselam) mübarek zuhuruna kadar) bu işte helallıkdadırlar (yani icaze verilir ki, ödeme yapılmasın), bu onun içindir ki, onların viladeti (yani doğumları) temiz olsun, çirkin(kötü) olmasın (yani haramzade olmasınlar)....”.
Bu hadisi paylaşan ve humus vermek bu dönemde mübahtır diyenler aşağıdaki kayaklardan bu hadisi naklettiklerini iletirler.
____________________
1. Şeyx Cəlil Əbu-Mənsur Əhməd ibni Əli ibni Əbu-Talib Təbərsinin "Əl-Ehticac” kitabı, c.2, səh.590-591, hadis: 344 (bəzi çaplarda c.2, səh.281-284 ve ya səh.469) Nəşr: Darul-kitab əl-İslamiyyə, Tehran şəhəri, Nəşr tarixi: 1384 (hicri şəmsi ile)
2. Şeyx Hürr Amili "Vesiluş-şiə”: c.18, səh.101 ve c.27, səh. 140 (bəzi çaplarda c.18, səh.65 ve 66, kitəbul-qəza, əbvabu sifəti-qazi, bab: 8, hadis: 50 ve 53)
3. Şeyx Səduq "Kəmaluddin”: c.2, səh.236, bab: 45, hadis: 3 (bəzi çaplarda hadis: 4 səh.483-484)
4. Şeyx Səduq "Mən lə yəhzuruhul-fəqih”: c.4, səh.420, bəbun-nəvadir, hadis: 5919
5. Şeyx Səduq "Kitəbul-Əmali”: səh.109, hadis: 4
6. Şeyx Səduq "Uyuni əxbarur-Riza”: c.2, səh.37, hadis: 94
7. Şeyx Səduq "Məanil-əxbar”: c.2, səh.374, bab: 423
8. Şeyx Tusi "Əl-Ğeybət”: səh.180 (bəzi çaplarda səh. 177 ve ya 247)
9. Əllamə Məclisi "Biharul-ənvar”: c.2, səh.25 , kitəbul ilm, bab: 8, hadis: 83
10. Mərhum Şeyx Nuru "Mustədrəkul-vesail”: kitəbul-qəza, əbvabu sifəti-qazi, bab: 8, hadisler: 10, 11, 48, 52
11. "Muntəhal-amal”: c.2, səh.896 12. Əllamə Müttəqi Hindi "Kənzul-ummal”: c.10, səh.229, kitəbul ilm-min qismil-əvqal, bab: 3, hadis: 29209
Yukarıda nakledilen ve delil olarak sunulan 11 maddelik kaynakçada yapılan araştırmada bazı kaynakların farklı hadislere çıktığı gerçeğinide belirtmek isteriz. Bu şekilde kaynağın çokluğu ile bir inandırıcılık ortamı hazırlamaya çalışmıştır. Ancak bu hadis yoktur demek kelama saygısızlık olur. Bunu belirterek söylemek gerekirki dürüst olup delil sunsalar 1 kaynak bile yeter.
Evet bu hadis var ve Kamulud-Din’de geçmektedir.
Yani bu hadisle anlatılan şu ki, İmam Mehdi aleyhisselam döneminde-zuhurdan sonra humus vacip olacak- , ancak bu dönemde gaybet döneminde mubahtır, verip vermemek kişilerin ihtiyarındadır.
İmam Mehdi aleyhisselam’ın kelamına istinaden humusu mübah kılanlar aşağıdaki hadisleri de eminiz ki görmüşlerdir ama hiç yazmamışlar halbuki o hadislerde aynı şekilde mübahtır diye buyurmaktadır.
Hadislerden bir kaçı:
-Zürare İmam Muhammed Baqirin (aleyhisselam) bu şekilde buyurduğunu nakletmektedir:
إن أمير المؤمنين عليه السلام حللهم من الخمس - يعني الشيعة - ليطيب مولدهم Emirel-Muminin Ali (aleyhisselam) Şialara humusu helal etmiştir ki, dünyaya getirdikleri evlatlar pak olsunlar. [1]
-Haris bin Muğeyre şöyle demektedir:
عن أبي عبد الله عليه السلام قال: " قلت له: إن لنا أموالا من غلات وتجارات ونحو ذلك، وقد علمت أن لك فيها حقا، قال: فلم أحللنا ذلك لشيعتنا إلا لتطيب ولادتهمİmam Sadik’a (aleyhisselam) şöyle dedim: "Elimizde taneli bitkilerden, alış verişten ve bu gibi şeylerden elde etdiğimiz mallar var. Biliyorum ki, senin hakkın onların içindedir."
İmam (aleyhisselam) buyurdu ki: "Biz bu şeyleri şialarimiza yalnız ona görə helal ettik ki, evlatlarını pak halde dünyaya getirsinler
."[2]
-İmam Ali (aleyhisselam) buyurmuştur:
هلك الناس في بطونهم وفروجهم، لأنهم لم يؤدوا إلينا حقنا، ألا [و] إن شيعتنا من ذلك وأبناءهم في حل"İnsanların helaketi karınlarında ve ayıp yerlerindedir. Çünkü onlar bizim hakkımızı vermiyorlar. Ama şialarimiz ve onların evlatları bu meselede helallıktadırlar."[3]
-İmam Cafer Sadik (aleyhisselam) buyurmuştur:
قال: إن أشد ما فيه الناس يوم القيامة أن يقوم صاحب الخمس، فيقول: يا رب خمسي، وقد طيبنا ذلك لشيعتنا لتطيب ولادتهمKiyamet gününde insanlar arasında olan en şiddetli şey humus sahibinin ayağa kalkıp böyle deməsi olacak: "Ey benim Rabbim! (Hani) beənim humusum?!" (Daha sonra Hazret (aleyhisselam) buyurdu "Ama biz bu meseleni şialarimiz için temiz (helal) ettik ki, dünyaya pak evlat getirsinler." [4]
Yukarıda yazılan ilk hadis İmam Mehdi aleyhisselam’ın gaybet dönemini kapsayan bir hadis olup iddia bu yönde ki bu hadise göre humus mübahtır. Aksi bir delile ihtiyaç yoktur ,ancak diğer hadislere de göz attığımızda söylenecek pek söz kalmıyor ve demek gerekir ki humus her imam döneminde mübahtı… Yani ilk hadise göre fetva ya da hüküm verenler demelidir ki humus her dönem mübahtır. Yanı bu söylemlerden birini seçmelidirler:
1.Genel olarak humus hiçbir zaman vacip olmadı,
2. Humus büyük qaybet devrine kadar vacip oldu, daha sonra İmam Mehid (aleyhisselam) tarafindan helal edilmiştir.
3. Humus her zaman vacip olmuş, şimdi de vaciptir.
Eğer ki 1. Yolu cevap olarak seçer isek yukarıda ki ilk hadise göre hüküm çıkaranların hükmünün bir anlamı olmaz. Ki bu şekilde iddia sahini sadece gaybet dönemi mübah olduğunu kendileri beyn etmişlerdir. Eğer 2. Maddeyi kabul edersek ilk hadise göre haklı bir savunmanız olsada diğer imam aleyhisselam döneminde de mübah hadisleri bu iddiayı geçersiz kılmaktadır. Geriye ise 3. Madde kalıyor ki bunu da ilk hadisi kabul eden ve bu hadise göre hükmü veren bu maddeyi kabul edemez.
Uzun lafın kısası humus mübahtır diyen her kim var ise yukarıda ki hadislere esasen demelidir ki humus her dönem mübahtır. Ama göz yumduğu ve bu hadislerin yanına koymak istemediği diğer hadisler ile birlikte okuyacak ve kurana sunacak olursa belki görüşler ve fikirler değişebilir…
Hep dediğimiz şey bu ki 1 hadisle din anlatan ve hüküm verenler çoğaldı…
Peki humus diğer imam aleyhisselam dönemlerinde vacip miydi? Yoksa mübah mıydı?
Bu konuda da diğer hadislere ve kurana başvurarak yazmaya çalışalım;
Bu hadisler Kuran ayetinin ve humusun her zaman vacip olmasını beyan eden hadislerin içeriği ile zıtlık teşkil etmektedir. Şiadi ayeti ve hadisleri nakledecek olursak:
Allah-teala buyurur:
وَاعْلَمُواْ أَنَّمَا غَنِمْتُم مِّن شَيْءٍ فَأَنَّ لِلّهِ خُمُسَهُ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينِ وَابْنِ السَّبِيلِ "Bilin, (kafirlerle savaştan ve ya her hangi bir kazanç vasıtasıyla) eşya ve mallardan ne ganimet elde etseniz, onda, şüphesiz onun beşte biri Allahın, Onun Peygamberinin, Peygamberin akrabalarının-ailesinin-, yetimlerin, yoksulların ve yolda (İslam ve müslümanlar için lazım olan her bir dini ve dünyevi hedef yolunda) kalanlarındır."[5]
Abdullah bin Bukeyr İmam Sadık (aleyhisselam) şöyle buyurduğunu söylemektedir:
عبد الله بن بكير عن الصادق عليه السلام قال: إني لآخذ من أحدكم الدرهم وإني لمن أكثر أهل المدينة مالاً، ما أريد بذلك إلا أن تطهروا "Ben Medinenin en varlıklı adamı olduğum halde sizden para götürüyorum. Bunu yalnız sizin paklanmanız için yapıyorum." [6]
Muhammed bin Zeyd söylemektedir:
قدم قوم من خراسان على أبي الحسن الرضا عليه السلام، فسألوه أن يجعلهم في حل من الخمس، فقال: ما أمحل هذاتمحضونا بالمودة بألسنتكم، وتزوون عنا حقًّا جعله الله لنا وجعلنا له وهو الخمس!! لا نجعل، لا نجعل، لا نجعل لأحد منكم في حلHorasandan olan bir grup insan İmam Rızanın (aleyhisselam) yanına gelip, humusu onlara helal etmesini istediler. İmam (aleyhisselam) buyurdu ki: "Bu ne sözdür?! Dilde bizi sevdiğinizi söylüyorsunuz, ama hakkımızı vermek istemiyorsunuz? Onu (hakkımızı) Allah bizim için karar vermiştir, biz de onu Allah için karar vermişiz. O humustur. Onu sizlerden hiç kimsye helal etmiyoruz, etmiyoruz, etmiyoruz”[7]
Sumae şöye demiştir:
سألت أبا الحسن عليه السلام عن الخمس، فقال عليه السلام: في كل ما أفاد الناس من قليل أو كثير
İmamdan (aleyhisselam) humus hakkında sordum. Hazret (aleyhisselam) buyurdu:
"İster az olsun ister çok insanların fayda elde etdiği her şey(in humusu vaciptir)."[8]
İmamın (aleyhisselam) şialerindan biri ona yazmıştır:
Sana fada olayım. Fayda nedir onu bana öğret! Onun haddi ne kadardır? ... (onu bana öğret) ki, harama düşmeyeyim. İmam (aleyhisselam) buyurdu:
الفائدة ما يفيد إليك في تجارة من ربحها، وحرث بعد الغرام أو جائزة
Fayda ticarettən elde etdiğin kazançtır. Kişinin ziyan ve yahud mükafattan sonra topladığın mal da (faydadır).
İbn Əbi Nəsr deyir:
كتبت إلى أبي جعفر عليه السلام: الخمس أخرجه قبل المؤونة أو بعد المؤونة ؟ فكتب: بعد المؤونة
İmam Muhammed Baqira (aleyhisselam) yazdım:
"Humusu yillik harçtan-harcama- önce mi çıkartayım sonra mı?"
Hazret cevabında bana yazdı: "Yıllik harçtan-harcama- sonra."[
9]
Muhammed bin Hasan Aşeri şöyle demiştir:
Şiilerden bazilari İmam Muhammed Baqira (aleyhisselam) humusun nasıl çıkarılması hakkında yazdılar. Hazret kendi el yazısı ile şöyle yazdı:
الخمس بعد المؤنة
"Humus yillik harçtan-harcamadan- sonra (çıkarılmalıdır)." [10]
Bu bölüme yazılacak bu tür olan hadislerin sayı çoktur. Hadislerden görünüyor ki, humus hiç kimseye helal edilmemiştir. Yani Kuran ayeti (enfal 41) mutlak şekilde humusun vacip edildiğini buyurmaktadır. Onun her hangi bir topluma helal edilmesinden örnek vermiyor
Sünnete müracaat ettiğimizde ise yazdığımız gibi karşımıza iki grup hadis çıkmaktadır. Onlardan biri humusun şialara helal edildiğini, diğeri ise humusun mutlak şekilde vacip olmasını bildirmetedir.
Buraya kadar iki farklı açıdan olaya bakan grupların paylaşımlarını dile getidik…
Peki şimdi bizim vazifəmiz nedir? Hangi grup hadisleri esas almalıyız?
Bu sualımıza cavap bulmak için yine sünnete müracaat etmek yerinde olacaktır.. Ve bu yol bunu emretmektedir: Aziz Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve alih) buyurmuştur:
فما وافق كتاب الله فخذوه وما خالف كتاب الله فدعوه
"Allahın kitabı ile uygun geleni alın, uyğun gelmeyeni ise terk edin."[11]
Yani bu durumda ayet ile uygun olan hadisleri ön planda tutmak ve amel etmek yerinde davranış olacaktır.. İkinci olarak; Humusun vacip olmadığını kabul etmek, onun vacip olma sebepleri ile uygun gelmemektedir
Şöyle ki, hadislera baktığımızda görüyoruz ki, humusun vacip olma sebeplerinden birisi böyle buyrulmaktadır:
إنّ اللّه لمّا حرّم علينا الصدقة أنزل لنا الخمس ، فالصدقة علينا حرام ، والخمس لنا فريضة
"Allah-teala bizlere sadakani (zekatı) haram etti,humus hükmünü bizim için nazil etti. Yani bize sadaka (zekat) vermek haram, humus vermek ise vaciptir." [12]
Muteber kaynaklarda bu konuda nakledilen çok sayılı hadislere dikkat edildiğinde malum oluryor ki, humus haşim oğullarına (seyyidlere) zekat haram edildiği için vacip edilmiştir. Bu humusun vacip edilme sebeplerinden biridir. Lakin seyyidlere zəkatın haram olması ise şeriatimizde kati olarak sabit olmuş meselelerdendir. Yani en azı iki sebebe göre humusun vacip olmadığını beyan eden hadisleri müstakil şekilde kabul edemeyiz(Elbette hadisi huccet kabul etmek isteyene sözümüzde olamaz):
1. Bu hadisler Kuran ayeti ve çok sayıda nakl olunmuş muteber hadislerle zıddıyyet teşkil etmektedir.
2. Humusun mübah olduğunu demek, onun vacip olma sebebi ile zıttır. Yani bir biri ile zıt manada olan iki hadisten kurana uygum-n olanını seçmeliyiz. Buna göre de Kuran ve sünnete esasen büyük gaybet devrinde humusun vacip olması inkar edilmez bir meseledir. Lakin burada karşımıza bir soru çıkıyor ki, diğer hadisleri tamamıyla terk mi etmeliyiz? Peki bu hadisleri kabul etmek için bir yol var mı? Kısa da olsa bu meseleni araştıralım. Yukarıda iki grup hadis paylaştık. Malum olduğu gibi birinci grup hadisler humusun vacip olmamasını, ikinci grup hadisler ise humusun vacip olduğunu bildirmektedir. Lakin burada üçüncü bir grup da var. Bu grup hadisler Kuran ayeti ve ikinci grup hadislerle zıtlık teşkil eden birinci grup hadisleri izah etme selahiyyetine maliktir. Bu hadislerden birini okucuların dikkatine sunuyoruz.
Yunus bin Yakub şöyle demiştir:
جعلت فداك تقع في أيدينا الأموال والأرباح وتجارات نعلم أن حقك فيها ثابت وإنا عن ذلك مقصرون ، فقال أبو عبد الله عليه السلام ما أنصفناكم إن كلفناكم ذلك اليوم "
İmam Cafer Sadık’tan(aleyhisselam) sordum:
"Sana feda olayım! Bizim elimize kazançtan, alış-verişten ve diğer yerlerdən muhtalif mallar gelmektedir. Onların içinde sizin hakkınız (humus) olduğunu biliyoruz. Ancak biz bu işi görmekte (bun malların humusunu vermekten) aciziz."
İmam (aleyhisselam) buyurdu: "Bu gün (bu halda) sizi bu işe mükellef etsek, size insaflı davranmış olmayız."[
13]
Bu hadisə dikkat edersek, görmekteyiz ki İbn Yakub " kazançtan, alış-verişten ve diğer yerlerdən muhtalif mallar gelmektedir "-diye sormaktadır. Daha sonra ise " Onların içinde sizin hakkınız (humus) olduğunu biliyoruz " demektedir. Bu iki ifadeden şöyle bir anlam çıkıyor ki, soruyu soran başkasından alınmış humusu verilmemiş mal hakkında sormaktadır. İmamın (aleyhisselam) sözünden ise böyle bir anlam çıkar ki, şialarin eline humusu verilmemiş bir mal yetişirse onun humusunu vermeleri vacip değildir. Diğer hadislerin de manası da bu şekildedir. Yani hadislerde "bizim şialara humus helaldı" kelimesi söylendiğinde, başla şahışlardan alınmış humusu çıkartılmamış mallar nazarda tutulmuş olabilir. Buna göre de fakihler şöyle demkteler: Eğer on iki imam şiesi olan bir müslüman humusu verilmemiş bir malı satın alırsa, onun humusu satıcının üstünedir ve alıcının üzerine düşmez.
[1] Şeyx Səduq "İləl əl-şərae" səh. 377; Hürr Amuli "Vesail əl-Şiə" cild 6, səh. 383, bab 4, əbvabu ənfal ve ma yəxtəssu bil-imam hadis 15
[2] Hürr Amuli "Vesail əl-Şiə" cild 6, səh. 381, bab 4, əbvabu ənfal ve ma yəxtəssu bil-imam, hadis 9
[3] Hürr Amuli "Vesail əl-Şiə" cild 6, səh. 379, bab 4, əbvabu ənfal ve ma yəxtəssu bil-imam, hadis 1
[4] Hürr Amuli "Vesail əl-Şiə" cild 6, səh. 380, bab 4, əbvabu ənfal ve ma yəxtəssu bil-imam, hadis 5
[5] Ənfal 41
[6] Şeyx Səduq "Mən la yəhzuruhu əl-fəqih" cild 2, səh. 27; Hürr Amuli "Vesail əl-Şiə" cild 6, səh. 337
[7] Əllamə Kuleyni "Əl-kafi" cild 1, səh. 548; Şeyx Tusi "Əl-istibsar" cild 2. səh.60, "Təhzib" cild 4, səh.140
[8] Əllamə Kuleyni "Əl-kafi" cild 1, səh. 545; Hürr Amuli "Vesail əl-Şiə" cild 6, səh. 348
[9] Əllamə Kuleyni "Əl-kafi" cild 1, səh. 545
[10] "Təhzib" cild 4, səh. 123; Hürr Amuli "Vesail əl-Şiə" cild 6, səh. 348
[11] Əllamə Kuleyni "Əl-kafi" cild 1. səh.69
[12] Hürr Amuli "Vesail əl-Şiə" cild 9, səh. 483, bab 1, əbvabu ma yəcibu fihi əl-xums, hadis 2
[13] Hürr Amuli "Vesail əl-Şiə" bab 4, əbvabu ənfal, hadis 6 s
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 01-12-2017, 06:33
ensarullah ensarullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2015
Mesajlar: 73
ensarullah is an unknown quantity at this point
Standart

"Yakubun oğlu isaktan İmam Mehdi aleyhisselam'ın (NAİBİ) ona yetişen ve İmam Mehdi (aleyhisselam)'ın kendi yazısı ve imzasıyla mektubunda buyururlar ki: Ancak senin sorduğun soruyla beni inkar edenler. Ta ki sonra söyle buyurdularki: "Bizim mallarımızı (Humus) eline geçirip kim onu helal kılarsa yemesinde sanki karnında ateş yemiştir. Ancak bizim şialarımıza serbest ve helal kılınmıştır. Taki emirimiz aleyhisselam Zuhur edene kadar ki şialarımızın dogumları temiz olsun. Habis ve kirli olmasın diye."
Kaynak: Vesail şia, cilt.9, sayfa.550
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 07:27


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.