aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | PEYGAMBERLER TARİHİ | PEYGAMBERLER TARİHİ

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #31  
Alt 11-08-2014, 07:26
azeri14 azeri14 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2014
Mesajlar: 164
azeri14 is an unknown quantity at this point
Standart

2. Sünni kaynaklı hadisler: ibni Hişam, Ebu Yala, ibni Asakir gibi sünni hadis ve tarih alimleri Hz. Ebu Talib’in söylediği şiirleri ve Kureyş müşrikleri ile yaptığı kouşmaları sahih senedlerle rivayet etmiştirler ki, bu şiir ve konuşmalarda Ebu Talib açıkca Efendimiz s.a.a’in nübüvvetini beyan etmekte, onun yalancı olmayıp doğru söylediğini bildirmektedir. inşaAllah şimdi bunları sizlerle paylaşacağız.

ibni Hişam’ın “Siretun Nebeviyye” adlı kitabında şu ifadeler var:

فلما خشي أبو طالب دهماء العرب أن يركبوه مع قومه ، قال قصيدته التي تعوذ فيها بحرم مكة وبمكانه منها ، وتودد فيها أشراف قومه ، وهو على ذلك يخبرهم وغيرهم في ذلك من شعره أنه غير مسلم رسول الله صلى الله عليه وسلم ، ولا تاركه لشيء أبدا حتى يهلك دونه ، فقال
Ebu Talib, Arap cemaatının kendi kavmi ile birlikte kendisine baskı yapmalarından ve zarar vermelerinden korkunca, Mekke Harem’ine ve bu Harem’in Araplar nezdindeki itibarına sığındığını ve içindeki cümleleriyle kavminin eşrafının sevgilerini celbetmeye çalıştığı şu kasidesini okudu Bu kasidesinde Araplara, Rasulullah’ı kimseye teslim etmeyeceğini ölünceye kadar onu yardımsız bırakmayacağını ifade ederek şöyle dedi:

لقد علموا أن ابننا لا مكذب * لدينا ولا يعنى بقول الأباطل
biliyorlar ki, bizim oğlumuz yalancı değildir / Bizim katımızda bâtıl sözlere de itibar edilmez.

bu kasideyi rivayet ettikten sonra ibni Hişam diyor ki:

قال ابن هشام : هذا ما صح لي من هذه القصيدة
İbn Hişam dedi ki; Bu kasidenin bu kadarı, bana sahih yollarla ulaşmıştır.

ibni Hişam, “Siretun Nebeviyye”, 1/296-304

bu kasideyi bir diğer ehli sünnet alimi olan meşhur tefsir, hadis ve tarih alimi ibni Kesir de “el-Bidaye ven Nihaye” adlı tarih kitabında ibni Hişam’dan naklen rivayet ettikten sonra diyor ki:

قلت: هذه قصيدة عظيمة بليغة جداً لا يستطيع يقولها إلا من نسبت إليه
Ben (ibni Kesir) de derim ki: Bu, gerçekten beliğ ve şahaser bir kasidedir. Bunu ancak Ebu Talib gibi bir şahsiyet söyleyebilir.

ibni Kesir, “el-Bidaye ven Nihaye”, 3/74

yine ibni Hişam bundan başka Hz. Ebu Talib’in bir şiirini daha rivayet etmiştir ki, bu şiirinde açıkca Efendimizin s.a.a Hz. Musa gibi bir peygamber olduğunu bildirmektedir.

ibni Hişam’ın “Siretun Nebeviyye” adlı kitabında şu ifadeler var:

قال ابن إسحاق : فلما اجتمعت على ذلك قريش ، وصنعوا فيه الذي صنعوا . قال أبو طالب
ibni İshak dedi ki: Kureyşliler müslümanlara karşı boykot uygulamak için toplanıp belge hazırladıklarında Ebu Talib bir şiir okudu ve dedi ki:

ألا أبلغا عني على ذات بيننا لؤيا وخصا من لؤي بني كعب
ألم تعلموا أنا وجدنا محمدا نبيا كموسى خط في أول الكتب
وأن عليه في العباد محبة ولا خير ممن خصه الله بالحب
Baka bizden duyurun / Lüeyy’e ve özellikle Lüeyy b. Kab’a
Bilmezmisiniz ki, bizler Muhammedi bulduk / önceki kitaplarda yazılı Musa gibi bir peygamber olarak.
Kullar ona muhabbet beslemekle yükümlüdür / Allahın sevdiği kimseye düşmanlıkta hayır yoktur.


ibni Hişam, “Siretun Nebeviyye”, 1/376

görüldüğü gibi ibni Hişam’ın aktardığı bu 2 şiir İslami/Şii kaynaklarda imam Sadık a.s ve ibni Abbas r.a’dan rivayet edilen ve Ebu Talib’in müslüman olduğuna dair kendileri ile delil getirilen şiirlerdir. Bunların dışında Ebu Talib’in müşriklerle konuşması da vardır ki, bu konuşmasına o açıkca Efendimizi s.a.a’i doğrulamaktadır.

nasibi muhaddis el-Elbani’nin “Silsiletu ahadis es-Sahiha” adlı kitabında şu ifadeler var:

رواه ابن عساكر (11 / 363 / 1، 19 / 44 / 201) من طريق أبي يعلى وغيره كلاهما عن يونس بن بكير أنبأنا طلحة بن يحيى عن موسى بن طلحة حدثني عقيل بن أبي طالب قال: جاءت قريش إلى أبي طالب فقالوا : أرأيت أحمد ؟ يؤذينا في نادينا ، و في مسجدنا ، فانهه عن أذانا ، فقال : يا عقيل ، ائتني بمحمد ، فذهبت فأتيته به ، فقال : يا ابن أخي إن بني عمك زعموا أنك تؤذيهم في ناديهم ، و في مسجدهم ، فانته عن ذلك ، قال : فلحظ رسول الله صلى الله عليه وسلم ببصره ( و في رواية : فحلق رسول الله صلى الله عليه وسلم ببصره ) إلى السماء فقال : فذكره . قال : فقال أبو طالب : ما كذب ابن أخي . فارجعوا
ibni Asakir Ebu Yala ve başka tariklerden bunları hepsi Yunus b. Bükeyr’den, o Talha b. Yahya’dan, o Musa b. Talha’dan, o da Akil b. Ebu Talib’den şöyle rivayet eder: Kureyşliler, Ebu Talib´e gelerek: “Kardeşin oğlu Muhammed, meclisimize ve bize eziyet ediyor. Ona, bundan vazgeçmesini söyle. Artık bize ilişmesin.” dediler. Ebu Talib de: “Ey Akil! Koşarak git ve bana Muhammed’i getir.” dedi. Ben de koşarak gidip Muhammed’in evine gittim. Kendisini öğle sıcağında babamın yanına getirdim. Yanma geldiğimizde Rasulullah s.a.a’a şöyle dedi: “Amcam oğulları olan şu Kureyşliler, mecliserinde kendilerine eziyet verdiğini iddia ediyorlar. Onlara eziyet etmekten vazgeç.” Rasulullah s.a.a, gözlerini semaya dikip: “Şu güneşi görüyor musunuz ” diye sordu. Onlar da “evet”, deyince Rasulullah s.a.a şöyle buyurdu: “Vallahi benim için, gönderilmiş olduğum vazifeyi yerine getirmek, herhangi birinizin şu güneşten bir ateş parçasını koparmasından daha kolay değildir!” Ebu Talib de şöyle dedi: “Vallahi, kardeşim oğlu asla yalan söylemedi, haydi gidin.”

hadisi rivayet ettikten sonra el-Elbani diyor ki:

قلت : و هذا إسناد حسن رجاله كلهم رجال مسلم و في يونس به بكير و طلحة ابن يحيى كلام لا يضر
ben (el-Elbani) derim ki: “bu isnad hasendir, ricallerin hepsi Müslim’in ricalleridir”

el-Elbani, “Silsiletu ahadis es-Sahiha”, 1/194, hadis 94
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 12-20-2014, 02:39
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 385
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart

İmam Rıza (as) Buyurdu: Hz.Ebu Talip (as)'ın Yüzüğünün Kaşında Şu Sözler Yazılıidi. Allahın Rabliğine, Kardeşimin Oğlu Muhammedin Nebiliğine, Oğlum Ali'nin Vasiliğine Razı oldum.
Kaynak:
Mecasilul Müminin Süşteri. C.1
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 05-19-2015, 07:33
Ali İrfani Ali İrfani isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 268
Ali İrfani is an unknown quantity at this point
Standart

Hz Ali ( a.s ) buyurdu: Allaha and olsun ne babam ne dedem Ebutalib ne Hâşim ne de Abdümenâf asla puta tapmadılar. Sordular peki neye ibadet ederlerdi? Buyurdu ki ;Kâbeye doğru namaz kılarlar ve Hz. İbrahimin dinine bağlı idiler.
Kaynak:Kemal ud din Şeyh sadûk sf 174.
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 09-25-2016, 09:30
ensarullah ensarullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2015
Mesajlar: 73
ensarullah is an unknown quantity at this point
Standart Hz.Haticenin

Peygamberimizin Hz.Hatice ile evlilik hutbesini ve nikahlarını Hz.Ebutalib okuyor ve "HAMD OLSUN ALLAHA Kİ BİZE BU MECLİSİ NASİP ETTİ " diyor ve Sünni alimleri de bunu rivayet ediyor.
Sonra da " Ebû talibin haşa imansız" olduğunu söylüyor. Allah Lanet Etsin Bu İftirayı Atanlara

در كتاب نورالیقین نوشته شده است كه خطبه ی عقد پیامبر (صل الله علیه و آله ) و حضرت خدیجه(سلام الله علیها) را ، حضرت ابوطالب (علیه السلام ) خوانده است و خطبه ی عقد ، با این جمله شروع شد : الحمد لله الذی جعلنا .. ... .
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 12-24-2016, 02:19
azeri14 azeri14 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2014
Mesajlar: 164
azeri14 is an unknown quantity at this point
Standart Sünni Kaynak:

"Peygamberimiz Hz.Muhammed (sav) Babası, Annesi ve Ecadı Hepsi İman Ehlidir. "

Sahihi Buhari c, 4, sah 166:
Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 01-06-2017, 06:54
Ali İrfani Ali İrfani isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 268
Ali İrfani is an unknown quantity at this point
Standart Hz. Ebu Talib'in imanını ispatlayan deliller nelerdir?

Hz. Ebu Talib'in (aleyhisselam) imanını ispatlayan deliller nelerdir?

Hz. Ebu Talib'i (aleyhisselam) tarih sayfalarında incelerse, onun en güçlü imana sahip olduğunu itiraf eder ve anlar ki onun imanı hakkında kuşku uyandıran sözler ve hadisler temelsizdir ve Emevilerin tarafından Hz. Ali’ye düşmanlıkları icabı uydurulmuştur.
Gerçek şu ki Nehcü'l-Belağa'yı şerh eden ibn-i Ebil Hadid’in de dediği gibi:
"Eğer Ebu Talib ve onun değerli oğlu olmasaydı; kesinlikle İslam dini ve mektebi adına bir şey kalmayacaktı, İslamiyet yayılıp, baki olmayacaktı. Ebu Talib, Mekke'de Peygamber'in yardımına koştu, oğlu Ali ise Yesrib'de (Medine) kendisini ölüme atmak pahasına onun yolunu savundu."

Bir insanın düşünce ve inancının nasıl olduğunu değişik yollardan öğrenebiliriz, örneğin: 1- Ondan geriye kalan fikri ve edebi eserlerini inceleyerek. 2- Toplum içindeki davranış ve tutumlarına bakarak. 3- Dostları ve arkadaşlarının onun hakkındaki sözlerine bakarak.
Şimdi Hz. Ebu Talib Allah'a ve Resulüne iman getirmiş olduğu konusunu yukarıda işaret ettiğimiz üç yolla öğrenelim:
1- Edebi ve ilmi Eserleri
Ebu Talib'ten geriye birçok şiir ve edebi sözler kalmıştır, bunları incelediğimiz zaman nasıl bir imana sahip olduğu aşikâr olur. İçlerinden bir kaçını seçerek sizlere aktarıyoruz:
Taberî kendi rivayet zinciriyle şöyle anlatır: Kureyş liderleri Ebu Talib'in Hz. Peygamber'i (s.a.a) himaye ettiğini görünce, topluca yanına gidip onu savunmayı bırakmasını söylediler. Ebu Talib onlara cevap verdikten sonra şu şiiri okudu:
"Biz resulu, âlemlerin hükümdarının elçisini savunduk
Şimşek gibi parlayan kılıçlarla.
Evet savunuyorum, himaye ediyorum mutlak saltanat sahibi Allah'ın elçisini
Bu ona şefkat besleyen bir haminin himayesidir."
Diğer bir kasidede, kardeşi Hamza'yı Hz. Peygamber'e (s.a.a) tâbi olmaya ve ona itaat etme hususunda sabırlı olmaya teşvik eder:
"Ya'lâ'nın babası! Sabret, Ahmed'in dininde
Dinin mazharı ol, sabırla başarırsın."
Bir diğer kasidede şunları söylüyor:
" Peygamber Muhammed'e yardım edeceğim
Onun için savaşacağım; mızraklarla ve bütün adamlarımla."
Başka kasidede ise, Necaşî'yi Hz. Peygamber'e (s.a.a) yardım etmeye teşvik ediyor:
"Bil ki, ey Habeş kıralı, Muhammed,
Musa'nın ve Meryem oğlu Mesih'in veziridir.
Onların getirdiğinin benzeri olan bir hidayet getirdi
Hepsi Allah'ın emriyle hidayete erdirirler ve korunurlar. Siz bunu kitabınızda okuyorsunuz
Doğru sözdür, yalan değil. Öyleyse Allah'a eşler koşmayın ve Müslüman olun
Hakk'ın yolu karanlık değildir."
Diğer kasidelerinde ise Peygamber'e ve İslam'a olan inancını şöyle haykırıyor:
"Beni sevindirdin, mümin olduğunu söylediğin zaman
Allah için, Allah Resulünün yardımcısı ol."
"Bilmiyor musunuz ki, biz Muhammed'i bulduk
Bir nebi olarak, tıpkı Musa gibi, ilk kitaplarda yazılmış hâlde."
"Babamız Haşim böyle bir oğlu savunmak için hazırlık yapmadı mı?
Ve oğullarına onun uğruna savaşıp vuruşmayı vasiyet etmedi mi?"
"Ahmed'e diyorlar ki, sen bir adamsın ki
Dilin yalan söyler, seni amacına ulaştıracak araçların çok zayıf.
Haberiniz olsun ki Ahmed onlara hakkı getirmiştir
ve hiçbir zaman onlara yalan söylememiştir."
"Şeref sahibi ve anlayışlı herkes bilsin ki
Muhammed Musa ve İsa gibi bir peygamberdir
O ikisinin sahip olduğu semavi nura Muhammed de sahiptir
Bütün peygamberler insanları Allah'a davet edip, günahtan sakındırırlar.
Ey Kureyş’in önde gelenleri! Onun üzerinde bir hâkimiyet kuracağınızı mı sandınız?
Ne kadar boş ve uzak bir arzu sizinki, rüyadan başka bir şey değil
Şüphesiz o peygamberdir ve vahiy ona Allah tarafından gelmektedir."[1]
"Kureyş! Bilmiyor musunuz bizler Muhammedi
Musa gibi bir peygamber olarak bulduk ve onun adı,
özellikleri semavi kitaplarda bulunmaktadır
ve Allah'ın kulları ona karşı bir sevgi beslemektedir,
öyleyse Allah'ın sevgisini kalplere yerleştirdiğine zulüm yapılmamalı."[2]
"Ey kardeşimin oğlu! Ebu Talib toprağın altına girmedikçe
ve kabir toprağı üzerine dökülmedikçe;
asla düşmanlar sana bir zarar veremeyeceklerdir.
Sana emredileni açıkla, kimseden korkma,
müjdele ve gözleri aydınlat. "[3]
Ölüm döşeğindeyken, vasiyetini bir kaside hâlinde dile getirir:
"İyi görünümlü Peygamber'e yardım etmeyi tavsiye ediyorum
Oğlum Ali'ye ve kavmin yaşlısı Abbas'a.
Koruyucu aslan Hamza'ya ve
Cafer'e onu insanlara karşı himaye etsinler.
Anam ve doğurdukları size feda olsun
Ahmed'i insanlara karşı savunurken siperler gibi olun."
Ebu Talib'in bu şiirleri onun nasıl bir imana sahip olduğunun açık delilidir ve asla inkâr edilemez. Buna benzer beyitler, onun meşhur kasideleri içinde yer almaktadır. Ayrıca, vasiyetleri ve hutbelerinde de aynı yönde sözleri vardır.
2- Davranışı ve Tavrı
Hz. Ebu Talib, ömrü boyunca bir defa dahi olsun, kardeşi oğlunun (s.a.a) üzülüp, acı çekip, rahatsız edilmesini istememiştir. Birçok zorluk ve sıkıntıya rağmen onu kendisiyle birlikte Şam'a götürmüştür.
Kardeşinin oğluna o kadar inanmıştı ki; Allah’a yakarmak için onu yanına aldı ve yüce Allah'ı ona and vererek yağmur talebinde bulundu.
O, Allah'ı Resulü'nü (s.a.a) savunmaktan bir an dahi geri durmadı, elinden geldiği ve gücünün yettiği her şeyle Peygamber'i (s.a.a) düşmanlara karşı savundu, tüm varlığını Müslümanlar için harcadı. Mekke döneminde Müslümanlara ambargo konulduğu zaman, Ebu Talib Mekke'nin başkanlığını bir kenara bırakarak dağlarda ve çöllerde Müslümanlar ile birlikte sıkıntılara katlandı. Öyle ki bu üç yıllık (Şe'bi Ebu Talib'teki) sıkıntılar onun hastalanmasına neden oldu ve ambargonun kaldırılmasından birkaç gün sonra da vefat etti.
Ebu Talib, Resulullah'a (s.a.a) öylesine iman getirmişti ki, bütün evlatlarının ölmesine razıydı, yeter ki Hz. Peygamber (s.a.a) yaşasın.
Yüce Allah tarafından Peygamber'e (s.a.a) ayet indi , "…Ve yakın akrabalarını uyar…" diye emir geldi, Allah Resulü (s.a.a) bütün akrabalarını etrafına topladı, kendisinin peygamber olduğunu açıkladı, İslam dinini onlara tanıttı, bu esnada Ebu Talib Resulullah'a (s.a.a) şöyle dedi: "Sevgili kardeşimin oğlu! Kıyam et. Sen üstün makam sahibisin, senin hizbin en kutlu hizbdir. Sen büyük bir insanın oğlusun. Ne zaman ki diller seni incitmeye başladı, keskin dillerde seni korumak için konuşacaktır. Onların kılıçlarını parçalayacaktır. Allah'a yeminler olsun ki, Araplar, çocuğun annesinin önünde saygıyla durması gibi senin de karşında öyle duracaktır."[4]
3- Dostlarının Onun Hakkındaki Sözleri
A: Hz. Ali (a.s) Peygamber'e (s.a.a) Hz. Ebu Talib'in vefat ettiği haberini verdiğinde, Hz. Resulullah (s.a.a) çok ağladı sonrasında Hz. Ali'ye (a.s) gusul verip, kefenlemesini ve defnetmesini emretti. Allah'tan da Ebu Talib için mağfiret diledi.[5] Bu Ebu Talib'in Müslüman olduğuna önemli bir delildir, zira gusül, kefen ve defin Müslüman olanlara farzdır, kâfir olan kimseler için böyle bir şey bulunmamaktadır.[6] Ayrıca hiçbir Müslüman kâfir için Allah'tan mağfiret dileme hakkına sahip değildir.[7]
B: İmam Muhammed Bakır (a.s) şöyle buyurmaktadır: "Ebu Talib'in imanı halkın çoğunun kimsenin imanından daha üstündür ve Hz. Ali (a.s) onun adına hac yapılmasını emrederdi."[8]
C: İmam Sadık (a.s) buyuruyor: "Ebu Talib, Ashab-ı Kehf gibi gönülde imanı olan bir kimse idi..."[9]
Bu rivayetten, Hz. Ebu Talib'in İslamiyet'e daha faydalı olmak ve Resulullah'ın canını korumak için hayatının bir döneminde imanını gizlediği anlaşılmaktadır. İmanını bu şekilde gizlemesi, imanının az olduğu anlamına gelmez bilakis iman derecesinin yüksekliğini gösterir ve Allah tarafından fazladan mükâfata layık olur.
D: İmamiye ve Zeydiye âlimleri Ehlibeyt imamlarının (a.s) buyurduklarına inanarak; Hz. Ebu Talib'in İslamiyet'in en önde gelen şahsiyetlerinden biri olduğunu ve vefat ettiği zaman da kalbinin iman ve ihlâs ile dolu olduğunu kabul etmektedir. Onun İslamiyet'i kabul ettiği ve Müslüman olarak can verdiğini ispatlayan birçok kıymetli eser kaleme alınmıştır.[10]
E: Ehlisünnet'in önde gelen büyük âlimlerinden bir kısmı, örneğin; Allame Berzenci, İbrahim Hanbelî, ibn-i Cevzi vb. Şia âlimlerinin ise hepsi, örneğin; Eminul İslam Tebersi, Muhammed Bakır Meclisi, Allame Şeyh Ebu Cafer, ibn-i Fettal Nişaburi, Seyid Abdullah Şubber, Muhakkik Ravendi, Şeyh Saduk, Allame Keraceki, Seyit ibn-i Tavus, Seyit Murtaza vb. EbuTalib'in Müslüman olduğuna inanmış ve imanına şehadet etmişlerdir.[11]
Merhum Tabersi Mecma'ul-Beyan adlı eserinde şöyle diyor: "Ehlibeyt İmamları Ebu Talib'in iman ettiği hususunda icma etmişlerdir. Ehlibeyt İmamlarının icması da bağlayıcı kanıttır. Çünkü onlar, Hz. Peygamber'in (s.a.a) emriyle uyulması zorunlu olan iki ağırlık merkezinden (Kuran ve Ehlibeyt) birini oluşturmaktadırlar. Resulullah, bunlara uyulduğu sürece, sapıklığa düşülmeyeceğini vurgulamıştır."
Ama sorunun başında getirilen hadis ve sonrasında beyan edilen iki ayet ile çelişmesine gelince; bu hadisi sened yönünden kabul etmediğimiz için sorun giderilmiş olur. Yukarıda genişçe açıkladığımızı gibi Hz. EbuTalib'in imanını ispatlamak için birçok sahih hadis ve önemli delilimiz bulunmaktadır, bu rivayete ihtiyacımız yoktur.
Sened Yönünden Hadisin İncelemesi

1. Şia'nın, Kutub-u Erbe'a gibi muteber bildiği hiçbir hadis kitabı bu hadisi nakletmemiştir. Hadisi sadece İman-ı Ebu Talib adlı kitap nakletmiştir.[12]
2. Hadisi rivayet eden Ebu Ali Muzeh hakkında hiçbir teracum ve rical kitaplarında bilgi bulunmamaktadır. Âlimler bu raviyi tanımamaktadırlar.
3. O, yedi vasıta ile Emirel Muminin'e (a.s) ulaşmaktadır, dolayısıyla direk olarak İmam Seccad'dan (a.s) rivayet nakletmesi mümkün değildir.
Sonuçta; diğer bazı şeylerde şek ve şüphe edebilir ama Ebu Talib'in imanında asla şüphe edilemez. O Resulullah'ın bi'setinin ilk günlerinden başlayarak son nefesine kadar İslamiyet'i savunmuş ve Peygamber'i düşmanlarına karşı korumuştur ve onun imanı kesinlikle akrabalık yahut kabilelik taassubundan kaynaklanmıyordu. Büyük bir marifet ile Peygamber'e (s.a.a) iman getirmişti.
Bunun en açık örneği Şe'bi Ebu Talib olayıdır. Peygamber'in (s.a.a) İslamiyet'i yaymaya başlamasıyla müşrikler Müslümanlara karşı siyasi, ekonomik ve sosyal ambargo koymaya başladılar. Sürekli tehdit ve işkencelerde bulunuyorlardı. Bu durum karşısında Ebu Talib Kureyşle olan ilişkisini kesti, Müslümanları Mekke dağlarındaki bir dereye yerleştirdi, üç yıl boyunca onları savunup yardımcı oldu.
Fedakârlığı o hadde idi ki; Müslümanların bulunduğu yerin etrafına, müşriklerin saldırısını önlemek için kuleler inşa etti ve geceleri Peygamber'i (s.a.a) yatağından kaldırıp başka bir yerde istirahatını sağlıyordu, Peygamber'in (s.a.a) yatağına ise oğlu Hz. Ali'yi (a.s) yatırtıyordu.[13]
Bize göre; kim taassubu bir kenara bırakıp, olaya tarafsızca yaklaşır, Hz. Ebu Talib'i tarih sayfalarında incelerse, Nehcü'l-Belağa'yı şerh eden ibn-i Ebil Hadid ile aynı kanıya varacaktır, o bir şiirinde şöyle diyor:
"Eğer Ebu Talib ve onun değerli oğlu olmasaydı;
Kesinlikle İslam dini ve mektebi adına bir şey kalmayacaktı.
Ebu Talib Mekke'de Peygamber'in yardımına koştu,
Oğlu ise Yesrib'de kendisini ölüme atma pahasına onun yolunu savundu."[14]

[1] Cafer Subhani, Ferazhayi Ez Tarihi Peyamberi İslam, s: 163,Neşri Meş'er, 1378. Divan-ı Ebu Talib, s: 32. Sire-i ibni hişam, c: 1,s: 373.
[2] Cafer Subhani, Ferazhayi Ez Tarihi Peyamberi İslam, s: 163,Neşri Meş'er, 1378.
[3] Cafer Subhani, Ferazhayi Ez Tarihi Peyamberi İslam, s: 163,Neşri Meş'er, 1378.Tarihi ibni Kesir, c: 2,s: 42. Tefsiri numune, c: 5,s: 195.
[4] Cafer Subhani, Ferazhayi Ez Tarihi Peyamberi İslam, s: 163. Seyit b. Tavus, et-Taraif, s: 85.
[5] Cafer Subhani, Ferazhayi Ez Tarihi Peyamberi İslam, s: 163. Seyit b. Tavus, et-Taraif, s: 85.
[6] Muhammed Cemaluddin Mekki, el-Lume ed-Dimeşkiye, s: 20,Muessese-i Darul Fikr, 1374. İmam Humeyni, Tehrirul Vesile, c: 1,s: 65,Darul İlm,1374. Tevzihul Mesaili 13 Meraci, c: 1,s: 313,Mesele: 542,Defteri Tebligatı İslami, 1383.
[7] Tevbe: 113.
[8] İbni EbilHadid, Şerhi Nehcül Belağa, c: 14,s: 76.
[9] Cafer Subhani, Furuğu Ebediyet, c: 1,s: 77,Merkezi İntişaratı Defteri Tebligatı İslami, 1377,Usulu Kâfi s: 244'ten naklen.
[10] Hayrullah Merdani, Pertovi Ez Simai Tabnakı Ebu Talib, Neşri Rahı Kuran, 1384.
[11] Muhammed Huseyn Tabatabi, Elmizan Tefsiri, c: 2,s: 308. Nasır Mekarim Şirazi, Tefsiri Numune, c: 24,s: 35.
[12] Fehhar b. Me'd Musavi, İmanı Ebu Talib, Bir Cilt, İntişaratı Seyyiduş Şüheda, Kum, 1410.
[13] El-Gadir, c: 8,Tefsiri Numune, c: 5,s: 198.
[14] El-Gadir, c: 8,Tefsiri Numune, c: 5,s: 198.
Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 01-19-2017, 04:11
aliyen veliyullah aliyen veliyullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 385
aliyen veliyullah is an unknown quantity at this point
Standart Selam Olsun Aşkımızın Babası Ebu Talib (aleyhisselam)'a

Hz. Ebu Talib bin Abdulmuttalib’in “Müşrik Olmadığı Hususunda” Hz.Ali Hadi (a.s) ile Abbasi Halifesi Mütevekkil Arasında Geçen Bir Hadis ; Bu rivayet Ali bin Abdullah el Hüseyni tarafından nakledilmiştir.Ali bin Abdullah elhüseyni dedi ki : Hz. Ali Hadi (a.s) ve onu kafilesi ile mütevekkilin sarayına gittik. O zamanlar barış zamanıydı. Mütevekkil Hz. Ali Hadi (a.s) selam verdi.
Mütevekkil dedi ki : Selam ey peygamberin torunu imam Ali Hadi hazretleri sana bir soru sormak isterim.
Hz. Ali el Hadi (a.s) dedi ki : Sor
Mütevekkil dedi ki : Ahirette cennet ve cehennemden başka insanların gideceği bir yer var mıdır ?
Hz. Ali el Hadi (a.s) dedi ki :Sana hatırlatırım ki bu Allah ( c.c) ın bilgisi dahilindedir.
Mütevekkil dedi ki : Ey peygamberin torunu bazı sünni alimlerin nakletmiş oldukları hadislere göre, insanlar mahşerde hesap verdikleri zaman “Ebu Talib bin Abdulmuttalib” ayaklarında ateşten iki ayakkabı giymiş bir şekilde cennet ve cehennem arasında kalacaktır. Küfrü için cennete girmeyecektir Resullulah’ın kefaleti içinde cehenneme girmeyecektir. Cennet ve cehennem arasında bir yerde kalacaktır..
Hz. Ali el Hadi (a.s) dedi ki :Vay senin haline! Eğer Ebu Talib’in imanı bir terazi kefesine konsa diğer kefeye de bütün inananların imanı toplanıp konsa Ebu Talibin imanı daha fazla gelecektir.
Mütevekkil dediki : Neden o inan birisimiydi?
Hz. Ali el Hadi (a.s) dedi ki :Gel sana bilmediğin birşey anlatayım. Müslümanların duyduklarında inkar edemiyecekleri ve buna inanacakları bir hadis anlatayım sana . Bilki Resullullah ( s.a.a.v) veda haccını yaptıktan sonra Abtaha ya geldi. Akşam olunca beni Haşim kabristanını ziyaret etti . Babası , annesi ve amcası Ebu Talibin mezarlarını ziyaret etti.Onların kabirleri başında çok hüzünlendi. Allah (c.c) orada peygamberine vahiy indirdi. Ve dedi ki : “ Ey Muhammed! cennet bana şirk koşan müşriklere haramdır.” diye “Bu akşam Ey Muhammed! sana öyle bir şey verecem ki daha önce senden başka kimseye vermedim. Babanı , anneni ve amcanı mezarlarından çağır. Onlar diriltilmiş bir şekilde mezarlarından sana geleceklerdir. Ve onlara hiçbir azap vermedik.Onları imana çağır ve senin peygamberliğine inanmalarını sağla ve senin kardeşin Ali’nin velayetini kabul etmelerini sağla ve Ali soyundan gelecek imamlara kıyamet gününe kadar iman etsinler .Sana icabet edip imanlarını yenileyeceklerdir.Onları ben cennetin melekleri yapacam . Ey Muhammed! “ Sonra Resulullah , ceddim Hz.Ali ( A.S) yanına gider ve ona derki : Ya Ali! bugün Allah (c.c) bana öyle bir şey verdi ki ; benden önce hiçbir peygambere vermemiş . Bana Annem ,babam ve amcamı diriltme yetkisini verdi. Onları mezarlarından çağıracam.Onlarda dirilmiş bir şekilde kabirlerinden kalkıp yanıma geleceklerdir. Peygamber efendimiz ve Hz .Ali (a.s) ile beraber mezarlığa giderler. Resulullahın annesi, babası ve amcası Ebu Talibi çağırıp diriltirler. Onları, Allah’a , Resulüne , Hz.Ali’ye ve onun soyundan gelecek imamlara inanmaya ve Ali’nin velayetini kabul etmeye davet ettiler. Onlarda bu davete icabet ettiler.ve teker teker Allah’a , peygambere , Ali’ ye ve onun soyundan gelen imamlara iman ettiklerini söylediler.Resulullah dedi ki : Allah’a geri dönün ve geldiğiniz cennete geri gidin. Allah (c.c) sizi orada melek yaptı . Kabirlerinize geri dönün.
Hz. Ali (A.S) kendi yaşadığı dönemde babası ve annesi adına hep hacca giderdi. Ve hatta ondan sonra gelecek olan çocuklarına ve torunlarına da bunu vasiyet etmişti. Ve Hz.Ali Hadi (a.s) dedi ki : Bizde dedemiz Hz.Ali (A.S) nin bu vasiyetine uyduk.Bende onların adına hacca gittim.
Mütevekkil dedi ki : Ben Ebu Talib’in cennetle cehennem arasında ayağında ateşten iki ayakkabı ile kalacağını biliyordum. Senden bir şey istiyecem.Ey peygamberin torunu benim onunla rüyada konuşmamı sağlayabilir misin?
Hz. Ali el Hadi (a.s) dedi ki :Bu akşam Allah (c.c) sana onu rüyanda gösterecek ve sen rüyanda ona soracaksın.Oda sana cevabını verecektir.
Mütevekkil dedi ki : Bu akşam onu rüyamda görüp onunla konuşursam senin bana anlatmış olduğun şeylerin hepsine inanacam. Ve senin doğru söyleyip söylemediğin ortaya çıkacaktır.
Hz. Ali el Hadi (a.s) dedi ki : Benden sadece gerçeği duyarsın. Ben sana sadece gerçeği söyledim.
Mütevekkil dedi ki : Bu rüyayı bu gecemi görecem ?
Hz. Ali el Hadi (a.s) dedi ki : Evet bu gece göreceksin.
Ve mütevekkil akşam olduğu zaman kendi kendine dedi ki : Ben bu gece Ebu Talibi rüyamda görmek istemiyorum.Ve eğer bu rüyayı görmesem peygamberin torunu imam Ali Hadi’yi yalan söylediği ve gaipten (gelecekten ) haber verme bahanesiyle katlederim. Ne yapayım diye düşünmüş? Sonra aklına bir fikir gelmiş.Kendi kendine demiş ki bu rüyayı görmemek için içki içmekten ve sarayımda bulunan oğlan ve kadınlarla cinsi münasebet yapıp yıkanmadan kirli bir şekilde yatarsam bu halimle Ebu Talib’i , Allah bana rüyamda göstermez. Mütevekkil bunların hepsini yaptı ve cenabetli bir şekilde yattı.Ama ne yaptıysa fayda etmedi hak yerini bulacaktı. Ve Ebu Talibi rüyasında gördü.Rüyasında mütevekkil Ebu Talibe sordu: Ey Ebu Talib Allah’a ve Resulüne imanın nasıldı ?
Hz. Ebu Talib (a.s) dediki : Geçen gün torunum Hz.Ali Hadi sana anlatmadı mı?
Mütevekkil dediki : Ben senden duymak istiyorum. Bana anlatırmısın? Nasıl anlatmam eğer anlatmasam torunum imam Ali hadi (a.s) yi katledeceksin. Sonra hepsini ona anlattı. Hz.Ali Hadi(a.s) üç gün boyunca rüya ile ilgili mütevekkile bir şey sormadı.
Hz. Ali el Hadi (a.s) sonrasını şöyle anlatıyor. Üç gün sonra mütevekkil ile bu hadiseyi konuştuk ve bana mütevekkil dedi ki : Bana senin kanını dökmek helal oldu.
Hz. Ali el Hadi (a.s) dedi ki : Neden benim kanımı dökeceksin ? sebebi nedir ?
Mütevekkil dedi ki : Çünkü sen gaybı ( gelecek ) ilmini bildiğini söylüyorsun ve Allah‘a karşı yalan söylüyorsun geçen akşam için rüyamda Ebu Talibi göreceğimi ve ona imanı ile ilgili soru soracağımı söylememiş miydin.?
Ben ona imanı ile ilgili soru soracağımı , onunda bana anlatacağını söylememiş miydin ? Bu geçen üç gün içinde her gün yıkandım.Fakirlere sadaka dağıttım , namaz kıldım , salih amel işledim.Sırf bu rüyayı görmek için ama bu üç gün zarfında vaat ettiğin rüyayı görmedim.Onun için senin kanını dökmek bana helal oldu. Sonra imam Ali Hadi (a.s) mütevekkile onun üç gün zarfında işlemiş olduğu günahları teker teker anlattı.
Hz. Ali Hadi (a.s) dedi ki : Sübhanallah senin Allah (c.c) katında ödülün ne olacak ? vay haline mütevekkil sen sadece rüyanda Ebu Talib’i görmemek için kötü nefsine uyup oğlanlarla ve kadınların haram olanları ile cinsi münasebete girdin? Bedenini ve ruhunu kirlettin sırf beni öldürebilmen için bana iftira attın değil mi ? Bunların hepsini yapmana rağmen sana söz verdiğim gibi sana o rüyayı göstertim.ve Ebu Talib rüyana girdi. Sen sordun oda sana anlattı . Hatta sana benimle senin aranda geçen konuşmayıda anlattı.Ne bir harf eksik nede bir harf fazla değilmi? Mütevekkil duydukları karşısında dehşete kapıldı.Çünkü imam Hz. Ali Hadi (a.s) nin söylediği her şey doğruydu. Mütevekkilin yüzü sarardı ve başını yere eğdi.
Mütevekkil dedi ki : Biz hepimiz beni Haşime bağlıyız.Ama sizin yaptığınız şeyler ey Ebu Talibin çocukları gerçekten büyük bir sihirdir.Senin baban dedelerinde gene bir çok sihir yapıyordu.
Mütevekkil gene imam Ali Hadi (a.s) nin yaptığı kerametleri kabullenmeyip bunların sihir olduklarını iddia etmişti.Tıpkı dedesi ebu cehl’in Hz.Ali bin ebi Talibin kureyş müşriklerine iman etmeleri için gökteki ay’ı ikiye böldüğü gibi. O gece kureryş müşrikleri toplanıp Hz.Muhammed (s.a.v) yanına gelirler. O akşam ay on dördüncü gününde yani (bedir) dolunay halindeymiş.Kureyş müşrikleri dediler ki:Ey Muhammed! Bu ay senin rabbinmi dir? Peygamber efendimiz dedi ki : Hayır benim rabbim değildir. Kureyş müşrikleri dediler ki : Peki sen onun rabbimisin ? Oda dedi ki hayır. Kureyş müşrikleri dediler ki: Ya Muhammed peki bu ay senin emrine itaat edermi ? Peygamber efendimiz dedi ki : Evet Allah’ın izni ile Kureyş müşrikleri dediler ki: Ey Muhammed eğer gerçekten sen bir peygambersen bize bu ay’ı ikiye bölersin.Eğer ay’ı ikiye bölersen seni gönderen Allah’a ve senin peygamberliğine inanacaz. O anda Hz. Muhammed (s.a.a.v) sağ tarafında duran Hz.Ali ‘ye bakarak Ya Ali! bak Kureyşliler ne diyor. Hz.Ali’ de ayağa kalkıp sağ elini gökyüzüne doğru kaldırır ve işaret parmağıyla ay’ı ikiye böler.Ay’ın bir parçası mekkeye doğru gider bir parçasıda safa ve merve tepelerine doğru gider. Sonra Hz.Ali ay’a der ki ”bütün ol” eskiden olduğun gibi.Ve ay’ın bölünmüş iki parçası birleşir . Tekrar tam olur. Bu mucizeyi kendi gözleri ile gören Ebu cehil bunu bir mucizeyi kabul etmeyip orada : “üff bu açık bir sihirdir” demesi gibi. Mucizeyi kabullenmeyip sihir demesi onun küfrünü ve inkarcılığını ortaya koymaktadır. Bu hadise kur-anı kerimde Kuran-ı Kerimin 54. suresi olan Kamer suresinde geçmektedir. Kamer Suresi 1. ayetinde şöyle der : “ Saat (kıyamet saati) yakınlaştı ve Ay yarıldı. Kamer Suresi 2.ayetinde “ Onlar bir mûcize görseler, hemen yüz çevirirler ve: «Eskiden beri devâm ede gelen bir büyüdür(sihirdir) derler ” Yani sen ne yaparsan yap Ey peygamber kafirler ne seni nede yaptığın mucizeleri kabul edeceklerdir. Sonra Hz.Ali hadi (a.s) ordan kalkıp gider.
Hz.Ali (A.S) efendimizin babası Ebu Talib hakkında söyledikleri nakledilen bir rivayete göre günün birinde , cahil bir adam, Müminlerin Emiri Ali'nin (A.S) huzurunda, Ebu Talib hakkında çirkin bir ithamda bulununca, imam Ali (A.S), yüzünde öfke belirtileri görüldüğü bir halde şöyle buyurdu: Sus! Allah senin ağzını kırsın! Muhammed'i peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki, eğer babam (Ebu Talib) yeryüzündeki bütün günahkarlara şefaat etmek isterse, Allah kesinlikle onun şefaatini kabul eder.Başka bir yerde ise Hz.ALİ (A.S) şöyle buyurmuştur: "Allah'a andolsun ki Ebu Talib Abdumenaf b. Abdulmuttalib, mümin ve Müslüman idi, Kuryeş kâfirleri Haşimoğullan'na düşmanlık etmesinler diye imanını gizliyordu."Tıpkı asha-bı Kehfin imanlarını gizledği gibi imam Ali'nin (A.S) bu sözleri, sadece Ebu Talib'in güçlü imanını teyit etmekle kalmamakta, hatta onun bir peygamber gibi istediği kişiye şefaat edebileceğini ortaya koymaktadır.
İmam Cafer Sadik (a.s), Allah Resulü'nün (s.a.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmektedir: "Ashab-ı Kehf, (bir takim nedenlerden dolayı) imanını gizleyip, kâfir olduklarını izhar ettiler. Allah da onlara iki kat mükafât verdi. Ebu Talib de, (gene bazı nedenlerden dolayi) imanını ve Müslüman olduğunu gizleyip, şirki izhar etti. Allah da ona iki kat mükafât verdi. Ebu Talib hakkında ileri sürülen yakışıksız ithamların hiçbir temeli ve dayanağı yoktur ve ithamlar, Ehlibeyt ve Ebu Talib Oğulları ile savaş hâlinde olan Ümeyyeoğulları ve Abbasoğullan'ndan bir grubun tahrikleriyle siyasî amaçlarla ortaya atılmıştır
Hz. Ebu Talib’in imanı ve vasiyeti ; Ey Allah'ın üzerimdeki şahidi! Peygamber. Şahit ol ki ben, Ahmed Peygamber'in dini üzerindeyim. Her kim dinde sapsa da, (bilin ki) ben hidayet üzereyim.Ebu Talip, hayatının son günlerinde aşağıdaki sözleriyle Kureyş büyüklerine Allah Resulü'nü (s.a.a) tam olarak desteklemelerini tavsiye etmiştir. Dört kişiye iyilik peygamberine yardımcı olmalarını tavsiye ediyorum: Oğlum Ali'ye, kabilemizin büyüğü Abbas'a, her zaman Peygamber-'i savunan Allah'ın arslanı Hamza'ya ve oğlum Cafer'e. Peygamber'e yar ve yardımcı olun ve sizler anam ve çocuklarım size feda olsun sürekli Allah Resulü için düşmanlar karşısında kalkan olun.Başka bir hadiste imam Hz. Cafer sadık( a.s) tan rivayet edilmiştir.
Her vicdan sahibi imanlı hür Müslüman kardeşime şu soruyu sorarım? Bu vasiyeti veren ve imanını açık bir şekilde ifade eden, peygamber soyundan gelen , ben haşim büyüyü Hz.Ali ‘nin babası Hz.Ebu Talib (a.s) müşrik olur mu? Yazıklar olsun ona böyle ithamlarda bulunanlara! Beni bu yazıyı yazmaya iten şey .Bazı Sünni alimlerin .Hz. Ebu Talib hakkındaki yalan yanlış hadiselere inanarak Hz. Ali ‘nin Babası Ebu Talib’i kafir , müşrik olduğunu sanmaları ve kendi mezheplerinden olan Sünni kardeşlerimize yanlış bilgi vermeleridir. Bunu görsel ve yazılı medyada ve kendi yazmış oldukları kitaplarında dile getirmektedirler.Bu yanlış bilgi İmam Ali ve onun soyunu isteyerek veya istemiyerek karalamadır. Allah ( c.c) adına yalan söyleyen kadar zalim varmı dır? Bu yanlış bilgiyi yazan veya söyleyen insanların Allah ( c.c) rahmetini kazanmaları için derhal töbe edip Hz.Ebu Talib hakkında bir kez daha düşünmelerini tavsiye ediyorum. Onun hayatını imanını ve yapmış olduğu Salih amelleri doğru kaynaktan doğru kitaptan okumalarını tavsiye ederim. Eminim araştırma yaptıktan sonra ne kadar büyük bir yanılgı ve günah içerisinde olduklarını anlayacaklardır.Yoksa çok büyük bir günah işlemiş olacaklardır. Allah’ın rahmeti ve salat ve selamı Hz. Ebu Talib’e , Hz.Muhammed (s.a.a.v) ve onun pak tertemiz Eh-li Beyti olan Hz.Ali , Hz. Fatıma ‘ya , Hz. Hasan , Hz.Hüseyin’e ve Onlardan gelecek on imama ve onlara tabi olan insanlara selam olsun . Yüce Allah’ın bir kulu olarak ben Muhsin, yüce Allah’tan dilerim ki ; Yüce rahmetini benden esirgemesin. Beni ondan korkan takvalı ve güzel amel işleyen Salih kullarından eylesin ve kıyamet gününde beni Ehli beyti sevenlerle beraber haşr etsin. Hamd ancak alemlerin rabbi olan yüce ALLAH ’a ( c.c) mahsustur.
Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 04-24-2017, 03:17
Bedir Aslanı Bedir Aslanı isimli Üye şuanda  online konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 72
Bedir Aslanı is an unknown quantity at this point
Standart Sünni Kaynak:

Allah (azze celle) Cebrail (as) aracılığı ile peygambere buyurdu ki :
Senin dünyaya gelmene vesile olan babaya ve seni karnında taşıyan anaya ve seni kucağında büyütene cehennem ateşi haramdır.
Ona vesile olan baba Abdullah karnında taşıyan ana Âmine ve kucağında büyüten Ebutalib'tir.
( Sünni kaynakları : El Tazim vel minne ( Suyuti) sf 27 , El hucce ( İbni Muid) sf 8 Tefsiri Ebul fütuh c 4 sf 2100)
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 06-29-2017, 08:17
ALİ HAMZA ALİ HAMZA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 41
ALİ HAMZA is on a distinguished road
Standart

Birisi Hz Ali aleyhisselam'a babasının Mümin olmadığını ve azapta olduğunu söyledi. Gurban olduğum Hz Ali aleyhisselam o sözün sahibine şöyle buyurmuştur: Sus Allah agğzını kırsın. Muhammed sallallahu aleyhi ve âlihi hak üzere Peyganberliğe mebus edene and olsun ki,E ğer babam yer yüzündeki her günahkar için şefaat etse, Allah onun şefaatini onlar hakkında kabul eder.
Kaynak: İmam-ı Ebu Talib, Kitab-ul Hüccet, Sayfa, 61, 76
__________________
BEN ÖLÜMÜ SAADET, ZALİMLERLE YAŞAMAYI İSE ALÇAKLIK BİLİYORUM
HZ. HUSEYİN AS
Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 07-27-2017, 08:56
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.193
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Sünni Kaynaklar: Hz.EbuTalip(a.s)Mümin Oluşu Cehennemden Beri Olması Delili

Sünni Kaynaklar: Hz.EbuTalip(a.s)Mümin Oluşu Cehennemden Beri Olması Delili

Allah (azze celle) Cebrail (as) aracılığı ile peygambere buyurdu ki :
Senin dünyaya gelmene vesile olan babaya ve seni karnında taşıyan anaya ve seni kucağında büyütene cehennem ateşi haramdır.
Ona vesile olan baba Abdullah, karnında taşıyan ana Âmine ve kucağında büyüten Ebutalib'tir
.
Sünni Kaynaklar:
El Tazi m vel minne ( Suyuti) sf 27 , El hucce ( İbni Muid) sf 8 Tefsiri Ebul fütuh c 4 sf 2100
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #41  
Alt 12-03-2017, 09:07
Ali İrfani Ali İrfani isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 268
Ali İrfani is an unknown quantity at this point
Standart

Bir gün Hz. Peygamber’in (s.a.a) amcası Ebutalib, Hz. Peygamber’i (s.a.a), Hz. Ali (a.s) ve Hz. Hatice (s.a) ona iktida etmiş ve namaz kılarken gördü. Hz. Peygamber’e (s.a.a) şöyle dedi: ‘Ey kardeşimin oğlu? İnandığınız bu din ne dinidir?’
Hz. Peygamber (s.a.a) buyurdu: ‘Bu Allah’ın, meleklerinin, Allah resullerinin ve İbrahim’in (a.s) dinidir.’
Ebutalib Hz. Ali’ye (a.s) şöyle dedi: ‘Her zaman amcan oğlu Muhammed’in yanında ol. Onun vesilesiyle her beladan emniyette olursun.’ (El-Gadir. C. 7. S. 356.)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 07:35


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.