aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | DUYURULARINIZ | DUYURULARINIZ

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #16  
Alt 03-03-2015, 07:01
yaslıyam yaslıyam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 6
yaslıyam is an unknown quantity at this point
Standart

Yalnız koyup gitti Emirel-Müminin'i
Ah!Zehra'nın firakı yaktı yıktı Ali'yi
Zeynep "Annem" diye ağlar sarılmış babasına
Eli gezer sıcak anne eli heyhat boşlukta
Hasan Hüseyin sızlar mezar başında
Ram olur kalpleri Haydar'ın kollarında
Ali yalnızdır artık dertleşir kuyularla
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 03-23-2015, 08:08
KERRAR KERRAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 318
KERRAR is on a distinguished road
Standart

Hz Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem buyurdular:
“Ey Selman! Her kim kızım Fatime selamullahi aleyha’yı severse cennette benimledir, ona buğz eden ise ateştedir. Ey Selman! Hz Fatime selamullah aleyha’nın sevgi ve muhabbetinin yüz yerde faydası vardır. Bunların en kolayı ve en azı şunlardır:
- Ölüm anında
- Kabirde
- Amellerin ölçüldüğü anda
- Mahşerde
- Sırat köprüsünden geçerken
- İnsanların hesaba çekildiği anda
Kızım Fatime'nin selamullah aleyha razı olduğu herkesten bende razı olurum, benim razı olduğum herkesten Allah razı olur. Hz Fatime'nin selamullah aleyha gazap ettiği ve kırgın olduğu kimseye bende kırgın olur ve gazap ederim, benim gazap ettiğim kimseye ise Allah azap eder.
Ey Selman! Ona ve şialarına sitem edenlere vay olsun.”
Kaynak: Mi'ete Menkabe: s. 126, El Katra: c. 2, s. 428.
__________________
Ya Haydarı Kerrar Gayrı Ferrar Muhalife Kahhar Şiasına Gaffar...
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 02-21-2016, 07:30
Cabir bin Cufi Cabir bin Cufi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 116
Cabir bin Cufi is an unknown quantity at this point
Standart Babasının Annesi

Bir elmasın her kesitinde ayrı bir rengin ışıltısı parlar. İsmi tarihlere kazınmış bir kutlu kadının ruh portresinde de aynı pırıltılar görünür.

Böyle bir bakışla...

Hazret-i Fatıma’ya ait bir “Ruh portresi” çizmek için yola çıksak, belki de en öne çıkan renk, ona, bizzat Peygamber babasının yaptığı vasıflandırma olurdu: “Ümmü Ebiha - Türkçesiyle - Babasının annesi...”

Anne ki, Allah Rasulü için derin bir hasrettir.

Anneliği en küçük kızına libas olarak giydirir, onunla teselli bulur.

Demek bu küçük kızda bir annelik kumaşı var. Hatta Peygamber’e anne olacak bir kumaş var.

Hazret-i Fatıma ile ilgili olarak okuduğum metinlerde, Rasulullah (s.a.v) Efendimizin, o geldiğinde ayağa kalktığına, yer gösterdiğine, hatta elini öptüğüne dair bilgilere rastladım.

Ne kadar çarpıcı.

Gönlümün sevinci” diyor Sevgililer Sevgilisi O’nun için...

Benim nezdimde en aziz olan...” diyor...

Tahire” O’nun bir sıfatı... Pirü pak demek.

Zehra” bir başka sıfatı... Gönüllerde çiçekler açtıran bir sima...

Henüz 28 yaşında iken dünya ömrünü tamamlamış olduğunu okuduğumda şaşırdım. Yani “Babasının annesi” diye anılmak için o kadar genç... Ama belki de böylesine genç bir yaşta “Peygamber’in anneliği” sıfatıyla şereflenmek en çarpıcı olanı... Oysa içimde O’nun için çok daha ileri yaşlarda bir simanın olgunluğu yer etmiş.

Nasıl olmuş da böyle olmuş? Ya da nasıl olur da böyle olur insan?

Herhâlde Peygamber mutfağında pişe pişe...

Vahiyle, sevgiyle ve çileyle...

Üzerine deve işkembesi atılan bir “Peygamber Baba”yı göre göre... Onu teselli ede ede...

Panayırlarda “La ilâhe illallah deyin kurtulun” çağrıları ile dolaşan ve arkasından amcasının “Buna inanmayın, bu aklını kaçırdı.” diye taşlar savurduğu bir “Kutlu Baba”nın üzerindeki tozları minik elleriyle sile sile...

Acaba niçin “Anam” dedi Hazret-i Peygamber, kızı Fatıma’ya?

Sır, bu sorunun cevabında...

Ana’da ne bulunur?

Şefkat, sevgi elbet... Yürek genişliği.. Cefaya tahammül. Sabır elbet. Büyüklük... İnfak, vericilik elbet.

Fatıma’nın ruh portresinde bütün bunlar olmalı...

Bir kız evladı tarafından Peygamber’e bile bunları veriyor olmalısınız ki, siz O’nun tarafından “Babasının annesi” diye eşi bulunmaz bir ödüle layık kılınmalısınız.

Hazret-i Peygamber beka âlemine göçtüğünde o, “Üzerimize öyle bir acı çöktü ki, gündüzün üzerine çökse gece olurdu.” diyecek O.

Ve muazzez babasının ardından 75 gün sonra beka yolculuğuna çıkacak.

Bunlar, öyle ulvî alışverişler ki, anlamak bile bir lütfu gerektirir.

İçimdeki Hazret-i Fatıma portresine bakıyorum, Hazret-i Ali ile evliliği, onun bu “Ana” özelliğini gölgelemiyor. Aksine sanki “Ana”lığı büyümüş de, daha derin izler bırakmış gibidir tarihte...

Müslümanların evlenme törenlerinde “Ali-Fatıma izdivacı”, bir mutluluk simgesi olarak anılır. Evet, müstesna bir saadeti paylaşır bu iki Ehlibeyt sütunu... Ama bu evlilikten daha çok “ana”lara has bir “vekar” yansımıştır bizlere...

Belki bizler de “Fatıma annemiz” diyerek, Ehlibeyt’e sokulma ihtiyacı hissettiğimizdendir bu. Belki de daha çok, Hazret-i Fatıma’nın hiçbir şeyle gölgelenemez “vekar” ındandır.

Hazret-i Peygamber (s.a.v), evlilik hazırlıkları yapılırken çağırır kızını, dizinin dibine oturtur ve şöyle der:

− Nefsini pak eyle. Lisanınla Rabbini zikreyle.

Hazret-i Fatıma “Ne ile pak edeyim nefsimi?” diye sordu. “Su ile pak et.” dedi Allah Rasulü (s.a.) ve sonra devam etti:

− Sana erkeğin baktığı zaman ferahlansın. Gözlerini de sürmele. Zira sürme kadınların ziynetidir.

Ey Fatıma, ehlin sana baktığı zaman gözlerini yummayasın. Böyle yaparsan erkeğin sana muhabbeti fazla olur. Erkeğin başka yere baktığında da sen onun yüzüne bak. Zira böyle yaparsan bir aylık oruç sevabı yazılır.

Ey Fatıma, erkeğine iltifatta bulun. Böyle yap ki başkasına muhabbet duymasın.

Ey Fatıma, erkeğinin ayıbını başkasına açma. Allah-u Teala sana gazap eder. Sonra melekler, sonra peygamberler, sonra erkeğin sana gazap eder.

Bu, bir babanın gelin edeceği kızına yönelttiği “sevgi infakı” tavsiyesidir.

Fatıma da, Hazret-i Ali ile izdivacında hep bu infakın coşkusu içinde olmuştur.

Yoğun bir koşuşturmanın ardından eve gelip Fatıma’ya baktığımda bütün gam ve üzüntülerim kalbimden yok olup gidiyordu.” diyor Hazret-i Ali... İşte bu Hazret-i Fatıma.

Hazret-i Fatıma’nın ruh portresinde bir hadise daha var, “ana”lığın “cefa” rengini sergileyen...

Hazret-i Ali anlatıyor:

Fatıma evime o kadar su taşıdı ki, kırba bedeninde iz bıraktı; o kadar el değirmeniyle buğday öğüttü ki, elleri nasır bağladı; o kadar temizlik yaptı, evi süpürdü ki, elbiseleri bozardı, o kadar kazanın altında ateş yaktı ki, elbiseleri kararmaya başladı. Bu yüzden Fatıma’ya; “Peygamber’in huzuruna gidip durumunu beyan edecek olursan ev işlerinde sana yardımda bulunacak bir hizmetçi verir.” dedim.

Bunun üzerine Fatıma Resulullah’ın huzuruna gitti; Rasulullah’ın bir grup sahabeyle sohbet ettiğini görünce ihtiyacını izhar etmekten utanıp bir şey söylemeden geri döndü. Resulullah (s.a.v) Fatıma’nın bir ihtiyaçtan dolayı geldiğini anlamıştı. O günün sabahı evimize teşrif buyurdu, sonra sordu:

Fatıma’m, dün gece ne maksatla bizim eve geldin?” Fatıma ihtiyacını arz etmekten utandı. Bu sırada ben şöyle dedim: “Ya Resulallah! Fatıma o kadar su taşımış ki, kırbanın başı göğsünde iz bırakmış, o kadar el değirmeni çevirmiş ki, elleri nasır bağlamış... Ben bu durumu görünce ona; Eğer babanın yanına gidip bir hizmetçi istemiş olursan, seni bu durumdan kurtarır, dedim.”

Bunun üzerine, Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdular:

Fatıma’m, sana hizmetçiden daha hayırlı olan bir şeyi öğreteyim mi? Her gün otuz dört defa “Allah-u ekber”, otuz üç defa “el-Hamdu lillah” ve otuz üç defa da “Subhanallah ” zikrini söyle; bu zikir yüz defadan fazla değildir; fakat bunun amel defterinde bin sevabı vardır. Fatıma’cık, eğer bunu her gün sabahleyin söylersen, Allah dünya ve ahiret işlerinde sana kifayet eder.

Hazret-i Fatıma, buna karşılık üç defa: “Allah ve Resulü’nden razı oldum.” diyerek hoşnutluğunu bildirdi.

İşte Peygamber, işte “ana kıvamında” sevgili kerimeleri...

Hazret-i Fatıma’nın “ruh portresi” için son bir notu muhterem evladı Hazret-i Hasan’ın (r.a.) sözlerinden alalım:

Cuma gecesi annem Fatıma (a.s) mihrapta durup ibadete koyulmuştu, şafak atıncaya kadar hep rüku ve secde hâlindeydi; mümin erkek ve kadınların ismini zikrederek onlar için dualar edip, kendisi için Allah’tan bir şey istemediğini gördüm. Bunun üzerine anneme; “Ey anne! Neden diğerlerine dua ettiğin gibi kendin için de dua etmiyorsun?’ dedim. Buyurdular ki: “Evladım! Önce komşu, sonra insanın kendisi.”

Konu-komşuyu, evladı, ümmeti tek tek zikredip kendini unutmak ancak anaların hasletidir.

İnşallah bizler de katılmışızdır o Anne duasına...
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 02-22-2016, 07:28
SADIK ŞİA SADIK ŞİA isimli Üye şuanda  online konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 79
SADIK ŞİA is on a distinguished road
Standart

Peygamberimiz Hz.Muhammed (sas) buyurdu: Fatıma (s.a.) sevgisi, yüz tehlikeli yerde insanın yardımına koşar ve onların en az tehlikeli olanları ise; ölüm anında, kabirde, mahşerde, sıratta, hesap anında ve kitaplar dağıtılırkendir.
Makteli Harezmi (Sünni alimlerinden), c. 1, s. 60.
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 02-22-2016, 04:31
مالك اشتر مالك اشتر isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 33
مالك اشتر is an unknown quantity at this point
Standart Hz.Fatime (sa) Kabri Gibi Şehadet Olduğu Günde Meçhul Gibi

Hazreti Fatime selamullah aleyha, şehadeti ile ilgili rivayetler
1) Resullullah (s.a.a) şehadetinden 40 gün sonra (Rabius-Saninin 8-i)-(Biharul envar,c. 43, syf. 212-Cennetul asime, syf. 350-Ravzatul vaizin, syf.130)
2) 45 gün sonra (Rabius-Saninin 13-ü)-( Menaqib ibn Şehraşub,c. 3, syf. 406)
3) 60 gün sonra -(Biharul envar, c. 43, syf. 217)
4) 72 gün sonra -( Menaqib ibn Şehraşub,c. 3. syf. 406)
5) 75 gün sonra -(ƏXevaric vel ceraih,c.2,syf.526-Kafi,c.2,syf.474-Biharul envar,c. 22, syf. 545-Menaqib, c. 3, syf.4 06)
6) 90 gün sonra -(Biharul envar, c. 43, syf. 188-215)
7) 95 gün sonra (Cemadius-saninin 3-ü)-( Biharul envar, c. 43, syf. 170-196,-Beytul ehzan, syf. 261)
8) 100 gün sonra ( Cemadius-saninin 8-i)-(Mearif ibn Qatibe,syf.62)
9) 112 gün sonra (Cemadius-saninin 20-si)- (Biharul envar,c. 43, syf. 171-Delailul imamet, syf. 46-Menaqib,c.2,syf.112)
10) 4 ay sonra - ( Vefatus Siddiqetiz Zehra (s.a), syf. 115- Menaqib ibn Şehraşub, c. 3, syf. 4 06)
11) Recebin 21-i (Zadul mead, syf. 35)
12) Recebin 25-i ( Veqayiuş şuhur, syf. 126)
13) Ramazanın ayinin 3-ü (Biharul envar,c.43.syf.214-Nurul ebsar,syf.42-Menaqib Xarizmi,c.1,syf.83-)
14) 8 ay sonra -( Vefatus Siddiqetiz Zehra (s.a) ,syf .115)
Alıntı ile Cevapla
  #21  
Alt 02-23-2016, 06:23
ALEVİ-34 ALEVİ-34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 97
ALEVİ-34 is on a distinguished road
Standart

Fatime selamullah aleyha Ali aleyhisselama dedi ki: Ya Ebul Hesen (a.s) , benim senden bir isteğim var. Ali aleyhisselam dedi: Ey Peygamberin (s.a.a) kızı, hacetini iste ki, ben onu yerine getireyim. Fatime selamullah aleyha dedi ki: Seni and veriyorum (yemin) Allaha ve Muhammed Resulullahın (s.a.a) hakkına, ben öldükten sonra filan kişi ve filan kişi, benim cenazeme namaz kılmasınlar" (Mustedrekul vesail 2/290 hadis 12992)
__________________
ZİLLET BİZDEN UZAKTIR
VESSELAM...
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 03-12-2016, 06:34
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 385
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart Hz. Fatıma'nın (as) Şehadeti Hikaye Değil Gerçektir

Hz. Fatıma'nın (as) Şehadeti Hikaye Değil Gerçektir
Aşağıdaki Linkin Üstüne Tıklayınız
http://www.aliyyenveliyullah.com/for...ead.php?t=2477
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 03-13-2016, 05:41
SADIK ŞİA SADIK ŞİA isimli Üye şuanda  online konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 79
SADIK ŞİA is on a distinguished road
Standart Hz.Fatimenin (as) Evine Hucum Edip Evin İçine Girenler Kimlerdi.?

Sünni tarihçiləri Hanım Fatimenin (as) evine hücum ve baskın edib eve girip Zülüm edenlerin İsimlerinin aşağıdakı gimi kayd etmişler:
1) Ömer ibni Hattab
2) Halid ibni Valid
3) Sabit ibni Keys Şimas Bu şahs Halid ibni
Validle bbirlikte Yemame savaşında öldürülmüştür
4) Abdur-Rahman ibni Ovf

5) Ziyad ibni Lebid Ensari
6)Muhemmed ibni Mesleme
7) Zeyd ibni Sabit
8) Salmet ibni Salamet ibni Vaqş Ensari
9) Ebu-Said Salmet ibni Eslem Ensari
10) Useyd ibni Huzeyr
Sünni Kaynaklar:
Tarih-i Taberi, c.2, s.443 ve 444; Sakife-i Ebubekir-i Cevheri İbn-i Ebi-l Hadid’in Şerh-u Nehc-il Belağe’sinin nakline göre, c.1, s.130-134 ve c.2, s.819..
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 02-09-2017, 05:28
€C€-1990 €C€-1990 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 41
€C€-1990 is an unknown quantity at this point
Standart

Hakim, Müstedrek-üs Sahihayn'de kendi senediyle Hz. Ali'den (a.s) neklediyor ki: "Resulullah (s.a.a), Fatıma'ya şöyle buyurdu: "Gerçekten Allah senin gazabın (hoşnutsuzluğun) için gazap eder ve senin hoşnutluğun için de hoşnut olur. (Yani seni gazaplandırmak Allah'ın gazap etmesine sebep olur ve seni hoşnut etmek Allah'ın hoşnut olmasına sebep olur.)" (1)
Kaynaklar:
(1) - Müstedrek-üs Sahihayn, c.3, s.153. Üsd-ül Gabe, c.5, s.522. el-İsabe, c.8, s.159. Tehzib-üt Tehzib, c.12, s.441. Kenz-ül Ummâl, c.7, s.111; Kenz-ül Ummâl, c.6, s.219.
Emeginize sağlık ...ALLAH'IN laneti ehlibeyt a.s üzen ve zülmedenlere olsun....
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 02-12-2017, 07:44
Ya lesarat'il Huseyin Ya lesarat'il Huseyin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 83
Ya lesarat'il Huseyin is an unknown quantity at this point
Standart Hz.Fatimet-uz Zehranın (s.a) şehadeti Sünni (saqife) Kaynaklarından"

Hz.Fatimet-uz Zehranın (s.a) şehadeti Sünni (saqife) Kaynaklarından"
Zehebinin ustadı imam Cuveyni yazır ki, bir gün Peyqambər (s.a.a) oturmuşdu ki, Hasan ibn Ali (a.s) onun yanına geldi, öyle ki gözleri Hasana (a.s) ilişti, gözleri yaşardı. Sonra Hüseyn ibn Ali (a.s) içeri girdi, yeniden Peyqamber (s.a.a) ağlamağa başladı. O ikisinin arkasından Fatime ve Ali aleyhima es-selam içeri girdiler, Peyqamber (s.a.a) o ikisini de görünce göz yaşları akmaya başladı. Peyqamberden (s.a.a) Fatimeye ağlamağının sebebini sorduğunda, o hezret buyurdu:
وَ أَنِّي لَمَّا رَأَيْتُهَا ذَكَرْتُ مَا يُصْنَعُ بِهَا بَعْدِي كَأَنِّي بِهَا وَ قَدْ دَخَلَ الذُّلُّ في بَيْتَهَا وَ انْتُهِكَتْ حُرْمَتُهَا وَ غُصِبَتْ حَقَّهَا وَ مُنِعَتْ‏ إِرْثَهَا وَ كُسِرَ جَنْبُهَا [وَ كُسِرَتْ جَنْبَتُهَا] وَ أَسْقَطَتْ جَنِينَهَا وَ هِيَ تُنَادِي يَا مُحَمَّدَاهْ فَلَا تُجَابُ وَ تَسْتَغِيثُ فَلَا تُغَاثُ ... فَتَكُونُ أَوَّلَ مَنْ يَلْحَقُنِي مِنْ أَهْلِ بَيْتِي فَتَقْدَمُ عَلَيَّ مَحْزُونَةً مَكْرُوبَةً مَغْمُومَةً مَغْصُوبَةً مَقْتُولَة
فَأَقُولُ عِنْدَ ذَلِكَ اللَّهُمَّ الْعَنْ مَنْ ظَلَمَهَا وَ عَاقِبْ مَنْ غَصَبَهَا وَ ذَلِّلْ مَنْ أَذَلَّهَا وَ خَلِّدْ فِي نَارِكَ مَنْ ضَرَبَ جَنْبَهَا حَتَّى أَلْقَتْ وَلَدَهَا فَتَقُولُ الْمَلَائِكَةُ عِنْدَ ذَلِكَ آمِين‏

Fatimeyi (s.a) gördüyüm zaman benden sonra başına gelecek sahneleri hatırladım. Sanki görür gibiyim ki, zillet onun evine dahil olmuş, hürmeti çiğnenmiş, haqqı qasp olunmuş, öz irsinden yasaqlanmış, kaburkaları kırılmış,rahmindeki evladı düşük yapılarak şehid olmuş ve dayanmadan feryed edir Va Muhemmedah! Ancaq kimse ona cevab vermir. Yardım istiyor, kimse yardımına gelmiyor.
O, (Fatime) ailemden bana kavuşacaq ilk kimsedir ve hüzünlü, giriftar, kederli ve şehide olmuş halde yanıma gelecek ve ben orada diyorum: Allahım ona zülüm edenə la'net et, haqqını qasb edenin cezasını ver, onu ğar edeni ğar et, Böyrüne vurub evladını evladını şehid edeni cehennemde kocalt ve melekler de amin desinlər.
فرائد السمطين - ج2 ، ص 34 و 35��
Feraid-us Simteyn - c.2 , sah.34 ; 35
Kitabın Linki:
http://axgig.com/images/65562027268763333487.jpg
Zehebi ustadı Haremeynin imamı Cuveyninin bioqrafiyasında diyor:
وسمعت من الامام المحدث الاوحد الاكمل فخر الاسلام صدر الدين ابراهيم بن محمد بن المؤيد بن حمويه الخراساني الجوينى ... وكان شديد الاعتناء بالرواية وتحصيل الاجزاء حسن القراءة مليح الشكل مهيبا دينا صالحا...رحمه الله تعالى
Müheddislerin imamı, misilsiz, kamil, islamın fahri ve dinin sadri İbrahim ibn Muhemmed ibn Mueyyed ibn Hameviyye El-Horasani El-Cuveyniden rivayet işitdim (ders aldım)... ve o rivayetlere ve hadis kitablarına çok ehemiyyet vererdi, hoşsesli, hoşsimalı, heybetli, dindar, emelisaleh bir şahıs idi... Allahu Teala rahmet etsin.
تذکرة الحفاظ - ج 4 ص 1500 ش 24��
Tezkirat-ul Hufaz - c.4 , sah.1500 , ş.24
www.islamport.com/d/1/trj/1/123/2794.html‏
https://telegram.me/muhibbahlalbait
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 02-14-2017, 06:32
muntazar muntazar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 138
muntazar is an unknown quantity at this point
Standart

Şeyh Abbas Qumi (r.a) Muhemmed ibn Cerir Taberiden müteber senedle şöyle naql edir ki, İmam Sadiq (as) buyurdu: "Fatime (s.a) çarşamba akşamı Cemadiyus-sani ayının 3-de Şehid olmuştur. Şehadet olmasının sebebi ise budur ki, Ömer ibn Hattabın kölesi Qunfuz onun emrine esasen kılıncın kabzası ile ona öylebir darbe vurmuşdur ki, oğlu Muhsin anasının Rahminde ölmüşdür. Bu hadiseden sonra Fatime (s.ə) sağlığını kaybeşmiştir, ağır hastalığa tutulmuşdur. O, hastalık yatağında yatarken ona züüm edenlerin hiç birine onunla görüşmesine izin vermedi".
(Şeyh Abbas Qumi (r.a), "Beytul-Ehzan")
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 03-01-2017, 03:18
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.193
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Hz.Fatime as) Toprağa Verilmesi Ve Hz. Ali’nin (a.s) Sözleri

Hz.Fatime as) Toprağa Verilmesi Ve Hz. Ali’nin (a.s) Sözleri
Şia uleması, Peygamber kızının gece toprağa verildiği konusunda ittifak etmişlerdir.[1] Yakubi’nin yazdığına göre Hz. Fatıma (s.a) gece vakti defnedildi ve Salman, Ebu Zer ve bir görüşe göre Ammar Yasir’in dışında kimse defin sırasında hazır bulunmadı.[2] Şeyh Tusi’nin Emali adlı kitabında Müminlerin emiri Hz. Ali’den (a.s) naklettiği bir rivayete göre amcası Abbas b. Abdulmuttalib, Hz. Ali’ye (a.s) Hz. Fatıma (s.a) için görkemli bir defin merasimi yapılması için öneride bulunur, ancak Hz. Ali(a.s), Hz. Fatıma’nın (s.a) defin işlemlerinin gizli olmasına dair kendisine vasiyette bulunduğunu söyler.[3] (Ehli Sünnet ulemasından) İbn Sa’d da Hz. Fatıma’nın (s.a) gece defnedildiğine ve O'nu Hz. Ali’nin (a.s) defnettiğine dair bir rivayet nakletmektedir.[4] Belazuri de iki rivayette bunun aynısını yazmıştır.[5] Buhari ise şöyle yazmaktadır: “Eşi gece vakti O'nu defnetti ve Ebu Bekir’in O'nun cenazesinde hazır olmasına izin vermedi.”[6] Hicrî dördüncü yüzyılın başlarında vefat eden ve kitabını üçüncü yüzyılın ortalarında yazan, Şia’nın büyük ulema ve muhaddislerinden olan Kuleyni’nin kitabı, Şia’nın en eski senetlerini barındırmaktadır. Kuleyni ise bu konu hakkında şöyle yazmaktadır: “Fâtıma (s.a) vefat edince Emirülmüminin (Ali b. Ebu Tâlib aleyhi selâm) O'nu gizlice defnetti. Kabri tanınmasın diye izleri sildi. Sonra kalkıp Resûlullah'ın (s.a.a) kabrine döndü ve dedi ki:

“Benden sana selâm olsun ya Resûlullah! Ve şimdi seni ziyaret etmekte olan, toprağa giden, benden ayrılan, senin tarafına geçen, Allah'ın sana bir an önce kavuşmasını irade ettiği kızından. Sevgili kızından ayrılmaktan dolayı sabrım azaldı, dünya kadınlarının efendisinin ayrılığından dolayı direncim gevşedi. Ancak, bir tesellim var ki, senin yokluğunda sünnetin benim için bir dayanaktır. Ben, senin başını istirahatgâhına koydum (defnettim) ve senin mukaddes ruhun, benim boğazımla göğsüm arasından dışarı çıktı. Seni kendi ellerimle toprağa uğurladım. Evet, Allah'ın kitabında benim için kabullerin en güzeli vardır. Biz Allah 'tan geldik ve ona döneceğiz.
Kuşkusuz emanet geri alındı, rehine tutuldu, Zehra elimden çıktı. Ya Resûlullah, şu masmavi gök ne kadar çirkin ve şu yeryüzü ne kadar toz dumandır artık. Hüznüm sonsuzdur, gecem uykusuzlukla geçmektedir. Keder hep kalbimdedir. Bu durum, Allah'ın benim için de senin bulunduğun diyarı irade edeceği güne kadar sürecektir.'Bir hüznüm var ki, yürek paralayıcı ve bir kederim var ki, heyecan uyandırıcı. Ne tez oldu aramızda ayrılık! Allah'a şikâyetlerimi bildiriyorum. Kızın sana ümmetinin nasıl hakkını gasbetme hususunda yarıştıklarını anlatacaktır. Ona sor olup bitenleri, durumu ondan öğren. Onun göğsünü yakan nice dertleri vardı. Ama onları söyleyecek, açacak bir yol bulamamıştı. Ama şimdi söyleyecek ve Allah da hükmünü bildirecektir. Çünkü o, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
Selâm size! Veda selâmı. Ama ne kızgın ne de sıkıntılı. Çünkü eğer buradan geri dönüyorsam bu sıkıntılı oluşumdan dolayı değildir ve eğer kalırsam bu Allah'ın sabredenler için öngördüğü ödülden yana ümitsizliğe düştüğüm anlamına gelmez. Vah! Vah! Sabır, daha güvenli ve daha güzeldir.''Eğer, düşmanların saldırılarından endişe etmeseydim burada bekler, itikâf ederdim. Çocuğu ölmüş yaslı bir kadın gibi bu musibetten dolayı matem tutardım.
Allah'ın gözetimi altında, kızın gizlice defnedildi. Hakkı çiğnendi, mirasına el kondu. Hâlbuki aradan çok zaman geçmemişti ve senin hatıran eskimemişti. Ya Resûlullah, şikâyetimiz Allah'adır. Ya Resûlullah, en güzel teselli de sendendir. Allah'ın salâtı ve hoşnutluğu senin ve onun üzerine olsun.”[7]

1- Şehidi, Zindegani Fatıma Zehra, s. 158.
2- Tarihi Yakubi, Tercüme Muhammed İbrahim Ayeti, c. 1, Tahran, İlmi ve Ferhengi, 1378, s. 512.
3- Et-Tusi, el-Emali, Tahkik ve Tashih: Behrad el-Caferi, Ali Ekber el-Gaffari, Tahran, Daru’l Kutubu’l İslamiyye, 1380, s. 245.
4- İbn Sa’d, Tabakat, c. 8, s. 18–19; Şehidi, Zindegani Fatıma Zehra, s. 158’den naklen.
5- Ensabu’l Eşrab, s. 405; Şehidi, Zindegani Fatıma Zehra, s. 158’den naklen.
6- Sahihi, c. 5, s. 177; Şehidi, Zindegani Fatıma Zehra, s. 158’den nakle
7- Kuleyni, Usul-u Kâfi, c. 1, babı Mevludu Zehra, Tahran, el-Mektebetu’l İslamiyye, 1388, s. 381–382. Bu hutbe Nehcü’l Belaga’da, Tercüme, Seyyid Cafer Şehidi, Hutbe, 202, s. 337–338 ve ayrıca Kafi’den daha özet olarak zikredilmiştir. Burada tıpkı Usul-u Kafi’nin Doktor Şehidi tarafından tercümesi esasına göre verilmiştir (Şehidi, Zindegani Fatıma Zehra, s. 159–160).
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 03-02-2017, 08:46
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.193
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Ömer Elindeki Ateş Parçasıyla Hz.Fatime (as) Evine Doğru Gidiyor...!!!

Hz.Fatıma'nın (a.s) Evine Saldırı (Sünni Kaynak: İbn Ebi Şeybe, El Musannef Kitabı)
Aşağıdaki Linkin Üstüne Tıklayınız
https://www.youtube.com/watch?v=-Or0...ature=youtu.be


Ömer Elindeki Ateş Parçasıyla Hz.Fatime (as) Evine Doğru Gidiyor...!!!
Sünni Alimleri öz kitablarında yazıyorlar: Ömer Elinde Ateş Olduğu halde, bir kaç kişiyle birlikte Peygamberimiz Hz.Muhammedin (salallahu aleyhi ve alih)'in Kızı Hanım Fatimenin (aleyhisselam)'ın) evine Doğru Gitti, Kapıyı ateşe Verdi.
Sünni Kaynaklar:
1) “Ensabul-eşraf”, 1-сi сild, sah. 404;
2) “Tarihul-ümem vel-müluk”, 3-сü сild, sah. 198;
3) “Milel ve nihel”, Şehristani, sah. 83;
4) “El-Imametu ves-siyaset”, 1-сi сild, sah. 13;
5) “İqdul-ferid”, 2-сi сild, sah. 250;
6) “Tarihi Ebil-Fida”, 1-сi сild, sah. 156;
7) “Elamun-nisa”, 3-сü сild, sah. 1207;
8) “Kenzül-ümmal”, 3-сü сild, sah. 140.
9) “Şerhi Nehсül-belağe”, İbn Ebil-Hadid, 1-сi сild, sah. 130 ve 134, 2-сi сild, sah. 19, 3-сü сild, sah. 197;
10) “İmam Ali ibn Ebi Talib”, 4-сü сild, sah. 373;
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 01-29-2018, 07:03
یا علی مدد یا علی مدد isimli Üye şuanda  online konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 51
یا علی مدد is an unknown quantity at this point
Standart

Soru: Hz. Fatıma'nın şehit olmasının sebebi ne idi?

Cevap: İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: “Hz. Fatıma (a.s) şahadete erişmesinin sebebi şudur: İkinci qasıp halifenin kölesi olan Konfuz, onun emriyle elindeki kılıcın kınıyla Hz. Fatıma'ya ağır bir darbe vurdu, bu darbenin sonucu oğlu Muhsin sıkt oldu (düşük yaptı) ve ağır bir şekilde hastalandı, hasta yatağına düştüğünde, ona zulüm yapan kimselerin onu ziyaretine gelmesine izin vermedi. [1]
Kaynaklar:
[1] - Beyt’ul- Ahzan; Ş. Abbasi Kummi. “Gece defnedilmesini ve onların kendisine namaz kılmamalarını da vasiyet etti.”
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 06:54


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.