aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | AHLAK İRFAN VE DUA | AHLAK VE İRFAN

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 05-17-2008, 08:27
ELİF-76 ELİF-76 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1
ELİF-76 is on a distinguished road
Standart Giybetin Anlami

Resul-i Ekrem (s.a.a) gıybeti şöyle açıklamaktadır: "Gıybet, mu'min kardeşleri hakkında hoşlanmadığı bir şeyi söylemektir."

(Bihar-ül Envar, c.77, s.89)

İmam Sadık (a.s) ise gıybeti şu şekil de açıklıyor: "Gıybet mu'min kardeşinin hakkında Allah-u Teala'nın üzerini örttüğü bir kusuru, başkaları yanında açıp söylemeleridir."

(Bihar-ül Envar, c.75, s.245)

Ehl-i Beyt imamlarının yedincisi İmam Musa Kazım (a.s) ise şöyle değerlendiriyor: "Bir kişinin arkasından, onda olan ve halkın bildiği bir kusuru söylerse, gıybet olmaz; ama onda olup da halkın bilmediği kusuru açıklarsa, onun gıybetini yapmış olur."

(Bihar-ül Envar, c.75, s.245)

Kısacası bir mu'minin arkasında söylenen şeyler üç kısımdan birisidir.

a)- Bazıları kesinkes gıybettir ve haramdır. O da dine göre veya insana göre kusur ve eksiklik sayılan ve başkaları tarafından bilinmeyen ve açıklandığında gıybet edilen kimseyi rahatsız eden ve ayıplama ve aşağılama niyetiyle söylenen şeylerdir. Evet bu, kesinlikle gıybettir ve kebire günahlardandır.

b)- Başkasının bilinmeyen ayıbını, onu aşağılamak ve küçültmek maksadıyla değil de başka maksatla söylemek; örneğin sohbet olsun diye veya örnek göstermek için veya bu işten rahatsızlığını belirtmek için vb. bir sebeple söylemek. Bu kısmın kötülüğü, birinci kısım kadar olmasa da yine de haramdır ve bu maksatlarla da olsa mu'minin kusurlarının söylenmemesi gerekir.

c)- Başkasının bilinen bir ayıbını başkaları yanında söylemek; bu da birkaç türlüdür: Eğer o adamı kötülemek ve kınama maksadıyla söylerse, bu da gıybet sayılmasa dahi haramdır. Zira bunu yapmak mu'mine eziyet ve hakaret unvanı altına girer ve kesinlikle haramdır.

Eğer bilinen bir şeyi söyler ve kötüleme ve hakaret etme maksadı taşımaz ama onun söylenmesi kendiliğinden o kişinin ayıplanmasına vesile olursa, bu da gıybet olmasa dahi haramdır. Zira başkalarına kötü lakap takma ünvanı altına girer ve Kur'an'da neyh edilmiştir.

Ama eğer bilinen bir şeyi söyler, kötüleme maksadı olmaz, kendiliğinden de onun ayıplanması ve aşağılanmasına yol açmazsa, o zaman söylenmesinde zahiren sakınca yoktur. Ama yine de ihtiyaten bunu da söylememek iyidir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 09-02-2018, 03:09
SADIK ŞİA SADIK ŞİA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 85
SADIK ŞİA is on a distinguished road
Standart

Gıybet Allah’ın Duymadığını Zannederek Konuştuklarımızdır

_ Gıybet Kuran-ı Kerim’de ve sünnette kınanmış, azap vaad edilmiş, akibetinin çok korkunç olduğu bildirilmiş büyük günahlardandır.

_Gıybet; birisinin yapmış olduğu fakat duyulmasından hoşlanmadığı bir sırrını topluma yaymaktır. Eğer yapılmamış bir şey yapılmış gibi anlatılıyorsa o da iftiradır. Onun da günahı ayrıdır.

_ Gıybet kul hakkı sayılır. Ahirette hesabı gıybeti yapılan kişiye mutlaka verilecektir.Ayrıyeten günahından dolayı Allah’a da ayrı hesap verilecektir.

_ Yüce Allah(c.c) gıybeti; “Ölü kardeşinin etini yemeye” benzetmiştir. Ölü benzetmesi onun yaorada olmayışını , gıybetini yapmayı da , o kişinin etini yemeye benzeterek , gıybetin günahını ve iğrençliğini ifade etmiştir.

_ İnsan yeryüzündeki bütün varlıkların ibadetlerine sahip olsa dahi gıybeti terk etmediği sürede boşa çalışan bir varlık olur. Çünkü gıybet elde edilen bütün iyi amel ve sevapları , gıybeti edilen karşı tarafa taşır. O kişinin günahları da gıybeti yapana yüklenir.

Gıybetin Çeşitleri

*Sözle edilen gıybet
*Yazıyla gıybet
*İma yoluyla gıybet
*Hal, hareket, davranışlarla gıybet
*El, kol, yüz işaretleriyle gıybet

Gıybeti İnkar Eden Bahaneler

“Ben gıybet etmiyorum ki , gerçekleri söylüyorum” , ” Ya şimdi gıybet olacak ama” , “Burada olsa yüzüne de söylerim” gibi sözler mazeret değil , gıybetin ta kendisidir.

Gıybet Edilen Yerde Yapılması Gerekenler

Gıybeti yapan derhal uyarılmalı, susmazsa söylenenler inkar edilmeli, konu değiştirilmeli, gerekirse orası terk edilmelidir.

Gıybetin Tövbesi ve Kefaresi

Önce Allah’tan af dilenerek tövbe edilmeli, sonra gıybeti edilen kişiden kesinlikle helallik alınmalıdır.Gıybeti edilen kişi ölmüşse, bilinmeyen bir yerdeyse ya da helallik almak büyük belaya sebep olacaksa, o kişi hakkında Allah’tan bağışlanma dilenmelidir. (Umulur ki o kişi tarafından affedilsin)

Gıybetin Kısaca Öz Tarifi

Gıybet kişinin söylenmesini ve duyulmasını istemediği şeyleri başkalarının yanında söylemek veya dinlemektir. O anda o kişi gelirse, onu görüp susacaksak, işte o konuştuklarımız gıybettir.

İLAHİ İFADELERLE GIYBET

Yüce Allah (c.c) buyuruyor ki:

_”Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin.Biriniz ölmüş kardeşinin etini yemeyi sever mi? iğrendiniz değil mi? O halde Allah’tan korkun; şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir” [Hucurat Suresi 12. Ayet]

_”İnsanları diliyle çekiştiren, kaş ve gözüyle işaretler yapıp alay eden her fesat kişinin vay haline! [Humeze Suresi 1. Ayet]

_”İnsanlar arasında edepsizliğin (günahın) yayılmasını isteyenler için dünyada ahirette de acı bir azap vardır.Allah bilir siz bilmezsiniz.” [Nur Suresi 19. Ayet]

Peygamber (saa) buyuruyor ki:

_”Müslümanların gıybetini yapanlar kalben iman getirmeyenlerdir. Her kim kardeşinin gizli kusurlarını araştırırsa Allah da onun kusurlarını ortaya çıkarır, evinin içinde bile onu rûsva eder.”

_”Bir müslümanın gıybetini edenin abdest ve orucu batıl olur. (Allah katında sevabı yok sayılır) Kıyamet günü mahşerde ağzından leşten daha kötü kokan bir kokuyla gelecek ve mahşerdekiler bundan rahatsız olacaklardır.”

_”Gücü yettiği halde din kardeşini savunmaksızın gıybetini dinleyen kimsenin günahını; gıybet edenin işlediği günahtan yetmiş kat daha fazladır.”

_”Gıybet edip de tövbe ederek dünyadan giden kimse cennete en son girecek olan kimsedir. Gıybet etmede ısrarlı olan kimse ise cehenneme ilk girecek olan kimsedir.”

_” Kimin yanında mümin kardeşinin gıybeti edilirde, gıybeti edileni savunur ve gıybeti önlerse, allah da dünya ve ahirette ona yardım eder. Gücü yettiği halde susar yardım etmezse Allah da onu dünya ve ahirette rezil eder.”

Hz. Ali (as) buyuruyor ki:

_”Halkın en aşağılığı gıybet edendir.”
_”Gıybeti dinleyen gıybet edenin ortağıdır.!”
_”Gıybet cehennem köpeklerinin yiyeceğidir.”
_”İnsanlardan Allah’a en çok düşman olanı gıybet edendir.”
_”Gıybetten kaçın; şüphesiz gıybet, seni Allah’a ve halka kötü gösterir, mükafatını yok eder.“
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11-10-2018, 09:00
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.430
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Gıybet edenin akıbeti ve ahirette alacağı ceza nasıldır?

Gıybet edenin akıbeti ve ahirette alacağı ceza nasıldır?

Gıybet edenin cezası; cehennemde “kendi etini yemek”tir!
Cehennemde dört kimse su ile ateş arasında feryat edip koşarak cehennemdekileri telaşa düşürürler. Cehennemdekiler birbirine:
“Bunlara ne oldu! Bizi rahatsız ediyorlar.” derler.
O dört kimseden biri ateşten kapalı tabutun içerisinde, diğeri bağırsaklarını yerde sürüyerek, biri de irin ve kan kusarak, dördüncüsü de kendi etini yiyerek azap görürler.
Ateşten tabutta azap görerek cehennem ehline eziyet verenin suçu sorulduğunda:
“Ölürken üzerinde insanların hakkı kalmıştı. Yani borçlu olarak ölmüştü.” denilir.
Bağırsakları yere sürüyenin suçu sorulunca:
“İdrardan sakınmazdı.” denilir.
İrin ve kan kusanın suçu sorulunca:
“Müstehcen (çirkin) sözlerden hoşlanırdı.” denilir.
Etini yiyenin suçu sorulunca:
“İnsanları çekiştirir, gıybet eder ve söz ulaştırarak insanları birbirine düşürürdü.” denilir. (İbn-i Ebi’d-Dünya)
Resulullah (asm) miraçta cehenneme baktı, bir topluluğun kokmuş leşler yediklerini gördü, Cebrail’e:
“Kimdir bunlar? Ya Cebrail!” dedi. Cebrail (as):
“Bunlar gıybet ederek insanların etlerini yiyenlerdir.” cevabını verdi.

“Canlı iken nasıl yedin ise ölüsünden de ye!”
“Dünyada gıybet ederek kardeşinin etini yiyen kimse, kıyamet günü onun yanına getirilir ve ona:
“Canlı iken nasıl yedin ise ölüsünden de ye!” denilir. O da yüzünü buruşturarak feryad eder.” (Ebu Ya’la, Taberani, Ebu’ş-Şeyh)

Gıybet edenler, cehennemde tırnaklarıyla yüzünü ve göğsünü tırmayacaklardır
“Miraca çıkarıldığımda bir topluma rastladım. Bakırdan tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalıyorlardı.
“Bunlar kimlerdir, Ya Cebrail?” dedim:
“Onlar insanların etini yiyenler ve şahsiyetlerini zedeleyenlerdir.” diye cevapladı.” (Ebu Davud)
“Miraca çıkarıldığımda, ateşten makaslarla derileri kesilen kimselere rastladım.
“Bunlar kimlerdir, Ya Cebrail?” dedim:
“Bunlar zina için süslenenlerdir.” diye cevap verdi.
Sonra bir pislik çukuruna rastladım. Çok pis kokuyordu. Oradan acı acı bağırmalar işittim.
“Bunlar kimdir, Ya Cebrail?” dedim:
“Bunlar zina için süslenen ve onlara helal olmayanı yapan kadınlardır.” dedi.
Daha sonra memelerinden asılan bir gurup kadınlara ve erkeklere rastladım.
“Bunlar kimdir Yâ Cebrail?” deyince de:
“Bunlar kaş ve gözleri ile işaret ederek insanlarla alay eden ve gıybet edenlerdir.” dedi. Bu Allah’ın:
“Hümeze olan (insanları arkadan devamlı ayıplayıp çekiştiren), yüzlerine karşı (da onlarla) alay etmeyi âdet edinen her kişinin vay hâline!” (Hümeze,1) ayetiyle bildirilmiştir.”

Gıybet edenin kabir azabı çok dehşetlidir
Ebu Umame (ra) şöyle anlattı:
Resulullah (asm) Bekiğr’el-Arkad (Medine) mezarlığına geldi. İki zengin kişinin kabri yanında durdu ve bu kabirlere:
“Filan erkek ve filan kadını defnettiniz mi? Yahut filan ve filan erkekleri defnettiniz mi?” diye sordu. Ashab:
“Evet ya Resulallah!” dediler. Resulullah (asm):
“Filan şimdi oturtuldu ve dövüldü.” dedikten sonra:
“Kudret ve iradesiyle yaşadığım Allah’a yemin ederim ki, öyle dövüldü ki, kırılmadık bir azası kalmadı. Kabrini de ateş sardı, öyle feryad etti ki, insan ve cinden başka bütün yaratıklar onu işittiler. Eğer kalbiniz bozuk olmasa ve çok konuşmasanız benim işittiğimi siz de işitirsiniz.” buyurdu. Sonra ashab:
“Günahları ne idi Ya Rasullah!” diye sorduklarında, Resulullah (asm):
“Şu, idrardan iyi temizlenmezdi, öbürü ise insanların etlerini yerdi (gıybet ederdi)” buyurdu. (İbni Cerir et-Taberi)
Hz.Cabir ibn-i Abdullah (ra) şöyle rivayet ediyor:
“Resulullah (asm) ile beraberdik. Sonra sahiplerine azap edilmekte olan iki kabir başına gelip şöyle dedi:
“Bunlar büyük ve meşakkatli bir işten dolayı azap edilmiyorlar. Bunlardan biri, (hayatında) insanları gıybet ederdi. Diğerine gelince, idrardan sakınmazdı (sızıntı ve sıçrıntılarından korunmazdı).”
Sonra Resulullah (asm) bir veya iki yaş çubuk istedi de, onları kırdı. Sonra emretti de, bunların her biri bir kabir üzerine dikildi. Bunun üzerine Resulullah (asm) şöyle buyurdu:
“Bu iki çubuk yaş bulundukları müddet yahut kurumadıkları müddet azapları hafifler.”
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 07:24


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.