aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | İMAMLARIN TIBBI | EHL-İ BEYT (AS) 'DAN TIBBİ ÖĞÜTLER

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 02-26-2018, 10:10
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.438
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart İmamların Tıbbı

İMAMLARIN TIBBI

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم


Ehl-i Beyt imamları -Allah'ın selamı üzerlerine olsun- ruhun tedavisi ile olduğu kadar bedenin tedavisi ile de ilgili idiler. Onların bedeni sağlığa olan bakışları, ruh sağlığına olan bakışları gibiydi.

Onlar bedenin ve ruhun hekimi idiler ve inananlar ruhsal hastalıklarında olduğu gibi fiziksel hastalıklarında da onlara danışırlardı. İmamlar (as) sadece dini kural ve kaidelerin nakledicileri değil fakat aynı zamanda tıp eğitimi ile de ilgili olarak, inananların bedeni ve ruhi sağlıkları konusunda da koruyuculuğu görevinde idiler. Bilginin bölümleri ile ilgili olarak Emirü'l-Müminin Hz. Ali [v. 40/661] (as) tıbbi ve dini bilgileri bir arada zikrettiği vecizesinde şöyle buyurur: "Dört çeşit bilgi vardır: Din için fıkıh; beden için tıp, dil için gramer ve mevsimleri ayırdetrnek için yıldızlar [-ın tetkiki]."

Tıp ve sağlığın korunmasına ilişkin olarak İmamlardan (as) gelen pekçok hadis olduğu gibi, bunlarla ilgili çeşitli ilaçların tanımları da mevcuttur. Aşağıda onlara ait olan sağlığın ve fiziki bakımdan iyi olma halinin korunmasına ilişkin genel kuralları içeren sözlerinden bazılarını veriyorum:

Emirü'l-müminin (as), oğlu Hz. Hasan (as) [ö. 49/699]'a şöyle buyurdu:

"Sana öyle dört şey söyleyeyim ki, ilaca ihtiyacın kalmasın: Acıkmadıkça yeme, doymadan yemeği kes, lokmanı iyi çiğne, uykudan uyandığında dışarı çık [tuvalete git]. Şayet bunları yaparsan, ilaca ihtiyacın kalmaz."

Hz. Ali (as) buyuruyor: "Kur'an tüm tıbbı özetleyen bir ayet içerir: Yiyiniz. İçiniz. İsraf etmeyiniz" (7:31)

Zerr b. Hubeyş diyor ki; "Emirü'l-müminin, Galen ve Hipokrat tarafından da kullanılan ve kendileriyle ilgili yüzlerce sayfa kaleme alınan tıpla ilgili dört cümle söyledi ki, bunlar şunlardır: 'Başladığında soğuktan (el-berd) korunun ve bitmesine yakın soğuğa çıkın. Zira soğuğun beden üzerine olan etkisi, ağaçlara olan etkisi gibidir. Başlangıcı yaprakları soldurur ve sonu yapraklarını döker.'"

Hz. Ali (as) "Oburlukla sıhhat birarada olmaz" buyurmuştur.

Beşinci İmam Ebu Cafer Muhammed b. Ali -as- (ö. 117-735) buyuruyor: "Arapların tıbbı yedi kısımdır: Vantuzlama (hacamat), lavman (hukne), buhar banyosu, burundan ilaç inhalasyonu, kusma, bal yeme ve nihayet koterizasyon. Bazen bunlara kireç uygulaması da ilave edilir." "

"İnsanlar vasat olarak yerlerse, bedenleri sağlıklı olur" diyen altıncı imam Ebu Abdullah Cafer b. Muhammed (as) (ö. 148-765) bir hutbesinde de şöyle buyurmuşlardır. "Üç şey insanları şişmanlatır: Aşırı buhar banyosu, tatlı çiçekleri koklamak ve ince kıyafetler giymek. Üç şey de insanları zayıflatır: Yumurta yemek, ishal ve kayrıın aşırı gıda ile dolması."

Meşhur hristiyan hekim Ebu Hafan Yuhanna b. Masaveyh İmam Cafer'den (as) rivayet ediyor: "Bedenin temel yapı taşı dörttür: Kan ki köledir ve bazen köle, efendisini öldürür. Nefes, ki düşmandır. Eğer ona bir kapı kapanırsa, o başka bir kapıdan geri döner. Balgam ki kraldır, aldatmaya çalışır. Safra, ki yeryüzüdür, o sallandığında üzerindekiler sallanır." ve İbn Masaveyh de diyor ki "Galen'in bu tanımla vermek istediğini Ali tanzim etmişti."

İmam Cafer (as), "Yürümek, hastalığı nüksettirir. Babam [el-Bakır] hastalandığında kalkar abdest alırdı" buyuruyor.

Ayrıca "Yürümek, hastalığı nüksettirir" buyurmuştur.

el-Kazım [7. imam, Ebu'l-Hasen Musa b. Cafer -as- (ö. 183/799)], şöyle buyuruyor: "İyi olduğunuz müddetçe hekimlerin tedavisinden uzak durun. Zira bu bina yapmaya benzer; çok azı aşırıya götürür" ve "Tedavinin temeli bazı gıdalardan uzak durmaktır. Karın (mide) hastalığın evidir. Neye alışkın iseniz bedeninizi ona alıştırın."

Ebu'l-Hasen (as), "Bir hastalığa [da] neden olmayan hiç bir ilaç yoktur ve beden için gerekli olan dışında ne varsa tümünden bedeni uzak tutmak kadar faydalı hiçbir şey de yoktur." buyurmuştur. er-Rıza [8. imam, Ebu'l-Hasan Ali b. Musa -as-(ö. 203-813)], şöyle buyuruyor: "Şayet ölü kişiye masaj yapsaydınız, o kişi yaşardı. Buna niye itiraz ediyorsunuz. Keza şöyle buyuruyor: "Bedeniniz hastalığa dayandığı sürece ilaç almayınız. Ne zaman ki hastalığı taşıyamaz hale gelirsiniz, o zaman ilaç alınız. "

Bunlar tıbbi tedavi konusunda imamların bahsettiği şeylerden bazılarıtlır ve koruyucu hekimlikle ilgili genel kural ve kaideleri özetlemektedir. Oburluktan kaçınma, tedavinin temelini içerir. Bedenin ihtiyacı sağlığına uygun olarak yeme, hastalık esnasında ve sonrasında istirahat ihtiyacı, belli gıdalardan kaçınma, bedeni rutine alıştırma, gerekmedikçe ilaçlardan uzak durma, bedenin temel-yapı ve elementlerinin açıklanması, ve hatta suni solunuma işaret edilmesi vb. gibi konuların tümü aslında genel tıbbi önerilerdir ve özel bir kişi, coğrafya ve ülkeye özgü de- ğildirler.

Bizim ve başkalarının imamlardan (as) rivayet edilen tıbbi tedavilere ilişkin kitaplarında belirli miktar ve oranları ile tarif edilen bazı formüller ve reçeteler vardır. Bunlar bazen hastaların, yaşadığı yörelerin iklimi ve toprağın karakteri gibi özel-durumlar gözönüne alınarak düzenlenir. Herhangi bir hastanın sorduğu soru ve istediği ilaca cevap vermeden önce imamlar (as) yukarıtla belirtilen unsurları dikkate alarak cevap verirlerdi. Bu durum, farklı ülkelerin mevsim ve iklim koşullarındaki değişkenliğin hastaya verilecek tedavide hesaba katılması gereğini göstermektedir. Örneğin aynı oran ve kalitede tıbbi tedavi sıcak bir ülkede yaşayan hasta ile soğuk bir ülkede yaşayan bir başka hasta için aynı olamaz. Bazı tıbbi reçetelerdeki farklılıkların ve kimilerinin ise önemli olmamalarının nedeni bu olabilir. Bizim antik ve modern akademisyenlerimiz buna işaret etmişlerdir.

Aşağıda konu ile ilgili bazı alıntıları sunuyoruz:

. eş-Şeyh es-Sadük, Muhammed b.Ali b. Babeveyh (ö. 381/991-992) diyor ki: "İlaçlar hakkındaki görüşümüz ise şöyledir: Mekke ve Medine'nin iklimi bazında hazırlananlar diğer iklimlerde uygulanamaz; soru sorup cevap alan kişilerin mizacına göre değişen tariflerle imamlardan (as) rivayeten hazırlananlar, insanlar arasında karşı mezhebe kötü isim takılması amacı ile karşıtları tarafından kasten değiştirilenler, kısmen hatırlanıp kısmen unutulanlar, ravi tarafından gözden kaçanlar ve tüm hastalıklara şifa olduğu söylenen bal hakkında rivayet edilenler. Sonraki, soğuk orijinli tüm hastalıklara şifa olması anlamında doğrudur. [Aynı şekilde] hemoroidi (el-bevasir) olanların soğuk su ile yıkanması önerisi, nedenin sıcaklık olduğu durumlar için geçerlidir vb."

eş-Şeyh Mufid Muhammed b. en-Numan (ö. 413-1022) diyor ki: "Tebabet sahihtir ve onun bilgisi vahiy ile kurulmuştur. Ulema onu yalnızca peygamberlerden alır. Hastalıkların gerçek doğasına ait bilgi ancak işitsel olarak edinilebilir ve ilaçları bilmek ancak Allah'ın lütfu ile mümkündür. Bu bilgiler ancak Gayb'in bilgisine vakıf birinden edinilebilir."

İki es-Sadık [İmam Cafer es-Sadık ve İmam Musa el-Kazım] (as), Emirü'l-müminin (as)'in "Mide hastalıkların evidir. Bazı gıdalardan kaçınmak ise tedavinin temelidir ve her beden kendi şartlarına uyumludur" sözünü şöyle açıklıyorlar: "Bir bölgede yaşayan bazı insanları tedavi etmede kullanılan bir madde aynı yerdeki diğer bazıları için ölümcül olabilir. Belli bir alışkanlığı olan insanlar için uygun olan bir şey, diğer bazı insanlar için uygun olmayabilir."

eş-Şeyh Meclisi Muhammed Bakır b. Muhammed Taki (ö. 1111-1699) diyor ki: "Aslında hastalık için faydalı olmadığı bilinen bazı ilaçlar, inancı güçlü olan samimi müminlerle islam'ı yaşadığını iddia eden veya inancı zayıf olan kişileri ayırmada deneme mahiyetinde kullanılabilir. Hakiki müminler, tıpkı Hz. Hüseyin [b. Ali b. Ebi Talib (ö. 61/680)!'in (as) kabrinden gelen toprak, dua ve niyazın imanlarını ve takatlarını arttırınası gibi, bu ilacın özelliğinden dolayı değil fakat geldiği Bir'e olan münacaatın neticesinde fayda görürler."

Eylem ve tıbbi tedavilerini imamlardan (as) rivayet edilen önerilere göre düzenleyen bir grup gerçek şianın hayatı, bunu desteklemektedir. Onlar hayatlarında hiç hekime başvurmadıkları ve ilaç kullanmadıkları halde böyle davrananlardan daha sağlıklı ve daha uzun süre yaşamışlardır.

Benzer şekilde, ne yıldızlara bakmış ne kahinlere danışmışlar, fakat fitneden, şeytani tuzaklardan ve düşmanlardan korunmayı Rablerine dayanıp Kur'an ayet ve dualarından aramışlardır. Onlar, küçük veya büyük kararlar almadan önce yıldızlara bakarak zamanı kollayan, bela ve kederden korunmak için başka yollar arayan kişilerden daha iyi koşullarda, daha başarılı ve ümitli idiler. Bu çalışmamızın bir başka yönü de okuyucuyu bir konuda uyarmak ve dikkatini çekmektir: Bu kitapta dua, niyaz ve muskalardan bahsedilmesinin anlamı nedir? Bunların bedensel tıbbi tedavi ile ne gibi bir ilişkileri olabilir?

Bir an için okuyucu ile birlikte bunların bedensel tedavi üzerine olan etkileri üzerinde duralım. Ehl-i Beyt imamlarının (as) en geniş anlamı ile bilgi konusunda diğer insanlardan üstün olmalarının nedeni, onların bilgiyi, tükenmez bir kaynaktan; Allah Rasulü ırdı ve ailesinden edinmiş olmalarıdır. Şüphesiz imamlar (as) ruhun bozuklukları kadar bedenin hastalıkları ve arazlarını da anlamışlar, ruhları tedaviye yönelik öneriler kadar bedeni hastalıkların tedavisine yönelik önerilerde de bulunmuşlardır. Çoğu hastalık, endişe, korku, ajitasyon, yalnızlık vb. psikolojik bozuklukların bir sonucudur. Bunlar kesin olarak bedeni etkiler. Bu bir olgudur ve bunu gözardı edecek hiçbir şey olmadığını düşünüyorum. Her gün endişe ve huzursuzluğa neden olan bu musibet ve zorluklarla nasıl başedebiliriz? Eğer bu psikolojik etkiler çok yoğunsa, sinirsel gerginlik ve bozukluklardan kaynaklanarak ateş, başağrısı vb. arazlarla yüzyüze geliriz. Bu araz ve bozukluklar, sadece bunlardan dolayı meydana gelmeyip başka nedenleri oİsa da, sözü geçen psikolojik musibetlerin kesin bir sonucudurlar. Bu nedenle esas kaynağını ortadan kaldırmak ve arazları sonlarıtlırmak için, psikolojik ve ruhsal vasıtaların da kullanılmasina itiraz edilemez.

Beklenen iyileşme vuku bulduğunda ruhun ızdırapları ortadan kalkar ve ruh sükun bulur. Ruh sakinleşip dinginleştiğinde, iyilik hali doğrudan bir sonucu olarak bedenin rahatsız bölümlerine yayılır.

Psikolojik ve ruhsal tedavi ile bunların pek çok dahili ve akli hastalıklarda hatta cildiye, salgın ve genetik hastalıklardaki etkisi gözardı edilemez. Modern tıp tarafından bu ve benzerlerinin tamamen sağlandığını ispat eden, kaç tane kanıt duyduk ve gördük? Bu nedenle, tedaviye rağmen devam eden psikolojik saikli bir hastalıktan muzdarip bir müslümanın sağlığını arzulayan bir imam, iyileşmenin hızlanmasına niçin yardım etmesin?

Niçin, bir hastanın yakınmalarının psikolojik hastalık ve fiziki arazların bileşkesinden kaynaklandığını gören bir imam hem ruhu hem de bedeni aynı anda tedavi etmesin? İmam, bedeni tedavi etmek üzere ilaçlardan bir reçete düzenleyebilir, dahası Kur'an'ın bazı ayetlerinin Yüce Allah'ın isimlerinden bazılarının rahmeti ve Allah'a yakın kişiler, Allah'ın peygamberleri ve Allah'ın melekleri vasıtasıyla O'na yakararak ruhun tedavisini temin edebilir. Bu tip tedavilere yönelik reçetelere bir göz atalım. Onlar tanımladığımızdan başka bir şey midirler veya sağlığın esas kaynağı olmalarına rağmen şifa ararken onları görmemezlikten mi geliyoruz?

Kur'an-ı Kerim'de, kendisinin inananlar için şifa olduğunu açıkça söylediği ayetler vardır. Bunlardan biri de Kadir ve Yüce Allah'ın şu kelamıdır:

Ey insanlar, Rabbinizden size bir öğüt, sinelerde olana bir şifa ve mü- minler için bir hidayet ve rahmet geldi (l0:57).
Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Oysa o, zalimlerin ancak kaybın arttırır (l7:82).
Eğer biz onu A'cemi olan bir Kur'an kılsaydık herhalde derlerdi ki: 'Onun ayetleri açiklanmalı değil miydi? Arap olana A'cemi mi?' De ki: 'O, iman edenler için bir hidayet ve şifadır...' (41:44)

Kur'an'da diğer kutsal ayetler ve mucizevi sırlardan başka, Ehl-i Beyt imamlarının (as) Allah Rasulü'den (Allah onu ve ailesini mübarek kılsın) öğrendikleri gizli sırlar ve yardım dileyen dua ve münacatlar da vardır. Kur'an'ın sırları ve onun rahmeti konusunda hiç kimse onlardan daha bilgili değildi, zira bu bilgi onlara babalarından ve evlerinden intikal ediyor ve onlar bu bilginin kılavuzluğunu yapıyorlardı. "Hitap ettiği kişiler hariç hiç kimse Kur'an'ı anlayamaz."

Allah'ın isimleri aracılığı ile korunma ve sükunet, Kur'an ayetleri ile şifa ararken ve O'na dua ederken ruhu kirlilikten temizlemeye, onun sorunlarını ve zorluklarını çözmeye ve onun ızdıraplarına son vermeye gayret edilmelidir.

Kendi başına huzur içinde tevazu ile ibadet etmek yalnızca teslimiyet ve zavallılık olarak tanımlanamaz. Aksine ibadet gerçeğin bizatihi kendisine dönüştür. Yaşamımızda bir kez bile yüz yüze gelmiş olmamız inancımızı ve onun gereğini ertelemememizi bize hatırlatır. İnsan korkulu her şeyden korkar. Ondan sakınmak ister. Korkuları ve iyilikleri elinde bulundurana sığınmak ve ondan iyi şeyler istemek ister. Problemlerinin çözümünü ondan umar. Ağrılarından kurtulmayı ve emniyeti ondan bekler. O halde niçin ibadeti doğal bir ilaç olarak kullanmayalım.

Kur'anda bahsediliyor olmalarına ilaveten, bu dua, niyaz ve tedavilerin psikolojik yaklaşımlar olduğu gerçeğinin, çoğunun başarılı bir şekilde uygulanabileceği garanti edilmektedir. Bu teminat ve güvenin bizatihi kendisi en iyi psikolojik tedavi olup, hastanın iyiliğini ve adı geçen ayet, dua ve niyazlarının sözlerinde tedaviyi aramasını temin etmektedir.

BAŞTAKİ BİR AĞRI İÇİN
Sehl b. Ahmed, Ali b. Numan'dan; o, İbn Muskan'dan; o, Abdurrahman el-Kusayr'dan; o, Ebu Cafer el-Bakır (a.s.)'dan rivayet ediyor.

"Her kimin başı ağrırsa elini başının üzerine koysun ve şu duayı okusun:

Karada, denizde göklerde ve yerde her şeyi duyan, her şeyi bilen ve emniyetine sığınılan Allah'a sığınırım."

Hariz Ebu Eyyüb el-Cürcani, Muhammed b. Ebu Nasr'dan; o, Sa 'le- be'den; o, Amr b. Yezid es-Saykal'den; o, Cafer b. Muhammed b. Ali b. i el-Hüseyin b. Ali b. Ebi Talib (a.s.)'den rivayet ediyor.

"Saykal: 'ona başımın ağrısından yakındım ve gece gündüz muzdarip olduğumu ifade ettim.' "Ebu Cafer şöyle dedi: 'Başınız ağrırdığında elinizi başınızın üstüne koyun ve şöyle dua edin:

Allah'ın adıyla! O'nun adının yanında yeryüzünde ve göklerde hiçbir şey zarar veremez. O her şeyi duyan, her şeyi bilendir. Ey Allah'ım, Muhammed'in kendisi için Sana sığındığı şeyden Sana sığınırım.

Ehl-i Beyt inancının bir ravisi olan Ali b. Urve el-Ahvezi, ed-Dey- lemi'den; o, Davud er-Rakki'den; o, Musa b. Cafer (a.s.)'den rivayet ediyor.

"Davut şöyle dedi: "Ey Allah Rasulü'nün oğlu, geceleri beni uyandıran ve gece namazım eda etmekten alıkoyan çok şiddetli ve devamlı bir baş ağrım var.' Musa b. Cafer (a.s.) şöyle cevapladı: 'Ey Davut, bu ağrı geldiğinde elini başının üstüne koy ve şöyle de:

Allah'a sığınırım. Bana musallat olan her şeyden Allah'ın adıyla O'nun mükemmel isimlerine ve yüceliğine sığınırım. Kendim için esirgeyen ve bağışlayan Allah'a sığınırım. Ey Allah'ım Peygamber'in saf ve seçilmiş ailesinin hürmetine beni bu ızdırabımdan koru.

Ebu's-Salt el-Herevi, er-Rıza (a.s.)'dan; o, babasından; o da el-Bakır (a.s.)'dan rivayet ediyor. "Şiamıza baştaki ağrı için şu duayı öğretin:

Ey Taha! Ey Dar! Ey Tamana! Ey Tanrıat!

Bunlar, mütekebbir isimlerdir ve Allah tarafından verilen bir otoriteleri vardır. Allah bu acıyı onlardan alacaktır.'"

Abdullah b. Bistam, İshak b. İbrahim'den; o, Ebu'l-Hasen el-Askeri (a.s.)'den rivayet ediyor. '

"Baş ağrısı arız olduğunda bir kase su alın ve içine şu duayı okuyun:

O inkar edenler görmüyorlar mı ki, göklerle yer birbiriyle bitişikken biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar, inanmayacaklar mı? [21:30]

Ve bu suyu için."

Temim b. Ahmed es-Sayrafi, Muhammed b. Halid el-Barki'den; o, Ali b. en-Numan'dan; o, Davut b. Ferkad ve Mualla b. Huneys'ten rivayet ediyor:

"Ebu Abdullah (a.s.) şöyle buyurdu: 'Yanaklardaki kılları taramak dişi güçlendirir. Sakal, bulaşıcı hastalıkları uzaklaştırır. Kaşları korumak lepraya karşı koruyucudur. Saçı korumak balgamı durdurur.'"

BALGAMA YÖNELİK BİR İLAÇo [ravi] şöyle dedi: "Daha sonra bize, balgama yönelik bir ilaç tarif etti. Dedi ki: 'Eşit miktarlarda bizans sakızı, tütsü, yabani kekik, firavun hadisi ve çörek otu alın. Hepsini ayrı ayrı yerlerde ince pudra kıvamına gelene kadar öğütün. Daha sonra hepsini karıştırıp havanda dövün. İyi bir karı,şım elde ettikten sonra içine bal ilave edin. Her sabah kalkınca Ve akşam yatarken bir fındık büyüklüğünde miktarca alın. Allah'ın izni ile, faydalı olacaktır.'"

Abdullah b. Mesud el-Yemani, et-Teryani'den; o da Halit el-Kammat'tan rivayet ediyor ki; "Ali b. Musa er-Rıza (selam üzerine olsun), balgama yönelik olarak şu karışımı öğretmiştir:

O dedi ki; "Bir miskal sarı helile ağacı meyvesi, iki miskal hardal ve bir miskal pire kapanı alın. Bunları karıştırıp ince toz kıvamına getirin. Aç karna bu karışım ile dişlerinizi fırçalayın. Allah'ın izni ile hem balgamınız izale olacak, hem nefesiniz güzel-kokacak hem de dişleriniz kuvvetlenecektir.'"

BAŞ AĞRISINA YÖNELİK BİR DUA
Muhammed b. Cafer el-Bursi, Muhammed b. Yahya el-Armani'den; o da Muhammed b. Sinan es-Sinani'den; o, Yunus b. Zabyan'dan; o..da el-Mufaddal b. Ömer'den ve o da Ebu Abdullah as-Sadık (a.s.)'tan rivayet ediyor ki Ebu Abdullah es-Sadık (selam üzerine olsun) şöyle buyurmuştur:

"Bu dua, baş ağrısından muzdarip olduğu bir sırada Hz. Peygam- ber'e (s.a.a.), Cebrail (a.s.)'in öğrettiği bir duadır. Cebrail (a.s.) dedi ki: 'Ey Muhammed! Bu dua ile, Allah senden baş ağrısını uzaklaştıracaktır.' ve devam etti: 'Ey Muhammed! Ağrısı olan her kim, bu duayı yedi defa okursa Allah'ın izni ile ondan o ağrı uzaklaştırılacaktır. Ellerini ağrının olduğu yere koy ve şöyle dua et:

Allah'ın adıyla! Rabbimiz! Senin adın göklerde zikredilir! Rabbimiz! Göklerde ve yerde senin hükmün sürer ve yerine getirilir! Göklerde hükmünün sürmesi gibi, yeryüzüne de merhametini ihsan et. Kusur ve günahlarımızı bağışla. lyiliğin ve saf olanların Rabbi! Merhame- tinden bir ihsan ve şifa ihsan et.

Baş ağrısına yönelik bir diğer dua da şöyledir:

Ey büyüğü küçülten ve küçüğü büyülten! Ey Muhammed ve ailesin- den kiri uzaklaştıran ve temizliği tamamlayan! Muhammed ve ailesini esirge. Bendeki baş ağrısı ve migreni benden uzaklaştır.

MİGREN İÇİN BİR DUA
Muhammed b. İbrahim er-Serrac, Mahbub'dan; o, Hişam b. Se- lim'den; o da Habib eş-Sicistani'den -o, Hariz eş-Sicistani'den daha yaşlı olmasına rağmen Hariz daha bilgiliydi- rivayet ediyor:

"el-Bakır (a.s.)'a her hafta bir iki defa beni rahatsız eden migrenim- den şikayette bulundum. el Bakır şöyle dedi: 'Elini başının ağrıyan yeri- ne koy ve şöyle dua et:

Ya Zahiri Ya Batın! Ya Vacib! Rahmetin ile bu zayıf kuluna cevap ver. Ondan bu ağrıyı uzaklaştır. Şüphesiz sen Rahim, Kadir-i Mutlak ve merhametlisin.

Bu duayı üç defa oku Allah'ın izniyle ağrı ortadan kalkacak.'"

Migren için bir başka dua: es-Seyyari Muhammed b. Ali'den; o, Muhammed b. Müslim'den; o, Ali b. Ebu Hamza'dan; o da Ebu Beşir'den rivayet ediyor.

"Migrenden muzdarip olan bir arkadaşını ziyaret ettiği sırada Muhammed b. Ali b. el-Hüseyin (r.a)'den az önce zikredilen duaya benzer bir dua rivayet ettiğini işittim."

Migren için bir başka dua: "Aşağıdaki duayı bir kağıda yaz ve başının ağrıyan tarafına iliştir:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! Şehadet ederim ki sen ne zannettiğimiz gibi bir tanrısın ne de zikri kesilen bir tanrı; sen ne or- tağı olan bir tanrısın, ne kendinden başka sığınılacak biri olansın; ne kendinden başka birinden korunma istenecek olan veya ne de ken- dinden başkasına dua edilecek bir Tanrısın. Yalnız sana kulluk ederiz. Yaratıcılıkta eşin yoktur. Münezzeh olan Sensin. Hamd-ü sena ancak sanadır. Muhammed'i ve ailesini mübarek kıl. Bu ızdırabımı şifan ile çabucak iyileştir.

GÖZ AĞRISI İÇİN BİR DUA
Ahmed b. Muhammed Ebu Cafer, İbn Ebu meyr'den; o, Ebu Eyyüb el-Kazzaz'dan; o, Muhammed b. Müslim'den; o, Ebu Abdullah es-Sadık (a.s.)'tan; o, el-Bakır (a.s.)'dan; o, Ali b. Hüseyin (a.s.)'den; o da babası Ali b: Ebu Talib (a.s.)'den rivayet ediyor:

"Hayber gününde Allah Rasulü (Allah onu ve ailesini mübarek kılsın) beni çağırdı. Ona gözlerimde iltihap olduğu söylendi. Allah Rasulü, 'onu bana getirin' dedi. Böylece yanına gittim. 'Ey Allah'ın Rasulü! Gözlerimde iltihap var, hiçbir şey göremiyorum' dedim. 'Allah Rasulü, 'bana yaklaş ey Ali' buyurdu. Ona yaklaştım. Elini gözlerimin üzerine koydu ve şu duayı okudu:

Allah'ın adıyla ve Allah'ın izniyle! Selam Allah Rasulü'nün üzerine olsun. Ey Allah'ım onu sıcaklıktan ve soğukluktan koru. Onu zarardan ve ızdıraptan muhafaza eyle.

Ali şöyle buyurdu: 'iyileştim ve onu peygamberlikle onurlandırıp ona mesajını ihsan edenin ve kulları içinde onu seçenin sayesinde o günden sonra gözlerimde ne sıcaklık, ne soğukluk ne de ağrı hissettim.'"

Şöyle buyuruyor: "Bazen Ali oldukça soğuk kış günlerinde ince bir gömlek ile dışarı çıkardı. 'Ey Emirü'l-müminin, soğuktan etkilenmiyor musun?' diye sorulduğunda, 'o duadan beri ne sıcaklık ne de soğukluk beni etkiliyor' buyururdu. Bazen de çok sıcak bir günde üst üste kıyafetlerle yanımıza geldiğinde 'diğer insanlar gibi bu aşırı sıcaktan etkilenmiyor musun ki böyle giyindin' diye sorulduğunda aynı cevabı verirdi.

KULAK AĞRISI İÇİN BİR DUA
Hiraş b. Züheyr el-Ezdi, Muhammed b. Cemhür el-Kummi'den; o, Yunus b. Zebyan'dan; o, Ebu Abdullah (a.s.)'tan rivayet ediyor:

"Yunus şöyle dedi: Ebu Abdullah'a kulaklarımdaki ağrıdan şikayet- te bulundum. Şöyle dedi: 'Elini ağrıyan kulağımn üzerine koy ve şöyle dua et:

Karada ve denizde yalnızca Allah'a tevekkül eder ve yalnızca Allah'a sığınırım. O her şeyi duyan ve bilendir.'

Allah'ın izniyle şifa buldum.

Eslem b. Amr en-Nusaybi, Ali b. ibn Rabbeyte'den; o, Muhammed b. Salman'dan; o, babasından; o da Ebu Abdullah (a.s.)'tan kulak ağrısı- na yönelik olarak yukarıtlakine benzer bir dua rivayet etmektedir.

KULAK AĞRISI İÇİN BİR İLAÇ TARİFİ
Bir avuç dolusu soyulmamış susam ve bir avuç dolusu hardal alın. Herbirini ayrı ayrı öğütün. Daha sonra ikisini karıştırıp yağını çıkarın. Yağı bir şişeye koyun ve üzerine bir demir parçası koyun. ihtiyacınız ol- duğunda bu yağdan iki damlayı kulağımza damlatın, kulağımza bir par- ça pamuk koyun, üç gün bekleyin. Allah'ın izniyle şifa bulacaksınız.

KULAKTAKİ ÇAKIL TAŞINA YÖNELİK BİR DUA
Bekir'den; o da amcası Sudayr'dan rivayet ediyor:

"Ufak bir çakıl taşı aldım ve kulağımı onunla karıştırdım. Kulağımın içine kaçtı. Onu oradan uzaklaştırmak için her şeyi yaptım. Fakat ne ben ne de hekimler bunu başarabildi. Hacca gittiğimde el-Bakır (a.s.)"la karşılaştım. Yaşadıklarımı ve daha sonra kulağımda gelişen ağrıyı anlattım. O es-Sadık (a.s.)'a şöyle dedi: 'Ey Cafer, onu ışığa tut ve bir bak.' es-Sadık kulağın içine baktı ve şöyle dedi: 'Hiçbir şey görmüyorum.' el-Bakır, 'bana doğru yaklaş' dedi; ona yaklaştım. Şöyle dua etti:

Ey Allah'ım! Onun oraya girmesine neden olduğun gibi onu zorluk ve ıstırap olmaksızın oradan uzaklaştır.

Daha sonra bunu üç defa tekrarlamamı söyledi. Üç sefer tekrarladıktan sonra, 'parmağını kulağına koy' dedi. Parmağımı kulağıma götürdüğümde ufak çakıl taşı elime geldi."

SAĞIRLIK İÇİN BİR DUA
Hannan b. Cabir el-Filistini, Muhammed b. Ali'den; o, ibn Sinan'dan; o, Ammar b. Mervan'dan; o, el-Munhal'den; o, Cabir'den; o, Ebu Cafer Muhammed b. Ali (a.s.)'den rivayet ediyor. "Sağırlıktan muz- darip biri ona geldiğinde Ebu Cafer (a.s.) ona şöyle dedi: 'Elini kulağının üzerine götür ve şu duayı oku:

Şayet biz bu Kuran'ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, andolsun onu Allah korkusundan saygı ile baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. İşte biz belki düşünürler diye, insanlara böyle örnekler veririz. O Allah, ki O'ndan başka ilah yoktur, gaybı da, müşahede edilebileni de bilendir. Rahman ve Rahim olan O'dur. O Allah, ki O'ndan başka ilah yoktur, Melik'tir, Kuddüs'tür, Selam'dır, Mümin'dir, Müheymin'dir, Aziz'dir, Cebbar'dır, Mütekebbir'dir. Allah şirk koştuklarından çok yücedir. O Allah, ki Yaratan'dır, Kusursuzca Var Eden'dir, Şekil ve Suret Veren'dir, en güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. [59:21-24]
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 02-26-2018, 10:20
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.438
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

AĞZI TUTAN AĞRILAR İÇİN BİR DUA
Hariz b. Eyyüb el-Curcani, Ebu Semine'den; o, Ali b. Esbat'tan; o, Ebu Hamza'dan; o, Ebu Beşir'den; o, Ebu Abdullah (a.s.)'tan rivayet ediyor. "Ebu Beşir şöyle dedi: Ebu Abdullah (a.s.)'ın dostlarından biri ağzındaki ağrıdan şikayette bulunduğunda Ebu Abdullah (a.s.) ona şöyle dedi: 'Ağrın olduğunda elini ağrının olduğu yere koy. Ve şu duayı oku:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! O'nun isimleri varken hastalık zarara neden olmaz. Allah'ın isimlerine sığınırım ki onlar ile hiçbir şey zarar veremez. Ey Rabbim, Senin isimlerin ile, kim Sen'den isterse Sen ona verirsin. Kim Sana dua etse sen ona cevap verirsin. Ey Allah'ım! Ey Allah'ım! Ey Allah'ım! Hz. Peygamber'e ve Ehl-i Beyte rahmet eyle. Ağzımdaki, başımdaki, kulağımdaki, gözümdeki, karnımdaki, sırtımdaki, elimdeki, ayağımdaki ve tüm uzuvlarımdaki ızdırabı dindir.

Allah'ın izniyle ağrın geçecektir.'"

DİŞ AĞRISI İÇİN BİR DUA
Ebu Abdullah el-Hüseyin b. [Ahmed] Muhammed el-Havalimi, el- Hüseyin b. Ali b. Yaklin'den; o, Hannan es-Saykal'dan; o, Ebu Beşir'den; o, Ebu Cafer el-Bakır (a.s.)'dan rivayet ediyor. Ebu Beşir şöyle dedi: "Ebu Cafer (a.s.)'e geceleri beni yatağımdan kaldıran diş ağrımdan şika- yette bulunduğunda bana şöyle dedi: 'Ey Ebu Beşir, ağrı geldiğinde eli- ni onun üzerine koy. Fatiha ve İhlas surelerini oku, daha sonra da şu ayeti oku:

Dağlan görürsün de donmuş sanırsın. Oysa onlar, bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler. Her şeyi sapasağlam ve yerle yerinde yapan Allah'ın sanatıdır. Şüphesiz o işlediklerinizden haberdardır. [27:88]

Ağrı ortadan kalkacak ve nüksetmeyecektir.'"

Hamdan b. A'yan er-Razi, Ebu Talib'den; o, Yunus'tan; o, Ebu Hamza'dan; o, Sema'a b. Mihran'dan; o, Ebu Abdullah (a.s.)'tan rivayet ediyor. Ebu Abdullah (a.s.) yukarıtlaki duayı ve Kadir Suresi'ni ağrısı olan bir kişiye öğütledi.

[Keza diş ağrısı için] Emirü'l-müminin (a.s.) şöyle buyurmuştur: Dişinde ağrı olan kişi, ağrıyan yerini kapatıp ovarak şu duayı okusun:

Allah'ın adıyla! Şali olan Allah'tır. En Yüce ve Kadir olan Allah'tan başka kudret ve güç sahibi yoktur.

Ebu'l-Hasen (a.s.)'den rivayet ediliyor. "Dişim ağrıdığında onun üzerine Cyperus rotundus [kulunç otu] koyarım." Keza onun "Üzüm sirkesi diş ederini kuvvetlendirir" dediği rivayet olunmuştur. Ebu'l-Hasen (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Bir parça buğday alınız. Kabuğunu soyunuz ve yağını çıkarınız. Dişiniz ağrıdığında bu yağdan iki damla damlatınız. Bir miktar yağı da bir parça pamuk üzerine damlatıp; üç gece boyunca ağrıyan dişinizin tarafındaki kulağın içine koyunuz. Allah (c.c.)'ın izniyle ızdırabınız dinecektir."

DİŞ İÇİN BİR MUSKA
İbrahim b. Halid, İbrahim b. Abdirabbih'ten; o, Sa'lebe'den; o, Ebu Beşir'den; o da Ebu Abdullah (a.s.)'tan rivayet ediyor:

"Bu diş için bir muskadır. Faydalıdır ve Allah'ın izniyle başarısız olmamıştır. Zeytin ağacından üç yaprak toplayın ve yaprağın yüzüne şöyle yazı:

Allah'ın adıyla! Allah'tan başka mutlak hakim yoktur ve sen O'nun halifesisin. Ey Haya Şarahiyya, hastalığı uzaklaştır ve şifayı gönder. Hz. Muhammed (saa) ve ailesine rahmet eyle.

Ebu Abdullah şöyle dedi: "Haya, Şarahiyya Allah'ın İbranice'deki iki adıdır. Bunu yaprağın arkasına yaz ve temiz bir parça kumaşa bir iplik elyafı ile bağla. Her birinde aşağıdaki peygamberlerden birinin adını söyleyerek yedi tane düğüm at: Adem, Nuh, İbrahim, Musa, İsa, Şuayb, Muhammed. Bunu dişine iliştir. Allah (c.c.)'ın izniyle şifa bulacaksın."

Cebrail el-Hüseyin b. Ali (a.s.) buyuruyor: "Bir mahlukun kemikle- ri yemesi ve eti bırakması ne acayip bir şeydir. Ben, Yüce, Kadir, Şifa Verici ve Affedici olan Allah'a bir dua etmiştim. Allah'tan başka ilah yoktur. Alemlerin rabbı olan Allah'a dua et.

Hani siz bir kişiyi öldürmüştünüz ve bu konuda birbirinize düşmüş- tünüz. Oysa Allah gizlediklerinizi açığa çıkaracaktı. Bunun için de: 'Ona bir parçasıyla vurun' demiştik. [2:72-73]

Parmağını dişinin üstüne koy ve bu duayı her iki tarafta yedi defa oku. Allah'ın izniyle şifa bulacaksın."

DİŞ İÇİN TECRÜBE EDİLMİŞ BİR DUA
Fatiha [i], Felak [112], Nas [113] ve İhlas [114] surelerini oku. İhlas suresini okuduktan sonra:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! Geceleyin ve gündüzün barınan her şey onundur. O işitendir, bilendir. [6: 13] "Biz de dedik ki, ey ateş! İbrahim'e karşı soğuk ve esenlik ol. Ona bir düzen kurmak istediler, fakat biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık." [21:69-70] Oraya gittiğinde kendisine seslendi: Ateşde olanlar da çevresinde bulunanlar da kutlu kılınmıştır. Alemlerin Rabbi olan Allah yücedir. [27:8]

Daha sonra şöyle de:

"Ey Allah'ım! Sen her şeyden koruyan ve korunmaya muhtaç olma- yansın. Kulunu ve cariyenin oğlunu korktuğu şeytani şeylerden ve Sana şikayette bulunduğu ağrısının ızdırabından koru."

ÖKSÜRÜK İÇİN BİR DUA
Abdullah b. Muhammed b. Mihram el-Kufi, Eyyüb'den; o, Amr b. Şimr'den; o, Cabir'den; o, Ebu Cafer Muhammed b. Ali b. el-Hüseyin (a.s.)'den; o, el-Hüseyin (a.s.)'den rivayet ediyor. Emirü'l-müminin şöyle buyurdu: "Her kim boğazında ağrıdan, aşırı öksürükden ve bedeni- nin dengesizliğinin artmasından yakınıyor ise kapsayıcı (el-cdmi'a) de- nen şu sözleri okusun:

Ey Allah'ım! Sen benim, ümidim dayanağım, desteğim, güzelliğim, yardımcım, yüce olanımsın.
Sen korkunç alanlardan sığınılansın.
Kaybolanların Senden başka sığınağı yoktur.
İnsanoğlunun Senden başka güvencesi yoktur.
Senden başka dualara cevap verici yoktur.
Mazlumların Senden başka yardımcısı yoktur.
Arayanlara Senden başka verilecek yoktur.
Pişman olanların Senden başka döneceği yer yoktur.
Rızık, iyilik ve kurtuluş ancak Senin ellerindedir.
Zalim şeyler bana keder vermekte, müşkil durumlar beni üzmekte, ağrı veren hastalıklar beni kuşatmaktadır.
Senin ellerinden başka kurtuluş kapısının anahtarını verici yoktur. Dua ve niyaz ile Senin önünde, Senden niyaz ediyorum. Ey Rabbim! Yardım dileyen bu kuluna yardım et ve Seni çağıran bu kuluna cevap ver.
Belayı def et. Zararı uzaklaştır. İhtiyacımı karşıla. Gölgeleri def et. Korkularımı kov. Beni mahvolmaktan muhafaza eyle.
Benim Senden başka kurtarıcım yoktur.
"Ey kendisine dua edildiği zaman icabet eden ve kötülüğü açıp gideren." [27:62]
Bana merhamet et ve beni kuşatan gölgeyi, zorluğu ağrıyı ve hasta~ lığı benden uzaklaştır.
Ey Rabbim, şayet niyazıma cevap vermeyeceksen, Senden başkasın- dan kurtuluş dilemeyeceğim.
Ey merhametlilerin En Merhametlisi, bana merhamet et.
Bu zavallı biçare kulunun halidir.
Bu incinmiş kuşatılmış kulunun halidir.
Bu dertte olan ve esirgenme arayan kulunun halidir.
Bu endişeli, ölümlü kederli ürkmüş ve korkmuş kulunun halidir. Bu uykusundan uyanmış, unutkanlığından uyanlmış, ağrısının ciddiyetinden ve hastalığından haberdar edilmiş, ve günahlarından dolayı korku içindeki kulunun halidir.
O günahlarının farkındadır. Rabbinin önünde alçakgönüllüdür ve Rabbinin önünde korku ile ağlamaktadır.
O Rabbi olan Allah'tan, gözyaşı dökerek bağışlanmak ve affedilmek diler.
"Rabbim bu dert beni sarıverdi" [21:83]
Beni sağlığıma kavuştur.
Halimi görüyorsun. Sözlerimi duyuyorsun. Düşüncelerimi biliyor- sun. .
İhtiyacımı biliyorsun ve beni tanıyorsun.
Açık ya da gizli, göğsümde saklı ya da görünen hiçbir korkum Sen- den mahfuz değildir.
Rabbim, Sana yalvarıyorum. Zira Sen günah işlemiş, yanlışa sapmış kullarının günahlarını affedici, isteklerini karşılayıcı, korkularını giderci ve kaderlerini tayin edicisin. Geçmişte her ne olduysa Rabbim Sana dönüyorum. Rabbim pişman oldum ve Senin avluna sığındım. Arzu ve heveslerimi geride bıraktım. Nefsimden sıyrıldım. Günahların bağışlayıcısı, pişmanlıkların kabul edicisi, sapmaların affedicisi, varlıklarına merhamet edici, hastalıkları giderici ve rahatsızlıklara şifa verici olan Sana sığındım. Haddimi aşmamı ve niyazlarımı merhametinle karşıla. Senin kitabından olan sapmalarımı affet. Rabbim, Sen benim çocukluğumda ve ergenliğimde, gençliğimde ve yaşlılığımda, geceleri, gündüzleri, gün ağarırken, gün batarken, ikindide, akşamda ve yatsıda, evde, seyahatte, tek başıma ve halk içinde işlediğim ve yazıcı meleklerinin de kaydettiği tüm günah, isyan, bühtan, hata ve sapmalarımdan haberdarsın. Yarabbi, günah lan mı affet ve beni Cennet ehline ilhak et, ki "Onlara vaad olunan doğru bir vaad- dir." [46:16J

Ey Allah'ım! Peygamber ve Ehl-i Beyt'inin hakkı için bedenimde, saçımda, derimde, kan damarlarımda, sinirlerimde, ellerimde ve kollarımda var olan ve Senden başkasının uzaklaştıramayacağı hastalıklardan beni muhafaza et. Sen, merhametlilerin En Merhametlisisin, ey mazlumların çağrısına cevap veren!"

GÖNÜLDEKİ KORKU VE ENDİŞEYE YÖNELİK BİR DUA
Ebu'l-Kasım et-Tiflisi, Hammad b. İsa'dan; o, Hariz b. Abdullah es- Sicistani'den; o, Ebu Abdullah es-Sadık (a.s.)'tan rivayet ediyor.

"Hariz şöyle dediğini söyledi: 'Ey Allah Rasulü'nün oğlu, zaman zaman göğsümde korku ve kalbimde vesveseler oluyor ki beni namazdan alıkoyup dualarımı karıştırmama sebep oluyor', dedim. Ebu Abdullah (a.s.) şöyle buyurdu: 'Emirü'l-müminin (a.s.)'in bu konudaki duası şu- dur: Benzeri bir şeyle karşılaştığınızda elinizi göğsünüzün üstüne koyun ve-şu duayı okuyun.

Allah'ın adı ve izniyle! Rabbim, Sen beni inancım ile mübarek kılıp Kuran ile emniyete aldın ve bana ramazanda oruç tutmayı ihsan eyledin. Bana merhamet et. Beni rahmet ve merhametin ile kurtuluşa ulaştır. Ey Rahim, Razık, Kaim, Rahman, Yüce olan Allah'ım! Senden başka kimsem yok. Hamd sanadır. Bu vesvese ve alçalmalardan sana sığınırım. Kalbimden gölgeleri uzaklaştır.

Bu duayı üç kez okuyun, Allah (c.c.)'ın izniyle şifa bulacaksınız. Sonra Peygamber Efendimiz'e (Allah onu ve ailesini mübarek kılsın, onlara rahmet etsin) salatü selamda bulunun'"

KARIN AĞRISI İÇİN BİR DUAHariz b. Eyyüb, Ebu Semine'den; o, Ali b. Esba'tan; o, Ebu Hamza'dan; o, Hamran b. A'yan'dan rivayet ediyor.

"Bir adam Muhammed b. Ali el-Bakır (a.s.)'a gelerek, 'Ey Allah Rasulü'nün oğlu, belimde çok ciddi bir ağrı var. Pek çok ilaç da kullandım ancak şifa bulmadım' dedi. el-Bakır, 'Ya Emirü'l-Mümininin (a.s.) duası?' buyurdu. Adam 'o nedir, ey Allah Rasulü'nün oğlu?' diye sordu. el-Bakır (a.s.)şöyle dedi: 'Namazını bitirdiğinde ellerini secde ettiğin yere koy ve şöyle dua et:

Bizim sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız? Hak ve Melik olan Allah pek yücedir. O'ndan başka ilah yoktur, kerim olan arşın Rabbidir. Kim Allah ile beraber ona ilişkin, geçerli kesin bir kanıt ol- maksızın başka bir ilaha taparsa artık onun hesabı Rabbinin katındadır. Şüphesiz inkar edenler kurtuluşa eremezler ve de ki: Rabbim, bağışla ve merhamet et. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın. [23:115-118]

Adam şöyle dedi: 'Söylediklerini yaptım ve Allah (c.c)'ın izniyle ağrım geçti.'"

Muhammed b. Cafer el-Bursi, Muhammed b. Yahya el-Armani'den; o, Muhammed b. Sinan'dan; o da Ebu Abdullah (a.s.)'tan rivayet ediyor. "Allah Rasulü (s.a.a.) şöyle buyurdu: 'Selam otu içiniz. Zira o bel ağrılarına iyi gelir.'"

Yine o, Muhammed b. Yahya'dan; o, Yunus b. Zabyan'dan; o, Cabir'den; ° da Ebu Cafer (a.s.)'den rivayet ediyor:

"Emirü'l-müminin (a.s.) şöyle buyurdu: 'Her kim yediklerinin kendisine zarar vermesini istemiyor ise, acıkmadan ve kayrıı temizlenmeden yemesin. Yiyeceği zaman da Allah'ın adı ile yiyip, iyice çiğnesin ve işta- hı tamamen kesilmeden yemeyi bıraksın.'"

Abdullah b. Bistam, Muhammed b. Razin'den; o, Hammad b. İsa' dan; o, Hariz'den; o, Abdullah (a.s.)'tan; o da Emirü'l-müminin (a.s.)'den rivayet ediyor. "Her kim öbür dünyadaki hayatı arzuluyor ise hafif elbiseler giysin, erken yesin ve daha az sıklıkla cinsel-ilişkide bulunsun."
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 02-26-2018, 10:28
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.438
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

DALAK AĞRISI İÇİN BİR DUA
Muhammed b. Abdullah b. Mihram el-Kufi, Eyyüb'den; o, Ömer b. Şimr'den; o, Cabir'den; o da Ebu Cafer (a.s.)'den rivayet ediyor.

"Horasanlı bir adam, Ali b. el-Hüseyin (a.s.)'e gelerek şöyle dedi: 'Ey Allah Rasulü'nün oğlu, hac farizamı yerine getirdim ve ayrılmadan önce, dalağımdaki ağrıdan dolayı bana dua etmeni istemeye geldim. Ali b. el-Hüseyin şöyle dedi: 'Allah seni ondan korusun. Bu ağrı geldiğinde şu ayeti safran ile yaz ve zemzem suyuna karıştırıp iç. Allah'ın izniyle şifa bulacaksın.

De ki Allah diye çağırın. Rahman diye çağırın. Ne ile çağırırsanız sonunda en güzel isimler onundur. Namazında sesini çok yükseltme. Çok da kısma. Bu ikisi arasında bir yol benimse ve de ki: Hamd , çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan ve düşkünlükten dolayı yardımcıya da ihtiyacı bulunmayan Allah'adır ve onu tekbir edebildiğince tekbir et. [17:110-111]

Şunu da bir ceylan derisinin üzerine yaz, yedi gün süreyle sol kolunun üzerine iliştir. Ağrı ortadan kalkacaktır:

Ahmed b. Yezid, es-Sahhaf el-Kufiden; o, Musa b. Cafer'den; o, es-Sadık (a.s.)'tan; o da el-Bakır (a.s.)'den rivayet ediyor.

"Tabilerinden biri el-Bakır'a dalak ağrısından şikayette bulundu. el-Bakır (as) şöyle dedi: 'Bir parça pırasa al. Onu saf Arap tereyağında kızart ve üç gün süreyle ye. Allah (c.c.)'ın izniyle şifa bulacaksın.'"

MESANE AĞRISI İÇİN BİR DUA
Muhammed b. Cafer el-Bursi, Muhammed b. Yahya el-Armani'den; o, Muhammed b. Sinan es-Sinani'den; o, el-Mufaddal b. Ömer'den; o, Muhammed b. İsmail'den; o, Ebu Zeyneb'den rivayet ediyor.

"Mesanesindeki ağrıdan şikayet eden bir kardeşimize Ebu Abdullah es-Sadık (a.s.) şöyle dedi: 'Uyumadan önce üç defa ve uyandıktan sonra bir defa şu ayetler ile şifa ara.

Biz daha hayırlısını veya bir benzerini getirinceye, hiçbir ayeti nesih etmez veya unutturmayız. Bilmez misin ki Allah gerçekten her şeye güç getirendir. Bilmez misin ki gerçekten göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Sizin Allah'tan başka veliniz ve yardımcınız yoktur. [2:106-107]

Adam şöyle dedi: 'Söylediklerini yaptım ve bir daha ağrım olmadı. '"

SIRT AĞRISI İÇİN BİR DUA
el-Hızr b. Muhammed, el-Havarini'den; o, Feddale'den; o, Eban b. Osman'dan; o, ibn Ebi Hamza es-Sumali'den; o, Ebu Cafer Muhammed el-Bakır (a.s.)'dan rivayet ediyor.

"Hemedanh bir adam Emirü'l-müminin (a.s.)'e sırtındaki ağrıdan ve geceleri uykusuz kaldığından şikayette bulundu. Emirü'l-müminin (a.s.) şöyle dedi: Elini ağrıyan bölgene koy ve üç kez şu ayeti oku:

Allah'ın izni olmaksızın, hiçbir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır. Kim dünyanın yararını isterse, ona ondan veririz. Kim ahiretin sevabını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz. [3: 145]

Daha sonra Kadir Suresi'ni yedi defa oku, Allah (c.c.)'ın izniyle şifa bulacaksın.'"

UYLUKLARDAKİ AĞRI İÇİN BİR DUA
Ebu Abdurrahman el-Kalib, Muhammed b. Abdullah ez-Za'fera- . ni'den; o, Hammad b. İsa'dan; o, Emirü'l-müminin (a.s.)'den rivayet ediyor. "Her kim uyluklarındaki ağrıdan şikayet ederse, sıcak suyun içine otursun, ellerini ağrıyan yerine koysun ve şu duayı okusun:

O inkar edenler, görmüyorlar mı ki, göklerle yer birbiriyle bitişikken biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?" [21:30]

GENİTAL BÖLGEDEKİ AĞRILAR İÇİN BİR DUA
Hariz eş-Şizistani'den rivayet ediliyor.

"Hac vazifemi yaptıktan sonra Ebu Abdullah es-Sadık (a.s.)'ın yanına gittim. el-Mualla b. Huneys genital bölgelerindeki ağrılardan şikayet ediyordu. es-Sadık (a.s.) şöyle dedi: 'Bir vesile ile edep yerlerini açmışsın ve Allah bundan dolayı bu ağrı ile seni cezalandırmış. Emirü'l-müminin (a.s.)'in Ebu Vaile'ye öğrettiği dua ile şifa bulursun. Sol elini onların üzerine koy ve üç defa şöyle de:

Allah'ın adıyla ve Allah'ın izniyle! Hayır, kim iyilikte bulunarak kendisini Allah'a teslim ederse, artık onun Rabbi katında ecri vardır. Onlar için korku yoktur ve onlar mahsun olmayacaklardır. [2: 112] Ey Allah'ım! Kendimi sana teslim ediyorum. Izdırabımdan beni arındır. Senden başka sığınılacak ve güvenilecek yoktur.

Allah (c.c.)'ın izniyle şifa bulacaksın.'"

BALDIRLARDAKİ AĞRI İÇİN BİR DUA
Haddaş b. Sabra, Muhammed b. Cemhur'dan; o, Safvan Beyya' es-Sabiri'den; o, Salim b. Muhammed'den rivayet ediyor. "es-Sadık (a.s.)'a baldırlarımdaki ağrıdan yakındım. Şöyle buyurdu: 'Şu ayeti yedi defa oku, inşallah şifa bulacaksın.

Sana Rabbinin kitabından vahyedileni oku. Onun sözlerini değiştirici yoktur ve onun dışında kesin olarak sığınacak bulamazsın. [18:27]

O duayı yedi defa okudum ve bir daha ağrım olmadı."

BASUR İÇİN BİR DUA VE İLAÇ
el-Havarini er-Razi, Safvan b. Yahya es-Sabiri'den; o, Yakub b. Şuayb'dan; o, Eban b. Tağlib'den; o, Abdü'l-Ala'dan; o, Ebu Abdurrahman es-Sülemi'den; o da Emirü'l-müminin (a.s.)'den rivayet ediyor. "Her kim basurdan korunmak isterse şu duayı okusun:

Ey Büyük, Cenap, Yüce, Rahman, Yakin, Cevap Veren, Yaratıcı, Rahim olan Allah'ım. Peygamber ve Ehl-i Beyt'e merhamet et. Bana merhamet et ve beni ağrımdan kurtar."

Muhammed b. Abdullah b. Mihram el-Kufi, İsmail b. Yezid'den; o, Amr b. Yezid es-Saykal'den rivayet ediyor.

"Ebu Abdullah (a.s.)'a gelerek, ciddi hemeroidi (basur - emoroit ) olan bir kişi için yardım istedim. Bu kişiye bir fıçı dolusu şarap önerilmiş ve fakat o bunu kabul etmemişti. Ebu Abdullah şöyle dedi: 'Doğrusunu yapmış, şarap haramdır. Allah-u Teala yasak ettiği hiçbir şeyde şifa yaratmamıştır. Bir adet beyaz pırasa al ve onun beyaz başını kes. Onu yıkama ve küçük parçalara da ayırma. Devenin hörgücündeki yağdan bir miktar al. Yağı erit ve pırasanın üzerine dök. On tane ceviz al. Onları kırıp soy. On dirhem Fars peyniri ile karıştırıp öğüt. Pırasayı ateşe koy. İyice piştiğinde ceviz ve peyniri içine ekle. Daha sonra hepsini ateşten al. Aç karna üç veya yedi gün süreyle diğer gıdalardan da uzak kalmak suretiyle, bundan ye. Daha sonra bir miktar kızarmış kara ardıçı ekmekle ve soyulmuş cevizle ye. Pırasa ve deve hörgücü yağından sonra yarım okka susam yağını besmeleyle [Allah'ın adını anarak] aç karna al ve yine bir okka eril günlük ağacından al. Onu öğüt ve iç. Daha sonra yarım okka susam yağı daha al. Üç gün süreyle bunu iç ve öğleden sonraya kadar hiçbir şey yeme. Allah'ın izniyle şifa bulacaksın.'"

AYAK AĞRISI İÇİN BİR DUA
Hannan b. Cabir, Muhammed b. Ali es-Sayrafi'den; o, el-Hüseyin el- Aşkar'dan; o, Amr b. Ebu'l-Mikdam'dan; o, Cabir el-Cu'fi'den; o da Muhammed el-Bakır (a.s.)'den rivayet ediyor.

"el-Hüseyin b. Ali (a.s.) ile beraberdim. Beni Ümeyye'den bir şii yanımıza geldi. 'Ey Allah'ın Elçisi'nin oğlu! Ayağımdaki ağrıdan dolayı yürümekte güçlük çekiyorum' dedi. O da 'ya el-Hüseyin b. Ali'nin duası?' buyurdu. Adam 'Ey Allah Rasulü'nün oğlu, o nedir?' diye sorduğunda şu ayeti okudu.

Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik. Öyle ki Allah senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlasın. Üzerindeki nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru bir yola yöneltsin ve sana üstün ve onurlu bir zaferle yardım etsin. Müminlerin kalplerine imanlarına iman katıp arttırsın diye güven duygusu ve huzur indiren O'dur. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. Mümin erkekleri ve mümin kadınları içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altın- dan ırmaklar akan cennetlere sokması ve kötülüklerini örtüp bağış- laması içindir. İşte bu Allah katında büyük kurtuluş ve mutluluktur. Bir de kötü bir zan ile zanda bulunan münafık erkeklerle münafık kadınları ve müşrik erkeklerle müşrik kadınları azaplandırması için. O kötülük çemberi tepelerine insin. Allah onlara karşı gazaplanmış, onları lanetlemiş ve onlara cehennemi hazırlamıştır. Varacakları yer ne kötüdür! Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah üstün ve güçlü alandır. Hüküm ve hikmet sahibidir. [48:1-7]

Adam şöyle dedi; 'bu duayı okudum ve Allah'ın izniyle ondan sonra hiç ağrım olmadı'"

AYAK TABANI VE DİZ ARKASI KİRİŞİ İÇİN BİR DUA
Ebu 'Atab Abdullah b. Bistam, İbrahim b. Muhammed el-Avdi'den; o, Safvan el-Cemmal'den; o, Cafer b. Muhammed'den; o, babasından; o da Ali b. el-Hüseyin (a.s.)'den rivayet ediyor:

"Bir adam Ebu Abdullah el-Hüseyin b. Ali (a.s.)'ye gelerek, dizinin arkasındaki ağrıdan dolayı namaza kalkamamaktan şikayette bulundu. [Ebu Abdullah (a.s.)] şöyle cevapladı. 'Ağrın olduğunda ellerini ağrının olduğu yere koy ve şu duayı oku:

Allah'ın adıyla ve Allah'ın izniyle! Selam Allah Rasulü'nün üzerine olsun, Allah'ın rahmeti onun ve ailesinin üzerine olsun. "Onlar, Allah'ın kadrini, hakkıyla takdir edemediler. Oysa kıyamet günü, yer bütünüyle onun avucundadır. Göklerde sağ eliyle dürülüp bükülmüştür. O şirk koştuklarından münezzeh ve yücedir. [39:67]

Adam söylenileni yaptı ve Allah'ın izniyle iyileşti.'"

TÜM EKLEMLERDEKİ ŞİŞLİKLER İÇİN BİR DUA
el-Hasan b. Salih el-Mahmudi, Ebu Amr b. Şimr'den; o, Cafer b. Yezid el-Cu'fi'den; o, Muhammed b. Ali b. el-Hüseyin'den rivayet ediyor. "Her türlü şişliğe karşı Haşr Suresi'nin sonunu oku.

Şayet biz bu Kuran'ı bir dağın üzerine indirmiş oİsaydık, andolsun onu Allah korkusundan saygı ile baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. İşte biz belki düşünürler diye, insanlara böyle örnekler veri- riz. O Allah, ki O'ndan başka ilah yoktur, gaybı da, müşahede edile- bileni de bilendir. Rahman ve Rahim olan O'dur. O Allah, ki O'ndan başka ilah yoktur, Melik'tir, Kuddus'tür, Selam'dır, Mümin'dir, Müheymin'dir, Aziz'dir, Cebbar'dır, Mütekebbir'dir. Allah şirk koştuklarından çok yücedir. O Allah, ki Yaratan'dır, Kusursuzca Var Eden'dir, Şekil ve Suret Veren'dir, en güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yer- de olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. [59:21-24]

Bu duayı ŞİŞLİğin üzerine üç defa oku, Allah'ın izniyle şifa bulacaksın.'"

"Bir bıçak al ve ŞİŞLİğin üzerinden onu geçir ve şöyle söyle:

Allah'ın adıyla, seni ızdıraptan taş gibi kesilmekten, meyvesiz bir ağacın kökünden, soğukluktan, ağrıdan çekip alıyorum. Allah'ın izniyle git. Allah'ın adıyla başlarım ve Allah'ın adıyla bitiririm.

Daha sonra bıçağı toprağa sapla."
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 02-26-2018, 10:34
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.438
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

ÇIBAN İÇİN BİR DUA
Ali b. el-Abbas, Muhammed b. İbrahim el-Alevi'den; o, Ali b. Musa'dan; o, babasından; o, Cafer b. Muhammed es-Sadık (a.s.)'tan rivayet ediyor. "Bir çıban çıktığında işaret parmağınızı onun üzerine koyup, hafifçe ovalayın ve yedi defa şu duayı okuyun:

Kerim ve Latif olan Allah'tan başka ilah yoktur."

KOLİK İÇİN BİR DUA
ed-Darari, Musa b. Ömer b. Yezid'den; o, Ebu Ömer b. Yezid es-Saykal'den; o, es-Sadık (a.s.)'tan rivayet ediyor.

"es-Sadık (a.s.), kolikten yakınan birisi için şöyle dedi: Fatiha, İhlas, Felak ve Nas surelerini yazınız. Altına şunu yazınız.

Rahmeti hiç kesilmeyen Kadir-i Mutlak olan Allah'ın yüzüne ve önünde durulmayan kudretine sığınırım , bu ağrı ve bu ağrının içindeki fenalıklardan.

Daha sonra yağmur suyu ile aç karna bunu için."

ALLAH RASULÜ'NÜN ATEŞE YÖNELİK DUASI
Muhammed b. Kesir ed-Oimeşki, el-Hasan b. Ali b. Yaktln'den; o, er- Rıza (a.s.)'dan rivayet ediyor.

"Bu dua şumullu bir koruyucu muhafızdır. 'Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla: Der ki onun içine sinin ve benimle söyleşme- yin." [23:108]
Gerçekten ben, senden Rahman'a sığınırım. [19:18]
Allah'ın işitmesi ve Allah'ın görmesi senin görmen ve senin duyman- dan daha yüksektir. Ben peygamberliğin vahyinden, sağındaki Cebrail 'den, solundaki Mikail'den, Hz. Peygamber'den, onun Ehl-i Beyt'inden ilham ve güç alıyorum. Allah, Peygamber'i ve onun neslini, onun sağlığını ve onun ailesini her türlü şerden muhafaza eyle- sin. Allah her neyi isterse, onu engelleyecek güç yoktur. Rabbim sen yaratıcımızsın ve yardımcımızsın. Allah seni ve varlığını, dostlarının varlığını koruduğu gibi korusun.

Arş ayetini yaz ve altına Allah'tan başka güç ve kudret sahibi yoktur. Allah'tan başka sığınılacak yoktur. O en iyi koruyucudur. Bizim için Allah kafidir, yaz."

HER TÜRLÜ AĞRI İÇİN BİR DUA
Muhammed b. Hamıd, Halef b. Hammad'dan; o, Halid b. 'Abesrden; o da Ali b. Musa (a.s.)'dan rivayet ediyor.

"Her türlü ağrı için şu duayı kardeşlerine öğret:

Yerlerin ve göklerin Rabbinden, kendim için sakınma isterim. İsimleri ile hastalıkların zarar veremeyeceği Rabbimden kendim için korunma isterim. İsimleri rahmet ve şifa olan Rabbimden kendim için korunma isterim."

SİHİRİ NÖTRALİZE ETMEK İÇİN BİR DUA
Abdullah b. el-'Ala el-Kazvini, İbrahim b. Muhammed'den; o, Hammad b. İsa b. Yakub'dan; o, İmran b. Meysem'den; o, 'Ubaye b. Rab'i el- Esedi'den; o da Emirü'l-müminin (a.s.)'den rivayet ediyor.

"Bir kişi Emirü'l-müminin (a.s.)'e gelerek sihirden yakındı. [Hz. Ali (a.s.)] şöyle buyurdu: 'Aşağıdaki duayı ceylan derisi üzerine yaz ve onu üzerine iliştir. Sihir sana zarar veremeyecek ve etkilemeyecektir.

Allah'ın adıyla ve Allah'ın izniyle! Allah'ın adıyla ve Allah'ın izniyle! Allah'ın adıyla! Allah'tan başka güç ve kudret yoktur! "Onlar atınca Musa dedi ki: Sizlerin getirdiğiniz büyüdür. Doğrusu Allah onu geçersiz kılacaktır. Şüphesiz Allah bozgunculuk çıkaranların işini düzeltmez. Allah suçlu günahkarlar istemese de hakkı kendi kelimeleriyle gerçekleştirecektir. [10:81-82]
Böylece hak yerini buldu. Onların bütün yapmakta oldukları geçersiz kılındı. Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak ters yüz çevrildiler." [7:118-119]

Muhammed b. Musa er-Rab'i, Muhammed b. Mahbub'dan; o, Abdullah b. Galib'den; o, Sa'd b. Zarıf'ten; o, el-Esbak b. Nubate'den; o da Emirü'l-müminin (a.s.)'den rivayet ediyor. "Ey Esbak, bu dua sihir ve sultanın korkusundan sakınmak içindir. Bu duayı yedi defa oku:

Allah'ın adıyla ve Allah'ın izniyle! "De ki pazunu kardeşinle pekiştirip güçlendireceğiz. Sizin ikinize de öyle bir güç ve yetki vereceğiz ki ayetlerimiz sayesinde size erişemeyecekler. Siz ve size uyanlar galip olanlarsınız. [28:35]

Bunu gece namazını müteakiben ve sabah namazından önce yedi defa suya oku. Allah'ın izniyle sihir sana zarar vermeyecektir."

ÇOCUK DOĞURMAKTA GÜÇLÜK ÇEKEN BİR KADIN İÇİN BİR DUA
el-Havâtîmî , Muhammed b. Ali es-Sayrafi'den; o, Muhammed b. Eslem'den; o, el-Hasan b. Muhammed el-Haşimi'den; o, Eban b. Ebi'l-Ayyaş'tan; o, Salim b. Kays el-Hilali'den; o, Emirü'l-müminin (a.s.)'den rivayet ediyor.

"Ben Allah'ın indirdiği kitaptan iki ayet biliyorum ki çocuk doğurmakta güçlük çeken bir kadın için pek faydalıdır. Bunu ceylan derisinin üstüne yazın ve kadının kasığına iliştirin. Şu ayeti yedi defa yazın.

Demek ki gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır. Gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır. [94:5-6]

Şu ayeti de bir defa yazın:

Ey insanlar, Rabbinizden korkup sakının, çünkü kıyamet saatinin sarsıntısı büyük bir şeydir. Onu gördügünüz gün her emzikli kendi emziğini unutup geçecek ve her gebe kendi yükünü düşürecektir. In- sanlan da sarhoş olmuş görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir. An- cak Allah'ın azabı pek şiddetlidir. [22:1-2]

Aşağıdakini de bir kağıda yazıp, katlanmamış keten ile sol uyluğuna iliştirin. Doğum yaptığında bir seferde kesin:

Meryem doğum yaptığında, Meryem bir canlı getirdiğinde. Ey canlı, hemen yeryüzüne gel. Allah'ın izni ile.

SIK SIK AĞLAYAN ÇOCUK, GECELERİ KORKAN KİŞİ VE AĞRIDAN UYKUSUZ KALAN KADIN İÇİN BİR DUA
Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına vurduk. Sonra iki gruptan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap ettiğini belirtmek için onları uyandırdık. [18:11-12]

Ebu'l-Mu'iz el-Vasıti, Muhammed b. Süleyman'dan; o, Mervan b. el-. Cehm'den; o, Muhammed b. Müslim'den; Ebu Cafer (a.s.)'den; o da Emirü'l-müminin (a.s.)'den rivayet ediyor.

DİK BAŞLI HAYVAN İÇİN DUA
Hatim b. Abdullah el-Ezdi, Ebu Cafer el-Makri'den; o, Cabir b. Raşid'den; o, Abdullah es-Sadık'tan rivayet ediyor. Cabir şöyle dedi: "Bir seyahat esnasında es-Sadık (a.s.) kasvetli ve mahzun bir adam gördü. Adama, 'neyin var?' diye sordu. Adam bineğinin çok dikbaşlı olduğunu söyledi. es-Sadık (a.s.) şöyle dedi: 'Kulağına şu ayeti oku:

"Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece onlara malik oluyorlar. Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik. İşte bir kısmı binekleridir, bir kısmını yiyiyorlar." [36:71-72]

SEYAHAT İÇİN BİR DUA
Ali b. Urve el-Ahvezi ed-Deylemi'den; o, Davud er-Rakki'den; o, Musa b. Cafer'den rivayet ediyor. "Her kim bir seyahatte hırsızlardan ve yırtıcı hayvanlardan korkuyor ise bineğinin yelesinin üzerine şunu yazsın:

Yetişilmekten korkmadan ve endişeye kapılmadan." [20:77]

Davud er-Rakki şöyle diyor: "Hac farizamı yerine getirdim. Çölde iken bir grup bedevi içinde bulunduğum kervanı pusuya düşürdü. Devemin yelesine şunu yazdım:

Yetişilmekten korkmadan ve endişeye kapılmadan [20:77]

Muhammed'i (saa) gönderen, ona peygamberliği ve mesajı gönderen ve Emirü'l-müminin (a.s.)'e imameti veren sayesinde onlar bana karşı kör oldular. "

TÜM HASTALIKLAR İÇİN BİR DUA
Ali b.İshak el-Basri, Zekeriya b. Adem el-Makri'den rivayet ediyor. "Bir gün er-Rıza (as) bana şöyle dedi: 'Ey Zekeriya, tüm hastalıklar için şu duayı oku.

Ey şifayı ihsan eden ve hastalıkları uzaklaştıran, ızdırabım için şifa gönder. "

SİYATİK İÇİN BİR DUA
Mualla b. İbrahim el-Vasıti, İbn Mahbub'dan; o, Muhriz b. Süleyman el-Ezrak'dan; o, Ebu'l-Carud'dan; o, Ebu İshak'tan; o, el-Haris el-A'ver el-Hemdani'den; o da Emirü'l-müminin (a.s.)'den rivayet ediyor.

"Siyatik ağrısı olduğunda elinizi ağrının üzerine koyun ve şunu okuyun:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! Allah'ın adıyla ve Allah'ın izniyle! Yüce olan Allah'ın adına sığınırım. Mutlak olan Allah'ın adına sığınırım, her türlü şişip ağrıyan kan damarının şerrinden ve her türlü ateşin hararetinden."

VEREM İÇİN BİR DUA
Muhammed b. Kesir ed-Dımaşki, el-Hasen b. Ali b. Yaktîn'den; o, er- Rıza Ali b. Musa'dan (as) rivayet ediyor.

"Bu dua şiamızın verem için okuduğu duadır.

Ey Allah'ım! Ey rablerin Rabbi! Ey yaratıcıların Yaratıcısı! Ey tanrıların Tanrısı! Ey göklerin ve yerin Hakimi; beni bu hastalıktan kurtar ve bana şifa ver. Ben senin kulunum ve kulunun oğluyum. Sana döndüm ve benim perçemim senin elindedir.

Bu duayı üç kere okuyun, Allah (c.c)'ın izni ile korunacaksınız."
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 02-26-2018, 10:42
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.438
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

HAFTANIN GÜNLERİ İÇİN DUA

Cumartesi Duası:

es-Sadık (a.s.)'tan rivayet edilmiştir.

"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! Kendim ve neslim için Allah'tan korunma isterim. O'ndan başka ilah yoktur. 'Hamd alemle- rin Rabbi, Rahman, Rahim ve din gününün maliki olan Allah'adır. Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Senden yardım dileriz. Bizi doğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve sapmışlarınkine değil' [1:2-7]
'Sabahın Rabbine' [113:1]
'İnsanların Rabbine, insanların Malikine' [114: 1- 2]
'Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğmelere üfüren kadınların şerrinden ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden..' [113:2-5]
Tek olan Allah'ım, 'O doğurmamıştır. ve doğurulmamıştır ve hiç bir şey onun dengi değildir.' [112:3-4]
'Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun misali içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir. Çerağ bir sırça içerisindedir. Sırça sanki incimsi bir yıldızdır ki doğuya da batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır. Neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. Nur üstüne nurdur. Allah kimi dilerse onu kendi 'nuruna yöne/- tip iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah her şeyi bilendir.' [24:35]

'O gökleri ve yeri hak olarak yaratandır... O'nun sözü haktır. Sura üflediği gün mülk O'nundur. O, gaybı ve müşahede edilebileni bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibi alandır. Haberdar alandır.' [6:73]
'Allah yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emr bunların arasında durmadan iner. Sizin gerçekten Allah'ın her şeye güç yetiştirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için.' [65:12]
'Her şeyi sayı olarak da sayıp tespit etmiştir.' [72:28]
Şeytanın sahip olduğu her türlü (gizli ya da açık) şeytanilikten, cin ve insanların kötülüklerinden, geceleri uçan ve gündüzleri dinlenenlerin kötülüklerinden, gecenin ve gündüzün belalarının kötülüklerin- den, güvercinlerde, vahşi bedenlerde mahvolmuşlarda, vadilerde, açık sahalarda, ormanlarda ve ağaçlarda yaşayan kötülüklerden ve nehirlerdeki kötülüklerden sana sığınırım.
Allah'ın korumasına sığınırım.'De ki ey mülkün sahibi Allah'ım. Dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden mülkü çekip alırsın. Dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın. Hayır Senin elindedir. Sen gerçekten her şeye güç yetirensin. Geceyi gündüze bağlayıp katarsın. Gün- düz:ü de geceye bağlayıp katarsın. Diriyi ölüden çıkarırsın, ölüyü de diriden çıkarırsın. Sen dilediğine hesapsız rızık verirsin.' [3:26-27] ' O 'nun benzeri gibi olan hiçbir şey yoktur. O, işitendir, görendir. Göklerin ve yerin anahtarlan O'nundur. O dilediğine nzkı genişletip ya- yar ve kİsar da. Çünkü O her şeyi bilendir.' [42:11-12]
Tek Olan'a sığınırım. 'Yeri ve gökleri yaratan tarafından bir indirme- dir. Rahman arşa istiva etmiştir. Göklerde, yerde bu ikisi arasında ve nemli toprağın altında olanların tümü onundur. Sözü açığa vursan da. Çünkü şüphesiz o gizliyi de gizlinin gizlisini de bilmektedir. Allah; ondan başka ilah yoktur. En güzel-isimler onundur.' [20:4-8]
'Haberiniz olsun yaratmak da emir de Q'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir. Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin. Şüphesiz O haddi aşanları sevmez. Düzene konulmasından sonra yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın. O'na korkarak ve umut taşıyarak dua edin. Doğrusu Allah'ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır.' [7:54-56] Her çeşit görünen, değişen hayal edilen, sessiz, hareketsiz ya da hareketli, geceleri gezen, gözleyen, kahin, sihir ya- pıcı, şeytan, büyücü, zalim ve zorbanın şerrinden Tevrat, İncil, Zebur ve yüce Kur'an'ı indirene sığınırım. Hamd Allah'a, O'nun yardımına, O'nun hafifletmesine ve O'nun korumasına olsun. O seni korur, O'nun ortağı yoktur. O'nun alçalttığını yükseltecek, yükselttiğini alçaltacak yoktur. O tektir, itaat edilendir. Allah Muhammed'i ve ailesini korusun."

Pazar duası:
'Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! Allah büyüktür, Allah büyüktür, Allah büyüktür! Rabbimiz arşa oturmuştur ve gökler ve yerler O'nun emriyle ayaktadır. Yıldızlar O'nun izniyle sakin ve dağlar O'nun izniyle sabittir. Göklerde ve yerlerde olan her şey O'nun adını zikreder. Dağlar O'na itaatkardır. Bedenler çürüdüğünde O'nun için yeniden hayat bulur. Her türlü kötü şeyi ve fenalığı bizden sakla. 'İki deniz arasına bir ara engel koyan;' [27:61]
'Gökte burçlar kılan, onların içinde bir aydınlık ve nurlu bir ay var eden ne yücedir.' [25:61] Kötülüklerden O'na sığınırım. 'Andolsun gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik ve onu her kovulan şeytandan koruduk.' [15:16-17]
'Yeryüzünde sabit dağlar yarattık.' [21:31]
'Kazıklar...' [78:7]
'Ha Mim Ayn Sin Kaf O Aziz ve Hakim olan Allah, sana ve senden öncekilere böyle vahyetmektedir.' [42:1-3]
'Ha Mim. Rahman ve Rahim'den indirilmiştir.' [41:1-2]"

Pazartesi Duası:
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla, her türlü gizli ve açık kötülükten, her çeşit kadın ve erkeğin kötülüğünden, güneş ve ayda saklı kötülüklerden büyük Rabbime sığınırım. Meleklerin ve ruhun Rabbi olan Allah kudsidir.
Ey cin, şayet beni duyuyorsan itaat et. Ey beşeriyet, her şeyi bilen ve Rahman olan Allah'a itaat et. Ey insanlar ve cinler, alemlerin Rabbi olan Allah'ın ve Cebrail'in, Mikail'in, İsrafil'in, Süleyman b. Davud (a.s.)'un, Muhammed (s.a. a) 'in işareti ile işaretlenmiş tüm mahluka- tın itaat ettiği Rabb'e geliniz. Her çeşit isyankar ruhu olan dişi cin- den, cin veya şeytan veya büyücüden, zalim hükümdardan Allah'a sığınırım. Görünen ve görünmeyen kötülüklerden, her şeyi bilen Allah'a sığınırım."

Salı Duası:
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! Yüce'ye, göklerin Rabbi'ne; bunları iki günde yaratan ve işlerini tayin eden yeryüzünü yaratan ve yaşamı idame ettiren ve onda dağlar yaratan, 'doğru gidebilsinler diye geniş yollar' açan [21:31], 'ağırlaşmış bulutlan...' [13:12) yaratan ve itaat ettiren, gemileri yüzdüren, denizi kendisine itaatkar kılan, yeryüzünde dağları ve nehirleri yaratan Allah' sığınırım. Gece ve gündüz kalplere musallat olan insan ve cinnin kötülüklerinden Allah bizi korusun, Allah bizi korusun, Allah bizi korusun. Allah 'tan başka Tanrı yoktur, Muhammed O'nun elçisidir."

Çarşamba Duası:
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla, üfürülen ve düğümlenen kötülüklerden, şeytandan ve şeytana ait olanın kötülüğünden tek olan Allah'a sığınırım. Gözün gördüğünden ve gözün görmediğinden Allah'a sığınırım. Musallat olan şeytanın şerrinden eşi benzeri olmayan büyük Allah'a sığınırım."

Perşembe Duası:
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla, her türlü asi, oturan kalkan düşman ve inatçı şeytandan, doğunun ve batının Rabbi olan Allah'a sığınırım. 'Sizi kendisiyle tertemiz kılmak, sizden şeytanın pisliklerini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve bununla ayaklarınızı sağlamlaştırmak için size gökten su indiriyordu.' [8: 11] O her şeyi duyar, her şeyi bilir. Allah'tan başka kudret yoktur. Allah'tan başka fethedici yoktur. 'Ayağını depret. İşte yıkanacak ve içilecek soğuk su.' [38:42]
'Ve kendi rahmetinin önünde rüzgarlan müjdeciler olarak gönderen O'dur. Biz gökten tertemiz su indirdik.' [25:48]
'Şimdi Allah sizin [yükünüzü] hafifletti' [8:66]
'Bu Rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmettir.' [2:178]
'Allah sizin [yükünüzü] hafifletmek ister.' [4:28]
'Onlara karşı sana Allah yeter.' [2:137]
'Allah emrinde galip alandır.' [12:21]
Allah'tan başka tanrı yoktur ve Muhammed O'nun rasuludür."

Cuma Duası:
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! Yüce ve mutlak olan Allah'tan başka güç ve kudret yoktur. Allah meleklerin, Ruh'un, pey- gamberlerin ve elçilerin rabbidir. Yerlerde ve göklerde olanları bir mizan ile tutar. Her şeyin yaratıcısıdır ve onların hükümdarıtlır. Rabbim onların gücünden beni koru. Onların bakışlarını ve kalplerini bana karşı kör et. Onlar ve bizim aramıza bir perde kay; bir muhafız kay ve bir savunucu kay. Şüphesiz sen bizim Rabbimizsin. Senden başka güç ve kudret yoktur. Sana inanıyoruz ve dönüşümüz Sanadır. Sen Malik'sin ve Hakimsin. Her türlü mahlukatın kötülüklerinden Sana sığınırız. Gündüz ve gece musallat olan şeytandan ve her türlü şeytani şeyin kötülüğünden Sana sığınırız. Amin."
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 02-26-2018, 10:55
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.438
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

BÜYÜLENMİŞ VE TUZAĞA DÜŞÜRÜLMÜŞLER İÇİN DUA
Ahmed b. Bedr, İshak es-Sahhaf'tan; o, Musa b. Cafer (a.s.)'den rivayet ediyor.

"Musa b. Cafer 'Ey Sahhaf, sen karından alıkonulmuşsun', dedi. Ona, 'ey Allah Rasulü'nün oğlu, hakikaten öyle, üç yıldır her çeşit tedaviyi denedim. Maalesef hiçbir fayda göremedim' dedim. 'Bana niçin anlatmadın?' dedi. 'Ey Allah Rasulü'nün oğlu, şüphesiz sen her şey ile donatılmışsın fakat senin önünde utandım' dedim. 'Büyülenmiş ve tuzağa düşürülmüş bir erkek için utanmak olur mu? Konuyla ilgili olarak seninle görüşmek istiyorum. Şöyle dua et, dedi:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! Ey büyücü, Allah'ın izniyle seni uzaklaştırıyorum. O Allah ki şeytana şöyle dedi: 'Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak oradan çık.' [7:18]
'Öyleyse oradan in. Orada büyüklenmen senin olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen küçük düşenlerdensin.' [7: 13 ]
'Oysa hileli düzen kendi sahibinden başkasını sarıp kuşatmaz.' [35:43]
'Biz de Musa'ya 'asanı fırlatıver' diye vahyettik. Bir de baktılar ki o bütün uydurduklarını derleyip tapar/ayıp yutuyor." [7: 117] Senin eylemini ediyorum ve sana geri yolluyorum ve Kadir-i mutlak, yüce, her şeyi bilen yüce Allah'ın izniyle senin eylemini hükümsüz kılıyorum. Senin büyün, ancak sana geri döner. Tıpkı, sihirbazların sihri

Kadir-i mutlak olan Allah'ın izniyle hükümsüz kılındığı gibi Allah'ın izniyle Firavun'un sihirbazları engellendi.
Ey sihirbaz, senin eylemini ediyorum ve hükümsüz kılıyorum. O Allah'ın izniyle ki şöyle buyurmuştur. 'Kendileri Allah'ı unutmuş, böylece O'nun da onlara kendi nefislerini unutturdukları gibi olmayın.' [59:19)

'Biz kitabı üzerine yazılı bir kağıtta göndersek ve onlar elleriyle dokunsalar bile inkar ederler. Tartışmasız, bu apaçık bir büyüden başkası değildir derler ve derler ki ona bir melek indirilmeli değil miydi? Eğer bir melek indirilseydi elbette iş bitirilmiş olurdu da sonra kendilerine göz açtırılmazdı. Onu eğer bir melek kıİsaydık, elbette erkek kılardık ve mutlaka katmakta olduklarını yine katar- dık.' [6:7-9]

'Böylece ikisi ondan yediler. Hemen ayıp yerleri kendilerine açılıver- di.' [20:121)
Allah'a hamdolsun, senin eylemin giderildi. Gayretin boşa çıkarıldı ve fesatın zayıfladı. 'Hiç şüphesiz şeytanın hileli düzeni pek zayıftır.' [4:76)

Allah'ın izniyle sana galabe çaldım. Senin çokluğunu Allah'ın orduları ile defettim. Senin gücünü Allah'ın kudreti ile yendim. Senin üzerinde Allah'ın emrini yerine getirdim. Senin bakışın köreldi, gücün zayıfladı, bağların çözüldü ve şeytan Allah'ın izniyle kendini senden sıyırdı. 'Şeytanın durumu gibi, çünkü insana inkar et dedi. İnkar edince de gerçek şu ki ben senden uzagım, doğrusu ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım dedi. Sonunda onları akıbeti şüphesiz ateşin içinde ikisinin de süresiz olarak kalıcı olmalarıdır. İşte zalim olanları cezası budur.' [59:16-17]

Ve Allah şöyle buyurdu: 'Öyle ki, kendilerine tabi olunanlar, kendilerine tabi olanlardan uzaklaşıp kaçmışlardır. Onlar, azabı görmüşlerdir ve aralarındaki bütün bağlar da parçalanıp kopmuştur. Uyanlar derler ki, eğer bize bir kere fırsat verilse muhakkak onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşırdık. Böylece Allah onlara bütün yaptıklarını onulmaz hasretlerle gösterecektir ve onlar ateş- ten çıkacak değildirler.' [2:166-167)

Allah'ın izniyle, 'Allah, ki O'ndan başka ilah yoktur, Diri'dir, Kayyüm'dur. O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur... Pek yücedir, pek büyüktür.' [2:255]
'Tartışmasız sizin ilahınız birdir. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. Doğuların da Rabbidir. Şüphesiz biz dünya gö el-Hasen b. Sazan, Ebu Cafer'den; o, Ebu'l-Hasen'den (üçüncü imam) rivayet ediyor.

"Dört günde bir gelen ateşin en iyi tedavisi tatlı feluzec ve ateşin olduğu günlerde bolca safrandır. Ateşin olduğu gün başka bir şey yenmemelidir. "

ZEMZEM KUYUSUNDAN GELEN SU
el-Carüd b. Ahmed, Muhammed b. Cfifer el-Caferi'den; o, Muhammed b. Sinan'dan; o, İsmail b. Cabir'den; o da Ebu Abdullah es-Sadık (a.s.)'tan rivayet ediyor.

"Zemzem suyu her hastalığa şifadır. Zira Allah Rasulü (Allah onu ve ailesini mübarek kılsın) her nerede zemzem içtiyse onu tavsiye,etmiştir."

el-HÜSEYN'İN KABRİNDEN ALINAN TOPRAK HAKKINDA
el-Carüd b. Ahmed, el-Caferi'den; o, Muhammed b. Sinan'dan; o, el- Mufaddal b. Ömer el-Cu'fi'den; o, Muhammed b. İsmail b. Ebi Zey- neb'den; o, Cabir b. Yezid el-Cu'fi'den; o da Ebu Cafer Muhammed b. Ali (a.s.)'den rivayet ediyor.

"el-Hüseyin'in kabrinin toprağı her hastalık için bir şifa ve her korkudan bir korunmadır."

ATEŞTEN MUZDARİP BİR KİŞİNİN GÖMLEĞI HAKKINDA
Muhammed b. Cafer el-Bursi, Muhammed b. Yahya el-Ermeni'den; o, Muhammed b. Sinan Ebu Abdullah es-Sinan'dan; o, Yunus b. Zab- yan'dan; o, el-Mufaddal b. Ömer'den; o da Cafer b. Muhammed es-Sadık (a.s.)'tan rivayet ediyor. '

"es-Sadık (a.s.) hasta bir yakınına şöyle dedi: 'Senin rengin neden değişti' O kişi, 'bir aydır kendimi iyi hissetmiyorum. Ateşim düşmüyor. Her türlü ilacı denedim fakat hiçbirinden fayda görmedim' dedi. es-Sadık (a.s.) şöyle dedi: 'Gömleğinin düğmelerini çöz ve başını gömleğinin içine koy. Ezan ve kameti oku ve yedi defa Fatiha suresini oku.' Adam, 'söylediğini yaptım ve bir devenin ipinden kurtulması gibi hastalık benden uzaklaştı' dedi."

ELMA HAKKINDA
el-Hüseyin b. Bistam, Muhammed b. Halef'ten; o, el-Veşşa el-Hüseyin b. Ali b. Abdullah b. Sinan'dan; o da Cafer b. Muhammed (a.s.)'den rivayet ediyor.

"Şayet insanlar elmada ne olduğunu bilseydi, hastalıklarını yalnızca onunla tedavi ederdi."

el-Hızr b. Muhammed, el-HavarinI'den; o, Muhammed b. el-Ab. bas'tan; o, Abdullah el-Fadıl en-NevfelI'den; o da imamlardan birinden (a.s.) rivayet ediyor.

"Fatiha suresini yedinci defa okuyup da hastalığın uzaklaşmadığını görmedim. "

ATEŞ İÇİN BUĞDAY SERPİŞTİRMEK HAKKINDA
el-Feyz b. el-Mübarek el-Esedi, Abdülaziz'den; o, Yunus'tan; o da Davut er-Rakki'den rivayet ediyor.

"Medinedeydim ve çok hastaydım. Bunun haberi Ebu Abdullah (a.s.)'a ulaşınca bana bir mektup yazdı. 'Hastalığının haberleri bana ulaştı. Bir miktar buğday satın al. Sırtına yay ve şöyle de:

Ey Allahım, Senin adın ile! Şayet ızdırabı olan Senden isterse, Sen onu dindirirsin. Sen onu yarattıkların içinde halifen yaparak yeryüzüne indirdin. Peygamber ve ailesine merhamet et ve benim bu hastalığımı benden uzaklaştır.

Daha sonra otur, buğdayları önüne al ve aynı duayı tekrarla.' Davut, 'söylediklerini yaptım, devenin iplerinden kurtulduğu gibi hastalık benden uzaklaştı', dedi."

DÖRT GÜNDE BİR GELEN ATEŞ İÇİN ETKİLİ VE TECRÜBE EDİLMİŞ BİR TILSIM
Ebu Gassan Abdullah b. Halid b. Necih, ibn Mesud Muhammed b. Abdullah b. Ebi Ahmed'den; o, Abdurrahman Ebu Necran'dan; o, Yunus b. Yakub'dan rivayet ediyor.
"Ebu Abdullah (a.s.) ateş için şu duayı öğretti. Fatiha, İhlas, Kadir sureleri ile Arş ayetini oku. Daha sonra işaret parmağınla ateşli tarafa şunu yaz:

Ey Allah'ım onun hassas derisini ve kırılgan kemiklerini ateşin etkisinden kurtar. Ey Ümmü Müleddim, eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsan et yeme, kan içme, bedenini zayıflatma ve baş ağrısına sebep olma. Uzaklaş. Allah'tan başka ilah yoktur. Tek'tir, Hakim'dir, ortağı yoktur."

DAĞLAMA [KOTERİZASYON] VE LAVMAN HAKKINDA
Muhammed b. İbrahim el-Alevi el-Musevi, İbrahim Muhammed'den [ki o, babasıdır]; o, Ebu'l-Hasan el-Askeri (a.s.)'den; o, er-Rıza (a.s.)'dan rivayet ediyor.

"Yunus b. Yakup, es-Sadık (a.s.)'a, 'ey Allah Rasulü'nün oğlu, ateş ile kendini dağlayanlardan bazısı ölüyor, bazısı şifa buluyor' dedi. es-Sadık (a.s.), Allah Rasulü'nün bir arkadaşı kendisini dağlarken o onun başında duruyordu' buyurdu."

Cafer b. Abdülvahid, en-Nadr b. Süveyd'den; o, "Asım b. Haillid'den; o, Muhammed b. Müslim'den rivayet ediyor.

"Ebu Cafer (a.s.)'e, 'dağlama bir tedavi olarak kullanılabilir mi' diye sordum. 'Evet, Allah onu bir şifa olarak yarattı. Bunda mahzur yoktur' dedi.

İbn Maşaallah Ebu Abdullah el-Mübarek b. Hammad'dan; o, Zur'a'dan; o, Sema'a'dan; o da Ebu Abdullah (a.s.)'tan rivayet ediyor.

" Lavman bir tedavidir. Kayrıı kuvvetlendirir. Onu erdemli kimseler kullanır. "


VANTUZ, İNHALASYON, BUHAR BANYOSU VE LAVMAN HAKKINDA
Hafs b. Ömer el-Kasım b. Muhammed'den; o, İsmail b. Ebu'l-Ha- sen'den; o, Hafs b. Ömer [Beyya' es-Sabiri]'den rivayet ediyor.

. "Ebu Abdullah (a.s.) şöyle dedi. 'Kendi kendinizi tedavi etmenin en iyi yolları vantuz, inhalasyon, buhar banyosu ve lavmandır.'"

el-Münzir b. Abdullah, Hammad b. İsa' dan; o, Hariz b. Abdullah es-Sicistani'den; o, Cafer b. Muhammed'den rivayet ediyor.

"Dört çeşit ilaç vardır: Vantuz, sürmek, kusma ve lavman."

İbrahim b. Abdurrahman, İshak b. Hasen'den; o, İsa b. Beşir el-Vası- tl'den; o, ibn Muskan ve Zürare'den; o da Ebu Cafer (a.s.)'den rivayet ediyor.

"Arapların tıbbı üç çeşittir. Vantuz, lavman ve koterizasyon."

Ebu Abdullah (a.s.) şöyle buyurdu:

"Arapların tıbbı beş çeşittir; vantuz, lavman, inhalasyon, kusma, bu- i har banyosu ve koterizasyon."

Ebu Cafer el-Bakır (a.s.) şöyle buyurdu:

"Arapların tıbbı yedi çeşittir; vantuz, lavman, buhar banyosu, inha- lasyon, kusma, bal yeine, koterizasyon ve bazen kireç."

KANDAKİ BOZUKLUKLARIN BELİRTİLERİ HAKKINDA
Abdullah b. Ubeyde, Muhammed b. İsa'dan; o, Meyser'den; o, ibn Sinan'dan; o da es-Sadık (a.s.)'tan rivayet ediyor.

"Kandaki bozukluk üç belirti verir: Koku, kaşıntı ve vücutta yürüyen varlık hissi."

VANTUZ ESNASINDA BİR DUA
Muhammed b. el-Kasım b. Müncib, Halefb. Hammad'dan; o, Abdul- i lah b. Muskan'dan; o, Cabir b. Yezid el-Cu'fi'den; o da Ebu Cafer el- i Bakır (a.s.)'dan rivayet ediyor.

"Vantuz yaptırdıgında kan vantuz bardağına gelirken ve henüz vantuz bitmeden kan hala akıyorken şu duayı oku:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! Kandaki kem gözden ve vantuzdaki her türlü kötülükten Allah'a sığınırım. Allah-u Teala şöyle buyuruyor. "Eğer gaybı bilseydim, muhakkak hayırdan yaptıklarımı arttırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı." [7: 188] "Andolsun kadın onu arzulamıştı. Eğer Rabbinin kesin kanıtını görmeseydi, o da onu arzulamıştı. Böylelikle biz ondan kötülüğü ve fuhşu geri çevirmek için..." [12:24] "... ve elini koynuna sak. Kusursuz olarak, bembeyaz çıkıversin." [27:12]

Vantuz, kan akımı ve yukarıtla bahsedilen duaları bir araya getir."

VANTUZ İÇİN GÜN SEÇİMİ
Muhammed b. Yahya el-Bursi, el-Ermeni'den; o, Muhammed b. Sinan'dan; o, el-Mufaddal b. Ömer el-Cu'fi'den rivayet ediyor.

"Talha b. Zeyd, Cumartesi ve Çarşamba günleri vantuz yapmak hakkında Ebu Abdullah (a.s.)'a sordu. Ebu Abdullah (a.s.)'a, Allah Rasulü'nden sünnilerin rivayet ettigi bir hadisten bahsetti. Ebu Abdullah bunu reddetti ve şöyle dedi: 'Allah Rasulü'nün otoritesi hakkındaki otantik bilgi şudur: Şayet birinizde kan iltihaplanırsa vantuz yapın, bu ölümcül değildir.' Sonra şöyle dedi: 'Ehl-i Beyt'imden hiç kimse vantuzu yasaklamamıştır.'"

Ebu Abdullah (a.s.)'tan rivayet edilir ki, Yunan ayı Azer [mart]'ın ilk salı gün vantuz yapmak, yıl boyunca sağlığı korur.

Keza, imamların (a.s.) 'her kameri ayın on yedisine kadarki salı günü vantuz yapmak bir yıl boyunca saglığı korur' dedikleri rivayet edilir.

es-Sicistani, Cafer b. Muhammed (a.s.)'den rivayet ediyor:

"Arzu ettiginiz her gün seyahat edin ve sadaka verin."

VANTUZUN FAYDALARI
Muhammed b. el-Hüseyin, Feddale b. Eyyüb'den; o, İsmail'den; o, Ebu Abdullah (a.s.)'tan; o da el-Bakır (a.s.)'dan rivayet ediyor.

"Allah Rasulü (s.a.a.) vantuz yaptırmaksızın, hiçbir ağrıdan yakınmadı. Ebu Tiba diyor ki, Allah Rasulü'ne (Allah onu ve ailesini mübarek kılsın) vantuz yaptım ve bana bir dinar verdi. Ben kanı içtim, Allah Rasulü, 'onu içtin mi' dedi; 'evet' dedim. 'Pekiyi sana ne faydası dokundu' buyurdu. 'Onunla takdis oldum' dedim. Bana, ağrılardan ve hastalıktan korunma aldın, Allah'ın izniyle cehennem sana dokunmayacak' buyurdu."

eZ-Zübeyr b. Bakkar Muhammed b. Abdülaziz'den; o, Muhammed b İshak'tan; o, Ammar'dan; o, el-fadl er-Rassan'dan; o da Ebu Abdullah (a.s.)'tan rivayet ediyor.

"Peygamber (s.a.a.)'in tedavileri arasında vantuz, kireç ve inhalasyon vardı."

ŞİŞE ÇEKME ZAMANLARI
Ahmed b. Abdullah b. Zurayk, Cafer b. Muhammed (a.s.)'den rivayet ediyor:

"Pazar akşamına kadar şişe çekmiş oİsaydınız, hastalıklardan arınmış olursunuz." Allah Rasulü (s.a.a.) buyuruyor:

"Kanınızda bozukluk olduğunda şişe çekiniz. Bazen bu anında alevlenir ve kişiyi öldürür."

el-Bakır (a.s.) buyuruyor:

"Kendinizi sağaltmanın en iyi yolları; lavman, inhalasyon, şişe çekmek ve buhar banyosudur."

BEDENİN MUHTELİF YERLERİNDE ŞİŞE ÇEKMEK
Ahmed b. Muhammed, Ebu Muhammed b. Halid'den; o, Abdullah b. Bükeyr'den; o, Zürare b. A'yan'dan rivayet ediyor:

"Ebu Cafer el-Bakır (a.s.) şöyle dedi:

Allah Rasulü, 'başa şişe çekmek zehirlenme dışında her derde devadır' buyurdu.

el-Hızr b. Muhammed el-Havarinl'den; o, Ebu Muhammed el-Berza'i'den; o, Safvan'dan; o da Ebu Abdullah (a.s.)'tan rivayet ediyor:

"Allah Rasulu (Allah onu ve ailesini mübarek kılsın) üç yerine şişe çektirdi; başına -el-mütekaddime denir-, iki omzunun arasına -en-nafi'a denir- ve kalçalarının arasına -el-mu'ayyene denir-."

AKAN KANA BAKMAK
Abdullah b. Musa et-Taberi, İshak b. Ebu'l-Hasen'den; o, annesi Ümmü Muhammed'den rivayet ediyor:

"Efendim (a.s.) şöyle buyurdu: İlk bardaktaki kanına bakar kişi bir dahaki sefere kadar ense ağrısından uzak olur.'"

İbrahim b. Abdullah el-Huzami, el-Hüseyin b. Yusuf b. Ömer'den; o, kardeşi Ömer b. Şimr'den; o, Cabir b. Yezid el-Cu'fi'den; o, Ebu Cafer Muhammed b. Ali (a.s.)'den rivayet ediyor:

"Her kim şişe çektirir ve ilk kanına bakar ise bir sonraki sefere kadar iltihaptan uzak olur."

Ebu Zekeriya Yahya b. Adem, Safvan b. Yahya es-Sabiri'den; o, Abdullah b. Bükeyr'den; o, Şuayb el-Akrkufi'den; o, Ebu İshak el-Ezdi'den; o, Ebu İshak es-Sabii'den; o da Ebu Abdullah (a.s.)'tan rivayet ediyor:

"Peygamberimiz şişe çektirdikten sonra kanı akardı. O da soğuk su ile banyo yaparak kanın hareketini azaltırdı."

ENSE KÖKÜNE ŞİŞE ÇEKMEK
el-Haris el-A'ver el-Hemdani'nin oğlu el-Haris, Said b. Muhammed'den; o, Ebu Beşir'den rivayet ediyor:

"Ebu Abdullah (a.s.) şöyle dedi: 'Allah Rasulü ensesinin yanlarından şişe çektirdi Cebrail gelerek ense kökünden yapmasını öğütledi'"

Davud b. Süleyman el-Basri el-Cevheri, Ahmed b. Muhammed b.Ebu Nasr'dan; o da babası Ebu Beşir'den rivayet ediyor:

"'Çarşamba günü şişe çektirmek hakkında sorduğumda es-Sadık (a.s.) şöyle dedi:'Bunun uygun olmadığını söyleyenler yanılıyor, zira şişe çekmek her hastalığa şifa ve her beladan koruyucudur."

İbrahim b. Sinan, Ahmed b. Muhammed ed-Darimi'den; o, Zürare b.A'yan'dan; o, Ebu Abdullah Cafer es-Sadık (a.s.)'tan rivayet ediyor:

"Şişe çektikten sonra kan saflaşır ve harareti sona erer."

Ebu'l-Hasan el-Askeri (a.s.)'den:

"Şişe çektikten sonra, nar yiyiniz ki bu kanı arttırır ve göğüs içinde temizler. "

BAZI GIDALARDAN KAÇINMAK HAKKINDA

İshak b. Yusuf, Muhammed b. el-Ayş;tan; o, Ebu Abdullah (a.s.)'tan rivayet ediyor:

"Biz Ehl-i Beyt, hasta olduğumuzda hurma dışında bir şeyden uzak durmayız ve kendimizi elma ve soğuk su ile tedavi ederiz." O [Muhammed], 'niye hurmadan uzak durursunuz?' dedi. [Ebu Abdullah] şöyle cevapladı: 'Zira Allah Rasulü, Hz. Ali (a.s.)'ye hasta olduğunda hurma yememesini öğütlemiştir.'

Ahmed b. Muhammed, Hasan b. Mahbub'dan; o, Ali b. Riab'dan; o da el-Halebi'den rivayet ediyor:

"Ebu Abdullah (a.s.) şöyle dedi: 'Gıdalardan yedi günden fazla uzak durmak faydalı değildir.'"

el-Hasen b. Reca, Yakup b. Yezid'den; o, Ebu Abdullah (a.s.)'tan rivayet ediyor:

" Onbir sabah gıdalardan uzak durunuz ve sonra bunu terkediniz.

HAZIMSIZLlK HAKKINDA
Muhammed b. Abdullah el-Askalani, en-Nadr b. Süveyd'den; o, Ali b. Ebu Şihab'dan rivayet ediyor:

"Ağrılarım ve hazımsızlığımdan yakındığımda Ebu Abdullah (a.s.) şöyle dedi: 'Sabah ve akşamları ye. İkisi arasında yeme, zira bu bedenin bozulmasını önler. Şu ayeti duymadın mı? 'Orada boş söz değil hoş söz duyarlar. Ve orada sabah akşam kendilerine ait rızıklan vardır.' (19:62)"

YEMEKLER ÜZERİNE ALLAH'IN İSİMLERİNİ OKUMAK HAKKINDA
Muhammed b. Bükeyr el-Musaffi, Feddale b. Eyyüb'den; o, Davud b. i Ferkad'dan; Emirü'l-müminin (a.s.)'in, "Temin ederim ki, kim yerken Allah'ın isimlerini anarsa , yediğinden zarar görmez." dediğini rivayet ediyor. Biri kalkıp, 'Dün bir şeyler yedim. Allah'ın adını söylememe rağmen yediğim bana dokundu.' deyince şöyle buyurdu: "Çok çeşitli şeyler yemiş ve bazılarını yerken Allah'ın adını anmamışsındır. Sana dokunan işte onlardır."

BEL AĞRISI HAKKINDA
Muhammed b. Cafer el-Bursi, Muhammed b. Yahya el-Ermeni'den; o, Muhammed b. Sinan'dan; o, Ebu Abdullah (a.s.)'tan; o da Allah Rasulü'nden rivayet ediyor:

"Selam otu suyu içiniz, zira o bel ağrısı için şifadır."

el-Bursi, Muhammed b. Yahya'dan; o, Sinan'dan; o, Yunus b. Zeb- yan'dan; o, Cafer'den; o, Cabir'den; 'o, Ebu Cafer (a.s.)'den; o da Emirü'l- müminin (a.s.)'den rivayet ediyor:

"Her kim yiyeceklerin kendisine yarar vermesini istemiyor ise, acıkıncaya kadar yemesin ve yerken Allah'ın adıyla ve Allah'ın izniyle desin. Lokmasını iyice çiğnesin ve iştahı tam kapanmadan yemeyi bıraksın."

Abdullah b. Bistam, Muhammed b. Zurayk'tan; o, Hammad b. İsa'dan; o, Hariz'den; o, Ebu Abdullah (a.s.)'tan; o, el-Hüseyin b. Ali (a.s.)'den; o da Emirü'l-müminin (a.s.)'den rivayet ediyor:

"Her kim ahiret hayatını tercih ediyor ise, hafif giyinsin, erken yesin ve daha az cinsel-ilişkiye girsin."

Salih b. Muhammed el-Enbari, en-Nadr b. Süveyd'den; o, Abdullah b. Sinan'dan; o, Avn b. Abdullah'dan; o da Ebu Abdullah (a.s.) 'tan rivayet ediyor:

"Elinizi siğilinizin üzerine koyunuz ve şöyle deyiniz:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! Allah'ın adıyla ve Allah'ın izniyle! Muhammed Allah'ın elçisidir. Salat ü selam ona ve ailesine olsun. Yüce ve Aziz olan Allah'tan başka güç ve kudret yoktur. Allah'ım ızdırabımı benden uzaklaştır.

Bunu üç kez tekrar ediniz."

BİR İÇECEK TARİFİ
Ebu Abdullah b. Bistam, Muhammed b. İsmail b. Hatim et- Temimi'den; o, Ömer b. Ebi Halid'den; o, İshak b. Ammar'dan rivayet ediyor:

"Ağrımdan dolayı bir hekimin önerdiği içecek hakkında Cafer b. Muhammed es-Sadık (a.s.)'a danıştım, 'tarifi nedir?' dedi. 'Kuru üzüme su dökülüyor. Üzerlerine bal dökülüp l/3'ü kalıp, 2/3'ü buharlaşana kadar kaynatılıyor. Ve tatlı bir lezzeti var.' dedim. 'O tatlı içecekten ağrın olduğunda içebilirsin.' buyurdular."

GEREKMEDİKÇE İLAÇ ALIMINDAN UZAK DURULMASI HAKKINDA
el-Muzaffer b. Abdullah el-Yemini, Muhammed b. Yezid el-Eşhali'den; o, Selim b. Ebi Hayseme'den; o, es-Sadık (a.s.)'tan rivayet ediyor:

"Her kim şifa bulduktan sonra da ilaç içerse, o kendisi için zararlı olur."

Eyyüp b. Harız b. Ebu'l-Varid'den; o, Zur'a'dan; o, Muhammed el-Hadrami'den; o da Sema'a b. Mihran'dan rivayet ediyor:

"Hasta olup idrarını içmesi söylenen birisi hakkında sorduğumda Ebu Abdullah es-Sadık (a.s.) şöyle buyurdu: 'Onu içmesin. Şayet ille de içmesi gerekiyorsa başkasının değil sadece kendisinin idrarını içsin."

İLAÇLARDA ŞARAP KULLANIMI
Hatim b. İsmail, en-Nadr b. Süveyd'den; o, el-Hüseyin b. Abdullah el-Arcani'den; o, Malik b. Musamma' el-Musamma'i'den; o, Kaid b. Tal- ha'dan rivayet ediyor:

"Haram olanda şifa aramak uygun değildir."

İbrahim b. Muhammed, Feddale b. Eyyüb'den; o, İsmail b. Muhammed'den; o, Cafer b. Muhammed'den rivayet ediyor:

"Allah Rasulü (Allah onu ve ailesini mübarek kılsın) saf olmayan şeylerden ilaç yapılmasını yasakladı."

Abdulhamid b. Ömer b. el-Hurr şöyle diyor:

"Irak'tan döndüğünde Abdullah el-Sadık'ı ziyaret ettim. Dedi ki "(oğlum) İsmail b. Cafer'e gidin. Çünkü hastadır. Onu neyin hasta ettiğine bir bakın." El-Hurr dedi ki "El-Sadık'tan (as) ayrıldım ve de içinde şarap olan bir ilaç tarif ettim. Bana dedi ki "Ey İsmail b. Hurr, şarap haramdır ve biz Ehl-i Beyt haramda şifa aramayız."

ŞARAP-DOMUZ YAĞI KULLANILAN İLAÇLAR HAKKINDA
Abdullah b. Cafer, Safvan b. Yahya el-Beyya'dan; o, Abdullah b. Muskan'dan; o, el-Halebl'den rivayet ediyor:

"Ebu Abdullah'a şaraptan başka bir şeyle hazırlanmayan ve o durumda tek gerekli şey olan bir ilaç hakkında sordum: 'Hayır. İnananın bakmasının haram olduğu şey ile tedavisi nasıl mümkün olabilir? Aynı şey ancak domuz yağı ile hazırlanabilen diğer bazı ilaçlar için de geçerlidir. Allah hiç kimseye şarap veya domuz yağı ile hazırlanmış bir ilaç ile şifa vermez."

SIĞIR VE KOYUN İDRARI HAKKINDA
Ahmed b. el-Fadıl ed-Oamiğani, Muhammed'den; o, İsmail b. Abdullah'tan; o, Zur'a'dan; o, Sema'a b. Mihran'dan rivayet ediyor:

"Ebu Abdullah'a, ağrısı olduğunda deve, sığır ve koyun idrarı içen bir adam hakkında sordum. 'Evet içebilir' buyurdu." .

İbrahim b. Riyah, Feddale b. Eyyüb'den; o, el-'Ala b. Ebu Yakub'dan rivayet ediyor:

"Ebu Abdullah (a.s.)'a merkep sütü içen bir adam hakkında sordum. 'Evet içebilir' buyurdu."

YAHUDİ, HRİSTİYAN VE MECUSİLERİN İLAÇLARI HAKKINDA
Merzuk b.Muhammed et- Tai, Feddale b. Eyyüb'den; o, el-'Ala'dan; o, Muhammed b. Müslim'den; o, Ebu Cafer el-Bakır (a.s.)'dan rivayet ediyor:

"Yahudi ve hristiyanlar tarafından hazırlanan ilaçlarla. tedavi olunması hakkında sorduğumda el-Bakır (a.s.) şöyle buyurdu: 'Bunda yasak yoktur. Şifa yalnızca Allah'ın elindedir.'"

İbrahim b. Müslim, Abdurrahman b. Ebu Necran'dan; o, Yunus b. Yakub'dan rivayet ediyor:

"Ebu Abdullah'a, bazen şifa veren bazen de zarar veren ilaçları kullanan bir adam hakkında sordum. 'Allah hem hastalığı hem şifayı indirmiştir. Şifasını da yaratmadığı hiçbir hastalık yaratmamıştır. Öyleyse Allah'ın adıyla, tedavi olunur.'"
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 02-26-2018, 11:20
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.438
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

PANZEHİR HAKKINDA
Muhammed b. Abdullah el-Ecleh, Safvan b. Yahya el-Beyya'dan; o, Abdurrahman b. el-Haccac'dan rivayet ediyor:

"Bir adam, içinde zehirli yılan eti bulunan bir panzehir hakkında sorduğunda Ebu'l-Hasen şöyle buyurdu: 'Kullanabilirim. Zehirli yılanın bizim üzerimizde etkisi yoktur.'"

Ey Allah'ım isimlerin ve rahmetinle Senden istiyorum. Ve kudretini çağırıyorum. Senin le güçlenen Peygamber'inin; onun kızı Fatı- ma'nın (as); onun varislerinin, Emirü'l-müminin (as)'in, cennetin genç önderlerinin hakkı için ızdırabımı benden uzaklaştır. Onların hakkı için, onların hakkı için, onların hakkı için! Onların hakkı için ey Alemlerin Rabbi, senin hakkın için.

Allah'ın izni ile oturduğu yerden kalktı ve gitti."

İÇE İŞLEYEN SOĞUKLUK HAKKINDA
Cafer b. Cabir et- Tai, Musa b. İmran b. Yezid es-Saykal'den; o, Ömer b. Yezid'den rivayet ediyor:

Hassan es-Sufi, Ebu Abdullah (a.s.)'a yazarak başından ayağına kadar sirayet eden üşümeden yakındı ve kendisi için Allah'a dua etmesini istedi. Ebu Abdullah (a.s.) şöyle yazdı: 'Aç karna esmeramber ve yer fesleğeni inhale et. Allah'ın izni ile şifa bulacaksın.' dediğini yaptım. Devenin eğerinden kurtulması gibi çabucak iyileştim."

YÜZE VURAN KÖTÜ HASTALIKLAR HAKKINDA
Ahmed b. İbrahim b. Riyah, es-Sabbah b. Muharib'den rivayet ediyor:

"Ebu Cafer b. er-Rıza (a.s.)'nın yanındaydım. Şebib b. Cabir'in, yüzünün bir tarafına inme geldiğinden bahsetti. Ebu Cafer (a.s.) şöyle dedi: '5 miskal miktarınca karanfil alıp kuru bir şişenin içine koyun. Ağzını sıkıca kapatıp dışını kil ile kaplayın ve yazın 1 gün, kışın da 2 gün süre ile dışarıtla bırakın. Daha sonra karanfilleri çıkarın ve iyice öğütün. Kalınca bir kıvama [jel gibi] gelene kadar yağmur suyu ile karıştırın.
Onu sırtüstü yatırıp, yüzünün tutulmuş olan kısmına bu hazırladığınız ilacı sürün. İlaç kuruyana kadar onu hareket ettirmeyin. İlaç kuruduğunda Allah'ın izni ile şifa bulmuş olacaktır.' es-Sabbah şöyle diyor: 'Arkadaşımıza gittik ve İmam'ın (as) tarif ettiği şeyi uyguladık. Allah'ın izni ile eski sağlığına kavuştu.'"

LEPRA VE VİTİLİGO HAKKINDA
Abdullah ve el-Hüseyin, el-Bistam'dan; o, Muhammed b. Halef'ten; o, Muhammed el- Veşşa'dan; o, Abdullah b. Sinan'dan rivayet ediyor:

"Bir adam Ebu Abdullah (a.s.)'a gelerek lepra ve vitiligo'dan yakındı. [Ebu Abdullah (a.s.)], 'buhar banyosuna git. Kına ile misket limonunu karıştır ve bedenine sür. Bundan başka bir şeyle şifa bulamazsın,' buyurdular. Adam birisine sonra şöyle dedi: 'Bunu sadece bir kez yaptım. Ve bir daha şikayetim tekrarlamadı.'"

BAŞ AĞRISI HAKKINDA
Selim b. İbrahim, ed-Deylemi'den; o, Davud er-Rakki'den rivayet ediyor:

"Ebu Abdullah (a.s.)'ın yanında idim. Hac farizasını yerine getiren Horasanlı birisi yanımıza geldi. Selam verip din hakkında bazı sorular sordu. 'Ey Allah Rasulü'nün oğlu, evimden ayrıldığımdan beri başımda bir ağrı var' dedi: O [es-Sadık] şöyle dedi: 'Hemen hamama git ve başından aşağı yedi tas sıcak su dökene kadar başkaca hiçbir şey yapma. Her seferinde Allah'ın adını an. Bir daha ızdırabın olmayacak,' buyurdular."

KARIN AĞRISI' SOĞUKLUĞU VE ZAYIFLIĞI HAKKINDA
Şöyle buyurdular: "1 rıtl miktarınca Çin tarçını al ve temizle. 1 rıtl miktatınca suya batır ve 1 gün 1 gece boyunca beklet. Ertesi sabah süzgeçten geçir ve artıkları at. Geriye kalanı 1 rıtl bal, 2 rıtl ayva suyu, 4 miskal gülyağı ile karıştır. Katılaşana kadar hafif ateşte kaynat. Daha sonra ateşi söndür ve soğuyana kadar beklet.
Soğuduğunda içine 3'er miskal külkil, sivri biber,' tarçın, hemame, zencefil, Çin tarçını ve küçük hindistan cevizi katarak iyice karıştırıp öğüt ve elekten geçir. Hepsini yeşil topraktan bir çömleğin üzerine koy. Her seferinde aç karna 2 miskal miktarınca iç. Kayrıın ısınacak, hazmın kolaylaşacak, eklemlerinden soğukluk gidecektir Allah'ın izniyle."

BELDEKİ TAŞLAR HAKKINDA
el-Hızr b. Muhammed, el-Harrazi'den rivayet ediyor:

"İmamlardan (a.s.) birine gelerek taşlardan muzdarip olup uyuyamayan erkek kardeşim hakkında sordum. Bana şöyle buyurdular: 'Geri dön ve bir miktar helile ağacı meyvesi, bilaz ve amlaz al. Eşit miktarda pelesenk ağacı, karabiber, sivri biber, Çin tarçını, zencefil, secacul, eğir, anason ve kırk boğum al. Hepsini karıştır, öğüt ve saf inek tereyağı ile karıştır. Daha sonra 2 misli miktarınca peteği inmiş bal ile karıştır. Fındık veya mazı miktarınca alıp, iç.'"

SARILIK İÇİN BİR İLAÇ
Hammad b. Mihran el-Belhi buyuruyor:

"Sık sık Horasan'da er-Rıza (a.s.)'yı ziyaret ederdik. Sarılıktan muzdarip olan bir arkadaşımıza er-Rıza (a.s.) şöyle dedi: 'Hıyar al ve kabuğunu soy. Su ile pişir ve 3 gün boyunca aç karna 1 rıtl miktarınca iç.' Genç arkadaşımız ilaçtan iki kez kullandıktan sonra iyileştiğini söyledi."

BAŞINA SICAK BASAN BİRİSİ HAKKINDA BİR DUA
Hatim b. Abdullah, İbrahim b. Abdullah es-Saiğ'den; o, Hammad b.Zeyd eş-Şahham'dan; o, Ebu Usame'den rivayet ediyor:

"Ebu Abdullah (a.s.) şöyle buyurdu: 'Başınız her ağrıdığı ya da başınıza ateş bastığında aşağıdakini yazın ve ateşte yakın.'

Ve şöyle dua edin:

Allah'ın adıyla. Salat ü selam Peygamber'in ve ailesinin üzerine olsun.

Bir kağıdın üzerine ezan ve kameti yazarak kişinin üzerine asın. Allah'ın izni ile ağrı ve yangı derhal kaybolacaktır.'"

ZONKLAYAN KULAK İÇİN MÜKEMMEL VE DENENMİŞ BİR İLAÇ
"Sedef otunu zeytinyağı ile pişirin. birkaç damla, ağrıyan kulağa damlatın Allah'ın izni ile ağrı ortadan kalkacaktır."

Abdullah b. el-Ecleh, İbrahim b. Muhammed el-Mutatabbib'den rivayet ediyor:

"Bir adam, İmamlardan (a.s.) birine gelerek kulağında ağrı ve akıntı olduğunu söyledi. İmam (a.s.) şöyle buyurdu: 'Eski peynir al ve olabildiğince ince öğüt. Bir kadının sütü ile karıştır ve hafif ateşte ılıt. Akıntı olan kulağına her gün birkaç damla damlat. Allah'ın izniyle şifa bulacaksın.'"

KORKU AŞIRI SUSAMA VE AĞIZ KURULUĞUNA YÖNELİK BİR İLAÇ
İbrahim b. Abdullah, Hammad b. İsa'dan; o, el-Muhtar'dan; o, İsmail b. Cabir'den rivayet ediyor.

"Aşırı susama ve ağız kuruluğundan yakınan bir arkadaşımıza Ebu Abdullah (a.s.) şöyle buyurdu: Her birinden 2'şer miskal olacak şekilde mahmude otu, hemame, sümbül, secamuni, oğul otu dalları ve tohumu, narmisk, tarçın, Bizans sakızı, Pyrethrum ve Çin tarçını al. Mahmude otu dışındakileri öğüt ve elekten geçir. Mahmude otunu da ayrıca öğüt ancak elekten geçirme. Daha sonra hepsini karıştır. 85 miskal miktarınca şeker şerbeti ve nişastadan yapılan Saczi faniz ( şeker sakızı ve nişastadan yapılan tatlı bir ürün) alın ve iki ayrı kaba koyup hafif ateşte eritin. Eriyiği karışımın üstüne boşaltın ve hepsinin üstüne peteğinden temizlenmiş bal koyun. Gerektiğinde, kahvaltıdan önce veya yatmadan önce istediğiniz herhangi bir içecekle beraber 2 miskal miktarınca alın.'"

KARINDA RAHATSIZLIK VE KEM GÖZ HAKKINDA
Abdullah b. Musa et- Taberi, Muhammed b. İsmail b. Muhammed b. Halid el-Barki'den; o, Muhammed b. Sinan es-Sinani'den; o, el-Mufaddal b. Ömer'den rivayet ediyor:

"Bir kardeşimiz Ebu Abdullah (a.s.)'a gelerek eşinin kem gözden etkilendiğini, karnında ve göbeğinde rahatsızlık, başında ağrı ve migreni olduğunu, bütün gece ağlayıp uykusuz kaldığını söyledi.

es-Sadık (a.s.) şöyle buyurdu:

'Farz namazını müteakiben ellerini yukarıya kaldır tevazu ve ihlas içinde şöyle dua et:

Izdırap duyduğum şeyden, senin mütekebbir, güç, kudret ve yüceliğine sığınırım. Ey benim yardımcım, ey Allah'ım; ey Yardımcım, ey Peygamberim; ey Yardımcım, ey Emiru'l-mü'minin; ey yardımcım, ey Fatıma... bana yardım et.

Daha sonra sağ elini onun başının üzerinde gezdir ve 'Ey yerlerde olanların dayandığı! Gücün ve kudretin ile bende olanı sakinleştir. Muhammed'i ve ailesini koru ve bende olanı sakinleştir.' de.'"

BAŞ AĞRILARI HAKKINDA
Muhammed b. İsmail, Muhammed b. Halid'den; o, Yakub ez-Zeyyat'tan; o, Muaviye'den; o, Ammar el-Duhni'den rivayet ediyor.

"Ebu Abdullah (a.s.)'a baş ağrımdan yakındım, şöyle buyurdular: 'Farz namazını takiben, sağ işaret parmağını gözlerinin üzerine koy ve sağ kaşının üzerini parmağınla geçerken 7 defa şöyle söyle:

Ey cömert olan beni iyileştir.

Daha sonra sağ avuç içini başına koy ve şöyle söyle:

Ey göklerde ve yerlerde olanların dayandığı Muhammed ve ailesini koru ve bende olanı sakinleştir.

Daha sonra kalk ve nafile namaz kıl.'"

TÜM HASTALIKLAR İÇİN BİR DUA
Muhammed b. İsmail, Muhammed b. Halid Ebu Abdullah'tan; o, Sa'diin b. Müslim'den; 0- Sa 'd b. Mevla'dan naklediyor.

"Ebu Abdullah (a.s.) bize şümullü duayı öğretti:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! Allah'ın adıyla ki O'nun adı yerde ve gökte asla zarara neden olmaz. Allah'ım senin Saf, Kusursuz, Pak, Kudsi, Mükemmel, Koruyucu, Gözetici, Rahim, isteyene Cevap Veren, Seni çağıranı Duyan isimlerinden diliyorum. Salat ü selam Muhammed'in ve ailesinin üzerine olsun. Duymamdan, görmemden, elimden, ayağımdan, saçımdan, cildimden ve karnımdan olan ızdırabımı dindir. Sen dilediğini Aziz edersin, Sen her şeye kadirsin."

YUKARIDA BAHSEDİLEN HASTALIKLARA YÖNELİK İLAÇLAR HAKKINDA
Bistam'ın oğullan Abdullah ve el-Hüseyin, Ahmed b. Ribah el-Mutabbib'den rivayet ediyor:

"Bu ilaçlar Yüce Allah'ın izni ile, siyah ve san safra, balgam, karın ağrısı, kusma, ateş, plörezi, el ve ayakların tutukluğu, idrarın azması, barsakların gevşekliği, karaciğerde ağrı ve başta ateş için faydalıdır. Kuru hurma, balık, sirke, baklagillerden uzak durulmalıdır. Ve bundan çok içen kişi susam yağı ile karıştırılmış bir tabak şeker, badem ve sirke karışımı yemelidir. 3 gün boyunca günde 2 miskal içilmelidir. İlacın tarifi Şöyledir:

1 rıtl temiz Çin tarçını alın ve 1 gün 1 gece boyunca 1 rıtl suyun içinde bekletin.
Daha sonra süzün ve artığını atıp suyunu alın. Süzülen suyun içine 1 rıtl bal, 1 rıtl ayva suyu, ve 4 miskal gül yağı katın. Katılaşana kadar, hafif ateşte tutun. Daha sonra ateşten alarak soğumaya bırakın. Soğu- yunca her birinden 3 miskal olmak üzere karabiber, sivribiber, tarçın, zencefil, hemame, karanfil, Çin tarçını ve hindistan cevizi koyup karıştırın ve elekten geçirin. Tekrar karıştırıp yeşil topraktan bir çömleğin veya şişenin içine koyun. Aç karna 2 miskal ölçekle için. Allah'ın izniyle faydalı olacaktır. Bahsedilen hastalıklara, sarılığa, plöreziden kaynaklaan ciddi ve devamlı ateşe ve yüksek hararete karşı kullanılabilir."

MESANE VE İDRAR YOLLARI AĞRISI
Ebu Abdullah (a.s.) Şöyle buyurdu: "Her kim salı günleri tırnağını keserse gözlerine iltihap vurmaz. Her kim cumaları tırnaklarım keserse, her bir tırnak için ondan bir hastalık uzaklaşır. Rastık, gözün ışığım arttırır ve kirpiklerin büyümesini sağlar."

Yine onun her salı günü, önce sağ küçük parmağını, sonra sol küçük parmağından başlayarak tırnaklarını kestiği rivayet edilir. "Her kim böyle yaparsa gözlerini iltihaptan korur" buyurmuştur.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 02-26-2018, 11:29
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.438
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

GÖZ İLTİHABINA KARŞI BİR DUA
Muhammed b. Abdullah ez-Zafarani, Ömer b. Abdülaziz'den; o, İsa b. Süleyman'dan rivayet ediyor.

"Birgün Ebu Abdullah (a.s.)'a gittim. Gözleri iltihaplı idi ve onun için kederlendim. Ertesi gün tekrar gittiğimde, gözlerinde iltihap yoktu. Bunun hakkında soru sorduğumda onu bir dua ile tedavi ettim, buyurdu:

Gözlerimde olup, bana korku ve üzüntü verenden, gözlerimde olup bana ağrı verenden, alemlerin Rabbi olan Allah'a sığınının. Kudret sahibi Allah'a sığınının. Allah'ın yüceliğine sığınının. Allah'ın bü- yüklüğüne sığınının. Allah'ın güzelliğine sığınının. Allah'ın merha- metine sığınının. Allah'ın azametine sığınının. Allah'ın bağışlaması- na sığınının. Allah'ın zikrine sığınının. Allah'ın elçisine sığınının. Ey alemlerin Rabbi olan Allah'ım, gücün ve kudretinle onu benden uzaklaştır."

GÖZLERİN İLTİHABI HAKKINDA
Ahmed b. Beşir, Cafer b. Muhammed Abdullah el-Cemmal'den rivayet ediyor.

"Selman ve Ebu Zer (a.s.) gözlerindeki hastalıktan şikayetçi idiler. Allah Rasulü (Allah onu ve ailesini mübarek kılsın) onları ziyaret etti. Onları gördüğünde her birine şöyle dedi: 'Hastalığınız devam ettiği sürece sol tarafınıza doğru yatmayın ve şifa bulana kadar hurma yemeyin.'"

VEREM HAKKINDA
Cafer b. Muhammed b. İbrahim, Ahmed b. Beşare'den rivayet ediyor.

"Hac farizası münasebetiyle Medine'ye gittim. Mescidü'n-Nebi (s.a.a.)'nin minberinin yanında Ebu İbrahim oturuyordu. Onun ellerini ve başını öpüp selamladım. Selamımı aldı ve bana 'hastalığın nasıl' diye sordu. 'Hastalığım hala devam ediyor' dedim. Bana, 'Mekke'ye gitmeden önce Medine'de şu ilacı al, hastalığına şifa bulacaksın', dedi: Mürekkep, hokka ve kağıt getirerek söylediklerini yazdım. Eşit miktarlarda Hind sümbülü, hemame, safran, pire kopan, ban otu, ak çöpleme ve iki parça abarfiyun al. Onları öğüt ve bir parça ipek ve bal ile karıştır, köpüğü kaybolana kadar kaynat. Yatmadan önce ılık su ile bezelye büyüklüğü kadar ver. Üç gün içinde Allah (c.c)'ın izniyle şifa bulacaksın.' 'Bunu yaptım ve Allah'ın izniyle bu rahatsızlık üzerimden kalktı ve şifa buldum.'"

ÖKSÜRÜK HAKKINDA
Ahmed b. Salih, Muhammed b. Abdüsselam'dan rivayet ediyor. "Horasan'dan gelen bir grup insanla beraber er-Rıza (a.s.)'yı ziyaret ettim. Her birimizin hal, hatır ve isteklerini sordu. Ona çok ciddi öksürüğüm olduğunu söyledim. Bana, 'yeni mi başladı, yoksa öteden beri mi var' dedi. 'Her ikisi de' dedim. Şöyle buyurdu:
'Bir parça beyaz biber, iki parça abarfiyun ve birer parça ak çöpleme, hind sümbülü, safran, hemame ve ban otu al. Bir miktar ipek ve eşit miktarda bal ile köpüğü kaybolana kadar kaynat. Yatmadan önce rezene suyu ile bir habbe miktarınca al. Su ılık olsun. Öksürüğün tamamen geçecek. ",

YASEMİN YAĞI
Ahmed b. Talib el-Hemdani, Ömer b. İshak'tan; o, Muhammed b. Salih b. Abdullah b. Ziyad'dan; o, ed-Dahhak'tan; o da İbn Abbas (a.s.)'tan rivayet ediyor.

"Allah Rasulü şöyle buyurdu:

'Beden için yasemenden daha iyi hiçbir şey yoktur.'"

el-Hasen b. el-Fadl, Hammad b. İsa' dan; o, Hariz'den; o, Ebu Abdullah es-Sadık (a.s.)'tan rivayet ediyor.

"Yasemin bedeninizi yağlayabileceğiniz en mükemmel şeydir."

HELİLE AĞACI MEYVESİ
el-Musayyib b. Vedih, el-Askeri (a.s.)'tan; o, babasından; o, dedesinden; o, Cafer b. Muhammed'den; o, babasından; o da el-Hüseyin b. Ali b. Ebi Talib (a.s.)'den rivayet ediyor.

"İnsanlar, sarı helile ağacı meyvesinde ne olduğunu bilselerdi onu ağırlığınca altınla satın alırlardı."

Tabilerinden birine şöyle dedi:

"Bir habbe miktarınca sarı helile ağacı meyvesi ve yedi habbe miktarınca biber al. Onları öğüt ve kaynat, sürme olarak gözlerinin etrafına sür."

DİŞLERDEKİ AĞRI VE GÖZLERDEKİ ZAYIFLIK HAKKINDA
Ebu 'Atab ve el-Hüseyin, Muhammed b. Halef'ten; o, Ömer b. Tu- veyh'ten; o, babasından; o da es-Sadık (a.s.)'tan rivayet ediyor.

"Bir kişi es-Sadık (a.s.)'a gelerek gözlerinde beyazlık, dişlerinde ağrı ve eklemlerinde soğukluk olduğundan yakındı. O da ona ikişer dirhem beyaz biber ve sivri birer ile bir dirhem saf nişadır alıp onları öğütüp kaynatmasını ve gözlerinin çevresine üç defa sürmesini, ardından bir sa-t beklemesini söyledi. Daha sonra, soğuk suyla yıkayıp antimon koymasını öğütledi."

Ahmed b. Habib, en-Nadr b. Süveyb'den; o, Cemil b. Salih'den; o, Darih'ten rivayet ediyor.

"Gözlerindeki beyazlıktan yakınan bir kişiye Ebu Cafer el-Bâkır (a.s.) şöyle dedi: 'Eşit miktar saf olmayan tutya, altın cürufu, antimon, sarı helile ağacı meyvesi ve deniz suyundan elde edilen tuzu al. Herbirini ayrı ayrı yağmur suyu ile karıştır. Daha sonra, hepsini karıştır ve gözlerinin etrafına sür.'"

el-Hasen b. Arüme, Abdullah b. el-Muğire'den; o, Buziğ el-Müezzin' den rivayet ediyor.

"Kataraktımdan dolayı Ebu Abdullah (a.s.)'a yakındım. 'Allah'a dua et' buyurdu. 'İnsanlar sırtüstü yatmamı ve oturarak ibadet etmememi söylüyorlar' dedim, 'öyleyse öyle yap' buyurdu."

BAŞTA ÜŞÜME
Şii zahidlerden biri olan Ali b. el-Hüseyin el-Hannat, Ali b. Yaktin'den rivayet ediyor.

"Ebu'l-Hasen er-Rıza'ya (as) başımdaki üşümeden dolayı yakınarak bir mektup yazdım. Cevaben, 'yemekten sonra esmer amber ve yasemin kokla', dedi.

GAZ ÇIKARMA
Abdullah b. Zuheyr el-'Abid, Abdullah el-Mufaddal en-Navfeli'den; o da babasından rivayet ediyor.

"Bir kişi Ebu Abdullah (a.s.)'a gelerek oğlunun karnının gazdan dolayı aşırı şişmesinden yakındı ve ondan ümidi kesmeye başladığını söyleyip ondan dua etmesini istedi. Ravi dedi ki: es-Sadık (a.s.) dua ederek ona şöyle söyledi. 'Safran ve musk içine yedi defa Fatiha suresini yaz. Daha sonra onu su ile yıka. Bir ay süreyle oğluna bu suyu içir.' "Adam, şöyle dedi: 'Dediklerini bir geceliğine yaptık, hastalık tekrar etmedi, çocuk sakinleşti ve rahatladık.'"

es-Sadık (a.s.) şöyle buyuruyor: "Fatiha suresi üzerine yedi defa okunup da ortadan kalkmayacak ağrı yoktur."

ZAYIFLIK VE ISLAKLIKTAN MUZDARİP YENİ DOĞAN BEBEK HAKKINDA
Ahmed b. Giyiis, Muhammed b. İsa' dan; o, el-Kasım b. Muhammed'den; o, Bükeyr b. Muhammed'den rivayet ediyor.

"Bir adam Ebu Abdullah es-Sadık (a.s.)'a gelerek, yeni doğan bir çocuğun ıslaklık ve zayıflığından bahsetti. es-Sadık (a.s.) şöyle buyurdu: 'Ona sevik veriniz. çocuğa ve eşine sevik içirin, böylelikle et ve kemikleri güçlenir.'"

AKREP SOKMASI HAKKINDA
Ahmed b. el-Abbas b.. el-Mufaddal, kardeşi Abdullah b. el-Abbas b. el-Mufaddal'dan rivayet ediyor.

"Beni bir akrep karnımdan derinden ısırmıştı. Komşum, Ebu'l-Hasan el-Askeri (a.s.)'ye gittim. el-Askeri şöyle dedi: 'Ona 'şümullü ilac'ı (ed-devau'l-cami') içir. Zira o er-Rıza (a.s.)'nın ilacıdır. Hindistan sümbülü, safran, pirekopan, hemame, akçöpleme, ban otu ve beyaz biberden eşit miktarlarca al. İki parça abarfiyun kat. Onları öğüt, bir parça ipekle kaynat. Köpüğü ortadan kalkana kadar bal ile karıştır. Bir habbe miktarınca 'çadır uşağı otu' suyu ile içir. Bu akrep ve yılan sokmalarına karşı şifadır.' Bunu yaptık ve içirdik, anında sağlığına kavuştu. Biz hala bu yöntemi kullanmaktayız."

GÖZLERİN ETRAFINDAKİ ŞİŞLİĞE KARŞI BİR İLAÇ
İbrahim b. Muhammed b. İbrahim, el-Fadıl b. Meymun el-Ezdi'den; o, Ebu Cafer b. Ali b. Musa (a.s.)'dan rivayet ediyor.

"el-Ezdi, 'ey Allah'ın Rasulü, gözlerimin şişliğinden dolayı büyük acılar çekmekteyim' dedi. Cevaben, 'gözlerin etrafındaki şişliğe karşı, bir miktar safran ile er-Rıza (a.s.)'nın ilacından bir habbe miktarınca alın ve gözün etrafına sürün. O da "Babanızın ilacı nedir?" diye sorunca "Şumüllü bir ilaçtır ve falan falan insanlarca iyi bilinir" dedi. O da "Onlardan birine gittim ve bir miktar aldım. Safranlı suyla gözümün etrafına bir miktar aldım. Safranlı suyla gözümün etrafına dediği gibi tatbik ettim ve şifa buldum" dedi.


YÜZ FELCİ VE YARI VÜCUT FELCİ HAKKINDA
Ahmed b. el-Musayib b. el-Musta'in, Salih b. Abdurrahman'dan rivayet ediyor.

"er-Rıza'ya giderek eşimin yüz felci ve yarı vücut fekinden bahsettim. 'Babamın ilacına 'ne dersin' dedi. 'O nedir' diye sordum. Bana şümullü ilacı tavsiye etti. Güvey otu suyu ile bir miktarını karıştırıp, eşime koklatmamı söyledi. Allah'ın izniyle eşim şifa buldu."

el-Kelabi el-Basri, Ömer b. Osman el-Bezzaz'dan; o, en-Nadr b. Sü- veyd'den; o, Muhammed b. Halid'den; o, el-Halebi'den rivayet ediyor.

"Ebu Abdullah (a.s.) şöyle buyurdu: 'Boğaz ağrısı için süt çorbasından daha faydalı hiçbir şey yoktur.'"

KALP ÇARPINTISI VE KARINDA SOĞUKLUK HAKKINDA
Muhammed b. Ali b. Ranceveyh el-Mutatabbib, Abdullah b. Os- man'dan rivayet ediyor.

"Kalp çarpıntısı (el-hafakan) ve karnımdaki soğukluktan yakındığımda Ebu Cafer Muhammed b. Ali b. Musa (a.s.) şöyle dedi: 'Babamın 'şümullü ilacına ne dersin' dedi. 'O nedir' diye sordum. "Şia arasında çok iyi bilinir... dedi. Ben "Ey Efendim, ben de onlardan biriyim. Öyleyse bana da açıkla ki onu tedavi olarak kullanabileyim ve insanlara vereyim." dedim. 'Hindistan sümbülü, safran, pirekopan, hemame, akçöpleme, ban otu ve beyaz biberden eşit miktarlarca al. İki parça abarfiyun kat. Onları öğüt, bir parça ipekten geçir. Köpüğü ortadan kalkana kadar ağırlığının iki katı bal ile karıştır. Kalp çarpıntısı ve karnında soğukluktan yakınan kişiye kaynamış kimyon suyu ile içmesi için bir miktar ver. İnşallah iyileşecektir'"


DALAK AĞRISI İÇİN BİR İLAÇ
Abdurrahman Sehl b. Muhlid, babasından rivayet ediyor.

"er-Rıza (a.s.)'ya gece uyutmayan ve gündüz yatağa bağlayan dalak ağrımdan yakındım. Bana şumullu ilacı tavsiye ederek soğuk su ve sirke çorbasıyla bir miktar almamı öğütledi. Tarif ettiği gibi yaptım ve sonunda Allah'a şükrettim."


YAN TARAFLARDAKİ AĞRILAR HAKKINDA
Muhammed b. Kesir el-Bezvedi, Muhammed b. Süleyman'dan; o da el-Rıza (r.a.)'dan rivayet ediyor.

"Sağ ve sol yanımdaki ağrılardan yakındığımda Ali b. Musa er-Rıza 'şümullü ilac'ı önererek sağ tarafındaki ağrı için bir miktar kaynamış kimyon, sol tarafımdaki ağrı içinse bir miktar kaynamış kereviz köküyle 'şümullü ilaç'tan almamı tavsiye etti. 'Ey Allah Rasulü'nün torunu, ondan bir miskal mi alayım yoksa iki mi' diye sordum. Bir dane büyüklüğünce al, kendine geleceksin', dedi."

KARIN İÇİN BİR İLAÇ
Muhammed b. Abdullah el-Katib, Ahmed b. İshak'tan rivayet ediyor.

"Çoğunlukla er-Rıza (a.s.) ile otururduk. er-Rıza (a.s.)'ya, babamın üç gündür karın ağrısı olduğunu söyledim. Bana şümullü ilacı tavsiye etti. Bir miktar kaynamış mersin ile ilacı içirdim. Babam şifa buldu."

TAŞLAR HAKKINDA
Muhammed b. Hakim, Ebu Cafer Muhammed b. Ali b. Musa (a.s.)'nın çocuğunun hocası olan Muhammed b. en-Nadr'dan rivayet ediyor.

"Ebu Cafer'e taşlarımdan yakındım. O da 'İlahi, noksanın şumüllü ilacına ne dersin?" dedi. Ben "Efendim, onu bana açıklarsanız" diye cevap verdim. "Elinizde mevcut, kızım yeşil kabı getir" dedi. Muhammed b. el-Nadir dedi ki "Kız onu getirdi o da bir miktar ilaç çıkardı ve bunu sedef otu suyu veya kaynamış turp suyu ile iç. Şifa göreceksin" dedi. el-Nadir dedi ki "Verdiği şeyi sedefotu suyu ile aldım. Allah'a yeminle bugüne kadar o ağrıyı hiç hissetmedim."

GENÇ BİR ÇOCUK İÇİN FAYDALI BİR DUA
İshak b. Hasan, el-Allaf el-Arif Hüseyin b. Mahbub'tan; o, Cemil b.Salih'ten; o, Darih el-Muharibi:'den rivayet ediyor.

"Genç bir çocuk için dua etmesini istediğimde, Ebu Abdullah (a.s.) şöyle dedi:

Allah'ın adıyla, ey ağrı, ey soğukluk, her nerede isen Allah Rasulü'nün (saa) ve Ali b. Ebi Talib'in (as), es-Sabra vadisi cinlerine okuduları dua ile, ve onları cevaplayıp itaat etmeleri gibi sen de itaat et ve derhal uzaklaş.

Bu duayı, üç kez tekrarladı."

DEVAM EDEN AĞRI HAKKINDA
el-Hasen b. el-Hüseyin el-Damiğani, el-Hasen Ali b. Feddâle'den; o, İbrahim b. Ebi'l-Bilad'dan rivayet ediyor.

"Medine valisi oğlunun dinmeyen ağrılarından dolayı Musa b. Cafer (a.s.)'e başvurdu. Musa b. Cafer şöyle dedi: 'Aşağıdaki duayı bir parşömene yazarak gümüş bir muhtevanın içine koyun ve çocuğa iliştirin.

Allah'ın adıyla, gece ve gündüz korku veren kötülüklerden, tüm ağrılardan, bu dünyanın ve öbür dünyanın kötülüklerinden, her türlü ağrıdan, her türlü hastalıktan, gölgeden rahatsızlıktan, tasalluttan ve karmaşıklıktan, Allah'ın benim için yarattıklarından ve benim kendi kendime bilemeyeceklerimden Senin mukaddes yüzüne, Senin kesilmeyen rahmetine Senin karşı durulmaz gücüne sığınırım. Ey Rabbim, beni geceden sabaha kadar tüm kötülüklerden, gündüzden geceye kadar tüm kötülüklerden senin kusursuz sıfatlarınla koru. Göklerden gelen kötülüklerden, göklere yükselen kötülüklerden, yer- yüzüne gelen ve yeryüzüne çıkan kötülüklerden beni koru. Salat u selam, Peygamber'in üzerine olsun. Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah'adır.
Ey Rabbim, Muhammed'in ve Ehl-i Beyt'in Senden istediği gibi istiyorum.
'Bana Allah yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Ben O'na tevekkül et- tim ve büyük arşın Rabbi O 'dur. , [9:129] Ey iyi, Rahman, Tek Olan, Kendisine sığınılan Rabbim, isimlerin ile beni muzdarip olduğum kötülüklerden muhafaza eyle."


DÜŞME HASTALIĞINDAN MUZDARİPLER İÇİN BİR DUA
İbrahim b. el-Münzir el-Huzai, Ahmed b. Muhammed b. Ebu Bişr'den; o, Ebu Abdullah'tan rivayet ediyor.

"Düşme hastalığına karşı şu dua ile sığınma isteyiniz.

Ey muzdarip kişi, sana Ali b. Ebi Talib ve Allah Rasulü'nün es-Sabra vadisi cinlerine okuyup, onların cevap verip itaat ettikleri şey ile sesleniyorum. Sen de cevap ver, itaat et ve derhal çık git."

el-Hüseyin b. Muhtar el-Hanzali, Abdurrahman b. Ebi Haşim'den; o, Ebu'l-Ciirüd'dan; o, Ebu Cafer Muhammed b. Ali (a.s.)'den rivayet ediyor.

Elinizi ağzınıza bir kez götürüp üç defa

'Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla',

üç defa

' Allah'ın yüceliğiyle',

üç defa

'Allah'ın kusursuz isimleri ile'

deyin; daha sonra elinizi ağrıyan bölgenize götürün ve üç kez şöyle deyin:

'Elimin altındaki kötülükten, Allah'ın izniyle, Allah'ın gücüne ve kuvvetine sığınırım. '"

İbrahim b. el-Hasen, İbn Mahbub'dan; o, Abdullah b. Sinan'dan; o, Ebu Hamza'dan; o, Ebu Cafer el~Bakır (a.s.)'den rivayet ediyor.

"Geceleri uygulanan yağ kan damarlarına geçer ve cildi güzelleştirir."

MENEKŞE YAĞI
Hişam b. Muhammed, Sa'd b. Cünab'dan; o, Muhammed b. Ebi Umeyr'den; o, Hişam b. el-Hakem'dan rivayet ediyor.

"Ebu Abdullah (a.s.), 'Menekşe yağı esas yağdır.' dedi."

Yine ondan,

"En mükemmel yağ menekşedir. Kendinizi onunla mesh edin. Zira onun diğer yağlara üstünlüğü, bizim diğer insanlara üstünlüğümüz gibidir." .

Yine ondan,

"Yağlar içinde menekşe yağının yeri, inasanlar içinde mümini yeri gibidir. Kışın sıcak ve yazın soğuktur. Diğer yağların bu faydası yoktur."

Yine ondan,

"Menekşe kışın sıcak, yazın soğuk; bizim şiamıza nazik, bizim düş- manlarımıza kurudur. İnsanlar, menekşede ne olduğunu bilselerdi, onu dinarlarınca değerlendirirlerdi."

Yine ondan,

"Allah Rasulü şöyle buyurdu: 'Menekşe yağı kullanınız. Zira menekşenin diğer yağlara olan üstünlüğü, Ehl-i Beyt'in diğer insanlara olan üstünlüğü gibidir.'"

BAN AĞACI YAĞI
Yahya b. el-Haccac, Muhammed b. İsa'dan; o, Halid b. Osman'dan; o, Ebu el-'Ays'tan rivayet ediyor.

"el-Bakır (a.s.) şöyle dedi: 'Ban ağacı yağı, mü~emmel ve erkek bir yağdır. Bana çok hoş gelir.'"

Yahya b. el-Husayb, Hamza b. İsa' dan; o, Hariz b. Abdullah es-Şicistani'den; o, Zürare'den; o, Ebu Cafer (a.s.)'den rivayet ediyor.

"Allah Rasulü (Allah onu ve ailesini mübarek kılsın) şöyle buyurdu:

'Her kim han ağacı yağıyla mesh olursa şeytan ona zarar veremez.'"

Emirü'l-müminin (a.s.) şöyle buyurdu:

"En iyi yağ han ağacı yağıdır. Koruyucudur, erkeksidir ve her çeşit tasalluttan muhafaza edicidir. Öyle ki peygamberler, kendilerini onunla mesh ederlerdi.'"

YASEMİN YAĞI
el-Abbas b. Asım el-Müezzin, İbrahim b. el-Mufaddal'dan; o, Ham- mad b. İsa'dan; o, Hariz b. Abdullah es-Sicistani'den; o, Ebu Hamza'dan; o, Ebu Cafer Muhammed el-Bakır (a.s.)'dan rivayet ediyor.

"Allah Rasulü (Allah onu ve ailesini mübarek kılsın) şöyle buyurdu: 'Beden için yasemin yağından daha faydalı bir yağ yoktur. Onun içinde 70 hastalık için pek çok şifa ve fayda vardır.'"

Ebu Abdullah (a.s.) şöyle buyurdu:

"Kendinizi yasemin yağı ilemesh ediniz."

BEDEN AĞRILARI
Muhammed b. Cafer el-Bursi, Muhammed b. Yahya el-Ermeni'den; o, Muhammed b. Sinan ez-Zahiri'den; o, el-Mufaddal b. Ömer el- Cu'Ci'den; o, Muhammed b. İsmail b. Ebu Riab'dan; o, Cabir b. Yezid el- Cu'fi'den; o, el-Bakır (a.s.)'dan; o, babası Ali b. el-Hüseyin b. Ebi Talib i (a.s.)'den rivayet ediyor.

"Her kimin bedeninde ağrı ve ateş varsa, eşiyle ilişkiye girsin. Zira bu rahatsızlığını yatıştırır."
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 02-26-2018, 11:47
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.438
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

SANCILAR
Eyyüb b. Ömer, Muhammed b. İsa'dan; o, Kamil'den; o, Muhammed b. İbrahim el-Cu'fi'den rivayet ediyor.

"Bir adam Ebu'l-Hasen er-Rıza (a.s.)'ya gelerek sancılarından şikayette bulundu; pek çok ilaç kullandığı halde bir fayda görmediğini, yakınmasının daha da arttığını söyleyerek kendisine dua etmesini söyledi. er-Rıza (a.s.) gülümsedi ve şöyle dedi: 'Bizim duamız, Allah katında tesirlidir. Allah'ın gücü ve kudreti ile senin şifan için dua ediyorum. Ağrı arttığında ve sen dayanılmaz acılar içinde kaldığında bir ceviz al ve ateşe at. Ateşte onun özü kızarana kadar ağrın derhal ortadan kalkacaktır.' Adam şöyle dedi, Allah'ın izniyle söylediklerini yaptım ve ağrım geçti."

BASUR
Ebu'l-Fevaris b. Galib b. Muhammed b. Faris, Ahmed b. Hammad el-Basri' den; o, Nasr b. Seyyar'ın oğlundan; o, Muammer b. Hallad'dan rivayet ediyor.

"Ebu'l-Hasen er-Rıza (a.s.) şu ilaçtan almamı sık sık öğütler ve onun pekçok faydası olduğunu söylerdi. Soğukluk ve basurum için onu aldım, Allah'ın izniyle iyi geldi. 'Eşit miktarlarda kara helile ağacı meyvesi, belerik helile ağacı meyvesi ve embilik helile ağacı meyvesi al. Onları öğüt ve ipek ile kaynat. Aynı miktarda mavi badem al. Bademleri yumuşayıp ayrışana kadar 30 gün süreyle pırasa suyunun içinde beklet. Daha sonra, önceki bitkileri onun içine at, iyice karıştır ve hamur haline getirene kadar yoğur. Sarı şebbas veya susam veya menekşe yağı ile elini yağlayarak bu hamurdan mercimek büyüklüğünde parçalar yap. Gölgelik yerde bunları kurut. Şayet yaz ise bundan bir miskal kadar, kış ise iki miskal kadar al. Bunları aldığın sürece; balık, sirke ve baklagillerden uzak dur.'"

BAŞ DÖNMESİ VE GÖZLERİN BEYAZLIĞI HAKKINDA
Abdülaziz b. Abdülcebbar, Davut b. Abdurrahman'dan; o, Yunus'tan rivayet ediyor.

"Gözlerimdeki beyazlıktan dolayı Ebu Abdullah (a.s.)'a yakındım. 'Abdest al, iki rekat namaz kıl ve şu duayı oku' buyurdular.

Ey Rahman, Rahim, her şeyi duyan, ihtiyaçların karşılayıcısı, merhamet indiricisi olan Allah'ım, bu dünya ve öbür dünyanın iyiliklerini bana bahşet, bu dünya ve öbür dünyanın kötülüklerinden beni koro. Beni sıkan, bana keder veren ve beni ızdırap içinde bırakan şeyi benden uzaklaştır."

Yine ondan; "ellerini ağrının olduğu yere koy ve şöyle dua et:

Ey şifa bahşeden ve hastalıkları defeden, bende olan hastalığa bir şifa ihsan et."


SAĞMAL DEVELERİN SÜTÜ .
el-Carud b. Muhammed, Muhammed b. İsa' dan; o, Kamil'den rivayet ediyor.

el-Hüseyin'in oğlu Musa b. Abdullah (a.s.)'tan işittim. "Sağmal develerin sütü bedendeki her hastalık için şifadır."

Aynı söze ilaveten Ebu Abdullah (a.s.)'ın şunu söylediği rivayet edilir.

"Onda bedendeki her hastalık ve rahatsızlık için bir şifa vardır. Bedeni temizler, kötülüğü defeder ve onu arındırır."

NEFES DARLIĞI
Ebu Cafer Ahmed b. Muhammed, Ebu Muhammed b. Halid'den; o, Muhammed b. Sinan'dan; o, Muhammed b. Sinan es-Sinani'den; o, el- Mufaddal b. Ömer'den rivayet ediyor.

"Ebu Abdullah (a.s.)'a gelerek, özellikle yürürken beni rahatsız eden nefes darlığından yakındım. Bana, 'ey Mufaddal, sağmal ineğin idrarını iç' diye buyurdu. İçtim ve Allah'ın izniyle şifa buldum."

İbrahim b. Sirhan el-Mutatabbib, Ali b. Esbat'tan; o, Hakim b. Miskin'den; o, İshak b. İsmail ve Bişr b. Ammar'dan rivayet ediyor.

"Yunus, Ebu Abdullah (a.s.)'a gelerek şeytani hastalıktan muzdarip olduğunu söyledi. Ebu Abdullah (a.s.) Yunus'a şöyle dedi: 'Kalkın ve abdest alıp iki rekat namaz kılın. Allah'a dua edin ve O'nu övün, Muhammed ve Ehl-i Beytine salat-u selam edin. Ardından şu duayı okuyun:

Ey Allah'ım, Ey Allah'ım, Ey Allah'ım! Ey Rahman, Ey Rahman, Ey Rahman! Ey Rahim, Ey Rahim, Ey Rahim! Ey Bimlan, Ey Bimlan, Ey Birolan! Ey Tekolan, Ey Tekolan, Ey Tekolan! Ey Sığınılan, Ey Sı- ğınılan, ey Sığ/nı lan! Ey merhametlilerin En Merhametlisi, ey mer- hametlilerin En Merhametlisi, ey merhametlilerin En Merhametlisi! Ey kudretlilerin En Kudretlisi, ey kudretlilerin En Kudretlisi, ey kud- retlilerin En Kudretlisi! Eyalemlerin Rabbi, eyalemlerin Rabbi, ey alemlerin Rabbi! Ey isteyenleri duyan, ey isteyenleri duyan, ey iste- yenıeri duyan! Ey rahmet ihsan eden, ey iyiliklerin göndericisi, Peygamber'i ve ailesine rahmet et. Beni bu dünyanın ve öbür dünyanın iyilikleriyle kuşat, bu dünyanın ve öbür dünyanın kötülüklerinden beni uzaklaştır. Bendekini benden al. Zira o bana ızdırap ve keder vermektedir. "

HABBABETÜ'L-VALİBİYYE VE 'ŞEYTANİ HASTALIK'
Ahmed b. el-Münzir, Ömer b. Abdülaziz'den; o, Davud er-Rakki'den rivayet ediyor.

"Ebu Abdullah es-Sadık (a.s.) ile beraberdim. Habbabetü'l Valibiyye geldi. O dürüst sözlü bir kadındı. Ona sorular sordu ve biz bu soruların güzelliği karşısında hayrete düştük. es-Sadık bize, Habbabetü'l Valibiyye'ninkinden daha güzel sorular duydunuz mu?' dedi. Biz de, 'gözlerimiz ve kalplerimiz üzerinde çok büyük bir tesir bıraktı', dedik. Bunun üzerine Habbabe'nin gözleri yaşardı. es-Sadık, 'gözyaşlarının sebebi nedir?' diye sorduğunda, 'ey Allah Rasulü'nün oğlu, bir şeytani hastalık bana musallat oldu. Akrabalarım ve ailemdeki insanlar, 'şeytan ona musallat oldu, şayet onun üstadı onun söylediği gibiyse onun için dua etsin de Allah onu iyileştirsin' diyorlar. Allah biliyor ki, ben bundan memnunum. 'Bu benim için bir arınma ve kefarettir. Bu doğru yolda olanların bir hastalığıdır.' dedi. es-Sadık ona, 'bu tasallut uzun süredir mi var?' diye sordu, kadın 'evet, ey Allah Rasulü'nün oğlu' dedi." Davut er-Rakki diyor ki, "es-Sadık (a.s.) daha önce duymadığım bazı dualar okuyarak, kadına 'kadınların arasına git ve kendi bedenine bir bak' dedi." er-Rakki şöyle diyor: "Kadın gitti, elbiselerini çıkardı, ayağa kalktı. Göğsünde ve bedeninde hiçbir şey kalmamıştı. es-Sadık (a.s.) ona şöyle dedi: 'Şimdi onlara git ve şöyle söyle; bu, imameti ile kadir-i mutlak olan Allah'ın dostluğunu arayan birisidir.'"

Ebu'l-Hasen'den:

"Etin suyunu içen kişiden, lepra ve baş dönmesi uzaklaşır."

ŞEYTANİ HASTALIK
el-Hasan b. Halil, Ahmed b. Zeyd'den; o, Sazan b. el-Halil'den; o, Dari'den rivayet ediyor.

"Bir adam Ebu Abdullah (a.s.)'a gelerek bir yakınının şeytani hastalıktan muzdarip olduğunu söyledi. Ebu Abdullah (a.s.) ona alçıtaşı almasını ve yağmursuyu ile içmesini söyledi. Dari' şöyle dedi, adam söyleneni yaptı ve şifa buldu."

Yine ondan:

"Şeytani hastalık için el-cerir kilinden daha faydalı bir şey yoktur. Onu yağmur suyu ile içiniz ve tutulmuş olan bölgeye sürünüz."


LEPRADAN KORUNMA
İbrahim el-Hüseyin b. Ali b. Feddal'dan ve el-Hüseyin b. Ali b. Yektin'den; o, Sa'dan b. Müslim'den; o, İshak b. Ammar'dan; o, Ebu Abdullah es-Sadık (a.s.)'tan rivayet ediyor.

"Burundaki kılın uzunluğu lepradan koruyucudur."

Seleme b. Ömer el-Hemdani şöyle diyor:

"Medine'ye geldim ve Ebu Abdullah (a.s.)'a giderek, 'ey Allah Rasulü'nün oğlu hac için evimin insanlarını getirdim. Beni etkileyen bir hastalıktan onların korunması için sana geldim.' dedim. Ebu Abdullah (a.s.) şöyle dedi: 'Allah Rasulü'nün kabrinin yanında ayakta dur. el-En'am suresini bal ile yaz ve onu iç. O senden uzaklaşacaktır. '"

Yine ondan:

"Allah Rasulü'nün şehri, Medinenin toprağı leprayı uzaklaştırır. "

ŞALGAM HAKKINDA
Ebu Bekr Muhammed b. el-Hurayş, Muhammed b. İsa'dan; o, Ali b. Musayyib'den; o, Abdussalih [Musa el-Kazım] (a.s.)'dan rivayet ediyor:

"Şalgam yiyiniz, zira cüzzamdan muzdarip olup da şalgam yiyerek bundan kurtulmuş olmayan kimse yoktur." Ali b. Mussayyib'in "Ham mı yiyelim, pişmiş mi?" diye sorması üzerine de "Her ikisi de olur" buyurmuştur.

Ebu Cafer (a.s.)'den naklediliyor:

"Cüzzamdan muzdarip hiç kimse yoktur ki, şalgam yiyerek bundan kurtulmasın. "

LENF BEZLERİ HAKKINDA
Muhammed b. Cafer el-Bursi, Muhammed b. Yahya el-Enneni'den; o, Muhammed b. Sinan'dan; o, el-Mufaddal b. Ömer el-Cu'fi'den; o, Ebu Abdullah es-Sadık (a.s.)'tan; o da dedesi Emirü'l-müminin'den rivayet ediyor:

"Allah Rasulü (Allah onu ve ailesini mübarek kılsın) şöyle buyurdu: 'Lenf bezi yemekten uzak durunuz, zira bu, cüzzamı canlandırır. Yahudilerin yeniden sağlıklı olmalarını sağlayan şey lenf bezi yemekten kaçınmış olmalarıdır. Cüzzamdan muzdarip birine rastladığınızda, sağlıklı olmanızdan dolayı Allah'a şükredin ve O'nu aklınızdan çıkarmayın.'"

MUZDARİPLERE BAKMAK HAKKINDA
Tahir b. Harb es-Sayrafi, Musa b. İsa'dan; o, Muhammed b. Sinan es- Saldi'den; o, Cafer b. Muhammed (a.s.)'den; o da babasından rivayet ediyor:

"Muzdarip olanlara ve cüzzamlılara dik dik bakmayınız. Zira bu, onları kederlendirir."

Ebu Abdullah es-Sadık (a.s.), babasından rivayet ediyor:

"Allah Rasulü(Allah onu ve ailesini mübarek kılsın) şöyle buyurdu:

'Muzdarip olanlara dik dik bakmayınız ve çok sık yanlarına gitmeyiniz. Onlarla karşılaştığınızda acele ediniz ki, onlara müptela olan şey size de dokunmasın. ",

BIYIĞIN KESİLMESİ VE BURUNDAKİ KILLAR
Ahmed b. Basir, Ziyad b. Mervan el-Abdi' den; o, Muhammed b. Sinan'dan; o da Ebu Abdullah (a.s.)'tan rivayet ediyor:

"Emirü'l-Mü'minin (a.s.) şöyle buyurdu:

'Her cuma günü bıyıkların kesilmesi cüzzama karşı bir korumadır. Burundaki kıllar da ondan koruyucudur. ",

SİNEKLER HAKKINDA
Sehl b. Ahmed, Muhammed b. Arüma'dan; o, Salih b. Muhammed'den; o, Ömer b. Şimr'den; o, Ebu Cafer el-Bakır (a.s.)'den rivayet ediyor:

"Allah Rasulü (Allah onu ve ailesini mübarek kılsın) şöyle buyurdu: 'Eğer bir sinek tabağınızın içine düşerse, onu kabın içine iyice sokun. Zira onun kanatlarından birinde zehir, diğerinde ise panzehir vardır. Böyle yapmakla zarardan korunursunuz.'"

el-Bakır (a.s.) buyuruyor:

"İnsanlar şayet böyle yapmasa idi, cüzzam çok hızlı yayılırdı."

SOĞUK ALGINLIĞI HAKKINDA
Ali b. el-Halil, Abdulaziz b. Hasan'dan; o, Hammad b. İsa'dan; o, Ha- riz b. Abdullah es-Sicistani'den; o, Ebu Abdullah (a.s.)'tan rivayet ediyor:

"Ebu Abdullah (as) çocuklarını eğiten kişiye şöyle dedi: 'Onlardan herhangi biri soğuk algınlığına yakalanırsa bana bildir. Bir süre sonra öğretmeni çocuklardan birinin durumunu Ebu Abdullah (a.s.)'a bildirdi ise de, ondan bir cevap alamadı. Bunun üzerine ona bunun nedenini sordu. Ebu Abdullah (a.s.) öğretmene şöyle dedi: 'Cüzzam tehlikesi belirdiğinde, Allah onu, soğuk algınlığı ile bertaraf eder.'"

TURAÇ YENMESİ HAKKINDA
Mervan b. Muhammed, Ali b. en-Numan'dan; o, Ali bin el-Hasen b. Musa (a.s.)'dan; o da büyükbabası Emirü'l-müminin (a.s.)'den rivayet ediyor:

"Her kim kızgınlığını yatıştırmak istiyorsa, turaç yesin."

Yine ondan rivayet ile:

"Her kim kalbinden şikayetçi ise ve pek çok kederi var ise, turaç yesin."

AKIL HASTALIĞI İÇİN BİR DUA
Osman b. Said el-Kattan, Sa'dan b. Müslim'den; o da Muhammed b.İbrahim'den rivayet ediyor:

"Akıl hastalığından muzdarip olduğunu söyleyen biri Ebu Abdullah (a.s.)'a başvurdu. Ebu Abdullah (a.s.) ona, 'yatmadan önce şu duayı oku' dedi:

Allah'ın adıyla ve Allah'ın izniyle! Allah'a iman ediyor ve putları reddediyorum. Ey Rabbim beni uykumda ve uyanıklığımda koru. Izdırabımdan ve korkumdan Allah'ın azameti ve büyüklüğüne sığınırım.
Adam şöyle dedi: 'Dediği gibi yaptım ve Allah'ın izni ile derdimden kurtuldum.'"

KORKU HAKKINDA
Cafer b. Hannan et- Tai, Muhammed b. Abdullah b. Mesud ((a.s.)]'dan; o, Muhammed b. Muskan el-Halebi'den rivayet ediyor:

"Ebu Abdullah (u.), kendisine, gündüz ve gece vakti korku ve endişe içinde bulunan kız çocuğunun iyileşmesi için dua etmesini isteyen bir adama dua etti ve şöyle dedi: 'Ona bir kan damarını açmasını (el-fesd) öğret. Zira bundan fayda görecektir.'"

"Ebu Cafer Muhammed el-Bakır (a.s.), bir cariyesinin vesveseden muzdarip olduğunu söyleyen adama şöyle dedi: 'Fatiha, Felak ve Nas surelerini 10 kez okuyarak onun için dua et. Bunları misk ve safran ile bir kasenin içine yaz. İçerken, abdest alırken ve yıkanırken bunu kullanmasını söyle. Üç gün boyunca böyle yap. Allah (c.c.) bu derdi ondan uzaklaştıracaktır. ",

SICAK KAN HAKKINDA
Ali b. Muhammed b. Hilal, Ali b. Mihran'dan; o, Hammad b. İsa'dan; o, Hariz b. Abdullah'dan; o, Abdullah es-Sadık (a.s.)'tan rivayet ediyor:

"Bedendeki apse ve yaraların çoğu, zamanında temizlenmeyen aşı- n sıcak kandan dolayıdır. Bunlardan muzdarip olan kişi yatarken şunu okusun: -Şeytan ve şeytana ait olan şeylerden Allah'ın azametine, Allah'ın vechine ve Allah'ın mükemmel isimlerine sığınırım. Şayet böyle yaparsa, hiçbir cin ona zarar veremez ve Allah'ın izni ile sağlığına kavuşur. "

"Nihayet, aşağıdaki duayı bir kağıda yazarak apseden muzdarip olan kişiye yutturunuz.

SİĞİL HAKKINDA
Sa'daveyh b. Abdullah, Ali b. en-Numan'dan; o, Ebu'l-Hasen er-Rıza (a.s.)'dan; o, büyükbaba[larından biri]sinden rivayet ediyor.

en-Numan şöyle buyurdu: "er-Rıza (a.s.)'ya, 'bedenindeki siğiller yüzünden insanlara karışmaktan imtina eden bir oğlum var. Bana faydalı olacak bir şeyler öğret' dedim. er-Rıza şöyle dedi: "Her bir siğil için bir arpa tanesi al ve her bir arpa tanesini üzerine yedi defa şu ayetleri oku:

'Vakıa vuku bulduğu zaman onun vukuuna yalan diyecek yoktur. O alçaltıcı, yücelticidir. Yer şiddetli bir sarsıntıyla sarsıldığı zaman ve dağlar darmadağın olup ufalandığı zaman, derken toz duman: halinde dağılıp savrulduğu zaman...' [56: 1-6] 'Sana dağlar hakkında soruyorlar, de ki, benim Rabbim onları darmadağın edip savuracak, yerlerini bomboş çırçıplak bırakacak. Orada ne bir eğrilik göreceksin, ne de bir tümsek.'" [20:105-107]

Daha sonra arpa tanesi ile siğilin tam ortasını ovala. Temiz bir bez parçası ile arpayı siğilin üzerine bağla ve bir taş ile üzerine bastır. Daha sonra arpa tanesini al ve tuvalete at.' en-Numan şöyle diyor: 'Söylediğini aynen yaptım. Yedinci ve sekizinci gün oğlumun cildi avuç içim kadar, hatta daha pürüzsüz hale geldi'"
"Bazılarına göre bu tedavi ayın kaybolan, artık görünmediği 28 ile 30. günleri arasında yapılmalıdır, ki tedavinin en faydalı ve etkili olduğu dönem budur."

KİSTLER HAKKINDA
Muhammed b. Amir, Muhammed b. Alim es-Sakafi'den; o, Ammar b. İsa el-Kilabi'den; o, Abdullah b. Sinan'dan rivayet ediyor:

"Şia'ya mensup bir kişi, Ebu Abdullah (a.s.)'a vücudunda beliren bir "kistten dolayı başvurdu. Ebu Abdullah ona şöyle dedi: '3 gün oruç tut, sonra 4. gün öğle vakti yıkan ve açık bir alana git. Yanına yamalı, eski ancak temiz bir giysi al. Kur'an'dan sana kolay gelen ayetleri okuyarak 4 rekat namaz kıl. Ancak bu ibadetinde itaatkar ol. Daha sonra üzerindeki giysini çıkararak yanında getirdiğin giysini giy ve yanağını toprağa daya. Bilahare itaatkar ve mütevazi bir şekilde şu niyazda bulun:

Ey Bir, Tek, Merhametli, Kadir-i Mutlak, Yakın, dualara cevap veren, Rahman olan! Muhammed ve onun ailesini mübarek kıl. Hastalığımı benden uzaklaştır, beni sağlık, esenlik ve şükür ile giydir. Hem bu hem de öbür dünyada üzerime rahmetini ihsan et ve beni üzüp, ız- dırap vereni benden uzaklaştır.'

Daha sonra Ebu Abdullah (a.s.) ona şöyle dedi: 'Kalbinde şüphe varsa bu sana fayda vermeyecektir. Ancak şunu bil ki, bu sana fayda verecektir.'" İbn Sinan şöyle diyor: "Adam Cafer es-Sadık (a.s.)'ın dediklerini aynen yaptı ve şifa buldu."
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 02-26-2018, 11:48
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.438
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

VÜCUTTAKİ BİR ŞİŞLİK HAKKINDA
Muhammed b. İshak b. el-Velid, yeğeni Ahmed b. İbrahim b. el- Velid'den; o, Ali b. Esbat'tan; o, el-Hakem b. Süleyman'dan; o, Maysar'den; o, Ebu Abdullah es-Sadık (a.s.)'tan rivayet ediyor:

"Şayet biz bu Kur'an'ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, andolsun onu Allah korkusundan saygı ile baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. İşte biz belki düşünürler diye insanlara böyle örnekler veri-
Ayrıca şunlar için de faydalıdır: Kronik ayak ağrısı, karın zayıflığı, çocuklarda karın ağrısı yapan cinler, gebelik esnasında uyku da kadınların korkması durumu, solunum yoluyla yayılan zafiyet, belde sarı su, lepra, her türlü safra ve balgam bulgusu, ısırıklar, akrep ve yılan sokması.

Firavun İsrailoğullarını zehirlemek amacı ile bir pazar günü zehir hazırladığında Cebrail bu ilacı Musa b. İmran'a indirdi. Firavun pek çok çeşit gıdadan pek çok yiyecek hazırladı ve zehri yiyeceklerin içine koydu. Musa, İsra- iloğullarından yaklaşık 600.000 kişi ile birlikte geldi ve giriş yerinde durdu. Kadınları ve çocukları geri göndererek Beni İsrail'e şu tavsiyede bulundu:

'Ben size dönene kadar onların yiyeceklerinden yemeyin ve içeceklerinden de içmeyin.' Daha sonra halkın arasına karıştı ve gerektiğinde bir insan için bir iğne başı büyüklüğünde içilebilecek olan bu ilacı onlara verdi. Biliyordu ki kavmi onun emrine itaat etmeyecek ve Firavun'un yiyeceklerinden, yiyecektir. Musa ve Beni İsrail erkekleri yürüdüler. Kurulmuş masaları gördüklerinde heyecanla ellerini yiyeceklere götürdüler. Firavun, Musa, Harun, Yüşa b. Nun ve diğer Beni İsrail ileri gelenlerini özel olarak hazırlattığı bir masaya çağırmıştı hemen.

Şöyle dedi: 'Anladım ki ben ve krallığımdaki mütemayiz insanlardan başka hiç kimse bu damanı kesemez, öyleyse buyrun doyana kadar yiyin.'

Yemekleri bittiğinde Musa ve arkadaşları kalktı.

Musa Firavun'a şöyle dedi:

'Kadınlarımızı, çocuklarımızı ve bize ait olanları arkamızda bıraktık.'

Firavun, 'onları da çağırın. Zira sizi ağırlamaktan duydugum gibi onları ağırlamaktan da onur duyarım.'

Musa kavmine döndü ve Firavun da adamlarına dönerek şöyle dedi.

'Musa ve Harun'un bize büyü yaptığını ve bu nedenle onların bir şeyler yediğini gördüğümüzü iddia ediyorsunuz. Onlar gitti ve büyüleri de onlarla beraber gitti, şimdi toplayabildiğiniz kadar insan toplayın ve bugün ve yarın bu zehirli yiyeceği yedirin ki kim büyücü kim değil belli olsun.

' Böylece toplananlar geri kalan yiyeceklerden yediler ve zehirlenmediler. Firavun'un adamlarından olup bu yemeği yiyenlerden 70.000 erkek ve 160.000 kadın zehirlenerek öldüler.

Yüce Allah'ın Cebrail vasıtası ile Peygamberine öğrettiği bu ilacın tarifi şöyledir.

"Bir parça soyulmuş sarımsak alınır. Ezilir ancak çok ince hale getirilmez. Ezilmiş sarımsak bir tava veya kavanoza konur. Hafif ateşte üzerine saf inek tereyağı konulur. Tereyağı emilene kadar hafif ateşte pişirilir. Sarımsak artık tereyağı ememeyecek hale gelene kadar bu işlem devam eder.

Daha sonra kap içine yine sarımsak artık ememeyecek hale gelene kadar yeni doğum yapmış inek sütü katılarak hafif ateşte kaynatılır. Daha sonra petek sıkılarak ve içinde hiç petek olmayacak şekilde bal hazırlanır. Ayrı bir kapta bal kaynatılır. Kaynamış bal yine sarımsak artık ememeyecek hale gelene kadar sarımsakla beraber hafif ateşte pişirilir. 10 dirhem rezene çiçeği alınır ve çok ince hale gelene kadar öğütülür. İyice temizlenir ancak elekten geçirilmez. Sarımsağın içine atılır ve jel kıvamına gelene kadar ateşte kaynatılır. Bu karışım kokusuz ve temiz bir kabın içine. konur. Kabın içi saf inek tereyağı ile sıvanmalıdır. Bu kap arpa veya kül içinde 40 gün veya daha fazla saklanır. Gerektiğinde hastalara bezelye büyüklüğünde verilir."

Hazırlandığından bir ay sonra diş ağrısı ve balgamdan mütevellit tüm hastalıklarda yarım ceviz büyüklüğü miktarınca aç karna alınmalıdır.

İki ay sonra titreme ile yükselen ateş, hazımsızlık ve her çeşit göz hastalığına karşı yine aynı miktarda, yatmadan önce alınır.

Üç ay sonra siyah ve sim safra, aşırı sıcak balgam ve sarı safradan kaynaklanan her çeşit hastalık için aç karna alınır.

Dört ay sonra göz kararması için yatmadan önce alınır.

Beş ay sonra devamlı baş ağrısı için mercimek büyüklüğünce miktarı, menekşe veya sirke yağı ile karıştırılıp inhale edilmelidir (içe çekilmelidir).

Altı ay sonra ise migren için mercimek büyüklüğünce miktarı, menekşe yağı ile karıştırılarak kahvaltıdan önce ve tutulmuş tarafa inhale edilmelidir.

Yedi ay sonra kulaklardaki rahatsızlığa iyi gelir. Gülyağı ile karıştırarak mercimek büyüklüğünce miktarı uyanıldığında saba:h erken saatte kulaklara damlatılır.

Sekiz ay sonra sarı safra ya da korkuları ciddi hastalıklara karşı her hangi bir yağ ile karıştırılarak kahvaltıdan önce güneş doğarken su ile içilir.

Dokuz ay sonra baş dönmesi, aşırı uyuma, uykuda sıçrama, korku ve panik için faydalıdır. Endişe, iç ateş, zihin bulanıklığı gibi durumlarda aç karna turp tohumu yağı ile birlikte alınmalıdır. Karışım mercimek miktarınca, sirke ile içilir. Gözde oluşan beyazlık için uykudan önce istenilen bir şey ile birlikte içilir.

On bir ay sonra korku ve günah işleme vesvesesi uyandıran kara safra hastalıkları için kullanılır. Sabah aç karna gül yağı ile karıştırılarak ve yatmadan önce saf halde bezelye büyüklüğünce içilir.

On iki ay sonra kronik ve yeni yarı-felç için faydalıdır. Bezelye büyüklüğünce miktarı güvey otu ile birlikte alınır. Yatmadan önce zeytinyağı ve tuz ile karıştırılıp ayaklar ovalanır. Bu dönemde sirke, süt, balık ve baklagillerden kaçınmak gerekir.

On üç ay sonra ülser, nedensiz gülme ve gereksiz yere sakal ile oynamaya faydalıdır. Bezelye büyüklüğünce miktarı sedef oku suyu karıştırılıp gecenin ilk yarısında içilir.

On dört ay sonra, içilmiş dahi olsa, tüm zehirler için faydalıdır. Patlıcan tohumu öğütülür, kaynatılır, süzülür. Bezelye büyüklüğünce miktarı ılık suyla günde bir veya iki ya da üç veya dört kez içilir. Günde dört defadan fazla ve tan vakti alınmamalıdır.

On beş ay sonra büyülenme ve karında soğukluk için faydalıdır. Yarım fındık büyüklüğünce alınır ve saf suyla kaynatılır. Yatarken içilir ve aynı gece veya ertesi gün bol yemek yiyinceye kadar tekrar alınmaz.

On altıncı ayda mercimek tanesinin yarısı o gün veya o gece yağan taze yağmur suyu veya dolu suyu ile karıştırılarak sonradan veya yeni görememekten muzdarip kişinin göz küresinin kenarlarına sürülür. Bu tedavi, Allah'ın izniyle en fazla sekiz gün içinde görme melekelerini geri getirecektir.

On yedi ay sonra lepra için şifadır. Fındık büyüklüğünce miktarı - koyun değil- inek paçası yağı ile karıştırılır, yatmadan önce veya kahvaltıdan sonra kullanılmalıdır. Zerre miktarınca alınır ve vücuda iyice ovularak sürülür. Az miktarı zeytinyağı veya gülyağı ile inhale edilir. Gün batımında veya banyoda iken uygulanmalıdır.

On sekiz ay sonra, kesilmiş ve kanayanlar hariç lepranın vitiligoya benzer lezyonlarında etkilidir. Bezelye tanesi büyüklüğünde ilaç ceviz yağı veya acı badem yağı veya çam fıstığı yağı ile karıştırılır. Karışım şafaktan sonra içilebilir, inhale edilebilir veya tuz karıştırılmış halde vücuda sürülüp ovulabilir. Yukarıda tanımlanan madde miktarı ve uygulamaları kesinlikle değiştirilmemelidir. Aksi taktirde faydalı olmak bir yana zararlı dahi olabilirler.

On dokuzuncu ayda, unutkanlık, hafıza kaybı, aşırı sıcak balgam, yeni ve kronik ateş gibi hastalıklara karşı tatlı nar suyu ve bir miktar hanzala tozu ile karıştırılarak sıcak su ile aç karna içilmelidir.

Yirminci ayda buhu ağacı suyu ile mercimek büyüklüğünde miktarı karıştırılıp kaynatılır ve kulağa damlatılırsa sağırlığa karşı iyi gelir. Hala sağırlık devam ederse sonraki gün aynı miktarda inhale edilmelidir. Eğer bir kişi plöreziden muzdarip ise ve dili dışarı çıkacak kadar hasta ise ekşi üzüm tohumları ile bu ilaçtan içmelidir. İlaç ne kadar uzun süre beklemiş ise o kadar iyidir ve olabildiğince az miktar alınmalıdır."

TÜM HASTALIK VE DERTLERE YÖNELİK BİR İLAÇ
Muhammed b. Cafer b. Ali el-Bursi, Muhammed b. Yahya el-Er- meni'den; o, Muhammed b. Sinan es-Sinani ez-Zahiri Ebu Abdullah'dan; o, el-Mufaddal b. Ömer'den; o, es-Sadık, Cafer b. Muhammed (a.s.)'ten rivayet ediyor:

"Bu ilaç Muhammed'in (Allah onu ve ailesini mübarek kılsın) ilacıdır ki, Cebrail'in Musa b. İmran'a öğrettiği ilaca benzer. Bu ilaçlar Peygamber ve Peygamber takipçilerinin yazdıklarından alınmıştır.

Şayet tanımlanandan fazla veya az olursa, bir miktar dahi eklenir ya da çıkarılırsa beklenen etki elde edilemez, başarı sağlanamaz. Zira tanımlananın aksine davranılırsa, tanımlayanın aksine de davranılmış olur.

İlacın tarifi şöyledir:

4 rıtl soyulmuş sarımsak, 4 rıtl inek sütü ile, sayrınsak sütü emene kadar kaynatın. Daha sonra aynı miktar saf inek sütünü katarak absorbe edene kadar kaynatın. Üzerine aynı miktar bal koyup emene kadar kaynatın. İçine 2 dirhem miktarınca kurad [bir deniz bitkisi) katın. Katılaşana kadar ateşte iyice karıştırın. İyice kaynatıp katılaşınca sıcak halde bir kabın içine boşaltın. Ağzını iyice kapatıp yaz boyunca temiz toprak veya arpa içinde saklayın. Kışın her sabah büyükçe bir ceviz miktarınca alın. Bu ilaç, inananlar arasında iyi bilinen denenmiş, önemli- önemsiz ya da küçük-büyük her derde deva bir şümullü ilaçtır."

TIBB-I NEBEVİ (S.A.V)
Ahmed b. Muhammed Ebu Abdullah, Hammad b. İsa'dan; o, Hariz'den; o, Ebu Abdullah (a.s.)'tan tüm hastalıklara yönelik olarak Hz. Peygamber' e atfedilen bir ilacı rivayet ediyor. Bunu kendileri ve arkadaşları için tavsiye ediyor. Bundan faydalanan her inanan ateşten uzak kalacaktır.

ÇOCUKSUZLUK HAKKINDA
Ahmed b. İmran b. Ebu Leyla, Abdurrahman b. Ebu Necran'dan; o, Süleyman b. Cafer el-Caferi'den; o, Ebu Cafer el-Evvel, el-Bakır b. Ali b. el-Hüseyin b. Ali (a.s.)'den rivayet ediyor.

"Bir adam gelerek cariyesinden ve hür bir kadından çok istediği halde çocuğu olmadığından yakındı ve halen 60 yaşında olduğunu söyledi. el-Bakır şöyle dedi: 'Akşam namazının farzını ve sabah namazının farzını takiben 3 gün süreyle, 7 kez 'Allah büyüktür' ve 7 kez 'Allah'ım beni a1fet' diye dua et ve daha sonra şu ayetleri oku:

'Bundan böyle dedim, Rabbinizden mağfiret isteyin. Çünkü gerçekten o çok bağışlayandır. Üzerinize gökten sağanak yağdırsın. Size mallar ve çocuklarla yardımda bulunsun. Size bağlar bahçeler ver- sin. Irmaklar da versin.' [71:10-12)

3. günün gecesinde eşinle ilişkiye gir. Allah'ın izni ile sağlıklı bir oğlun olacaktır.' .

Adam şöyle dedi: 'Söylediklerini yaptım. Bir yıl bitmeden bir çocuğum oldu.'"
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Alt 02-27-2018, 04:08
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.438
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Haftanın Günleri İçin Dua

HAFTANIN GÜNLERİ İÇİN DUA

Cumartesi Duası:
es-Sadık (a.s.)'tan rivayet edilmiştir.

"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! Kendim ve neslim için Allah'tan korunma isterim. O'ndan başka ilah yoktur. 'Hamd alemle- rin Rabbi, Rahman, Rahim ve din gününün maliki olan Allah'adır. Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Senden yardım dileriz. Bizi doğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve sapmışlarınkine değil' [1:2-7]
'Sabahın Rabbine' [113:1]
'İnsanların Rabbine, insanların Malikine' [114: 1- 2]
'Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğmelere üfüren kadınların şerrinden ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden..' [113:2-5]
Tek olan Allah'ım, 'O doğurmamıştır. ve doğurulmamıştır ve hiç bir şey onun dengi değildir.' [112:3-4]
'Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun misali içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir. Çerağ bir sırça içerisindedir. Sırça sanki incimsi bir yıldızdır ki doğuya da batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır. Neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. Nur üstüne nurdur. Allah kimi dilerse onu kendi 'nuruna yöne/- tip iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah her şeyi bilendir.' [24:35]

'O gökleri ve yeri hak olarak yaratandır... O'nun sözü haktır. Sura üflediği gün mülk O'nundur. O, gaybı ve müşahede edilebileni bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibi alandır. Haberdar alandır.' [6:73]
'Allah yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emr bunların arasında durmadan iner. Sizin gerçekten Allah'ın her şeye güç yetiştirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için.' [65:12]
'Her şeyi sayı olarak da sayıp tespit etmiştir.' [72:28]
Şeytanın sahip olduğu her türlü (gizli ya da açık) şeytanilikten, cin ve insanların kötülüklerinden, geceleri uçan ve gündüzleri dinlenenlerin kötülüklerinden, gecenin ve gündüzün belalarının kötülüklerin- den, güvercinlerde, vahşi bedenlerde mahvolmuşlarda, vadilerde, açık sahalarda, ormanlarda ve ağaçlarda yaşayan kötülüklerden ve nehirlerdeki kötülüklerden sana sığınırım.
Allah'ın korumasına sığınırım.'De ki ey mülkün sahibi Allah'ım. Dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden mülkü çekip alırsın. Dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın. Hayır Senin elindedir. Sen gerçekten her şeye güç yetirensin. Geceyi gündüze bağlayıp katarsın. Gün- düz:ü de geceye bağlayıp katarsın. Diriyi ölüden çıkarırsın, ölüyü de diriden çıkarırsın. Sen dilediğine hesapsız rızık verirsin.' [3:26-27] ' O 'nun benzeri gibi olan hiçbir şey yoktur. O, işitendir, görendir. Göklerin ve yerin anahtarlan O'nundur. O dilediğine nzkı genişletip ya- yar ve kİsar da. Çünkü O her şeyi bilendir.' [42:11-12]
Tek Olan'a sığınırım. 'Yeri ve gökleri yaratan tarafından bir indirme- dir. Rahman arşa istiva etmiştir. Göklerde, yerde bu ikisi arasında ve nemli toprağın altında olanların tümü onundur. Sözü açığa vursan da. Çünkü şüphesiz o gizliyi de gizlinin gizlisini de bilmektedir. Allah; ondan başka ilah yoktur. En güzel-isimler onundur.' [20:4-8]
'Haberiniz olsun yaratmak da emir de Q'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir. Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin. Şüphesiz O haddi aşanları sevmez. Düzene konulmasından sonra yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın. O'na korkarak ve umut taşıyarak dua edin. Doğrusu Allah'ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır.' [7:54-56] Her çeşit görünen, değişen hayal edilen, sessiz, hareketsiz ya da hareketli, geceleri gezen, gözleyen, kahin, sihir ya- pıcı, şeytan, büyücü, zalim ve zorbanın şerrinden Tevrat, İncil, Zebur ve yüce Kur'an'ı indirene sığınırım. Hamd Allah'a, O'nun yardımına, O'nun hafifletmesine ve O'nun korumasına olsun. O seni korur, O'nun ortağı yoktur. O'nun alçalttığını yükseltecek, yükselttiğini alçaltacak yoktur. O tektir, itaat edilendir. Allah Muhammed'i ve ailesini korusun."

Pazar duası:
'Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! Allah büyüktür, Allah büyüktür, Allah büyüktür! Rabbimiz arşa oturmuştur ve gökler ve yerler O'nun emriyle ayaktadır. Yıldızlar O'nun izniyle sakin ve dağlar O'nun izniyle sabittir. Göklerde ve yerlerde olan her şey O'nun adını zikreder. Dağlar O'na itaatkardır. Bedenler çürüdüğünde O'nun için yeniden hayat bulur. Her türlü kötü şeyi ve fenalığı bizden sakla. 'İki deniz arasına bir ara engel koyan;' [27:61]
'Gökte burçlar kılan, onların içinde bir aydınlık ve nurlu bir ay var eden ne yücedir.' [25:61] Kötülüklerden O'na sığınırım. 'Andolsun gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik ve onu her kovulan şeytandan koruduk.' [15:16-17]
'Yeryüzünde sabit dağlar yarattık.' [21:31]
'Kazıklar...' [78:7]
'Ha Mim Ayn Sin Kaf O Aziz ve Hakim olan Allah, sana ve senden öncekilere böyle vahyetmektedir.' [42:1-3]
'Ha Mim. Rahman ve Rahim'den indirilmiştir.' [41:1-2]"

Pazartesi Duası:
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla, her türlü gizli ve açık kötülükten, her çeşit kadın ve erkeğin kötülüğünden, güneş ve ayda saklı kötülüklerden büyük Rabbime sığınırım. Meleklerin ve ruhun Rabbi olan Allah kudsidir.
Ey cin, şayet beni duyuyorsan itaat et. Ey beşeriyet, her şeyi bilen ve Rahman olan Allah'a itaat et. Ey insanlar ve cinler, alemlerin Rabbi olan Allah'ın ve Cebrail'in, Mikail'in, İsrafil'in, Süleyman b. Davud (a.s.)'un, Muhammed (s.a. a) 'in işareti ile işaretlenmiş tüm mahluka- tın itaat ettiği Rabb'e geliniz. Her çeşit isyankar ruhu olan dişi cin- den, cin veya şeytan veya büyücüden, zalim hükümdardan Allah'a sığınırım. Görünen ve görünmeyen kötülüklerden, her şeyi bilen Allah'a sığınırım."

Salı Duası:
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! Yüce'ye, göklerin Rabbi'ne; bunları iki günde yaratan ve işlerini tayin eden yeryüzünü yaratan ve yaşamı idame ettiren ve onda dağlar yaratan, 'doğru gidebilsinler diye geniş yollar' açan [21:31], 'ağırlaşmış bulutlan...' [13:12) yaratan ve itaat ettiren, gemileri yüzdüren, denizi kendisine itaatkar kılan, yeryüzünde dağları ve nehirleri yaratan Allah' sığınırım. Gece ve gündüz kalplere musallat olan insan ve cinnin kötülüklerinden Allah bizi korusun, Allah bizi korusun, Allah bizi korusun. Allah 'tan başka Tanrı yoktur, Muhammed O'nun elçisidir."

Çarşamba Duası:
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla, üfürülen ve düğümlenen kötülüklerden, şeytandan ve şeytana ait olanın kötülüğünden tek olan Allah'a sığınırım. Gözün gördüğünden ve gözün görmediğinden Allah'a sığınırım. Musallat olan şeytanın şerrinden eşi benzeri olmayan büyük Allah'a sığınırım."

Perşembe Duası:
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla, her türlü asi, oturan kalkan düşman ve inatçı şeytandan, doğunun ve batının Rabbi olan Allah'a sığınırım. 'Sizi kendisiyle tertemiz kılmak, sizden şeytanın pisliklerini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve bununla ayaklarınızı sağlamlaştırmak için size gökten su indiriyordu.' [8: 11] O her şeyi duyar, her şeyi bilir. Allah'tan başka kudret yoktur. Allah'tan başka fethedici yoktur. 'Ayağını depret. İşte yıkanacak ve içilecek soğuk su.' [38:42]
'Ve kendi rahmetinin önünde rüzgarlan müjdeciler olarak gönderen O'dur. Biz gökten tertemiz su indirdik.' [25:48]
'Şimdi Allah sizin [yükünüzü] hafifletti' [8:66]
'Bu Rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmettir.' [2:178]
'Allah sizin [yükünüzü] hafifletmek ister.' [4:28]
'Onlara karşı sana Allah yeter.' [2:137]
'Allah emrinde galip alandır.' [12:21]
Allah'tan başka tanrı yoktur ve Muhammed O'nun rasuludür."

Cuma Duası:
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla! Yüce ve mutlak olan Allah'tan başka güç ve kudret yoktur. Allah meleklerin, Ruh'un, pey- gamberlerin ve elçilerin rabbidir. Yerlerde ve göklerde olanları bir mizan ile tutar. Her şeyin yaratıcısıdır ve onların hükümdarıtlır. Rabbim onların gücünden beni koru. Onların bakışlarını ve kalplerini bana karşı kör et. Onlar ve bizim aramıza bir perde kay; bir muhafız kay ve bir savunucu kay. Şüphesiz sen bizim Rabbimizsin. Senden başka güç ve kudret yoktur. Sana inanıyoruz ve dönüşümüz Sanadır. Sen Malik'sin ve Hakimsin. Her türlü mahlukatın kötülüklerinden Sana sığınırız. Gündüz ve gece musallat olan şeytandan ve her türlü şeytani şeyin kötülüğünden Sana sığınırız. Amin."
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 07-01-2018, 08:13
SALİH KUL SALİH KUL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 112
SALİH KUL is on a distinguished road
Standart

İmam Rıza aleyhisselam buyruğu:Hafıza gücünü artırmak isteyen kimse,her sabah aç karnına (21adet) siyah kuru üzüm yesin.
Kaynak:
Risalet-uz Zehebbiye.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 09:08


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.