aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | FÜRU-U DİN | 1. NAMAZ

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 04-17-2018, 07:38
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.439
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Ehl-i Beyt (as) Hadislerine göre Namaz Nasıl Kılınır.?

EHLİ BEYT (aeyhisselam) İMAMLARININ HADİSLERİNE GÖRE NAMAZ NASIL KILINIR?

Kıble

İmam Sadık Aleyhisselam şöyle buyurmuştur; “Allahu Teala Kabe’yi Mescid-i Haramda olanlara, Mescid-i Haramı da Haram ehline, Haramı da bütün dünya ehline kıble kılmıştır. (el vesail cilt 3 sayfa 220)

Tekbiretul ihram

“Her şeyin bir başlangıcı vardır. Namazın başlangıcı da tekbir getirmektir” (“El-Vesail”, cilt 4, sayfa 714)

İmam Muhammed Baqır (aleyhisselam) buyurmuşdur: “Namaza kalkıb tekbir getirdiğinde ellerini yukarıya kaldır. Ama ellerinin avuç içi kısmı kulaklarından yukarıda olmasın, yani yüzünün seviyesinden yukarı olmasın” (“El-Vesail”, cilt 4, sayfa 728).

Kıraat:

Peygamber sallallahu aleyhi ve alih buyurmuştur:

“Fatihanın okunmadığı namaz yarımdır.(eksiktir).” (“Biharul-Envar”, cilt 85, sayfa 11).

İmam Rıza aleyhisselam bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “ Vacip namazlarda (Fatihadan sonra) ne bir sureden eksik oku, ne de iki sureni birlikte. Nafile namazlarda ise buna engel yoktur.

(“Biharul-Envar”, cilt 85, sayfa 42)

İmam Sadık (aleyhisselam) şöyle buyurmuştur: “Bir imamın(cemaat kıldıranın) arkasında namaz kıldığında o Fatihayı bitirdiğinde sen “Elhamdulillahi Rabbel alemin” de ve “Amin” deme” (“Furuu El-Kafi”, cilt 3, sayfa 313; “El-Vesail”, cilt 4, sayfa 752). Namazın kıraatinde Fatihanın ve diğer surenin “Bismillah’ı” yüksek sesle okunması müstehaptır. İmam Muhammed Baqır aleyhisselam’dan rivayet edilmiştir ki; “Peygamber sallallahu aleyhi ve alih namazlarında “Bismillah’ı” yüksek sele okurdu ve onu okurken de sesini yükseltirdi. Müşrikler ise Peygamber sallallahu aleyhi ve alih’in “Bismillah’ı” okuduğunu duyduklarında arkalarını dönüp giderlerdi. İşte bundan dolayıdır ki Allah Teala Kur’anda ki, “Sen, Kuran’da Rabbinin birliğini yâd ettiğinde onlar, canları sıkılmış bir vaziyette, gerisin geri dönüp giderler.<isra 46>” ayetini nazil etmiştir. (“Biharul-Envar”, cilt 85, sayfa 82)

İmam Muhammed Bakır (a.s) şöyle buyurmuşlardır: "Kıraatini sona erdirdiğinde; "Âmin" deme; istersen, "Elhemdu lillahi Rabbi'l Âlemin" söylersin." [11]

İmam Cafer Sadık (a.s) da şöyle buyurmuşlardır: "Bir imamın arkasında namaz kıldığında, imam Fatiha'yı sona erdirdiğinde sen; "Elhemdulillahi Rabbi'l Âlemin" söyle ve "Âmin" deme." [1

Safvan diyor; günlerce Hz. İmam Cafer Sadık (a.s)'ın arkasında namaz kıldım. İmam (a.s) Fatiha suresini okurken besmeleyi de okur; kıraatin sessiz okunması gereken namazlar olduğunda da besmelesini sesli, geri kalanını da sessiz okurdu." [13]

Hz. İmam Muhammed Bakır (a.s) ise şöyle buyurmuşlardır: "Allah Resulü (s.a.a) namazlarında besmeleyi sesli okur ve okurken de sesini yükseltirdi. Müşrikler ise, Peygamber'in besmeleyi okuduğunu duyunca sırtlarını çevirip giderlerdi. İşte bunun üzerine Allah Teala Kur'an'da: "…Sen Kur'an'da (kıraatinde) Rabbinin birliğini anınca, onlar nefretle gerisin geri dönüp giderler." [14] ayetini indirmiştir." [Bihar'ül Envar c 85 ]

Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) ise şöyle buyurmuşlardır: "Hasta insanın farz namazda yalnızca Fatiha'yı okumakla yetinmesi caizdir. Nafile namazlarda ise, sağlıklı insan da yalnızca Fatiha'yı okumakla yetinebilir." [Furu-u Kâfi C3 s315

İmam Rıza (a.s) buyurdu:“ Namazın sadece Fâtiha Suresi’yle başlamasının nedeni, Fâtiha Suresi’ndeki hayır ve hikmetin hiçbir surede ve hiçbir sözde mevcut olmayışıdır.” Çünkü yüce Allah’ın ‘el-hamdu lillah’ buyruğu, kulları üzerine farz kıldığı şükrün yerine getirilişini ifade etmektedir. “Rabb’il alemîn; Allah’ı birleme ve övgüdür ve O’ndan başka yaratıcı ve malik olmadığını ikrardır.” “er-Rahman’ir-Rahîm; yüce Allah’ın bütün varlıklara (bahşettiği) nimetleri hatırlatmaktadır.”
Malik-i yevm’id-din; yeniden dirilişi, hesaba çekilişi ve yüce Allah’ın hem dünya ve hem de ahiretin maliki olduğunu kabullenmedir.”
İyyake ne’budu; hem Allah’a rağbet ve yakınlığı, hem de amellerin sadece Allah için olması gerektiğini ifade etmektedir.”
İyyake nesteîn; ibadette başarıyı, ilâhî nimet ve yardımların idamesini talep etmektir.” “İhdine’s-sirat’el-mustegim; dinî hidayet, ilâhî halata tutunma ve âlemlerin Rabbini daha çok tanıma dileğidir.”
Sirat’allezine en’emte eleyhim; hem istek ve dileğe vurgudur, hem de yüce Allah tarafından evliyalara verilen nimetlerin anılışıdır ve aynı zamanda da o nimetlere duyulan rağbeti gösterir.”
Ğayr’il-mağdubi eleyhim; Allah’ı, emir ve yasaklarını hafifseyen inatçı kâfirler zümre-sinde olmaktan Allah’a sığınmaktır.”
“Ve le’z-zâllîn; bilinçsizce Allah’ın yolundan sapan ve iyi iş yaptığını zannedenlerden olmamak üzüre Allah’a dayanmak ve tevekkül etmektir.”

Ruku

İmam Muhammed Baqır (aleyhisselam) şöyle buyurmuştur: “Rukuda ayaklarını aralarında bir karış ara bıraktığın halde aynı seviyede koy. Ellerinin içini dizlərine koy. Sağ elini sol elindən önce dizine koy. El parmaklarınla diz kapaklarını kavra. Bu halde parmaklarını bir-birinden aralıklı bulundur. Rükuda el parmaklarının ucunu dizlərine ulaştırman da yeterlidir. Ama ellerinin içini ulaştırman daha güzeldir. Belini düzelt, boynunu uzat, bakışını ayaklarının arasına yönelt” (“El-Vesail”, cilt 4, sayfa 949).

Müminlerin Emiri Ali ibn Ebu Talib (aleyhisselam) buyurmuştur:

“Rukunun manası budur ki, boynumu vursan bile ben Senin (Allahın) ilahlığına iman ettim” (“Biharul-Envar”, Cild 85, sayfa 116).

Hişam bin Salim diyor Hz. İmam Cafer Sadık (a.s)'a; rükû ve secdelerde okunan tesbih zikrini sordum. İmam (a.s) şöyle buyurdular: "Rükûda: "Sübhane Rabbiyel Âzim", secde de: "Sübhane Rabbiyel Â'la" zikrini söylersin. Bu zikrin bir defa söylenmesi farz, üç defa söylenmesi sünnet, yedi defa söylenmesi ise daha faziletlidir." [12]

Namaz Arasındaki Hareketler

Ehlibeyt İmamları'ndan gelen bir hadiste şöyle yer almıştır: "Namaz için niyet edip tekbir getirdiğinde; rükûa gittiğinde rükûdan kalktığında, secdeye gittiğinde tekbir getirirken elini kulak hizasına kadar yukarı kaldır. Çünkü bizim ve yedi kat göklerde olan meleklerin namazı böyledir. Her şeyin bir ziyneti vardır; namazın ziyneti de her tekbir getirilirken ellerin yukarı kaldırılmasıdır."
5] - El-Vesail, c. 4, s. 721.

Kunut

Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuşlardır: "Dünyada en uzun kunut tutanlarınız, kıyamet gününde mahşer yerinde en uzunca rahat edenleriniz olacaktır." [Bihar'ül Envar, c. 85, s. 199,El-Vesail, c. 4, s. 919.

Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) ise şöyle buyurmuşlardır: "Her namazın ikinci rekâtında rükûdan önce kunut tutmak zorunlu sünnettir." [ Bihar'ül Envar, c. 85, s. 197.

Hz. İmam Muhammed Bakır (a.s) ise şöyle buyurmuşlardır: Biri, birinci rekâtın rükûundan önce, diğeri de, ikinci rekâtın rükûundan sonra olmak üzere imam, Cuma namazında iki kunut tutar." [El-Vesail, c. 4, s. 603

Zürare bin Â'yun diyor Hz. İmam Muhammed Bakır (a.s)'a: "Unutarak kunut tutmaksızın rükûa giden kişinin durumunu sorduk. İmam (a.s) şöyle buyurdular: "Rükûdan kalktıktan sonra kunut tutar; hatırlamazsa da bir sorun yoktur." [ El-Vesail, c. 4, s. 616

Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) ise şöyle buyurmuşlardır: "Farkında olmadan kunutu terkeden kimse, namazdan sonra oturduk yerde kunut tutar." [ El-Vesail, c. 4, s. 615

İsmail bin Fazl diyor; Hz. İmam Cafer Sadık (a.s)'a kunutta okunması gereken özel bir duanın olup olmadığını sordum. İmam (a.s) şöyle buyurdular: "Hayır, Allah Teala'nın diline cari ettiği her duayı okuyabilirsin. Bunun için özel bir dua söz konusu değildir." [ El-Vesail, c. 4, s. 608

Yine, O Hazret, aynı soruyu soran başka birisine: "Rabbine sena et, Peygambere salâvat getir ve günahların için Allah'tan mağfiret dile" yanıtını vermişlerdir." [ El-Vesail, c. 4, s. 608

Yine, O Hazret başka birisine de: "Kunutta üç defa "Sübhanellah" demen bile yeterlidir" cevabını buyurmuşlardır." [ El-Vesail, c. 4, s. 605.

Secde

Hz. İmam Ali (a.s) secdenin hikmet ve anlamını şöyle açıklamışlardır: "Canların secdesi; kalbi, fani şeylerden boşaltmak; himmeti, bütünüyle baki şeylere yöneltmek; kibir ve taassup giysisini çıkarmak; dünyevi bağları koparmak ve nübüvvet ahlakıyla süslenmektir." [Ğurer'ül Hikem C2 s165

Yine, İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuşlardır: "Secdeleri uzatın; çünkü hiçbir amel şeytana, Âdemoğlunu secde halinde görmesinden daha zor gelmemektedir. Zira ki, ona secde emredilmiş ve o karşı gelerek helak olurken, insana da secde emredilmiş ve o itaat ederek kurtulmaktadır." ] Bihar'ül Envar, c. 85, s. 161.

Yine Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle rivayet etmişlerdir: "Bir kişi Allah Resulüne gelerek; "Ey Allah'ın Resulü, günahlarım çok, hayır amelim ise pek azdır" deyince, Allah Resulü ona: "Çok çok secde et; çünkü secde günahları, rüzgârın yaprakları dökmesi gibi döker" buyurdular." [Bihar'ül Envar c 85 s 161]

Hz. Muhammed Bakır (a.s) şöyle buyurmuşlardır: "Babamın alnındaki secde yeri nasır bağlardı ve senede iki defa onu koparırdı. Her defasında da beş kabuk alırdı. Bu yüzden babama nasırlı ismi verilmişti." [ Bihar'ül Envar c 85 s162]

Yine, Hz. İmam Muhammed Bakır (a.s) Allah Resulü (s.a.a)'in şöyle buyurduklarını rivayet etmişlerdir: "Secde yedi kemik üzerine yapılır: Alın, iki eller, iki dizler, iki ayağın başparmakları. Burnunu da yere sürersin."

Ardından da İmam (a.s)'ın kendisi şunları eklemişlerdir: "Ancak farz olan bu yedi uzuvdur; burnun yere sürülmesi Peygamber'in sünnetidir." [ Bihar'ül Envar, c. 85, s, 128, 134, El-Vesail, c. 4, s. 954.

Hz. İmam Sadık (a.s) da şöyle buyurmuşlardır: "Âdemoğlu yedi kemik üzerine secde eder, iki eli, iki ayağı, iki dizi ve alnı." [ Bihar'ül Envar, c. 85, s. 134, El-Vesail, c. 4, s. 955.]

Hz. İmam Ali (a.s) secdelerin anlamı hakkında şöyle buyurmuşlardır: "Birinci secde için yere kapanmanın anlamı: "Allah'ım sen beni bu topraktan yaratmışsın" demektir. Ondan kalkmanın anlamı: "Bizi bu topraktan çıkarmışsın" demektir. İkinci kez secdeye gitmenin anlamı: "Bizi tekrar ona döndüreceksin" demektir. İkinci secdeden kalkmanın anlamı da: "Bizi tekrar ondan çıkaracaksın" demektir." [Furu-u Kâfi C3 s335]

Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) ise şöyle buyurmuşlardır: "Secde ettiğinde kollarını, yırtıcı hayvanların kollarını yere serdiği gibi serme, onları kanat şeklinde havada tut. Çünkü Allah Resulü (s.a.a) secde ederken kollarını yukarıda tutardı; öyle ki, koltuk altı beyazlığı görünürdü." [Bihar'ül Envar c 85 s137]

Yine O Hazret şöyle buyurmuşlardır: "Kadın secde ettiğinde uzuvlarını birbirine bitiştirir ve kollarını yere yatırır, erkek ise, uzuvlarını açar." [el Vesail c4 s 953]

. İmam Muhammed Baqır aleyhisselam’dan rivayetle Peygamber sallallahu aleyhi ve alih şöyle buyurmuştur: “ Secde yedikemik üzerine edilir: Alın, İki el, İki diz ve ayakların baş parmakları. Burnunu da yere koyarsın.” Sonra imam aleyhisselam buyuruyor ki vacip olan 7 uvuzdur. Burnun yere konulması sünnettendir. ( Bihar’ul Envar , Cilt 85, Sahife 128; El Vesail, Cilt 4, Sayfa

Oturuş Şekli

(Teşehhüt esnasında), sol yanın üzerine oturup sağ ayağını sol ayağının üzerine çıkarmanın anlamı: "Allah'ım, hakkı ayakta tut, batılı ise yok et", anlamındadır." [ El-Vesail, c. 4, s. 988, Mizan'ül Hikmet, c. 5, s. 395

Teşehhüd

Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuşlardır: "İlk iki rekâtta okunan teşehhüt şöyledir: "Elhamdülillah. Eşhedu en la ilahe illallah vehdehu la şerike leh. Ve eşhedu enne Muhammed'en ebduhu ve resuluh. Allahumme salli êla Muhammed'in ve Âl'i Muhammed. Ve tekabbel şefaetehu ver'fe dereceteh" (el vesail c4)

Hz. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuşlardır: "Teşehhütte kifayet edecek en az miktar iki şahadettir."
Bihar'ül Envar, c. 85,

Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) da şöyle buyurmuşlardır: "Sizden biri namaz kılıp da, Allah Resulüne namazında salâvat getirmezse, namazı cennet dışındaki bir yola götürülür." [Bihar'ül Envar c 85

Yine O Hazret şöyle buyurmuşlardır: "Peygambere salâvat getirmek, namazın tamamlayıcı unsurudur. Kim, namazda kasten salâvat getirmeği terkederse, onun namazı geçersizdir." [el Vesail

Son İki Rekat Zikri

Zürare diyor ki; İmam Muhammed Baqır aleyhisselam’a, “Namazın son iki rekatında kafi olan zikir nedir?” diye sordum? İmam aleyhisselam cevabında buyurdu: “Subhanellahi velhamdulillahi ve la ilahe illallahu vallahu ekber” zikri kafidir.( Furuu Kafi, cilt 3, sayfa 319; El Vesail, cilt 4, sayfa 782)

Selam

İmam Cafer sadık aleyhisselam şöyle buyurmuştur;
Ebu Casir’den; İmam buyurdu ki: Ne zaman ki cemaate imamlık yapsan (cemaat kıldırırsan) namazda ki teslim ve selam bu şekildedir bunun dışında değil. Önce peygamber sallallahu aleyhi ve alihe selam verirsin.yani Esselamu aleyke eyyuhen nebiyyu ve rahmetullahi ve berekatuh dersin. Daha sonra dersin ki, Esselamu aleyna ve ela ibadillahis salihiyn. Ve bu şekilde namaz biter. Daha sonra buna da izin verilmiştir ki, şöyle söyleyebilirsin; Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuh. Ve yine tek (münferid) kılınca da böyle söyleyebilirsin. …. el istibsar C1 s347

İmam Cafer Sadık (aleyhisselam) Nasıl Namaz Kılardı.?

Hz. İmam Cafer Sadık (a.s)'ın Hammad ismindeki bir yareni şöyle rivayet ediyor: "Bir gün Hz. İmam Sadık (a.s): "Bana Ey Hammad, doğru bir şekilde namaz kılabiliyor musun?" diye sordu:
Ben: "Efendim, Hariz'in namaz hakkındaki kitabını ezber biliyorum" dedim.
İmam (a.s): "Hayır, öyle olmaz; kalk namaz kıl, görelim" buyurdular.
Hammad diyor; bunun üzerine, kalkıp, İmam'ın önünde kıbleye yöneldim ve namaza başlayıp rükû ve secdeleri yerine getirdim.
İmam (a.s) (benim namaz kılma şeklimi seyrettikten sonra) şöyle buyurdular: "Ey Hammad, güzel namaz kılamıyorsun; sizden biri altmış veya yetmiş yaşına ulaştığı halde, henüz bir namazı, bütün boyutlarıyla tam manasıyla yerine getirememiş olması, ne de kötüdür."
Hammad diyor; İmam'ın bu buyruğu üzerine eziklik duygusu ruhumu sardı ve İmam'a: "Sana feda olayım, öyleyse kendiniz bana namaz kılmayı öğretin" dedim.
Bunun üzerine, İmam düzgün bir şekilde kıbleye doğru durup, parmakları bitişik olduğu halde, ellerini bacaklarına doğru uzatıverdi. Ayaklarını, aralarında üç açık parmak fasıla kalacak şekilde birbirlerine yaklaştırdı.
Huşu ve huzu içinde, ayak parmaklarının hepsini kıbleye doğru yöneltti ve: "Allahu Ekber" diyerek, namaza başladı. Hamd Suresini, sonra da İhlâs Süresini tertil üzere düzgün bir şekilde okudu ve bir nefes alacak kadar bir süre bekledikten sonra, ayakta olduğu halde: "Allahu Ekber" dedi.
Sonra, rükûa eğilerek, ayaklarının arası açık olduğu halde, ellerinin içiyle dizlerini kavradı ve sırtı dümdüz olacak şekilde dizlerini arkaya itti. Öyle ki eğer sırtına bir damla su veya yağ dökülseydi, sırtının düz ve dizlerinin arkaya itilmiş olduğundan, o su ve yağ damlası yerinden hareket etmezdi.
Bu arada boynunu uzatıp, gözlerini hafifçe kapayarak, tertil üzere tespih söylemeğe başladı ve üç defa: "Sübhane Rabbiyel Âzimi ve bi hamdih"dedi. Sonra ayağa kalkıp tam olarak düz bir şekilde durduktan sonra:"Semiallahu limen hamideh" dedi.
Sonra, ellerini, yüzünün hizasına kadar kaldırarak, ayakta olduğu halde:"Allahu Ekber" dedi ve secdeye gitti.
Secdeye giderken ellerini dizlerinden önce yere koydu ve üç defe:"Sübhane Rabbiyel Ê'la ve bihamdih" dedi. Secde halindeyken gövdesinin bir yerini yere dokundurmadan, sekiz kemiğini, yani alnını, ellerinin içini, dizlerini, ayak başparmaklarının ucunu ve burnunu yere koydu.
Bu azalardan yedisinin, secde halinde yere konması farz, burnun yere konması ise sünnettir ve buna burnu yere sürmek denir.
Sonra, başını secdeden kaldırdı ve tam olarak oturduktan sonra: "Allahu Ekber" dedi.
Bu halde sol tarafı üzerine oturup sağ ayağının üstünü, sol ayağının iç kısmına koydu ve: "Esteğfirullahe ve etubu ileyh" dedi.
Sonra da, oturduğu halde: "Allahu Ekber" deyip ikinci secdeye gitti ve birinci secdede söylediklerini, ikinci secde de tekrarladı.
Ne rükûsunda, ne de secdesinde, bedeninden bir yardım almadı. Dirseklerini, secde ederken yere koymadı ve kanat şeklinde havada tuttu.
İmam böylece iki rekât namaz kıldı. Sonra bana yönelerek: "Ey Hammad, namazı böyle kıl, namaz esnasında sağına, soluna bakma; elinle ve parmaklarınla oynama ve ağız suyunu sağına, soluna ve önüne atma." buyurdu. [1]
Evet, yukarıda naklettiğimiz bu hadiste, imam Cafer Sadık (a.s) hem namazın farzlarına, hem de bir kısmı erkeklere ait olmak üzere bazı sünenine işaret ederek, adı geçen yaranına düzgün namaz kılma şeklini öğretmeye çalışmışlardır.
Velhasıl insan, namaza durduğunda, emredilen farz ve sünnetlere riayet etmenin yanı sıra; kime, yöneldiğinin ve kiminle konuştuğunun farkında olmalıdır. Allah Teala'nın da:"Gerçekten müminler kurtuluşa ermişlerdir. Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler" [2]buyurduğu gibi, huşu ve huzu halinde olmalıdır
Uykulu, üşenir ve ikrah haliyle namaza durmamalıdır. Tam manasıyla ve zelil bir kulun yönelişi gibi, Hakk'a yönelmelidir. Kendini, dünyevi arzu, keder ve düşüncelerden arındırmalıdır.
Bilmelidir ki, Allah Resulü (s.a.a) ve Ehlibeyt (a.s)'dan gelen sayısız hadislerde yer aldığı gibi namaz, Allah'ın huzuruna varma ve müminlerin miracıdır; ve namazından ancak bilinçli kıldığı miktarı makbuldür. Bu yüzden her namazını, kıldığı son namazmış gibi, itinayla kılmaya çalışmalıdır.
Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) ise şöyle buyurmuşlardır: "Hasta, namazını ayakta kılmalıdır. Buna gücü yetmezse, oturarak namaz kılmalıdır. Buna da gücü yetmezse, sırt üstü yatar, tekbir alır, Fatiha ve bir sureyi okur. Rükûa gitmek istediğinde gözlerini hafifçe kapatır ve rükûda söylenen tespih zikrini söyler; zikri sona erince de gözünü açar. Bu kişinin gözünü açması, başını rükûdan kaldırması yerinde olur.
Secde etmek isterken de, gözlerini hafifçe kapatır ve yine tespih zikrini söyler; zikri sona erdirdikten sonra gözlerini açar. Bu kişinin bu gözlerini açması, başını secdeden kaldırması yerinde olur. sonra, teşehhüt okuyarak namazdan ayrılır." [3]
https://www.youtube.com/c/SedatAkinci19

[1] - Bihar'ül Envar, c. 84, s. 185, El-Vesail, c. 4, s. 673.
[2] - Müminun/1,2.
[3] - El-Vesail, c. 4, s. 691.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 04-18-2018, 02:14
SALİH KUL SALİH KUL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 112
SALİH KUL is on a distinguished road
Standart Hadislerde Namaz

1. Resulullah (s.a.a) buyurdu: “Her şeyin bir yüzü vardır. Dininizin yüzü ise namazdır.” [1]
2. Resulullah (s.a.a) buyurdu: “Övgüsü yüce olan Allah göz aydınlığımı namazda karar kılmıştır. Aç insana yemeği ve susuz insana suyu sevdirdiği gibi bana da namazı sevdirmiştir. (Şu farkla ki) aç kimse yemek yediğinde doyar ve susuz kimse su içtiğinde suya kanar. Ama ben namaza asla doymuyorum.” [2]
3. İmam Ali (a.s) buyurdu : “Namaz rahmet indirir.” [3]
4. İmam Ali (a.s) buyurdu: “Allah Resulü (s.a.a) akşam yemeğini ve diğer yemekleri namazdan öne geçirmezdi. Namaz vakti geldiğinde adeta ne aile ve ne de şefkatli bir dost tanıyordu.” [4]
5. İmam Ali (a.s) buyurdu: “Namaz her takva sahibinin Allah’a yakınlaşma sebebidir.” [5]
6. İmam Bakır (a.s) buyurdu: “Namaz dinin direğidir. Namazın örneği çadırın örneği gibidir ki eğer direk sağlam olursa kazıklar, ipler sağlam kalır. Ama eğer direk eğrilir ve kırılırsa ne sağlam bir kazık kalır ve ne de ip.” [6]
7. İmam Sadık (a.s) buyurdu : “Aziz ve celil olan Allah nezdinde işlerin en sevimlisi namazdır ve namaz Peygamberlerin son tavsiyesidir.” [7]
8. İmam Sadık (a.s), kendisine, “Allah nezdinde işlerin en sevimlisi ve en üstünü hangisidir?” diye sorulunca şöyle buyurmuştur: “Allah’ı tanıdıktan sonra namazdan daha üstün bir şey tanımıyorum. Görmüyor musun ki salih kul İsa b. Meryem şöyle buyurmuştur: “(Allah) Bana namazı tavsiye etti...”[8]
Kaynaklar:
[1]- Deaim’ul İslam, 1/133
[2]- Mekarim’ul Ahlak, 2/366
[3]- Gurer’ul Hikem, 2214
[4]- Tenbih’ul Havatir, 2/78
[5]- el-Hisal, 620/10
[6]- el-Mehasin, 1/116/117
[7]- el-Fakih, 1/210/638
[8]- el-Kafi, 3/264/1
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 04-19-2018, 07:01
canpolat canpolat isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2012
Mesajlar: 557
canpolat is an unknown quantity at this point
Standart

“Sizi cehenneme sürükleyen sebep nedir? Derler ki: ‘Biz namaz kılanlardan değildik’.” Müddessir/42

“Sonra onların arkasından namazı savsaklayan ve nefislerinin azgın arzularına uyan bir nesil geldi. Onlar ileride cehennemin en derin yerini boylayacaklar” Meryem/59

“Kıldıkları namazın önemini kavramadan namaz kılanların vay haline” Mâun/4-5
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 04-19-2018, 08:09
zuhur özlemi zuhur özlemi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2018
Mesajlar: 1
zuhur özlemi is an unknown quantity at this point
Standart

Paylaşımınızdan dolayı Allah Sübahaneke ve Teala Razı olsun İnşallah. allah Ömrünüzü uzun eylesin inşallah
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 05-28-2018, 10:11
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.439
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Fatiha mı yoksa Tesbihati-Erbaa mı?!

Fatiha mı yoksa Tesbihati-Erbaa mı?!

Muhammed İbni Abdullah İbni Ca`fer İbni Hasan İbni Cami İbni Malik el-Humeyradan nakl ediliyor ki, İmam Mehdi Sahibezzamana (as) fıkhi soruların olduğu mektup gönderildi. İmam Mehdi (as) mektuba cavaplar yazdı. Bu sorulardan biri şudur:

Soru: "Namazdaki son iki rek`at hakkında, bir çok rivayetlerde bildirilmiştir ki, Fatiha suresini okumak daha faziletlidir. Diğerlerinde ise deniliyor ki, Tesbihati-Erbaa faziletlidir. Şimdi bizler hangisi ile amel edelim?”

İmam Mehdi Sahibezzaman (as) buyurdu: “Fatiha suresi, Tesbihatı nesh etmiştir!..”

(Şeyh et-Tebersi "el-İhticac" kitabı, cilt 2/sayfa 264. Neşriyat: "Şerif er-Rezi" İran-Kum. Şeyh Hürr Amuli "Vesailuş-Şia" kitabı, cilt 6/sayfa 127, hadis no: 7522. Neşriyyat: "Muessisetu Ali-Bəyt a.s li-İhyait-Turas" İran-Kum).

Not: Hadisten malum olduğu gibi zamanın İmamı Mehdi Sahibezzaman (as), kendinden önceki hükmü nesh ederek, namazın son iki rekatında "Tesbihati-Erbaayı" okumayı yasaklamış ve bunun yerine yalnız "Fatiha" suresini okumayı emretmiş. Bilerek emre amel etmeyenin namazı ise batıldır!

Bu konuda bazı sorular meydana geleceği için, gelin deliller ile cavaplandıralım:

Bazılarına "Hadis ihtilafı" karanlık gelebileceği için, Hadis ihtilafı olduğu zaman halletme yoluna gidildiğinde, biz sonuncu İmamın (as) hükmüne uymalıyız. Delil olarak bu hadise bakın:

İmam Caferi Sadık (as) buyurur: “Size yaşayan İmamdan (devrin İmamından) bir açıklama gelene kadar, bunlardan biri ile (evvelki hadislerle) amel edin. Eğer hayatta olan bir İmamdan (as), (ihtilaflı olduğunuz meselede) bir hadis gelip size ulaşırsa, onun sözüne göre amel edin. And olsun Allaha ki, biz sizi kaldırabileceğiniz yoldan başkasına yöneltmeyiz.” Diğer hadiste ise deniliyor: “En son denilen hadisi esas alın.”

(Allame Kuleyni "Usuli-Kafi" kitabı, cilt 1/sayfa 39, Hadis İhtilafı faslı, hadis no: 9. Neşriyyat: "Menşuratul-Fecr" Beyrut-Livan)

İmamların (as) Şeriatinin hükümlerinde değişiklik yapma, herhangi bir meseleyi yürürlüğe sokup yürürlükten kaldırma yetkisine sahip olduklarının delilini bilmek için ise, bu hadise bakabilirsiniz:

İmam Caferi Sadık (as) buyurur: “Biz, işin içinde sizin hayrınıza olduğunu düşündüğümüz bir mesele olduğu müddete kadar, hiç bir meseleyi nesh etmeyiz ve değişmeyiz.”

(Allame Meclisi “Biharul-envar” kitabı, cilt 4/sayfa 328. Neşriyyat: “Muessisetu Alemi li-Matbuat” Beyrut-Lübnan)
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 07-05-2018, 08:27
canpolat canpolat isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2012
Mesajlar: 557
canpolat is an unknown quantity at this point
Standart

Hz. Fatıma (s.a) şöyle buyuyor: Namazını önemsemeyen ve hafife alanlar hakkında cezası nedir diye babam Resulullah'tan (s.a.a) sordum.
Resulü Ekrem (s.a.a) şöyle buyurdu: Allah onları 15 belaya müptela eder:

Dünyada olan altı azap
1-Ömründen bereket alınır
2-Rızkından bereket kalkar.
3-Salihlerin nur simasını yüzünden siler
4- Ne iş yaparsa artık onun mükafatını alamaz
5-Duası kabul olmaz
6-Salihlerin duasından faydalanamaz

Ölüm anındaki 3 azap
1- Zelil olarak ölür
2- Aç olarak ölür
3- Susuz olarak ölür. Dünyadaki tüm nehirlerin suyuyla susuzluğu giderilmez

Kabirde olan 3 azap
1-Allah bir melek görevlendirir kabirde rahatlığı ondan alır.
2-Kabir ona daraltılır
3-Kabir ona karanlık olur

Kıyamet günü olan 3 azap
1-Bir melek onu mahkemeyi kübraya doğru sürükleyerek götürürken insanlar onu izler
2- Kıyamet günü onun hesabı çetin olur
3- Allah ona rahmetiyle bakmaz, Allah onun günahlarını bağışlamaz ve onun için büyük bir azap vardır.
Kaynak:
Müstedreku'l-Vesail, c. 3, s, 23
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 07-05-2018, 08:45
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.439
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Hz. Fatıma (s.a) şöyle buyuyor: Namazını önemsemeyen ve hafife alanlar hakkında cezası nedir diye babam Resulullah'tan (s.a.a) sordum.
Resulü Ekrem (s.a.a) şöyle buyurdu: Allah onları 15 belaya müptela eder:

Dünyada olan altı azap
1-Ömründen bereket alınır
2-Rızkından bereket kalkar.
3-Salihlerin nur simasını yüzünden siler
4- Ne iş yaparsa artık onun mükafatını alamaz
5-Duası kabul olmaz
6-Salihlerin duasından faydalanamaz

Ölüm anındaki 3 azap
1- Zelil olarak ölür
2- Aç olarak ölür
3- Susuz olarak ölür. Dünyadaki tüm nehirlerin suyuyla susuzluğu giderilmez

Kabirde olan 3 azap
1-Allah bir melek görevlendirir kabirde rahatlığı ondan alır.
2-Kabir ona daraltılır
3-Kabir ona karanlık olur

Kıyamet günü olan 3 azap
1-Bir melek onu mahkemeyi kübraya doğru sürükleyerek götürürken insanlar onu izler
2- Kıyamet günü onun hesabı çetin olur
3- Allah ona rahmetiyle bakmaz, Allah onun günahlarını bağışlamaz ve onun için büyük bir azap vardır.
Kaynak:
Müstedreku'l-Vesail, c.3, s, 23
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 07-14-2018, 09:53
Velayet Nuru Velayet Nuru isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 222
Velayet Nuru is an unknown quantity at this point
Standart

Allah Rasulu Hz.Muhammed(saa) Diliyle Günlük Namazların Sebebi:
Neden sabah namazı kılıyoruz?
"Sabah vakti , şeytanın faaliyetlerine başladığı vakittir.Her kim o saatte namaz kılar ve kendini ilahi esintiye bırakırsa şeytanın şerrinden güvende olur ".

Neden öğle namazı kılıyoruz?
" Öğle saati tüm âlem Allah ı tesbih eder; benim ümmetimin Allah ı tespih etmemesi çok kötüdür. "

Neden ikindi namazı kılıyoruz?
" İkindi ; Âdem ve Havva nın hata ettikleri zamandır ve biz bu saatte namaz kılıp Allah ın emrine tâbi olduğumuzu söylemeye mecburuz."
( Elbette burada bahsedilen hata peygamberler için terki evla _ en iyiyi terk etmek _ anlamındadır ).

Neden akşam namazı kılıyoruz?
" Akşam vakti Hz Adem as ın tövbesinin kabul olduğu vakittir ve bizler bunun için şükrederek namaz kılıyoruz. "

Neden yatsı namazı kılıyoruz?
" Allahu Teala yatsı namazını ummetimin kabir aydınlığı ve rahatlığı için karar kılmıştır. "
İleluş Şerayi Sayfa, 337
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 08-03-2018, 03:14
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.439
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Ayet Ve Hadisler Işığında Namaz

Ayet Ve Hadisler Işığında Namaz

Kur’an:

“Namazlara ve orta namaza devam edin; gönülden boyun eğerek Allah için namaza durun.” [1]
“Namazı kıldıktan başka, Allah’ı ayakta iken, otururken, yan yatarken de anın. Emniyete kavuştuğunuzda namazı gereğince kılın. Namaz şüphesiz, iman edenlere belirli vakitlerde farz kılınmıştır.” [2]
“Rabbim! Beni ve çocuklarımı namaz kılanlardan eyle. Rabbimiz! Duamı kabul buyur.” [3]
“Ailesine namaz kılmalarını, zekât vermelerini emrederdi. Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.” [4]
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Namaz dinin şeriatlerindendir (hükümlerinden), aziz ve celil olan rabbin hoşnutluğuna sebep olur ve peygamberlerin metodudur. ” [5]
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “En büyük tasan namaz olsun. Zira namaz dini ikrar ettikten sonra İslam’ın başında gelir.” [6]
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her şeyin bir yüzü vardır. Dininizin yüzü ise namazdır.” [7]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Namaz şeytanın saldırıları karşısında bir kaledir.” [8]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Namaz ilahi rahmeti indirir.” [9]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Namaz terazidir. Herkim (hakkını) kamil verirse (hak ve sevabını) kamil elde eder.” [10]
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve celil olan Allah nezdinde işlerin en sevimlisi namazdır ve namaz peygamberlerin son tavsiyesidir.” [11]

Namaz Resulullah’ın (s.a.a) Gözünün Nurudur
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Övgüsü yüce olan Allah gözümün nurunu namazda karar kılmış ve namazı bana sevgili kılmıştır ve aç insana yemeği ve susuz insana suyu sevdirdiği gibi. (Şu farkla ki) aç kimse yemek yediğinde doyar ve susuz kimse su içtiğinde suya kanar. Ama ben namaza asla doymuyorum.” [12]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah Resulü (s.a.a) akşam yemeğini ve diğer yemekleri namazdan öne geçirmezdi. Namaz vakti geldiğinde adeta ne aile ve ne de şefkatli bir dost tanıyordu.” [13]
Namaz Takva Sahiplerinin (Allah’a) Yakınlaşma Sebebidir
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Namaz her takva sahibinin Allah’a yakınlaşma sebebidir.” [14]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Namaz müminin Allah’a yakınlaşma sebebidir.” [15]
İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: “Nafile namazlar her müminin Allah’a yakınlaşma sebebidir.” [16]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Namaz Allah’a iki yakınlaşma sebebinden en üstünüdür.” [17]

Namaz Taktir Edilen En Hayırlı Tekliftir
Resulullah (s.a.a), namaz hakkında soran Ebu Zer’e şöyle buyurmuştur: “Namaz (Allah tarafından) taktir edilen en iyi tekliftir. İsteyen onu az kılar ve isteyen onu çoğaltır.” [18]
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’a itaat, ona yeryüzünde hizmet etmektir. Ona yapılan hiçbir hizmet namaza denk değildir.” [19]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sizlere namazı ve namazı gözetmeyi tavsiye ediyorum. Zira namaz en hayırlı iştir ve dininizin direğidir.” [20]

Allah’ı Tanıdıktan Sonra Namaz En Üstün Ameldir
İmam Sadık (a.s), kendisine, “Allah’ı tanıdıktan sonra en hayırlı iş nedir?” diye sorulunca şöyle buyurmuştur: “Allah’ı tanıdıktan sonra hiçbir şey namaza denk değildir.” [21]
İmam Sadık (a.s), kendisine, “Allah nezdinde işlerin en sevimlisi ve en üstünü hangisidir?” diye sorulunca şöyle buyurmuştur: “Allah’ı tanıdıktan sonra namazdan daha üstün bir şey tanımıyorum. Görmüyor musun ki salih kul İsa b. Meryem şöyle buyurmuştur: “(Allah) Bana namazı tavsiye etti. . .” [22]

Namaz Dinin Direğidir
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Namazın örneği, çadırın direği örneğidir. Eğer direk sağlam olursa iplerin, kazıkların ve çadırın bir faydası olur. Ama eğer direk kırılırsa, ne ip kalır, ne kazık ve ne de çadır fayda verir.” [23]
İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Namaz dinin direğidir. Namazın örneği çadırın örneği gibidir ki eğer direk sağlam olursa kazıklar ve ipler sağlam kalır. Ama eğer direk eğrilir ve kırılırsa ne sağlam bir kazık kalır ve ne de ip.” [24]
Lokman (a.s), oğluna öğüt makamında şöyle buyurmuştur: “Oğulcağızım! Namazı ikame et ki Allah’ın dininde namaz çadırın direği gibidir. Eğer direk düz ve sağlam olursa ipler, kazıklar ve çadırın perdesi fayda verir ve eğer direk doğru ve sağlam olmazsa ne kazığın faydası vardır, ne ipin ve ne de çadır perdesinin. ” [25]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah için, Allah için! Namaza dikkat ediniz. Zira namaz dininizin sütunudur.” [26]
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Namaz dinin sütunudur.” [27]

Namaz Çirkin ve Kötü Şeylerden Alıkoyar
Kur’an
“Kitaptan sana vahyolunanı oku; namaz kıl; muhakkak ki namaz çirkin ve kötü şeylerden alıkoyar; Şüphesiz Allah’ı anmak en büyük şeydir! Allah yaptıklarınızı bilir” [28]
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Herkimi namazı kötü ve çirkin işten alıkoymazsa sadece Allah’tan uzaklığını artırır.” [29]
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bilin ki namaz yeryüzünde Allah’ın alıkoyucusudur. O halde herkim namazdan ne faydası olduğunu bilmek istiyorsa bir baksın; eğer namaz onu çirkin ve kötü işlerden alıkoymuşsa, alıkoyduğu ölçüde namazdan faydalanmış demektir.” [30]
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Namaza itaat etmeyen kimse namaz kılmamış sayılır. Namaza itaat etmek ise namazın kendisini çirkin ve kötü işlerden alıkoymasıdır.” [31]
Resulullah (s.a.a), namaz kıldığı halde kötü işlere bulaşan kimse hakkında şöyle buyurmuştur: “Namazı bir gün onu çirkin işlerinden alıkoyacaktır.” Çok geçmeden o şahıs tövbe etti.” [32]
Resulullah (s.a.a), gündüz namaz kılıp gece hırsızlık yapan kimse hakkında şöyle buyurmuştur: “Çok geçmeden namazı onu bu işten alıkoyacaktır.” [33]

Namaz Kendinden Önceki Günahları Örter
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her ne zaman namaza durur, teveccüh eder, Ümm’ül-Kitabı (fatiha suresini) kendin için mümkün olan diğer bir sureyle okur, sonra rükuya gider, rükuyu kamil bir şekilde eda eder, secdeye gider, teşehhüde oturur ve selam verirsen, önceki namazdan bu namaza kadar işlediğin tüm günahlar bağışlanmış olur.” [34]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim namazı hakkını bilerek yerine getirirse bağışlanmıştır.” [35]
Resulullah (s.a.a) ashabıyla bir ağacın gölgesinde oturmuşlardı. Peygamber bir dalı tuttu, salladı ve bir yaprak düştü. Ardından yaptığı işin sebebini ashabına şöyle buyurdu: “Müslüman bir kul namaza durunca, bu ağacın yapraklarının dökülmesi gibi onun da günahları dökülür.” [36]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah Resulünden şöyle buyurduğunu işittim: “Allah’ın kitabında en ümit verici ayet şudur: “Günün iki ucunda ve gecenin bir bölümünde namaz kıl” ayeti hakkında şöyle buyurdu: “Ey Ali! Beni hak üzere müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderene andolsun ki sizden biri abdest için kalkınca günahları organlarından yere dökülür. Yüzü ve gönlüyle Allah’a yönelirse, henüz namazı sona ermeden üzerinde hiçbir günah kalmaz ve annesinden doğduğu gün gibi olur. İki namaz arasındaki günahları da temizlenir.” Peygamber böylece sırasıyla beş vakit namazı saydı, daha sonra şöyle buyurdu: “Ey Ali! Ümmetim için beş vakit namaz, sizden birinin evinin kapısından geçen nehir gibidir. Eğer sizden birinin bedeni kirlenir ve günde beş defa o nehirde yıkanırsa, bedeninde bir kirlilik bulunur mu?” Allah’a yemin olsun ki beş vakit namazın da ümmetim için işte böyle bir hükmü vardır.” [37]
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Siz (günah ateşinden) yanarsınız. Ama sabah namazı kılınca onu yıkarsınız. Yeniden yanarsınız ve yanarsınız. Ama öğle namazı kılınca onu yıkarsınız sonra yeniden yanarsınız ve yanarsınız. Ama ikindi namazını kılınca onu yıkarsınız. Sonra yeniden yanarsınız ve yanarsınız. Ama akşam namazını kılınca onu yıkarsınız. Sonra yeniden yanarsınız ve yanarsınız. Ama yatsı namazını kılınca onu yıkarsınız. Sonra uyursunuz ve sizlere hiçbir günah yazılmaz ve sizlere kendinizi yıkadığınız müddetçe hiçbir günah yazılmaz.” [38]
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her namaz vakti geldiğinde bir münadinin şöyle seslendiğini duydum: “Ey insanoğlu! Kalkınız ve canlarınız için yaktığınız ateşi söndürünüz.” Böylece insanlar kalkarlar, temizlenirler ve bu işleriyle gözlerinin günahları dökülür, namazlarını kılarlar ve iki namaz arasındaki işledikleri tüm günahlar bağışlanır. Sonra yeniden canlarında günah ateşini yakarlar. Öğlen vakti gelince o münadi yeniden şöyle seslenir: “Ey insanlar! Kalkınız ve canlarınız için yaktığınız ateşi söndürünüz.” Sonra kalkar, abdest alır ve namaz kılarlar. İki namaz arasında işledikleri tüm günahlar bağışlanır. İkindi vakti ulaşınca da bu tertiple amel edilir. Akşam namazı ve yatsı namazı olunca da bu tertiple amel edilir. Sonuçta bağışlanmış bir halde uykuya dalarlar.” [39]
İmam Ali (a.s) namaza tavsiyede bulunarak şöyle buyurmuştur: “Namaz günahları, yaprakların döküldüğü gibi döker ve iplerin çözüldüğü gibi çözer. Allah Resulü (s.a.a), namazı insanın kapısının önünde akan ve orada gece gündüz beş defa yıkanılan (şifalı) kaynarcalara benzetmiştir. Böyle olan bir kimsede kirden hiç eser kalır mı!” [40]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Beş vakit namaz, büyük günahlardan sakındığın taktirde iki namaz arasında işlediğin günahları örter. Allah-u Teala işte bu namaz hakkında şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz iyilikler kötülükleri giderir.” [41]
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Eğer sizden birinin kapısının önünden bir nehir akar ve günde beş defa kendisini orada yıkarsa, acaba bedeninde bir kirlilik kalır mı? Namazın örneği de temizleyen nehir örneğidir. İnsan her namaz kıldığında, kendisini üzerinde kalıcı olduğu imandan çıkaran günah dışında her günahı temizlenir.” [42]
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kul namaza durup fikri ve kalbi Allah-u Teala’ya teveccüh edince namaz bittiğinde annesinden doğduğu gün gibi olur.” [43]
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Herkim iki rekat namaz kılar ve bu iki rekat namazda ne söylediğini bilirse işi sona erdiğinde kendisi ile aziz ve celil olan Allah arasında işlediği bütün günahları bağışlanır.” [44]

Kıyamet Günü Sorulan İlk Şey Namazdır
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Beş vakit namazlara özen gösterin, zira kıyamet günü olunca Allah Tebarek ve Teala kuluna seslenir ve ondan ilk istediği şey namazdır. Eğer onu kamil bir şekilde yerine getirmişse (ne iyi) aksi taktirde ateşe atılır.” [45]
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü kulun ilk görülen ameli namazdır. Eğer namaz kabul edilirse diğer amellere bakılır. Aksi taktirde amellerinden hiçbirine bakılmaz.” [46]
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Dinin direği namazdır ve namaz insan oğlunun bakılan ilk amelidir. Eğer bu doğru olursa diğer amellerine de bakılır. Eğer doğru olmazsa diğer amellerine bakılmaz.” [47]
İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kulun hesaba çekildiği ilk şey namazdır. Eğer namazı kabul edilirse, diğer amelleri de kabul edilir.” [48]

Namazın Hikmeti
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ey Allah’ın kulları! Zikri yüce olan Allah’a tevessül edenlerin tevessül ettiği en iyi şey Allah’a, Peygamberlerine ve Allah nezdinden getirdikleri şeye imandır. . . ve namaz kılmaktır. Zira namaz dindir.” [49]
İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Namaz ihlasın sabit olmasına ve kibirden münezzeh olmaya sebep olur.” [50]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah imanı, şirki temizlemek ve namazı, kibirden uzak tutmak için farz kılmıştır.” [51]
Fatımat’uz-Zehra (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah namazı kibirden münezzeh kılmak için farz kılmıştır.” [52]
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Cebrail benim yanıma geldi ve şöyle dedi: “Ey Ahmet! İslam on paydır, herkim bu paylardan birine sahip olmazsa mutsuz olur. Bu payların ilki sözden ibaret olan Allah’ın birliğine şehadette bulunmaktır. İkincisi ise temizlikten ibaret olan namazdır.” [53]
İmam Sadık (a.s), “Namaz insanları ihtiyaçlarından alıkoyduğu ve bir çok bedensel zahmetlere düşmesine neden olduğu halde neden farz kılınmıştır?” diye sorulunca şöyle buyurmuştur: “Bunun bir takım sebepleri vardır. Eğer sadece dinin gelişi ve kitabın (Kur’an’ın) halk arasındaki varlığıyla iktifa edilseydi ve Peygamberin insanlar arasındaki hatırasını canlı tutacak bir etken olmasaydı, önceki dinlerin takipçilerinin akıbetine düçar olunurdu. Onların da kendileri için bir dini ve kitabı vardı. Bir grubu kendi dinlerine davet ettiler ve bu yolda onlarla savaştılar. Ama onların gidişiyle dinleri de eskidi ve yok oldu. Allah Tebarek ve Teala öyle istedi ki Müslümanlar Muhammed’in (s.a.a) adını ve dinini unutmasınlar. Bu yüzden namazı kendilerine farz kıldı ki günde beş defa onu hatırlasınlar ve adını dile getirsinler. Kendilerinden namaz ve Allah’ın zikri istendi ki Allah’ın zikrinden gafil kalmasınlar, unutmasınlar ve neticede Allah’ın zikri eskiyip yok olmasın.” [54]
İmam Rıza (a.s), namazın sebebini beyan makamında şöyle yazmıştır: “Namaz, aziz ve celil olan Allah’ın rububiyetini ikrar etmek, ortağı olduğunu reddetmek ve azameti yüce cabbar olan Allah’ın karşısında horluk, küçüklük ve huzu içinde durmak (Allah’ın azametini) itiraf etmek, geçmiş günahlarının bağışını dilemek, aziz ve celil olan Allah’ı ululamak için günde beş defa alnını yere dayamaktır. Namaz kulun sürekli Allah’ı hatırlamasına, onu unutmamasına, nankörlüğe ve isyana düşmemesine huşu ve tevazu içinde olmasına, din ve dünyada rağbetli ve artış taleb etmesine neden olmaktadır. Bütün bunlardan başka insanın günahlardan sakınmasına, gece gündüz sürekli olarak aziz ve celil olan Allah’ı hatırlamasına sebep olur ta ki kul efendisini, yöneticisini ve yaratıcısını unutmasın, isyan, tuğyan ve aşırılığa yönelmesin. İnsanın Allah’ı zikretmesi, önünde durması, kendisini günahlardan sakındırır ve her türlü fesada engel olur.” [55]

Namaz Kılan Kimsenin Fazileti
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Eğer namaz kılan kimse Allah’ın celalinin onu nasıl kapladığını bilseydi, asla secdeden kafasını kaldırmayı sevmezdi.” [56]
İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Namaz kılan kimse kıbleye yönelince kendisinden başka ilah olmayan Rahman da ona yönelir.” [57]
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Namaz kılan kimseye üç fayda ulaşır: Namaza durduğunda göklerin doruğundan başının tepesine kadar kendisine iyilik dökülür, ayağının altından göklerin doruğuna kadar melekler onu çepeçevre sarar. Ve bir melek şöyle nida eder: “Ey namaz kılan kimse! Eğer kiminle münacaat ettiğini bilecek olursan asla münacaatını kesmezsin.” [58]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Namaz kılan kimsenin üç nasibi vardır: Melekler, ayağının altından göklere doğru onu çepeçevre sarar, başından aşağı iyilik kaplar ve bir melek sağ ve solunda karar kılar. Allah Tebarek ve Teala’dan yüz çevirince ona şöyle buyurur: “Benden daha başka birine mi yöneldin ey insan oğlu?!” Eğer namaz kılan kimse kiminle münacaat ettiğini bilecek olsaydı asla onu kesip atmazdı. [59]
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her mümin namaza durunca kendisinden arşa kadar üzerine iyilik dökülür ve kendisine tayin edilen melek şöyle seslenir: “Ey Ademoğlu! Eğer namazdan ne nasipler edindiğini ve kiminle münacaatta bulunduğunu bilecek olursan asla yorulmaz ve yüz çevirmezdin.” [60]
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Namaz halinde olduğun müddetçe muktedir olan bir sultanın kapısını dövmüş olursun. Herkim bir padişahın evinin kapısını çok çalarsa sonunda o kapı yüzüne açılır.” [61]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsan namaza durunca Allah’ın rahmetinin onu çepeçevre sardığını gören İblis kıskançlık içinde ona bakar.” [62]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsan namazda olduğu zaman, bedeni, elbisesi ve etrafında olan her şey tesbih eder.” [63]
——————————————————————————–
[1] Bakara suresi, 238. ayet
[2] Nisa suresi 103. ayet
[3] İbrahim suresi 40. ayet
[4] Meryem suresi 55. ayet
[5] el-Hisal 522/11
[6] Bihar, 77/127/33
[7] Deaim’ul İslam, 1/133
[8] Gurer’ul Hikem, 2212
[9] a. g. e. 2214
[10] Bihar, 84/264/66
[11] el-el-Fakih, 1/210/638
[12] Mekarim’ul Ahlak, 2/366
[13] Tenbih’ul Havatir, 2/78
[14] el-Hisal, 620/10
[15] Kenz’ul Ummal, 18907
[16] Bihar, 82/308/6
[17] Gurer’ul Hikem, 1682
[18] Mean’il Ahbar, 333/1
[19] Bihar, 82/219/39
[20] a. g. e. s. 209/20
[21] Emali et-Tusi, 694/1478
[22] el-Kafi, 3/264/1
[23] a. g. e. s 266/9
[24] Mehasin, 1/116/117
[25] Bihar, 82/227/51
[26] Şerh-i Nehc’ul Belağa-i İbn-i Ebi’l-Hadid, 17/5
[27] Kenz’ul Ummal, 18889
[28] Ankebut suresi, 45. ayet
[29] Kenz’ul Ummal, 20083
[30] Mean’il Ahbar, 237/1
[31] Bihar, 82/198
[32] a. g. e.
[33] a. g. e.
[34] a. g. e. 82/205/6
[35] el-Hisal, 628/10
[36] Bihar, 82/208/17
[37] Mecme’ul Beyan, 5/308
[38] Bihar, 82/223/46
[39] a. g. e. s. 224/46
[40] Nehc’ul Belağa, 199. hutbe; Şerh-i Nehc’ul Belağa-i İbn-i Ebi’l-Hadid, 10/202
[41] Deaim’ul İslam, 1/135
[42] Bihar, 82/236/66
[43] a. g. e. 84/261/59
[44] Sevab’ul A’mal, 67/1
[45] Bihar, 10/369/22
[46] a. g. e. 82/227/53
[47] a. g. e. h. 54
[48] el-Kafi, 3/268/4
[49] Tuhef’ul Ukul, 149
[50] Emali et-Tusi, 296/582
[51] Nehc’ul Belağa, 252. hikmet
[52] Bihar, 82/209/19
[53] İlel’uş Şerayi’, 249/5
[54] a. g. e. 317/1
[55] a. g. e. h. 2
[56] el-Hisal, 632/10
[57] Bihar, 82/219/37
[58] Sevab’ul A’mal, 57/3
[59] el-Mehasin, 1/122/131
[60] Bihar, 82/234/58
[61] Mekarim’ul Ahlak, 2/366/2661
[62] el-Hisal, 632/10
[63] İlel’uş Şerayi’, 336/2
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM

Konu CEMALETTİN YALDIR tarafından (08-03-2018 Saat 03:17 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 08-11-2018, 12:39
KERRAR KERRAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 333
KERRAR is on a distinguished road
Standart Namazlardan Sonra Okunan Tesirli Dua

İmam Cafer Sadık aleyhimusselam buyurmuştur ki: "İmanın kamil ve sabit olması (kökleşmesi sarsmaması) için her namazdan sonra şu duayı oku: "Razı oldum Rabb olarak Allah'a, din olarak İslam'a, Peygamber olarak Muhammed'e (Allah'ın selamı onun ve Ehl-i Beyt'inin üzerine olsun); imam olarak Ali'ye, imamlar,efendiler ve önderler olarak Hasan'a, Hüseyin'e, Ali'ye, Muhammed'e, Cafer'e, Musa'ya, Ali'ye, Muhammed'e, Ali'ye, Hasan'a ve onun salih oğlu Mehdi'ye -Allah'ın selamı onların üzerine olsun-. Onların velayetini kabul ediyorum,onların düşmanlarından teberi ediyorum."
Kaynak:
Bihar-ul Envar, cilt.44, sayfa .86,Tehzib-ul Ahkam, cilt.1, sayfa.165.
__________________
Ya Haydarı Kerrar Gayrı Ferrar Muhalife Kahhar Şiasına Gaffar...
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Alt 09-14-2018, 08:25
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.439
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Namaz
وَ عَنْ عَلِيِّ بْنِ إِبْرَاهِيمَ عَنْ أَبِيهِ عَنِ ابْنِ أَبِي عُمَيْرٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَجَّاجِ عَنْ عُبَيْدِ بْنِ زُرَارَةَ عَنْ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ ع فِي حَدِيثِ الْكَبَائِرِ قَالَ: إِنَّ تَارِكَ الصَّلَاةِ كَافِرٌ يَعْنِي مِنْ غَيْرِ عِلَّةٍ.

Ubeyd ibn Zurare İmam Sadiqdan (Allahın salamı ona olsun) naql edir:" Büyük hadisde İmam buyurdu "Haqiqeten namazı hiç bir sebep olmadan terk eden kafirdir.

4466- 5-[8] وَ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْحَسَنِ عَنْ سَهْلِ بْنِ زِيَادٍ عَنْ جَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ الْأَشْعَرِيِّ عَنِ الْقَدَّاحِ عَنْ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ ع قَالَ: جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ ص فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَوْصِنِي فَقَالَ لَا تَدَعِ الصَّلَاةَ مُتَعَمِّداً فَإِنَّ مَنْ تَرَكَهَا مُتَعَمِّداً فَقَدْ بَرِئَتْ مِنْهُ مِلَّةُ الْإِسْلَامِ.

Kaddah İmam Cafer Sadiqdan (Allahın salamı ona olsun) naql edir. İmam buyurdu: "Bir kişi Peyqamberin (Allahın salamı ve savatı ona ve ailesine olsun) yanına geldi ve dedi: "Ya Rasulallah bana nasihat et" Peyqamber dedi: "Namazı bilerekden terk etme. Haqiqaten kim namazı bilerekden terk etse İslam ümmeti ondan uzaqdır.

ابْنِ مَحْبُوبٍ عَنْ جَمِيلِ بْنِ صَالِحٍ عَنْ بُرَيْدِ بْنِ مُعَاوِيَةَ الْعِجْلِيِّ عَنْ أَبِي جَعْفَرٍ ع قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ص‏ مَا بَيْنَ الْمُسْلِمِ وَ بَيْنَ أَنْ يَكْفُرَ إِلَّا تَرْكُ الصَّلَاةِ الْفَرِيضَةِ مُتَعَمِّداً أَوْ يَتَهَاوَنَ بِهَا فَلَا يُصَلِّيَهَا.

İmam Muhammed Baqir (Allahın salamı olsun ona) dedi: "Allah Rasulu (Allahın salamı ve salavatı ona ve ailesine olsun) buyurub: "Müslüman ve kafirin arasında farq, yalnız vacib namazı bilerekden terk yahud da vacib namazı hafife alarak qılmamaq olur".

وَ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ مَاجِيلَوَيْهِ عَنْ عَلِيِّ بْنِ إِبْرَاهِيمَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَيْمُونٍ عَنْ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ ع عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَابِرٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ص‏ مَا بَيْنَ الْكُفْرِ وَ الْإِيمَانِ إِلَّا تَرْكُ الصَّلَاةِ.

Peyqamber buyurub: "Küfür ve iman arasında yalnız namazın terki durur".
Kaynak:
Vesailuş Şia/Şeyh Hurr Amili (r.a)
Namaz kitabı.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 11-26-2018, 05:47
یا علی مدد یا علی مدد isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 66
یا علی مدد is an unknown quantity at this point
Standart


في تفسير العسكري عليه السّلام قال: إذا قعد المصلّي للتشهّد الأول و التشهّد الثاني قال اللّه تعالى: يا ملائكتي قد قضى خدمتي و عبادتي و قعد يثني علي، و يصلّي على محمّد نبيي لأثنين عليه في ملكوت السماوات و الأرض و لأصلّين على روحه في الأرواح فإذا صلّى على أمير المؤمنين عليه السّلام في صلاته، قال: لأصلّين عليك كما صلّيت عليه و لأجعلنه شفيعك كما استشفعت به.
Hasan Askeri aleyhisselam şöyle dedi: Salat kılan birinci ve ikinci teşehhüt için oturduğunda Allah’u Teala der ki: Ey meleklerim! Hizmetimi ve ibadetimi yerine getirdi ve beni övüyor ve nebim Muhammed’e salat ediyor bende kesinlikle onu semaların ve yeyüzünün melekutunda öveceğim ve ruhların içinde onun ruhuna salat edeceğim. Salatının içinde Emir’ul Mu’minin aleyhisselama salat ettiğinde der ki: Ona salat ettiğin gibi kesinlikle bende sana salat edeceğim ve aynı senin onunla şefaat dilediğin gibi kesinlikle onu senin şefaatçin kılacağım.
Tefsir’ul Hasan Askeri aleyhisselam s 240.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 10:59


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.