aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | HİLAFET | HİLAFET-VELAYET

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #136  
Alt 11-13-2018, 10:12
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 801
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart


CENNET VE CEHENNEM’İ GÖSTERMESİ VE ÇEŞİTLİ MUCİZELERİNDEN

Bir adam Hz. Ali’nin huzuruna gelip ondan makamının yüceliğine dair bir şeyler göstermesini ister. Hz. Ali o adama ve etrafta bulunanlara dedi ki:

“Sizlere gerçek kudretimden bir nebze gösterseydim, buna dayanmayıp inkâra sapmanızdan korkuyorum.” Hazır olanlar bunda israr ettiklerinde, Hz. Ali hepsinden inkâr etmiyeceklerine ve onu tekzib etmiyeceklerine dair yeminli söz alır. Hz.Ali seçkin olan ashabından 70 kişi ile birlikte Kufe’nin dışına, sahraya çıkar. Hz. Ali oraya vardığında toplumun anlamadığı kelimelerle dua eder. Bu dua üzerine hazır olanlar yüzlerini ona doğru çevirdiklerinde etrafın türlü türlü yemyeşil bahçeler, çeşit çeşit ırmaklar ve saraylar ile dolduğunu ve bunların yanında yakıcı ateşlerin yükseldiği yerler görürler. Bu iki yerin cennet ve cehennem olduğundan kimsenin şüphesi kalmamıştı. Bunu gördüklerinde 68 kişi bunun büyük bir sihir olduğunu söyleyip verdikleri yeminli sözlerinden cayıp inkâr ederler. İki kişi sadece olanların gerçek kudretin sonucu olduğuna inanırlar. Hz. Ali bu iki kişi ile Kufe’ye geri döner. İbadet ettikleri yere vardıklarında Hz. Ali ikisinin duyduğu halde bir duada bulunur. Bu iki kişi yerin üzerindeki çakıl taşlarının mücevherlere dönüştüğünü görürler. İkisinden biri verdiği yemin sözünden dönüp gördüklerini sihir ile niteleyip inkâr eder. Geri kalan bir kişi ise yerdeki bu cevherlerden birini alıp saklar. İnsan oğlunun daha hiç görmediği bir cevheri ertesi güne kadar evinde tutar. Hz. Ali ertesi gün adamın bunu neden yaptığını sorduğunda, o adam dedi ki : “Bu cevherin gerçek olup olmadığını bilmek için saklamıştım!!!”

(Kutbeddin Sa’id bin Hibettullah al-Ravendi “el-Haraic vel-Ceraih” / Hasan bin Suleyman el-Hilli“Muhtasar Basair al-Derecaat” / Muhammed Bakır al-Meclisi “Bihar’ul-Anvar” / Seyyid Haşim al-Bahrani “Mediynet’ul-Me’aciz”)
Alıntı ile Cevapla
  #137  
Alt 11-13-2018, 10:13
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 801
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

CİNLERE EMİR VERMESİ

Bir Yahudi eşeğine mal yükleyip Küfe’de satmaya gelmişti. Küfe’ye girdiğinde, yer yarılıp eşeğini ve mallarını içine aldı. Neye uğradığını anlamayan Yahudi Küfe’deki müslüman arkadaşı olan Haris el-Hamdani’ye gidip, olanları anlatır. Haris, Yahudi’yi Emir’ül Müminin Ali’ye götürür ve orada olanları anlatır. Bunun üzerine Emir’ül Müminin şöyle buyurdu: “Ey Haris, olayın olduğu yere varın ve beni orada bekleyin.” Haris, Yahudi ile olayın olduğu yere varıp orada bekledi. Sonra Emir’ül Müminin Ali oraya varıp, yüzünü kıbleye yöneltti, ellerini havaya kaldırdı ve sonra secdeye vardı. Secdeye vardığında şöyle buyurdu: “Ey cinler topluluğu! Allah’a yemin olsun ki, sizler bana bu şekilde söz verip beyat etmediniz. Şayet Yahudi’ye eşeğini ve malını geri vermezseniz, Allah yolunda hakkıyla sizlere karşı cihad ederim.”

Emir’ül Mümini sözlerini tamamlar tamamlamaz hemen eşek ve yüklemiş olduğu mal ortaya çıkıverdi. Sonra Müminlerin Emiri Ali, Yahudi’yi evine kadar götürdü ve kendisinin yanında sabaha kadar kalmasını rica etti. Güneş doğduğunda Müminlerin Emiri, Yahudi’nin malını eşeğine yüklemesine ve çarşıda satmasına da yardımcı oldu. Yahudi tüm işlerini bitirdikten sonra İmam Ali’nin huzuruna gelip dedi ki: “Ben tanıklık ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed de onun Resulü’dür. Yine tanıklık ederim ki, sen bu ümmetin bilginisin ve sen cin ve insanların üzerine Allah’ın halifesisin. Allah sana islam ve ehline yaptığın hizmetlerden dolayı mükafatlandırsın.”

(Ali Bin Hüseyn el-Mesudi “İsbât el-Vasiyya Li Ali Bin Ebi Tâlib” S.115 / Hüseyin bin Hamdân el-Hasîbi “Hidâyet’ül Kübrâ” S.126-128 / Muhammed bin Cerir et-Tabari “Nevadir’ül Mucizât” S.58-59 / el-Meclisi “Bihâr’ül Envâr” C.39, S.189-191 / ed-Deylemi “İrşad’ül Kulub” C.2, S.86-89 / Enis Emir "Fazilet-i Ehl-i Beyt-i Resulullah" S.507)
Alıntı ile Cevapla
  #138  
Alt 11-13-2018, 10:14
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 801
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

BÜYÜK BİR YILAN İLE KONUŞMASI

Bir gün Müminlerin Emiri Ali, Küfe’de mimberin üstünde halka hutbe irad ederken, mescidin kapısına bir yılan gelir. Müminlerin Emiri mimberin üstündeyken halka buyurdu ki: “Ona yol verin bana doğru gelsin” Halk yılana yol verdiklerinde yılan doğru mimbere çıktı Emir’ül Müminin Ali’nin kulağına kendi diliyle konuştu. Müminlerin Emiri de yılana aynı dil ile cevap verdi ve yılan geldiği gibi mescitten dışarı çıktı. Emir’ül Müminin hutbesini bitirip aşağı indiğinde halka şöyle buyurdu: “Bu yılan Ben-i Tâmir cin kavminin resulüdür. Kavim içinde kavga çıktığında bu yılan yanıma gelip, onların arasını nasıl ıslah edeceğini bana sordu da ben ona ne yapacağını söyledim.

Rivayet edilir ki, o yılan cinler üzerine Müminlerin Emiri Ali’nin vasisidir.

(Hüseyin bin Hamdân el-Hasîbi “Hidâyet’ül Kübrâ” S.152 / Ali Bin Hüseyn el-Mesudi “İsbât el-Vasiyya Li Ali Bin Ebi Tâlib” S.116 / İbn-i Hamza et-Tusi “es-Sâkib Fil-Menâkib” s.248 / Kutbuddin er-Ravendi “el- Haraic Vel-Ceraih” C.1, S.189 / el-Hur el-Amili “İsbat’ül Hüdat” C.2, S.404 / ed-Deylemi “İrşad’ül Kulub” S.278 / İlam’ül Vera S.179 / es-Seyyid Haşim el-Behrani “Medinet’ül Meaciz” C.1, S.139-140 / Enis Emir "Fazilet-i Ehl-i Beyt-i Resulullah" S.507-508)
Alıntı ile Cevapla
  #139  
Alt 11-13-2018, 10:15
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 801
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

BİRİSİNE ÖLECEĞİ YILI, GÜNÜ VE ÖLÜM SEBEBİNİ SÖYLEMESİ

Müminlerin Emiri Hz. Ali insanların arasına oturup, kendine yakın olan bir adama şöyle buyurdu: “Otur da sana anlatayım, sen falan yılda, falan günde ve falan hastalığından dolayı vefat edeceksin.”

(Ali Bin Hüseyn el-Mesudi “İsbât el-Vasiyya Li Ali Bin Ebi Tâlib” S.116 Seyyid Murtada Yayını 1902 Tahran Bas.; Enis Emir “Fazilet-i Ehl-i Beyt-i Resulullah” S.508)
Alıntı ile Cevapla
  #140  
Alt 11-13-2018, 10:16
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 801
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

KURUMUŞ AĞACI YEŞERTMESİ VE YEMİŞ VERDİRMESİ

Haris el-Hamedani buyurdu ki: Bir gün Emir’ül Müminin Ali ile beraber geziniyorduk ki, kurumuş bir ağacın yanına vardık. Emir’ül Müminin ağacın yanına yaklaşıp üzerine eli ile vurup şöyle buyurdu: “Allah’ın izniyle önceden olduğun gibi yeşil ol ve yemiş ver!” Bunun üzerine baktık ki, ağaç sallanıp yeşillendi ve o kadar yemiş verdi ki, hepimiz ondan yedik ve eve beraberimizde getirdik”

(Ali Bin Hüseyn el-Mesudi “İsbât el-Vasiyya Li Ali Bin Ebi Tâlib” S.116-117 / İbn-i Hamza et-Tusi “es-Sâkib Fil-Menâkib” s.246 / Hüseyin bin Hamdân el-Hasîbi “Hidâyet’ül Kübrâ” S.153 / Muhammed bin Hasan es-Saffar “Besair’üd Deracat” S.274 / Kutbuddin er-Ravendi “el- Haraic Vel-Ceraih” C.1, S.218 / Enis Emir "Fazilet-i Ehl-i Beyt-i Resulullah" S.508)

(1) İbn-i Kesir “el-Bidaye ven-Nihaye C.6, S.94; el-Kunduzi “Yenabi’ül Mevedde” C.1, S.416
Alıntı ile Cevapla
  #141  
Alt 01-17-2019, 06:06
TUBA TUBA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 141
TUBA is on a distinguished road
Standart

Hazreti Ali (as) yolculuğa hazırlanırken, yaşlı ve kör bir adam yaklaşarak dedi ki :
Bana bir ekmek verir misiniz?
Buyurdu ki :
Kanber bu adama bir ekmek ver.
Kanber dedi ki : Ekmek bohçanın içindedir. Açıp vereyim.
Hz Ali (as) Buyurdu : Bohçayı içindekilerle ver.
Kanber dedi : Bohça devenin yükünün içindedir. Açıp vereyim.
Buyurdu : Devenin yükünü olduğu gibi ver.
Kanber dedi : Yük deveye bağlı. Çözüp vereyim.
Buyurdu : Deveyi yükü ile ver gitsin.
Dedi : Yedi deve birbirine bağlı. Açıp vereyim.
Buyurdu : Develeri yükleri ile ver gitsin.
Kanber baştaki devenin yularını yaşlı adamın eline verip ters istikamet kaçmaya başladı...
Hazreti Ali (as)buyurdu ki : Mal benim malımdır bağışlıyorum. Sana ne oluyor?
Kanber dedi ki : Bugün yine cömertliğin coşmuş. Korkarım bu gidişle beni de bu adama hediye veresin . Halbuki ben kendimi sana hizmete adamışım .
...... Yaşlı adam dedi ki :
Kimsin sen?? Senden bir ekmek istedim. Sen ise yedi deveyi üzerinde yükü ile verdin.
Buyurdu ki : Ben Ebutalib oğlu Aliyim.
Bunu duyan adam eğilip ellerine sarıldı.
Yıllardır seni arıyordum. Adını Tevratta okumuştum. Adını duyduğum an gönlüme yerleştin .
Buyurdu ki : Biz Ehlibeyt bahşettiğimiz malı geri almayız. Hepsi senindir.....
Sonra adam hayat hikayesini anlatmaya başladı.
Çocukken senin adını okuyup herkese seni anlattım. Babam bölgenin en ileri gelenlerinden idi. Beni çok uyardı ve sonunda vurup gözlerimi kör etti. Ben de senin aşkınla düştüm çöllere ve sana şimdi kavuştum. Şimdi sana kavuştuktan sonra ben malı mülkü ne edeyim.
Hazreti Ali (as) ellerini onun gözlerine çekti ve Gözleri Görmeye Başladı...
Alıntı ile Cevapla
  #142  
Alt 01-18-2019, 06:02
sürgündeki şia sürgündeki şia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 586
sürgündeki şia is an unknown quantity at this point
Standart BÜTÜN NEBİLERİN YARDIMCISI HZ. ALİ'DİR (a.s)

^^ BÜTÜN NEBİLERİN YARDIMCISI HZ. ALİ'DİR (a.s) ^^

Hafız şeyh Recep el-Bersi şöyle naklediyor: Firavn, Allah’ın laneti üzerine olsun, Harun’un Musa’ya katılıp onun huzuruna geldiklerinde Firavn’un kalbine bir korku girdi. Çünkü ikisinin önünde ata binmiş, elbiseleri ve kılıcı altından olan bir şahısı görmüştü. Firavn da altını çok seven birisiydi. O süvari Firavn’a dedi ki: Bu iki adama (Musa ve Harun’a) icabet et! Yoksa seni öldürürüm. Bundan korkan ve çekinen Firavn, Musa ve Harun’un dışarı emanet içinde çıkmalarına müsaade etti. Onlar çıktığında kapıcısını yanına çağırtıp cezalandırdı. Kapıcıları ise Firavn’un izzeti üzerine Musa ve Harun’dan başka hiç kimsenin kapıdan içeri girmediğine yemin ettiler. Bu süvari İmam Ali aleyhisselamın kendisi idi.Zira Hz Harun Hz Musaya o kim idi bizi kurtardı dediginde .Hz Musa onu nasıl tanımazsın.O Allahın herkezden onun için ahit ve söz aldıgı Ali Aleyhisselamdır dedi. Onunla şanı yüce olan Allah önceki peygamberlere sırren ve peygamber efendimiz Muhammed (saa)’e ise açık olarak güç vermişti. Nitekim kendisi Allah’ın en büyük ayetlerindendir ki, onunla nice velisine kıldı. O suret ile hep yardımcı olmuştu. Evliyalar da o büyük kelime ile dua ederlerdi ki, duaları kabul olunur ve darlığa düştüklerinde onunla kurtulurlardı. Buna şanı yüce olan Allah şöyle işaret etmiştir: “Ayetlerimizle ikinize de öyle bir güç vereceğiz ki onlar, size erişmeyecektir” Abdullah bin Abbas dedi ki: “Bu büyük ayet Ali Aleyhisselamdır ...! ”
(Hafız Recep el-Bersi “Meşâriku Envâr’ül Yakîn Fî Esrâr Emir’ül Müminin” S.81 / Enis Emir “Kuran’da Ehl-i Beyt” S. 203
Alıntı ile Cevapla
  #143  
Alt 05-29-2019, 08:19
Velayet Nuru Velayet Nuru isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 226
Velayet Nuru is an unknown quantity at this point
Standart

“İmam Ali aleyhisselâm bir gün yolculuğu sırasında
Hayber Yahudilerinden biriyle karşılaştı. Yolculuğa birlikte devam
ettiler. Aşırı yağmurlar sonucu yol üzerindeki derede taşkınlar
meydana gelmiş ve yolu adeta yutmuştu. Yolculuklarına
devam etmeleri için bu dereyi geçmeleri gerekiyordu. Yahudi,
ketenden hazırlamış bir ipi beline doladıktan sonra suyun üzerinde
yürümeye başladı. Suyun üzerinde biraz ilerledikten sonra
İmam Ali aleyhisselâma şöyle arz etti: “Eğer benim bildiğimi
bilseydin sen de benim gibi bu suyun üzerinden yürüyerek geçerdin.
İmam Ali aleyhisselâm ona şöyle buyurdu: “Olduğun
yerde dur. İmam Ali aleyhisselâm sonra suya sertleşmesini emretti.”
Su, İmam aleyhisselâm’ın emrine riayet etti ve toprak gibi
sertleşti. İmam aleyhisselâm böylece suyun üzerinde yürümeye
başladı.
Yahudi, İmam aleyhisselâm’ın yürüdüğünü görünce şöyle
arz etti: “Ey yiğit! Sen ne söyledin ki su sert bir taşa dönüştü?”
Emir-el Mu’minin Ali aleyhisselâm şöyle buyurdu: “Sen ne dedin
ki suyun üzerinde yürüdün? Yahudi şöyle arz etti: “Ben, Allah-u
Teâlâ’yı ismi azam ile çağırdım.” İmam Ali aleyhisselâm şöyle
buyurdu:“Allah’ın ismi azamı nedir? Adam arz etti: “Resûlûllâh
sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem’in vasisinin ismidir.” İmam
Ali aleyhisselâm şöyle buyurdu: “İşte ben, Resûlûllâh sallallahu
aleyhi ve âlihi ve sellem’in vasisiyim.” Yahudi bunu duyunca
İmam Ali aleyhisselâm’ın hakkaniyetine iman etti ve teslim
oldu.”
(Hafız Recep el-Bersi, "Meşarık-u Envar'ül Yakiyn" s.172; Seyyid Haşim el-Behrani "Medinet-ul Meâciz" c.1 s.430 h.290)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 12:03


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.