aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | HİLAFET | HİLAFET-VELAYET

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #46  
Alt 01-04-2017, 11:44
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.686
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart İmam Ali (aleyhisselam)'ın Kerameti

Afganistan’da bir tane türbe var. Adı,Mezarı Şerif’tir. Afganistan’da zamanın padişahı bir hastalığa yakalanıyor. Bu padişah sünnidir. Bu hastalığına hiçbir yerde şifa bulamıyor. Hiçbir müftü ve doktor bunun çaresini bilemiyor. Bir gece bir rüya görüyor. Rüyasında Hz. Ali aleyhisselam bu padişaha buyuruyor ki:“Senin o hastalığının çaresi;Yok ve yok yağıdır.” Padişah rüyadan uyanıyor. Hemen sarayın müftüsünü çağırtıyor. Buna rüyasını anlatıyor. Müftü buna diyor ki, böyle bir rüya olmaz. Yok ve yok yağı ne demek oluyor. Bu rüyaya bir mana veremiyorlar. Bu olay bu şekilde Afganistan genelinde yayılıyor. Bu olay böyle söylene gele en son bir şia âliminin kulağına geliyor. Bu âlimin adı Şeyh Ali’dir. Babasının adı da Ebu Talip’tir. Bu âlim iddia ediyor ki, ben bu rüyanın manasını biliyorum. Müftü geliyor bu âlimin yanına buna diyor ki: Peki, nedir bunun manası söyle. Âlim diyor: Yok, beni saraya götürün. Ben bunu padişaha söyleyeceğim. Bunu padişaha götürüyorlar. Müftü ve yanındakiler padişaha diyorlar ki: Padişahım! Bu Rafızî (Dinsiz) gördüğünüz sizin rüyanızın manasını bildiğini iddia ediyor. Padişah dönüyor âlime, diyor: Peki, nedir bu rüyanın manası? Bu âlim, padişaha diyor ki: Gerçekten de sen böyle bir rüya gördün mü? Padişah diyor: Evet, gördüm. Âlim: Gerçekten samimiysen, ben manasını biliyorum. Padişah diyor: Ben bu rüyayı aynen bu şekilde gördüm ve bu doğrudur. Hz. Ali aleyhisselam geldi ve buyurdu ki: “Senin vücudundaki yaraya, yok ve yok yağı gerekiyor. Onu sür geçecektir.” Ben de sorum, soruşturdum, böyle bir yağın olmadığı söylendi. Şia âlimi döndü buna dedi ki: “Sen, o yaraya Zeytinyağı sür iyileşeceksin. Padişah diyor: Nereden anladın bunu? Âlim diyor: Nur Suresi, 35. ayetten anladım.(Nur Suresi 14 Masum aleyhimusselam’ı anlatıyor. 14 parçadır. Orada zeytinyağını İmam Hasan aleyhisselam ve Hüseyin aleyhisselam’a benzetiyor ve ne doğuda var ne de batıda, tabirleri var). Padişah şaşırıyor. Âlim bunu padişaha açıklıyor ve bu padişahın hoşuna gidiyor. Tamam kullanacağım, diyor. Ve hemen zeytinyağı getirtiyor ve kullanıyor. Zeytinyağı bunun yarasını iyileştiriyor. Padişah Şia âlimin çağırıyor. Diyor ki: Bak, sen Rafızî de olsan bu kapı sana açıktır. Sana serbesttir bu kapı. Bir zaman bu böyle devam ediyor. Padişahla âlimin samimiyeti artıyor; fakat müftülerle olan husumet de artıyor. Müftüler padişaha diyorlar: Padişahım! Sarayın bereketi kaçacak. Diyor, niye? Diyorlar: Bu adam, rafızîdir. Size bir ilaç verdi diye onu saraya sokuyorsun. Sen mümin bir padişahsın, sünnisin. Bu kâfirden medet umulur mu? Padişah diyor: Bu adam ne yaptı ki kâfir oldu. O da Allah’a inanıyor, namaz kılıyor, kıbleye dönüyor. Küfre sebep nesi var bunun? Diyorlar: Padişahım siz bunları bilmezsiniz. Bunlar, halifelere lanet okuyorlar. Padişah şaşırıyor. Gerçekten de lanet mi okuyorlar, diyor. Müftüler, evet, diyorlar. Yani şimdi biz bu adamı saraya aldığımız zaman bunu mu yapacak, diyor. Evet, diyorlar. Padişah diyor: O zaman çağırın gelsin, onu. Çağırıyorlar ve Şia âlimi geliyor. Gelince bakıyor ki, padişah yalnız değil. Ortam değişmiş. Yanında bir sürü Sünni müftüsü var. Padişah buna gene izzeti ihtiram gösteriyor, yer verip buyur ediyor. Tabi müftülerden buna hor davrananlar da var.
Padişah buna diyor ki: Bak, sen iyi bir âlimsin. Dört mezhepten de değilsin; ama duyduğum kadarıyla halifelere dil uzatıyormuşsun. Doğru mudur bu? Âlim diyor: Hayır doğru değildir. Böyle cevap verince yanındaki müftüler hemen olaya müdahale ediyorlar. Diyor ki: Padişahım, bunlar Şii’dir. Padişah diyor: Sen Şii misin? Evet, ben Şiiyim, diyor. Başta da dedim bunu sana. Diyor: Peki, halifelere lanet okuyor musun? Hayır, lanet etmiyorum, diyor. Müftü hemen atılıp diyor ki: Lanet ediyorsunuz. Bu âlim, dönüp padişaha diyor ki: İzin var mı ben tarihi anlatayım? Padişah, Tabi anlatabilirsin, serbestsin, diyor. Âlim: Doğrudur, biz Yezide lanet okuyoruz. Çünkü İmam Hüseyin aleyhisselam’ı şehid etti. Biz buna açığız ve ölmeye de hazırız. Dava nettir, hak olduğunda en ufak bir şüphe yoktur. Allah Resulü’nün evladı şehit düşmüştür. Bunda herhangi bir şüphen var mı, padişahım? Padişah diyor: Hayır, bu olay doğrudur. Allah Yezide lanet etsin. Âlim diyor: işte biz bir de onu halife edene lanet okuyoruz. Padişah dedi: Biz de lanet okuyoruz. Bunu deyince, müftü hemen itiraz etti: Nasıl olur bu? Allah Resulü’nün kâtibidir. Lanet okunmaz, diye çıkışınca; padişah döndü buna dedi ki: Otur yerine! Sen bir tane rüyayı bile tabir edemedin. Bu adam geldi ayetten halletti bu işi. Bu adam akıllıdır. Bırak konuşsun, öldürmesi kolaydır. Zaten elimizdedir. Hele bir soralım niye lanet okuyor? İşimize gelmezse, gene keseriz kafasını; ama ya doğru diyorsa? Âlime dönüyor, sen devam et, diyor. Âlim diyor: Padişahım, Kerbelâ olayı nettir, anlatmaya da hacet yoktur. Allah Resulü’nün ciğer paresini şehid ettiler. Özünden olanı şehid ettiler ve yezidin lanetiliğinde de şüphe yoktur. Padişah diyor: Bu tamamdır. Şia âlimi diyor: Padişahım, biz bir adım daha atıp Yezidi kendi yerine halife atayana da lanet okuyoruz. (Yani Muaviye lanetisine). Padişah, tamam devam et, diyor. Âlim diyor: Biz, bir de Muaviye’yi yerine halife atayana lanet okuyoruz (Yani Osman lanetisine). Bir de Osmanı yerine halife atayana lanet okuyoruz (Yani Ömer lanetisine). Diyor, bir adım daha atıyoruz, bir de Ömeri yerine halife atayana lanet okuyoruz (Yani Ebu Bekir lanetisine). İş gelip buraya dayanınca ortam iyice geriliyor. Müftüler iyice itiraz ediyorlar. Ortam karışıyor. Padişah gene ortamı yatıştırıyor ve Şia âlimine diyor ki:Niye ama niye lanet okuyorsunuz? Bunun sebebi nedir? Âlim diyor: Padişahım! Ben, tarihi okudum. Tarihte Hatemi Tayi denilen bir adama rastladım. Hatemi Tayi mesihiydi. İslam gelmeden hemen önce yaşamıştır. Bunun çocukları sonradan Müslüman olmuşlardır. Bu adam cömertliğiyle meşhurdur. Cömertlik simgesidir. Âli, padişaha diyor:Ben,tarihte okudum ve Müslümanlarla Mesihilerin savaşında Hatemi Tayi’nin kızının Müslümanlara esir düştüğünü gördüm. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem sırf Hatemi Tayi’nin kızı olduğu için onu azad etti. Sırf babasının cömertliğinden ötürü bu kızı azad etti. O kızın arkadaşlarını da onunla birlikte azad etti. O kıza 200 tane sığır, 200 tane de deve hediye etti. Ve Hz. Ali aleyhisselam’a da buyurdu ki: “Kendin götür bunları evlerine teslim et.” Âlim diyor ki: Padişahım! Ben, bu olayı okudum ve döndüm bunların hepsine lanet okudum (Bekri, Ömer, Osman, Muaviye, Yezid lanetilerine). Çünkü Allah Resulü’nün bir tek Kızı vardı. Bu Kızına kendi elleriyle, Hayber Bağını, (Fedek Bağı) hediye etmişti. Bu lanetiler onu, çekip O’nun elinden aldılar. Allah Resulü bir mesihinin kızını azad ediyor, 200 deve, 200 sığır verdi ve onun arkadaşlarını azad etti; ama bunlar Allah Resulü’nün hediye ettiği Fedek Bağını çekip O’nun Kızının elinden aldılar. Allah Resulü’nün bir mesihi’ye gösterdiği hürmeti; bunlar O’na göstermediler. Bu yüzden ben, hepsine lanet okuyorum. Bunu duyunca Padişah dönüp dedi: Allah hepsine lanet etsin. Müftüler de dediler: Allah hepsine lanet etsin. Ve hepsi dönüp Şii oldular. O âlim orada üç sene yaşadı. Üç sene sonra vefat etti. Bunların kendileri yıkadı, kefenledi, namazını kıldı, defnetti ve buna bir tane de türbe yaptılar. O âlimin adı Şeyh Ali idi. Babasının adı da Ebu Talip idi. Şimdi Afganistan’da olan Ali ibni Ebu Talib ziyareti; İmam Ali aleyhisselam’ın ziyareti değildir. Bu âlimin ziyaretidir. Ve buraya Mezarı Şerif denmektedir.”
Haydar Haydar (Ehlibeyt kütüphanesi)
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #47  
Alt 02-15-2017, 02:37
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.686
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Sünni Kaynaklarda Ali (aleyhisselam)

Resuluılah (sav) buyuruyor ki: "Ey Ali, senin bana nazaran makamın, Hz. Harunun Hz. Musa'ya nazaran makamı gibidir ancak benden sonra Nebi gelmeyecektir" (1)

Yine buyuruyor ki: "Ya Ali, sen benden ben de sendenim" (2). Yine buyuruyor ki: "Ali'yi sevmek imandan onunla düşmanlık nifaktandir." (3)
Kaynaklar:
1- Sahih'i Buhari c. 2. s. 305 - Sahih'i Muslim c. 2. s. 360. Müstedrek'i Ilakim c. 3. s. 109.
2- Sahih'i Buhari c.2.s.76. Sahih'i Tirmizi c.5.s.3oo. Süneni ibn'i Mace c. 1. s.44
3- Sahih'i Müslim c. ı. s. 61. Sünen'i Nisai c. 6. s. 117. Sünen'i Tirmizi c. 8. s. 306.

Yine buyuruyor ki: "Ben ilmin şehri Ali onun kapısıdır" (1).

Ve yine buyuruyor ki: "Ali benden sonra tüm müminlerin nıevlasıdır"

Ve yine buyuruyor ki: "Ben kimin mevlasıyımsa, Ali de onun mevlasıdır. (3)Allah'lm onu seveni sev, ona düşman ol." (4)
Kaynaklar:
1- Sahih'i Tirmizi. c. 5. s. 201. Müstedrek'i Hakim c. 3. s. 126.
2- Sahih'i Tirmizi c. 5. s. 201. Müstedrek'i Hakim c. 3. s. 126.
3- Müsned'i İmam'ı Ahmed c. 5. s. 25. ve Mustedrek'i hakim c. 3. s. 134. Sahih'i Tirmizi c. 5. s. 296.
4- Sahih'i Muslim c. 2. s. 362. Müstedrek'i Hakim, c. 3. s. 109. Müsncd'i Ahmed, c. 4. s. 281.

Resulullah(s.a.v) buyuruyor: "Ali'ye düşman olan bana düşman olmuştur; Bana düşman olan, Allah'ın düşmanı olmuştur. Allah'a düşman olan birini, Allah yüzü üste cehennerne atar" (ı)
Kaynaklar:
1- Müstedrek'i Hakim c. 3. s. 121. Hasais'un Nesai s. 24. Musned'i İmam Ahmed c, 6. s. 33, Menagib'i Harezmi s, 81.- Riyaz'un'nezre, Teberi'nin c. 2. s, 219,- Tarih'i Süyuti s, 73,
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #48  
Alt 02-15-2017, 08:01
SADIK ŞİA SADIK ŞİA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 93
SADIK ŞİA is on a distinguished road
Standart

İmam Rıza aleyhisselam babalarından,O da babaları imam Ali aleyhisselam’dan,Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Allah-u Teâlâ,benden daha üstün birini yaratmamış. O’nun katında benden daha değerli hiçbir kimse yoktur. ”Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem’e şöyle sordum: “Siz mi daha üstünsünüz yoksa Cebrail mi? ”Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve selem şöyle buyurdu: “Ey Ali aleyhisselam! Allah Tebareke ve Teâlâ,mürsel Peygamberlerini, mukarreb meleklerinden daha üstün kılmıştır. Beni ise bütün peygamberlerden ve Resullerden daha üstün kılmıştır. Tüm fazilet ve üstünlükler, benden sonra senin ve senden sonra gelecek olan Masum imamlar içindir. Şüphesiz melekler,bizim ve sevenlerimizin hizmetçileridir. Ey Ali aleyhisselam! Allah’ın azametli arşını omuzlarında taşıyan ve arşın yanındaki melekler, Allah-u Teâlâ’yı Hamd ve tespih ederler. Onlar, biz Ehli beyt’in velayetine iman getirenler için, Allah’tan mağfiret dilerler. Ey Ali aleyhisselam! Eğer biz olmasaydık; Allah; Âdemi ve Havva’yı; Cenneti, Cehennemi,Gökleri ve Yerleri yaratmazdı. O halde biz,Meleklerden nasıl üstün olmayalım ki? Çünkü: Bizler,Allah’ı tanıma, takdis ve tespih etmekte olanlardan daha üstündük. Zira Allah’ın ilk yarattığı şey,bizim ruhlarımızdır. Allah Tabarek ve Teâlâ,Bizi,kendi tevhit ve övgüsüne söyler kılmıştır. Allah-u Teâlâ daha sonra melekleri yarattı. Onlar, nurumuzun yüceliğini görüp, emirlerimizi büyük ve üstün saydılar. Allah’ın,bizim sıfatlarımızdan (yarattıklarına ait sıfatlardan) münezzeh olduğunu ve bizim, O’nun yarattıkları olduğumuzu göstermek için Allah’ı,tespih ve takdis ettik. Melekler,bizim zikrimizle Allah’ı zikredip O’nu bizimle aynı sıfatta olmaktan münezzeh bildiler. Melekler,bizim şanımızın azametini gördüklerinde,Allah’tan başka İlah olmadığını göstermek için “la ilahe illallah” dedik. Böylece Onlar, bizim bu zikrimizle,Allah’ın bir eşi ve benzeri olmadığını idrak ve ikrar edip: “la ilahe illallah” dediler. Melekler, bizim İzzet ve kudretimizi gördüklerinde,Güç ve kudretin,Allah’tan başkasına ait olmadığını göstermek için: “La havle ve la kuvvete illa billâh” zikrini söyledik. Daha sonra melekler de, Allah’ı bu zikirle andılar. Melekler, bizim sahip olduğumuz nimeti ve bize itaat etmenin farz olduğunu anladıklarında,Bizler,meleklere, Hamd ve övgünün yalnız Allah’a mahsus olduğunu göstermek için “Elhamdülillah” dedik ve melekler de Allah’a Hamd ve övgülerini aynı zikri söyleyerek dile getirdiler. Öyleyse melekler,bizim vasıtamızla Allah’ı tanımış ve O’nu tespih ve takdis ederek hidayet olmuşlardır. Allah-u Teâlâ, Âdem’i yarattı ve bizi, O’nun sulbünde emanet bıraktı. Allah Tebarek ve Teâlâ, Âdem aleyhisselam da ariyet (emanet) olan bizim büyüklük ve azametimizden dolayı meleklere; O’na secde etmeleri emrini verdi. Onların, Âdem’e olan secdeleri; Allah’a kulluk, O’nun emrine itaat ve bize olan ihtiramlarındandır. Böyle bir durumda biz, meleklerden nasıl üstün olmayız? Hâlbuki meleklerin hepsi Âdem’e secde ettiler.
Kaynak:Bihar-ul Envar, cilt.11, sayfa.140; El Katre, cilt.1 n .2
Alıntı ile Cevapla
  #49  
Alt 05-05-2017, 06:29
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 801
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart Emir-el Mümin'in aleyhisselamın faziletinden Okyanustan bir damla.

Emir-el Mümin'in aleyhisselamın faziletinden Okyanustan bir damla.
Her kes Peygamberin (s.a.a) yanında oturuyordu ve birden tuhaf bir canlının mescide geldiğini gördüler. Herkes ona doğru baktığıında korkuya düştü. Lakin Peygamberin (s.a.a) buyurdu: "Kimse korkmasın,sizinle işi yoktur. Buraya benim için gelmiştir. Öyle ki Peygamberin (s.a.a) mahzarına yaklaştı dedi: "Ya Resulullah sahabelerin benden korktular. Kendimi tanıtayım mı? "Peygamber dedi: Kendini bunlara tanıt. "Şaşkınlık içinde olan sahabelere doğru dönerek dedi: "Benim adım Haam İbn Him İbn Lamis İbn İblistir. Ben cinler tayfasının. Şeytan gurubundayım. "Adem'in (a.s) Yeryüzüne inmesinden önce ben mevcuttum ta ki. Sonuncu Peygamberin (s.a.a) (yani senin) zamanına kadar geldim ki size soru sorayım. "Peygamberin (s.a.a) buyurdu: "sualini sor? "Dedi: "Sorum Şudur ki. Ey Allah'ın Nebisi. Ey Allah'ın Resulu. Adem'in Yeryüzüne indiği vakitten sizin geldiğiniz vakite kadar ben Dünya'nın her halini gördüm. Bizim babamız İblis. Adem (a.s) ve onun evlatlarını Allah'a kulluk etmeye izin vermeyeceğini yemin ettiği için. Biz memurduk (Görevli). Adem (a.s) ve Adem'in evlatlarına eziyet verelim. Onları azdıralım ki. Allah'a ibadet etmesinler. "Ancak ne zaman ki. Biz beşerin babası Adem'le baş başa kalıyorduk. Birden görüyorduk ki bir nurani sıfat göründü. Bize korku geliyordu. Onun korkusundan daha Adem'in etrafına ve yanına yaklaşmaya cüret edemiyorduk. "Biz kendi aramızda Konuşuyorduk bu nubuvvet Peygamberidir. Gelmiş ki. Evvel Peyganberi korusun. O Şahıs (a.s) geldi ve gördükki. Bu o deyil. Biz şahza vesvese etmeye çalıştık. Ama o hemen bizi perişan etti ve korkuttu. Yine dedik ki bu nubuvvet Peygamberidir. Sam (a.s) Peygamber gelmişti. O Peygamberdi. Ama bu Şahıs deyildi. Biz Sam Peygamber'e eziyet verirdik. O Şahıs yine Sam Peygamberin yardımına gelirdi. Nuh (a.s) geldi. İbrahim (a.s) geldi. Yakup (a.s) geldi. İshak (a.s) geldi. Yusufa (a.s) geldi. Hiç biri bizimle savaş ederken Peygamberleri koruyan Şahıs olmadı. Şimdi siz gelmişsiniz. Bizim inancımız var ki. Siz (Muhammed) sonuncu Peyganbersiniz ve sizden sonra Peygaber yoktur. Benim sorum şudur ki:Kimdir o Şahıski. Peygamberliğin başlangıcından. Adem (a.s)'den Hateme (yani size) kadar bütün Peygamberleri korudu. Kimdir o Şahıs? Bizim imanımız var ki. Siz sonuncu Peygambersiniz! (Yani heran gelen o şahıs siz deyilsiniz) Peygamber (s.a.a) buyurdu: "Onu görsen tanırmısın? "Mahluk buyurdu: Evet. Onu bütün ömrüm boyunca gördüm. Elbetteki tanırım. Müminlerin Emiri Ali (a.s) Peygamberin sağ tarafında başı aşağı oturmuştu ve Peygamber (s.a.a) mübarek elini. İmam Ali'nin (a.s) çenesinin altına koyarak yüzünü yukarı kaldırdı. Peygamber (s.a.a) sordu: "Bak Gör bu Şahısmıdır yoksa değilmidir? "hayretler ve korku içinde yerinden fırladı. Sonra şeytan dedi:"And olsunki Allah'a! Yanınıza oturan şahıstan başka bütün Peygamberleri koruyan ve Müminleri himaye (yardım) eden yoktur. Ey Allah'ın Peygamberi kimdir bu Şahıs? "1. Benim Kardeşim 2. Amcam Oglu 3. Benim Vasim 4. Benim Varisim 5. Sırlarımın Sahibi 6. Hasan ve Hüseyin'in babası 7. İki Dünya'nın Sahibi 8. İki Emanetin İmamı (Kuran ve Ehlibeyt'in) 9. Dinin Rehberi 10. Tek Allahlıların Reisi 11. Alınları İman Nuru ile parlıyanlanların rehberi 12. Müminlerin Emiri 14. Allah'ın Maglub edilmez Aslan'ı 15. Bütün Galiplere Galip Olan 16. Garipliklerin Kaynağı Bu Ali İbni Ebû Tâlib'tir ( Aleyhisselam )
Allahüme salli ala Muhammed ve Ali Muhammed ve eccil ferecehüm velen edaehum.
Bu hadisin senetleri:
1. Şeyh Bakır Şerif El Kureyşi-"Movsuetul-Hadis"
2. İbn Hacerul-Eskelani-"El-Esabetu Fi Temizil Sahebe" Ehli Şia.
3. Seyyid Haşım El Bahrani-"Medinetul Meaciz"
4. Şazan İbn Cebrayil El-Kumi-"Razvatu Fi Fezailu Emirel Müminin
5- El-Allemetul Meclisi-"Biharul Envar"
Alıntı ile Cevapla
  #50  
Alt 05-08-2017, 12:40
Velayet Nuru Velayet Nuru isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 226
Velayet Nuru is an unknown quantity at this point
Standart

Resulullah (s.a.a.) şöyle buyurdu: “Allah gökleri ve yeryüzünü yarattığında onları davet etti ve onlar icabet edince onlara benim peygamberliğimi ve Ali bin Ebi Talib’in velayetini arz etti. Gökler ve yeryüzü benim peygamberliğimi ve Ali’nin velayetini kabul ettiler. Sonra halkı yarattı ve bana ve Ali’ye dinin emirlerini intikal etti. Mutlu olanlar,ancak bizimle mutlu olanlardır ve kötü olanlar ise ancak bize karşı kötülük edenlerdir. Ben ve Ali, Allah'ın helalini Helal ve haramını haram bildirenleriz.”
Kaynak: Menakıb-ı Hüvarezmi, Sayfa .80, Enis Emir "Fazilet-i Ehl-i Beyt-i Resulullah" Sayfa. 473-474.
Alıntı ile Cevapla
  #51  
Alt 05-21-2017, 07:49
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.686
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart İmâm Ali, Nûh'un Gemisi Gibidir

İmâm Ali, Nûh'un Gemisi Gibidir
Hz. Ali'den (a.s) Resulullah'ın (s.a.a) kendisine hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Ya Ali, ümmetim içerisinde senin misalin, Nûh'un ge-misinin misalidir; ona binen kurtulur, binmeyen boğulur."[1]El-Hisâl (Sadûk), c.2, s.573, Nurü's-Sekaleyn Tefsiri, c.2, s.360.
Yine senetli bir hadiste İbn Abbâs'tan, Resululla-h'ın (s.a.a) Hz. Ali'ye (a.s) hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Senin benim ümmetimin İmâmı ve benden sonra onların üzerindeki halifemsin; senin ve benden sonra evlatlarından gelecek İmâmların misali Nûh'un gemisinin misalidir; ona binen kurtulur, binmeyen ise boğulur."[2]- İsbâtü'l-Hüdât, c.1, s.612.
Yine Resulullah'ın (s.a.a) Hz. Ali'ye (a.s) hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "…Ve beni sevdiğini iddia edip de sana düşman olan, yalan söylüyor; zira hiç şüphesiz sen bendensin, ben de senden. Senin etin benim etimden, senin kanın benim kanımdan, senin ruhun benim ruhumdan, senin gizlin benim gizlimden ve senin açığın benim açığımdandır; sen benim ümmetimin İmâmı ve benden sonra onların üzerindeki halifemsin; sana itâat eden saadete kavuşur ve sana muhalefet eden bedbaht olur; seni seven karlı çıkar ve sana düşmanlık besleyen hüsrana uğrar; senden ayrılmayan kurtuluşa erir,senden ayrılan helak olur;senin ve benden sonra senin evladından gelecek İmâmların misali, Nûh'un gemisinin misalidir; ona binen kurtulur, binmeyen boğulur…"[3]- Kemâlü'd-Din, s.241.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #52  
Alt 01-05-2019, 07:51
ensarullah ensarullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2015
Mesajlar: 80
ensarullah is an unknown quantity at this point
Standart

Birgün Hz. Şahı Merdan Ali (aleyhisselam) ile sahabeler Hz. Cebrail (aleyhisselam) hakkında sohbet ederken Şah-ı Velayet buyurdu ki;

Cebrail iki kere bana uğrar bir kere Resulullaha (salallahu aleyhi ve alihi vesselleme)'e uğrar.

Bunu işiten bazı garaz ve maraz sahibi sahabeler Hz. Peygambere (salallahu aleyhi ve alihi vesselleme)'e bu sözü iletince Hz. Peygamberimiz (salallahu aleyhi ve alihi vesselleme) buyurdu;

Ben ilim şehriyim Ali kapısıdır.

Ben şehirim Cebrail bana gelince gidince kapıya (Ali’ye) iki kere uğraması tabidir diye cevap vermiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #53  
Alt 01-06-2019, 08:11
Es-Selam Es-Selam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2013
Mesajlar: 228
Es-Selam is an unknown quantity at this point
Standart

Zeyd b. Erkam'dan şöyle nakledilmiştir: "Resulullah'ın (s.a.a) ashabından bazılarının mescide açılan kapıları vardı. Bir gün şöyle buyurdu: 'Ali'nin kapısının dışında bu kapıların hepsini kapatın.'

Bazı kimseler bu konuda eleştirel sözler söylediklerinde,Allah Resulü (s.a.a) ayağa kalkıp Allah'a hamdüsenâdan sonra şöyle buyurdu: 'Ben Ali'nin kapısının dışında şu kapıların hepsinin kapatılmasını emrettim,fakat bazılarınız bu konuda (ileri geri) konuşmuştur! Allah'a yemin olsun ki ben (kendi yanımdan) bir şeyi açıp kapamış değilim; ben ancak bana emredilen (İlahî) bir emre uymuşumdur!"

Kaynak: Keşfü'l-Yakin, sayfa.209, El-Emâlî (Şeyh Sadûk), sayfa.273, Hasâis-u Emiri'l-Müminin (Nesâî), sayfa.72, Müstedrekü's-Sahîhayn (Hâkim Nişâ-bûrî), cilt.3, sayfa.125 (az farkla), Tezkiretü'l-Havâs, sayfa.46
Alıntı ile Cevapla
  #54  
Alt 01-06-2019, 05:04
AMMAR AMMAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 77
AMMAR is on a distinguished road
Standart

Selman-ı Farisi (ra) diyor ki:
Hz. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem’in yanında oturmuştuk. Hz. Ali (as) oraya geldiğinde
Hz. Resûlullah (saa) elindeki taşları Hz. Ali’ye (as) uzattı. Hz. Ali(as) eline aldığında taşlardan şöyle ses geldi:
‘Rab olarak ALLAH ’a, peygamber olarak Muhammed’e ve imam ve veli olarak da Ali’ye razı oldum.’

Sonra Hz. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem, ‘İçinizden her kim ALLAH ’a ve Ali’nin velayetine razı olursa ALLAH korkusundan ve cezasından güven içinde olur’ buyurdu.”
(Beşaret’ul Mustafa, s.134).
Alıntı ile Cevapla
  #55  
Alt 01-09-2019, 10:35
azra yasgülü azra yasgülü isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2011
Mesajlar: 132
azra yasgülü is an unknown quantity at this point
Standart

Dediler ki ey peygamber ! Bize sahabilerinden anlatır mısın? Selman, Ebuzer, Ammarı... Peygamber (saa) onlardan bazılarını anlattı.
Dediler ki : Ali hakkında bir şey demediniz?
Buyurdu ki : Siz bana sahabelerimi sormuştunuz. Ali benim sahabem değil canımın ta kendisidir.

( Envar ul yakin sayfa: 103 )
Alıntı ile Cevapla
  #56  
Alt 01-09-2019, 01:25
ALİ HAMZA ALİ HAMZA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 52
ALİ HAMZA is on a distinguished road
Standart

عن جعفر بن محمد عليه السلام قال: حدثني أبي قال: حدثني علي بن الحسين عليه السلام عن أبيه قال: حدثني أبي أمير المؤمنينعليه السلام قال: قال لي رسول اللهصلىاللهعليهوآلهوسلم: يا علي عليهالسلام أنت أمير المؤمنين و إمام المتقين يا علي أنت سيد الوصيين و وارث علم النبيين و خير الصديقين و أفضل السابقين يا عليعليه السلام أنت زوج سيدة نساء العالمين و خليفة خير المرسلين يا علي عليه السلام أنت مولى المؤمنين يا علي عليه السلام أنت الحجة بعدي على الناس أجمعين استوجب الجنة من تولاك و استحق النار من عاداك يا علي عليه السلام و الذي بعثني بالنبوة و اصطفاني على جميع البرية لو أن عبدا عبد الله ألف عام ما قبل الله ذلك منه إلا بولايتك و ولايةالأئمة من ولدك عليهم السلام و إن ولايتك لا تقبل إلا بالبراءة من أعدائك و أعداء الأئمة من ولدك عليهم السلام بذلك أخبرني جبرئيل عليه السلام: (فمن شاء فليؤمن و من شاء فليكفر. الكهف- 29)
Cafer bin Muhammed aleyhisselam, babaları vasıtasıyla Ali aleyhisselamın şöyle dediğini rivayet etti: Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem bana dedi ki: Ya Ali! Sen muminlerin emiri ve muttakilerin imamısın. Ya Ali! Sen vasilerin seyyidisin, nebilerin ilminin varisisin, sadıkların hayırlısısın ve öne geçenlerin faziletlisisin. Ya Ali! Sen alemlerdeki hanımların seyyidesinin eşisin ve resullerin hayırlı halifesisin. Ya Ali! Sen muminlerin mevlasısın. Ya Ali!Sen benden sonra bütün insanlara huccetsin. Kim seni severse cennet ona vaciptir ve kim sana düşmanlık ederse ateş onun hakkıdır. Ya Ali! Beni seçip nubuvvetle bütün halklara gönderene andolsun; Eğer bir kul Allah’a bin yıl ibadet etse Allah onun ibadetini kabul etmez, senin ve evlatlarından olan imamların velayetini kabul etmezse. Ve velayetini kabul etmiş sayılmaz, senin ve evlatlarından olan imamların düşmanlarından beraat etmezse.Cebrail aleyhisselam onunla ilgili olarak bana şöyle haber verdi: ( Kim isterse iman etsin ve kim isterse inkar etsin. Kehf- 29)
Biharul Envar c 28, s 199.
__________________
BEN ÖLÜMÜ SAADET, ZALİMLERLE YAŞAMAYI İSE ALÇAKLIK BİLİYORUM
HZ. HUSEYİN AS
Alıntı ile Cevapla
  #57  
Alt 06-02-2019, 07:08
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 801
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

İmam Ali (aleyhisselam) buyurdu: “Ya Selman! Bizi,layık olduğumuz şekilde tanımayıp, fazilet ve üstünlüklerimizi inkâr edenlere yazıklar olsun.

Ey Selman! Söyle bakalım şu iki yüce insandan hangisi daha ve faziletlidir? Hazreti Muhammed (s.a.a)’ mi daha üstündür yoksa Hazreti Süleyman ibn Davut (a.s)’ mı?”

Selman:“Elbette ki Hazreti Muhammed (s.a.a) daha üstündür.”Diye arz etti.

İmam Ali (a.s) şöyle buyurdu: “Asif bin Berhi’ya, Belkıs’ın tahtını fars ülkesinden Seba’ya bir göz kapatma anı gibi kısa bir sürede getirdi ki; kendisi kitap ilminden (İsm-i Azam’dan) yalnızca bir harf biliyordu. Yanında bin kitap olan ben,ondan kaç kat daha fazla bir kudrete sahibim? Allah-u Allah-u Teâlâ Hazreti Âdem’in oğlu Şays’e elli sahife;Hazreti İdris’e otuz sahife ve Hazreti İbrahim’e yirmi sahife indirdi. Ve aynı şekilde Tevrat,İncil,Zebur ve Furkan’ı indirdi.

Selman arz etti:“Ey benim Mevlam! Evet,sizin buyruğunuz gibidir.”

İmam (a.s) şöyle buyurdu: “Ey Selman! Her kim, bizim şanımız ve ilmimizde şüphe ederse, bizim marifetimizi ve hukukumuzu alaya almış gibidir. Oysaki Allah-u Allah-u Teâlâ, bizim velayetimizi kendi kitabının birçok yerinde vacip kılmış ve amel edilmesi gereken şeyleri apaçık biçimde beyan etmiştir.”

Kaynak:İrşad-ul Gulub, c.2 s.31, Bihar-ul Envar, c.26, s.221, h.47,Te'vil-ul Ayat c.1 s.240, h.24
Alıntı ile Cevapla
  #58  
Alt 06-13-2019, 09:39
FATİME FATİME isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 66
FATİME is on a distinguished road
Standart

Resulullah (s.a.a): "Allah, Ali b. Ebî Tâlib'in yüzünün nurundan yetmiş bin melek yaratmıştır ki, Kıyâmet gününe kadar ona ve sevenlerine istiğfar ederler."

Kaynak:
Bihârü'l-Envâr, c.23, s.120, Keşfü'l-Ğumme, c.1, s.103, İrşâ-dü'l-Kulûb, s.234, El-Menâkıb (Hârezmî), s.71, Mülhakât-u İhkâki'l-Hak, c.21, s.565, Miet-u Menkıbe, s.66
__________________
HZ.PEYGAMBER EFENDİMİZ(s.a.a) ŞÖYLE BUYURUYORLAR: CENNET, EHLİBEYTİME ZULMEDEN VE İTRETİM HAKKINDA BENİ İNCİTENE HARAM KILINMIŞTIR.
(Tefsir-i Kurtubi, c. 16, s. 22).
Alıntı ile Cevapla
  #59  
Alt 06-27-2019, 02:58
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 801
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

Peygamber (saa) bir hadisinde imam Ali'ye şöyle buyurdu: "Beni Peygamber olarak gönderen ve tüm yaratılanlara üstün kılana ant olsun ki, eğer bir kul, Allah'a bin yıl ibadet etse, senin ve senin çocuklarından olan imamların velayeti altında olmadan, Allah ondan kabul etmez, bunun hakkında Cebrail bana bildirdi: "Her kim isterse iman, her kim isterse küfre girsin" (Kehf-29.Ayet)
(Allamet'ül Meclisi "Bihâr'ül Envâr" C.38, S. 134)
Alıntı ile Cevapla
  #60  
Alt 08-31-2019, 06:51
canpolat canpolat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2012
Mesajlar: 549
canpolat is an unknown quantity at this point
Standart Sünni Kaynaklardan

Sünni Kaynaklardan
Hz. Ali aleyhisselam evi dışında diğer evlerin kapılarının mescide kapatılması Emri - İlahi Emirdir ; Ehli Sünnet Kaynaklarından;

Mescid-î Nebi'nin inşasından sonra, ashap kendilerine, kapılarından biri bu mescide açılan evler yaptılar. Peygamber (s.a.a), Allah'ın emriyle Hz. Ali'nin evinin kapısı dışında, mescide açılan tüm kapıların kapatılmasını emir buyurdu. Bu durum, ashabından birçoğuna ağır geldiği için, Peygamber (s.a.a) minbere çıkarak şöyle buyurdu:

Yüce Allah bana, Ali'nin evinin kapısı dışında, mescide açılan tüm kapıları kapatmamı emretti; bu konularda nefsî değil, Allah'ın emriyle hareket ederim.[1]

O gün Allah Resulü'nün bütün ashabı, bu olayı Hz. Ali için büyük bir fazilet olarak telakki ettiler; o kadar ki, ikinci halife sonraları şöyle demiştir: "Keşke Ali'ye nasip olan üç fazilet bana nasip olsaydı ve o üç fazilet şunlardan ibaretti:

Peygamber'in (s.a.a) kızınının Ali ile evlendirmesi.
Ali'nin evinin kapısı dışında, Mescid-î Nebi'ye açılan tüm kapıları kapatması.

Hayber Savaşı'nda Peygamber'in bayrağı Ali'ye vermesi. [2]
Hz. Ali ile diğerleri arasındaki fark, mescitle hiçbir zaman irtibatının kesilmemesiydi; çünkü o, Allah'ın evi Kâbe'de dünyaya gözlerini açmıştı; mescit daha ilk günden onun evi olmuştu ve bu makama artık kimse ulaşamayacaktı. Üstelik Ali (a.s) her durumda mescidin adabına riayet ediyordu; ama diğerleri buna gerektiği gibi riayet edemiyorlardı.

[1]- Müsned-î Ahmed, c.3, s.369; Müstedrek-î Hâkim, c.3, s.125; Taberî, er-Riyaz'un-Nazire, c.3, s.192 ve…
[2]- Müsned-î Ahmed, c.2, s.26.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 04:08


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.