aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | EHL-İ BEYT (A.S) | 14 MASUM (AS)

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #16  
Alt 06-02-2016, 12:54
muntazar muntazar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 136
muntazar is an unknown quantity at this point
Standart Bu Hadisi Anlayanlar İçin Dehşet Bir Hikmet Var

İmam Cafer Sadiq aleyhissalam buyurur ki,
"Bizim nurumuzu Hz Adem aleyhissalamdan Hz Abdullah Ebu Talib aleyhissalama kadar 51 kişi taşıdı. 17-si nebi, 17-si vesi, 17-si müvehhid idi. İbrahim aleyhissalamdan bu yana Hepsi masumdur ve peygamberdir. Müvahhidler onlardan önce olanlardır.
Günlük namazla
rınızın rekat sayısı da 51-dir. 17-si vacib, 34-ü sünnet. Vacib olanların rekat sayısı nebilerin sayısı kadardır."
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 06-04-2016, 02:34
alinin mezlumesi alinin mezlumesi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Oct 2011
Mesajlar: 86
alinin mezlumesi is an unknown quantity at this point
Standart

“Ama biz O’nu nur olarak karar kıldık
ve kullarımızdan istediğimizi
O’nunla hidayet ederiz.
Ve şüphesiz sen doğru yola hidayet etmektesin.”(1)

ayetinin tefsirinde İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam şöyle buyurdu:

“Yani Ali’yi(aleyhisselam) karar kıldık.Ali(aleyhisselam) nurdur

. “Kullarımızdan istediğimizi O’nunla hidayet ederiz
''Yani Ali(aleyhisselam) ile hidayet ederiz.

Hidayete erenler Ali(aleyhisselam) sayesinde hidayet olurlar.

“Ve şüphesiz sen doğru yola hidayet etmektesin''

''Yani sen Ali aleyhisselam’ın velayetine emreder ve ona davet edersin.Ve Ali(aleyhisselam) o doğru yoldur.''

“Göklerde ve yerdekilerin sahibi olan Allah’ın yoluna”(2) Yani
Ali’ye.(aleyhisselam) Göklerdeki ve yerdeki herşeyin hazinesi ve emanetdârı olarak

Ali’yi(aleyhisselam) karar kıldı. “Bilin ki herşey Allah’a doğru seyreder. (3)”(4)

(1) Mübarek “Şura” suresi 52. ayeti şerife.
(2) (3) Mübarek “Şura” suresi 53. ayeti şerife.
(4) Tefsir ul Kummi r.a. c2 sf 280.
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 08-05-2016, 03:29
sürgündeki şia sürgündeki şia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 560
sürgündeki şia is an unknown quantity at this point
Standart İmamların Annesi Fatima aleyhisselam'ın Nuru Allah (c.c)'nin nurudur.

İmamların Annesi Fatima aleyhisselam'ın Nuru Allah (c.c)'nin nurudur.

Cabirden oda Abdullahın babasından Aleyhisselam, buyururlar ki; dedim ki, Fatimat-üz Zehra selamullahi aleyhaya niye Zehra selamullahi aleyha ismi verildi. Buyurdular ki: Çünkü Allah azze ve Celle onu kendi azamet nurundan yarattı. Ve o ışık doğduğunda Gök ve yer onun nuruyla aydınlandı. Ve melekler görmez oldu. Melekler Allaha (ceddü celal) secdeye kapıldı. Buyurdular ey ilahimız ve Seyyidimiz Bu ne nurudur. Allah (c.c) onlara Vahy etti, buyurdu ki: Bu Nur benim nurumdandır,
Kaynak: Kitap Ulumil-El-Avalim.
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 10-02-2017, 12:51
meclisi meclisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 28
meclisi is on a distinguished road
Standart

Seyit Şerefuddin, Te’vil-ul Ayet-ul Zahire Fil İtreti Tahire ki- tabında İmam Musa Kazım aleyhisselâm’ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Allah Tebarek ve Teâlâ, Muhammed sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem’in nurunu, kendi azamet ve celalinden yardığı nurdan yarattı. O nur, Allah’ın, Musa aleyhisselâm’a Tur-i Sina’da tecelli eden nuruydu. Musa aleyhisselâm’ın onu görmeye kudreti olmadı. Öyle ki bu nurun tecelli etmesiyle Musa aleyhisselâm feryat edip, baygın bir şekilde yere düştü. Allah Tebarek ve Teâlâ, Resûlûllâh sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem’in nurunu var etmek istediği zaman, o nuru ikiye böldü. Bunların birincisinden Resûlûllâh sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem’in nurunu, diğerinden ise İmam Ali aleyhisselâm’ın nuru- nu var etti. Bu ikisinin dışında hiçbir şeyi o nurdan var etmedi. Allah-u Teâlâ bu ikisini, kendi kudret eliyle var etti. Onlara kendi nefsinden üfledi ve onların suretini kendi suretine benzetti. Onları kendisi gibi yaptı. O ikisini yarattıklarına şahit ve kendi vekili olarak mahlûkatının içine gönderdi. Onlar, mahlûk içinde Allah’ın gören gözleri, konuşan dilidirler. Allah-u Teâlâ kendi ilmini onlara verdi ve kendi kudretini onlara öğretti. Gizli ve aşikâr olan her şeyi onların emrine sundu. Onlardan birini, kendine nefs, diğerini ise ruh karar kıldı. O ikisini, birbirini destekleyen ve onaylayan etti. Öyle ki eğer biri olmasaydı, diğeri hiçbir zaman olmayacaktı. Onların zahirleri beşere benzer, fakat batınları lahutidir. Mahlûkat onları görmeye tahammül edebilsinler diye maddi şekillerde zahir olup, yaratılan her şeye madde heykellerinden göründüler. Allah-u Teâlâ’nın “İnsanların giydiği elbiseleri, onlara da giydirdik.” (Enam Suresi 9) ayeti bunun delili ve şahididir.
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 10-02-2017, 12:58
meclisi meclisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 28
meclisi is on a distinguished road
Standart

İmam aleyhisselâm şöyle buyurdu: “O ikisi, Âlemlerin Rab- binin makamındadır. Onlar, var olan mahlûkatın tamamını ya- ratanın hicaplarıdır. Allah yaratılışı onlarla açtı ve takdirleri ve mukadderatı yine onlarla sonlandıracaktır. Sonra Fatımat- uz Zehra selâmullahi aleyha’nın nurunu, Resûlûllâh sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem’in nurundan var etti tıpkı Resûlûllâh sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem’in nurunu kendi nurundan var ettiği gibi. İmam Hasan aleyhisselâm ve İmam Hüseyin aleyhisselâm’ın nurunu, Fatımat-uz Zehra selâmullahi aleyha ve İmam Ali aleyhisselâm’ın nurundan bir kandilden nur alır gibi alıp var etti. Bunlar nurdan var edilmiş olup; nesilden nesi- le, babaların sulbünden, diğer babanın sulbüne; annelerin rah- minden, diğer annelerin rahmine intikal etmişlerdir. Onlar sizin gibi kokuşmuş aşağılık ve necis bir nutfeden değillerdir. Onlar, temiz sulplerden temiz rahimlere nurlar şeklinde intikal etti- ler. Onlar seçilmişlerin seçilmişleri, cevherlerin cevheridirler. Allah onları, kendisi için seçip ve ilminin hazinedarları ve ya- rattıklarına ulaştırıcısı (kavuşturucu) karar kıldı. Allah-u Teâlâ görülmekten, idrak edilmekten, tanınmaktan, keyfiyetten, ay- niyetten münezzeh olduğu için, onları kendi makamına oturttu. Böylece onlar, ondan (Allah’tan) konuşur ve haber verirler.On- lar, Allah’ın emir ve nehiylerinde tasarruf sahibidirler. Ayet (ni- şane, delil) ve mucizeler onlardan göründü (zuhur etti). Allah-u Teâlâ kendisini kullarına onlarla ve onlardan tanıttı. Allah-u Teâlâ’ya onlarla itaat edilir. Eğer onlar olmasaydı, Allah-u Teâlâ tanınmaz ve Rahman’a nasıl ibadet edileceği bilinmezdi. Allah-u Teâlâ bu işi kendi dilediği gibi yapar.“O, yaptığından dolayı sorgulanamaz fakat onlar sorgulanırlar.”
(Enbiya suresi 23)(Tevi’l-ul Ayat c.1 s.397 h.27; Bihar-ul Envar c.23, s.28 h.24; Tefsir-ul Burhan c.3 s.193 h.7)
(19)
Alıntı ile Cevapla
  #21  
Alt 10-03-2017, 08:09
Ali Şiası Ali Şiası isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 393
Ali Şiası is an unknown quantity at this point
Standart On Dört Masum aleyhimusselam’ın bir olduğuna dair…

On Dört Masum aleyhimusselam’ın bir olduğuna dair…
Muhammed Bin Hicare’den nakledilir ki:
“Bir gün Hz. İmam Hasan aleyhisselam’ı gördüm ki, O’nun (aleyhisselam) yanından bir ceylan sürüsü geçmekte idi. İmam (aleyhisselam) onları çağırdığında hepsi birden cevap vererek; gelip O hazretin (aleyhisselam) önünde durdular. Ben arz ettim: Ey Allah Resulü’nün (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) Evladı (aleyhisselam)! Bunlar vahşi hayvanlardır, bize gökyüzünden bir mucize gösterin.
Hz. İmam Hasan aleyhisselam gökyüzüne baktı, sanki gökyüzünün kapıları açılmış gibi oldu ve bir nur inerek Medine şehrindeki bütün evleri sardı ve evler öyle bir sallanmaya başladı ki, nerdeyse yıkılacaklardı. Biz: Ey Allah Resulünün (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) Evladı (aleyhisselam)! Onu geri döndürün, diye arz ettik. Hz. Hasan aleyhisselam buyurdular: “Biz (aleyhimusselam) evvel ve ahiriz, bütün mahlûkata emir veren Biziz (aleyhimusselam). Biz (aleyhimusselam) nuruz, ruhanileri (melekleri) nurlandıran Biziz (aleyhimusselam). Sevindiren ve müjdeleyen Biziz (aleyhimusselam). Nurun meskeni ve madeni Biziz (aleyhimusselam). Bizim (aleyhimusselam) sonuncumuz birincimiz ve birincimiz sonuncumuz gibidir. (Yani; on dört masumun hepsi bir nurdur ve hepsi aynı makama sahiptir, asla birinin diğerinden zerre kadar bile fark veya ayrıcalığı yoktur)

Kaynak: Nevadir-ul Mucizat; s.103/ Delail-ul İmamet; s. 168/ Medinet-ul Meaciz; c. 4, s. 236/ El-Katre; c. 1, s. 435.
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 11-06-2017, 03:04
abruy abruy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Jul 2017
Mesajlar: 2
abruy is an unknown quantity at this point
Standart

Şeyh Saduk rahmetullahi aleyh’in Kemal-ud Din kitabında,Ebu Hamza Sumali İmam Seccad aleyhisselam’ın şöyle buyurduğu nakletmiştir: “Şüphesiz Allah-u Allah-u Teâlâ,Resulullah sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem'i,İmam Ali aleyhisselam’ı ve onbir imam aleyhimusselam’ı kendi azamet nurundan var etti. Bunların ruhu,kendi nurunun aydınlığında, yaratılıştan (Hılkatten) önce ibadet halindeydi. Allah’ı tesbih ve takdis ile meşgul idiler. Onlar, Al-i Muhammed'den olan (Allah’ın selam ve salavatı Onun ve Ehl-i Beytinin üzerine olsun) hidayet imamlarıdır.”
Kaynaklar: Kemal-ud Din c.1 s.318 h.1;el KATRE 2. CİLT . (676/4) Bihar-ul Envar c.25, s.15, h.28;Muntaheb-ul Eser, s.40, h.73; Usul-u Kâfi, c.1, s.530, h.6 .
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 06-25-2018, 07:11
meclisi meclisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 28
meclisi is on a distinguished road
Standart

Cabir bin Abdullah-i Ensari,Resulullah sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem 'in şöyle buyurduğunu nakledilmiştir: “Allah-u Allah-u Teâlâ beni,İmam Ali aleyhisselam’ı, Fatimat-uz Zehra aleyhasselamı,İmam Hasan ve İmam Hüseyin aleyhimeselamı bir nurdan varetti. Sonra O nuru sıktı ve ondan şialarımızı çıkardı. Biz, Allah’ı tespih ettik;şialarımız da tespih ettiler. Biz, Allah’ı takdis ettik;şialarımız da Allah’ı takdis ettiler. Biz, Allah’ın birliğine davet ettiğimizde şialarımız da takip ettiler. Biz, Allah’ı övdük; şialarımız da övdüler. Biz, Allah’ı bir bildik, şialarımız da Allah’ı bir bildiler. Sonra Allah-u Allah-u Teâlâ gökleri, yeri ve melekleri yarattı. Yüz sene geçmesine rağmen meleklerin ne tesbihten ne de takdisten bilgileri vardı. Sonra Biz, Allah’ı tesbih ettik; şialarımız bizim tesbihimiz ile tesbih ettiler; böylece melekler tesbihi şialarımızdan öğrendiler. Biz, Allah’ı takdis ettik; şialarımız bizi takip edip takdis ettiler; böylece melekler Allah’ın takdisini Şialarımızdan öğrendiler. Biz, Allah’ı tahlil ve temcid ettik; şialarımız bizi takip etti; melekler de şialarımızdan Allah’ı övmeyi, tahlil etmeyi öğrendiler. Biz, Allah’ın birliğine taptık ki o zaman birliğe tapan yoktu; şialarımız bizim birliğimizle Allah’ın birliğine taptılar; melekler de şialarımızdan Allah’ın birliğini öğrendiler. Öyleyse Allah-u Allah-u Teâlâ, bize ve şialarımıza nasıl imtiyaz/ayrıcalık vermişse, A'la İlliyyin'de de yer verecektir. Allah-u Allah-u Teâlâ, bizi ve şialarımızı seçtiği zaman ne cisim ne de cismin sahibi vardı. Allah bizi çağırdı, biz cevap verdik. Biz ve şialarımız tövbe ve istiğfar etmeden Allah bağışladı.”
Kaynaklar:
El Muhtazar s.112;Bihar-ul Envar c.27 s.131 h.122; Cami-ul Ahbar s.10; Bihar-ul Envar c.26 s.343 h.16; Keşf-ul Ğumme’de de bu hadis nakledilmiştir. EL KATRE, Cilt. 2. (712/40)
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 06-25-2018, 07:13
meclisi meclisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 28
meclisi is on a distinguished road
Standart

Muhammed ibni Sinan diyor ki; İmam Muhammed Takî aleyhisselam’ın yanına giderek şiiler arasındaki ihtilafa değindim. Buyurdu ki; Ey Muhammed! Allah ezelden beri vahid ve tekti. Sonra Muhammed, Ali ve Fâtıma’yı yarattı ve bin asır beklediler.

Sonra bütün herşeyi yarattı ve varlıkların yaratılışını onlara gösterdi. Onlara itaat olunmasını da farz kıldı. Onlar dilediklerini helal ederler ve dilediklerini de haram ederler. Ve onlar sadece yüce Allah’ın istediklerini isterler.

Sonra buyurdu ki; Ey Muhammed! Bu öyle bir inançtır ki bundan öne geçenler helak olur, geri de kalanlar zayi olur,her kim buna uyarsa (bize) katılır. Bu inanca sarıl ey Muhammed!”
Usul ü Kâfi c1 sf 441
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 07-13-2018, 04:37
aliyen veliyullah aliyen veliyullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 393
aliyen veliyullah is an unknown quantity at this point
Standart

İbni Abbas şöyle rivayet eder: Resulullah sallallahu aleyhi ve alihinin yanındaydık. O esnada Ali aleyhisselam geldi. Nebi sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem onu gördüğünde yüzüne tebessüm etti ve şöyle buyurdu:Allahın kendisini babası Ademdem kırk bin sene önce yarattığına merhaba!

Arz ettim:Ya Resulullah! Oğul babadan önce olabilir mi?

Resulullah Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem şöyle buyurdu: Evet. Allah beni ve Aliyi bu müddette Ademi yaratmadan önce nur olarak yarattı.

O nuru iki kısma böldü,her şeyden önce beni bir kısmından Aliyi de diğer kısmından yarattı. Her şeyin nuru benim ve Alinin nurundandır.

Sonra bizi arşın sağ tarafına yerleştirdi. Sonra melekleri yarattı. Biz tespih (subhanallah) ettik melekler tespih ettiler,biz tehlil (la ilahe illallah) ettik melekler tehlil ettiler,biz tekbir (allahu ekber) getirdik melekler tekbir getirdiler. O benim ve Alinin öğretmesiyle oldu. Meleklerin tespihi,tehlili ve tekbiri bizden öğrenmeleri Allahın geçmiş ilminde mevcuttu. Bütün her şeyin Allahı tespih etmesi ve tekbir getirmesi benim ve Alinin öğretmesiyledir. Benim ve Alinin seveninin cehenneme girmemesi, Allahın geçmiş ilminde mevcut olması gibi bana ve Aliye buğz edenin de cennete girmemesi Allahın ilminde mevcuttu.


Kaynak: Muhtezer, sayfa. 286.

قال ابن عباس: كنا عند رسول الله صلى الله عليه و آله فأقبل علي عليه السلام فلما رآه النبي صلى الله عليه و آله تبسم في وجهه و قال: مرحبا بمن خلقه الله قبل أبيه آدم بأربعين ألف عام. قلت: يا رسول الله أ كان الإبن قبل الأب قال صلى الله عليه و آله: نعم إن الله خلقني و خلق عليا قبل أن يخلق آدم بهذه المدة نورا فقسمه نصفين فخلقني من نصف و خلق عليا من النصف الآخر قبل الأشياء فنورها من نوري و نور علي ثم جعلنا عن يمين العرش ثم خلق الملائكة فسبحنا فسبحت الملائكة و هللنا فهللت و كبرنا فكبرت و كان ذلك من تعليمي و تعليم علي و كان ذلك في علم الله السابق أن الملائكة تتعلم منا التسبيح و التهليل و التكبير و كل شيء سبح الله و كبره فبتعليمي و تعليم علي و كان في علم الله السابق أن لا يدخل النار محب لي و لعلي و كذا كان في علمه أن لا يدخل الجنة مبغض لي و لعلي. المصدر: المحتضر ص 286.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 06:11


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.