aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | KADIN, AİLE VE HİCAB | KADININ AİLE VE TOPLUMDAKİ YERİ

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 11-21-2018, 09:47
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.439
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart İslam’da Evlilik

İslam’da Evlilik

Hazreti İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur; Herkim, geçim sıkıntısı korkusuyla evlenmezse, Allah’a karşı suizan etmiştir. Zira Allah’u Teâlâ evlenene yardım edeceği konusunda vaade bulunmuştur.
(Vesailu’ş-Şia, c 14, s 6 ve7.)

Hemen her ailenin ailevi problemlerinden biri de genç nesille olan sorunlar ve aile içi fikir uyuşmazlığı sonucu ortaya çıkan kopukluklardır. Bu kopukluklar, aile içinden başlayıp, topluma yansımakta ve toplumsal bir sorun haline dönüşmektedir.

Bizler, aile olarak gençlerimizin iyi bir hayat sürebilmesi için bütün imkânları sağladığımızı düşünmemize rağmen, gençlerimiz bizim amaçladığımız hedef doğrultusunda hareket etmemekte ve ortaya birçok sorun çıkarmaktadırlar. Acaba, biz nerede yanlış yapıyoruz ki şu an kız veya erkek genç neslin %90’nı evlilik için 30 yaşını, ideal evlilik yaşı olarak görüyor.

Eğer bir bekâr erkek, evlilik yaşını geciktirirse, bu bekâr kızlar içinde bir takım zararlar getirir, zira bekâr kızlar erkeklere evlenme teklifi edemez, bu örfte iyi karşılanmaz ve hayırlı biri onunla evlenmek isteyene kadar beklemek zorunda kalacaktır.

Bunun dışında şuan yeryüzünün birçok yerinde bazı radikal gruplar sırf kabilelerinin çokluğu için evlilik yaşını normalin üstüne çıkarmamakta ve her bir aile en az sekiz çocuk dünyaya getirmektedir.

Biz Müslümanlar içinde çok çocuk demek, gericilik olarak algılanıyor. Küçük yaşta evlilik, erken evliliğe hayır sloganlarını biraz fazla abartmadık mı? Adama binanın üstünden fazla öne doğru gelme düşersin diyorlar, adam geri geri o kadar fazla gidiyor arka taraftan düşüyor. Erken evliliğe hayır dediysek artık kırk yaşında çiçeği burnunda bir gelin tablosu görmeyi istemezdik herhalde. Dolayısıyla Müslüman genç ve genç kız, yaşı geldiğinde evlenmeli ve Müslüman nesli çoğaltmalıdır.

Peygamberimiz (s.a.a) buyurmuştur; evlenin çoğalın, ben kıyamet günü sizin çokluğunuzla övüneceğim.

Yine diğer bir hadiste şöyle buyurmuştur; İslam açısından hiçbir bina evlilik binasından daha sevimli değildir.

(Vesailu’ş-Şia, c 14, s 3.)

İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur; Dünya ve dünyadaki şeyler, benim olsa dahi, bir gece eşim olmadan kalmayı istemem.
(Vesailu’ş-Şia, c 14, s 3.)

Hazreti Resululllah (s.a.a) diğer bir hadiste şöyle buyurmuştur; Kadınlar, evlilikten uzak durmasınlar ve kendilerini bekletmesinler. (Vesailu’ş-Şia, c 14, s 112.)

İslami hükümleri doğru anlayıp, günlük yaşamda da doğru bir şekilde uygulayabilmek çok önemlidir, nitekim birçok meselede olduğu gibi evlilik olayında da hükümler doğru anlaşılmamış veya suistifade edilmiştir. İslam, evlilik öncesi bir erkekle bir kızın, evlilik için konuşmasına, tanışmasına izin vermiştir zira ilerde beklemedikleri bir sorun çıkma olasılığını en aza indirgeyebilsin.

Ancak günümüzde bu izin biraz çığırından çıkmış durumda, evlilik bahanesiyle sayısız insanla sevgili olup, ardından yok biz anlaşamayız diye kestirip atmaların faturaları, yine bu gençlerin kendisine mal oluyor. Nasıl mı? Evlilik yaşına gelmiş bir genç kıza veya bir gence, eş seçimi konusunda yardım etmek istediğinizde uygun biri yok diyorlar. Çünkü o uygun birileri ondan önce otuz kişiyle konuşmuş, hatta en yakın arkadaşıyla konuşmuş olduğu için evlenecek kimse kalmamıştır.

Sen bir kızla konuştun hiçten bahanelerle evlenmedinse, diğer bir genç için engel oluşturdun, yine senin arkadaşın konuştuğu kızla evlenmedi. O kız, senin için belki çok uygun bir eş olacaktı ama arkadaşınla konuştuğu için onu istemiyorsun. Bu konuda bu şekilde İslami izinlerden suistifade edilecek olursa, yakında kimse evlenecek birini bulamayacak. Eskiden bekâr gençler, bir kızla evlenmek istediğinde, ona evlenme teklifi eder, ailesiyle tanışır ve aile izniyle evlilik için tanışma ve konuşma faslına geçer, birkaç görüşmeden sonra evlenirlerdi.

Şimdi genç önce arkadaş olalım diyor kızın kendisine, sonra sevgili olalım, birkaç yıl sonra evlenmeye karar verip vermediğini belirtiyor. Bu tamamen Avrupa kültürünün benimsenip uygulanmasından başka bir şey değildir. Evlilik dört dörtlük bir eş bulmak demek değildir. Birbirini anlayabilecek, birbirlerine tahammül etmek ve karşılıklı fedakârlıklarla bu ilahi kutsal sünneti sonuna ulaştırmaktır.

İki farklı insanın iki ayrı düşünce sahibinin ilahi imtihanlarla dolu bu dünya yaşayışı içerisinde, Allah’a ulaşmak için birbirinin kolundan tutmaktır evlilik.

Eğer insanlar İslami hükümleri doğru olarak pratik hayata dökebilseler, gençler geçici heveslerden uzak durup, evleneceği kızı İslami desturlara göre seçebilirse, genç kızlar evlilik konusunda gösteriş, zenginlik, desinler, dillere destan düğün, gibi takıntılarından vazgeçebilirse, evlilikte iman, ahlak, maneviyat gibi değerlere daha çok dikkat edilirse, o zaman İslami bir yaşam evlilikle başlayıp, sonuna kadarda devam edecektir.

Eskiden bir tane düğün, bir defa gelinlik giymek, bir defa halkı toplamak ve bir defa yemek vermek vardı, şimdi bu beş defaya çıkmış durumda, sadece farkı şu; gelinlikler nişanda farklı, kınada farklı, sözde farklı, düğünde farklı renkte olacak, birde isimler farklı olacak yani söz, nişan, nikâh, kına, düğün.

Ama sonuçta hepsine düğün salonu tutulacak, hepsinde yemek verilecek, hepsinde halk toplanacak… Bunlar sadece gösteriş ve israf olmakla kalmıyor gençleri de maddi sıkıntıdan dolayı evliliği hayal olarak görmeye sevk ediyor.

Bunlara, yani kız ve erkek tarafından evlilik için oluşturulan bu engellere, toplumsal olarak el atılmalı ve buna topyekûn bir çözüm bulunmalıdır.

Önemli bir konuda şu ki; artık insanlar, diğer insanların evliliğine vesile olmaktan çekinmekte ve sorumluluk altına girmekten veya taraflarca ilerde suçlanmaktan korkmaktadırlar, işte bu yüzden gençler artık internette kendileri tanışmayı istiyor ve tabi bu beraberinde birçok olumsuzluğu da getiriyor.

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur; En iyi şefaat ve vesile olmak, iki insanın evliliği için arabuluculuk yapması ve Allah’ın nikâh ile bu iki kişiyi birleştirerek, evlenmelerine vesile olmaktır.
(Furu-u Kâfi, c 5, s 331.)

Hazreti Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur; Bekâr olan erkek ve kızlarınızı evlendirin ki Allah onların ahlaklarını düzeltsin ve rızıklarını çoğaltsın, onların mürüvvetlerini çoğaltsın. (Biharu’l-Envar, c 100, s 222.)

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur; Her kim, eşi olmayanı eş sahibi yaparsa, Allah’ın (rahmet nazarı il) nazar ettiği kimselerden olur. (Furu-u Kâfi, c 5, s 331.)

Yine Peygamber efendimiz (s.a.a) şöyle buyurmuştur; Her kim, iki müminin birbirlerine kavuşabilmeleri yani evlenmesi için çaba harcarsa, Allah, her biri durr ve yakuttan saraylarda bulunan bin tane ‘‘Huru'l Ayn’’ ile onu evlendirir. Ve bu yolda attığı her adım için veya söylediği her kelime için gündüzleri oruç ve geceleri ibadetle geçirilmiş bir yıl ibadetin sevabını onun için yazar. ( Tahriru’l-Vesile, c 2, s 241.)

Toplum olarak, evlilik olayına yeniden İslami bir bakışla bakarak, hurafe ve yanlışları ortadan kaldırmalı ve Peygamber efendimizin (s.a.a) sünnetini gerçek öz şekliyle canlandırmalı ve yaşatmalıyız.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11-21-2018, 10:22
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.439
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Evlilik

Evlilik
Evlilik bir diğer adıyla nikâh, iki ayrı cinsten olan fertlerin gerekli şer’i şartların yerine getirilmesiyle oluşan eşlik (karı koca) bağıdır ve bu bağ gereğince erkek ve kadın arasında mahremiyet oluşmasının yanı sıra birbiri arasında ahlaki ve hukuki taahhütler meydana getirir. Evliliğin gerçekleşmesi için nikâh akdi okunmalıdır, tarafların razı olması yeterli değildir. Semavi dinlerde evlilik ve mahremiyet dışı gerçekleşen her türlü cinsel ilişki yasaklanmıştır.
Kuran-ı Kerim ayetlerinde ve Ehlibeyt’ten (a.s) rivayet edilen hadislerde evlilik ve aile kurmaya yönelik çok fazla tavsiyeler bulunmaktadır. Öyle ki İslam Peygamberi (s.a.a), gençken evlenen kişinin dininin yarısını (belki üçte ikisini) koruduğunu bildirmiş, ümmetinin en kötülerinin bekarlar (evlenmediğinden dolayı cinsel baskıya maruz kalan kişiler) olduğunu belirtmiş, bunun yanı sıra nikâh sünnetinden sırt çevirenleri ise kendisinden bilmemektedir. Ayrıca fakirlik ve yoksulluk korkusuyla evlenmemeyi de özür olarak kabul etmemiş ve bunu Allah'a karşı suizan olarak nitelendirmiştir.
İslam dininde evliliğin birçok hükmü bulunmakta ve mahremiyet, cinsel ilişki, mihr, nafaka, miras, boşanma, iddet bekleme ve cariye meseleleri gibi farklı konularla ilintilidir.

Tanımı
Evlilik kelimesinin sözlük anlamı çift olmak, eş almak ve kocaya varmaktır. Örf ve şer’i literatürde ise evlilik anlaşması yapmak ve bu anlaşma esasınca erkek ve kadın arasında bir mahremiyetin oluşmasının yanı sıra birbiri arasında ahlaki ve hukuki taahhütleri de meydana getirmektedir ki bu hukuki ve ahlaki taahhütleri yerine getirmemenin cezası ve azabı bulunmaktadır.[1] Eşler arasındaki bu akit Kuran’da “nikâh” olarak da adlandırılmış ve iki ayrı manada kullanılmıştır: 1. Cinsel İlişki[2] 2. Evlilik Akdi (anlaşması).[3]

Evliliğin Önemi
Evlilik, bütün dinlerde özel kanun ve kurallara göre meydana gelmektedir ve İslam dini diğer toplumların bu konudaki adet ve göreneklerine saygı göstermiştir. (لکلِّ قوم*نکاحٌ)[4]
İslam dininde insanlar aile kurmaya (evliliğe) teşvik edilmiş ve herkes eşsiz insanların evlenmesini sağlayacak hazırlıkları yerine getirmekle muvazzaf kılınmıştır.[5] Bu konuda (evlilik hazırlıklarını yapmak) özellikle babaların vazife ve sorumlulukları çok ağır olup, üşengeçlik yapmaları durumunda evlatlarının doğru yoldan sapma ve günahlarına ortak olacaklardır. Aynı şekilde toplumun diğer fertlerine başlık parası ve benzeri şeylerden oluşan evlilik harcamalarında kolaylık sağlamaları tavsiye edilmiştir.
Rivayetlerde başlık parasının yüksek tutulması kadının uğursuzluğu olarak belirtilmiş ve kadının yaşam masraflarının yüksek ve ağır olması da kadının uğursuzluğunun alametlerinden biri olarak gösterilmiştir. Allah-u Teâlâ evlilik kanunlarını koyarken insanlara kolaylık sağlamış ve bu kolaylık sağlamayı da Hz. Şuayb’ın (a.s)[6] diliyle insanlara tavsiye etmiştir.
Kuran-ı Kerim’de fakirlik ve yoksulluğun evliliğe engel olmaması gerektiği buyrulmaktadır zira, Allah-u Teala kendi fazlıyla insanı zenginleştirir.[7]
Enbiyalar şehvetin, zina, istimna (mastürbasyon) ve eşcinsellik gibi meşru olmayan yöntemlerle söndürülmesini (giderilmesini) yasaklamıştır. Kuran-ı Kerim doğal yollardan (evlilik) şehvetlerini tatmin etme yolunu terk eden ve eşcinselliğe yönelen Lut kavmini, haddi aşan[8] ve müsrif[9] bir topluluk olarak nitelemiştir. Diğer ayetlerde ise şehvetin meşru olmayan yollarla tatmin edilmesi çirkin ve kötü yol unvanları ile tabir edilmiştir.[10]

Cahiliyet Döneminde Evlilik
Cahiliyet döneminde Makt nikâhı, Hadn nikâhı ve Şigar nikâhı gibi çeşitli evlilikler revaçtaydı.[11] Kur’an Kerim’de cahiliye döneminde gelenek olan nikâhlara işaret edilmiştir:

Normal durumlarda evlilik müstehaptır (sünnettir), ama bazı yan etkenlerden dolayı haram, farz, mekruh veya mübah olmaktadır; örneğin harama düşmekten korkulursa veya bir zararın vuku bulmasıyla evlilik farz olur ve dört eş sahibi (daimi evlilik) olmakla bir eş (daimi) daha almak haram olur. Aynı şekilde şehvetin yok olmasıyla evlilik mekruh olur ve iki eşi maslahatın olmasıyla da evlilik mubah olur.[25]

Kuran Ayetlerinde Evliliğin Etkileri
Kuran-ı Kerim’de «زوج» (eş) maddesi ve türevleri seksen defa, “nikâh” kelimesi ve türemişleri ise 23 yerde geçmektedir. Kur’an’da evlilik hakkında «استمتاع» (yararlanma) kelimesinden de istifade edilmiştir. Ayrıca talak, zehar, iyla, iddet, mer’e, ba’l, nisa, zeker ünsa, ihsan, sidak, mihriyye, ecr, mes, tahrim ve ihlal kelimeleri de evlilik konusunun kapsamlı konuları arasında yer almaktadır. Kur’an-ı Kerim’de işaret edilen evliliğin fayda ve hedefleri şunlardan ibarettir:
1- Hükümlerin birçoğunun mukaddimesi olan soy ve nesebi koruma.
2- Huzur ve sükûnete kavuşmak.
3- Beşer türünün varlığını sürdürmesini sağlamak.[26]
4- Salih evlat sahibi olmak.[27]
5- Meveddet ve Rahmet.[28]
6- Cinsel ihtiyaçların giderilmesi.
7- Günahtan korunmak.[29]
8- Rızkın artması.[30]
Toplumda bazı fertler evlilik sonrasında değil zengin olmak, belki daha da fakirleşiyorlar. Eğer bu ayet-i kerime ilahi vaadin tazmini ise bu durumda vaadin gerçekleşmemesi verilen vaadin yerine getirilmemesi anlamına gelir ve bu da kötüdür. Bazıları bu ayetteki vaat için ilahi meşiyyetin takdirde alınmasına inanmaktadırlar.
Yani, evlilik sonrası eğer Allah Teâlâ isterse onları zengin kılar; nitekim Tevbe suresinin 28. ayetinde zenginlik ve muhtaç olmama gibi ilahi vaat için Allah’ın meşiyyetine vurgu yapılmıştır. «وَ*اِن خِفتُم عَیلَةً فَسَوف یغنیکُمُ اللّهُ مِن فَضلِه اِن شاءَ*...»
Burada şöyle söylenebilir: Nasıl evli insanların ihtiyaçsızlık ve zenginliği ilahi meşiyyete bağlı ise bekâr, eşi olmayan insanların da ihtiyaçsızlığı ve zenginliği ilahi iradeye bağlıdır. Öyleyse Allah Teâlâ nın evli insanlara verdiği bu vaat ne tür bir vaattir? Zira evli insanlar nasıl ilahi iradeyle (zengin ve fakir olarak) ikiye ayrılıyorsa bekâr ve eşi olmayanlar da iki kısma ayrılmaktadır. Bu sorunun cevabı şudur: İnsanlar genellikle evliliği ve aile bireylerinin çokluğunu fakirliğin ve bekârlığı ise birikim yapmanın sebebi olarak görmektedirler. Ayet-i kerime bu tevehhümü kalplerimizden silip atmamızı ve gerçek rızık sahibinden gafleti ortadan kaldırmak istemekle birlikte bizlere; insanın malının bereket ve çokluğunun bazen evlilikte olacağını ve bazen de insanın (aile fertlerinin azlığı veya bekar olması) her ne kadar çabalasa bile onun maişetinde bir ilerleme kaydedemeyeceğini anlatmak istemektedir.[31] Ayrıca eş ve çocukların geçimini temin etmeyi üstlenmek onda sorumluluk hissi, vakti iyi değerlendirme ve izzet ve itibar kazanmasını sağlamaktadır. Bundan dolayı “Allah onları lütfuyla zenginleştirir”[32] ayeti bazen aile kurmayla fakirliğin onun hayatından çıkıp gideceğini vurgulamaktadır; her zaman için evliliğin fakirliği yok ettiğini vaat etmemektedir, yoksa bu durumda “Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar.”[33] ayetiyle tezat içinde olurdu.[34] Fahrı Razi bu ayetin “Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir” ilahi bir vaadi tazmin etmediği; belki bu ayetin içeriğinin fakirliğin evliliğin önüne geçen bir korku unsuru olmaması gerektiğine inanmaktadır; zira mal fanidir ve asıl baki kalan Allah’ın fazlıdır ki bu fazlın ve lütfun peşinde olmak mal peşinde koşmaktan daha hayırlıdır.[35] “De ki: “Ancak Allah’ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır.”[36]

Ehlibeyt (a.s) Rivayetlerinde Evliliğin Etkileri
Rivayetlerde de evlilik hakkında faziletler ve çokça tavsiyelerde bulunulmuştur ve onlardan bazıları şunlardan ibarettir:

* İslam’dan sonra en büyük nimet evliliktir.[37]
* Allah Resulünün (s.a.a) sünneti.[38]
* Genç yaşta evliliğe teşvik.[39]
* Başlık parasının düşük tutulması.[40]
* Allah katında en güzel oluşum aile kurmaktır.[41]
* Evli birinin kıldığı namazın bekârın kıldığı namazdan yetmiş kat daha hayırlı olması.[42]
* Rızkın çoğalma sebebi.[43]
* Halvette sevgi ibraz etmeye tavsiye. [44]
* İnsanın eşine hizmet etmesi, günahların bağışlanmasına ve çok fazla sevap elde edilmesine sebep olur.[45]
* Eşle geçinmede itidalli olmak (incinme ve üzülmelerin meydana gelmemesi için).[46]
* İnsani değerlerden biri de insanın eşine karşı şefkatli ve bağışlayıcı olmasıdır.[47]
* İnsanın eşine saygı göstermesi ilahi keramete mazhar olmasına yol açar.[48]
* İnsanın eşine muhabbetini ibraz etmesi imanının kemalinin göstergesidie.[49]
* Eş seçiminde özgür olmak.[50]
* Erkeğin tatlı dil ve sözleriyle eşine sevgi göstermesi. [51]
* Mali durumunun iyi olması durumunda erkeğin ailesine karşı eli açık olmalı (tabi eğer israfa yol açmayacaksa).[52]
* Ailenin yanında olmanın fazileti ve sevabı.[53]
* Kadının eşine itaat etmesi tavsiyesi.[54]
* Evliliği ertelemenin nehiy edilmesi.[55]
* Ümmetin en kötülerinin bekârlar oluşu.[56]

Kaynaklar:
1- Teşkili Hanivade der İslam, s. 19 ve et-Tahkik, c. 12, s. 234, “Nekehe”.
2- Bakara Suresi, 230 ve Nisa Suresi, 6.
3- Nur Suresi, 32.
4- Tehzibu’l Ahkam, c. 8, s. 29 ve el-Hadaik, c. 24, s. 330.
5- «و*اَنکِحُوا الاَیمی مِنکُم والصّلِحینَ مِن عِبادِکُم و اِمائِکُم*...» Nur Suresi, 32.
6- Kasas Suresi, 27.
7- «اِن یکونوا فُقَراءَ یغنِهِمُ اللّهُ مِن فَضلِهِ*...» Nur Suresi, 32.
8- «و*تَذَرونَ ما خَلَقَ لَکُم رَبُّکم مِن اَزوجِکُم بَل اَنتُم قَومٌ*عَادون» Şuara Suresi, 166.
9- «اِنَّکم لَتَأتونَ الرِّجالَ شَهوَةً مِن دونِ النِّساءِ بل اَنتم قَومٌ مُسرِفون» Araf Suresi, 81.
10- İsra Suresi, 32, Neml Suresi, 54.
11- Buluğu’l İreb, c. 2, s. 45.
12- Rovzu’l Cenan, s. 5, s. 295 ve et-Tefsiru’l Kebir, c. 10, s. 10.
13- Mecmeu’l Beyan, c. 3, s. 44 ve Tefsiri Kummi, c. 1, s. 162.
14- Fethu’l Bari, c. 9, s. 150; Fıkhu’s Sünne, c. 2, s. 8 ve Neylu’l Evtar, c. 6, s. 300.
15- Maide Suresi, 5.
16- Cevahiru’l Ukud, c. 2, s. 3; Fıkhü’s Sünne, c. 2, s. 8.
17- Bakara Suresi, 231 - 232.
18- “İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru olanı yapmalarında size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” Bakara Suresi, 234.
19- el-Keşşaf, c. 1, s. 491.
20- Nisa Suresi, 20 - 21.
21- el-Mizan, c. 5, s. 98.
22- “Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, “Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyordun. İçinde, Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha lâyıktı. Zeyd, eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda müminlere bir zorluk olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir.” Ahzab Suresi, 37.
23- “… Zeyd, eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda müminlere bir zorluk olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir.” Ahzab Suresi, 37.
24- Tefsiri Numune, c. 17, s. 322.
25- Cevahiru’l Kelam, c. 29, s. 33.
26- el-Mizan, c. 13, s. 88.
27- “Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir… Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin…”Bakara Suresi, 223; Bakara suresinin 187 ayetindeki “Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın.” ibaresinden kasıt birçoğuna göre evlat talep etmektir. Allah Teâlâ’dan salih evlat talep etmek Kur’an’ın farklı konularında beyan edilmiştir. Araf suresinin 189. ayetinde anne ve baba ağzından şöyle nakledilmiştir: “Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah’a, “Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız” diye dua ederler.” Başka bir ayet-i kerimede de Hz. Zekeriya’nın (a.s) Allah Teâlâ’dan kendi yerine geçecek liyakatte ve Allah’ın razı olduğu bir evlat talep etmesini konu edinmektedir; “Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarımın isyankâr olmalarından korkuyorum. Karım ise kısırdır.Kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!” (Meryem Suresi, 5 – 6.) Al-i İmran suresinde de Hz. Meryem’in (a.s) üstünlüklerini gördükten sonra Rabbine yönelerek şöyle buyurmaktadır: “Orada Zekeriya Rabbine dua etti: “Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin” dedi.” (Al-i İmran Suresi, 38)
28- “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de Onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Rum Suresi, 21.) Eşler arasında ortak yaşamın başlarında birbirleri arasında birlikteliği sağlayan ve etkileri amel makamında zahir olan meveddettir; ancak zamanın geçmesiyle yaşlılık ve güçsüzlük dönemine gelindiğinde meveddetin (muhabbetin) yerini rahmet alır. Genellikle meveddet iki taraflıdır, ama rahmet tek taraflı ve fedakarlıkla ilgilidir. Çocukları yetiştirmek ve muhtaç olan eşe karşılıksız hizmet etmek rahmet ve fedakârlıktır. Tefsir-i Numune, c. 16, s. 292 – 293.
29-Bakara Suresinin 187. ayetinin tefsirinde (هُنَّ*لِباسٌ لَکُم و اَنتُم لِباسٌ لَهُنّ) bazıları şöyle söylemektedir: Nasıl ki insan giydiği elbiseyle soğuktan, sıcaktan, haşerelerden ve cilt hastalıklarından korunuyorsa, kadın ve erkek de evlenerek birbirlerini günahlardan koruyorlar.
30- “Sizden bekâr olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu iyi olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.” Nur Suresi, 32.
31- el-Keşşaf, c. 3, s. 235 – 236.
32- Nur Suresi, 32.
33- Nur Suresi, 33.
34- Kenzu’l İrfan, c. 2, s. 135.
35- et-Tefsiru’l Kebir, c. 23, s. 214.
36- Yunus Suresi, 58.
37- el-Kafi, c. 5, s. 327; Tahzibu’l Ahkam, c. 7, s. 287.
38- el-Kafi, c.5, s. 329.
39- Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: Genç yaşta evlenen her gencin ardından şeytan şöyle feryat eder: “Yazıklar olsun ona dinini benden korudu.” Nehcü’l Fesahe, s. 208, hadis 1034.
40- Rivayet edildiği üzere Allah resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ümmetimin kadınlarından en üstünü yüzleri herkesten güzel, mihirleri herkesten az olanlardır.” Müstedrek, c. 2, s. 532.
41- Allah Resulünün (s.a.a) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: İslam dininde evlilik oluşumu (yuva kurma) kadar Allah katında daha sevimli bir oluşum yoktur. Lealiu’l Ahbar, c. 3, s. 251.
42- Kenzu’l Ummal, 44448.
43- Allah Resulü (s.a.a): “Evlenmekle rızkınızı arayın.” Nehcü’l Fesahe: s. 92, hadis 481.
44- Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: “Sizin en hayırlı kadınlarınız, eşleri ile halvet ettiklerinde (baş başa kaldıklarında) haya elbisesini eşi için çıkarandır.” el-Kafi, c.5, s. 329.
45- İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmaktadır: Kocasına içmesi için su veren kadın için, bir yıl ibadet etmesinden ve o yılın gündüzünü oruçla ve gecelerini ise namazla geçirmesinden daha hayırlıdır. Kadının kocasına içmesi için verdiği her suda Allah-u Teâla onun için cennette bir şehir bina eder ve altmış günahını da bağışlar. Vesailu’ş Şia, c. 14, s. 123.
46- İmam Ali (a.s) şöyle buyurmaktadır: “Kadınlarla fazla halvet etmeyin ki birbirinizden bıkarsınız. Onların yanına gitmeyi azaltarak bir miktar canını ve aklını baki bırak.” Biharu’l Envar, c. 103, s. 253.
47- Hz. Fatıma Zehra (s.a) şöyle buyurmaktadır: “Sizin en iyileriniz / hayırlı olanlarınız insanlara karşı en iyi / yumuşak davrananlarınızdır. En değerli olanlarınız ise eşlerine karşı merhametli ve bağışlayıcı olanlarınızdır.” Kenzu’l Ummal, c. 7, s. 225.
48- İmam Muhammed Bakır (a.s) şöyle buyurmaktadır: “Allah katında sizin en değerliniz, eşine saygılı olanınızdır.” Vesailu’ş Şia, c. 21, s. 311, hadis 27157.
49- Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İnsanın imanı arttıkça eşine daha fazla muhabbetini ibraz eder. Biharu’l Envar, c. 103, s. 227.
50- İbn Ya’fur İmam Cafer Sadık’a (a.s) şöyle der: Bir kızla evlenmek istiyorum, ancak anne ve babam başka bir kızı benimle evlendirmek istiyor. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurur: “Kendi hoşlandığın kızla evlen, anne ve babanın istediği kızı da terk et!” Furu’u kafi c. 5, s. 401.
51- Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Erkeğin kadına “Seni seviyorum” demesi asla kadının kalbinden çıkmaz”. Vesailu’ş Şia, c. 14, s. 10.
52- Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: “Kendisine rızık bolluğu verildiği halde (maddi açıdan) ailesine zor tutan bizden değildir”. Müstedek, c. 2, s. 643.
53- Bir hadiste Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: “Allah katında erkeğin eşi ve çocuklarının yanında oturması benim mescidimde itikâf etmesinden daha sevimlidir. Tenbihu’l Havatır, c. 2, s. 122.
54- İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kadının uğursuzluğu mehirinin çok oluşu ve eşine itaatsizliğidir.”.
55- İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmaktadır: “Cebrail, Peygamber’e (s.a.a) nazil oldu ve şöyle buyurdu: “Ey Muhammed! Rabbin sana selam gönderdi ve şöyle buyurdu: “Bakire kızlar, ağaç üzerindeki meyveler gibidirler. Meyve yetişince, onu toplamaktan başka bir ilaç yoktur. Aksi takdirde güneş ve rüzgar sebebiyle bozulurlar. Bakire kızlar da ergenlik çağına erince onlara kocadan (evlendirmekten) başka ilaç yoktur. Aksi takdirde, sapıklık ve fesattan güvende olamazlar.”.
56- Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ümmetimin en kötüleri bekarlardır. Biharu’l Envar, c. 100, s. 220.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11-21-2018, 10:51
€C€-1990 €C€-1990 isimli Üye şuanda  online konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 50
€C€-1990 is an unknown quantity at this point
Standart

Hz.Muhammed (saa) buyurdu: Her biriniz, şükreden bir kalp, zikreden bir dil, ahiret işinize yardımcı olacak mü’mine bir kadın edinsin.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 09:03


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.