aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | KADIN, AİLE VE HİCAB | ÖRNEK KADINLAR

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12-17-2016, 06:24
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.430
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Hz. Zeynebin (aleyhisselam)'ın Hayatı

Hz. Zeynep (Arapça: حضرت زینب; Zaynab bint Ali), İmam Ali ve Hz. Fatıma’nın kızıdır. Hicretin beşinde veya altısında Medine’de dünyaya gelmiştir. Kendisi İmam Hüseyin ile birlikte Kerbela’da yer almıştır.Kerbela savaşı sonrasında Muharrem’in onunda (Aşura günü) bir grup Ehlibeyt ile birlikte esir düşmüş ve Kufe’ye oradan da Şam’a götürülmüştür.

Esareti boyunca öteki esirleri koruyup kollamasının yanı sıra insanları irşat edici aydınlatıcı hutbeler de okumuştur. Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) şecaat, fesahat ve belagati ile örnek gösterilir bir kişilik ile Kerbela kıyamının kalıcı olmasına neden olmuştur. Tarihi kayıtlara göre hicretin 63’ünde Şam’da hayatını kaybetmiş ve orada defnedilmiştir.



Zeynep (a.s.), hazreti Ali (aleyhisselam) ve hazreti Fatıma’nın (aleyhisselam) kızı, 5 ya 6.cı Hicri yılı Cemâdiyul Ûla ayının beşinde Medine-yi Münevverede dünyaya gözünü açtı. Beş yaşında iken annesini kaybetti ve zaten çocukluk döneminden beri hayatın trajedileri ile tanıştı. Bereketli ömrü boyunca bir çok zorluklar ve acılar çekti. Babası ve annesinin şehâdetinden kardeşleri ve çocuklarının şehâdetine kadar ve esir düşme gibi acı olayların hepsini tehammül etti. Bu zorluklar ondan bir sabırlı ve dayanıklı insan ortaya çıkardı. (1)
Ona Ümmi Külsüm-i Kübra ve Sıddîke-yi Suğrâ derlerdi. O hazretin lakaplarından Muhaddise, Alime ve Fehime adlarını sayabiliriz. O, bir âbide (çok ibadet eden), zâhide (çok zühtlü), hatîbe (iyi konuşan) ve afîfe (çok hayalı) bir kadındı. Peygamber Efendimizin (s.a.a.) hanedanından olması, hazreti Ali’nin (a.s.) terbiyesi ve Allah'ın lutüfü onu bir belirgin özellikler ve vasıflara sahip olan bir insan olarak büyütmüştü; nitekim ona Beni Haşim’in Akilesi (çok akıllı insan) derlerdi. O, amcası oğlu Abdullah ibni Cafer ile evlendi ve be evliliğin sonucunda dört çocuğa sahip oldu. Onlardan ikisi yani Muhammed ve Avn Kerbelada Eba Ebdillah Hüseyin (a.s.)'ın yanında şehit oldular. (2)
O büyük kadın sonunda hicri 62. yılı Recep ayının 15’nde büyük bir gam, keder ve acılar içinde fâni dünyaya veda etti. Bu makalede o hazretin faziletleri ve yüksek ahlakından bir azını inceleyip söylemek istiyoruz.
Babasının Süsü
Genelde çocuğun adını babası ve annesi koyarlar ancak hazreti Zeynebin doğumunda onun ebeveyni bu işi onun değerli dedesi Resulüllaha (s.a.a.) bıraktılar. Peygamber (s.a.a.) seferdeydi ve döndüğü zaman doğum haberini duyunca hemen hazreti Ali'nin (a.s.) evine koştu. Bebeği koynuna alıp öptü ve sonra adını Zeynep koydu (Zeyn:Süs, Eb:baba) yani babasının süsü. (3)

1. Şeyh Zebihullah Mahellâti, Reyâhin uş-Şeria, Tahran, Dar ul-Kutub il-İslamiyye, cilt 3, s. 46
2. Aynı, cilt 3, s. 210
3. Aynı, cilt 3, s. 39
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12-17-2016, 06:26
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.430
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Nesep, İsim, Lakap ve Künyeleri

Hz. Zeyneb’in (s.a) babası İmam Ali, annesi Hz. Fatıma’dır (s.a).[1]

İsmi

En meşhur ismi Zeynep’tir. Sözlükte güzel manzaralı ağaç[2] ve zeyn- eb, yani babasının süs ve ziyneti anlamına gelmektedir. Çeşitli rivayetlere göre, Hz. Zeyneb’in (s.a) ismini bizzat Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.a) koymuştur. Elbette efendimiz de Allah tarafından Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın çocukları için belirlediği ismi koymuştur.[3]

Hz. Zeyneb’in Hz. Hatice’ye Benzerlikleri

Hz. Resulü Kibriya Efendimiz (s.a.a) kundaktaki çocuğu kucağına alıp öptükten sonra şöyle buyurmuştur: Hazırda ve gaipte olan ümmetime tavsiye ediyorum ki bu kızı koruyup saygı göstersinler. Hakikaten bu kız Hatice Kübra (s.a) gibidir.[4]

Lakapları

Hz. Zeyneb’in (s.a) çok sayıda lakabı vardır. Örneğin: Beni Haşim’in Akilesi, Öğretmeni olmayan alime, arife, muassaka, Fazile, Kamile, Al-i Ali’nin Abidesi, Masume Suğra, Eminetullah, Naibetu’z Zehra, Naibetu’l Hüseyin, Akiletu’n Nisa, Şeriketu’ş Şüheda, Baliğe, Fasihe ve Şeriketu’l Hüseyin.[5]

Künyeleri

Künyeleri olarak Ümmü Gülsüm ve Ümmü’l Mesaib’i zikretmişlerdir.[6]

1. İbn Asakir, İ’lamu’n Nisa, s. 189 ve 190.
2. Cubran Mes’ud, Er-Raid, tercüme: Rıza İnzaci, ikinci baskı, Meşhed, Astan-ı Kudsi Razevi, c. 1, s. 924, 1376.
3. 3. Bakır Şerif Kureyşi, es-Seyyide Zeynep S. 39; Hasan İlahi, Zeyneb-i Kübra Akile-i Beni Haşim, Tahran, Aferine, s. 29, 1375; Seyyid Kazım Erfa, Hz. Zeynep (s.a), Siyrei Ameli Ehlibeyt, s. 7.
4. Ebu’l Kasım ed-Dibaci, Zeyneb-i Kübra Betalete’l Hurriyet, ikinci baskı, Beyrut, el-Belağ, s. 15, 1417; Seyyid Nurettin Cezairi, s. 44.
5. Nurettin Cezairi, el-Hasaisetu’z Zeynebiye, s. 52 ve 53.
6. Nurettin Cezairi, el-Hasaisetu’z Zeynebiye, s. 48; Bakır Şerif Kureyşi, es-Seyyide Zeynep S. 39.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12-17-2016, 06:28
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.430
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Doğumu ve Vefatı

Hz. Zeynep (s.a) hicretin beşinde veya altısında Cemaziyelahir ayının beşinde Medine’de gözlerini dünyaya açtı.[7] Hz. Zeynep (s.a) hicretin 63. Yılında Recep ayının birinde eşi Abdullah b. Cafer ile Şam’a yaptığı bir yolculukta vefat etmiş ve orada da defnedilmiştir. Bazıları Medine veya Mısır’da defnedildiğini söylemiştir.[8]

Çocukluk Dönemi

Hz. Zeynep (s.a) küçük yaşında iken babası İmam Ali’ye şöyle sorar:

Babacığım! Bizi seviyor musun?

İmam der ki: Nasıl sizi sevmeyeyim, sizler benim kalbimin meyvesisiniz.

Hz. Zeynep cevaben şöyle der: لایجتمع حبّان فی قلب مؤمن حب اللّه و حب الاولاد و ان کان ولابد فالحب لله تعالی و الشفقة للاولاد ; “İki sevgi müminin kalbinde aynı anda olmaz; hem Allah sevgisi ve hem de evlat sevgisi. Eğer kaçınılmaz olursa sevgi Allah Teâlâ’ya, şefkat ve merhamet ise evlada mahsustur.”[9]

7. Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş Şeria, c. 3, s. 33; Muhammedi İştahardi, Hz. Zeynep Furuğ Taban Kevser, s. 17.
8. Kazvini, Muhammed Kazım, Zeyneb-i Kübra mine’l mehdi ile’l lehd, s. 434.
9. Menakibu Harezmî, c. 1, s. 122, Zeyneb-i Kübra, Allame Nakdi ve Reyahini Şeria, c. 3, s, 54.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 12-17-2016, 06:30
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.430
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

İmam Hüseyin (aleyhisselam)'a Olan İlgisi

Hz. Zeynep (s.a) küçüklüğünden itibaren Hz. İmam Hüseyin (aleyhisselam)'a şiddetli ilgi duymaktaydı. Her ne zaman şehitlerin efendisini görmezse, tahammülsüzlük gösterir ve abisinin güzel cemalini görünce mutlu olurdu.[10] Beşikte ağladığında İmam Hüseyin’i (a.s) görmesi veya sesini duyması ile sakinleşirdi.[11]

Bu şaşırtıcı aşırı sevgiyi gören Hz. Zehra (s.a) bir gün konuyu babası Hz. Resulullah’a (s.a.a) açar. Peygamber efendimiz şöyle buyurur: “Ey gözlerimin nuru! Bu kız, Hüseyin ile birlikte Kerbela’ya gidecek ve abisinin dert ve musibetlerine ortak olacaktır.”[12]

Aşura günü Muhammed ve Avn adlı oğullarını alarak ağabeyi İmam Hüseyin’in yana giderek şöyle arz eder: “Ceddim Hz. İbrahim Halil (a.s) Allah katında kurbanlığı kabul etmiştir, sen de bu iki kurbanı benden taraf kabul et! Eğer kadınlara cihat caiz olsaydı, kesinlikle canımı canana feda ederdim.”[13]

10. Reyahinu’ş Şeria, c. 3, s. 41.
11. Cafer Nakdi, a.g.e, 95.
12. Hasan İlahi, a.g.e, 81.
13. Muhammedi İştahardi, Hz. Zeynep Furuğ Taban Kevser, s. 38-39.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 12-17-2016, 06:31
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.430
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Eş ve Çocukları

Abdullah b. Cafer’in hayâsı İmam Ali’nin (a.s) kızı ile evlenme konusunda bir girişimde bulunamamasına neden olmaktaydı. Sonunda bir kişi onun tarafından İmam Ali’nin yanına gider ve şöyle der: “Ey Müminlerin Emiri! Siz Allah Resulünün (s.a.a) Cafer’in evlatlarına karşı nasıl ilgi duyduğunu biliyorsunuz. Bir gün onlara bakarak şöyle demiştir: ‘Kızlarımız oğullarımız için ve oğullarımız kızlarımız içindir’, dolayısıyla kızınız Zeyneb’i (s.a) Abdullah b. Cafer’le evlendirmeniz münasip olacaktır. Ve mehrinin annesi Fatıma’nın (s.a) mehri miktarı olan dört yüz seksen dirhem olarak belirleyiniz.”

İmam evliliği onaylamış ve hicretin 17. Yılında evlilik gerçekleşmiştir. Kısa bir sürede İmamın duası sonucu büyük mal sahibi olmuş ve cömert ve bağışta bulunan diye ünlenmiştir.

Hz. Zeynep (s.a) Abdullah’la İmam Hüseyin’e olan şiddetli alakası yüzünden her gün onunla görüşme ve onunla sefere çıkma şartı kesmiş, Abdullah’da kabul etmiştir.

Bu evlilikten dört erkek (Ali, Avn, Abbas ve Muhammed) ve adı Ümmü Gülsüm olan bir kız çocuğu dünyaya gelmiştir.[14]

14. İbn Asakir, İ’lamu’n Nisa, s. 190; Reyahinu’ş Şeria, c. 3, s. 41 ve tercüme Zeynebi Kübra, s. 89.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 12-17-2016, 06:35
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.430
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Hz. Zeyneb (aleyhisselam):

“Bismilahirrahmanirrahim Ey Kûfeliler, dinleyin!”

Bu ses ile beraber tüm nefesler, sineye çekildi, develer ve atlar bile bir müddet hareket etmeden öylece kaldılar. Rüzgar, dahi Zeyneb’in sesine mikrofonluk yapmak için yavaş yavaş harakete geçti. Tüm insanlar, Ali kızı Zeyneb’i dinlemek için sabırsızlanmaya başladılar. Acaba bu esir hanım, ne konuşacak diye pür dikkat olmuşlardı.

“Allah’a Hamd u Sena olsun. Salât ve selam benim babam Hz. Muhammed’e ve onun temiz soyuna olsun”

deyince, herkes şaşkınlık içerisinde birbirlerinin yüzlerine bakmaya başladılar. O’nun sesini duyan ama onu göremeyenler ise: “Hz. Ali mi gelmiş, bu ses Hz. Ali’nin sesine benziyor, zira bu fesahet ve belağat ile konuşuyor. Hz. Peygamber’den babam diye söz ediyor. Hani onları bize yabancılar ve Yezid’e karşı gelenler olarak tanıttılar; oysa bu hanım, Hz. Peygamber’den babam diye söz ediyor” diyerek, şaşkınlıklarını dile getiriyorlardı.

Hz. Zeyneb, daha ilk cümlesiyle halkın üzerinde şok etkisi yapan hitabesine şöyle devam etti:

“Ey Kûfe halkı! Ey aldatılmış zavallı halk, bize mi ağlıyorsunuz? Oysa ki bizim gözlerimiz hâlâ yaşlı, ıztıraplarımız dinmemiş, feryatlarımız yatışmamıştır. Sizler, gerdanlığını kaybedip sonra da toprak içerisinde onu arayan kadın gibisiniz. Sizler, Allah ve Resulüne iman getirdiniz, ama daha sonra işlediğiniz bu büyük günahla onun kökünü kazıyıp attınız. Sizden fesat, şer ve şarlatanlıktan başka bir şey de beklenemez. Sizler o güle benziyorsunuz ki ne yenilen ne de koklanandır."

Faziletleri, Menkıbeleri ve Özellikleri

İlim

Hz. Zeyneb’in (s.a) Kufe’de Ubeydullah b. Ziyad ve aynı şekilde Yezid’in sarayındaki Kur’anayetleriyle istidlal getirerek âlimce konuşma ve hutbelerinin her biri onun bilgi ve ilmini ortaya koymak açısından güzel kanıtlardır. Hz. Zeynep (s.a), babası Hz. Ali ve annesi Hz. Fatıma’dan hadisler nakletmiştir.[15] Buna ek olarak, babası Hz. Ali’nin (a.s) hilafeti döneminde Kufe kadınlarına ders ve Kur’an tefsiri dersleri koyması, yine onun bilgisini ortaya koymaktadır.[16]

Hz. Zeynep (s.a) rivayet ve hadisleri beyan makamında idi, Muhammed b. Amr, Ata b. Saib, Fatıma bintu’l Hüseyin ve başkaları Hz. Zeynep’tan hadisler nakletmiştir.[17] Hz. Zeynep (s.a) Masumlardan (a.s) Şiaların konumu, Al-i Muhammed sevgisi, Fedek olayı, komşular, Biset ve başka farklı konularda hadisler nakletmiştir.

Beni Haşim’in Akilesi olan Hz. Zeynep (s.a) hatta gelecekte yaşanacak olayların bilgisini bile değerli babasından öğrenmiştir.[18]

İbadet

Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) geceleri ibadetle geçirirdi. Yaşamı boyunca hiçbir zaman teheccüd (gece namazını) terk etmemiştir. İbadetlerle o kadar meşgul olurdu ki kendisine “Al-i Ali’nin abidesi” (ibadet edeni) diye lakap takmışlardı.[19] Gece ibadetlerini hatta Muharrem ayının onunda ve onbirinde bile terk etmemiştir. İmam Hüseyin’in (a.s) kızı Fatıma şöyle diyor:

Aşura gecesi, halam her an mihrapta ibadete duruyor, namaz kılıyor, dua ediyor ve gözlerinden yaşlar akıyordu.[20] Hz. Zeyneb’in (s.a) Allah’la olan irtibatı öyle bir boyutta idi ki Aşura günü İmam Hüseyin (a.s) kız kardeşine veda ederken şöyle buyurmuştur:

«یا اختی لا تنسینی فی نافلة اللیل » ; “Ey bacım! Beni gece namazlarında unutma.”[21]

Hicap ve İffeti

Hz. Zeyneb’in (s.a) hicap ve iffeti hakkında tarihte şöyle yazılmıştır: Zeynep (s.a) Resulullah’ın kabrinin yanındaki Mescid-i Nebi’ye gitmek istediğinde, Hz. Ali (a.s) gece gitmesini emretmiş ve Hasan ve Hüseyin’den (a.s) kardeşleriyle birlikte gitmelerini istemiştir. Önde İmam Hasan (a.s), ortada Hz. Zeynep (s.a) ve arkasında da İmam Hüseyin (a.s) hareket etmekteydiler. Onlar, Muttakilerin Mevla’sı Hz. Ali’den aldıkları emir gereği Hz. Zeyneb’i bir namahrem görür diye hatta Hz. Resulü Kibriya’nın (s.a.a) kabri şeriflerinin üzerinde bile ışık yakmamaya memurlardı.[22] Yahya Mazeni şöyle diyor: Ben, Medine’de, uzun bir süre Hz. Ali’nin komşusu idim. Allah’a yemin ederim ki bu süre zarfında Hz. Zeyneb’i görmedim ve sesini duymadım.[23]

Sabır ve İstikamet

Hz. Zeynep (s.a) sabır ve istikamet vadisinin en öncülerdendi. Ağabeyi İmam Hüseyin’in (a.s) kanlı bedenini öylece yerde görünce, gökyüzüne doğru yüzünü çevirerek şöyle demiştir: “Allah’ım! Bu naçiz kurbanımızı ve senin yolunda öldürülmüş bu şehidi bizden (Peygamber Ailesinden) kabul buyur”[24] Araştırmacı yazarlardan birisi şöyle diyor: Zeyneb’in (s.a) lakaplarından birisi de “er-Raziye bi’l Kader ve’l Kaza”dır (Kaza ve Kadere razı olan). Bu kadıncağız, zorluk ve sıkıntılar karşısında ayakta durmuştur. Eğer ondan bir miktarı sağlam dağlara varit olmuş olsaydı, dağlar erir ve yok olurdu, ancak bu tek ve yalnız, garip ve kimsesiz mazlum, muhkem dağ gibi… her şeyin karşısında ayakta durmayı başarmıştır.[25] Hz. Zeynep (s.a) defalarca İmam Seccad’ın (a.s) canını kurtarmıştır; örneğin İbn Ziyad’ın meclisinde, İmam Seccad’ın ihticac ve delil getirmesinin ardından, İbn Ziyad, İmamın öldürülme emrini verir. Bu esnada Hz. Zeynep (s.a) elini kardeşinin oğlunun boynuna atar ve ‘ben hayatta olduğum sürece, onu öldürmenize müsaade etmeyeceğim’ diye buyurur.[26]

Fesahat ve Belagat

Hz. Zeynep (s.a) fesahat ve belagati baba ve annesinden irs olarak almıştır. Konuştuğu sırada, sanki babasının dilinden konuşurdu.[27] Kufe’de, Yezid’in meclisinde ve ayrıca Ubeydullah b. Ziyad’la yaptığı konuşmaları, babası İmam Ali’nin hutbeleri ve annesi Hz. Fatıma Zehra’nın (s.a) Fedekiye hutbesiyle birebir benzerlikler taşımaktadır.[28] Hz. Zeynep (s.a) Kufe’de o eşsiz fasih hutbesini okuduktan sonra, insanlar ellerini ağızlarına götürmüş ve şaşkın bir şekilde bir birlerinin yüzüne bakmışlardır. O esnadan yaşlı bir adam ağlar bir halde şöyle demiştir: Anam ve babam, yaşlıları en üstün yaşlılar, çocukları en üstün çocuklar, kadınları en üstün kadınlar, nesil ve soyları en yüce ve üstün olan bu aileye feda olsun.[29]

15. İbn Asakir, İ’lamu’n Nisa, s. 189.
16. Delailu’l İmamet Taberi, c. 3; Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş Şeria, s. 57.
17. Nehcü’l Belağa İbn Ebi’l Hadid, c. 16, s. 210; Vesailu’ş Şia, c. 1, s. 13 ve 14; Biharu’l Envar, c. 6, s. 107.
18. Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş Şeria, c. 3, s. 56 ve 73.
19. Cafer Nakdi, a.g.e, 61.
20. Ahmed Sadıki Erdestani, a.g.e, s. 106.
21. Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş Şeria, c. 3, s. 62; Cafer Nakdi, a.g.e.
22. Seyyid Abdul Hüseyin Destgayb, Zendegani Hz. Zeynep, Tahran, Kaveh, s. 19.
23. Muhammedi İştahardi, Hz. Zeynep Furuğ Taban Kevser, s. 99.
24. Seyyid Ali Naki Feyzü’l İslam, Hatun Dusera, s. 185.
25. Seyyid Nurettin Cezairi, el-Hasaisetu’z Zeynebiye, s. 24.
26. Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 117.
27. Ahmed Beheşti, s. 51.
28. Seyyid Kazım Erfa, Hz. Zeynep (s.a), Siyrei Ameli Ehlibeyt, s. 88.
29. Seyyid İbn Tavus, el-Luhuf, s. 179; Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 110.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 12-17-2016, 06:37
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.430
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Hz. Zeynep (aleyhisselam) Kerbela Faciasında

Aşura kıyamı, İmam Hüseyin’in (a.s) şehadeti ile sona amacına ulaşmamıştır, bilakis onun hidayet ve rehberliği Hz. Ali’nin kızı ve İmam Hüseyin’in kız kardeşi Hz. Zeynep (s.a) eliyle gerçekleşmiştir. Hz. Zeynep (s.a) kardeşi tarafından bu görevi üstlenmiştir. İmam Hüseyin (a.s) çeşitli vasiyetleri ile kız kardeşini bu işe hazırlamıştır.

Aşura ikindi vakti, İmam Hüseyin’in (a.s) yere düştüğünü ve düşmanların onu öldürmek için etrafını sardığını gören Hz. Zeynep çadırdan dışarı çıkmış ve Saad b. Vakkas’ın oğlu Ömer b. Saad’a hitaben şöyle demiştir:

«یابن سَعد! اَیقتَلُ اَبُو عبداللّه وَ انتَ تَنظُرُ اِلَیهِ؟» “Ey Sa’d’ın oğlu! Ebu Abdullah (Hüseyin) öldürülecek ve sen öylece seyirci mi kalacaksın?!”[30]

Saad oğlunun itina etmediğini ve bir cevap vermediğini gören Hz. Zeynep şöyle feryat etmiştir:

« وا اخاه! واسیداه! وا اهل بیتاه! لیت السماء انطبقت علی الارض و لیت الجبال تدكدكت علی السهل» “Vay kardeşim, vay efendim, vay ehlibeytim! Keşke gökyüzü yerde parçalansaydı! Keşke dağlar paramparça olup yere serilseydi!”[31]

Hz. Zeynep (s.a), bu cümleleri ile kıyamın ikinci aşamasını başlatıyordu. Hz. Zeynep (s.a) kendisini kardeşine ulaştırdı, göğe bakarak şöyle buyurdu: “Allah’ım! Bu kurbanı bizden kabul buyur.”[32] Hz. Zeynep (s.a) daha sonra şehitleri acıklı ağıtlarla, gözyaşı dökerek anmış ve geride kalan yetimlerin bakımını üstlenerek gece namazı ve Allah’a yakarışla sabah etmiştir.

Hz. Zeyneb’in (aleyhisselam) Kardeşinin Katiline Karşı Davranışı

Hz. Zeynep (s.a), İmam Hüseyin’in (a.s) naaşının yanında, Medine’ye doğru dönerek durmuş ve kalpleri parçalayan şu şekilde ağıtlar yakmıştır: « وا محمّداه! بَناتُكَ سَبایا وَ ذُرّیتُك مُقَتّله، تسفی علیهم رِیحُ الصّبا، و هذا حُسینٌ مجزوزُ الَّرأسِ مِنَ القَفا، مَسلُوبُ العمامِةِ و الرِّداء»

"Ey Muhammed (s.a.a)! Bu Hüseyin'dir (a.s); kanına boyanmış ve doğram doğram doğranmış! Bunlar da senin kızlarındır; esir edilmiş. Bu zulümleri Allah'a, Muhammed Mustafa'ya (s.a.a), Ali Murtaza'ya (a.s), Fatımat'üz-Zehra'ya (a.s) ve şehitler Efendisi Hamza'ya şikâyet ediyorum. Ey Muhammed! Bu senin Hüseyin'indir; Kerbela'da üryan bırakılmış ve seher yeli toprak serpiyor üzerine. Bu senin Hüseyin'indir; zinazâdelerin zulmüyle öldürülmüş. Aman bu hüzünden, aman bu beladan! Bu gün ceddim Resulullah'ın (s.a.a) dünyadan göçtüğü gündür. Ey Muhammed'in (s.a.a) yarenleri, bu esir götürülenler sizin Peygamberinizin (s.a.a) evlatlarıdır!"

Ey Muhammed! Kızların esir edildi ve oğulların öldürüldü. Seher yeli o bedenlerin üzerine toprak savurmaktadır şimdi. Bu senin Hüseyin'indir; başı boynundan arkadan kesilmiş, sarık ve hırkası yağmalanmış. Babam feda olsun ona ki, ordusu pazartesi katledildi ve yağmalandı.[33]

Babam feda olsun ona ki, çadırları yakıldı/yıkıldı. Babam feda olsun ona ki, gittiği yolculuktan dönmeyecek ve yaralarına merhem konmayacak.[34]

Hz. Zeyneb’in (s.a) nale ve figanları dost ve düşmanları etkisi altına almış ve herkesi gözyaşlarına boğmuştu.[35]

30. Ali Nezeri Münferit, Kıssa Kerbela, s. 371.
31. Seyyid İbn Tavus, el-Luhuf, s. 159 ve 161; Seyyid Abdurrezzak Musevi, Mektelu Mukrim, tercüme: Azizullahi Kirmani, s. 192.
32. Seyyid Ali Naki Feyzü’l İslam, Hatun Dusera, s. 185.
33. Ebu Muhannef, s. 259; Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 159.
34. Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 59.
35. Ebu Muhannef, s. 295; Muhammed Cerir Taberi, Tarihu’l Umem ve’l Muluk, Kahire, matbaatu’l İstikamet, c. 5, s. 348 ve 349, 1358; Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 59.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 12-17-2016, 06:39
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.430
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Hz. Zeyneb'in (aleyhisselam) Yezid'e hitabından:

"Ey Yezid!

Bizi aç ve sefil bıraktığına, bizim varlığımızı tehlikeye soktuğuna mı inanıyorsun gerçekten? Bağlanmış ve zincire vurulmuş halimizle huzurunda bizi el pençe divan durdurmakla bizi zavallı tutsaklar durumuna düşürdüğüne ya da bu yolla bizim üstümüzde egemenlik kurduğuna mı inanıyorsun?

Allah katında bizim itibarımızı yitirdiğimizi, gözden düştüğümüzü, buna karşılık sizin de yüceldiğinizi, şereflendirildiğinizi mi düşünüyorsun? Sizin dış görünüşteki başarınızın yüce şerefinizden ya da üstün konumunuzdan ileri geldiğini mi sanıyorsun? Kibirli ve basiretsiz kılığına bakmadan buna mı dikmişsin gözünü? Dünya âlemi elde ettiğine, bütün cihan üstünde nüfuz sahibi olduğuna mı inanmaya başladın yoksa? Dalavere işlerinizin düzlüğe çıktığını ve kendini ülkenin efendisi, devletin de yöneticisi olduğunu mu sanıyorsun? Bekle, bekle… Cahilin cühelanın aklını çeliyorsun. Allah'ın 'inkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz sürenin sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz onlara ancak, günahları çoğalsın diye süre veriyoruz Küçültücü azab onlaradır'(Âl-i İmran: 178) diyen buyruğunu nasıl da unutursun?

Ey Âzâd edilmiş kölelerin zürriyetinden olan!…

Sizin kadınlarınız perdelerin arkasında saklanacak da, Resûlullah'ın kızları, onlar hep tutsak edilecek ve pazar pazar, kapı kapı dolaştırılıp halka teşhir edilecek öyle mi? Bu mu sizin adaletiniz? Bizim hicaplarımızı açtırmakla Resûlullah'ın Ehl-i Beyt'inin masumiyetini gerçekten ayaklar altına düşürdün.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 12-17-2016, 06:40
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.430
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Hz. Zeynep (aleyhisselam) Kufe’de

Aşura sonrası, esirleri Kufe’ye götürmüşler ve orada canları yakıcı bir şekilde esirleri dolaştırmışlardır. Kufe’ye girer girmez Hz. Zeynep (s.a) oradakilere bir konuşma yapmış ve herkesi etkisi altına almıştır.

Buşr b. Huzeym Esedi, Hz. Zeyneb’in konuşması hakkında şöyle diyor:

Ben bu gün, Ali’nin (a.s) kızına iyice baktım. Allah’a andolsun ki Zeynep gibi konuşma sanatında usta birisini görmedim. Sanki Müminlerin Emiri Hz. Ali’nin dilinden konuşma yapıyordu. İnsanlara çağrıda bulunarak sessiz olun! diye çıkıştığında, bu sözüyle yalnızca o kalabalık cemaat sessiz kalmamış, hatta develerin boyunlarındaki zil sesleri bile sessiz kalmıştı.[36] Hz. Zeynep konuşmasını bitirince, Kufe’de şiddetli bir heyecan yaşandı ve halkın ruhsal durumu değişti. Rivayeti nakleden şöyle diyor: Hz. Ali’nin kızının konuşması bitince, Kufe halkı şaşkınlık içinde elini ağızlarına götürüyorlardı.

Konuşma sonunda, hükümete karşı isyan ve halkın kıyamı sezinlendi. Bundan dolayı, askeri gücün komutanı halkın devlete karşı isyanını önlemek için Peygamber Ailesine mensup esirleri Ubeydullah b. Ziyad’ın hükümet merkezi olan darulimareye gönderdi.[37] Hz. Zeynep (s.a) esirlerle birlikte darulemareye girdi ve orada Kufe’nin hâkimi Ubeydullah b. Ziyad’la tartışma ve münazaraya girişti.[38] Hz. Zeyneb’in (s.a) konuşmaları insanları derinden etkilemiş ve Emevi hanedanını rezil etmiştir. Daha sonra Ubeydullah, esirlerin zindana atılma emrini vermiştir. Hz. Zeynep (s.a) ve İmam Seccad’ın (a.s) konuşmaları ve ayrıca Ümmü Güslüm ve Fatıma bint Hüseyin’in (a.s) darulimare ve Kufe’de yaptığı konuşmalar ve ayrıca Abdullah b. Afif Ezdi ve Zeyd b. Erkam’ın itirazları sonucu Kufe halkı zalim hükümet güçlerine karşı kıyam ruhuna büründü. Çünkü Hz. Zeyneb’in (s.a) konuşmaları Iraklıları derinden sarsmış, pişman olmuş ve Peygamber ailesine yapılanların alçaklığını bertaraf etme düşüncesine kapılmışlardır. Sonunda bu konuşmalar ve hutbeler halka Emevi hükümetine karşı yeniden kıyam etme cüretini vermiş ve Muhtar’ın kıyamı gerçekleşmiştir.

36. Ahmed Sadıki Erdestani, a.g.e, s. 227-228.
37. Ahmed Sadıki Erdestani, a.g.e, s. 246.
38. Ebu Muhannef, s. 299 ve 300; Şeyh Müfid, el-İrşat, Kum, el-Mutemir Li-Şeyh Müfid, s. 353, 1413; Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 117.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 12-17-2016, 06:44
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.430
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Esirler Kervanı Şam’da

Kerbela faciasının ardından, Yezid b. Muaviye, Kufe valisi Ubeydullah b. Ziyad’dan Hz. Zeyneb’in (s.a) kervanını kesik başlarla birlikte Şam’a göndermesini istedi. Böylece İmam Hüseyin’in Ehlibeyti Şam yollarına düştü.[39] Esirler Şam’a girdiği dönemler Yezid’in hükümeti oldukça sağlamdı. Şam şehri yıllarca (Muaviye tarafından) Hz. Ali nefreti ile yaşatılmıştı. Yıllarca Ebu Sufyan ve oğlu Muaviye’nin Hz. Ali’ye karşı propaganda ve tebliği bu şehirde doruk noktasına çıkartılmıştı. Dolayısıyla Peygamber Ehlibeytinin (a.s) Şam’a girdiğinde halkın yeni elbiselerini giymesi, şehrin her yerinin süslenmesi, şarkıcıların her yerde şarkılar söylemesi ve Şam şehrinin toptan sevince bürünmesi şaşırtıcı bir durum değildi.[40] Ancak esirler kafilesi kısa bir sürede, koşulları kendilerine dönük olarak değiştirdi. Hz. İmam Zeynel Abidin ve Hz. Zeynep tarafından Şam’da yapılan konuşmalar ve Ümeyye Oğullarının işledikleri cinayetleri ortaya koymalarıyla Şamlıların Ehlibeyte (aleyhimu’s selam) olan düşmanlıkları bir anda sevgi ve muhabbete dönüşmüş ve öte yandan kamuoyunun öfkesi bir anda Yezid’e dönmüştür. İmam Hüseyin’i öldürerek hükümetinin temellerini sağlamlaştıracağını düşünen Yezid, hükümetinin temellerinin sarsıldığını görmeye başlamıştır.

Yezid (lanetullahaleyh)'in Sarayında


Yezid (lanetullahaleyh) , sarayında görülmemiş büyüklükte bir toplantı yaptı ve ülkenin en önemli askeri ve siyasi adamlarını davet etti.[41] Esirlerin önünde küfür ve inkar içerikli şiirler okudu ve kendince zaferini kutlayarak, Kur’an ayetlerini tevil ederek kendi lehine yorumladı.[42] Yezid elindeki çubukla, Peygamber evladı İmam Hüseyin’in (a.s) kesik başına vurarak edepsizlikte bulundu.[43]Peygamber Efendimiz (s.a.a) ve İslam dinine olan kinini aleni ederek şu içerikte inkâr içerikli bir şiir okudu:

"Ah nerede, Bedir'de öldürülen atalarım, olsalardı da görselerdi nasıl da Hazrec kabilesi, kılıçlarımızın darbesiyle inliyor. Görselerdi de bunun sevinciyle çığlık atarak `Ey Yezid, ellerin kırılmasın’ deselerdi. Bizler Beni Haşim büyüklerini öldürerek, bunu Bedir savaşının yerine hesap ettik ve oradaki yenilgiye karşılık bu zaferi kazandık. Beni Haşim hükümetle oynadı, yoksa ne göklerden haberi vardı ne de ona vahiy nazil oldu![44] Ben eğer Ahmed’in (Hz. Muhammed Mustafa) (sas) çocuklarından intikam almazsam Hunduk’un[45]soyundan değilim.

Bir anda Hz. Zeyneb-i Kübra (selamullahi aleyha) meclisin köşesinden kalkarak Yezid’in sözünü kesti ve açık bir tonla bir konuşma yaptı. Hz. Zeyneb’in Yezid’in yeşil sarayında yaptığı konuşma İmam Hüseyin’in (a.s) hakkaniyetini ve Yezid’in batıl ve yaptıklarının yanlış olduğunu apaçık ortaya koydu. Hz. Zeyneb’in mantık dolu hutbesi, oradakileri ciddi bir şekilde etkisi altına aldı. Öyle ki Yezid esirlere karşı birazda olsa yumuşadı ve esneklik göstermeye başladı. Ve her türlü şiddetten sakındı.[46] Yezid, kendi adamlarına esirlere ne yapması gerektiğini danıştı. Bazıları onlara da (İmam Hüseyin ve adamlarına yaptıkları gibi) aynı şekilde davranması gerektiğini söyledi, ancak Numan b. Beşir, ona esirlere yumuşak davranma tavsiyesinde bulundu.[47] Hz. Zeyneb’in (a.s) aydınlatıcı konuşmaları sonucunda Yezid, İmam Hüseyin’in (a.s) şehadetini İbn Ziyad’ın üzerine atmak zorunda kalmış ve ona lanet etmiştir.[48]

Yezid (lanetullahaleyh) , esirlere birkaç gün Şam’da ölülerine ağıt yakmalarına izin verdi. Ebu Süfyan hanedanına mensup kadınlar, örneğin Yezid’in eşi Hind, (harabede) Ehlibeytin (a.s) yanına giderek Allah Resulünün kızının el ve ayaklarına kapanarak öptü. Ağlayarak ağıt yaktı ve üç gün matem meclisi düzenledi.[49]

Sonunda, Hz. Fahri Kâinat Efendimizin (sas) ev halkı olan esirler, Medine’ye döndüler.[50]

39. Seyyid Abdul Kerim Haşimi Nejad, s. 326.
40. Muhammed Muhammedi İştahardi, Hz. Zeynep Furuğ Taban Kevser, s. 327-328.
41. Seyyid Abdul Kerim Haşimi Nejad, s. 330.
42. Muhammed Muhammedi İştahardi, Hz. Zeynep Furuğ Taban Kevser, s. 330.
43. Hasan İlahi, a.g.e, 208.
44. Ebu Muhannef, s. 306 ve 307; Seyyid İbn Tavus, el-Luhuf, s. 213.
45. Hunduk, Yezid’in baba tarafından ceddidir ve Yezid’le onun arasında onüç vasıta vardır.
46. Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 135; Seyyid İbn Tavus, el-Luhuf, s. 221.
47. Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 135; Seyyid İbn Tavus, el-Luhuf, s. 221.
48. Şeyh Müfid, el-İrşat, s. 358; Hasan İlahi, a.g.e, 244.
49. Ebu Muhannef, s. 311; Şeyh Abbas Kummi, s. 265.
50. İbn Asakir, İ’lamu’n Nisa, s. 191.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Alt 12-17-2016, 06:45
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.430
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Bibliyografi

• Danişnamei İmam Hüseyin (a.s), Muhammedi Rey Şehri ve… c. 10, tercüme: Muhammed Muradi, Kum, Daru’l Hadis, k. 1430/ ş. 1388.
• İbn Asakir, İ’lamu’n Nisa, tahkik: Muhammed Abdurrahim, Beyrut, Daru’l Fikr, 1424/2004.
• Cubran Mes’ud, Er-Raid, tercüme: Rıza İnzicabi, ikinci baskı, Meşhed, Astanı Kutsi Razevi, 1376.
• Muhammed Muhammed İştihardi, Hz. Zeynep Furuğu Taban Kevser.
• Kazvini, Muhammed Kazım, Zeyneb-i Kübra mine’l Mehdi ile’l Lehd, Beyrut, daru’l Kari, es-saniye, 1427/2006.
• Bakır Şerif el-Kureyşi, es-Seyyidetu Zeynep, Beyrut, daru’t Taarif, 1419.
• Ahmed Beheşti, Zenan Namdar der Kur’an ve Hadis, Tahran, Sazman Tebligatı İslami, 1368.
• Mehallati, Zebuhullah, Reyahinu’ş Şeriat, Tahran, daru’l Kutubu’l İslami.
• Muhammed Muhammed İştihardi, Hz. Zeynep Furuğu Taban Kevser, üçüncü baskı, Tahran, Burhan, 1379.
• Seyyid Kazım Erfa, Hz. Zeynep (selamullahi aleyha) siyrei ameli Ehlibeyt, Tahran, neşri Kadir, 1377.
• Şehidi, Seyyid Cafer, Zendegani Fatıma Zehra (s.a), Tahran, defteri neşri Ferhengi İslami, ş. 1363.
• Bakır Şerif el-Kureyşi, es-Seyyidetu Zeynep, Beyrut, daru’l Muhaccebetu’l Beyza el-Ula, k. 1422/ m. 2001.
• Hasan İlahi, Zeyneb-i Kübra akilei Beni Haşim, Tahran, Aferine, 1375.
• Cafer Nakdi, Zeyneb-i Kübra bintu’l İmam, en-Necefu’l Eşref, el-Mektebetu’l Haydariye, 1361.
• el-Cezairi, Seyyid Nurettin, el-Hasaisetu’l Zeynebiye, Kum, İntişarat el-Mektebetu’l Haydariye el-Ula, 1425/1383.
• Nasır Mekarim Şirazi ve başkaları, Tefsiri Numune, Tahran, daru’l kutubu’l İslamiye, 1361.
• İbn Cumatu’l Arusi el-Huveyzi, Tefsiri Nuru’s Sakaleyn, Haşim Resuli Mehallati’nin çabaları ile, Kum, İsmailiyan, 1373.
• Ebu’l Kasım el-Dibaci, Zeyneb-u Kübra Betalatu’l Hurriyet, ikinci baskı, Beyrut, el-Belağ, 1417.
• Muhaddis Nuri, Müstedreku’l Vesail, Kum, Alulbeyt, 1407.
• Hasan İlahi, Zeyneb-i Kübra akilei Beni Haşim, Tahran, Aferine, 1375.
• Seyyid Abdul Hüseyin Destgayb, Zendegani Hz. Zeynep, Tahran, Kaveh.
• Seyyid Ali Naki Feyzu’l İslam, Hatun Dusera (Şerhi Hal Hz. Zeynep), ikinci baskı, Tahran, neşri Asar Feyzu’l İslam, 1366.
• Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, Beyrut, müessese evl-Vefa, es-salise, 1403/1983.
• İbn Ebu’l Hadid, Şerhi Nehcü’l Belaga, Beyrut, daru’l kutubu’l ilmiye, 1418.
• Seyyid İbn Tavus, el-Luhuf, tercüme: Akiki Bahşayişi, Kum, defteri neşri nevidu’l İslam, beşinci baskı, 1378.
• Ebu Muhannef, Vaketu’t Taf, tahkik, Muhammed Hadi Yusufi Garavi, Kum, Mecmeu’l Alemi li-Ehli beyt, es-saniye, k. 1427.
• Ali Nezeri Münferid, Kıssa Kerbela, on üçüncü baskı, Kum, server, 1384.
• Abdurrezzak Musevi, mektelu mükrim, tercüme: Azizullahi Kirmani, Kum, Nevid, 1381, s. 192.
• Muhammed b. Cerir Taberi, tarihu’l Umem ve’l Muluk, Kahire, matbaatu’l İstikamet, 1358.
• Abbas Kummi, Nefsu’l Mehmum, kitabfuruşi İslami, 1368.
• Seyyid Abdul Kerim Haşimi Nejad, dersi ki Hüseyin be insanha amuğt, on birinci baskı, Meşhed, Haşimi Nejad, 1369.
• Şeyh Müfid, el-İrşat, Kum, en-Naşir Sait b. Cubeyr, el-Ula, k. 1428.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 12-17-2016, 06:55
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.430
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Hz. Zeyneb’in (aleyhisselam) Acısı

Kerbela çölünde yaşanan olaylar Hz. Zeynep (ona selam olsun) için oldukça zor geçmişti:
1. Hz. Zeynep (ona selam olsun) için çok zor geçen olaylardan biri, Hz. Ali Ekber’in (aleyhi selam) öldürülme anıydı. Hz. Zeynep (ona selam olsun) bu esnada yüksek sesle bağırarak şöyle diyordu: “Ya habiba vebne eha!” (Ey kardeşimin oğlu habibim!) ona doğru hızla koşarken yere düştü. İmam Hüseyin (aleyhi selam) onu tutarak kaldırdıktan sonra çadırlara gönderdi ve şöyle buyurdu: Ey Haşim oğullarının gençleri! Kardeşiniz Ali Ekber’in naşını çadırlara götürün… Hz. Zeynep (ona selam olsun) bu sırada çadırdan dışarı çıktı. Gözü Hz. Ali Ekber’e ilişince aşırı derecede ağlayarak perişan bir vaziyette şöyle feryat etmeye başladı: “Kardeşimin nur görmüşü Ali Ekber’im… keşke kör olsaydım da seni bu halde kanlara boyanmış olarak görmeseydim.” Diyerek bayılarak yere düştü…[1]

2. Hz. Zeyneb’in (ona selam olsun) bitap olmasına sebep olan olaylardan bir tanesi de İmam Hüseyin’in (aleyhi selam) gençlerin katli kahına bakarak yardım isteme sesi duyulunca, harem kadınlarının ağlama sesleri yükseldi. İmam Hüseyin (aleyhi selam) çadırların arkasına gelerek şöyle buyurdu: “Bacım Zeynep! Süt emen çocuğumu getir onunla vedalaşayım…” ve bildiğiniz olaylar yaşandı ve Harmele (lanetullah) üç köşeli okla onu nişan alarak boğazını parçalama olayıdır.

3. Hz. Zeyneb’a (ona selam olsun) ağır gelen olaylardan bir tanesi de şu olaydır: imam Hüseyin (aleyhi selam) haremlerin olduğu çadırlara bakarak o sırada şiddetli hasta olan Hz. Zeynel Abidin İmam Seccad’dan (aleyhi selam) başka bir erkeğin kalmadığını görünce şöyle yüksek sesle seslendi: “Ey Zeynep, Ey Ümmi Gülsüm!... Başka bir taraftan tekrar şöyle seslendi: “aleykunne minni selam” (benden size selam olsun) yani benim eş ve çocuklarım Allah ısmarladık ben de gidiyorum… bu esnada kadın ve çocukların ağlama sesleri yükseldi.

4. Hz. Zeyneb’e (ona selam olsun) en ağır gelen olay hiç şüphesiz, imam Hüseyin’in (aleyhi selam) atından düşerek mübarek yüzünü yere vurmasıdır. Hz. Zeynep (ona selam olsun) çadırların önünde durduğu sırada bu yürekleri parçalayan olayı müşahede etmişti... O anda yüksek sesle şöyle buyurdu: “Sizin içinizde bir tane de mi Müslüman yok? Hiç kimse cevap vermedi. Hz. Zeynep (ona selam olsun) “telli Zeynebiye”ye çıkarak imam Hüseyin’in (aleyhi selam) tek başına, yar ve yardımcısız olarak yerde olduğunu ve lanetlilerin mızrak, kılıç ve hançerlerle ona vurduklarını, bazılarının da Zehra’nın (ona selam olsun) ciğer paresi olan Hüseyin’e (aleyhi selam) taşlarla vurduğunu ve aynı şekilde lanetli Şimr’in imam Hüseyin’in (aleyhi selam) sinesi üzerine çıkıp başını bedeninden ayırdığını görünce… Hiç kimsenin kaldıramayacağı bu sahneler…[2]
«اللهمّ العن اوّل ظالمٍ ظلم حقّ محمّدٍ و آل محمّد و آخر تابعٍ له علی ذلک الّلهمّ العن العصابة* الّتی جاهدت الحسین و شایعت و بایعت و تابعت علی قتله، الّلهمّ العنهم جمیعاً»
Allah’ın selamı hidayet önderlerine tabi olanlara olsun.
[1] - Keşfu’l- Gumme, s. 186 ve Şeblenci’nin Nuru’l Ebsar kitabı, s. 135
[2] - Zeyneb-i Kubra, s. 132
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 04-14-2017, 06:43
Gizli Güç Gizli Güç isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 75
Gizli Güç will become famous soon enough
Standart

Ravi diyor ki: “Hz. Zeyneb (a.s), İmam Hüseyin (a.s)’ı ziyaret ettiğinde (onun yanına gittiğinde), İmam Hüseyin (a.s) ona ihtiram ve saygı için yerinden kalkıp onu kendi yerinde oturtuyordu.”[1]
1- Menakıb, İbn-i Şehraşub, İntişarat-i Allame, Kum.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 06-21-2017, 07:05
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.430
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Hz.Zeyneb (salamulahualeyha)

Hz. Zeynep (s.a.), hicretin beşinci veya altıncı yılında, Medine-i Münevvere’de dünyaya gelmiştir. O yüce hanıma isim koymayı Peygamber Efendimiz’e (s.a.a.) bırakmışlar ve Resulullah (s.a.a) de ilahi emir üzere ona Zeynep ismini koymuştur. Zeynep kelimesi, güzel görünüşlü ağaç veya “zeyn” ve “eb” olmak üzere iki kelimeden oluşan babasının ziyneti anlamına gelmektedir.
Bu yüce hanım, insanlık örneği olan iki yüce şahsiyetin ilim deryasından faydalanmış ve acı ve çileler içinde sağlam, dayanıklı ve yıkılmaz bir şahsiyete ulaşmıştır.
Peygamber Efendimiz’in (s.a.a.), Hz. Zeynep (s.a.) hakkında buyurduğu güvenilir bir rivayet elimizde bulunmasa da Hz. Fatıma (s.a.) hakkında buyurduğu birçok güvenilir rivayet vardır ve bu rivayetler Hz. Zeyneb’i (s.a.) de kapsamaktadır. Bir rivayette geldiği üzere, birisi İmam Cafer-i Sadık’a (a.s.) Peygamber Efendimiz’in (s.a.a.) “Fatıma paktır ve Allah-u Teala, onun soyunu da cehennem ateşine haram kılmıştır.” diye buyurup buyurmadığını sorduğunda o hazret şöyle buyurmuştur: “Evet Peygamber(s.a.a.)’in maksadı, Hasan, Hüseyin, Zeynep ve Umm-u Gülsümdür.”[1]
Aynı şekilde İmam Seccad (a.s.) da Hz. Zeyneb’e (s.a.) hitaben şöyle buyurmuştur: “Siz elhamdülillah ilim öğrenimi görmeden alim, ve anlatılmadan anlayansınız.”[2]
Peygamber Efendimiz’in (s.a.a.), İmam Hasan ve İmam Hüseyin’in (a.s.) faziletleri hakkında buyurduğu rivayetlerin çok olması ve Hz. Ali’nin (a.s.) diğer evlatları hakkında bu türden hadislerin olmamasının sebebinin, bu iki yüce şahsiyetin imamet makamına sahip olduklarından kaynaklandığını söyleyebiliriz.
Ama şu noktayı vurgulamak gerekir ki: Hz. Zeynep (s.a.), iman, takva, sabır, zulümle mücadele, kıyam, İslam dinini, imameti ve velayeti savunma, fedakârlık, fesahat ve belagat derslerini değerli anne ve babasından almıştır. Burada o yüce kahraman hanımın bazı özelliklerine değineceğiz:

1. Hz. Zeynep(s.a.)’in güçlü imanı:
Hz. Zeyneb’in (s.a.) en önemli özelliklerinden biri, Allah’a olan iman ve muhabbetidir. Onun, Allah’a olan iman derecesini anlamak için, Allah’ın rızası için katlandığı bütün musibetlerin, sadece O’ndan olduğu için güzel gördüğünü söylemesi yeterlidir. Kufe şehrinde İbn-i Ziyad ona “Allah’ın kardeşine yaptığını nasıl görüyorsun” diye sorduğunda şöyle cevap vermiştir: “Güzellikten başka bir şey görmedim.”[3] İmam Hüseyin (a.s)’ın kıyam ve hareketi, hak yolundaydı ve bu yüzden kardeşinin kılıçlarla parçalanmış bedenini Kerbela’da gördüğü zaman huşulu bir şekilde Allah’a şöyle demiştir: “Allah’ım bizim bu kurbanımızı kabul eyle.”[4]
Hz. Zeyneb’in (s.a.) ibadeti öylesine bir noktadadır ki, İmam Hüseyin (a.s.) onunla vedalaşırken O’na şöyle buyurur: “Kardeşim, gece namazlarında beni hatırla!”[5] ve yine İmam Seccad’an (a.s.) şöyle nakledilmiştir: “Halam Zeynep, Kufe’den Şam’a olan esaret yolculuğunda, hem farz ve hem nafilelerini yerine getirmiş, onlardan gafil olmamıştır. Sadece konakladıkları yerlerden birisinde, aşırı halsizlik ve açlık yüzünden, namazını oturarak kılmıştır ve daha sonra üç gün boyunca yemek yemediği anlaşılmıştır. Zira, her esire günde bir parça ekmek veriliyordu ancak halam kendi payını çoğu zaman çocuklara veriyordu.”[6]

2. Hz. Zeyneb’in (s.a.) ilmi:
Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a.) ilim ve fazilet hanımıdır. O, ilmini, vahye bağlı olan; değerli dedesi, babası, annesi ve kardeşlerinden almıştır. Hz. Zeyneb’in (s.a.), kadınlara tefsir dersi verdiğini yazmışlardır.[7] Yine İbn-i Abbas ondan şöyle söz etmektedir: “Biz Haşim oğullarının bilgesi (akıl ve bilgi madeni) Hz. Zeynep (s.a.)…”[8] Hz. Zeyneb’in Beni Haşim kabilesinde “akile” yani bilge olarak tanınması, O’nun ilmini açıklamaya yetmektedir.
Hz. Zeyneb’in (s.a.) Kerbela, Kufe ve Şam seferleri boyunca söylediği sözler ve dönemin zalimleri, tağutlarına ve genel halka karşı yaptığı konuşmalar ve verdiği hutbeler, bu azametli hanımın ilim ve kemalinin, eğitim ve öğretim yoluyla olmadığını, tam aksine ilahi bir hibe ve olağanüstü bir durum olduğunu açıkça göstermektedir. Bu konunu şahidi, Hz. Zeyneb’in (s.a.) Kufe’deki hutbesinden sonra İmam Seccad’ın (a.s.) ona buyurduğu sözlerdir: “Halacığım, sakin ol ve sükût etmeyi tercih et; “Siz elhamdülillah ilim öğrenimi görmeden alim, ve anlatılmadan anlayansınız.”[9]

3. Beni Haşim’in akilesinin (bilgesinin) fedakârlığı:
Hz. Zeyneb’in (s.a.) şahsiyetini tanıyabilmenin en iyi yolu, onun tarihi Kerbela yolculuğunu, Aşura hadisesindeki etkili rolünü, o yüce hanımın özgürlüğe anlam veren esaretini ve zamanın zalimlerine olan tavrını incelemektir.
Hz. Zeynep (s.a.), dinsizlere karşı Allah’ın dinini savunmanın zaruretini, bu yolda mal, mülk, eş, yaşantı ve çocuklarından geçmesi gerektiğini, hatta yeri geldiğinde canından bile geçmesi gerektiğini hissettiği zaman, tam bir fedakârlık ve cesaretle, evinden, eşinden ve bütün hayatından el çekerek, Kerbela sahnesinde hazır bulunmuştur. Kendi çocuklarını da, kurban etmek için, Kerbela kurbanlığına getirmiş ve onları hiç çekinmeden Allah yolunda mücadele için meydana göndermiş ve şehadetlerini muşahede etmiştir. Kerbela kıyamı boyunca her yerde, bu kıyamın yüce lideri, kardeşi Hz. Hüseyin (a.s.) yardımcısı olmuştur. Aşura günü, Allah’ın hücceti şehit edildiğinde, ortada kalan Ehl-i Beyt ailesini esaret döneminde koruyup savunmak gibi ağır bir sorumluluk, bu yüce hanımın omuzlarına binmiş ve o da çelik bir dağ gibi, sapıtmış düşmanlar karşısına dikilerek bu görevi büyük bir kahramanlıkla yerine getirmiştir.[10] Bu dönemde Hz. Zeyneb’in kendisinden gösterdiği şecaat olmasaydı ve Kerbela mesajını esir olarak götürüldüğü her yerde güçlü bir sesle insanlara aktarmasaydı elbette Kerbela’da Ehl-i Beyt tarafından dini savunmak için yapılan eşsiz kıyam gereken sonucu vermez ve halkın uyanmasına vesile olmazdı.
Hz. Zeyneb’in (s.a.) bu önemli rolünün anıları, bugün, aradan asırlar geçmesine rağmen, yine eşsiz bir örnek olarak yaşatılmalıdır, bu yüzden İslam camiasında, fedakârlık hissini canlı tutmak için, bu yüce hanımın doğum ve vefat gününü anmak gerekir.

[1] El- Vefa Kurumu, Beyrut, hicri 1404 yılı, Allame Meclisi, Bihar-ul Envar, c: 43, s: 231–3.
[2] Bihar-ul Envar, c: 45, s: 164.
3 Bihar-ul Envar, c: 45, s: 116.
4 Allame Seyit Abdurrezzak Mukarrem, Mektel-ul Hüseyin, s: 379.
[5] Zeyneb-i Kübra, s: 62–63.
[6] Reyahin-iş Şerie, c: 3, s: 62.
[7] Bakınız: Didar-ı Aşina dergisi, sayı: 25, Seyit Sadık Seyitnejat.
[8] Sefinet-ül Bihar, c: 1, s:558.
[9] Bihar-ul Envar, c: 45, s: 164.
[10] Bakınız: Didar-i Aşina, sayı: 117, Leyla Zu’lfekari.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 01-23-2018, 08:27
zehrayı nur zehrayı nur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 53
zehrayı nur is an unknown quantity at this point
Standart

Akile, Arife, Alime, Abide, Fehime, Kamile ve…
Bunlar 1377 yıl önce dünyaya gelmiş olan büyük bir şahsiyete sahip bir bayanın lakaplarından bazılarıdır.
Annesi Hazreti Fatima Zehra’ya (s.a) ve babası Hazreti Ali’ye (a.s) çok benzemekteydi.
Dünyaya geldiğinde Hazreti Resulullah (s.a.a) yolculukta idi. Dönüşünde Hazreti Ali’nin (a.s) bir kızının dünyaya geldiğini haber alır almaz onlara koştu. Kızı kucağına aldı, öptü ve ismini ‘ZEYNEB’ koydu.
Zeyneb ‘Zeyn’ ve ‘Eb’ kelimelerinden oluşmaktadır. Yani ‘babasının süsü’. Gerçekten de her açıdan babasının süsü oldu.
Akile: Zeki ve uzak görüşlü bayan.
Arife: Yüce marifetinden dolayı.
Alime: Geniş ilminden dolayı.
Abide: Benzersiz ibadetlerinden dolayı.
Fehime: Anlayış ve basiretinden dolayı.
Kamile: Ahlaki kemalatından dolayı.
İmam Seccad (a.s) Hazreti Zeyneb (s.a) hakkında buyurdu:
انت عالمه غیر معلمه وفهمه غیر مفهمهSen, kimsenin yanında eğitim görmemiş alim ve kimseden ders almamış anlayışlı kimsesin.’
(Bihar’ul Envar. C. 45. S. 164)
ذلِكَ فَضْلُ اللَّهِ يُؤْتيهِ مَنْ يَشاءُ وَ اللَّهُ واسِعٌ عَليمٌ‘Bu Allah’ın bir lütfudur. İstediği kimseye verir. Allah ilmi geniş olandır.’ (Maide 54)
Hazreti Zeyneb (s.a) sabır ve fedakârlık timsalidir. Kerbela’da çocuklar için bir kalkan ve hastalar için bir hemşire idi.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 08:41


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.