aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | KERBELA FACİASI | HZ İMAM HÜSEYİN (AS) VE KERBELA FACİASI

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 05-05-2014, 11:59
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 738
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart Huseyni (aleyhisselam) Mücizeler

Kerbela’da yaşanan onca acı olaydan hemen sonra yezit (la) ordusu sağ kalan peygamber ailesini esir ederek Kufe’ye doğru hareket ettirdiler. Müslüman, Müslüman’ı esir alır mı hiç? Tabi ki almaz. Peki, peygamber (salallahu aleyhi ve alih) kızlarını, gelinlerini, çocuklarını nasıl oluyor da esir alıyorlar? Şöyle ki, peygamber (salallahu aleyhi ve alih) ailesinin adını harici koydular. Mürtet yani dinden çıkmış diyerek esir ettiler.

Esirleri, nur kafilesini önce Kufe'ye götürdüler. Kufe'de İbni Ziyad'ın sarayında birinci bayram havası estirdiler. Sonra Şam'a Yezit (la)in sarayına götürüp ikinci bayram havası estirdiler. Bu nur kafilesi esirlerini ölenlerin parçalanmış bedenlerinin yanından götürdüler ve acılarını bir kez daha yenilediler. Yorucu ve zahmetli yolculuk sonunda Kufe'ye getirildiler.

Düşünsenize daha çok değil 20 yıl öncesinde bu şehirde Ali (aleyhisselam)’ın hükümeti vardı. Hz. Zeynep (salamullahualeyha) bu şehirde halife kızı idi. Ama şimdi ise esireydi. İşte bu çelişkili durum insanların kafalarında deprem etkisi yaratmıştı. Halk yavaş yavaş uyanmaya başlamıştı. Bu gerçeği gören İbni Ziyad (la) esirleri bu şehirde tutamadı. Tabi ki bu gerçeğin görülmesi iki nur ağzın konuşmalarının etkisi ile olmuştu.Yezit ordusunun bireyleri beklentilerine ulaşabildiler mi? Sonradan pişman oldular mı? Evet, o lanetliler çok pişman oldular ve beklentilerine de ulaşamadılar. Hem dünyalarından hem de ahretlerinden oldular.

Esirler yani nur kafilesi Kufe’de 5-6 gün kaldı. Sonra Şam'a doğru hareket ettirildiler. Kufe'den Şam'a on beş günde gittiler. Bu yolculuk esnasında bazı mucizeler görülmüştür. Öyle ki İmam Hüseyin (aleyhisselam)’ın mübarek kesik başı mucizeler yaşattı. Gayri Müslimleri bile Müslüman yaptı. İmam Hüseyin (aleyhisselam)’ın pak kanı kimileri için şifa kaynağı, kimileri için ise hüsran oldu.

Kuran-ı Kerim’de Rabbimiz İsra suresi 82. ayette şöyle buyuruyor : " Biz Kuran’ı indirdik. Müminler için şifa, zalimler için hüsrandır. "Dikkat edilecek olunursa Kuran aynı Kuran’dı ama bazıları için şifa olurken bazıları için ise hüsran olmaktadır. İmam Hüseyin (aleyhisselam) da tıpkı Kuran gibi (şüphesiz o yaşayan Canlı Kuran’dı) kimileri için şifa kimileri için de hüsran oldu.

Esirler Kufe şehrinin dışındaydılar. İmam Hüseyin (aleyhisselam)’ın mübarek kesik başını İbni Ziyad'a (la) getirdiler, bıraktılar önüne. O lanet, emir verdi askerlerine : ‘’Götürün bu başı esirlerle beraber bana getirin.’’ dedi. Daha sonra esirlerle beraber getirdiler. İbni Ziyad (la) İmam Hüseyin (aleyhisselam)’ın mübarek kesik başını aldı eline. Dikkatlice bakıyordu ki kendisine bir titreme geldi ve bu esnada o kesik baştan bir damla kan İbni Ziyad'ın (la) bacağına düştü ve bacağını delerek diğer taraftan çıktı. O kan, bacağında öyle bir yara oluşturdu ki hiçbir doktor o yaraya çare bulamadı. O yara o kadar pis kokuyordu ki insanlar o kokudan çok rahatsızlık duyuyor, yanına yaklaşamıyorlardı. Aynı kan damlası bir Yahudi kızının kör (ama) olan gözüne düştüğünde ise o göz, şifa buluyordu. Yani İmam Hüseyin (aleyhisselam) müminler için şifa, zalimler için hüsran oldu.

Esirler yolda giderlerken bir yerde konaklamışlardı. O yer bir rahibin ibadetgahı idi. Bu zalim askerler şarap sofralarını açtılar, mezelerini yiyip içmeye başlamışlardı ki o anda duvar çatladı; içinden bir el çıktı ve duvara şu yazıyı yazdı :" Onlar ki kendilerini Peygamberin ümmeti saydılar ve Peygamberin evladı Hüseyin (aleyhisselam)’ı öldürdüler. Hüseyin’in ceddi Muhammed ‘ten (salallahu aleyhi ve alih) mi şefaat bekliyorlar?" Bu manzara karşısında büyük bir şaşkınlık ve korku yaşadılar. Oturup yemeklerini yemeye meşgul olduklarında o el bir daha ortaya çıktı ve o demir kalemden duvara ikinci cümleyi şöyle yazdı :" And olsun ki Allah’a, kıyamet günü onlar için şefaatçi olmayacağım ve onlar azapta olacaklardır.’’Orada bulunan herkes yine hayretler içinde kaldı. Yine oturmuşlardı ki o el üçüncükez ortaya çıktı ve şunları yazdı: ‘’Hüseyin(aleyhisselam)’ı zulümle öldürdüler, zalimce katlettiler. Bunların verdiği hüküm, Kuran’ın tam tersiydi.’’

Askerler büyük bir korkuya kapıldılar ve boğazlarından yemek geçmedi. Hepsi sofradan ayağa kalktı ve hepsini bir titreme aldı. Korkularından yerlerine bile oturamadılar. İşte bunlar yaşanırken gecenin o karanlığında bir rahip baktı. Nur saçıyordu adeta, hemen oraya yaklaştı. Girdi içeriye ve sordu: ‘’Bu Nedir?’’ dediler ki: "Bir haricinin kesik başıdır."Rahip: "Bu haricinin adı nedir?" diye sorunca:"Hüseyin’dir" dediler. Rahip tekrar sordu:"Hüseyin kimdir?"dediler ki :"Peygamberin kızı Fatıma’nın oğludur. "

Rahip öfkesini şu cümlelerle dile getirdi :"Yazıklar olsun size! Peygamberinizin evladının başını kesmişsiniz, bununla da yetinmemiş, onu mızrağın başına asarak saygısızlık ediyorsunuz.’’ Rahip çok ağladı. Onlara sordu ki :"Peki neden bu başı böyle bir şekilde ve kime götürüyorsunuz?" Dediler ki: Bu kesik başı yezide götüreceğiz o bizleri ödüllendirecek." Gözü yaşlı Rahip: "Ne kadar alacaksınız ?" diye sorunca: ‘’ On bin dirhem alacağız.’’ diye cevap verdiler. Rahip :"Bu kesik başı bir saatliğine bana verin, ben size o parayı vereyim." dedi. Bu teklifi kabul etmeleri üzerine rahip gidip 10 bin dirhemi getirdi, onlara verdi ve kesik başı alıp evine götürdü. O mübarek kesik başı yıkadı, büyük bir hürmet ile bıraktı önüne ve başladı onunla konuşmaya. Dedi:"Hüseyin can, senden özür diliyorum ki Kerbela’ya gelemedim. Sana yardım edemedim. Senin ceddin Muhammed’ten (salallahu aleyhi ve alih) utanıyorum. Onun yüzüne nasıl bakacağım. Ben o mucizeyi sende gördüm ki sen bu haldeyken bile zikrediyorsun, ben mukaddes huzurlarınızda şahadet getiriyor ve Müslüman oluyorum.." Şahadet getirdikten sonra sözlerine şöyle devam etti: "Ne olur bana kendini tanıtır mısın, o mübarek sesini duymak istiyorum."O anda o mübarek kesik baş başladı konuşmaya: "BENİM MAZLUM, BENİM SUSUZ, .."Rahip daha fazla dayanamadı, aldı o kesik başı, bastı bağrına, çok ağladı. Askerler geldiler rahibe zamanın dolduğunu söyleyip kesik başı ondan aldılar ve yola koyuldular.

Oradan biraz uzaklaştıklarında dediler: ‘’ Gelin bu paraları paylaşalım. Para keselerinin ağzını açtıklarında gözlerine inanamadılar çünkü teneke parçası olmuştu tüm paralar. Paranın üzerinde şu ayet yazıyordu: "O zalimlerin yaptıklarını sanıyorlar mı ki Allah bilmiyor ve haberdar değil." paranın diğer yüzüne şu yazılmıştı: "Onlar ki zulüm ettiler, yakında zulümlerinin karşılığını göreceklerdir.’’

Askerler çok şaşırdılar ve sinirlenip bu teneke parçası paraları yola attılar nihayet bu kesik başları ve esirleri on beş günün sonunda Şam şehrinin girişine getirdiler. İmam Zeynelabidin’e (aleyhisselam) sordular :"Kerbela’yı canlı yaşadınız ey Resulullah’ın evladı sizin için en zor olan hangi andı? İmam üç kez şöyle buyurdu: Şam, Şam, Şam. Ağacan Kerbela’da kılıçlar konuştu, bedenler doğrandı, başlar bedenlerden ayrıldı, çadırlara ateş verildi, çoluk çocuk dövüldü. Bunca yaşananlara rağmen neden Şam? İmam buyurdu ki: Şam’da bizle alay ettiler, bize güldüler, bize iyileşmeyen dil yarası vurdular, götürdüler. Yezidin sarayına varmadan yakınında harabeye yerleştirdiler. Bu yerin ne doğru düzgün duvarı vardı ne de çatısı. And olsun Allah’a ki burada gündüz güneş bize o kadar zahmet verirdi ki sıcaktan kavrulurduk, gece olunca da sabaha kadar tir tir titrer çok üşürdük. Öyle ki yüzümüzün derileri soyulmuştu."

Selam olsun o nur kafilesin,e selam olsun o mucizeleri yaşatan kesik başa, selam olsun Kerbela’nın solmayan sabır gülüne, selam olsun Kerbela’nın sabır ağacına.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 05-05-2014, 06:24
Ruzgarın Gücü Ruzgarın Gücü isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 2
Ruzgarın Gücü is an unknown quantity at this point
Standart

"Allah'ım, sen, (Resul ve Ehl-i Beyt'ine) ilk zulmedeni benim özel lanetime mazhar eyle. Bunun için de, önce birinci, sonra ikinci, sonra üçüncü ve sonra da dördüncüden başla. Sonra da... Yezid'e lanet eyle. Ziyad'ın ve Mercâne'nin oğlu Ubeydullah'a, Sa'd oğlu Ömer'e, Şimr'e, Ebu Süfyan'ın, Ziyâd'ın ve Mervân'ın soyuna kıyamet gününe kadar lanet et."
www.aliyyenveliyullah.com Sitesine Teşekkürler
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 05-11-2014, 06:37
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 738
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart Kötürümken İyileşmek

Bir hac yolculuğunda büyük âlim Hacı Seyit Ferecullah Behbehanî’yle görüşme fırsatı buldum. Evindeki taziye meclisinde İmam Hüseyin (a.s) tarafından bir mucize gerçekleşmişti. Ben de ondan bu mucizeyi bana yazmasını rica ettim. Olayı kendi kalemiyle detaylı bir şekilde yazarak bana yolladı. Yazılı metni burada olduğu gibi naklediyorum:

Ramhormoz’a bağlı Câbirnan doğumlu Behbehan sakini Abdullah, 28 Muharrem 1883 yılında ayağından müzmin bir hastalığa yakalandı. Koltuk değneğiyle güçlükle yürüyordu. Geçimi için hayırsever müminler ona yardımda bulunurlardı. Doktor Gulamî’ye müracaat ettiğinde pek de ümit verici bir haber almadı. Sonra yanıma gelerek Ahvaz’a gitmek için yardım istedi. Allah’a şükür, yolculuk için vesileler tedarik edildi. Ona bir mektup vererek Ayetullah Behbehanî’ye yolladım. O da Abdullah’a yardım konusunu kabul ederek onu Condi Şahpur hastanesi başhekimi Doktor Ferhat Tabipzade’nin yanına yolladı.

Doktor, ilk etapta ayaklarının filmini çekti. Diz kapaklarının altında kansere neden olan bir urun oluştuğunu belirterek, bu ayağın iyileşmesinin artık imkânsız olduğunu söyledi. Daha sonra tüm masraflarını kendisi karşılayarak onu Abadan Petrol Hastanesi’ne sevk etti. Orada da ayağından dört film çekildi. Ne var ki sonuç aynıydı. Bu cevabı da aldıktan sonra ümitsiz bir şekilde Behbehan’a geri döndü.

Abdullah şöyle anlatır:

Bu zaman zarfında gördüğüm bazı ümit verici rüyalar beni biraz da olsa rahatlatıyordu. Bir akşam rüyamda sizin evin bahçesine girdiğimi görmüştüm. Siz orada yoktunuz, ama dış bahçedeki elma ağacının altında iki nurlu seyit vardı. O sırada siz de selam vererek içeri girdiniz. Seyitler, sizi görünce kendilerini tanıttılar. Biri İmam Hüseyin (a.s) diğeri de oğlu Hz. Ali Ekber (a.s) idi. İmam Hüseyin (a.s) size iki elma verdi. “Biri senin, diğeri de oğlun içindir. Bu elmalar iki yıl sonra netice verecek!” dedi. Sonra da Hz. Mehdi’yle (a.f) birkaç kelime sohbet etti.

O sırada ben de size dönerek “İmam’dan bana şifa vermesini dileyin!” dedim. O iki büyük zattan biri şöyle buyurdu: 1384 yılında, Cemadiyüssani ayında, bir Pazartesi günü, falan şahsın (bana işaret ederek) evinde taziye meclisi olacak. Oraya git; inşallah ayakların iyileşecektir!”

Sevinçle uykudan uyandım. Bu ümitle vaat edilen günün gelip çatmasını bekliyordum.

Abdullah bu rüyayı bana da anlattı. O gün gelip çattığında Abdullah’ın koltuğunda iki sopayla içeri girerek minberin yanında bir yere oturduğunu gördüm.

Kendisi şöyle diyor: Mecliste oturalı bir saat olmuştu. Yavaş yavaş ayağımın eski hâline kavuştuğunu hissedebiliyordum. Sanki kan yeniden damarlarımda dolaşmaya başlamıştı. Ayağımı uzatıp tekrar topladım. Bunu yapabildiğimi görünce iyileştiğimi anladım. Henüz mersiye okuyan şahıs sözlerini tamamlamamıştı. Değnekler elimde olmadan ayağa kalkıp oturdum. Sevinçle olayı etrafımdakilere de anlattım.

Abdullah daha sonra yanıma gelerek benimle tokalaştı. Meclis bir anda salavât sesleriyle dolmuştu. Abdullah artık o müzmin hastalıktan tamamen kurtulmuştu.

Bunun üzerine şehirde kutlama merasimleri tertiplendi. İmam Hüseyin’in mucizesi münasebetiyle aynı yıl, mehir ayında, saat sekizden on bire kadar bizim evde de kutlama merasimleri düzenlendi. Eşine az rastlanır bir kutlama oldu ve fotoğraflar çekildi.

Seyit Ferecullah el- Musevî
“Gizemli Öyküler” Ayetullah Destgayb’ın
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 03-25-2018, 05:50
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 738
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

Eba elağhin oğlu yahyadan dedi ki. İmam Muhammed Bakır aleyhisselam buyururlar ki:
"Hüseyin'in oğlu Ali aleyhisselam hac ziyareti için mekkeye doğru hareket etti.
Medine ve Mekke arasında vahd denilen yerde İmam aleyhisselam'ın yolunu bir adam (hırsız) kesti.
Adam dedi ki: Seni öldürüp üzerindeki herşeyi almak istiyorum.
İmam Zeynel Abidin aleyhisselam buyurdu ki: Hırsıza malımı paylaşalım.
Paylastığımı helal kılsam.? Hırsız hayır der.
İmam aleyhisselam buyurur ki: İhtiyacımı giderecek kadar birşeyler bırak.?
Hırsız kabul etmedi. İmam aleyhisselam buyurdu ki: Rabbin nerdedir?
Hırsız der ki: Uyuyor (haberi yok). Birden bire anıden iki aslan görünür.
Aslan'ın biri hırsızın kafasından diğer aslanda bacağından yakaladı.
İmam aleyhisselam hırsıza dedi ki: SEN İDDİA ETTİN Kİ RABBİN UYUYOR MUYDU? ."
Kaynak :
Medinet-ul Meaciz, cilt. 4 sayfa. 340.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 04-23-2018, 11:35
abruy abruy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Jul 2017
Mesajlar: 2
abruy is an unknown quantity at this point
Standart İmam Huseyin (aleyhisselam)'a Has Olan Bazı Özellikler

İMAM HÜSEYİN (aleyhisselam)'a HAS OLAN BAZI ÖZELLİKLER!

💐Altı aylık dünyaya gelen TEK İMAM!

💐Hiç bir kadından süt içmeyen TEK İMAM!

💐Dünyaya geldiği zaman babasını, annesini, dedesini ve yakınlarını ağlatan TEK İMAM!

💐Savaş meydanında şehit düşen TEK İMAM!

💐Bütün imamlar şehit olduğu halde Tevessül duasında "ey şehit" denilen TEK İMAM!

💐Hayatı zamanında iki şehidin babası olan TEK İMAM!

💐Erbaini ve Erbain ziyareti olan TEK İMAM!

💐Mezarı zalimler tarafından yok edilmek için ondan fazla tahrip edilen ve buna rağmen mezarı ayakta kalan TEK İMAM!

💐Gusülsüz ve kefensiz olarak defnedilen TEK İMAM!

💐Mübarek başı mutahhar bedeninden ayrılan TEK İMAM!

💐Susuz dudaklarla, yüzlerce ok, kılıç, mızrak, taş... darbesi ile şehit edilen TEK İMAM!

💐Şehit edildikten sonra ailesi/yakınları esir alınan TEK İMAM!

💐Babası, annesi ve dokuz nesli masum olan TEK İMAM!

💐Dünyaya geldiği ayda şehadet olmayan ve şehit olduğu ayda viladet olmayan TEK İMAM!

💐Mezarının toprağının yenilmesine sakınca olmayan TEK İMAM!

💐Kubbesinin altında duanın kabul olacağı TEK İMAM!

💐Ziyaretinde geçen günler ömürden hesap edilmeyen TEK İMAM!

💐İmam-ı Zamanın her gün en az iki defa ağladığı TEK İMAM!

💐Gemisinin genişliği ve hızı diğer imamların gemilerinin hızından ve genişliğinden daha fazladır!

💐Cennette onun adına "Bab'ul Hüseyin" adında kapı olan TEK İMAM!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 12:12


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.