aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | AHLAK İRFAN VE DUA | DUA VE ZİKİR

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 07-14-2018, 06:46
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.439
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Hz. Masume (sa) Ziyaretnamesi

Hz. Masume (sa) Ziyaretnamesi
Arapça

Mukaddes mezarın yanına vardığında kabrin baş ucunda durup kıbleye doğru yönel, 34 defa Allah-u Ekber, 33 defa Subhanallah, 33 defa da Elhemdulillah de; sonra şu ziyaretnameyi oku:

بِسْمِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
السَّلامُ عَلَى آدَمَ صِفْوَةِ اللَّهِ السَّلامُ عَلَى نُوحٍ نَبِيِّ اللَّهِ السَّلامُ عَلَى إِبْرَاهِيمَ خَلِيلِ اللَّهِ السَّلامُ عَلَى مُوسَى كَلِيمِ اللَّهِ السَّلامُ عَلَى عِيسَى رُوحِ اللَّهِ السَّلامُ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ السَّلامُ عَلَيْكَ يَا خَيْرَ خَلْقِ اللَّهِ السَّلامُ عَلَيْكَ يَا صَفِيَّ اللَّهِ السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مُحَمَّدَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ خَاتَمَ النَّبِيِّينَ السَّلامُ عَلَيْكَ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ وَصِيَّ رَسُولِ اللَّهِ السَّلامُ عَلَيْكِ يَا فَاطِمَةُ سَيِّدَةَ نِسَاءِ الْعَالَمِينَ السَّلامُ عَلَيْكُمَا يَا سِبْطَيْ نَبِيِّ الرَّحْمَةِ وَ سَيِّدَيْ شَبَابِ أَهْلِ الْجَنَّةِ السَّلامُ عَلَيْكَ يَا عَلِيَّ بْنَ الْحُسَيْنِ سَيِّدَ الْعَابِدِينَ وَ قُرَّةَ عَيْنِ النَّاظِرِينَ السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ بَاقِرَ الْعِلْمِ بَعْدَ النَّبِيِّ ،

السَّلامُ عَلَيْكَ يَا جَعْفَرَ بْنَ مُحَمَّدٍ الصَّادِقَ الْبَارَّ الْأَمِينَ السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مُوسَى بْنَ جَعْفَرٍ الطَّاهِرَ الطُّهْرَ السَّلامُ عَلَيْكَ يَا عَلِيَّ بْنَ مُوسَى الرِّضَا الْمُرْتَضَى السَّلامُ عَلَيْكَ يَا مُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ التَّقِيَّ السَّلامُ عَلَيْكَ يَا عَلِيَّ بْنَ مُحَمَّدٍ النَّقِيَّ النَّاصِحَ الْأَمِينَ السَّلامُ عَلَيْكَ يَا حَسَنَ بْنَ عَلِيٍّ السَّلامُ عَلَى الْوَصِيِّ مِنْ بَعْدِهِ اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى نُورِكَ وَ سِرَاجِكَ وَ وَلِيِّ وَلِيِّكَ وَ وَصِيِّ وَصِيِّكَ وَ حُجَّتِكَ عَلَى خَلْقِكَ السَّلامُ عَلَيْكِ يَا بِنْتَ رَسُولِ اللَّهِ السَّلامُ عَلَيْكِ يَا بِنْتَ فَاطِمَةَ وَ خَدِيجَةَ السَّلامُ عَلَيْكِ يَا بِنْتَ أَمِيرِ الْمُؤْمِنِينَ السَّلامُ عَلَيْكِ يَا بِنْتَ الْحَسَنِ وَ الْحُسَيْنِ السَّلامُ عَلَيْكِ يَا بِنْتَ وَلِيِّ اللَّهِ السَّلامُ عَلَيْكِ يَا أُخْتَ وَلِيِّ اللَّهِ السَّلامُ عَلَيْكِ يَا عَمَّةَ وَلِيِّ اللَّهِ السَّلامُ عَلَيْكِ يَا بِنْتَ مُوسَى بْنِ جَعْفَرٍ وَ رَحْمَةُ اللَّهِ وَ بَرَكَاتُهُ ،

السَّلامُ عَلَيْكِ عَرَّفَ اللَّهُ بَيْنَنَا وَ بَيْنَكُمْ فِي الْجَنَّةِ وَ حَشَرَنَا فِي زُمْرَتِكُمْ وَ أَوْرَدَنَا حَوْضَ نَبِيِّكُمْ وَ سَقَانَا بِكَأْسِ جَدِّكُمْ مِنْ يَدِ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ صَلَوَاتُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ أَسْأَلُ اللَّهَ أَنْ يُرِيَنَا فِيكُمُ السُّرُورَ وَ الْفَرَجَ وَ أَنْ يَجْمَعَنَا وَ إِيَّاكُمْ فِي زُمْرَةِ جَدِّكُمْ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَ أَنْ لا يَسْلُبَنَا مَعْرِفَتَكُمْ إِنَّهُ وَلِيٌّ قَدِيرٌ أَتَقَرَّبُ إِلَى اللَّهِ بِحُبِّكُمْ وَ الْبَرَاءَةِ مِنْ أَعْدَائِكُمْ وَ التَّسْلِيمِ إِلَى اللَّهِ رَاضِيا بِهِ غَيْرَ مُنْكِرٍ وَ لا مُسْتَكْبِرٍ وَ عَلَى يَقِينِ مَا أَتَى بِهِ مُحَمَّدٌ وَ بِهِ رَاضٍ نَطْلُبُ بِذَلِكَ وَجْهَكَ يَا سَيِّدِي اللَّهُمَّ وَ رِضَاكَ وَ الدَّارَ الْآخِرَةِ يَا فَاطِمَةُ اشْفَعِي لِي فِي الْجَنَّةِ فَإِنَّ لَكِ عِنْدَ اللَّهِ شَأْنا مِنَ الشَّأْنِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ أَنْ تَخْتِمَ لِي بِالسَّعَادَةِ فَلا تَسْلُبْ مِنِّي مَا أَنَا فِيهِ وَ لا حَوْلَ وَ لا قُوَّةَ إِلا بِاللَّهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ اللَّهُمَّ اسْتَجِبْ لَنَا وَ تَقَبَّلْهُ بِكَرَمِكَ وَ عِزَّتِكَ وَ بِرَحْمَتِكَ وَ عَافِيَتِكَ وَ صَلَّى اللَّهُ عَلَى مُحَمَّدٍ وَ آلِهِ أَجْمَعِينَ وَ سَلَّمَ تَسْلِيما يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 07-14-2018, 06:49
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.439
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Türkçe Anlamı

Mukaddes mezarın yanına vardığında kabrin baş ucunda durup kıbleye doğru yönel, 34 defa Allah-u Ekber, 33 defa Subhanallah, 33 defa da Elhemdulillah de; sonra şu ziyaretnameyi oku:

Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla

“Selam olsun Allah’ın seçkin kulu Âdem’e, Selam olsun İbrahim Halilullah'a, Selam olsun Musa Kelimullah’a, Selam olsun İsa Ruhullah’a. Selam olsun sana ey Resulullah, selam olsun sana ey Allah'ın en iyi yaratığı, selam olsun sana ey Allah'ın seçkin kulu, selam olsun sana ey Muhammed b. Abdullah, (ey) Peygamberlerin sonuncusu. Selam olsun sana ey Emir-ül Müminin Ali b. Ebi Talib; (ey) Resulullah'ın vasisi, Selam olsun sana ey alemlerin kadınlarının efendisi Fatıma. Selam olsun size ey Rahmet Peygamberinin torunları ve Cennet gençlerinin efendileri (Hasan ve Hüseyin). Selam olsun sana ey ibadet edenlerin efendisi ve (ilahi nura) bakanların gözünün nuru Ali b. Hüseyn. Selam olsun sana ey Peygamber’den sonra ilmi yaran Muhammed bin Ali. Selam olsun sana ey doğru konuşan, iyi iş yapan ve emin olan Cafer bin Muhammed, Selam olsun sana ey tertemiz ve pak Musa bin Cafer. Selam olsun sana ey hakka rıza gösteren ve beğenilmiş olan Ali b. Musa. Selam olsun sana ey Takva sahibi Muhammed bin Ali. Selam olsun sana ey halis, hayır seven ve emin Ali bin Muhammed, Selam olsun sana ey Hasan bin Ali Ve selam olsun ondan sonraki vasiye.

Allah'ım nurun, çırağın, velinin vasisi ve yaratıklarına hüccet olan İmam’a (Hz. Mehdi’ye) salat (ve selam) eyle.

Selam olsun sana ey Resulullah'ın kızı, Selam olsun sana ey Fatıma ve Hatice'nin kızı, Selam olsun sana ey Emir-ül Müminin (Ali’nin) kızı, selam olsun sana ey Hasan ve Hüseyin'in kızı, selam olsun sana ey Allah'ın velisinin kızı, Selam olsun sana ey Allah'ın velisinin bacısı, Selam olsun sana ey Allah'ın velisinin halası, Selam olsun sana ey Musa b. Cafer'in kızı. Allah'ın rahmet ve bereketi ve Allah'ın selamı üzerinize olsun.

Allah-u Teala, cennette bizimle sizin aranızı buluştursun, bizi sizinle beraber haşr eylesin ve peygamberimizin havuzunun başına getirsin. Ali b. Ebu Talib'in eliyle ceddinizin kasesinden bize su içirsin Allah'ın selamı (hepinizin) üzerine olsun. Sizinle ilgili olarak bize sevinç ve kurtuluş göstersin. Bizi ve sizi ceddiniz Muhammed'in (s.a.a) zümresinde bir araya getirsin. Marifetinizi bizden almasın. Şüphesiz O'dur veli ve kadir (olan Allah).

Ben sizin sevginizle, düşmanlarınızdan uzak durmak, (siz Ehlibeyt’in hakkını) inkâr etmemek ve (bu konuda) tekebbür etmeden Allah'a teslim olmak (O’nun emirlerine) razı olarak, Muhammed'e (s.a.a) getirilen şeye yakin ederek ve buna rıza göstermek yoluyla Allah’a yakınlık arıyor ve bu vesileyle senin rızanı ve ahiret evinin saadetini (talep ediyorum.) Yâ Fatıma! (Masume) Cennette bana şefaat et; şüphesiz Allah katında senin büyük bir makamın vardır. Allah'ım! Senden (ömrümü) saadetle sona erdirmeni ve içerisinde bulunduğum şeyi (iman ve diğer nimetlerini) benden almamanı istiyorum. Yüce Allah'ın gücü ve kudreti dışında hiçbir güç ve kuvvet yoktur. O büyüktür ve azametlidir.

Allah'ım! dualarımızı ve ziyaretimizi keremin, izzetin, rahmetin ve affın hakkına kabul buyur ve Muhammed’e ve Ehlibeytine sâlat ve selam eyle. Ey merhamet edenlerin en merhametlisi!”
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 07-14-2018, 09:24
aliyyenveliyullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aliyyenveliyullah aliyyenveliyullah isimli Üye şuanda  online konumundadır
SİTE TEKNİKERİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 349
aliyyenveliyullah is on a distinguished road
Standart

Hz.Fatime Mesume (as) Ziyaretnamesi VİDEO
Aşağıdaki Linkin Üstüne Tıklayınız
https://www.youtube.com/watch?v=LJXr...ature=youtu.be


Kabrinin Ziyaret Fazileti

Hz. Masume’nin (s.a) ziyaretinin fazileti hakkında Masum İmamlardan (a.s) bazı hadisler nakledilmiştir. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmaktadır: Allah’ın bir haremi vardır ve orası Mekke’dir. Resulullah’ın (s.a.a) bir haremi vardır ve orası, Medine’dir. Müminlerin Emiri’nin (a.s) bir haremi vardır ve orası, Kufe’dir ve biz Ehlibeyt’in bir haremi vardır ve orası, Kum’dur.[1]
Başka bir rivayette ise İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: Kum’da, benim çocuklarımdan adı “Fatıma binti Musa” olan birisi vefat edecek ve onun şefaati ile tüm Şialarımız cennete girecektir.[2] ve başka bir açıklamada onun ziyaret edilmesi cennetin eşdeğeri olarak bilinmiştir.[3]
İmam Rıza’dan (a.s) nakledilen bir hadiste ‘her kim onu ziyaret ederse, beni ziyaret etmiş olur’[4] buyurmuş ve başka bir yerde ise şöyle buyurmuştur: “Cennet ondandır”[5] İmam Cevad (a.s) şöyle buyurmuştur: Her kim halam Hz. Masume selamullahi aleyha’yı ilgi ve marifetle Kum’da ziyaret edecek olursa, cennet ehli olur.[6]-[7]
Kaynaklar:
1- Biharu’l Envar, c. 48, s. 317.
2- Müstedrek Sefinetü’l Bihar, s. 596; En-Nakz, s. 196.
3- Biharu’l Envar, c. 57, s. 219.
4- Reyahinu’ş Şerife, c. 5, s. 35.
5- Uyun-u Ahbari Rıza (a.s), c. 2, s. 271; Mecalisu’l Mü’minin, c. 1, s. 83.
6- Kamilu’z Ziyarat, s. 536, h. 827.
7- Biharu’l Envar, c. 102, s. 266.
__________________
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

اَللَّهُمَّ خُصَّ اَنْتَ اَوَّلَ ظالِمٍ بِاللَّعْنِ مِنّى وَابْدَأْ بِهِ اَوَّلاً ثُمَّ الثَّانِىَ وَالثَّالِثَ والرَّابِعَ اَللَّهُمِّ الْعَنْ يَزيدَ خامِساً وَالْعَنْ عُبَيْدَ اللَّهِ بْنَ زِيادٍ وَابْنَ مَرْجانَةَ وَ عُمَرَ بْنَ سَعْدٍ وَ شِمْراً وَ آلَ اَبى سُفْيانَ وَ آلَ زِيادٍ وَ آلَ مَرْوانَ اِلى يَوْمِ الْقِيمَةِ.

"Allah'ım, sen, (Resul ve Ehl-i Beyt'ine) ilk zulmedeni benim özel lanetime mazhar eyle. Bunun için de, önce birinci, sonra ikinci, sonra üçüncü ve sonra da dördüncüden başla. Sonra da... Yezid'e lanet eyle. Ziyad'ın ve Mercâne'nin oğlu Ubeydullah'a, Sa'd oğlu Ömer'e, Şimr'e, Ebu Süfyan'ın, Ziyâd'ın ve Mervân'ın soyuna kıyamet gününe kadar lanet et."


علی علی علی MEN ALİYYEL MURTAZA' NIN NÖKERİYEM علی علی علی
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 07-14-2018, 07:57
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.439
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Ziyaretnâme Hz. Mâsume (salamulahualeyha)

Hz. Mâsume'nin (sa)istisnai bir azamete sahip olduğuna dair şahitlerden biri de İmam Rıza'nın (a.s) Hz. Mâsume hakkında buyurduğu özel ziyaretnâmedir. Hz. Fatıma Zehra'dan (s.a) sonra, hakkında masum İmam tarafından ziyaretnâme naklolunan tek hatun, Hz. Mâsume’dir. Hz. Zeyneb, yüce bir makama sahip olduğu halde mâsum imamdan kendine has bir ziyaretnâme nakledilmemiştir. Aynı şekilde Peygamber ailesinden diğer büyük hanımlar için de böyle bir şey yoktur.

Allame Meclisî bazı ziyaret kitapları kanalıyla Ali b. İbrahim'den, o da babasından, babası da Saad Eş’arî Kummî'den şöyle nakleder:

“İmam Rıza'nın (a.s) hizmetinde idim. Bana, ‘Ey Saad, sizin orada (Kum'da) bize ait bir mezar var’ dedi. Saad, ‘Feda olayım! Acaba kastınız Musa b. Cafer'in kızı Fatıma mıdır?’ diyince, 'Evet. Kim onu hakkıyla, tanıyarak ziyaret ederse cenneti hak eder' buyurdular."

Daha sonra İmam Rıza (a.s) Hz. Mâsume'nin kabrinin nasıl ziyaret edileceğini Saad’a şöyle anlattı: Kabrin kenarına vardığında baş tarafında kıbleye dönerek dur ve 34 defa 'Allahu Ekber', 33 defa 'Subhanallah' ve 33 defa da 'Elhamdulillah' dedikten sonra şöyle söyle:

“Esselamu alâ Adem'e safvetillah ...”[ Bihar, c.102, s.266.]
Bu ziyaretin bir diğer özelliği de, İmam Rıza (a.s)'ın buyurduğu gibi 34 defa tekbir, 33 defa tesbih, 33 defa da hamd söylenmesidir. Buna benzer bir emir, diğer ziyaretlerde görülmemektedir.

Ziyaretin 'Allahu Ekber' cümlesiyle başlamasının sebebi ise, ziyaretçinin bu iki dünya hatununu ziyaret ederken cânı gönülden yüce Allah’ın birliğine ve münezzeh olduğuna ikrar edip O’na şükrettikten sonra ziyarete başlanması gerektiğidir. Ziyaretçi, bu manevî hâliyle Hz. Mâsume (sa) ile irtibat kurmalıdır.

Bu, Allah'ın salih kullarının azamet ve üstün dereceleri karşısındaki en güzel haldir. Temiz bir ruhla, saf bir kalple, her türlü şüphe ve çirkinliklerden arınmış bir şekilde ziyaret etmeli ve bu vesileyle güzel sonuçlar almalıdır.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 07-14-2018, 08:03
elif gibi elif gibi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2012
Mesajlar: 147
elif gibi is an unknown quantity at this point
Standart Fatime Mesume (sa)

Fatime Mesume (sa)

İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Hz. Mâsume'yi Kum'da ziyaret eden, beni ziyaret etmiş gibidir."[1]
Hz. Mâsume'nin paklığına ve yüce makamına dair bir çok deliller vardır. Ayrıca İmam Rıza'nın (a.s) yukarıdaki sözü, Hz. Mâsume'nin bu makama sahip olduğunu açıkça göstermektedir.

Öte yandan asıl ismi, Fatıma Kübra'dır. "Mâsume" lakabını ona veren İmam Rıza'nın (a.s) kendisidir. Hz. Mâsume'yi ziyaret etmenin sevabı da İmam Rıza'yı (a.s) ziyaret etme sevabıyla aynı tutulmuştur.

Hz. Mâsume'nin paklığının bir diğer göstergesi ise rivayetlerde de geçen yüzü örtülü iki meçhul kişinin gaipten gelerek onun cenazesini defnetmeleridir. Zira bize göre, mâsumu ancak mâsum defnetmelidir. Büyük bir ihtimalle bu iki kişi, İmam Rıza (a.s) ile İmam Cevad (a.s) idi.

Burada şöyle bir soru akla gelebilir: Peygamberler ve on dört masumun dışında acaba bu yüce makama sahip olan başkaları da var mıdır?

Cevap olarak şunu söylemeliyiz ki; ismet makamı, pak ve temizliğin mânen en üstün makamıdır. Bu makam, iki kısma ayrılır:

1- Hatadan masum.

2- Günahtan masum.

Hz. Mâsume, Hz. Zeyneb gibi, her ne kadar on dört masumun derecesinde olmasa da günahlardan masumdur. Zira on dört mâsum, günahtan masum olduğu gibi, hatadan da masumdur.

Her halükârda nübüvvet ve imamet bahçesinden değerli bir gül olan Hz. Mâsume'nin bereket dolu varlığı, Kum için "bedende bir ruh" gibi olmuş, manevî parlaklığıyla bu diyara ayrı bir değer katmış ve gerek Kum'a gelişi, gerekse buradaki anıları, Kum'un azametini daha da yüceltmiştir.

O, pak bir sülale olan imamet ve velayet hazinesinden ve varlık aleminin sedeflerinden, her geçen gün Kum'un görkemini artıran paha biçilmez bir mücevherdir.

Meşhur kaside de şöyle der:

Kum, Mâsume'nin asaletiyle sefa buldu

Berrîn cennetinin bağı gibi nurla doldu

Padişahlar dahi dergâhına sığındı

Şüphesiz, cennete gidilir bağış yoluyla

Günahkârın naşına Kum tozu konmaz.

Ben de, naçizane, kendi çapımda Hz. Mâsume'ye ithafen şöyle bir şiir yazdım:

Ey Kum toprağı, sen et artık iftihar

O kutlu cevherden ve o hükümdarın kızından

Bütün topraklara karşı izzet senindir

Her dem, her lahza sürur senindir

Söyle gökyüzüne, çekinme yıldızlardan

Bende şeref yıldızı, parlak güneş var

İmam kızı, İmam kardeşine deri

Hem İmam halası, hem ismet yarısı

Şia daim sıdk ile hitap eder

Mustafa ile Zülfikâr'ın kızına

Ey ismet bağının biricik cevheri, şeref yakutu

Sensin faziletlerin ve mânanın membaı

Kapının toprağı gözbebeği oldu bize ve hep olacak

Yüzündeki şefkat ise yârin aynası, O'nun anısı

Sadakat ve iltica sırrıyla melekler

Sarayında sana saygı ve tevazu gösterirler

Kurbanın olsunlar, dergâhına köle olsunlar ey yüce

Ey dokuz sedefin iffet ve vakârı olan cevher

Senin nurunla ayakta, görkemli İlim Havzası

Ve senin lütfünle nurunu her yana saçmakta

Olaylar, tehlikeler, iniş ve çıkışlar arasında

Şu değerli yârine sen ol sığınak, sen ol yâver

Yarasalar senin nurunla yolunu bulur

Senin varlığınla düşmanın gözü tarumâr olur

Bundan böyle şefaatçimiz ol, mahşer gününde

Ey yüreği burukların şefaatçisi, Allah katında

O'nun lakabı "Şefîa" olduktan bu yana

Ne olursa olsun, ziyaretinde "işfi'î" söyle

Sadakat ve kulluk gizemiyle dolu Muhammedî koku var onda

Sabah akşam, lütfünün gölgesinde bahardayım

Evet, İmam Rıza (a.s), Hz. Mâsume'yi ziyaret ederken ona hitaben şöyle söylememizi bize öğretmiştir:

"Ey Fatıma (Mâsume)! Cennete girebilmem için bana şefaatçi ol. Çünkü senin, Allah katında yüce bir makamın var."[2]

[1]- Nasihu’t-Tevarih, c.3, s.68; Riyahaynu’ş-Şeriat, c.5, s.35.

[2]- Bihar, c.102, s.266.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 07-14-2018, 08:18
Murtazaali Murtazaali isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 23
Murtazaali is an unknown quantity at this point
Standart

Masume Validemiz
İmam Musa b. Cafer ve Necme hatunun kızı olan Hz. Masume, ilmî ve manevî makam bakımından oldukça yüksek bir dereceye sahiptir. Öyle ki büyük din adamları, Yedinci İmam'ın çocukları arasında, İmam Ali b. Musa er-Rıza'dan sonra onun manevî makamının hepsinden yüksek olduğunu kabul ederler.

Me'mun, hicrî 200 yılında, İmam Rıza'yı (a.s) Medine'den Merv'e çağırdıktan sonra, Hz. Masume de, diğer bazı Alevîler (Ali soyundan olanlar) gibi hicrî 201 yılında İran'a doğru hareket etti. Save şehrine vardığında hastalandı. Save'de maiyetindekilere sordu: "Kum'a ne kadar yol var?"

"Yakındır." dediler.

Bunun üzerine maiyetindekilere kendisini Kum'a götürmelerini emretti.

Böylece bu âlime kadın, Kum'a doğru hareket etti.

Hz. Masume'nin Kum'a doğru yola çıktığı haberini alan Sa'd Eş'arî'nin oğulları ve Kum'un diğer ileri gelenleri, görkemli bir karşılamayla onu karşıladılar.

Hz. Masume, Musa bin Hazrec bin Sa'd Eşarî'nin evine indi. On yedi gün o evde kaldıktan sonra 18 yaşında vefat etti.

Mübarek bedenini, Babilân Makberi'nde, o takvalı ve âlime hatunun bugünkü mezarı ve türbesinin yerinde toprağa verdiler ve kabrinin üzerine hasırdan bir çardak yaptılar.

Daha sonraları İmam Cevad'ın (a.s) kızı Zeyneb, o mübarek kabrin üzerine bir kubbe yaptırdı.

Hz. Masume'yi ziyaret etmenin değeri o kadar çoktur ki İmam Rıza (a.s), bu hususta şöyle buyuruyor:

"Kim Hz. Masume'nin mübarek haremini, hakkını bilerek ve marifetle ziyaret ederse cenneti hak eder."

Bu hatunun makam ve mertebesi o kadar büyüktür ki ziyaretnamesinde şöyle okuyoruz:

"Ey Fatıma! Cennette benim içim şefaat eyle; çünkü senin Allah'ın yanında özel ve değerli bir makamın vardır."

Şu kadarı yeter ki, onun mübarek varlığının bereketiyle Kum kenti, İslâmî kültürün yayılma merkezi ve İran İslâm İnkılâbı'nın ağırlık merkezi olarak ortaya çıktı ve bugün de dünya çapında İslâm âleminin ümidi olarak parlamaktadır.

Kum'un bu itibarı, İmam Musa Kâzım'ın (a.s); "Kum, Âl-i Muhammed'in ve Şiîlerinin üssü ve yuvasıdır." şeklindeki sözünün açıklaması mesabesindedir.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 07-14-2018, 08:25
Murtazaali Murtazaali isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 23
Murtazaali is an unknown quantity at this point
Standart

İmam Rıza'nın Hz. Mâsume'yi Tavsiye Etmesi
Hacı Şeyh Ali Tahranî’nin[1] Hacı Ali Şalfuruş adında tüccar bir kardeşi vardı. Şalfuruş, kardeşinin Necef’te tahsilini sürdürdüğü yıllarında her ay düzenli olarak ona 50 Tümen gönderirdi. Bu para, o zamanlar oldukça değerli bir meblağ idi.

Bu durum Şalfuruş ölünceye kadar devam etti. Nihayet Şalfuruş öldüğünde cenazesi Kum'a götürüldü. Hz. Mâsume'nin (s.a) haremindeki Büyük Avlu'nun kıble tarafında bulunan kendisine ait kabre defnedildi.

O günlerde Meşhed'de ikâmet eden Hacı Şeyh Ali Tahranî, telgraf vasıtasıyla kardeşinin ölümünden haberdar olunca kendi kendine “Şimdi de kardeşimin hizmetlerini telafi etme zamanıdır” diyerek, İmam Rıza'nın (a.s) haremine gitti ve türbenin ayak ucunda İmam'a şöyle yakardı: “Kardeşim ömrü boyunca bana hizmet etti. Bense bir kere dahi telafi edemedim. Sadece size geldim ve sizden vefat eden kardeşime yardım etmesi için Hz. Mâsume'ye tembih etmenizi istiyorum.”

Bu olaydan hiç haberi olmayan başka bir tüccar, rüyasında kendini Hz. Mâsume'nin (s.a) türbesini ziyaret ederken görür. Rüyada, İmam Rıza'nın (a.s), kız kardeşini ziyaret etmek ve Hacı Şeyh Ali Tahranî’nin kardeşine yardım etmesini istemek için Kum’a geldiğini duyar. Uyandığında bu rüyanın ne anlama geldiğini anlamaz.

Bunun üzerine rüyasını Hacı Şeyh Ali’ye anlatır. Hacı Ali ona der ki: “Senin rüya gördüğün akşam ben, İmam Rıza'ya (a.s) tevessül etmiştim. Bu yüzden senin rüyana etki etmiş. Gördüğün rüya, doğru bir rüyadır.”

Merhum Ayetullah Uzma Seyit Muhammed Taki Hansarî, bu olayı işittiğinde şöyle demişti: Bu rüyadan anlaşıldığı kadarıyla Kum, Hz. Mâsume'nin güvencesi altındadır. İmam Rıza'nın (a.s) olaya direkt olarak müdahale etmeyip, bu konuda Hz. Mâsume'yi tembih etmeye gelmesinin nedeni de bu olsa gerek.[2]

Hz. Mâsume'nin Ölüm Tarihi
Hz. Mâsume'nin Hicrî 201 yılında Kum kentinde vefat ettiğini yazan kaynaklar çoktur.[3] Nitekim, Harem'i çevreleyen duvarlardaki yazıtlardan elde edilen bilgilerden de bu anlaşılmaktadır. Ancak, yine de, vefat ettiği gün ve ay konusunda ihtilaf vardır:

Bazı kaynaklara göre 10 Rebiyülahır,[4] bazılarına göre 12 Rebiyülahır,[5] bazılarına göre de 8 Şaban'da vefat etmiştir.[6]

Ama bir kısım büyükler, birinci ve ikinci görüşü birleştirerek (10,11 ve 12 Rebiyülahır) bu günleri, Hz. Mâsume'nin vefat günü olarak belirlemişlerdir.

Son yıllarda Hz. Mâsume'yi anma günleri olarak taziye merasimleri düzenlenmiş, bu merasimler matem günleri olarak gelenekselleştirilmiştir. Bu üç gün, kısaca "Mâsu-miye Günleri" diye anılır.

Yukarıda belirtilen kaynaklardan da anlaşıldığı üzere Hz. Mâsume (s.a) vefat ettiğinde 28 yaşlarındaydı (173-201). Ancak halk arasında yaygın olarak bilinen 18-23 yaşlarında vefat ettiği haberi, sağlam bir kaynağa dayanmamaktadır.

Hz. Mâsume'nin Toprağa Verilmesi
Eskiden, Hz. Mâsume'nin türbesinin bulunduğu yere Bablân denirdi. O yüce hâtunun pak bedeni defnedilmeden önce burada hiçbir bina yoktu. Alan, aynı zamanda Hz. Mâsume'ye ev sahipliği de yapmış Musa b. Hazrec'e aitti. Kum'un önde gelen isimlerinden biri olan Musa, bu toprakları Hz. Mâsume'nin defni için tahsis etti.

Saad ailesi, Hz. Mâsume'nin pak bedenini toprağa vermek üzere bu alanda bir kuyu kazdı. Gusül ve kefen işlemlerinden sonra nâşı buraya getirildi. Ancak, cenazeyi kimin kuyuya yerleştireceği konusunda Saad ailesi arasında görüş ayrılığı çıktı. Sonunda yaşlı, takvalı ve salih biri olan Kadir adlı bir seyidin bu iş için uygun olacağı kararlaştırıldı.

Seyit Kadir'i bulup getirmek için yola koyulduklarında çöl tarafından gelmekte olan yüzleri örtülü iki atlıyla karşılaştılar. Kim oldukları bilinmeyen bu kimseler, atlarından inerek Hz. Mâsume'ye cenaze namazı kıldılar. Daha sonra kuyuya inerek cenazeyi yerleştirdiler. İşlerini tamamladıktan sonra tekrar atlarına binerek oradan ayrıldılar. Yüzleri örtülü olduğu için kimse o iki zâtın kim olduğunu öğrenemedi.

Daha sonra Musa b. Hazrec, mezarın üzerine kamışlardan oluşan bir gölgelik yaptı. IX. imamın [Muhammed Taki (a.s)] kızı Zeyneb, Kum'a geldiğinde bu gölgeliği kaldırtarak yerine bir kubbe yaptırdı.[7]

Bir müddet sonra İmam Cevad'ın (a.s) torunu Ümmü Muhammed vefat ettiğinde cenazesi Hz. Mâsume'nin mezarının kenarına defnedildi. Bir süre sonra da Ümmü Muhammed'in kız kardeşi Meymûne vefat etti. Onun da cenazesi Hz. Mâsume'nin mezarının yanında toprağa verildi.

Bu iki hâtunun mezarlarının üzerine ayrı bir kubbe yapıldı. Daha sonraları İmam Cevad'ın (a.s) oğlu Musa'nın kızı Bureyhiye de vefat ettiğinde onu da aynı yerde toprağa verdiler.[8]

Merhum Muhaddis Kummî, bu hanımların dışında başka hanımların da Hz. Mâsume'nin yanına defnedildiklerini yazar. İmam Cevad'ın (a.s) kızı Zeyneb, Muhammed b. Musa Mubarka'ın (a.s) cariyesi Ümmü İshak ve Muhammed b. Ahmed b. Musa Mubarka'ın (a.s) cariyesi Ümmü Habib, bunlardan bazılarıdır. [9]

Buna göre imamzâdelerden altı kişi, Hz. Mâsume'nin mezarının yanı başında defnedilmişlerdir.[10]

Hz. Mâsume'yi ziyaret edenler, onları da yâd etmek isterlerse kısaca şu cümlelerle ziyaret edebilirler:

"Esselamu aleykunne yâ benâti rasulillah, esselamu aleykunne ve rahmetullahi ve berekâtuh."

"Selam olsun size ey Peygamber kızları! Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi sizlere olsun."

----------------------------------------------------------------

[1]- Ömrünün son yılarında mukaddes Meşhed şehrine yerleşen, orda da vefat eden ve İmam Rıza'nın (a.s) kabrinin yanı başına defnedilen büyük İslam alimlerindendir. Necef şehrinde 50 yıl İslamî ilimler alanında tahsil gördü. Aynı zamanda Büyük Mirza’nın değerli öğrencilerindendir.

[2]- Hz. Mâsume'nin Harem-i Şerifi’nin tebligat bölümü, 1373 H. Ş.

[3]- Tarih-i Kadim-i Kum, s.213; Biharu’l-Envar, c.48, s.290; Âyanu’ş-Şia, c.8, s.291; Riyahaynu’ş-Şeriat, c.5, s.32; Envaru’l-Muşa’şain, c.1, s. 208; Müntaha’l-Âmal, c.2, c.242; Meragidu’l-Muarif, c.2, s.163; Dairetu’l-Maarif-i Şia, Seyit Hasan Emin, c.3, s.231; Gencine-i Danişmendan, c.1, s.14.

[4]- Vesiletu'l-Mâsumîn, Mir Ebu Talib Câiz Tebrizî, s.65; Levagihu’l-Envar, s.58; Zindigani-i Hz. Mâsume, Mehdi Mensurî (Ö. 1146 H.), s.37; Kerime-i Ehl-i Beyt, s.105.

[5]- Müstedrek-i Sefinetu’l-Bihar, Allame Şeyh Ali Nemazî, c.8, s.257.

[6]- Risaletu’l-Arabiyyeti'l-Aleviyye ve’l-Lugati’l-Merviyye, Şeyh Hür Âmulî, Hayatu’s-Sitte'den (Mehdi Mensurî) naklen, s.11.

[7]- Bihar, c.60, s.219. Bazıları, yüzleri kapalı bu iki şahsın muhtemelen İmam Rıza ile İmam Cevad (a.s) olduğunu kaydetmişlerdir.

[8]- Aynı kaynak, s.220, 229.

[9]- Muntehe’l-Âmal, c.2, s.162; Tarih-i Kadim-i Kum, s.218 de şöyle yazılıdır: “Ümmü İshak ile Ümmü Habib, Hz. Mâsume'nin türbesinin hemen bitişiğinde defnedilmişlerdir.”

Muhaddis Nurî, başka bir yerde şöyle der: “Tarih-i Kum kitabından anlaşıldığı kadarıyla Zeyneb, Ümmü Muhammed ve Meymûne, İmam Cevad’ın kızlarıdır. (Munteha’l-Âmal, c.2, s.235)

[10]- Bunlara ilave olarak dokuz imamzade daha Hz. Mâsume'nin türbesi kenarına defnedilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 11:40


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.