aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | HİLAFET | HİLAFET-VELAYET

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #91  
Alt 05-08-2018, 05:45
aliyen veliyullah aliyen veliyullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 392
aliyen veliyullah is an unknown quantity at this point
Standart

İMAM ALİ (aleyhisselam)'ın FAZİLETİNDEN OKYANUSTAN BİR DAMLA

Hz.Muhammed (saa) Şehadetinden Sonra Bir tüccar Medine dışına uzun bir sefere çıkmak istiyordu. Emanet olarak birinci halifeye Beş bin dinar verdi ve sefere gitti. Yolculuğu çok uzun sürdü. Medine'ye geri döndüğünde halifenin vefat haberini aldı.

İkinci halifenin yanına gelerek meseleyi ona anlattı. Halife haberinin olmadığını söyledi.

Tüccar Salman-ı Farsi (ra) tanıyordu. Salman'ın yanına giderek Beş bin dinar konusundaki sıkıntısını ona anlattı.

Salman, tüccarı Hz. İmam Ali aleyhisselamın yanına götürerek meseleyi o hazrete anlattı.

İmam Ali aleyhisselam'la mescide geldiler ve şöyle buyurdular; Tüccarın emaneti falan yerdedir. Ebu Bekir onu oraya saklamıştır. Sonra Hz. Ali aleyhisselamın emri ile gösterdiği yeri kazdılar ve bin dinarı oradan çıkardılar.

İkinci halife Hz. İmam Ali aleyhisselama şöyle dedi; Muhakkak Ebu Bekir bu sırrı (emanetin yerini) sana söylemişti!

Hz. Ali aleyhisselam şöyle cevap buyurdu; Hayır bana söylemedi ve eğer birisine söylemesi icab etseydi bana değil, sır dostu olan sana söylerdi!

Ömer, öyleyse sen nerden bildin dedi?

Hz. İmam Ali aleyhisselam şöyle cevap buyurdu; Allah, yeryüzünde vuku bulan her hadiseyi bana haber vermesi için yere emir vermiştir.
Kaynak:
(Menakıb'i Murtezevi, s. 281)
Alıntı ile Cevapla
  #92  
Alt 05-10-2018, 07:05
SALİH KUL SALİH KUL isimli Üye şuanda  online konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 101
SALİH KUL is on a distinguished road
Standart Mücizelere Devam

Bir gün NEBIYULLAH MUHAMMED MUSTAFA(saa) sevenleri ile mescidde sohbet ederken,
ortalığı aniden bir toz bulutu sarar ve tozlar çökünce herkes kaçmak ister,
Çünkü ortada cok korkunç bir yaratık belirmiştir,
ne insana benzer, ne hayvana, o güne kadar kimse öyle bir mahluk görmemiş,
ürkütücü dehşet verici bir varlıktır..
NEBIYULLAH MUHAMMED MUSTAFA (saa);
Mesciddekilere durun oturun korkmayın der, O size zarar vermeye gelmedi oturun kokrmayın..
ve o yaratıga sorar; Kimsin ? Nesin ? Ne istersin ?
Yaratık kendini tanıtır ;
Ben ŞEYTAN'IN OĞLU, LAMİSİN OĞLU, HİM'İN OĞLU, HAM'IN OĞLUYUM BİR CİNİM,
VE SİZDEN BİR ŞEYİ SORUP ÖGRENMEYE GELDİM ..
MUHAMMED NEBIYULLAH (saa) ; Buyur sor ? der
İBLİSİN OĞLU CiN ; Adem Peygamber (as) yer yüzüne indirildikten sonra, o gün babamız iblis bize, Peygamberleri öldürme görevini verdi,
Biz Peygamberlerin kalplerine hükmedemeyiz onların kalpleri bizlerden korunmaktadır, ama onların vucutlarına zarar verebiliriz,
biz Adem Peygamberi öldürmeye giderken Adem peygamber ile aramıza bir genç girdi ve Ademi arkasına aldı, bizi karşına aldı ve biz O gençe karşı koyamadık bizi püskürtü ve biz kactık ,
O genç, Adem Peygamberi korudu ve biz dedik ki bi genç olsa olsa Adem den sonraki Peygamberdir babasını koruyor dedik ve Adem dünyasını degistirdi ve biz baktık ki Adem den sonra ki Peygamber Şit Peygamberdir Ve baktık ki Ademi koruyan O genç Şit degil , Gittik Şit'i öldürmeye ve O genc tekrar bizim karsımıza çıktı Adem'i koruduğu gibi Şit'ide korudu ve bizi geri püskürttü , ve biz kactık
dedik ki; bu genç Şit'ten sonra ki Peygamberdir , Ve Şit dünyasını değiştirdikten sonra biz Sam'ı Peygamberlik makamında gördük ,
Sam'ı öldürmeye gittik o genç yine karsımıza çıkıp bizi püskürttü bu hep böyle devam etti biz Nuh Peygameri öldürmeye gittik yine O genç bizi kacırttı bu hep böyle oldu Musa ' da böyle oldu Salih 'te böyle oldu Yusuf , Yahya , Zekeriya, Ibrahim Peygamberlerde Böyle oldu biz her seferinde dedik ki bu genç sonra ki Peygamberdir atasını koruyor diye ama biz o genci hiç Peygamberlik makamında görmedik..
Ey Resullullah biz biliyoruz ki sen son Peygambersin senden baska Peygamber gelmeyecek,
SENDEN ÖGRENMEK İSTEDİGİM O GENÇ KİMDİR ? MAKAMI NEDİR ?
NEBIYULLAH MUHAMMED MUSTAFA (saa); Sen o genci görsen tanır mısın ?
CİN ; Nasıl tanımam, Ey Nebiyullah , Ben onu 124.000 kez gördüm , Hemen tanırım..
NEBIYULLAH MUHAMMED MUSTAFA'nın (saa) sağ tarafında yanında bir genç oturmaktaydı ve başını yere eğmişti, NEBIYULLAH (saa) mübarek elini o gencin çenesinin altına koyup başını yukarı doğru kaldırdı ve iblisin oğlu cine dedi ki , O GENÇ BU MUDUR ?
ve Cin hemen korkuya kapılıp titrmeye başladı ve tam kaçacakken
NEBIYULLAH (saa) buyur du ki ; Korkma sakin ol bu sana zarar vermez sakin ol , niye korktun dedi ?
CiN ; EY ALLAHIN NEBİSİ RESULÜ (saa) , 124.000 Peygamberi koruyup bizi püskürten bize korku salan bu gençtir , Kimdir bu genç ??

NEBIYULLAH MUHAMMED MUSTAFA (saa); BU GENÇ BENIM KARDEŞİMDİR,
BU GENÇ BENİM AMCAMIN OĞLUDUR
BU GENÇ ALLAH"IN TAYİN ETTIĞİ VELİDİR
BU GENÇ ALLAH'IN TAYİN ETTIĞİ İMAMDIR
BU GENÇ BENİM VARiSiMDiR
BENİM SIRRIMIN MEKANIDIR
BENİM VASİİM DİR
HASAN HÜSEYIN'İN BABASIDIR
FATIMA'NIN EŞİDİR
İKİ ALEMİN ŞEFAAT EDENİDİR
INSANLARLA CİNLERİN İMAMIDIR
DİNİN REHBERIDİR
YÜZÜ AK VE NURLU OLANLARIN İMAMIDIR
MÜMİNLERİN EMiRiDiR
ALLAH'IN GALİP ASLANIDIR
GALİPLERE GALİP GELENDİR
CENNETİ CEHHENNEMİ BIR BIRINDEN AYIRANDIR
KÂBE'DE DOĞANDIR
HAYBERIN KALESINI ALANDIR
KONUŞAN KURANDIR
(BU GENÇ EBU TALİP OĞLU ALİ DİR ALİ (aleyhisselam)

MUHAMMED NEBIYULLAH (saa) BUYUR DU Kİ ;
ALİ BÜTÜN PEYGAMBERLER İLE SIR GELDİ , BENİM İLE AŞİKAR GELDİ..
Alıntı ile Cevapla
  #93  
Alt 05-30-2018, 06:38
aliyen veliyullah aliyen veliyullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 392
aliyen veliyullah is an unknown quantity at this point
Standart

“İmam Ali aleyhisselâm bir gün yolculuğu sırasında
Hayber Yahudilerinden biriyle karşılaştı. Yolculuğa birlikte devam
ettiler. Aşırı yağmurlar sonucu yol üzerindeki derede taşkınlar
meydana gelmiş ve yolu adeta yutmuştu. Yolculuklarına
devam etmeleri için bu dereyi geçmeleri gerekiyordu. Yahudi,
ketenden hazırlamış bir ipi beline doladıktan sonra suyun üzerinde
yürümeye başladı. Suyun üzerinde biraz ilerledikten sonra
İmam Ali aleyhisselâma şöyle arz etti: “Eğer benim bildiğimi
bilseydin sen de benim gibi bu suyun üzerinden yürüyerek geçerdin.
İmam Ali aleyhisselâm ona şöyle buyurdu: “Olduğun
yerde dur. İmam Ali aleyhisselâm sonra suya sertleşmesini emretti.”
Su, İmam aleyhisselâm’ın emrine riayet etti ve toprak gibi
sertleşti. İmam aleyhisselâm böylece suyun üzerinde yürümeye
başladı.
Yahudi, İmam aleyhisselâm’ın yürüdüğünü görünce şöyle
arz etti: “Ey yiğit! Sen ne söyledin ki su sert bir taşa dönüştü?”
Emir-el Mu’minin Ali aleyhisselâm şöyle buyurdu: “Sen ne dedin
ki suyun üzerinde yürüdün? Yahudi şöyle arz etti: “Ben, Allah-u
Teâlâ’yı ismi azam ile çağırdım.” İmam Ali aleyhisselâm şöyle
buyurdu:“Allah’ın ismi azamı nedir? Adam arz etti: “Resûlûllâh
sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem’in vasisinin ismidir.” İmam
Ali aleyhisselâm şöyle buyurdu: “İşte ben, Resûlûllâh sallallahu
aleyhi ve âlihi ve sellem’in vasisiyim.” Yahudi bunu duyunca
İmam Ali aleyhisselâm’ın hakkaniyetine iman etti ve teslim
oldu.”
(Hafız Recep el-Bersi, "Meşarık-u Envar'ül Yakiyn" s.172; Seyyid Haşim el-Behrani "Medinet-ul Meâciz" c.1 s.430 h.290)
Alıntı ile Cevapla
  #94  
Alt 05-30-2018, 06:43
aliyen veliyullah aliyen veliyullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 392
aliyen veliyullah is an unknown quantity at this point
Standart

Ammar Yasir'den şöyle nakledilmiştir: “Ben, İmam Ali aleyhisselâm ile birlikte Küfe’ye yaklaşık on iki kilometre uzaklıkta olan “Nahile” adlı bir yerden geçerken, sayıları yaklaşık elli tane Yahudi erkek, Nahile’den dışarı çıkarak İmam Ali aleyhisselâm’a yaklaşıp şöyle arz ettiler: “İmam olan Ali bin Ebu Talib aleyhisselâm sen misin?” İmam Ali aleyhisselâm “Evet” diye buyurdu.

Onlar arz ettiler: “Bizim kitaplarımızda şöyle nakledilmiştir: “Bir sahrada üzerinde altı tane peygamberin isimlerinin yazılı olduğu bir taş vardır. Biz, şuan onu arıyoruz, lakin bulamıyoruz. Eğer sen, hakikaten de İmam aleyhisselâm isen o zaman bu taşı, bizim için bul.”

İmam Ali aleyhisselâm şöyle buyurdu: “O halde beni takip edin.”

Ammar diyor ki: “Onlar, İmam Ali aleyhisselâm’ın ardı sıra yola koyuldu. Bizde o Yahudilerle birlikte İmam Ali aleyhisselâmı takip ediyorduk. Bir müddet yol aldıktan sonra kumlarla kaplı büyük bir dağın bulunduğu sahraya vardık.”

İmam Ali aleyhisselâm şöyle buyurdu: “Ey rüzgâr! Es ve bu taşın üzerindeki kumları dağıt.”

Masum aleyhisselâm’ın emrini duyan rüzgâr esmeye başladı. Kısa bir süre sonra dağların üzerindeki kumları dağıttığında bir taş ortaya çıktı. İmam aleyhisselâm şöyle buyurdu: “İşte bu, sizin aradığınız taştır.”

Arz ettiler: “Kitaplarımızdan okuduğumuz ve âlimlerimizden duyduğumuz kadarıyla, bu taşın üzerinde altı tane peygamberin isminin yazılı olması gerekiyor, ancak biz bu taşın üzerinde herhangi bir isim göremiyoruz.”

İmam aleyhisselâm onlara şöyle buyurdu: “İsimler bu taşın altında yazılıdır. O isimleri görebilmeniz için taşı çevirin.”

Bu sırada onlar, bin kişilik bir gurup oluşturup, o taşı çevirebilmek için el ele verdiler; lakin taşı yerinden dahi kımıldatamadılar.”

İmam Ali aleyhisselâm şöyle buyurdu: “Geri çekilin!”

İmam aleyhisselâm, atın üzerinde olduğu halde mübarek ellerini o taşa doğru uzattı ve taşı tersine çevirdi. Taşın yüzeyine baktığımızda, şeriat sahibi şu altı peygamberin isminin yazılı olduğunu gördük: “Âdem aleyhisselâm, Nuh aleyhisselâm, İbrahim aleyhisselâm, Musa aleyhisselâm, İsa aleyhisselâm, Muhammed sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem”

Bu sırada Yahudilerden bir gurup, İmam Ali aleyhisselâm’ın eli ile “Biz, Allah’tan başka ilah olmadığına, Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem’in onun elçisi olduğuna ve senin o hazretin yeryüzündeki halifesi, Allah’ın hücceti ve Mu’minlerin Emiri olduğuna şehadet ediyoruz.” diyerek Müslüman oldular.

Sonra şöyle ikrar ettiler: “Seni tanıyan herkes, saadete varıp kurtuluşa ermiştir; sana muhalefet edip inkâr eden ise sapıklığa düşüp ateşe doğru hızla gitmektedir. Senin menkıbe ve faziletlerin haddinden aşkın, nimetlerinin çokluğu ise sayılamayacak kadar çoktur.”
(Fezaili ibn Şazan s73; Bihar-ul Envar c41, s257 18. Hadis; Nevadir-ul Mu’cizat s40,15.hadis; Uyunu-ul Mu’cizat s31)
Alıntı ile Cevapla
  #95  
Alt 06-04-2018, 12:38
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 728
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

Mevla Alinin (as) Mahlukata rızık pay etmesi ve Kanberin şaşkınlığı!

Bu gece İmam Alinin (as) yara darbesi aldığı gecedir. Bu geceye has olarak, sizlere çok güzel ve oldukça manalı bir hadisi takdim etmek istiyorum. İnanıyorum ki, sabır ve temkinle bu hadisi okuyacak ve Alinin (as) makamından küçük bir zerrenin şahidi olacağız. Çünkü kamil surette zaten hiçbirimiz İmam Alinin (as) makam ve şahsiyetini derk edemeyiz. Buyurun hadise bakalım:

Muhammed İbni Himam, Ca`fer İbni Malik Fizariden, oda Muhammed İbni Sadakadan, oda Muhammed İbni Sinandan, oda Mufazzal İbni Ömerden, oda Cabir el-Cu`fiden, oda Tebuli ibni Halidden naklediyor ki, İmam Ali İbni Huseyin Es-Seccad (as)-dan Allahın Kur`anda bildirdiği (“Biz semada burçlar yarattık ve onu, bakanlar için bezedik”-Hicr: 16) ayeti hakkında sorduk.

İmam Seccad (as) buyurdu: “Bir gün, İmam Ali (as)-ın hizmetçisi Kamber, İmamın (as) isteğini sormak için onun evine geldi. Kamberin karşısına, Fizze adında cariye çıktı. Kambər dedi: “Emirel-Mü`minin nerdedir?” Fizze dedi: “Semada olan burçlardadır.” Kamber dedi: “Emirel-Mü`mininin semada olan burçlarda olduğunu bilmiyordum. Ali (as) orada ne yapıyor ki?” Fizze dedi: “Ali (as), burçların en yükseğinde, rızıkları pay ediyor
. Ecelleri ve yaratılacak şeyleri ta`yin ediyor. Öldürüyor ve diriltiyor. Aziz kılıyor ve Zelil ediyor!”

Kambər bu sözləri duyduktan sonra, heyretlendi ve şaşkınlık içinde Fizzeye dedi: “And olsun Allaha ki, Ali (as)-ı gördüğüm gibi, senin gibi Kafirden o Hazrete(as) şikayet edeceğim ve duyduklarımı ona haber vereceğim!!”

Tamda bu sırada İmam Ali (as) geldi ve Kamberi şaşkınlık içinde gördü. İmam Ali (as) Kamberden sordu: “Seninle Fizze arasındaki münakaşanız nedir?”

Kamber, Fizzenin dediklerini İmam Ali (as)-a dedi ve şaşkınlık içinde kaldığını hazrete arz etti.

İmam Ali (as) buyurdu: “Ey Kamber! Yoksa sen Fizzenin dediklerini inkarmı ettin?” Kamber dedi: “Elbette! Hiç çekinmeden en şiddetli şekilde inkar ettim! Bu haddi aşacak (gulat) sözlerdir!”

İmam Ali (as), Kanberden yaklaşmasını istedi. Kanber yaklaştığı gibi, İmam Ali (as) elini Kanberin gözlerine çekti. O anda, Kanber semanın ve içindekilerinin, İmam Alinin (as) elinde sanki bir yüzük gibi olduğunu ve ceviz şeklinde dönderdiğini müşahade etti. Kanber diyor ki, And olsun Allaha ki, çeşit çeşit mahluklar gördüm ki, yakınlaşıp uzaklaşıyorlardı. Bu mahlukatları Allahın(svt) yarattığından bu zamana kadar habersiz idim ve bilmiyordum.

İmam Ali (as) buyurdu: “Ey Kanber! Bu, evvelimiz ve Ahirimiz (Ehli-Beytin (as) hepsi) için geçerlidir. Biz, onları yarattık. İçindekileri, yanındakileri, altındakileri, hepsini biz yarattık!”
Bu vaziyetten sonra, İmam Ali (as) yeniden elini Kanberin gözlerine çekti.

Kanber diyordu: “Gözümle gördüğüm o şeylerin hepsi kayboldu. Ve hiçbir şey görmemiş gibi, yeniden evvelki halime döndüm.”

(Şeyh Mirza Muhammed Taki Mamekani “Sahifetul-ebrar” kitabı, cilt 3/sayfa 239-240. Neşriyyat: “Daru Meheccetul-Beyza” Beyrut-Livan)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 02:56


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.