aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | USUL-U DİN | 5. MEAD

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12-02-2016, 04:25
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.334
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Can Çekişme Hali

İhtizar veya can çekişme (Arapça: اِحتضار) dini bir terimdir ve ölüm sırasında can çekişme hali anlamına gelir. Ölüm aşamasında olan ve ruhun bedenden çıkma esnasındaki kişiye “muhtazar” denmektedir. Bu aşamada olan muhtazar’ın yanındaki kişilerin bazı dini görevleri vardır.

Tanımı

İftial babından olan “ihtizar” sözcüğü, h-z-r maddesinden olup huzur anlamına gelir. Dini etimoloji de ise ölümün hazır olduğu (ölüm vaktinin geldiği) ve ruhun bedenden çıkma anına denir.[1]

İhtizarın Adabı

İhtizarın “ihtizar adapları” denilen farz, müstahap ve mekruh hükümleri vardır.
Farz: Can çekişme halinde olan her Müslümanın -ister erkek olsun, ister kadın, ister büyük olsun, ister küçük, ister özgür olsun, ister köle- ayaklarının uç kısmı kıbleye gelecek şekilde yatırılması tüm Müslümanlara kifayi farzdır.[2]
Müstahaplar: Şehadeteynin telkin edilmesi, Peygamber ve Ehlibeyt İmamlarının ikrar edilmesi, zor can verme durumunda muhtazarın namaz kıldığı yere taşınması ve ayrıca Kur’an tilaveti, özellikle “Yasin”, “Saffat” ve “Ahzab” surelerinin başucunda okunması müstahaptır. Adliye duasının da can çekişme anında okunması müstahaptır.[3] Yine «اللهم اغفر لي الكثير من معاصيك، واقبل مني اليسير من طاعتك» ve hakeza «يا من يقبل اليسير ويعفو عن الكثير، اقبل مني اليسير واعف عني الكثير، إنك أنت العفو الغفور» dualarının okunması müstahaptır.[4]
Mekruhlar: Muhtazarın yanında cenabetli ve haizli kadının olması, kadınlarla yalnız başına bırakılması, demir bir şeyin karnına bırakılması, ağlamak ve çok konuşmak mekruhtur.[5]

Kaynakça
1.Dehhuda, ihtizar maddesi.
2. Urvetu’l-Vuska, c. 1, s. 282.
3.Cevahiru’l-Kelam, c. 4, s. 6, 21.
4.Cevahiru’l-Kelam, c. 4, s. 17, 18.
5. Urvetu’l-Vuska, c. 1, s. 284, 285.

Bibliyografi
Dehhuda, lügat name.
Necefi, Muhammed Hasan, Cevahiru’l-Kelam fi Şerhi Şerai’l-İslam, daru ihya et-turas el-arabi, Beyrut, k. 1404.
Yezdi, Muhammed Kazım bin Abdulazim, el-Urvetu’l-Vuska, daru’l-Muverrehu’l-Arabi, Beyrut.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12-02-2016, 04:51
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.334
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Can Verme Anı ve Ölüm Meleği

Ölüm hiçbir zaman yok olmak değildir. Ölüm bizi bu dünyadan diğer dünyaya geçmemizi sağlayan bir köprüdür. Bu köprüden rahat geçmemiz bu dünyadaki yaşantımıza bağlıdır. Daha doğrusu rahat can verebilmemiz bu dünyadaki yaşantı şeklimizle bire bir alakalıdır.

İnsanoğlu bu dünyadaki yaşamını tamamladıktan sonra ölüm meleği onun yanına gelir. Ölmek üzere olan insan ölüm meleğini görür ama yanındakiler o meleği göremezler. Ölüm meleği onun ayaklarından başlayarak onun ruhunu bedeninden dışarı çıkarmaya başlar. İşte bu anda insanın aklı başından gider ve bir tür ölüm sarhoşluğuna girer.

Ölen insan iyi biri ise Azrail bizzat kendisi o şahsın canını alır ve ona güzel biri şeklinde görünür ondan güzel kokular yayılır. Azrail, lezzetli bir yiyecek vererek ona iyi davranır ve ona cennete gideceği yeri gösterir. O şahıs birde bakar ki bu dünyada canından daha çok sevdiği peygamber gelmiştir. Biraz daha dikkat ettiğinde Hz. Ali ve Ehl-i Beyt’inde orada olduğunu görür. Hepsi onu bu zor anında yalnız bırakmamışlardır. Ölen şahıs öyle mutludur ki Azrail’in ona verdiği o güzel kokulu ve lezzetli yiyeceğin etkisiyle aklı başından gider ve derin bir uykuya dalar gibi olur. Kendisine geldiğinde dünya hayatının bittiğini ve o anda öldüğünü anlar artık kendisi bağlık, bahçelik güzel bir yerdedir. Dünya sıkıntıları bitmiş, ebedi bir rahatlığın içindedir. Dünyada insan gibi yaşamak için çektiği zorlukların meyvesini şimdi yemenin tadını çıkarıyor.

Ama ölen insan kötü biri ise, bu dünyada Allah'ın kurallarını hiçe saymış, canı istediği gibi yaşamışsa, Azrail onun yanına gelmez. Allah'ın Azrail’in emrine verdiği sayısızca melek vardır. Ölen kişi kötü biri odlumu Azrail, o meleklerden birini gönderir. Azrail büyük bir melektir dolayısıyla da büyük insanların yanına gelir. O melekler çok korkunç görünümlüdürler ölen insan onları görür görmez korkmaya başlar. O melek, insanın ayaklarından başlayarak ruhunu bedeninden çıkarmaya başlayacaktır. Çünkü bu insan dünya için insanlığını heder etmiştir. Şimdi her şeyini verip topladığı dünyadan ayrılmak ona ıstırap veriyor. Ölüm meleği onun ruhunu aldıkça o acı çekiyor. Ona gideceği yeri gösterir. Cehennemdeki yerini gören şahıs Allah’a yalvararak. “ Allah’ım beni dünyaya geri gönder bende iyi işlerde bulunayım” der. Ama artık çok geç, o fırsat bize verilmişti, ve bizi böyle bir durumun beklediği bize bildirilmişti. Ama biz bahaneler öne sürerek kulak ardı ettik daha zaman var dedik. Bir hayvanın derisini canlıyken soymak ne kadar acı veriyorsa o anda can veren şahısta o şekilde acı duyar. O anda tövbe ediyor ama o an tövbe zamanı değildir. O korku ve dehşetle aklı başından gidiyor ruhun candan çıkmasının verdiği acıyla uğraşırken birde bakıyor ki kötü bir yerde azap çekiyor.
Ölüm anında dehşetten dolayı aklı karışır, dili tutulur, azaları dermandan düşer.Bu yüzden inlemeyi, yardım dilemeyi çok istediği halde, bunu yapması imkansızdır..Eğer biraz dermanı varsa, oda canı çıkarken göğüs ve boğazında hırıltıya benzer sesler çıkarır.Rengi, asıl yaratıldığı torağın rengine dönüşür.Göz kapakları açık olduğu halde tavana dikilir..Dudaklar sarkar ve dil içeri çekilir..Acı içine ve dışına yayılır..Her tarafı mosmor kesilir.Önce ayaklar sonra diz ve baldırlar…Böylece can boğaza gelinceye kadar acılar üstüne acılar eklenir..Her azanın, her parçanın ölüşünde elem üstün elem ve acı üstüne acı vardır..Can boğaza dayandığı zaman, işte o zaman..Kul bütün dünyalıktan gözünü çeker, kimseye bakmaz olur..Artık tövbe kapısıda kapanmıştır..O anda kendisiyle sadece hasret ve pişmanlık kalır…

Ölüm meleği bu dünyada canını aldıktan sonra ruhuna bir tokat atarak öbür dünya ya atıyor. Tabii ki orada onu karşılayanlar var. Oradaki melekler onu eli boş yüzü kara görünce “nedir bu halin dünyada sana verilen fırsatı neden böyle kötü kullandın” diyerek yüzüne bir tokat atarlar. Allah, bu dünyayı iyi değerlendiremeyenler için şöyle buyuruyor; “ onların yüzlerine ve sırlarına vuracaklar”

Bazı iyi insanların ölürken zorluk çektiğini görmüş veya duymuşuzdur. Bunun sebebi Allah'ın onun günahlarını af etmesindendir yani Allah onun ufak tefek günahlarının cezasını öbür dünyaya kalmasın diye bu dünyada veriyor, ondan dolayı da can verirken biraz eziyet çekmesini istiyor çünkü onu temizliyor.

Bazen de kötü insanın rahat can verdiğini görüyoruz. Onun da sebebi Allah, onun günahlarının cezasını kıyamette saklıyor ki orada ceza versin çünkü kıyametin cezası bu dünyadan daha ağırdır. Onun bu dünyada eziyet çekip cezasının azalmasını istemiyor.

Unutmayalım ki bu dünyadan başka bir dünya vardır. Bu dünyada yaptıklarımızın karşılığını mutlaka öbür dünyada alacağız. Allah'ın emirlerine uyup kimseye kötülük etmeyelim. Başkalarını kıskanıp ona karşı haset duymayalım, yalan konuşup toplumun güvenini sarsmayalım, içki içip hep sağlığımıza hem topluma zarar vermeyelim, hile yapıp başkalarının malını elinden almayalım, Allah'ın büyüklüğünü kabul edim ona ibadet edelim. Kısacası bu dünyada insan gibi yaşayıp insan gibi ölelim. Öldüğümüz zaman melekler bizi güler yüzle karşılasın ümmetin Resulü peygamberimiz ve Müminlerin Emiri Hz. Ali başucumuza gelsin ve bize cenneti müjdeleyerek kendilerine layık yaşadığımızı söylesin.

Tabii ki böyle yaşamak zordur. Zaten insan olmak zordur herkes kötü olabilir ama iyi olmak zordur.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12-02-2016, 04:54
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.334
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Hele can boğaza gelip dayandığında, Ki o sırada siz (sadece) bakıp, durursunuz, Biz ona sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz. (Vakıa Suresi, 83-85)

Bir başka ayette de, bu "gözlemlenemeyen olaylar"ın inkarcılar için bir zorluk anı olduğundan şöyle bahsedilir:

Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin; Allah bunlarla, ancak onları dünyada azablandırmak ve canlarının onlar inkar içindeyken zorluk içinde çıkmasını istiyor. (Tevbe Suresi, 85)

Buna karşın, müminlerin ölümü ise "güzellikle" olur:

Ki melekler, güzellikle canlarını aldıklarında: "Selam size" derler. "Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin." (Nahl Suresi, 32)

İşte bu ayetlerde bize ölüm hakkında çok önemli ve değişmez gerçekler haber verilir: Ölüm anında, ölen kişinin yaşadıkları ile dışarıda onu izleyen kişilerin gördükleri şeyler çok farklıdır. Örneğin hayatı boyunca iflah olmamışazılı bir inkarcı, dışarıdan bakıldığında, uykusu sırasında ölmüşgibi algılanabilir. Oysa o anda başka bir boyuta geçen ruhu, büyük acılar içinde ölümü tadmaktadır. Ya da tam tersine, acı çektiği sanılan bir müminin ruhu, ayette de bildirildiği gibi bedeninden, melekler tarafından "güzellikle" ayrılır.
Kısaca, "bedenin tıbbi ölümü" ile, Kuran'da tarif edilen ölüm gerçekte çok farklı olaylardır.

İşte "tadılan" bu gerçek ölüm, az önce belirttiğimiz gibi inkarcılar için büyük bir azap, müminler içinse büyük bir nimet ve güzelliktir. İnkarcıların canlarının "zorluk" içinde çıktığı da Kuran'da bildirilir. Ayetlerde bu "zorluk" ayrıntılı olarak tarif edilir.

- Ölüm anında inkarcının sırtına ve yüzüne vurularak canının alınması:

Öyleyse melekler, yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını aldıkları zaman nasıl olacak? İşte böyle; çünkü gerçekten onlar, Allah'ı gazablandıran şeye uydular ve O'nu razı edecek şeyleri çirkin karşıladılar; bundan dolayı (Allah,) amellerini boşa çıkardı. (Muhammed Suresi, 27-28)

- Ölümün şiddetli sarsıntıları ve meleklerin inkarcıya ölüm anında, ebedi azaplarını müjdelemeleri:

... Sen bu zalimleri, ölümün 'şiddetli sarsıntıları' sırasında meleklerin ellerini uzatarak onlara: "Canlarınızı (bu kıskıvrak yakalanıştan) çıkarın, bugün Allah'a karşı haksız olanı söylediğiniz ve O'nun ayetlerinden büyüklenerek (yüz çevirmeniz) dolayısıyla alçaltıcı bir azabla karşılık göreceksiniz" (dediklerinde) bir görsen... (Enam Suresi, 93-94)

Melekleri, onların yüzlerine ve arkalarına vurarak: "Yakıcı azabı tadın" diye o inkar edenlerin canlarını alırken görmelisin. Bu, ellerinizin önceden takdim ettiği işler yüzündendir. Yoksa şüphesiz Allah kullara zulmedici değildir. (Enfal Suresi, 50-51)

Ayetlerden açıkça anlaşıldığı gibi, inkar eden bir kişinin ölümü kendisi için büyük bir azaptır. Dışarıdaki yakınları onun rahat yatağında huzurlu bir şekilde öldüğünü sanırlarken o, gerçekte, maddi ve manevi çok büyük bir azabın içine girmiştir. Ölüm melekleri, acı vererek ve aşağılayarak onun canını bedeninden çıkarırlar. Kuran'da, bu melekler, inkarcıların canlarını bedenlerinden, "ta en derinden acıyla sökerek çıkaranlar" (Naziat Suresi, 1) olarak tarif edilirler.

Başka ayetlerde şöyle buyrulmaktadır:

Hayır; can, köprücük kemiğine gelip dayandığı zaman, "Son müdahaleyi yapacak kim" denir.
Artık gerçekten, kendisi de bir ayrılık olduğunu anlamıştır. (Kıyamet Suresi, 26-28)


İşte inkarcı, artık hayatı boyunca inkar etmişolduğu o büyük gerçekle yüzyüzedir. Ölümle birlikte, yaşamı boyunca işlediği büyük suçun, inkarının cezasını çekmeye başlayacaktır. Meleklerin sırtına vura vura, canını en derinden sökerek almaları, kendisini bekleyen sonsuz azabın yalnızca çok hafif bir başlangıcıdır.

Bunun aksine, ölüm, mümin için büyük bir mutluluk ve neşenin başlangıcıdır. Ruhu en derinden acıyla sökülen inkarcının aksine müminin ruhu, "yumuşacık çekip alanlar" tarafından (Naziat Suresi, 2), "güzellikle" ve "selamla" (Nahl Suresi, 32), adeta uykuda ruhun acısızca bedenden ayrılıp farklı bir boyuta geçmesi gibi alınır.

Ölümün gerçeği işte budur. Dışarıdaki insanlar, yalnızca tıbbi ölümü bilirler; hayati fonksiyonları sona ermek üzere olan bir beden görürler. Ölen kimseyi seyredenler, ne onun yüzüne ve sırtına vurulduğunu, ne ayaklarının dolaştığını, ne de canının köprücük kemiğine dayandığını görürler. Bu görüntü ve hislerle yalnızca ölen kişinin ruhu muhatap olur. Oysa gerçek ölüm, dışarıda insanların göremeyeceği bir boyutta ölen kişi tarafından bütün yönleriyle "tadılmakta"dır. Bir başka deyişle, ölüm sırasında yaşanan olay, bir "boyut değişikliği"dir.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 12-02-2016, 04:56
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.334
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Mümin ve İnkarcının Ölümü

Müminin Ölümü

-Peygamber (sas) veya İmam Ali (as) Baş ucunda durur Mümünün incimemesi için Emir Verirler
- Kaçınılmaz olduğunu bildiği ve yaşamı süresince hazırlık yaptığı ölümle karşılaşır.
- Canını almaya gelen melekler ona selam verip, onu cennetle müjdelerler.
- Melekler güzellikle canını alırlar.
- Ruhu bedeninden yumuşakça çekilip alınır.
- Arkasından gelecek müminleri müjdelemek, Allah'ın vaadinin hak olduğunu ve müminler için bir korku ve üzüntü olmadığını haber vermek ister. Ama buna izin verilmez.

İnkarcının Ölümü

- Hayatı boyunca kendisinden kaçıp durduğu ölümle buluşur.
- Ölümü şiddetli sarsıntılar içinde olur.
- Melekler, ellerini ona doğru uzatır ve onu alçaltıcı ve yakıcı bir azapla müjdelerler.
- Melekler, yüzüne ve sırtına vura vura canını alırlar.
- Ruhu en derinden acıyla sökülür.
- Ruhu köprücük kemiklerine kadar çekilir ve son müdahale yapılır.
- Canı o inkar içindeyken zorluk içinde çıkar.
- Ölümle yüzyüze geldiği andaki imanı ve tevbesi kabul edilmez.
-Gerçeği görmenin verdiği büyük pişmanlık içinde Allah'tan kendisini dünyaya geri çevirmesini ve kaybettiği ömrünü telafi etmeyi talep eder. Ama bu isteği kabul edilmez.
Dışarıdaki insanların gördüğü "tıbbi ölüm"ün de insana ders veren çok önemli bir yönü vardır. Tıbbi ölümün insan bedenini yok edişi, insana çok önemli bazı gerçekleri kavrama fırsatı verir. Bu nedenle, gerçek ölümün ardından söz konusu tıbbi ölüme de değinmek, hepimizin bedenini bekleyen mezar hakkında biraz düşünmek gerekir.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 12-02-2016, 04:58
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.334
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart İmam Cafer Sadık (aleyhisselam)'dan Bu Konuda Hadis

İmam Ca'fer-i Sadık (a.s'a:"Bize ölümü vasfedin denince,İmam (a.s) şöyle buyurur:"Ölüm,mü'min için en güzel bir kokuyu koklamak gibidir, onun kokusunun güzelliğinden uykuya dalar. Ölüm ondan her türlü yorgunluk ve acıyı giderir. Kâfir için ise, yılanın veya akrebin sokması gibi ve belki daha şiddetlidir."
(Bihar-ül Envar c. 6 s. 152

Bu arada Hazret'e: "Bazıları; "Ölüm testere ile kesilmekten, makasla doğranmaktan, taşlarla vurulmaktan ve değirmen milini göz içerisinde döndürmekten daha şiddetli olduğunu söylüyorlar" dendi. Bunun üzerine, İmam (a.s) şöyle devam eder: "Bazı kâfirler ve fasıklar için ölüm böyledir. Onlardan bu acıları çekenlerin durumunu görmüyor musunuz? İşte o acılar bundan ve dünya azabından daha ağırdır."
Bu esnada İmam'a: "Öyleyse, niçin bazı kâfirlerin ruhlarının kolaylıkla alındığını görüyoruz? Onlardan bazıları konuşur, şaka yapar ve güle güle can verir, buna karşılık mü'minler içerisinde bazılarının ölümü bu kolaylıkla olurken, bazı mü'min ve kâfirler ise, ölüm anında bu zorlukları görüyorlar" dendi. İmam aleyhisselam bu soruya da şu cevabı verdi: "Ölüm esnasında mü'minin karşılaştığı kolaylık, onun mükãfatının acilen verilmesindendir. Mü'minin karşılaştığı zorluk ise, onun günahlarını temizleyerek, ahirete temiz olarak gelmesi ve hiçbir engelle karşılaşmadan ilahi mükafata liyakat kazanması içindir. Kâfirlerin ölüm esnasında gördüğü kolaylık ise, dünyada iken iyiliklerinin karşılığını görüp, ahirete yalnızca azabı gerektiren sebeplerle girmeleri içindir. Kafirlerin ölüm anında karşılaştığı zorluklar ise, iyiliklerinin mükafatı bittiğinden dolayı Allah'ın cezasının başlamasındandır. İşte durum budur. Allah adildir, kimseye zulmetmez."
İlm-ül Yakin c. 2 s. 1055,Bihar-ül Envar c. 6 s. 152
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 12-02-2016, 05:00
Ali İrfani Ali İrfani isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 276
Ali İrfani is an unknown quantity at this point
Standart

Allah Rasulu Hz.Muhammed (sas) buyurdu ki: birisi öldüğünde akrabaları cenaze işleriyle meşgul iken,
son derece güzel bir kişi gelir mevtanın başının yanında durur.
Kefenlendiğinde kefen ile merhumun göğsü arasına girer. Definden sonra herkes evine döner.
Münker ve Nekir adlı iki özel melek gelir, ölen kişisel mahremiyet içerisinde imanı hakkında
sorgulayabilmek üzere göğsünde duran güzel kişiyi ayırmaya çalışır.
Güzel kişi der ki “O benim refakatim, O benim dostumdur, hiçbir şekilde Onu yalnız bırakmam.
Eğer siz sorgulama için görevlendirildiyseniz, görevinizi yapınız. Onun cennete girmesini kabul
ettirinceye kadar terk edemem. Sonra ölmüş arkadaşına döner der ki, “Ben, bazen yüksek sesle bazen de kısık sesle okuduğun Kur’anım. Endişe etme, Münker ve Nekirin sorgusundan sonra üzüntü duymayacaksın. Sorgulama bitince güzel kişi Onun için Meleul Aladan (semadaki meleklerden) misk kokusuyla bezenmiş bir döşek hazırlar.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 12-05-2016, 05:01
مالك اشتر مالك اشتر isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 33
مالك اشتر is an unknown quantity at this point
Standart Ölüm Yetişmeden...!!!

Resulullah (salallahu aleyhi ve alih) şöyle buyurmuştur: "Her gece ölüm meleği şöyle nida eder: "Ey kabir sakinleri, bugün ahiretin durumunu gördüğünüz halde Nasılsınız.?" Ölüler cevap olarak şöyle der: "Şüphesiz ki. Dünyada kaybettiklerimizden dolayı eyvahlar olsun bize."
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 12-05-2016, 05:15
VELAYET VELAYET isimli Üye şuanda  online konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 263
VELAYET is on a distinguished road
Standart Hadis-i Şeriflerde Ölüm

Rasulullah (salallahu aleyhi ve alih) buyurdu: "Lezzetleri yok eden ölümü çok anın."

Ensardan bir adam Peygamberimiz’e sordu: “Mü’minlerin hangisi en akıllıdır?” Aleyhi’s-salâtu ve’s-selâm: “Ölümü en çok hatırlayandır ve ölümden sonra en iyi hazırlığı yapandır. İşte bunlar en akıllı kimselerdir.” buyurdular.

"Ölümü ve öldükten sonra kemiklerin ve cesedin çürümesini hatırlayın. Âhiret hayatını isteyen dünya hayatının süsünü terk eder."

Berâ anlatıyor: “Biz Rasûlullah (s.a.s.)’la birlikte bir cenâzede beraberdik. Peygamberimiz, kabrin kenarına oturup ağladılar, öyle ki (gözyaşlarıyla) toprak ıslandı. Sonra da: “Ey kardeşlerim! İşte (başımıza gelecek) bu aynı (ölüm hâdisesi) için iyi hazırlanın!” buyurdular. (

“Ey insanlar! Ölmezden önce Allah’a tevbe edin. (Musîbet, hastalık, yaşlılık gibi) ağır meşgûliyetlere düşmezden önce sâlih ameller işlemede acele edin. Çok zikir ederek, gizli ve açık çok sadaka vererek Allah’a karşı üzerinizdeki borcu ödeyin ki bol rızka, ilâhî yardım ve zafere, halinizin ıslâhına mazhar olasınız...”

"Allah bir kulunun bir memlekette ölmesini takdir ettimi, onu oraya -veya 'orada bulunan bir şeye' dedi- muhtaç kılar."

"Ölülerinize (ölmek üzere olanlara) 'lâ ilâhe illâllah, Muhammeden Rasulullahi Aliyyenveliyullah demeyi telkin edin."

"Ölülerinize (ölmek üzere olanlara) Yâsîn sûresini okuyun."

"Sizden hiç kimse, mâruz kaldığı bir zarar sebebiyle ölümü temennî etmesin. Mutlaka bunu yapmak mecbûriyetini hissederse, bari şöyle söylesin: 'Rabbim, hakkımda hayat hayırlı ise, yaşat; ölüm hayırlı ise canımı al!"

"Sizden kimse ölümü temennî etmesin. Muhsin (iyi amel üzere) ise, hayır cihetiyle artacağı umulur. Kötü amel işliyorsa kötülükten dönüp Allah'ın rızâsını arayacağı ümid edilir."
__________________
Allah'ın Laneti Yalancıların, İftiracıların Üzerine Olsun…
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 12-05-2016, 05:17
SADIK ŞİA SADIK ŞİA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 84
SADIK ŞİA is on a distinguished road
Standart

Lokman Hekim oğluna şu tavsiyede bulunmuştur: “Ey oğlum! Ölüm seni ne zaman karşılayacağını bilemediğin bir olaydır. Onun için sana anîden gelmeden önce ona hazırlıklı ol!”
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 12-05-2016, 05:28
Aleviyyun Aleviyyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 44
Aleviyyun is an unknown quantity at this point
Standart Can Çekişme Anı

Ölümden evvel, kısa veya uzun olmak üzere agoni ismi verilen bir can çekişme devresi sözkonusudur. bu devredeki bir şahıs, tam olarak sessizlik ve hareketsizlik içinde bulunur, dış uyarılara karşı tepki çok azalmış veya kaybolmuştur. bütün sistemlerin çalışması bozulmuştur. bazen bozukluklar düzelir gibi olur, şahıs kendini çok iyi hissettiğini bile söyleyebilir. bu durum, ölüm öncesi görülebilen geçici bir iyilik halidir. ilk önce görme, son olarak işitme duyusu kaybolur. gözler yukarı ve dışa tavana bakıyormuş gibi bir hal alır, gözbebekleri genişler. göz akı ve göz kenarlarında yapışkan bir sıvı toplanır. göz parlaklığını kaybeder, arkaya doğru çöker. refleksler ortadan kalkar. alından soğuk iri taneli terle birlikte son bir gözyaşı damlası gelebilir, şahıs ağlıyor gibidir. nabız oldukça zayıflar. kalp sesleri güçlükle ve çok hafif duyulur, el ve ayaklar soğur, fakat şahsın iç harareti bazan 42-43° dereceye kadar yükselir. salya, sümük, idrar, pislik, meni dışarı çıkar ve neticede ölüm husule gelir.
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Alt 12-05-2016, 05:36
heyderiyem heyderiyem isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 248
heyderiyem is an unknown quantity at this point
Standart Can Çekişme Anında Şeytanın Hileleri.

Bir insan ölüm anında can çekişmeye başladığında şeytan gelir,sol yanına oturur ve şöyle der:
-Can acısından kurtulmak istersen "Allah yoktur" de.
İyi amel sahibi ise yüzünü öbür tarafa çevirir,şeytanın hilesinden kurtulur.Şayet şeytanın dediğini yaparsa Allah esirgesin imanından olur.- Sordular Hangi günah sebebiyle imanın yok olmasından korkulur? şu cevap verildi:
-Bunun 3 sebebi vardır. Birincisi,Allahın bağışladığı imanın şükrünü terketmek;i kincisi, son nefeste korkuyu terketmek; üçüncüsü ise,haram lokma yemeğe devam etmektir.Her kimde bu üç kötü haslet birlikte mevcut ise onun imansız gitmesinden korkulur.
Bir başka haber de şöyledirir kimse can çekişmeye başlayınca, son derece hararet bastırır, ciğeri yanar, boğazı kurur fakat su içemez. O zaman ağzına su damlatmak lazımdır. Zira kişi bu haldeyken şeytan,elinde bir bardak su ile gelir,karşısında dikilir ve suyu gösterir.Onun şeytan olduğunu anlamayıp suyu içmek isterse şeytan:
-"Bu alem kendiliğinden yaratılmıştır, yaratıcısı yoktur" dersen bu suyu sana veririm,der. Sonra ayak ucuna gider ve yine suyu gösterir.
-"Peygamberler yalandır" dersen bu suyu sana veririm, der.
O kimse şeytanın bu tekliflerine kanıp da inkar ederse son nefesinde imanından olur. imanı tam olan müminler onun şeytan olduğunu anlar, yüzünü ondan çevirir. Muhafaza melekleri de onu korur.
Bu duruma örnek olarak şu hikaye anlatılır: Vaktiyle Ebu Zekeriya isminde salih bir kişi vardı.Can çekişmesi esnasında dostları ona kelime-i şehadet telkin ettiler. Yüzünü döndürdü.İ kinci defa telkin ettiklerinde yine yüzünü döndürdü ve hiç cevap vermedi. Üçüncü seferde:
-Sizin sözünüzü tekrarlamam, dedi.
Dostları imansız gideceğinden şüphe ettiler. Bir müddet sonra aklı başına geldi ve yanındakilere:
-Siz bana bir şey söylediniz mi? dedi.
Dostları, kelime-i şehadet telkin ettiklerini ve kendisinin söylemeyi red ettiğini söyleyince:
-Şeytan-ı lain, o anda elinde su bardağı ile karşıma geçip "İsaoğludur" de bu suyu sana vereyim, dedi. Ben de "Demem" dedim.
Onun üzerine şeytan elindeki bardağı yere vurup kırdı ve dışarı kaçtı. Elhamdülillah o lainin hilesinden kurtuldum,yoksa şehadeti reddetmem mümkün değil, dedi ve şehadet getirir getirmez ruhunu Allaha teslim etti.
Rivayet edildiğine göre,insana ölüm geldiğinde ondan dört şeyi dört yabancı alır:
1. Malını varisleri
2.Canını Azrail
3.Etini kurtlar
4.Kemiklerini toprak..
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 12-05-2016, 05:59
TUBA TUBA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 106
TUBA is on a distinguished road
Standart

Muminlerin Emiri İmam Ali (a.s) buyurdu: " Eğer dinini dünyaya tabi kılarsan, hem dinini hem de dünyanı bozar ve ahirette zarara uğrayanlardan olursun; ama dünyanı ahiretine tabi kılarsan, hem dinini, hem de ahiretini korur ve ahirette kurtuluşa erenlerden olursun.”
(Gurer’ul- Hikem, Fasıl 10, Hadis 44.)
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 12-13-2016, 06:29
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.334
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

İmam Caferi Sâdık aleyhisselama sordum : Mümin insan öldüğünde üzülür mü?
Buyurdu ki : Hayır üzülmez.
Tabiki ölüm meleği geldiğinde korkup titrer ancak ölüm meleği ona der ki :
Ey Allah dostu korkma.
Muhammedi hak üzere gönderen Allaha yemin olsun ki biz sana evladına iyi davranan babadan daha merhametliyiz.
Aç gözlerini bak. Ve o anda Muhammed Ali Fâtima Hasan ve Hüseyin ve imamlar aleyhimusselam onun gözüne görünür . Ve melek der ki : İşte senin yoldaşların.
Gözünü açar ve onlara bakarak şöyle feryad eder :
Ey ( Muhammed ve Ali) ile mutmain ( sakin olan ) nefis.
Rabbine doğru gel ( 12 imama bağlanmış halde) razı olmuş ve ( sevaba) razı olunmuşsun.
Kullarım ( Muhammed ve Ehlibeytin) yanına gir.
Cennetime gir. ( İnsana en hoş gelen mükemmel şey o çağrının sahibine kavuşmaktır)
el-Kafi C. 3 S. 127
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 02-16-2017, 11:56
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.334
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Müminin Canının/Ruhunun Alınması

Sedir adlı şahs İmam Cafer Sadıkdan (aleyhisselam) soruyor ki, sana canım feda olsun, ey Allahın Resulunun evladı! Mümin bir şahs (yani şia olan şahıs) ölüm vakti ruhu kebz olunanda (çıkarılanda) bu işe nefret edirmi? İmam (aleyhisselam) dedi: Hayır (yok). Öyle ki, ölüm meleyi onun ruhunu çıkarmağa geldiğinde ceze eder (yani he yacanlanar, Rahatsız olur), o ölüm meleyi ona diyer ki, ey Allahın dostu rahatsız olma (ve bil ki) Muhammed Peyğamberi (s.a.a) hakk olarak gönderen Allaha and içiyorum ki, rahimli atanın öz evladına gösterdiyi mehribançılık ve şefkatden (yani yüreyi yumuşaklıkdan) daha çok sana mehriban ve şefkatliyim, 2 gözünü de aç ve dikkat et ve İmam (aleyhisselam) yine dedi: Bu vakit Allahın Resulu (s.a.a), müminlerin ağası İmam Ali (aleyhisselam), Fatimeyi-Zehra hanım (aleyhisselam), İmam Hasan (aleyhisselam) ve İmam Hüseyin (aleyhisselam) ve diğer 9 imamlar aleyhisselam. Ona gözükürler. Melekler diyer: Onlar senin refikalarındırlar (dostlarındırlar). O mümin 2 gözünü açar ve dikkat eder (bakar), (bu zaman) İlahi Arş (taht-tac) tarafından onun ruhunu çağırarlar (yani, mümin mahsusen Allah tarafından ve ya Allahın emrile çağrılar): Ey Mütmein nefs (yani, Rahat ol ,rahatsız olmayan, tam yekine çatan şahıs) dön (yani, çık gel) Muhammed Peyğanbere (s.a.a) ve onun Ehli-beytine (aleyhisselam) taraf ve benim cennetime dahil ol. İmam (aleyhisselam) dedi: O bu vakit mümin için, ruhunun nazare çarpmadan (yani sakince) bedeninden çıkıb onu çağıranla kavuşmasından sevimli bir şey olarmı?
İmam Sadıkden (aleyhisselam): Allahın Resulu (s.a.a) demişdir: Öyle ki, Kiyamet günü onlar,nurdan olan minberler üzerine insanlar getirerler ki, yüzleri bedirlenmiş ay gibi parıldar. Onlara evvelki ümmetler de, sonrakı ümmetler de qibta ederler (yani, kalblerinden geçer ki, keşke biz de böyle olaydık). Sonra suküt Etti. Sonra 3 defa bu sözü buyurdu:
O Ömer ibn Hattab dedi: Atam-anam sana fida olsun, onlar şehidlerdirmi?
Peyganber (s.a.a) dedi: Onlar şehidlerdir, amma siz zannetdiyiniz şehidlerden deyildirler.
Ömer dedi: Onlar Peyğamberlerin vasilerindendirmi (yani, peygambelerin vesiyyet etdikleri şahıslardirmi)?
Peygamber (s.a.a) dedi: Onlar vasilerdir, amma sizin zann etdiyiniz vasilerden deyildirler.
Ömer dedi: Onlar sema ehlidirlermi, yoksa yer ehlindendirlermi?
Peygamber (s.a.a) dedi: Onlar yer ehlindendirler.
Ömer dedi: Bana haber ver, onlar kimlerdir?
Peygamber (s.a.a) Ali ile İmam Aliye (aleyhisselam) işaret ederek dedi: Onlar Ali (aleyhisselam) ve şieleridir. Kureyşden onunla (yani Ali ile) zinakarlardan başkası düşmançilik etmez ve ensardan (medinelilerden) onunla yahudilerden başkası düşmançilik etmez ,arablerden ise onunla asl kökü (nasibi, kabilesi) hakkında şekk-şübhede olanlardan başkası düşmançilik etmez ve diğer insanlardan ise onu bedbaht (zelil) insanlardan başkası düşman tutmaz. Ey Ömer, Alini (aleyhisselam) düşman tutarak beni sevdiyini söyleyen şahıs yalançıdır.
Açıklama: Peyqamberin (s.a.a) sahabeleri içerisinde Peyqamberi (s.a.a) sevdiyini iddia edip ve Alini de (aleyhisselam) düşman tutan şahıslar var idi.
ُ
فضائل الشيعة، ص: 30
[الحديث 24]
24 وَ بِهَذَا الْإِسْنَادِ عَنْ سَدِيرٍ قَالَ قُلْتُ لِأَبِي عَبْدِ اللَّهِ ع جُعِلْتُ فِدَاكَ يَا ابْنَ رَسُولِ اللَّهِ هَلْ يُكْرَهُ الْمُؤْمِنُ عَلَى قَبْضِ رُوحِهِ قَالَ لَا إِذَا أَتَاهُ مَلَكُ الْمَوْتِ لِيَقْبِضَ رُوحَهُ جَزِعَ عِنْدَ ذَلِكَ فَيَقُولُ لَهُ مَلَكُ الْمَوْتِ يَا وَلِيَّ اللَّهِ لَا تَجْزَعْ فَوَ الَّذِي بَعَثَ مُحَمَّداً بِالْحَقِّ لَأَنَا أَبَرُّ بِكَ وَ أَشْفَقُ عَلَيْكَ مِنَ الْوَالِدِ الرَّحِيمِ لِوَلَدِهِ حِينَ حَضَرَهُ افْتَحْ عَيْنَيْكَ وَ انْظُرْ قَالَ وَ يُمَثَّلُ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ ص وَ أَمِيرُ الْمُؤْمِنِينَ وَ فَاطِمَةُ وَ الْحَسَنُ وَ الْحُسَيْنُ وَ الْأَئِمَّةُ هُمْ رُفَقَاؤُكَ قَالَ فَيَفْتَحُ عَيْنَيْهِ وَ يَنْظُرُ وَ تُنَادَى رُوحُهُ مِنْ قِبَلِ الْعَرْشِ يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ ارْجِعِي إِلَى مُحَمَّدٍ وَ أَهْلِ بَيْتِهِ وَ ادْخُلِي جَنَّتِي قَالَ فَمَا مِنْ شَيْ‏ءٍ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِنِ انْسِلَالِ رُوحِهِ وَ اللُّحُوقِ بِالْمُنَادِي‏
[الحديث 25]
25 أَبِي رَحِمَهُ اللَّهُ قَالَ حَدَّثَنِي سَعْدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ عَمَّارٍ عَنْ جَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ ع قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ص إِذَا كَانَ يَوْمُ الْقِيَامَةِ يُؤْتَى بِأَقْوَامٍ عَلَى مَنَابِرَ مِنْ نُورٍ تَتَلَأْلَأُ وُجُوهُهُمْ كَالْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ-
فضائل الشيعة، ص: 31
يَغْبِطُهُمُ الْأَوَّلُونَ وَ الْآخِرُونَ ثُمَّ سَكَتَ ثُمَّ أَعَادَ الْكَلَامَ ثَلَاثاً فَقَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ بِأَبِي أَنْتَ وَ أُمِّي هُمُ الشُّهَدَاءُ قَالَ هُمُ الشُّهَدَاءُ وَ لَيْسَ هُمُ الشُّهَدَاءُ الَّذِينَ تَظُنُّونَ قَالَ هُمُ الْأَوْصِيَاءُ قَالَ هُمُ الْأَوْصِيَاءُ وَ لَيْسَ هُمُ الْأَوْصِيَاءُ الَّذِينَ تَظُنُّونَ قَالَ فَمِنْ أَهْلِ السَّمَاءِ أَوْ مِنْ أَهْلِ الْأَرْضِ قَالَ هُمْ مِنْ أَهْلِ الْأَرْضِ قَالَ فَأَخْبِرْنِي مَنْ هُمْ قَالَ فَأَوْمَأَ بِيَدِهِ إِلَى عَلِيٍّ ع فَقَالَ هَذَا وَ شِيعَتُهُ مَا يُبْغِضُهُ مِنْ قُرَيْشٍ إِلَّا سِفَاحِيٌّ وَ لَا مِنَ الأنهار (كذا) [الْأَنْصَارِ] إِلَّا يَهُودِيٌّ وَ لَا مِنَ الْعَرَبِ إِلَّا دَعِيٌّ وَ لَا مِنْ سَائِرِ النَّاسِ إِلَّا شَقِيٌّ يَا عُمَرُ كَذَبَ مَنْ زَعَمَ أَنَّهُ يُحِبُّنِي وَ يُبْغِضُ عَلِيّا
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 02-18-2017, 07:40
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.334
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Öldükten Sonra ki: Sesler

Öldükten Sonra ki: Sesler

• Ruh bedenden ayrıldıktan sonra ona gökten üç ses gelir; onlar sırası ile şöyledir:
“Ey insanoğlu!
Dünya mı seni bıraktı, sen mi dünyayı bıraktın?
Dünya mı seni topladı, sen mi dünyayı topladın?
Dünya mı seni öldürdü, sen mi dünyayı öldürdün?”
• Ölen kimse, yıkanacağı yere konduğu zaman da gökten üç ses gelir ki; onlar da sırası ile şöyledir:
“Ey insanoğlu!
Hani nerede güçlü bedenin, şimdi ne kadar da zayıfsın!
Hani nerede güzel konuşman, şimdi ne kadar da suskunsun!
Hani nerede duyan kulakların, şimdi ne kadar da sağırsın!
Bu ses, şu cümle ile bağlanır:
“Hani, seçkin dostların neredeler, ne kadar da yalnız kaldın!”
• Ölen kimse, kefenlendiği zaman da yine gökten üç ses gelir ki onlar sırası ile şöyledir:
“Ey insanoğlu! Eğer Allah’ın rızasına sahip isen, ne mutlu sana. Eğer Allah’ın dargınlığını almışsan, vay haline!
Ey insanoğlu! Eğer yerin cennet ise, ne mutlu sana. Eğer yerin cehennem ise vay haline!
Ey insanoğlu! Uzun bir yolculuğa çıkıyorsun, azığın da yok. Evinden çıkıyorsun, bir daha da oraya dönmeyeceksin. Hem de sonsuza kadar. Dehşetlerle dolu bir eve gidiyorsun.”
• Ölen kimsenin cenazesi taşınmaya alındığı zaman yine gökten üç ses gelir; bu sesler de sırası ile şöyledir:
“Ey insanoğlu!
Eğer amelin hayırsa, ne mutlu sana.
Eğer tevbekâr olmuşsan, ne mutlu sana.
Eğer Allah'a itaatkâr olmuşsan, ne mutlu sana.
• Ölen kimse, cenaze namazı kılınacağı yere konduğu zaman da gökten üç ses gelir, o sesler de sırası ile şöyledir:
“Ey insanoğlu!
Şimdiye kadar işlediğin her işini, şu anda göreceksin.
Eğer işlerin hayır ise, hayır göreceksin.
Eğer amelin şer ise, şer göreceksin.”
• Ölen kimsenin cenazesi kabir ağzına konduğu zaman gökten üç ses daha gelir ki; bu sesler sırası ile şöyledir:
“Ey insanoğlu!
Ömür boyu çalıştın, bu batak için ne hazırladın?
Zengin halinden, bu fakirlik gününe ne taşıdın?
Bu karanlık yer için, nasıl bir aydınlık getirdin?”
• Ölen kimse, kabrine konduktan sonra da yerden üç ses gelir; bu sesler de sırası ile şöyledir:
“Ey insanoğlu!
Sırtımda iken gülüp oynuyordun; şimdi içimde ağlayacaksın.
Sırtımda iken sevinçli idin; şimdi içimde üzüleceksin.
Sırtımda iken konuşuyordun, şimdi suskun olacaksın.”
• Ölen kimseyi insanlar kabrinde yalnız bırakıp gittikten sonra, Yüce Allah şöyle buyuracak:
“Ey kulum, şimdi tek başına yalnız kaldın. Herkes, seni bu kabir karanlığında bırakıp gitti. Halbuki sen onlar için bana karşı gelmiştin!
Bugün ben, sana öyle merhamet edeceğim ki, insanlar buna şaşıracaklar. Çünkü ben sana bir ananın çocuğuna olan şefkatinden daha şefkatliyim.”
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 01:36


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.