aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | KERBELA FACİASI | HZ İMAM HÜSEYİN (AS) VE KERBELA FACİASI

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 10-03-2012, 01:58
elif gibi elif gibi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2012
Mesajlar: 162
elif gibi is an unknown quantity at this point
Standart "İmam Hüseyn (as)'ın mübarek kesik başı, Yezid (la) önünde

Celaül-Uyun kitabından bir kaç pasaj

"İmam Hüseyn (as)'ın mübarek kesik başı, Yezid (la) önündeydi. O Mel'un bir Heyzaran çubuğu istedi. Onunla Seyyid-i Şüheda'nın mübarek dişlerine vurarak şöyle diyordu:

"Keşke Bedir'de öldürülen dedelerim, burada olsalardı da onların katillerinin evlatlarından nasıl da intikam aldığımı görselerdi!! Ve bana"Ellerin dert görmesin ey Yezid, iyi intikam aldın!!" deselerdi!!

Mecliste bulunan ve sahabeden olan Ebu Berze Eslemi Yezid’e seslenerek şöyle dedi: "Yazıklar olsun sana ey Yezid! Nasıl olur da Fatıma oğlu Hüseyn'in dişlerine böyle vurursun! Ben defalarca gözlerimle gördüm Allah'ın Resulü, onun ve kardeşi Hasan'ın dudaklarından, dişlerinden öperdi!! Ve Şöyle buyururdu: "Siz cennet gençlerinin efendisisiniz. Allah sizi öldürenleri kahretsin ve onları lanetlesin. Onları ebedi azapla azaplandırsın. Cehennemin en aşağı tabakasında yer versin." Bunları duyan Yezid şiddetle gazaplanıp, onun meclisten dışarı atılmasını emretti.

Sonra Emir'ül Müminin (a.s) kızı Hz. Zeyneb yerinden kalktı. Allah'a hamd-ü senâ ve Resulüne (s.a.a) salat u selam ettikten sonra şu ayeti okudu:
"Sonra kötülük yapanların uğradıkları son, Allah'ın ayetlerini yalanlamaları ve alay konusu edinmeleri dolayısıyla çok kötü oldu." (Rum-10)
Ve şöyle devam etti:
"Ey Yezid, esir olarak şehir şehir dolaştırmakla bu geniş yeryüzünü ve bu fezayı bize dar ettiğini, bizi Allah katında hor ve zelil, kendini de yücelttiğini ve bu olayların da senin yüce makamından olduğunu mu sanırsın ki bundan ötürü çok övünür ve sevinirsin? Dünyanı abad ettiğin için çok mu mutlusun? Her şeyin istediğin gibi gerçekleşmesine ve saltanatı ele geçirmene çok mu sevinirsin? Yavaş ol, yavaş. Allah'ın "O küfre sapanlar, kendilerine tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar, biz onlara, ancak günahları daha da artsın, diye süre vermekteyiz. Onlar için aşağılatıcı bir azab vardır." (Al-i İmran-178) buyurduğunu unuttun mu yoksa?
Ey (Mekke'nin fethi sonrasında) azad edilenlerin oğlu, kendi kadın ve cariyelerini perde ardında tutup Resulullah'ın (s) kızlarını da açık yüzlerle ve örtüsüz bir halde düşmanlarının yanında şehir şehir dolaştırman ve her konakta, oranın sakinlerine göstermen, yabancıya ve aşinaya, alçaklara ve şerefli insanlara, bu himayesiz esirleri göstermen insaf ve adalet midir? Soylu ve necip insanların ciğerini ağzına alıp emen ve sonra da dışarı atan ve şehidlerin kanıyla beslenen (Uhud savaşında Muaviye'nin annesi Hind'in, Hamza'nın ciğerini ağzına alarak yemek istemesi olayına işaret etmektedir) birinden nasıl merhamet beklenebilir? Her zaman itiraz, husumet ve kinle bize bakan biri elinden gelen her türlü kötülüğü neden yapmasın? Şimdi de sanki bu yaptığıyla günah işlememiş gibi mest ve mağrur bir halde cennet gençlerinin efendisi Ebu Abdillah'ın dişlerine çukubla vuruyor ve pervasızca "Bedir savaşında ölen büyüklerim keşke burda olsalardı da bu durumu görmekle çığlıklar atarak 'Ellerin dert görmesin ey Yezid' deseler" diyorsun. Niye bu sözü demeyesin ve niye bu şiiri okumayasın ki? Sen Muhammed'in (s) evlatlarının kanına buladın elini ve yeryüzünün yıldızları olan Abdul Muttalib oğullarını katlettin. Fakat bununla kendi ölüm ve bedbahtlığına zemin oluşturdun. Şimdi de duyuyorlarmış gibi kendi tayfanın yaşlılarını sesliyorsun. Fakat çok geçmeden sen onlara katılacak ve "Keşke ellerim kırılsaydı ve dilim lâl olsaydı da bunları demeseydim" diyeceksin.
Ey güçlü Allah'ım, bize zulmedenlerden intikamımızı ve hakkımızı al ve gazabının ateşinde onları yak!
Yezid, bu yaptıklarınla ancak kendi derini yüzdün ve kendi etini parçaladın. Çok sürmeyecek; Peygamberin evlatlarının kanını akıtmak ve Ehl-i Beyt'ine saygısızlıkta bulunmakla yüklendiğin bu vebalin altında Peygamberin huzuruna çıkacaksın. O gün Allah onları bir araya toplayacak ve haklarını alacaktır. "Allah yolunda öldürülenleri sakın 'ölüler' sanmayın. Hayır, onlar Rableri katında diridirler, rızıklanmaktadırlar." (Al-i İmran-169) Allah'ın hükmedici, Muhammed'in (s) davacı ve Cebrail'in de ona yardımcı olacağı gün senin için yeterlidir. Seni bu makama getirerek müslümanların sırtına bindirenler, zalimler arasından ne de kötü bir bedel seçtiklerini çok yakında anlayacaklar. Hanginizin daha bedbaht olduğunu bilecekler. Sen konuşulmayacak kadar değersz birisin ama bu durum seninle konuşmayı mecbur etmiştir. Seni kınamak ve zemmetmek ise benim gözümde değerli ve büyük bir iştir. Fakat gözler ağlıyor ve sineler de gam ateşiyle yanıyor. Ah, Allah'ın ordusunun şeytan ordusu eliyle öldürülmesi ne ilginçtir! Bizim kanımız bu ellerden akıyor ve etlerimiz ise ağızlarında çiğneniyor. O tayyib ve pak bedenler yerüstünde kalmıştır. Çöl kurtları sırayla onları ziyaret etmekte ve yırtıcı hayvanlar da onları yere sürmekteler. Ey Yezid, eğer bugün galib gelerek bunu ganimet biliyorsan, yarın yaptıklarından başka bir şey göremeyeceğin gün bunun hesabını vereceksin. Allah kullarına zulüm etmez. Biz de şikayetimizi O'na yöneltiyoruz, çünkü O'dur sığınağımız. Ey Yezid, kendi işinle meşgul ol, istediğin şekilde düzen kur ve hile yap, çalış. Ancak Allah'a andolsun ki bizim adımızı silemeyecek, vahyimizi söndüremeyecek ve öldüremeyeceksin, bizim işimizi bitiremeyeceksin. Alnındaki bu lekeyi de silemeyeceksin. Çünkü aklın âlil, yaşayacağın günler az ve kâlildir. Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun." diye seslendiğinde münadi, o gün bu topluluğun da dağılacaktır. Allah'a hamdolsun ki başlangıcımızı saadet ve mağfiret, sonumuzu da şehadet ve rahmet kıldı. Allah'tan istiyoruz ki nimetini, şehidlerimize tamamlasın, mükafatlarını artırsın ve bizleri de halef-i salihlerden kılsın. Çünkü O, bağışlayan ve mihribandır. Allah bize yeter, ne de güzel vekildir O."
Yezid bu hutbeyi dinledikten sonra şöyle dedi:
"Feryad edenlerin nalesi ne de güzeldir ve müsibet içindeki kadınlara ölmek ne de kolaydır." (Celaü’l-Uyun, s.734)

Sünni kaynaklardan Pasajlar, belki biraz olsun, Emevi hayranlarının akıllarının çalışmasına, vicdanlarının sızlamasına vesile olur:

1- İmam Hüseyin (a.s):
"Ey insanlar! Allah'ın Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Kim Allah'ın haram ettiğini helal kılan; onun ahdini bozan; Resulullah'ın sünnetine muhalefet eden, Allah'ın kulları arasında günah ve zulüm ile amel eden zalim bir sultanı görür ve ameli veya sözü ile ona karşı çıkmazsa, onu da o zalimin girdiği yere (cehenneme) sokmak Allah'ın üzerine bir haktır."
Hiç şüphesiz şu "Benî Ümeyye" zümresi şeytanın itaatine girip Allah'ın itaatini terk etmişlerdir. Beytülmale tecavüz edip Allah'ın haramını helal ve helalini haram saymışlardır. Ben (Müslümanların rehberliğine ve bu bozulmuş durumunu düzeltmek için kıyam etmeğe) başkalarından daha layığım..."
(Tarih-i Taberi, c.7, s.300)

İmam Hüseyin (a.s): "Yezid şarap içen, haksız yere adam öldüren, açık bir şekilde fisk-u fücur ve haram işleyen birisidir. Benim gibi birisi Yezid gibi birisine asla biat etmez..." (el-Futuh, c.5, s.17)

İmam Hüseyin (a.s): "Ümmet Yezid gibi bir yöneticiye müptela olduğu zaman İslam'a elveda demek gerekir." (Maktel-i Harezmi, c.1, s.185)

İmam Hüseyin (a.s): "Eğer dünyada (benim için) bir sığınak ve gidecek bir yer kalmasa dahi yine de Yezid b. Muaviye ile biat etmem..." (Maktel-i Harezmi, c.1, s. 188)

İmam Hüseyin (a.s): "Ben azgınlık veya makam hırsı veya fesat çıkarıp zulüm etmek için kıyam etmedim. Ben ceddimin ümmetini islah etmek, iyiliği emredip, kötülükten nehy etmek ve ceddim (Resulullah'ın) ve babam Ali b. Ebu Talib'in çizgisinde yürümek için kıyam ettim..." (Maktel-i Harezmi, c.1, s.188)

İmam Hüseyin (a.s): "Ben sizi Allah'ın kitabına ve Peygamberinin sünnetine davet ediyorum. Hiç şüphesiz sünnet öldürülmüş ve bid'at diriltilmiştir. Eğer sözümü dinlerseniz ben sizi saadet ve doğruluğa hidayet ederim..." (Tarih-i Taberi, c.7, s.240)

İmam Hüseyin (a.s): "Hak üzere amel edilmediğini, batıldan kaçınılmadığını görmüyor musunuz? Böylesi bir durumda mümin birisi haklı olarak Allah'a kavuşmayı (şehit olmayı) arzu eder." (Tarih-i İbn-i Esir, c.3, s.267)
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 10-08-2012, 12:07
halil ibrahim halil ibrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 55
halil ibrahim is an unknown quantity at this point
Standart

Yezit Karşısında Hüseyin Olmak

Yezitler yurdunda yaşayan herkes,
Kırk sene uğraşsan tüketsen nefes,
Gaipten gelse de ilahi bir ses,
Yezit ruhlu olan beladır sana.
Yeryüzü zindandır, Kerbela sana.

Muradın beşerin hidayetiydi,
Dökülen gözyaşın nihayetiydi,
Sözlerin ve tavrın peygamberiydi,
Taşıdığın o nur, Haktandır sana.
Okunan ezanlar, selamdır sana.

Seni kızgın çöle mahkûm ettiler.
Bir dalmacık sudan mahrum ettiler.
Peygamber soyuna neler ettiler.
Bütün ehli cennet müştaktır sana.
Ardındaki ümmet hasrettir sana.

Hiç bu kadar büyük zulüm olur mu?
Kâinat bu zulmü hiç unutur mu?
Böylesi bir günah af olunur mu?
En büyük haramdır, husumet sana,
Yoluna muhabbet, vuslattır sana.

Kerbela'da kalış, göğe çıkıştır.
Yezide haykırış, sana varıştır.
Seni anmak Rabbe bir yalvarıştır.
Mümin olan herkes fedadır sana.
Verilen her nefes duadır sana.

Yezitlik gecedir, ateştir, şerdir.
Kerbela günahın olduğu yerdir.
Seni sevmek zulme kıyam etmektir.
Haksızlığa susmak isyandır sana.
Seni anlamamak bühtandır sana.

Nerde Yezit varsa Hüseyin'im ben.
Karanlık önünde aydınlığım ben.
Âlemde ölmeyen insanlığım ben.
Gözyaşım, yeminim, ikramdır sana.
Bu canlar her daim, kurbandır sana.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 10-08-2012, 02:43
velayet fedaileri velayet fedaileri isimli Üye şuanda  online konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Oct 2011
Mesajlar: 331
velayet fedaileri is an unknown quantity at this point
Standart

Halid-i Rib’î, Ka’b’ın şöyle dediğini nakletmiştir:
Hz. İbrahim Halil (a.s), Hz. İmam Hüseyin’in (a.s) kâtiline lanet okuyan ilk kimselerdendi. Bu ameli yapmayı kendi çocuklarına da emretti ve onlardan bu ameli yapacaklarına dair söz aldı. Ondan sonra Hz. Musa Kelim (a.s) de böyle yaptı ve

kendi ümmetini buna davet etti. Sonra Hz. Davud (a.s) böyle yaptı ve İsrâiloğullarına (Yezid’e lanet etmelerini) emretti. Daha sonra Hz. İsa Mesih (a.s) böyle yaptı ve ümmetine şöyle buyurdu:

“Ey İsrâiloğulları, Hz. Hüseyin’in kâtiline lanet okuyun. Eğer Hüseyin’in (a.s) yaşadığı zamanda olursanız, ondan yardımınızı esirgemeyin. Zira onun yanında şehid düşen, peygamberlerin yanında şehid düşmüş gibidir. Ona gönül veren ve her türlü zorluğa katlanan şehitleri görür gibiyim.”

Allah tarafından gönderilen bütün elçiler Kerbela’yı ziyaret etmiş, orada durmuş ve “Sen mukaddes bir mekânsın ve sende parlak bir ay defnedilecektir.” diye söylemişlerdir. Bihar-ul Envar, c.44, s.301-302
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 12-01-2015, 03:30
Ali İrfani Ali İrfani isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 286
Ali İrfani is an unknown quantity at this point
Standart İmamların Hüznü ve Gayb ilmi

Masum İmam, evrenin beyni ve kalbi konumunda olduğu için, onun üzüntüsü bu evrenin tüm aza ve organlarında yani tüm yaratıklarda etki yapar.

Suyuti El-Hasais El-Kubra’da şöyle nakleder: Hakim, Beyhaki ve Ebu Nuaym Zühri’den şu hadisi nakletmişlerdir:

“Hz. Ali (a.s)’ın şahadet gününün sabahı, Beytulmakdis’te yerden kaldırılan her taşın altında kan göründü.”

Yine Ebu Nuaym Zuhri yoluyla Said b. Musayyib’den şöyle nakleder: “Hz. Ali’nin şehadet günü sabahı yeryüzünde nereden bir çakıl kaldırıldıysa altında taze kan görüldü.”

Şeyh Saduk kendi senediyle İlelu’ş-Şerayi ve Emali kitaplarında Cibille Mekkiye’den şöyle nakleder:

“Hz. Ali (a.s)’ın sır dostlarından olan Meysem Temmar’dan şöyle nakleder: “Allah’a yemin olsun ki, bu ümmet kendi peygamberlerinin torununu, Muharrem ayının onuncu günü öldürecekler ve Allah’ın düşmanları o günü bereket günü yapacaklar. Bu iş Allah’ın ilminde geçmiş kesin kazalardandır. Hz. Ali’nin bana öğrettiği ilim üzere ben bundan haberdar oldum.

Hz. Ali bana bildirdi ki, tüm yaratıklar hatta çölün yırtıcı hayvanları, denizdeki balıklar ve gökte uçan kuşlar bile Peygamber’in torununa ağlayacaktır.

Güneş, ay yıldızlar, gök, yer, insan ve cinlerin mümin olanları göklerdeki tüm melekler Rizvan meleği, cennetin koruyucusu olan melek ve cehennemde görevli olan Malik, tüm koruyucu melekler, gök ve arşı koruyan meleklerin hepsi Hüseyin’e ağlayacaklardır.

Sonra Meysem şöyle dedi: Allah’a ortak koşanlara, Yahudi, Hıristiyan ve Mecusilere Allah’ın laneti gerekli olduğu gibi Hz. Hüseyin’i öldürenlere de bu lanet gerekli olmuştur.

Cibille diyor ki, Meysem’e: “Nasıl halk Hz. Hüseyin’in şehadet gününü bereket günü bileceklerdir?” diye sordum.

Meysem bu soruya karşılık ağlayarak şöyle dedi:

“Kendileri uydurdukları bir hadis gereğince, Aşura günün Hz. Adem’in tövbesinin kabul olduğu gün olduğunu söyleyecekler. Oysa Hz. Adem’in tövbesi Zilhicce ayında kabul olunmuştur. Yine onlar Aşura gününde Yüce Allah’ın Hz. Davud’un tövbesini kabul ettiğini söyleyecekler. Oysa Hz. Davud’un tövbesi de Zilhicce ayında kabul olmuştur. Onlar bu günde Allah’ın Hz. Yunus’u balığın karnından kurtardığını söyleyecekler. Oysa Allah Teala Hz. Yunus’u Zilkaade ayında balığın karnından kurtarmıştır. Onlar Aşura gününde Hz. Nuh’un gemisinin karaya oturduğunu söyleyecekler. Oysa bu Zilhicce ayının 18. günü vuku bulmuştur. Onlar bu günde Beni İsrail’in kurtulması için denizin Allah tarafından yarıldığını söyleyecekler oysa bu Rebiulevvel ayında gerçekleşmiştir....”
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 02:06


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.