aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | KADIN, AİLE VE HİCAB | KADININ AİLE VE TOPLUMDAKİ YERİ

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 01-17-2014, 06:25
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 738
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart Doğumdan Ergenlik Çağına Kadar Çocuklar Hakkındaki Tüm İslami Hükümler

Doğum

Bebeğin Guslü (Yıkanması)

1. Bebeğe gusül vermek müstahaptır.

2. Eğer gusül vermek bebeğe zararlıysa müstahap olmaz.

3. Bebeğe gusül vermek üç gün gecikirse önemli değildir. Önemli olan uzun bir süre geçmemesidir. Böyle bir durumda recaan[1] gusül yapılmalıdır.

Bebeğin İlk Yemesi Gereken Şey

-Annenin sütünden bile daha önce- Fırat suyu (bazı rivayetlerde zemzem suyu da nakledilmiştir) ve Şehitlerin efendisi imam Hüseyin’in (a.s) türbetini karıştırarak bir miktar bebeğin damağına sürmek.[2]

Bebeğin Duyacağı İlk Söz

Bebeğin doğduğu birinci gün, veya göbek bağı düşmeden önce, sağ kulağına ezan ve sol kulağına ikame okumak müstahaptır.

Bebeğe İsim Koymak

1. Çocuğa güzel isim koymak müstahaptır.

2. Çocuğa güzel bir isim koymak çocuğun babasının üzerindeki bir haktır.

3. Çocuklar için en güzel isimler, ismin başında Allah’a kulluğu belirten takılarının olmasıdır. Örneğin: Abdullah, Abdurrahman, Abdurrahim… ve ikinci derece olarak Peygamberlerin ve imamların (a.s) isimlerinin bebeklere konulmasıdır.

4. Peygamber ve imamlar arasındaki en güzel isim Muhammed adıdır.

5. Dört erkek çocuğu olan birisinin çocuklarından hiç birisinin adını Muhammed koymaması mekruhtur.

Saçın Kesilmesi

1. İster erkek olsun isterse kız, çocuk dünyaya geldikten 7 gün sonra saçının kesilerek saçının ağırlığı miktarınca altın veya gümüş sadaka verilmesi müstahaptır.

2. Bebeğin saçının bir kısmını kesip bir kısmını kesmeden öylece bırakmak mekruhtur.

Kulağın Delinmesi

Bebek yedi günlükken kulaklarının delinmesi müstaptır.

Erkek Çocuklarının Sünnet Edilmesi

1. Erkek çocuğun sünnet edilmesi farzdır.

2. Erkek bebeğin 7 günlükken sünnet edilmesi müstahaptır.

3. Doğuştan sünnetli olarak dünyaya gelen çocuğun eğer sünneti tam ise sünnet etmeye gerek yoktur.

4. Bebeği sünnet edecek kişinin Müslüman olması gerekmemektedir. Kafir de Müslüman birisini sünnet edebilir.

Akike

1. Akike, koyun veya başka bir hayvanın birisi için kesilmesidir.

2. Koyun, inek ve deve akike için yeterlidir, ancak koç en iyisidir.

3. Akikenin salim, kilolu ve dolgun olması müstahaptır.

4. Erkek çocuğu için erkek, kız çocuğu için dişi hayvanın akike edilmesi müstahaptır.

5. Akikenin çocuğun 7. Günü verilmesi müstahaptır. Eğer yedinci gün akike verilemezse yine de akike vermek müstahaptır. Hatta eğer çocuk büyürse ve kendisi için akike verilmemişse kendisi için akike vermesi müstahaptır.

6. Akike eti pişirilerek veya çiğ olarak taksim edilerek dağıtılabilir. Veya pişirilerek -en az on kişi olmak üzere- bir grup mümin davet edilir ve onlara yemek verilir.

7. Akikenin ayak ve budunu çocuğun ebesine vermek müstaptır.

8. Akike miktarı kadar sadaka vermek akike yerine geçmez.

9. Çocuğun baba ve ailesinin akike etinden yemesi mekruhtur ve ihtiyata yakındır.

Velime (Çocuk dünyaya geldiği için kutlama ve sevinçten verilen ziyafet yemeği)

1. Çocuk dünyaya geldiğinde velime vermek müstahaptır.

2. Çocuğun dünyaya geldiği ilk gün velime vermek gerekememektir. Birkaç gün sonrada verilebilir.

3. Çocuğun sünneti için velime vermekte müstahaptır.

[1] - Sevap olduğu ve istenilen bir amel olma ümidiyle yapmak.
[2] - Resul-i Ekrem (s.a.a): Buyurdu Şunu bilin ki onun (mezarının) kubbesi altında dua kabul olur. Türbesinin toprağında şifa vardır ve imâmlar onun soyundan gelecektir.”Vesâil-üş Şia, C.10, S.373.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 01-17-2014, 06:31
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 738
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart Bebeğin Beslenmesi

Anne Sütü Ve Onun Etkileri

1. Bebeğin anne sütünden beslenmesi müstahaptır. Bebek için en üstün süt anne sütüdür.

2. Çocuk için anne sütü, tüm süt annelerden daha iyidir.

3. Masumlardan (a.s) gelen hadisler, tecrübe ve yapılan incelemelerden anlaşıldığı kadarıyla süt, çocuk üstünde tam olarak bir etkiye sahiptir.

4. Aşağıdaki maddelerde annenin çocuğuna süt vermesi farzdır:

a) Kolostrum (halk arasında ağız sütü olarak bilinmektedir) sütü.[3]

b) Eğer bebeğin bakımı süt dışında başka bir şeyle sağlanmıyorsa, veya başka bir besin bebeğe zararlı ise.

c) Anneden başka bebeğe süt verecek birisi yoksa.

5. Önceki meselede açıklanan maddeler dışında annenin bebeğine süt vermesi farz değildir.

Süt Verme Süresi

1. Bir bebeğe süt verme süresi tam olarak iki yıldır. (Kameri ayına göre)

2. Eğer iki yıl boyunca bebeğe süt verme imkanı varsa iki yıl boyunca bebeğe süt verilmesi müstahaptır.

3. Bebeğe iki yıldan fazla süt verilebilir.

4. Bebeğe iki yıldan, iki veya üç ay az süt verilebilir, ancak bebeğe bu konuda zulmedilmiş olur.

5. Mümkün olma durumunda bebeğe 21 aydan daha az süt vermek caiz değildir.

Süt Anne

1. Kocanın karısının, farklı bebeklere süt vermesine engel olması müstahaptır. Çünkü zamanın geçmesiyle kimlere süt verdiğini unutabilir ve ileride süt kardeşleri arasında bir evliliğin olması söz konusu olabilir.

2. Bebeğe süt vermesi için seçilen kadında şu gibi özelliklerin aranması müstahaptır:

a) Müslüman, akıllı, afif ve güzel olmalı.

b) On iki imam Şia’sı olması.

c) Güzel sıfatlara sahip olmalı.

3. Şu özelliklere sahip kadınların bebeğe süt anne olarak verilmesi mekruhtur:

a) Aklı az ve çirkin kadınlara.

b) Müslüman olmayanlara.

c) On iki imam dışında olanlara.

d) Kötü ahlaklı kadınlara.

e) Zina zade kadınlara.

f) Gayri meşru yolla sütü oluşan kadınlara.[4]

g) Güzel sıfatlara sahip olmayan kadınlara.

4. Kafir kadınların sütlerinden yararlanmanın çok fazla keraheti vardır.

Süt Verme Ücreti

1. Koca, karısının sütüne malik değildir. Dolayısıyla kadın kocasından bebeğine süt vermek için ücret talep edebilir.[5]

2. Kadının bebeğe süt vermek için kocasından ücret istememesi doğru olandır, ancak kocanın karısına bunun için ücret ödemesi de güzel olandır.

3. Eğer bebeğin annesi süt vermek için kocasından ücret talep ederse ona ücreti verilmelidir.

4. Aşağıdaki durumlarda bebek annesinden alınarak süt anneye verilebilir:

a) Anne süt vermek için ücret isterse, ancak süt anne bunun için ücret talep etmezse.

b) Bebeğin annesi, süt anneden daha çok ücret talep ederse.

5. Kadının çocuğuna süt vermesi farz olduğu yerlerde[6] bedava süt vermesi gerekmemektedir. Bunun için ücret talep edebilir.

6. Eğer bebeğin kendisine ait parası ve malı varsa süt ücreti bu parayla karşılanır.

7. Eğer bebeğin kendisine ait para ve mülkü yoksa süt ücreti babasının üzerine farzdır.

8. Eğer bebeğin babası yoksa (ölmüşse veya ulaşılacak bir yerde değilse) bu durumda bebeğin ihtiyaçlarını karşılayan kişi süt parasını üstlenir. Örneğin dedesi gibi. (babanın babası)

Süt Anneliği ve Akrabalık Bağı

Birkaç şartla bebek eğer bir kadından süt emerse bazı kişiler arasında mahremiyet oluşur:

a) Bebek diri bir kadının sütün emmeli. (Eğer kadın ölmüşse bebek o şekilde süt emerse)

b) Kadının sütü haram spermle oluşmamalı. (Kadının sütü eğer zinayla oluşmuşsa bunun mahremiyete bir etkisi yoktur.)

c) Bebek sütü memeden emmeli. (Eğer sütü sağarak bebeğe içirirlerse mahremiyet oluşmaz.)

d) Saf süt olmalı. (Süte bir şeyler karıştırmamak gerekir.)

e) Bebek iki yaşına girmemeli. (Bebeğin yaşı Kameri aya göre 24 aydan çok olmamalı)

f) Süt bir erkekle bir kadının cinsel ilişkisiyle oluşmalı. (Bir erkeğin iki karısından oluşan süt olmamalı)

g) Süt bir kocadan olmalı. (Eğer bir kadın sütünü bir bebeğe verir ve sonra başka bir erkekle evlenir ve ondan da çocuğu olur ve o şekilde sütü oluşursa oluşan o sütten bebeğe süt vermeye devam ederse mahremiyet oluşmaz.)

h) Bebek bir gün ve gece tam olarak süt içmeli ve onunla doymalı. Süt aralarında yemek (mama) yememeli veya başka bir kadının sütünü içmemeli. Yahut 15 defa süt içmeli ve bu 15 günlük süt içme süresi içinde başka bir kadının sütünü içmemeli. Yahut bebeğin etinin oluşmasına ve kemiklerinin sağlamlaşmasına sebep olacak miktarda süt içmeli.

Anlatılan tüm şartlarla birlikte şu mahremiyetler ortaya çıkmaktadır:

a) Bebeğe süt veren kadın, (süt) annesi, süt annenin kocası da onun (süt) babası olur.

b) Süt annenin anne ve babası, kocasının anne ve babası ve ayrıca süt annenin ve kocasının büyük baba ve anneleri o bebeğin büyük baba ve büyük anneleri olur.

c) Süt anne ve kocasının kardeşleri, bebeğin amca ve dayıları, kız kardeşleri ise hala ve teyzeleri olur.

d) Süt anne ve kocasının torunları, bebeğin kardeş ve kız kardeş çocukları, yani yiyenleri sayılır.
[1] - Doğum sonrası annede oluşan ilk süte ağız sütü denilir. Bazıları ilk gün bazıları ise dört beş gün bu sütün devam ettiğini söylemişlerdir.
[2] - Yani zina sonucu çocuk dünyaya getirerek onunla sütü oluşmuşsa.
[3] - Toplumumuzda yerleşen genel örf ve adetlere göre kadının kocasından süt parası talep etmesi hoş karşılanmayan bir şey olarak algılanmaktadır. Dolayısıyla yerleşen genel örf ve adetlerin dışına çıkmak İslam tarafından tavsiye edilmemiştir. Bu gibi gelenekselleşen yerlerde bu gibi talepler boşanmakla bile sonuçlanabilecek tehlikeler taşımaktadır. Dolayısıyla İslam bunu da nazarda tutarak erkeğin bebeği annesinden ayırabileceğini ve başka süt anneye verebileceğini hükmetmiştir.
[4] - Anne sütü ve onun etkileri başlığı altındaki dördüncü madde.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 01-17-2014, 06:48
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 738
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

Çocuklara Yedirilmesi Ve İçirilmesi Gereken Şeyler

1. Sarhoş edici şeylerin çocuklara yedirilip içirilmesi haramdır.

2. Ayn-ı Necaset şeylerin çocuğa yedirilmesi haramdır.

3. Farz ihtiyat gereği necisli su çocuğa içirilmemelidir.

4. Bebeğe zararlı şeylerin bebeye yedirilmesi caiz değildir.

Hizanet (Çocukların Velayeti)

Hizanet (çocukların velayeti) nedir?

İslam dininde kendisine has derece ve koşulları olan çocuğun yetiştirilmesi ve bakımına hizanet (çocuğun velayeti) denir.

Velayetin Dereceleri[1]

Erkek

1. Erkek çocuğun velayeti süt emdiği iki yıllık süre zarfında anneye aittir.

2. Erkek çocuk iki yaşını doldurduktan sonra ergenlik çağına geçene kadar babasına aittir.

Kız

1. Kız çocukları yedi yaşına kadar annenin velayeti altındadır.

2. Kız çocuğu yedi yaşını doldurduktan sonra velayeti babaya aittir.

3. Babası olmayan kız çocuklarının velayet hakkı ergenlik çağına kadar anneye aittir.

Annenin Velayet Hakkı

1. Annenin çocuğa velayet etmesi için aşağıdaki şartlara haiz olması gerekmektedir:

Müslüman olmalı, akıl sahibi olmalı, güvenilir olmalı.

2. Erkek çocuk olsa bile yedi yaşına kadar çocuğun annesinin yanında kalması iyidir.

3. İki yaşını doldurmamış çocuğun velayeti konusunda anne ister kendisi çocuğa süt versin isterse başkaları süt versin fark etmemektedir. Velayet hakkı annededir.

4. Anne çocuğun velayet hakkını ister kabul eder, isterse kabul etmeyebilir. Bu konuda ihtiyar sahibidir.

Başkalarının Çocuğa Velayet Hakkı

1. Anne ve babanın ölmesi durumunda, çocuğun velayet hakkı sırasıyla şu şekilde olmalıdır:

a) Çocuğun dedesi (babasının babası)

b) Baba veya babasının babasının vasisi

c) Mirastaki sıralamaya göre en yakın olanlardan başlar aşağıya doğru gider.[2]

2. Velayet hakkı kendilerinde olan kişiler eğer irs sıralamasına aynı dereceye sahip olurlar ve aralarında ihtilaf yaşanırsa, kurayla velayet hakkı sabit olur.

Velayet Hakkının Sakıt Edilmesi

1. Velayet hakkına sahip olan kişi, günbegün hakkını sakıt edebilir.

2. Eğer anne kendi çocuğuna süt vermek için dadıdan (sütanne) daha çok ücret ister ve babada çocuğunu dadıya süt vermesi için verirse bundan ötürü annenin çocuğa olan velayet hakkı düşmez.

3. Aşağıdaki durumlarda annenin velayet hakkı düşer ve çocuk babaya verilir:

a) Çocuğun annesi çocuğunun velayetini istemezse, şer’i hakim babayı çocuğun velayetini alması için zorlar.

b) Anne Ehlibeyt mektebine mensup Şia olmaz, baba Şia olursa.

c) Çocuğun annesi deli olursa.

d) Annenin kendisi çocuğunun velayetini istemezse.

e) Çocuğun velayeti üzerinde olan kadın, boşanma sonrası başka birisiyle evlenirse çocuğun velayeti düşer.

f) Velayet döneminde anne ölürse.

4. Babaya ait olan velayet hakkı babanın ölmesi durumunda anneye geçer.

Yetim Ve Sahipsiz Çocukların Velayet Hakkı

1. Bir yerlere bırakılarak terk edilen çocukları bulmanın hükmü:

a) Eğer telef olma durumu varsa ve canının kurtulması onun (örneğin evinin önüne konulmuş, cami avlusuna konulmuş…) oradan alınmasına bağlıysa, çocuğu bulanın çocuğu oradan alarak koruması farz-ı kifayidir.

b) Bulunan çocuğun bebek veya mümeyyiz olması arasında hiçbir fark yoktur.

c) Bulunan çocuğun canının kurtulması bulan kişiye bağlı değilse, çocuğun oradan alınması bulan kişi için müstahaptır.

2. Çocuğu bulan kişi çocuğu bulduktan sonra:

a) Çocuğun yetiştirilmesi ve eğitimini ya kendisi üstlenmelidir, yahut başka birisini bu iş için tayin etmelidir.

b) Çocuğun velisi bulunmadığı süre zarfında, çocuğun korunması ve velayetini bulan kişinin üstlenmesi daha uygundur.

c) Çocuğun velayeti ve yetiştirilmesi bulan kişinin uhdesinde olduğu süre zarfında hiç kimsenin çocuğu ondan alma hakkı yoktur.

3. Eğer çocuğun yanında çocuğun ihtiyacından daha fazla bir miktar para da bulunursa, çocuğu ve parayı bulan kişi şer’i hakimin veya vekilinin izniyle parayı çocuğun masrafları için kullanabilir.

4. Eğer çocukla birlikte bulunan parayı çocuğun ihtiyaçlarında kullanmak için şer’i hakim veya vekilinden izin almak mümkün olmazsa, adil müminlerden izin almalıdır. Eğer onlara da ulaşma imkanı yoksa bu durumda parayı çocuğun ihtiyaçları için kullanabilir ve bunun için kefil değildir.

5. Çocukla birlikte para olmazsa bu durumda çocuğu bulan ya kendi malından, ya zekat alarak, yahut başkalarından yardım alarak çocuğun bakımını üstlenir.

6. Eğer çocuğun yanında para olmaz ve çocuğun masraflarını karşılamak için birileri de bulunmazsa, çocuğu bulan çocuğun masraflarını karşılamak zorundadır. Bu durumda eğer çocuktan harcadıklarının karşılığını alma kastı varsa çocuk buluğa erdikten (ve kendisine ait parası olduktan) sonra ondan parasını alabilir, ancak böyle bir kastı olmadan çocuk için yaptığı harcamalar için ileride bir karşılık alamaz.

7. Eğer çocuğun bakımı için gerekli maddi yollar bulunmaktaysa, ancak çocuğu bulan kimse kendisi kendi cebinden çocuğun nafakasını verirse buluğa erdikten sonra çocuktan masraflarının karşılığını alamaz. Her ne kadar ergenlik çağına girdikten sonra alma kastı olsa bile.

8. Eğer çocuğun velisi bulunursa, çocuğun velayeti velisine geçer. Ve eğer çocuğun velisi çocuğu bulan şahıstan isterse bulan şahsın çocuğu geri vermesi farzdır.

9. Baba, anne, dede gibi çocuğun şer’i olarak velayetine sahip olanlar çocuğu bulan şahısta görürlerse ondan çocuğu alabilir ve velayetini üstlenebilirler.

10. Eğer çocuğu bulan şahıs çocuğu velisi olan şahıslara verirse, ancak onlar çocuğu almaktan imtina ederlerse bu durumda çocuğun velayetini almaları için velisi olan şahıslar zorlanmalıdır.

11. Zinadan dünyaya gelen çocuğun bakımı farz-ı kifayedir ve onun masrafları beytülmaldan verilmelidir.


[1] - Boşanma durumlarında bu şartlar geçerlidir.
[2] - İrs sıralaması şu şekildedir: Birinci derece: Baba, anne, evlat, torun... İkinci derece: Kardeş, kız kardeş, bunların evlatları, büyük baba, büyük anne… Üçüncü derece: Amca, hala, dayı, teyze… İrs konusunda birinci derecede birilerinin olması durumunda ikinci dereceye miras ulaşmaz.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 01-17-2014, 06:57
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 738
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

Çocuğun Anne Ve Babasından Ayrılması

1. Çocuğun velayeti annede olduğu bebeğin süt emdiği dönemde babanın çocuğu anneden alması caiz değildir.

2. Farz ihtiyat gereği, eğer anne iki yıl dolmadan önce çocuğu sütten keserse babanın çocuğu anneden alma hakkı yoktur.

3. Annesi olmayan bebeği babadan, dededen, kardeş veya kız kardeşinden ayırmak mekruhtur.

4. Babanın yedi yaşını doldurmamış kız çocuğunu annesinden almaya hakkı yoktur.

Çocuğun Velayetinin Sonu

Çocuk, ister erkek olsun isterse kız, ergenlik ve rüşt çağına erdikten sonra velayeti sona erer ve kimsenin onlara velayet hakkı yoktur, bilakis ihtiyar kendi elindedir.

Velayet

1. Çocuğa velayet etmek ve onun maslahat ve eğitimini gözetenlerin sıralaması şu şekildedir:

a) Baba veya babanın babası.

b) Çocuğun velisi olması için baba veya babanın babası tarafından atanan vasi.

c) Şer’i hakim

d) Adil mümin.

2. Anne, babaanne, anneanne, annesinin babası, kardeş, amca, dayı ve bunların çocukları, üvey anne gibi yakınlar çocuğun şer’i velileri – Bir önceki maddede zikredilenler- hayatta oldukları süre içinde, yahut bunların ölümünden sonra çocuğun evlilik, çalıştırılması… gibi işlerde hiçbir velayetleri bulunmamaktadır.

Velinin Şartları

1. Çocuğun velisinin şu özelliklere sahip olması gerekir:

a) Baliğ ve akıl sahibi olmalıdır.

b) Eğer çocuk Müslüman ise velisi de Müslüman olmalıdır.

2. Babası Müslüman olmayan çocuğun velayeti dedesine (babasının babasına) geçer ve eğer o da Müslüman değilse çocuğun velayeti şer’i hakime geçer.

Velinin Velayetinin Hududu

Velinin, çocuğun mal ve canına velayeti vardır.

Velinin Cana Olan Velayeti

1. Cana olan velayet şu şekillerde olabilir:

a) Talim, eğitim ve tedip.

b) Evlilik.

c) Talak.

d) Sünnet ettirmek.

e) Kısas gibi haklar.

f) İbadet.

g) Adak, aht ve yemin.

Velinin Mala Olan Velayeti

1. Mala olan velayet şu şekillerde olabilir:

a) Çocuğa ait malların satılması ve alınması.

b) Mudarebe.

c) Zekat ve Humsunun ödenmesi.

d) Kira.

e) Başkalarına bağış.

f) Borç.

g) Sulh.

Yani çocuğun velisi çocuğa bir şey almak için çocuğa ait malı satabilir, veya onun malını kiraya verebilir, yahut onun için bir yeri kiralayabilir, yahut malını mudarebe olarak verebilir, başkalarına bir miktarını bağışlayabilir, çocuğa verilen hediyeleri kabul edebilir, veya çocuğa ait malı borç olarak verebilir.

2. Eğer birisi çocuğa ait şeylerde örneğin mali, cismi veya başka işlerinde tasarrufta bulunursa, bu tasarruf sahih değildir. ancak çocuğun velisi tasarrufu kabul edebilir.

Baba Ve Dedenin (Babasının Babası) Velayeti

1. Baba ve dedenin (babasının babası) birbirlerinden bağımsız olarak çocuk üzerinde tasarruf hakları bulunmaktadır. Dolayısıyla eğer onlardan birisi çocuğun işlerinde herhangi bir tasarrufta bulunursa –örneğin onlardan birisi çocuğun malını kiraya verebilir- hangisi daha erken bu işi yapmışsa onunki geçerlidir geç yapanın anlaşması geçersizdir.

2. Eğer baba ve dede bir anda çocuğun işlerinde tasarrufta bulunursa dedenin tasarrufu geçerlidir.

3. Dedelerin velayeti arasında fark yoktur. Dolayısıyla yakın dede ile uzak dede arasında hiçbir fark yoktur. Yani babasının babası veya babasının babasının babası… dolayısıyla babanın, dedenin ve babasının dedesinin çocuğa olan velayeti aynı derecede birbirinden bağımsızdır.

4. Baba veya dede çocuğun işleri konusunda vekil tutabilirler.

5. Eğer baba çocuğunun ihtiyaçlarını karşılamazsa babanın çocuk üzerindeki velayeti düşmez.

6. Çocuk baliğ olduktan ve akli rüşte erdikten sonra baba ve annesinin onun üzerinde velayeti yoktur. çocuk kendi ihtiyarı ile istediğinde yaşamayı seçebilir.

Şer’i Hakimin Velayeti[1]

Müminlerin Velayeti

1. Farz ihtiyat gereği şer’i hakimden sonra çocuğa velayeti olan müminin adil olması gerekir.

2. Eğer çocuğun velayetini üstlenmesi gereken adil mümin bulunmazsa, çocuğun velayeti güvenilir müminlere geçer.

3. Adil mümin çocuğun menfaat ve yararına olacak şeylerde onun malında tasarrufta bulunabilir.

4. Farz ihtiyat gereği çocuğun malında tasarrufta bulunulmadığı takdirde çocuğa bir zarar gelirse çocuğun malında tasarrufta bulunulmalıdır.


[1] - Türkiye’de uygulama alanı olmadığı için bu bölümü geçiyoruz.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 01-17-2014, 07:07
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 738
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

Müslümanların günümüzde çocuklarına karşı tam bir dikkat içinde olmaları gerekmektedir. Kreşler, ilk öğretim okulları, liselerin durumundan tam olarak haberdar olmadan masum çocuklarını oralara göndermekten kesinlikle kaçınmalı, çocuklarının bozuk itikat ve inançlara kapılma sorumluluk ve vebalinden sakınılmalıdır. Bu şekilde yalnızca çocuklarının değil çocuklarının evlatlarının (torunlarının...) da vebalini Kıyamet gününe kadar üzerlerine alırlar.
Kreşler, ilk öğretim okulları ve liselerin kurucu ve eğitmenlerinin İslamiyet’e ve İslami sünnetlere karşı yükümlülük, ilgi ve alakaları belli değilse ve ayrıca (Öz Muhammedi İslam) inançlardan sapma ve ahlak yapısının bozulma riski varsa çocukların böyle yerlere gönderilmesi kesinlikle caiz değildir, haramdır.


Çocukların Eğitim ve Öğretimi

1. Çocuklar imkan ölçüsünde eğitilmeli ve gerekli terbiye verilmelidir.

2. Mubah ilimlerde her alanda eğitim, eğer amaç topluma hizmet, İslam dininin azamet ve gelişmesi ve Müslümanların yabancılara muhtaç olmasından kurtulması olursa oldukça fazla sevap ve mükafatı vardır.

Eğitim Materyalleri

1. Yanıltıcı sapkın kitapları okumak, ders vermek, yazmak, korumak, alış verişini yapmak haramdır, meğer doğru bir amaç için olursa. Örneğin: (Ehli olanlar için) oradaki soru ve şüphelere yanıt vermek için.

2. Çocuğun velisi, Kur’an öğrenmesi için onu güvenilir, emin birine emanet edebilir.

3. Çocuğa Kur’an öğrenmesi için Kur’an vermek caizdir. Her ne kadar abdestsiz Kur’an’a dokunduğu anlaşılsa da.

4. Gerçek dışı öykülerden, eğitim amaçlı olsa bile yararlanmak, yalan olduğu için kaçınılması gerekir.

Eğitim Ortamı

1. Müslümanların günümüzde çocuklarına karşı tam bir dikkat içinde olmaları gerekmektedir. Kreşler, ilk öğretim okulları, liselerin durumundan tam olarak haberdar olmadan masum çocuklarını oralara göndermekten kesinlikle kaçınmalı, çocuklarının bozuk itikat ve inançlara kapılma sorumluluk ve vebalinden sakınılmalıdır. Bu şekilde yalnızca çocuklarının değil çocuklarının evlatlarının (torunlarının...) da vebalini Kıyamet gününe kadar üzerlerine alırlar.

2. Kreşler, ilk öğretim okulları ve liselerin kurucu ve eğitmenlerinin İslamiyet’e ve İslami sünnetlere karşı yükümlülük, ilgi ve alakaları belli değilse ve ayrıca (Öz Muhammedi İslam) inançlardan sapma ve ahlak yapısının bozulma riski varsa çocukların böyle yerlere gönderilmesi kesinlikle caiz değildir, haramdır.

3. Çocukların inanç ve ahlaklarının bozulmasına neden olacak fasık ve imansız öğretmenlerin eğitimi altına verilmesi çocukların velisine haramdır.

4. Ders verdiği esnada İslam karşıtı tebliğ ve propaganda yapan inanç ve akaidi bozuk öğretmenlerin derslerine katılmak caiz değildir.

5. Çocukların, Bahailere, yahut başka sapkın fırkalara ait olan okullara gönderilmesi onların güçlenmesine sebep olacaksa haramdır.

6. Kafirlerin İslam ülkelerinde okullar açması ve orada Müslüman çocuklarına eğitim verme hakkı yoktur. Müslümanlara da bu okullara çocuklarını göndermeleri haramdır.

8. İlk öğretim ve daha üst kısımlarda (kreşler hariç) erkek ve kız çocuklarının birlikte karma ders okumalarını öngören okulların açılması caiz değildir.

9. Erkek üniversite öğrencileri, kız ve erkek karma eğitim veren üniversitelere giderek eğitimlerini sürdürebilirler, ancak bu üniversitelere gitmeleri harama düşmelerine, yahut şehvetlerinin tahrik olmasına neden olacaksa caiz değildir.

Öğretim Masrafları

1. Kitap ve ders CD’lerini temin etmek babanın çocuğu üzerindeki farz nafakadan değildir. (Yani bunları temin etmek baba için farz değildir)

2. Eğer oğlunun bilimsel ve dini kitaplara ihtiyacı olursa babası zekatından –fi sebilillah (Allah yolunda olan kısmından) bu kitapları alabilir, yahut satın alması için kendi çocuğuna zekat verebilir.

3. Birisinin iş yeteneği ve kazanma kabiliyeti varsa, ancak ilim öğrenmesi onu iş yapmaktan alıkoyuyorsa:

- Eğer o ilmi öğrenmesi onun için farz-ı ayn, yahut farz-ı kifayi olursa (öğrenimi için) zekat almalıdır.

- Eğer o ilmi öğrenmesi onun için müstahap olursa, zekat alması caizdir.

- Eğer o ilmi öğrenmesi onun için mubah olursa, zekat alması caiz değildir.

4. Eğer birisi Ehlibeyt mektebi mensubu Şia çocuklarına Kur’an eğitimi vermesi için birisini tutarsa onun ücretini zekatın –Allah yolunda olan payından- ödeyebilir.

5. Eğer baba, çocuklarının eğitimleri için kitap veya CD’leri zekatın –imama ait olan payından- temin etmek istiyorsa şer’i hakimden izin almalıdır.

6. Seyyid bir baba çocuğunun ihtiyaç duyduğu kitapları temin etmesi için ona (humsun) seyitler payından verebilir.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 01-17-2014, 07:10
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 738
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

Eğitim ve Terbiye Vermek

Anne ve Babaların Çocukları İle İlişkileri

1. Hediye verme konusunda çocuğunun birisini bir diğerinden üstün tutmak mekruhtur.

2. Eğer çocuğun birisinin üstün tutulmasını gerektiren kendisine has bir özelliği olursa, eğer fesada sebep olmayacaksa hediye vermekte onu üstün tutmak iyidir.

3. Eğer çocuğa diğer çocuklardan üstünlüğünden dolayı hediye verilmesi, başkalarının kıskançlığına ve kin tutmasına ve ayrıca fitneye sebep olacaksa verilmesi haramdır.

4. Çocuğun, babasının eşiyle (ister kendi annesi olsun, isterse kendi annesi olmasın) yalnız kaldığı odalara izinsiz girmemesi gerekmektedir.

Oyun ve Eğlence

1. Çocukların oynaması için çeşitli şekillerde basılan kartlar eğer bir şeyine oynanırsa (kaybedenin ödediği ve kazananın aldığı şekilde olursa) haramdır.

2. Bahsi geçen kartların kumar aleti olup olmadığı bilinmez ve kazanma ve kaybetmeli olmazsa oynanmasında bir sakınca yoktur.

3. Çocukların (ve büyüklerin) kendi aralarında yaptıkları maçlar örneğin baklavasına… oynanırsa bu kumar sayılır ve haramdır.

4. (Farz) ihtiyat gereği çocukların oynadığı küçük sazlar da oyun eğlence (İnsanı Allah’tan gaflete düşüren her şey) aletlerinden sayıldığından alınıp satılması haramdır.

Eğitim ve Terbiyede Gerekli Şeyler

1. Farz ihtiyat gereği, namahrem bir erkek altı yaşındaki kız çocuğunu kucağına almamalıdır. (yani haramdır)

2. Namahrem bir erkek, altı yaşına basmamış kız çocuğunu kucağına alabilir, ancak şehvet kastıyla alması caiz değildir.

3. Farz ihtiyat gereği altı yaşındaki namahrem kızın öpülmesi caiz değildir.

4. On yaşındaki çocukların yatakları birbirlerinden ayrı olmalıdır. (farzdır.)

5. Mümeyyiz olmayan erkek ve kız çocuklarının erkek, veya kadınlar tarafından öpülmesi eğer şehvetin tahrik olmasına neden olmazsa caizdir, eğer tahrik olmasına neden olursa caiz değildir.

6. İnsanın mümeyyiz erkek ve kız çocuklarından (özellikle ergenlik çağına girmeleri yaklaşmışsa) avret yerlerini örtmesi farzdır.

7. Mümeyyiz çocukların avret yerlerine bakmak caiz değildir. Bakan kişi ister kadın olsun, ister erkek; bakılan çocuk ister kız olsun, ister erkek.

8. Ergenlik çağına girmemiş kızların vücutlarına lezzet kastıyla bakmak haramdır.

9. Bakıldığında genellikle şehvetin tahrik olmasına neden olan ergenlik çağına girmemiş mümeyyiz kız çocuklarına bakmak ister lezzet kastıyla olsun, isterse lezzet kastıyla olmasın bakmak haramdır.

10. Kadınlar mümeyyiz olmayan erkek çocuklarının –avret yerleri hariç- vücutlarına bakabilirler. Elbette çocuk, kadının şehvetinin tahrik olmasına neden olacak bir hadde ise, yahut kadının tahrik olma imkanı varsa bakması caiz değildir.

11. Çocukların velileri, çocuklarının ahlaklarının bozulmasına ve akaitlerinin zarar görmesine neden olacak şeylerden onları korumaları gerekmektedir.

12. Anne ve babalar, çocuklarının eğitim ve terbiyeleri için onları ev süpürmek, elbise yıkamak, bulaşık yıkamak, ekmek aldırmak… gibi işlerde çalıştırabilir ve onlara ücret vermeden bu tür işlere zorlayabilirler.

13. Gayri Müslim ülkelere hicret etmek (veya iş için gitmek) dini vecibelerin yerine getirilmesine mani olmazsa bir sakıncası yoktur. Her ne kadar çocukların oranın atmosferinden etkileneceğini güçlü bir şekilde zannetse bile.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 01-17-2014, 07:17
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 738
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

İnsanın çocuğunu teklife ermeden önce ve sonra namaz için uykudan uyandırması çok yerindedir. Ancak hastalık veya başka bir özürden dolayı uyandırması çocuğun zarar görmesine veya ziyana uğramasına neden olursa kaldırması gerekmemektedir.

Yedi yaşındaki –erkek ve kız- çocukların oruç ve diğer ibadetlere alıştırılması için onlara katı ve sert davranmak müstahaptır..


Çocukları İbadete Alıştırmak

1. İnsanın çocuğunu teklife ermeden önce ve sonra namaz için (uykudan) uyandırması çok yerindedir. Ancak hastalık veya başka bir özürden dolayı uyandırması çocuğun zarar görmesine veya ziyana uğramasına neden olursa (kaldırması gerekmemektedir).

2. Mümeyyiz çocukların alıştırma için oruç tutması ve öteki ibadetleri yerine getirmesi müstahaptır.

3. Yedi yaşındaki –erkek ve kız- çocukların oruç ve diğer ibadetlere alıştırılması için onlara katı ve sert davranmak müstahaptır.

Çocukların Şahsiyet ve Saygınlıklarının Korunması

1. Mümeyyiz çocuğun mükellefler için gıybeti caiz değildir.

2. Çocuklara hakaret ve küfretmek cezayı gerekli kılmaktadır[1].

3. Eğer mümeyyiz bir çocuk selam verirse, ihtiyat gereği çocuğun selamını almak gerekir.

4. Selama cevap vermek kifai farzdır. Dolayısıyla eğer bir kişi topluluğa selam verecek olursa onlardan birisinin selama karşılık vermesi yeterlidir, hatta eğer mümeyyiz bir çocuk selamı alırsa onun cevabı yeterlidir.

Yaşam Harcamaları

Yaşam temini için kazanç ve çalışmak

1. İmkân durumunda herkesin kendisi ve bakmakla mükellef olduğu kişilerin –örneğin çocukları- ihtiyaçlarını temin etmesi için çalışması ve kazanç elde etmesi farzdır.

2. Eş ve çocukları gibi geçimiyle sorumlu (farz) olduğu kişilerin geçimini temin edemeyenlerin mallarının da olmaması durumunda onların geçimlerini sağlamak için çalışmaları ve kazanç elde etmeleri gerekir.

3. Ailenin geçimini iyileştirmek ve yoksul ve muhtaçların elinden tutmak için çalışmak ve kazanç elde etmek müstahaptır.

Çocuk ve Torunların Masrafları

1. Meşhur fakihlerin görüşüne göre çocukların geçiminin sağlanması – kendisinin bir kazancı olmaması ve fakir olmaları durumunda- ister kız olsun isterse erkek, önceliğine göre aşağıdaki şekildedir:

— Baba

— Dede (babasının babası)

— Anne

— Annenin ebeveynleri – ki her biri masrafların yarısını karşılamalıdır- ve eğer çocuğun babaannesi varsa annesinin ebeveynleri ile birlikte çocuğun nafakasını vermelidirler. Meşhur fakihlerin görüşü ihtiyata muvafıktır.

2. –Eğer insanın gücü varsa- çocuklarının, torunlarının, torunlarının çocuklarının ve onların çocuklarının fakir olmaları ve işlerinin olmaması durumunda yaşam masraflarını karşılaması farzdır. İster küçük olsunlar, ister büyük olsunlar ve ister Müslüman olsunlar ve isterse kafir olsunlar.

3. Anne ve babaya fakir çocuklarının yaşam ihtiyaçlarını karşılamaları farzdır. Ve çocukların vucuhattan (zekat, humus ve sadaka vb…) yararlanmaları çocuklarının nafakalarını anne ve babanın boynundan kaldırmaz. İster vucuhat almaları onlar için hakaret sayılsın isterse sayılmasın, ancak eğer birileri onun masraflarını karşılarsa, ebeveynlerden onun nafakasını karşılaması düşer.

4. Fakat çocuklarının ve torunlarının geçimi babaya farzdır, dolayısıyla çocuğunun eşinin masraflarını karşılamak babaya farz değildir.

5. Yoksul ve kazanç elde edemeyen çocuğun masraflarını karşılaması baba ve anneye farzdır, ancak onun evlilik masraflarını karşılaması ebeveynlerine farz değildir.

6. Yoksul çocuğunun geçimini temin etmeyen babanın buluğa ermemiş çocuktan velayetini düşürmez.

7. Yoksul çocuğunun geçimini temin etmeyen baba borçlu değildir, ancak babanın isteği ile birisi eğer bir miktar para harcamışsa, baba kefildir, ancak eğer onun isteği doğrultusunda olmamışsa kefil değildir.

8. Eş ve çocuklarının geçimini iyileştirmek ve genişletmenin sevabı başkalarına sadaka vermekten daha üstündür.

Çocuklara Humus ve Zekât Vermek

1. Çocukların geçimini temin etmek velisinin boynunda olduğundan, farz ihtiyat gereği çocuğunun geçiminin iyileştirilmesi için ona zekât vermesi caiz değildir.

2. Farz ihtiyat gereği çocuğun velisi malının humusunu geçimini sağlaması için çocuğuna veremez.


[1] — Eğer mükellef birisi çocuk yaştakilere hakaret eder ve küfrederse o şahsa yargıcın sayısını belirleyeceği miktarda kırbaç cezası vurulur.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 01-17-2014, 07:19
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 738
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart

Yetimlerin Masrafları

1. Vasi ve veli, yetimlerin yaşamı için aşağıdaki konulara riayet etmelidir:

— Yetimlerin masraflarını normal olarak onların mallarından karşılamalı ve zorluk yaşatmamalıdır.

— Yetim ve çocuğun adet ve alışkanlığına göre davranmalı ve giyim ve yiyim konusunda onun şan ve konumunu gözetmelidir.

— Yetime nafaka vermekte israf etmemelidir ve eğer israf ederse kefildir.

Kızların Çeyizleri

1. Baba yıllık kazancından kızı için aldığı çeyizleri,

— eğer sulh ve bağış yolu ile kızının mülkiyetine geçirmişse onu artık geri alamaz ve eğer onun mülkiyetine geçirmemişse, onu tekrar geri alabilir.

— Anlaşıldığı kadarıyla kızına bağış unvanı ile verdiği için sonuçta mal (çeyiz) kızın malı olmakta ve kızın ölümünden sonra o mal varislerine kalır.

— Eğer babanın çeyizi kızına bağışlamadığı anlaşılırsa, çeyiz babaya aittir.

Elbise ve Süsler

1. Farz ihtiyat gereği erkek çocuklarını altınla süslemekten kaçınmak gerekir.

2. Farz ihtiyat gereği mükellefler, mümeyyiz erkek çocukların altınla kuşanmasına (giyinmesine, takmasına) izin vermemelidir.

3. Elbiselerin türünü teşhis edemeyen mümeyyiz olmayan erkek çocukların altınla süslenmesine imkan tanımak caizdir.

4. Farz ihtiyat gereği erkek çocukların ipek elbise giymesine izin verilmemelidir.

Ekonomik Tasarruflar ve Malikiyet

Çocukların Malikiyeti


1. Eğer bir çocuk, mubah bir şeyi sahip ve malik olma niyeti ile elde ederse örneğin bir hayvanı avlar yahut denizden balık tutarsa veya serbest ormanlardan meyve toplarsa o şeylere malik ve sahip olur.

2. Çocukların elde ettiği mubah şeylere sahip olması için velisinin iznine gerek yoktur. O şeyi elde ettikten sonra artık kendi malı olur, hatta eğer velisi izin vermese bile.

Mali Tasarruflar ve Seçimler

1. Çocuk, mümeyyiz, reşit ve malik olsa da şeri olarak kendi malında tasarruf hakkı yoktur ve kendi malında bir anlaşma yapamaz. Örneğin onu satamaz veya kiraya vermez. Her ne kadar sonuçta onun menfaat ve yararına olsa da.

2. Çocuk kendi malında tasarruf edemeyeceği gibi onun zımnında da tasarrufta bulunamaz. Örneğin kredi alış verişinde veya borç alması caiz değildir.

3. Çocuğun borç ve kredi alımları ister buluğundan önce olsun ve isterse buluğundan sonra olsun caiz değildir.

4. Çocuğun tasarrufunun yasak olduğu yerler dışında istisna olan yerler de vardır. Onlardan bazıları şunlardan ibarettir:

— Değersiz şeylerin alım satımı.

— On yaşındaki erkek çocuğun hayır işleri için vasiyeti. Örneğin: cami, köprü… yapımı gibi.

— Kendisine serbest olan şeylerin tasarrufu için vekil tutması, yani örneğin değersiz şeylerin alım satımını yapabildiği gibi o işler için de vekil tutabilir.

6. Çocuğun velisi, buluğa ermiş ve akli rüşt ve olgunluğa eren çocuklara malının ihtiyarını verebilir.

7. Eğer çocuğun velisi çocuğun buluğa ermeden akli rüşt ve olgunluğa erdiğine ihtimal verirse onu denemelidir, böylece buluğa erer ermez malını ona verebilsin.

8. Eğer velisi dışındakiler çocuğun buluğa ermeden akli rüşt ve olgunluğa erdiğini iddia ederlerse – öğretmen ve üstadı- eğer velisi de buna ihtimal verirse onu denemelidir.

Ekonomik Anlaşmalar

Alış Veriş


1. Çocuğun alış verişi bağımsız olursa –velisi tarafından değil- batıldır. İster iki taraf da çocuk olsun isterse bir taraf çocuk olsun.

2. Halkın çocuklarla değersiz şeylerde muamele yapması adetten ise çocukların o şeylerde ticaret yapması batıl değildir.

3. Çocuğun ticaret yapmasının haram oluşu, ister babası ve isterse dedesi (babasının babası) tarafından çocuğa ticaret için izin verilmiş olsun ve isterse izin verilmemiş olsun hüküm aynıdır. (yani her hâlükârda haramdır.)

4. Eğer mümeyyiz çocuk başkalarının malına zarar vermişse kefildir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 05:00


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.