aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | KADIN, AİLE VE HİCAB | KADININ AİLE VE TOPLUMDAKİ YERİ

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 08-10-2015, 02:30
velayet fedaileri velayet fedaileri isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Oct 2011
Mesajlar: 333
velayet fedaileri is an unknown quantity at this point
Standart Çocuklara İsim Koyma

Baba ve annenin en hassas ve en önemli vazifelerinden biri de çocuğa isim bırakmalarıdır. İsim seçmek küçük ve önemsiz bir mevzu olarak telakki edilmemelidir.
İnsanlar isim ve soyisimler üzerinde hesap gider, ismin iyilik ve güzelliğini insanın kişiliğinin göstergesi bilirler.
İyi bir isme ve güzel soyisme sahibi olan herkesin her zaman ve her yerde alnı açıktır. Kötü bir isme sahip olan kimse utanç duyar, kötü ismi kendisi için bir noksanlık sayar ve her zaman aşağılık kompleksine kapılır. Bazen de edepsiz kimseler tarafından alaya alınır. Bu aşağılık kompleksi ister istemez onun ruhunda kötü tesirler bırakır. Bunun için İslam, iyi isim seçmeyi baba ve annenin vazifesi ve onların ilk iyiliği saymaktadır.
Peygamber efendimiz (s.a.a) şöyle buyuruyor: "Çocuğuna güzel isim seçmek her babanın vazifesidir."[1]
Resul-i Ekrem (s.a.a) yine buyuruyor ki: "Çocuğun, baba üzerinde üç hakkı vardır: 1- Ona iyi bir isim seçmelidir. 2- Okuma-yazmayı öğretmelidir. 3- Eş bulmalıdır."[2]
İmam Musa Kâzım (a.s) şöyle buyuruyor: "Babanın, evladına yapabileceği ilk iyilik ona güzel bir isim seçmesidir."[3]

Öte yandan isim seçmenin toplumsal yönden de çok büyük tesiri vardır. Baba ve annenin hedef, fikir ve arzularını gösteren, onları ve çocuklarını çeşitli cemiyet ve maksatlara bağlayan, "isim bırakma"dır.

Bilinçli bir baba ile annenin isim bırakmalarından, onların fikir ve hedeflerini anlamak mümkündür. Baba ve anne eğer bir şaire karşı sempati duyuyorsa varsa çocukları için onun ismini seçerler. Eğer bilime ilgi duyuyorlarsa bilginlerin isimlerini seçerler ve eğer dindar iseler peygamberlerin, imamların ve din önderlerinin isimlerini seçerler.

Eğer din yolundaki fedakarlık ve zalimler karşısında mücadele etmeye ilgileri olursa Hüseyin, Ebulfazl, Abbas, Ali, Muhammed, Hasan, Ebuzer, Ammar, Hamza, Cafer, Said gibi fedakar şahsiyetlerin isimlerini seçerler.

Eğer spora ilgi duyuyorlarsa çocuklarına tanınmış kahramanların isimlerini bırakırlar. Eğer herhangi bir şarkıcıyı severlerse onun ismini çocuklarına bırakırlar. Eğer zorbalık ve zulme karşı sempatileri varsa İskender, Cengiz, Timur ve bu gibi zalimlerin isimlerini çocuklarına bırakırlar. Her baba ve anne, seçtiği isimle kendisini ve çocuğunu sevdiği bir gruba bağlamaktadır. Bu isimsel bağlılıklar toplumsal görüşlerde tesir bıraktığı gibi genellikle isim sahibinin de düşünce tarzında tesirsiz olmayacaktır.

Resulullah (s.a.a) şöyle buyuruyor: "İyi isimler seçin, zira kıyamet günü size o isimlerle hitap edilecek ve "Ey falanın oğlu falan; kalk da hidayet bulduğun nura doğru git ve ey falanın oğlu falan; seni hidayet edecek nurun olmadığı halde kalk" denecek."[4]

Biri, İmam Sadık'a (a.s), "Biz kendimiz için sizin ve babalarınızın isimlerini seçiyoruz. Acaba bu amelin bize bir faydası var mıdır?" diye arzetmesi üzerine İmam: "Allah'a andolsun ki evet. Acaba din iyilere dostluk ve kötülere düşmanlıktan başka bir şey midir?" buyurdu.[5]

Görüş akımlarını yaymak, ve bazı şahsiyetleri anmak için her fırsattan istifade ettikleri ve hatta şehir, cadde ve meydanlara onların ismini bıraktıkları bir dünyada sorumluluğunun bilincinde olan bir Müslüman, dinini yaymak için hiç bir fırsattan, hatta isim bırakmaktan bile gafil olmaz. Evet; Hasan, Hüseyin, Ebulfazl, Aliekber, Hür, Kasım, Hamza, Cafer, Ebuzer ve Ammar gibi isimleri seçmek ve yaygınlaştırmak vasıtasıyla İslam'ın mücahit ve fedakar yiğitlerinin kahramanlık hatıralarını kalplerde yaşatmak, fedakarlık ve zulme baş kaldırma özelliğini topluma yerleştirmek mümkündür.

İbrahim, Musa, İsa ve Muhammed gibi Allah'ın büyük peygamberlerinin isimlerini seçmek vasıtası ile insan, Allah'a tapan topluluklara ve ilahi kanunlara bağlılığını ilan edebilir. Şia mektebinin, Ebuzer, Meysem ve Ammar ve hakiki Şiiliğin birer örneği olan bunlar gibi yüzlerce fedakar ve mücadeleci yiğitlerinin isimlerini yaşatmak ve yaymak vasıtasıyla Şiilik halka öğretilebilir. İslam'ın büyük bilim adamlarının isimlerini seçmek vasıtası ile ilim ve bilgi makamı kutsanmış olur ve yaygınlaşabilir.

Bilinçli bir Müslüman hiçbir zaman çocuğu için zalimlerden veya İslam düşmanlarından birinin ismini evladına isim olarak seçmeye hazır olmaz. O, bu isimi bırakmanın bir nevi zulmü yaymak olduğunu bilir.

İmam Muhammed Bâkır (a.s) şöyle buyuruyor: "Şeytan, birinin Muhammed ismi ile çağırıldığını duyunca rahatsızlıktan erimiş alüminyum gibi erir ve bir kişinin, İslam düşmanlarından birinin ismiyle çağırıldığını duyunca mutluluktan coşar."[6]

Resulullah (s.a.a) buyurur ki: "Dört oğlu olup da onlardan hiç birine benim ismimi bırakmayan kimse, bana zulüm etmiştir."[7]

İmam Muhammed Bâkır (a.s) şöyle buyurmaktadır: "En iyi ve üstün isimler peygamberlerin isimleridir."[8]

Resulullah (s.a.a) isim bırakma konusuna o kadar önem veriyordu ki eğer ashabından veya şehirlerden birinin ismini beğenmeseydi hemen onu değiştirirdi. Nitekim, Abduşşems (güneşin kulu) ismini Abdulvehhab'a çevirdi. Ve Abduluzza'yı (putun kulu) Abdullah'a çevirdi. Abdul-haris'i (Haris'in kulu) Abdurrahman'a ve Abdulkâbe'yi (Kâbe'nin kulu) Abdullah'a çevirdi.
-------------------------------------------------------------------
[1]- Mustedrek-ul Vesail, c.2, s.618.
[2]- Bihar-ul Envar, c.104, s.92.
[3]- Vesail-uş Şiâ, c.15, s.122.
[4]- Vesail-uş Şiâ, c.15, s.123.
[5]- Mustedrek-ul Vesail, c.2, s.618.
[6]- Vesail-uş Şiâ, c.15, s.126.
[7]-Vesail-uş Şiâ, c.15, s.126.
[8]- Vesail-uş Şiâ, c.15, s.124.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 08-10-2015, 02:30
velayet fedaileri velayet fedaileri isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Oct 2011
Mesajlar: 333
velayet fedaileri is an unknown quantity at this point
Standart Çocuğa Uygunsuz İsim Koymak

Dünyada her varlığın bir ismi vardır ve onunla tanınır. İsim, her varlığın hakikatini diğer canlıya açıklayan bir alamet ve adrestir. İnsan da bu kaideden istisna değildir. Tanınmak için bir isme muhtaçtır. İsim koymak, toplumsal bir gelenektir. Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 7. Maddesine göre, her çocuğun doğduktan sonra isim alma hakkı vardır. Bu kanun ile tüm ülkeler, bebek doğduktan sonra onun kaydının yapılması, ona isim koyulması ve vatandaşlığa geçirilmesiyle sorumludurlar.
Hedefi insanları doğruya iletmek, eğitmek ve Âlemlerin Rabbine yakınlaştırmaktan başka bir şey olmayan Yüce İslâm dini, bundan 1400 yıl önce buna vurgu yapmış ve bu hakkı çocuğun ebeveyni üzerindeki haklarından biri olarak ön plana çıkarmıştır. İslâm açısından isim koymak o kadar önemlidir ki hatta çocuk doğmadan evvel isminin koyulması yönünde öneride bulunmuştur. İmam Cafer Sadık’ın (a.s) ceddi Emirülmüminin İmam Ali’den (a.s) nakille şöyle bir hadisi vardır:
“Evlatlarınızın isimlerini doğmadan önce koyun. Eğer erkek mi kız mı bilmiyorsanız, o zaman hem erkek çocuğuna hem de kız çocuğuna verilebilecek ortak isimlerden bir isim seçin. Zira eğer doğumdan önce bebek düşerse ve onlara bir isim koymamışsanız, kıyamet gününde size ‘Bana neden bir isim koymadınız? Hâlbuki Allah Resulü doğumundan önce Muhsin’in ismini koymuştur.’ diyecekler.”
*[1]
Allah Resulü’nden de (s.a.a) aynı manada bir hadis zikredilmiştir.[2]
Bunca tekit ve tavsiye şüphesiz ismin hukuksal ve eğitsel açıdan önemine ve bunun ferdin toplumsal ve ruhsal benliğine etkisine işaret etmektedir. İsim, hukuksal açıdan ferdin hakikatini, aslını ve nesebini belirlemekte ve ona toplumsal kişilik kazandırmaktadır. İsim, eğitsel açıdan da (ister pozitif, ister negatif olsun) onun mana ve mefhumu dikkate alındığında ferdin ruhsal kişiliğini etkilemektedir. Zira o bir ömür boyu o isim ve lakapla yaşayacak ve her yerde o isim ve lakapla kendisine seslenilecektir. Ömür boyu birlikte yaşadığı biri gibi ona devamlı etki edecektir.
İslâm, iyi insanlarla birlikte olmaya vurgu yapıp kötü insanlarla birlikte olmaktan sakındırdığı gibi çocuklara güzel bir isim seçme konusunda da vurgu yapmakta ve çok ciddi tavsiyelerde bulunmaktadır; inananları başka insanlara kötü isimle seslenmekten ve uygunsuz lakaplar takmaktan da ciddi bir şekilde sakındırmaktadır.

[1] Vesailu’ş-Şia, c. 15, s. 121, 1. Hadis.
[2] Vesailu’ş-Şia, c. 15, s. 121, 2. Hadis.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 08-13-2015, 06:29
velayet fedaileri velayet fedaileri isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Oct 2011
Mesajlar: 333
velayet fedaileri is an unknown quantity at this point
Standart

Rasûlüllah Efendimiz (sas), babaların çocuklarına güzel isimler vermelerini emretmiş, Kıyamet günü insanların isimleriyle çağırılacaklarını, isimlerin sahipleri üzerinde etkili olacağını bildirmiştir. En güzel isimleri çocuklarınıza koyunuz(bk. el-Hindî, Kenz, XVI/417 vd.).
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 08-13-2015, 06:31
velayet fedaileri velayet fedaileri isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Oct 2011
Mesajlar: 333
velayet fedaileri is an unknown quantity at this point
Standart

Hz.Muhammed (sas) buyurdu: "Çocuklarınıza Muhammed adını koyduklarınıza vurmayın ve onları iyilikten mahrum etmeyin", "çocuğa Muhammed adını koyduğunuzda ona iyi davranın, meclisi onun için açın, ona yüz ekşitmeyin" (Hindî, age XVI/48, Suyutî, el-Camiu's-sağir (Feyzu'1-Kadîr i1e), I/35) ve, "Üç oğlu olupta birisine Muhammed adını koymayan cahillik etmiştir" (Hindî, age (Taberani'den),XVI/419)
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 08-13-2015, 06:34
velayet fedaileri velayet fedaileri isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Oct 2011
Mesajlar: 333
velayet fedaileri is an unknown quantity at this point
Standart

Allah Rasulu Hz.Muhammed (sas) buyurdu: Çocuğu en güzel şekilde terbiye etmek, nafile ibadetten efdaldir. Çünkü, evlâdın salâhiyle kabirde yatan ataları sevindirilir. Hayırlı bir evlâdın, sadaka-i cariyeden sayıldığı hadis-i şerifte yazılmıştır. Çarşıdan bir şey götürdüğünde, bütün evlâtlarını bir tutmalıdır. Turfanda olan şeylerden, önce kız çocuğa vermek, daha ince kalpli olduklarından müstehaptır. Her halde, evlât hakkında Adeletli, merhametli davranmalıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 08-13-2015, 06:43
velayet fedaileri velayet fedaileri isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Oct 2011
Mesajlar: 333
velayet fedaileri is an unknown quantity at this point
Standart Çocuklara Güzel İsim Koyma

İsim koymak, beşer tarihinde bir zaruret olup, günümüzde dahi zaruret olarak bilinmektedir. İnsanlar her şeyi birbirinden ayırt edip tanıyabilmek için bütün eşyaları ve tabiattaki hayvanları ve şahısları adlandırmak zorundadırlar.

İsim koymanın ne denli mühim olduğu Kur’ân-ı Kerim’den çok iyi anlaşılmaktadır. Zira, yüce Allah Kur’ân’da adı geçen peygamberlerden beş tanesini, daha dünyaya gelmeden onları kendi tarafından adlandırmıştır.

O peygamberler ise şunlardır: Ahmed, Yahya, Mesih (İsa), İshak ve Yakup (Allah’ın selâmı üzerlerine olsun).

Çocuk için İslâmî bir isim koymak her anne ve babaya dinî bir görev olmakla birlikte, çocuğun anne ve baba üzerindeki haklarından sayılmaktadır.

Ali (a.s) şöyle buyuruyor: “Çocuğun babası üzerindeki hakkı, ona güzel isim koymak, güzel edeplendirmek ve ona Kur’ân’ı öğretmektir.”[1]

Çocuklara koyulan isimler baba ve annelerin yolunu, düşünce ve hedeflerini vurgulayan en önemli öğelerdendir. Çünkü insan kimi sever ve saygı duyarsa onun hatıralarıyla mutmain olmaya ve onun ismini ayakta tutmağa çalışacaktır.

Çocuklar büyüdükten sonra, camiada kendilerini aşağı derecede görmemeleri ve alaya maruz kalmamaları için, anne ve babalar çocuklarına seçecekleri ismi dolaylı yönlerden etraflıca düşünmelidirler. Şöyle ki, anne ve baba çocuklarına günümüzde ve geçmişteki,
cani, zalim, sapık ve şeytani bir kervanda yol alan şahısların isimlerini koyarsa, bu gibi isimler toplumdaki bazı fertlerin de yardımıyla ileride çocuğun düşüncesinde ve geleceğinde eser bırakabilir. Defalarca çocukların olgunluk çağına girdikten sonra isimlerini değiştirdikleri veya diğerlerinin alayları karşısında rahatsız oldukları görülmüştür. Hiç şüphesiz baba ve anne bu olanların hepsinden sorumludurlar.

İşte bu sebepten dolayı mukaddes İslâm dini, bütün anne ve babalara çocuklarına İslâmî ve güzel isim koymalarını emir buyurmuştur. Hatta çocuk anne rahmindeyken, daha dünyaya gelmeden önce isminin konulması çok güzel bir örnektir.

İsim Koyma Zamanı

Kur’ân’da adı geçen beş büyük peygamberin isimlerinin daha dünyaya gelmeden yüce Allah tarafından konulduğunu zikretmiştik. Hatta Resul-i Ekrem (s.a.a), dünyaya gelecek olan kendi torununu daha anasının rahmindeyken Muhsin[2] olarak adlandırmıştı.[3]

İmam Sadık (a.s) ceddi Hz. Ali (a.s)’dan şöyle rivayet ediyor: “Çocuklarınızın ismini, daha dünyaya gelmeden önce koyunuz ve eğer çocuğun erkek veya kız olduğunu bilmiyorsanız, bir erkek ismi ve bir de kız ismi seçiniz. Çünkü sizin düşük olan çocuklarınız, kıyamet günü sizi görüp de, neden bize isim koymadınız diye şikayette bulunacaklardır…”[4]

Diğer bir rivayette ise, eğer çocuk dünyaya gelmeden önce ona isim koymazsanız, doğumunun yedinci günü ismini koyunuz diye naklolunmuştur.

İyi ve Güzel İsim

Hz. Ali (a.s) şöyle buyuruyor: “Babanın çocuğuna yapacağı ilk iyilik, ona güzel isim koymasıdır. Öyleyse sizin her biriniz çocuklarınızı güzel isimlerle adlandırınız.”[5]

Anne ve babaların çocuklarına güzel isim koymaları, onların anne-baba yanındaki değerini gösterir.

Güzel isimin ruha birçok faydaları vardır. Örneğin ismi Ali olan bir şahıs, tarih kitapları okuduğunda Ali İbn-i Ebu Talib (a.s)’ın ibadet mekânlarında bir abid, cihat sahnelerinde cesur, korkusuz, adil, takvalı, imanlı, ahlâklı vs. olduğunu öğrendikten sonra, artık kendi kudretine göre gayret gösterip, kendisini o mukaddes insanın ahlâkıyla süslemeğe çalışacaktır. Ama isimi, Nemrut, Firavun, Yezid ve benzerleri olan bir şahıs, bunların ne kadar aşağılık, alçak ve zalim bir şahıs olduğunu
öğrendiğinde, kendisinde bir alçalma duygusu hissedecektir.

Resul-i Ekrem (s.a.a), çocuğun babası üzerindeki haklarını şu üç şekilde bizlere emir buyurmaktadır:
1- Ona güzel isim koymak
2- Ona yazı yazmayı öğretmek
3- Bulûğ çağına vardığında evlendirmek.”[6]

Yine Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İyi ve uygun isimler seçiniz. Zira kıyamet günü o isimlerle çağırılacaksınız.”[7]

Diğer bir rivayette Resul-i Ekrem (s.a.a)’in, erkeklerin ve şehirlerin çirkin isimlerini değiştirip yerine güzel isimler koyduğu da naklolunmuştur.[8]

Rivayetlerden anlaşıldığına göre, çocuklara konulması gereken en iyi isimler din büyüklerinin örneğin, peygamberler, imamlar ve Allah’ın kulluğunu niteleyen isimlerdir.

İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: “Allah’ın kulluğuna delalet eden isimler en doğru ve iyi isimlerdir ve bunların en iyileriyse peygamberlerin isimleridir.”[9]

Diğer bir hadiste Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyuruyor: “Dört evlâdı olup ta onlardan birisine benim ismimi koymayan, doğrusu bana cefâ etmiştir.”[10]

İmam Rıza (a.s) şöyle buyuruyor: “Muhammed ismi olan evde, ev halkı hayırlı olarak sabah ve akşama girer.”[11]

Bazı hadislerde çocuğa en azından yedi gün Muhammed isminin konulmasının müstehap olduğu geçer.

İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Doğan erkek çocuklarımızın hepsinin ismini Muhammed koyarız. Yedi gün geçince, istersek adını değiştirir, istemezsek adı öyle kalır.”[12]

Birisi Resul-i Ekrem (s.a.a) ile oğluna isim koyma hususunda istişare edince Peygamber ona; “Ona benim yanımda en sevimli olan Hamza ismini koy.” diye buyurdu.[13]

Rivayetlerde Ehlibeyt isimlerinin konulmasının müstehap olduğu geçer. Peygamber’in Ehlibeyti’nin isimlerini koymak, Resulullah’a (s.a.a) saygı ve sevgidir de aynı zamanda.

Ravi, Ebe’l-Hasan (a.s)’ın şöyle buyurduğunu nakleder: “Muhammed, Ahmed, Ali, Hasan, Hüseyin, Cafer, Talib, Abdullah ve Fatıma isimleri olan eve fakirlik girmez.”[14]

Ayrıca rivayetlerde, Kur’ân’da geçen “Esma’ul-Husna (en güzel isimler) Allah içindir.” ayeti hakkında bunların Ehlibeyt İmamları oldukları geçmektedir.

Nitekim bir hadis-i şerifte İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: “Allah’a andolsun ki biz (Ehlibeyt) esma-ul husna (en güzel isimler) ve sıfat’ul-ulya (en iyi sıfatlar)yız.”

İslâm düşmanları, hepsi aynı nurdan vücuda gelen bu mukaddes imamların isimlerinin dillerden silinip kaybolması için ellerinden geleni yapmaktadırlar. İşte bu sebepledir ki mutahhar imamların isimlerini koymak, Resu-lullah’a (s.a.a) saygı olmasının yanı sıra, fazilet örneklerini yaşatmak ve öykülerini canlı tutmak demektir. İşte bu yüzden Allah’ın övdüğü Ehlibeyt’i yad etmek ibadet sayılmaktadır.

Bu isimleri koymanın siyasi yönü de vardır. Nitekim Benî Ümeyye halifeleri döneminde Ali (a.s) ve Şiîlerinin aleyhine zorlu ve saptırıcı baskılar yapılıyordu. Devran bozuk bir devrandı. Müslümanlar için rahat bir nefes almak nerede ise imkânsızdı. İşte böyle fırtınalı bir dönemde,

İmam Hüseyn (a.s), isim yoluyla bile olsa gerçek hidayet meşalelerinin ismini yaşatıp, ayakta tutmak için şöyle buyuruyorlar: “...(Eğer yüce Allah) bana 100 tane evlât (erkek çocuk) merhamet etse, hiçbirisine Ali isminden başka bir isim koymam.“[15]

Bir şahıs oğluna isim koymak hususunda İmam Cafer Sadık (a.s) ile istişare edince, İmam ona; “Allah’ın kulluğuna delalet eden ismi oğluna koy.” diye buyurdu. Mezkur şahıs; “O isim hangi isimdir?” diye sorunca, İmam “Abdurrahman’dır.“ diye buyurdu.[16]

Konumuzun bu bölümünde şu noktayı aydınlatmakta yarar vardır. İnsan yüce Allah’ın isimlerinden yararlanmak istediğinde (yüce Allah’a mahsus olan isim ve sıfatları çocuklarına koymak istediklerinde) o isimleri abd kelimesi ile birlikte zikretmelidir. Bu işi yapmak farz ve zaruridir. Örneğin, Rahman, Allah’ın isimlerindendir. Çocuğuna bu ismi koymak isteyen bir şahıs, onu Abdurrahman olarak zikretmelidir. Kısacası, Rahman vb. Allah’a mahsus olan isimler, Abdullah, Abdurrahman, Abdurrahim şeklinde isim olarak koyulmalıdır. Bütün Müslümanların, özgür bir düşünür olup ta çocuklarına seçecekleri güzel isimlerle sahih İslâm mektebini bu alanda korumaları ümidiyle.

———
1- Nehc’ül-Belâğa, Kısa Sözler, h:399.
2- Muhsin dünyaya gelmeden önce, anne karnında şehadet şerbetini içen Fatıma (s.a)’nın oğludur.
3- Vesail’uş-Şia, Kitab’un-Nikâh, böl:14, b:21, h:1.
4- Vesail’uş-Şia, Kitab’un-Nikâh, böl:14, b:21, h:1.
5- Vesail’uş-Şia, Kitab’un-Nikâh, böl:14, b:22, h:1
6- Bihar’ul-Envar, c.101, s.92, h:19
7- Bihar’ul-Envar, c.101, s.131, h:29
8- Kurb’ul-İsnad, s.45.
9- Vesail’uş-Şia, Kitab’un-Nikâh, böl:14, b:23, h:1.
10- Furu-u Kâfi, c.6, s.19.
11- Vesail’uş-Şia, Kitab’un-Nikâh, böl:14, b:24, h:6.
12- Vesail’uş-Şia, Kitab’un-Nikâh, böl:14, b:24, h:1
13- Furu-u Kâfi, c.6, s.19.
14- Furu-u Kâfi, c.6, s.19
15- Furu-u Kâfi, c.6, s.19.
16- Vesail’uş-Şia, Kitab’un-Nikâh, böl:14, b:21, h:2
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 08-24-2015, 06:11
velayet fedaileri velayet fedaileri isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Oct 2011
Mesajlar: 333
velayet fedaileri is an unknown quantity at this point
Standart Çocuğa İsim Koyarken Okunacak Dua

Abdestli olarak ayakta kibleye dönüp, çocugun sag kulagina ezan ve sol kulagina kaamet okuduktan sonra verilen isim çocugun kulagina söylenir. Hz. Peygamber efendimiz (salallahu aleyhi ve alih) kendisine bir çocuk getirildiginde
Allahümme'c'alhü berren ve takiyyen ve enbetehü fi'l-Islâmi nebâten
diye dua ederdi. Hz. Peygamber efendimiz (salallahu aleyhi ve alih) çocuga güzel isim verilmesini emir buyurmustur.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 10:55


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.