aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | HİLAFET | HİLAFET-VELAYET

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 01-16-2009, 06:57
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.409
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Emevilerin Mirası Saltnata Dönüştürmesi ve Şia Tarihinde Zor Günler

Hz. Ali (a.s) şehit edildikten sonra o hazretin vasiyeti ve halkın biat etmesi üzerine İmamiyye Şiası nezdinde ikinci imam olarak tanınan Hz. Hasan b. Ali (a.s) hilafet makamını üstlendi. Ancak Muaviye rahat oturmadı. Hilafet merkezi olan Irak'a doğru ordu çıkararak Hasan b. Ali (a.s) ile savaştı.

O, çeşitli entrikalar ve hadsiz hesapsız para yedirmelerle Hasan b. Ali'nin dostlarını ve komutanlarını tedricen kandırarak barış adına hilafeti kendisine devretmeye mecbur etti. Hasan b. Ali (a.s) de Muaviye'nin ölümünden sonra hilafetin kendisine bırakılması ve Ali Şia'sına dokunulmaması şartıyla hilafeti Muaviye'ye bıraktı.[1]

Kırk Hicri senesinde, Muaviye İslam hilafetine istila etti ve hemen sonra Irak'ta yaptığı konuşmasında halka tehditte bulunarak: "Ben sizinle namaz oruç için değil size hükmetmek için savaştım ve maksadıma da eriştim"[2] demekten ve yine "Hasan'la (a.s) olan ahdim geçersiz ve ayağımın altındadır." sözünü söylemekten çekinmedi.[3]

Muaviye bu sözüyle siyaseti dinden ayıracağını, dini kurallarda meydana gelen zararların giderilmesi yerine bütün gücünü kendi hükümetini korumak için kullanacağını belirtiyordu. Elbette böyle bir hükümet, Peygamberin halifeliğinden ziyade saltanat ve padişahlıktır. Bu yüzden huzuruna varanların bazıları onu padişahlık unvanıyla selamladılar.[4] O, halkın içerisinde kendisini halife olarak tanıtıyordu ama bazı özel toplantılarında hükümetini, sultanlık ve padişahlık olarak niteliyordu.[5] Elbette baskı üzerine kurulu saltanat verasetle sonuçlanır. Nitekim kendi maksadını gerçekleştirmiş, laubali ve az da olsa dini şahsiyeti olmayan genç oğlu Yezid'i vezir yaparak kendi yerine tayin etti[6] ve o kadar çirkin hadislere sebep oldu.

Muaviye yukarıda zikredilen açıklamasıyla kendisinden sonra Hasan'ın (a.s) hilafete ermesine izin vermeyeceğini ve bu hususta ayrı bir fikir tasarladığını belirtiyordu. Nitekim Hasan'ın (a.s) zehirle şehit ettirerek[7] yolu oğlu için açmış oldu.

Muaviye ahdi bozmakla, Ehl-i Beyt taraftarlarının rahat ve huzurlu bir ortamda yaşayamayacaklarını ve daha önce olduğu gibi dini çalışmalarının devam etmesine hiçbir zaman izin vermeyeceğini düşündürüyordu. Nitekim bu isteğini de gerçekleştirdi.[8]

Muaviye, Ehl-i Beyt'in faziletiyle ilgili hadisleri rivayet edenlerin namus, mal ve can güvenliği olmayacağını her tarafa bildirdi.[9] Halifeler ve sahabelerle ilgili methedici hadis getirenlerin yeteri kadar mükafatlandırılmasına emir verdi. Sonuçta sahabelerin methinde bir çok uydurma hadisler çıkarıldı.[10] İslam ülkelerinde minberlerde Ali'ye (a.s) küfür edilmesine emir verdi. (Bu emir Emevi halifelerinden Ömer b. Abdulaziz'in (99-101) dönemine kadar icra edildi). Muaviye mümessillerinin ve içlerinde sahabelerin de bulunduğu idarecilerinin yardımıyla, has ve seçkin Ali Şialarını öldürdü ve bazılarının başını mızraklara takıp şehirlerde gezdirdi. Rastladıkları Şiilere, Ali'den (a.s) uzak olduklarını ve ona sebbetmelerini teklif ediyorlardı. Bu tekliften çekinenler derhal katlediliyordu.[11]

[1]- Yakubi Tarihi, c.2, s.191 ve diğer tarih kitapları.

[2]- Şerh-i Nehc-ül Belağa, İbn-i Ebi'l Hadid, c.4, s.160. Taberi Tarihi, c.4, s.124. el-Kamil, İbn-i Esir c.3 s.203.

[3]- Bir önceki kaynak.

[4]- Yakubi Tarihi, c.2, s.193.

[5]- Yakubi Tarihi, c.2, s.202.

[6]- Yezid eğlenceye çok düşkün, hevesine tabi, daima içki içen, ipekli ve yakışmayan elbiseleri giyen bir kişiydi. Her zaman kendisine oyun arkadaşı olarak köpek ve maymunu seçerdi. Sazlı ve içkili gece eğlenceleri kurardı. Ebu Kubeys adını taktığı maymununa güzel elbise giydiriyor, onu içki toplantılarına alıyordu. Bazen de atına bindirip koşu yarışmalarına gönderiyordu. (Yakubi Tarihi, c.2, s.196. Muruc-uz Zeheb, c.3, s.77)

[7]- Muruc-uz Zeheb, c.3, s.5. Ebu'l Fida Tarihi, c.1, s.183.

[8]- en-Nesayih-ül Kafiye, s.72, "Ehdas" kitabından naklen.

[9]- Ebu'l Hasan Medaini, "Ehdas" kitabında rivayet ediyor ki:: "Muaviye kıtlık (açlık) yılından sonra kendi idarecilerine birer mektupta şöyle yazdı: Ebu Turab (Hz. Ali (a.s) ve O'nun Ehl-i Beyt'inin fazileti hakkında hadis rivayet edenlerden can güvenliğini kaldırdım." (En-Nesayih-ül Kafiye, yazar: Muhammed b. Akil. B. Necef 1386 Hicri Yılı, s.87 ve 194)

[10]- En-Nesayih-ül Kafiye, s.72-73.

[11]- En-Nesayih-ül Kafiye, s.58, 63 ve 77-78.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 01-26-2009, 06:50
AHUZAR AHUZAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 1
AHUZAR is an unknown quantity at this point
Standart

Allah muaviyeye oğluna lanet etsin
paylaşımın için Allah razı olsun
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 08-03-2018, 03:12
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.409
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Şia Tarihin de En Zor Günler

Şia Tarihin de En Zor Günler
Şia tarihinde, Muaviye'nin yirmi yıllık saltanat ettiği dönem, Şia için en zor ve can güvenliğinden yoksun kaldığı günlerdir. Şiilerin çoğu tanınmış ve belirlenmiş şahıslardı. Muaviye'nin saltanatı döneminde yaşayan Şia rehberlerinden ikisi (İkinci ve Üçüncü İmam) bu acı ve dayanılmaz durumu gidermek için gerekli araçların hiç birisine sahip değillerdi. Hatta Şia İmamlarının üçüncüsü, Yezid'in ilk altı aylık saltanatı döneminde kıyam etti, ama bütün dostları ve evlatlarıyla birlikte şehit edildi. Muaviye'nin hilafeti döneminde on yıl yaşayan bu İmam, o dönemde herhangi bir kıyama teşebbüs etme imkanı bile bulamadı.

Ehl-i Sünnet'in çoğunluğu, sahabe bilhassa Muaviye ve idarecilerinin eliyle gerçekleşen bu kadar haksız kan dökmeleri ve İslam kanunlarına gösterilen bunca sorumsuzlukları, "Onlar sahabedirler ve Peygamber'den (s.a.a) elimize ulaşan hadislere göre sahabeler müçtehittirler. Allah onlardan razıdır ve işledikleri bütün cinayetler ve haksızlıklar affedilmiştir" sözüyle tevil ve tefsir ediyorlar. Şia, bu özürü kabul etmiyor.

Çünkü evvela adaleti, hakkı ve hürriyeti ihya etmek amacıyla kıyam eden, bir grubu bu mukaddes hedefi gerçekleştirme yolunda bütün varlıklarından geçebilecek derecede kendi inancına bağlı kılan Peygamber gibi bir içtimai rehberin, hedefine ulaştıktan sonra kendi dostlarına, hak ve getirmiş olduğu mukaddes kanunlar hakkında mutlak serbestlik vermesi ve onların göstermiş oldukları her türlü sorumsuzlukları, işledikleri suçları ve hakkı ezmelerini affedilmiş bilmesi, diğer bir deyişle; kendi elleriyle yapmış olduğu bir binayı aynı araçlar ve kendi elleriyle yıkmaları, tasavvur olunamaz.

İkinci olarak şunu bilmeliyiz ki sahabeleri takdis eden, çirkin ve gayri meşru amellerini tasvip eden ve onların affedilmiş olduğunu ifade eden hadisler, sahabelerin kendileri vasıtasıyla bizlere ulaşmıştır. Bu hadislerin ravileri sahabelerin kendileridir. Sahabe de, kesin tarihin tanıklığına göre, birbirlerinin dokunulmaz ve yaptıkları hatalarda mazur olduklarını kabullenmiyordu. Birbirini öldürmeye, lanet etmeğe ve birbirinin eksikliğini açmaya teşebbüs eden ve bu hususta en küçük müsamaha bile göstermeyen, sahabenin bizzat kendisiydi.

Buna göre, sahabenin kendi amelleri bu hadislerin sahih ve doğru olmadığına tanıktır. Bu hadisler sahih olsalar bile, başka anlamları vardır.

Eğer Allah-u Teâla kelamında bir hadisede O'nun emirlerini uygulama yolunda çekmiş oldukları zahmetler karşısında sahabeden razı olduğunu belirtmişse,[1] bu onların gelecekte istedikleri her türlü itaatsizliği yapabilmeleri manasını taşımaz, belki sadece geçmişte yaptıkları itaatleri takdir etmesi anlamınadır.
Kaynaklar:
[1]- Tevbe/100
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 11:46


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.