aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | HİLAFET | HİLAFET-VELAYET

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 10-18-2009, 06:01
ehlibeyt14 ehlibeyt14 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 3
ehlibeyt14 is an unknown quantity at this point
Arrow Emir-ul Muminin lakabı sadece İmam Ali aleyhisselamındır

www.aliyyenveliyullah.com Sitesinden Alınan Yazıları Kaynak Göstermeden Yayınlıyanları Helal Etmiyorruz

İmam Caferi Sadık Aleyhisselam şöyle buyurdu: Emir-ul Muminin lakabı sadece İmam Ali Bin Ebu Talib Aleyhisselam’ındır ki, Allah-u Teala bunu O hazrete has kılmıştır. O hazretten başka bu lakapla çağırılan ve buna razı olan herkes ...... Gerçi önceden müptela olmasa da ve bu ayeti şerife de Allah-u Teala’nın maksadı bu konudur: Onlar O’nu bırakırlar da dişi putlara yönelirler, böylece de ancak inatçı Şeytan’a uymuş olurlar. Nisa-117
Kaynak: Tefsiri Ayyaşi c. 1 s. 276, Vesail-uş Şia c. 14 s. 600, Mustedrek-ul Vesail c. 10 s. 400, Bihar-ul Envar c. 37 s. 331

EMİRULMUMİNİN
Arap dilinde emîrlik velayet demektir. Maksat öyle bir makamdır ki bu makamda olan emir ve nehiy verir. Emir ve yasakların kaynağıdır.Hadislerde Aliyyen Veliyyullah ile ilgili olarak şu cümleler geçer:
“Enne Aliyyen Emirülmüminin.
Enne Aliyyen Veliyyullah.”
Emirlik velayetin ta kendisidir.Yalnız burada müminlerin emiri olarak geçer. Mümin olan bütün insan ve cin v.s.ler için geçerlidir.Ama Hz.Ali aleyhisselam’ın veliliği ise bütün manalar ile velayeti mutlak olarak kapsayan manaya gelir. Bütün yüce ve alçak alemlerdeki tekvini ve teşrii velayeti kapsar. Onun velayeti Allah’ın büyük velayetinin gölgesidir ve o velayetin üzerinde velayet yoktur. Emirlik hakkındaki lügat manaları kısaca budur.


1. “Eban bin Selt, İmam Caferi Sadık aleyhisselam’dan rivayet eder ki:
Emirülmüminin isiminin sebebini sorduğunda buyurdu ki: İlimin mîre (1)’si anlamındadır. Bütün alimler ondan ilim alır ve onun ilminden yararlanır.”(2)
2. Selman-ı Muhammedi –Allah’ın rizvanı ona olsun-Hz.Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem’e “Emirülmüminin” kelimesinin manasını sorduğunda şöyle buyurdu: “O onlara ilim yedirir.İlim ondan alınır ve o hiç kims
eden bir şey almaz.”(3)
3. Cabir el Cu’fi diyor ki: İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam’a dedim ki: Canım sana feda olsun!Emirülmüminin’e neden Emirülmüminin denildi?
Buyurdu ki: Çünkü o müminlere ilim verir.Allah azze ve celle’nin kitabını okumadın mı? “Biz kendi ehlimize “ilim” veririz.(4)”(5)
Başka bir rivayette de aynı mana şöyle rivayet edilmiştir: “Abdülmümin dedi ki: !Emirülmüminin’e neden Emirülmüminin denildi?Buyurdu ki: Çünkü müminlerin ilmi ondandır. O onlara ilim verirdi.”(6)
(1) Mire; İnsanın bir yerden bir yere giderken yanında götürdüğü azık yemeğidir.
(2) Bihar ul Envar c 37 sf 334. “Menakıb-ı İbni Şehr Âşub’dan.”
(3) A.g.e.
(4) Mübarek “Yusuf” suresi 65. ayeti şerife.
(5) Maanil Ahbar sf 63,13.hadisi şerif.
(6) Bihar ul Envar c 37 sf 295,11.hadisi şerif. “Basâir ud Derecât’tan”
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 10-19-2009, 05:41
ehlibeyt14 ehlibeyt14 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 3
ehlibeyt14 is an unknown quantity at this point
Standart

Resulullah (s.a.a.) şöyle buyurdu : Ey Ali, seni ancak mümin sever ve ancak veledi zina ve münafık sana buğzeder

(Sünen-i Nisai c.8, s.117 / Müsned-i Ahmet bin Hanbel c.1, s.95 / Ebu Naim el-Asbahani'nin Hilyet'ül Evliya c.4, s.185 / el-Müttaki el-Hindi'nin Kenz'ul Ummal c.2, s.598 ve Muntahab'ul Kenz c.5, s.30 / İbn'ül Cevzi'nin Tezkiret'ül Huffaz c.1, s.10)

İmam Caferi Sadik Aleyhisselam buyurdu: Resulullah Sellallahu Aleyhi ve Alihi Vesellem buyurdu: Kim biz Ehlibeyti sevse nimetlerin ilki için Allaha hamd etsin. Nimetlerin ilki nedir? Diye arz ettiler. Buyurdu doğumun temiz olmasıdır, bizi doğumu temiz olandan başkası sevmez
Sayfa 32 Kaynak: Beşerat ul Mustafa / 272
İmam Caferi Sadik Aleyhisselam buyurdu: Veledizinanın alameti üçtür; Kötü ahlaklıdır kötü yerlerde bulunur ve bulunduğu yeri fesat eder, zinaya meyleder ve biz Ehlibeyte Aleyhimusselam buğz (Düşmanlık)eder.
Sayfa 32 Kaynak: Bihar ul Envar 27 / 145
Zurare İmam Muhammed Baqir Aleyhisselamdan naklederek, İmam Ali Aleyhisselamın şöyle buyurduğunu rivayet eder: Allah onlara humsun bir kısmını helal etti yani Şialara. Onların doğumlarının pak ve temiz olması için.
Sayfa 32 Kaynak: Vesail us Şia 9 / 550

Hz.Âli 'nin (aleyhisselam ) evinin üstüne inen yıldız:

بِسْــــــــــــــــــمِ ا ِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

Hüseyn b. Hamdân aynı isnatla İmam Muhammed el-Bâkır’dan (aleyhisselam ) şöyle rivayet etmiştir:

Resûlullâh (s.a) Müminlerin Efendisi’nin (a.s) üstünlüğünü açığa vurup insanlara ona itaat etmelerini emredince ve ihanet edebilecek nüfuz sahiplerinden ona Müminlerin Efendisi lakabıyla selam vermelerini isteyince münafıkların ve Hz. Ali’yi kıskananların konuşmaları arttı.

Bunun bir nedeni de Resûlullâh’ın şöyle demesiydi: “Ali benim vasim, halifem, borcumu ödeyip vaadimi gerçekleştirecek kişi ve tüm yaratılanlara karşı benden sonra Allah’ın hüccetidir. Ona itaat eden mutluluğa erer, muhalefet eden ise yanlış yola sapar”

Münafıklar dediler ki: “Muhammed, amcasının oğlu Ali konusunda sapıttı ve delirdi. Vallahi onu sevmesinin ve ona meftun olmasının tek sebebi, Ali’nin Bedir gününde ve diğer savaşlarda Kureyş’in, diğer Arap kabilelerinin ve Yahudilerin yiğitlerini öldürmesidir. Muhammed’in Ali hakkında ortaya koyduğu şeylerin hepsi kendi hevesindendir” Bu konuşmalar Hz. Muhammed’e (s.a) ulaşıyordu.
Yeryüzünde fesat çıkaran dokuz adam bir gün Akra' b. Hâbıs et- Temimî nin evinde toplandı. O sıralar bu evde Suhayb er-Rûmî oturuyordu. Onunla birlikte on kişi idiler.

Dediler ki: “Resûlullâh, Ali konusunda çok söz söyledi, işi abartıya vardırdı. Öyle ki elinden gelse,bize ‘Ona ibadet edin diyecek.

Aralarından biri dedi ki: “Keşke Muhammed kendi adına gösterdiği Ayın yarılması gibi gök mucizelerinden birini Ali adına da gösterse!

”O geceyi bu şekilde geçirdiler. O gece gökyüzünden bir yıldız inerek Medine’nin üzerinde durdu. Yıldızın nuru evleri,kuyuları,mağaraları ve insanların yaşadığı karanlık yerleri aydınlattı.

Medine halkı büyük bir korku yaşadı ve evlerinden çıktı. Yıldızın kimin evinin üzerinde durduğunu ve nerede asılı kaldığını bilmiyorlardı. Ancak onun, Resûlullâh’ın (s.a) evlerinden birinin üzerinde durduğunu tahmin ediyorlardı.

Resûlullâh insanların gürültülerini duyunca mescide gitti ve insanlara seslendi: “Sizi tedirgin eden ve korkutan şey nedir? Kardeşim Ali b. Ebî Tâlib’in evine inen bu yıldız mı?”

Dediler ki: “Evet”

Nebi şöyle dedi: “Aranızdan dokuz münafık bu gece Suhayb er,-Rumi'nin evinde toplanarak benim ve kardeşim Ali’nin hakkında konuştu.

Onlardan biri dedi ki: ‘Keşke Muhammed kendi adına gösterdiği Ay’ın yarılması gibi gök mucizelerinden birini Ali adına da gösterse!’ İşte bu nedenle yüce Allah, kardeşim Ali’nin evinin üzerine bu yıldızı, ona özel bir mucize olarak indirdi” Bu yıldız, gökyüzündeki tüm yıldızlar kaybolana kadar Hz.Ali’nin evinin üzerinde asılı kaldı.

Resûlullâh (s.a) insanlara dedi ki: “Habibim Cebrail, bu yıldız ile ilgili bana şu duyacağınız ayeti indirdi: ‘Bismillâhirrahmânirrahîm. İndiği zaman yıldıza andolsun ki arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve aşırıya kaçmadı. O, nefis arzusu ile konuşmaz. Kur’ân ancak kendisine bildirilen bir vahiydir. Kur’ân’ı ona üstün güçlü olan öğretti’ (Necm: 1-5)”

Daha sonra yıldız herkesin bakışları arasında yükseldi. Bu esnada Güneş doğmuş ve gökteki tüm yıldızlar kaybolmuştu.

Bazı münafıklar dedi ki: “Muhammed, elinden gelse Güneş’e şöyle demesini emredecek: ‘Ali Rabbinizdir, ona ibadet edin”’

Bunun üzerine Cebrail (a.s) inerek Resûlullâh’ı (s.a) bu sözlerden haberdar etti. Bu durum perşembe gecesinde ve sabahında vuku bulmuştu. Resûlullâh (s.a) nurlu yüzüyle mescide gelerek insanlara dedi ki: “Ali’yi evinden çağırın”

Hz. Ali gelince Nebi ona şöyle dedi: Ey Ali! Ümmetimin münafıklarından bir kısmı, yıldızın inmesi mucizesi ile ikna olmadılar ve şöyle dediler: "Muhammed elinden gelse Güneş'e emrederek Ali ve selam vermesini ve 'Bu, Rabbinizdir, ona ibadet edin'demesini isteyecek”

Ey Ali Sabah namazını kıldıktan sonra erkenden Ğarkad mezarlığına git Güneş'in doğduğu tarafa yönel Güneş doğunca,sana öğreteceğim duaları oku ve Güneş'ede ki: “Selam olsun sana, ey Allah’ın yeni yarattıklarının ilki !’’

Sonra Güneş'in sana ne cevap vereceğini dinle. Daha sonra tekrar mezarlığa yönel. İnsanlar Resûlullâh’ın (s.a) sözlerini duydular, yeryüzünde fesat çıkaran dokuz münafık da duydu.

Aralarından bazıları,diğerlerine dedi ki: “Muhammed’i amcasının oğlu Ali’yi yüceltmesi için durmadan teşvik ediyorsunuz. O, Ali’ye ilişkin bugün söylediklerini daha önce söylememişti”

Aralarından ikisi büyük yeminler ederek mutlaka mezarlığa gideceklerini, Ali ile Güneş arasında olacakları görüp dinleyeceklerini söyledi.

Resûlullâh (s.a) ile Müminlerin Efendisi (a.s) sabah namazını beraber kıldıktan sonra Nebi, Hz. Ali’ye dedi ki: “Ey Ebu’l-Hasan! Kalk ve Allah ile Resulünün sana emrettiğini yap.

Mezarlığa giderek sana söylediklerimi Güneş’e söyle” Hz. Ali, Nebi’den gizli dualar öğrendikten sonra yola koyuldu.

Arkasında iki münafık ve birçok insan vardı. Mezarlığa vardıklarında iki münafık mezarların arasında gizlendi.

Müminlerin Efendisi (a.s) mezarlığın bir kenarında durdu.

Güneş doğunca Nebi’nin öğrettiği ve kimsenin bilmediği gizli duaları okudu.

İki münafık, Bu gizli dualar Muhammed’in ona öğrettiği sihirdendir” dedi.

Hz.Ali Güneş’e şöyle hitap etti: “Selam olsun sana, ey Allah’ın yeni yarattıklarının ilki!”

Allah, Güneş’i net bir Arap diliyle şöyle konuşturdu:

“Sana da selam olsun, ey Resûlullâh’m kardeşi ve vasisi! Tanık olurum ki sen evvelsin, âhirsin, zâhirsin, bâtınsın ve her şeyi bilensin; sen gerçekten Allah’ın kulu ve Resûlullâh’ın kardeşisin”

Bu durum karşısında insanlar korkudan titredi, akılları karıştı. Yüzleri siyahlaşmış ve öfkeleri kabarmış bir şekilde Resûlullâh’a (s.a) geldiler ve dediler ki: “Ey Resûlullâh! Daha önceki nebilerden, resullerden ve kadim ümmetlerden duymadığımız bu olağanüstü şeyler nedir?

Bir şunu demediğin kaldı: ‘Ali beşer değildir; o, Rabbinizdir, ona ibadet edin’”

Resûlullâh, Hz. Ali’nin önünde onlara sordu: “Ne gördünüz?”

Dediler ki: “Ali’nin Güneş’e ve Güneş’in Ali’ye söylediklerine tanık olduk”

Resûlullâh (s.a), “Ali’nin Güneş’e söylediğiyle başlayın” dedi.

Dediler ki: “Ali, mezarlığı titreten bir mırıldanmadan sonra Güneş’e şöyle dedi:

‘Selam olsun sana, ey Allah’ın yeni yarattıklarının ilki!’

Güneş de ona şu cevabı verdi: ‘Sana da selam olsun, ey Resûlullâh’m kardeşi ve vasisi! Tanık olurum ki sen evvelsin, âhirsin, zâhirsin, bâtınsın ve her şeyi bilensin; sen gerçekten Allah’ın kulu ve Resûlullâh’m kardeşisin’”

Resûlullâh (s.a) dedi ki: “Bilmediğiniz üstünlükleri bize özel kılan ve haberiniz olmayan şeyleri bize veren Allah’a hamd olsun. Biliyorsunuz ki hepinizin arasından Ali’yi kardeşim olarak seçtim, onun vasim olduğuna sizleri tanık ettim. İtiraz ettiğiniz şey nedir? Sanırım şunu soruyorsunuz:

Güneş Ali’ye neden şöyle dedi:

‘Tanık olurum ki sen evvelsin, âhirsin, zâhirsin, bâtınsın ve her şeyi bilensin’”

Dediler ki: “Ey Resûlullâh! Sana indirilen Kitaba göre Evvel, Âhir, Zâhir ve Bâtın olanın Allah olduğunu bize söylemiştin”

Resûlullâh (s.a) şöyle dedi:

Yazıklar olsun size! Güneş'in ne demek istediğini siz nereden biliyorsunuz ? Güneş, Ali'ye “evvelsin” derken doğru söyledi. Çünkü Ali, imana davet ettiğim erkekler arasında Allah’a ve Resulüne ilk inanan kişidir. Hatice ise kadınlar arasında ilk inanandır.

Güneş, Ali'ye “âhirsin” derken doğru söyledi. Çünkü Ali, benim son Peygamber olmam gibi vasilerin sonuncusudur.

Güneş, Ali’ye “zahirsin ” derken doğru söyledi. Çünkü Ali, Allah’ın bana verdiği tüm ilimlere vâkıftır.

Bu ilimleri ikimizden başkası,benden sonra da Ali’den ve zürriyetinden seçilenlerden başkası bilmez.

Güneş, Ali’ye “bâtınsın” derken doğru söyledi. Çünkü Ali,ilklerin ve sonların ilmi ile nebi ve resullere indirilen Kitapların ilmini ve Allah’ın ek olarak bana özel verdiği ilmi kapsamıştır.

Güneş, Ali ’ye “sen her şeyi bilensin ” derken de doğru söyledi. Çünkü Ali; ölümlerin,davaların ve son hükümlerin ilmini bilir.

Öyleyse itiraz ettiğiniz bir şey kaldı mı?

Hepsi dedi ki: “Ey Resûlullâh! Allah’tan bağışlanma diliyoruz. Senin bildiklerini bilseydik böyle itiraz etmezdik. Üstünlük senin ve Ali’nindir. Bize Allah’tan bağışlanma dile”

Bunun üzerine yüce Allah, Münâfıkûn Suresi’nin 6. ayetini indirdi:

“Onlara bağışlama dilesen de dilemesen de onlar için aynıdır. Allah onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez”

Kaynak :
Hidâyetü’l Kübrâ, Sayfa. 65, 66, 67, 68
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 10-20-2009, 06:07
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.408
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Emirülmüminin Ali (as)

Ebu Hamza, İmam Zeynelâbidin (as)'dan rivayet eder ki, adamın birisi Hz. Ali (as)'ın yanına gelerek şöyle sordu: Ey Ebel Hasan (as)! Sen Emirülmüminin olduğunu iddia ediyorsun. Seni kim müminlere emir olarak karar kıldı?
Buyurdu ki: Allah, azze ve celle beni onlara emir olarak karar kıldı. Adam Rasulullah (saa)'nin yanına giderek dedi ki:Ya Rasulullah (saa)! Beni Allah müminlere emir olarak karar kıldı diyen Ali (as) doğru mu söylüyor?
Rasulullah (saa) o adama gazaplanarak buyurdu ki: Ali'nin müminler üzerindeki emirliği Allah'ın arşın üstünde karar kıldığı bir velayet akdidir. Melekleri de bu konuda şahit karar kıldı. Şüphesiz Ali (as) Allah'ın halifesidir, Allah'ın hüccetidir, O müslümanların İmamıdır. O'na itaat etmek Allah'a itaat etmekle birdir. O'na isyan etmek Allah'a isyan ile birdir. Her kim O'nu tanımazsa Beni tanımaz, her kim O'nu tanırsa Beni tanır. O'nun İmametini inkâr eden Benim nübüvvetimi inkâr etmiş olur. O'nun emirliğine karşı çıkan, Benim risaletime karşı çıkmış olur. O'nun faziletlerini reddeden Beni kusurlu saymış olur. O'na karşı savaşan bana karşı savaşmış olur. O'na küfreden bana küfretmiş olur. Çünkü O Bendendir, Benim toprağımdan yaratılmıştır. Ve O, kızım Fatıma (sa)'nın zevcidir. Evlatlarım Hasan (as) ve Hüseyin (as)'ın babasıdır. Sonra O Hazret (saa) buyurdu ki:
Ben (saa), Ali (as), Fatıma (sa), Hasan (as) ve Hüseyin (as) ile Hüseyin (as)'ın Dokuz Evladı (as) Alah'ın yarattıklarına hüccetleriyiz. Bizim düşmanımız Allah'ın düşmanı, Bizim dostlarımız da Allah'ın dostlarıdır.'
Mecalis-i Şeyh Saduk (ra); s. 113-114, 8. Hadis, 27. Meclisten.

عن جابرسَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّم يَقُولُ لِعَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ عَلَيْهِ السَّلَام: لَا يَتَقَدَّمُكَ بَعْدِي إِلَّا كَافِرٌ لَا يَتَخَلَّفُ عَنْكَ بَعْدِي إِلَّا كَافِرٌ. وَ إِنَّ أَهْلَ السَّمَاوَاتِ السَّبْعِ يُسَمُّنَكَ أَمِيرَالْمُؤْمِنِينَ بِأَمْراللهِ تَعَالَى. المصدر: غاية المرام ص 69، ح 17.
Cabir, Hz. Resulullah Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem’in İmam Ali Bin Ebi Talib Aleyhisselam’a şöyle buyurduğunu rivayet eder: Benden sonra kafirden başkası senin önüne geçmez. Benden sonra kafirden başkası seninle ihtilf etmez. Allahu Teala’nın emriyle yedi gök ehli sena Emir-el Muminin olarak hitapediyorlar.




Emirel Müminin
Enes bin Malik’in,İbni Abbas’tan rivayet ettiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem bu ismi şerifin anlamını çok güzel beyan etmiştir.Yüce peygamberimiz, vasisi Emirülmüminin’e şöyle hitap etmektedir-Allah’ın selamı o ikisine ve evlatlarına olsun-; “...Ve sen ey Ali!Göktekilerin emîrisin ve yerdekilerin emîrisin,geçmiş insanların emîrisin ve gelecektekilerin emîrisin, senden önce ve senden sonra emir yoktur,bu ismi Allah azze ve celle’nin izin verdiğinin dışındakilerin kullanması câiz değildir.”
Te’vil ul Âyat iz Zâhire fi Fezail-il İtret it Tâhire cilt. 1 sayfa. 185 ve 186 .31. hadisi şeriften.


Abdullah bin Abbas anlatıyor:
Birgün Rasulallah (s.a.a.s.) ile beraber oturduğumuzda Ali bin Ebi Talib huzurumuza gelerek selam verdi. Bunun üzerine Rasulallah (s.a.a.s) Ali’nin selamına cevaben şöyle dedi :

“ Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerine olsun ey müminlerin emir sahibi !”
Abdullah bin Abbas dedi ki:
“ Ey Allah’ın elçisi , sen hayatta olduğun halde Ali nasıl müminlerin emir sahibi olur ?!”
Rasulallah (s.a.a.s.) buyurdu ki:
“ Evet, ben hayatta olsam da Ali müminlerin emir sahibidir. Ey Ali ! Geçenlerde bana geldiğinde ben ve Cebrail sohbet halindeydik ve bize selam vermedin !? Cebrail bunun üzerine : Müminlerin emir sahibi bize doğru geldi ama, acaba neden selam vermedi ? Allah’a andolsun ki bize selam vermiş olsaydı bizi sevindirmiş olurdu ve ona selamını geri iade ederdik , demişti.”
İmam-ı Ali buyurdu ki:
“ Ey Allah’ın elçisi ! Seni Dıhye ile derin bir sohbette olduğunu gördüm ve sohbetinizi bölmek istemedim.”
Peygamber efendimiz buyurdu ki:
“ O gördüğün şahıs Dıhye değildi, o Cebrail idi. Ben Cebrail’e demiştim ki: Ey Cebrail, Ali’ye nasıl müminlerin emir sahibi diye hitap ettin ? Cebrail bana dedi ki: Şanı yüce Allah bana Bedir savaşında vahyetti ki, Muhammed’in (s.a.a.s.) yanına in ve ona, müminlerin emir sahibi Ali’yi iki saffın arasına geçmesi için emir vermesini sağla ! Nitekim melekler Ali’nin saflar arasındaki duruşunu seyretmeyi sevmektedirler ! Allah, onu göklerde müminlerin emir sahibi olarak adlandırdı.
Ey Ali ! Sen göktekilerin emir sahibisin ve yeryüzündekilerin emir sahibisin; Sen, geçmiştekilerin emir sahibisin ve kalanların emir sahibisin. Senden önce bir emir sahibi yoktur ve senden sonra da bir emir sahibi yoktur. Çünkü, şanı yüce Allah’ın bu isimle adlandırmadığı kişinin bu isim ile anılması caiz değildir !!!”

Açıklama: Hz. Dıhye , hz. Muhammed’in (s.a.a.s.) eshabından biriydi. Tarih kitaplarında “Dıhyet’ul-Kelbi” olarak meşhurdur. Kendisi çok güzel yüzlü bir insandı. Hz. Cebrail yeryüzüne hz. Muhammed’in (s.a.a.s.) huzuruna indiğinde hz. Dıhye’nin suretinde görünürdü.
Kaynaklar:
Muhammed bin Ahmed İbin Şâzen el-Kummi “Mi’etu Menkibe” s: 52-53
Seyyid bin Tâvûs “El-Tahsîn” s: 569 / “ ElYakîn” s: 25 ve 241-242
Seyyid Hâşim el-Bahrâni “Medinet’ul-Me’âciz “ c: 1, s: 66 / Ğâyet’ul-Merâm” c: 1, s: 69
Zeynuddin Ali bin Yusuf bin Cibr “Nehc’ul-İmân” s: 470
Şerefuddin el-Huseyni “Te’vil el-Âyât “ c: 1, s: 185-186
İbin Şehrâşûb “ Menâkib Âl Ebi Tâlib” c: 3, s: 54 (kısmen)
Mecliysi “Bihâr’ul-Envâr” c: 37, s: 307
Kadı Nu’mân el-Mağribî “Şerh’ul-Ahbâr” c: 1, s: 428

__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 10-30-2009, 04:20
Alevi-Şii Alevi-Şii isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 1
Alevi-Şii is an unknown quantity at this point
Standart Hz. Ali (aleyhisselam)’ın Bazı Lakapları

علي بن أبي طالب
Emir’il müminin (Müminlerin Emiri )

Şir-i Yezdan (Allah'ın Aslanı)

Kur'an-ı Natık (Konuşan Kuran)

Haydar(Arslan)

Haydar-ı Kerrar
(Kahramanca döne döne düşmana saldıran)

Murtaza (Allah'ın razı olduğu kişi)

Şah-ı Velayet
(Velilerin Şahı)

Esedullah (Allah'ın Arslanı)

Şah-ı Merdan (Yiğitlerin Şahı)

Seyfullah (Allah’ın kılıcı)

Sultan-ül-eshiya (Cömertlerin Sultanı)

Ebu Turab (Toprağın babası)
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 02-05-2010, 07:12
KERRAR KERRAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 330
KERRAR is on a distinguished road
Standart

1- Resulullah sallallah'u aleyhi ve âlihi ve sellem İmam Ali’ye hitaben şöyle buyurdu:
Beni sevdiğini söyleyip sana düşmanlık yapan yalancıdır”[1]

2- İbade b Samit der ki:
Biz evlatlarmızı, Ali b Ebutalib'i sevmekle imtihan ederdik; birisinin Ali b Ebi Talib’i sevmediğini görseydik, onun bizden olmadığını ve onun gayri meşru olduğunu bilirdik”[2]

3- Mahbub b Ebu Zinad diyor ki:
Ensar, biz insanların, Ali b Ebutalib'e düşmanlık etmeleriyle, babasından başkasından olduğunu tanırdık, diyordu”[3]

4- Malik bin Enes’ten, Ebi Zinad’tan, Ansar halkı dedi ki:
Biz bir adamın babasının olmadığını Ali’ye olan buğzundan dolayı tanırdık”[4]

5- Eba Said-i Hudrî'den şöyle rivayet edilir:
Biz -Ensar topluluğu- münafıkları, Ali b Ebutalib'e düşmanlık yapmalarıyla tanırdık"[5]

[1] -(el-Müttaki el-Hindi "Kenz' ul Ummal" c6, s395 / Menakıb-ı Meğazeli s51 / el-Zehebi "Mizan'ül İtidal" c1, s251 / el-Askalani "Lisan'ül Mizan" c2, s285 / İbn-i Kesir "el-Bidayetü ven-Nihaye" c7, s354 / el-Künci "Kifayet'üt Talib" s319)
[2] - (İbn-i Asakir “Tercümet-u İmam Ali aleyhisselam min Tarih-i Medinet-i Dimaşk” c2, s 224/727)
[3] - (İbn-i Asakir “Tercümet-i İmam Ali aleyhisselam min Tarih-i Medinet-i Dimaşk” c2, s224/728 ve 729)
[4] - (el-Hamvini eş-Şafii "Feraid es-Simtayn" c1, s365 / İbn-i Asakir eş-Şafii "Tarih-i Dimaşk" c2, s224, Hadis No: 729)
[5] - (Sünen-i Tirmizî, c5, s635 / 3717; İbn-i Sabban “İs'af-ur Rağibin” s113; eş-Şeblenci “Nur-ul Ebsar” s88; el-Heysemi “Mecma-uz Zevaid” c9, s132; Tabari “er-Riyad-un Nadire” c3, s242; İbn-i Hacer “Savaik-ul Muhrika” s122; Taberanî de bunu Mu'cem-ul Evset'te Cabir'den tahriç etmiştir, c2, ss391 / 2146)
__________________
Ya Haydarı Kerrar Gayrı Ferrar Muhalife Kahhar Şiasına Gaffar...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 03-22-2011, 12:19
heyderiyem heyderiyem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 249
heyderiyem is an unknown quantity at this point
Standart

İbni Abbastan: İblis, İmam Ali Aleyhisselama arz etti: Vallah kim sana buğz etse onun üstünde babasıyla ortağım.
Kaynak: Gurer ul Ahbar, Ed Deylemi / 223
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 04-07-2011, 02:51
halil ibrahim halil ibrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 55
halil ibrahim is an unknown quantity at this point
Standart

Ebu Ebdillah HÜSEYİN Aleyhisselam buyurdu: Kim bizim sevgimizin serinliğini kalbinde bulursa annesine çokça dua etsin çünkü o babasına ihanet etmemiştir.
Kaynak: Beşerat ul Mustafa / 29
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 05-30-2011, 06:15
HuseyinAşığı HuseyinAşığı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 15
HuseyinAşığı is an unknown quantity at this point
Standart İmam Ali Aleyhisselam'ın Düşmanlarının Sıfatları

Resulullah Sallallahu aleyhi ve alihi ve selem şöyle buyurdu: Ya Ali Aleyhisselam! Kureyş’ten evliliği akitsiz olan kimseden başkası, Ensar’dan aslı Yahudi olandan başkası, Araplar’dan soyu bozuk olanlardan başka ve diğer milletlerden sapık ve bedbaht, kadınlardan ise arkadan hayız olanlardan başkası seninle düşmanlık etmez. Daha sonra o hazret mübarek kafasını yavaşça sinesine doğru eğip bir müddet sustuktan sonra başını kaldırıp şöyle buyurdu: Ey insanlar! Evlatlarınızın kalbine İmam Ali Aleyhisselam’ın muhabbet ve sevgisini yerleştirin.
Kaynak: İlel-uş Şerai c. 1 s. 142, Bihar-ul Envar c. 27 s. 151, Medinet-ul Meaciz c. 2 s. 215
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 12-12-2013, 02:54
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.408
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Ömer b. Zahir rivayet ediyor: "Birisi, İmam Cafer Sadık'a; "Kaim'e, Emirel-müminin, diye selam gönderebilir miyiz", diye sordu. İmam buyurdu; "Hayır Allah-u Teala bu lakabı sadece Hz. Ali'ye vermiş, ondan önce ve sonra kimse bu lakapla anılamaz." Adam sordu: "Peki onu ne diye selamlayayım?" Hazretleri: "Selam olsun sana ey Bakiyetullah diyerek" buyurdu.

Huzeyfe B. Yeman’ın bildirdigi bir hadiste ,Resulullah(sallallahu ve alihi) buyurdu ki: ”Eger insanlar Ali’ye ( emrul müminin) isminın ne zaman verildigini bilselerdi, Ali’nin Fazlını üstünlügünü inkar etmezdı.Hz. Adem (Aleyhisselatu vesselam) ruh ile beden arasındayken Hak Teala,( Ben sizin Rabbinızım, Muhammed Peygamberinız dır) buyurduğu zaman, ona Emrul Mü-minin ismi verilmişti.
Kaynaklar:
Dört Büyük Halife,İstanbul Bedir yayınları sayfa 276 Hz. Ali Divanı 987.sayfa


Ahmed bin Ömer nakletmiştir ki, Ebul Hasan’dan (İmam Ali B. Musa aleyhisselam) sordum ki, İmam Ali aleyhisselam niçin Emir’el Muminin olarak adlandırılmıştır? İmam aleyhisselam şöyle buyurdular;

“Çünkü O iman ehlini ilm ile gıdalandırıp, temin etmiştir. Meğer ki Allah’ın kitabında bunu duymadın mı? Biz ailemize erzak(azık) getiririz. (Yusuf 65). Başka bir rivayette de şöyle buyurmuştur: Bu isimle adlandırılmasının sebebi şudur ki, Muminlerin gıdası onun yanındadır. İmam Ali aleyhisselam yanında olan ilm ile gıdalandırmaktadır.

Şeyh Kuleyni – Usulu-kafi, c 1, s 411-412.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 09-01-2014, 07:08
Cabir bin Cufi Cabir bin Cufi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 118
Cabir bin Cufi is an unknown quantity at this point
Standart

Allame Kerâcikî (ra) “El Beyan An Cümeli İtikad-i Ehlil İman- adlı kitabında şöyle buyurmaktadır:

“Ve inanılır ki imamların en üstünü Hz.Emirülmüminin Ali bin Ebu Tâlib aleyhisselam’dır.Ondan gayrısına Emirülmüminin demek caiz değildir. Diğer imamlara hakikatte Emirülmüminin olsalar dahi ; eimme, halife, vasi,hüccet,v.s. denir.

İmamlar bu ismin anlamını kendilerine yasaklamamışlar,sadece lafzın kullanılmasını yasaklamışlardır. Bu da Emirülmüminin aleyhisselam’ın azametine saygıdan dolayıdır.....”
Kaynak:
“El Beyan An Cümeli İtikad-i Ehlil İman
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Alt 09-02-2014, 06:18
Cabir bin Cufi Cabir bin Cufi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 118
Cabir bin Cufi is an unknown quantity at this point
Standart

Şeyh Meclisî (r.a.) Seyyid İbni Tâvus’dan şu hadisi nakleder:

“Kafirler Allah’ın azabını yakınlarında gördüklerinde yüzleri kararacak. Onlara denilecek ki işte bu ayrıca istediğiniz şeydi”(1) ayeti hakkında İmam Caferi Sâdık aleyhisselam buyurdu ki:Filanca ve filanca (2) kıyamet günü Hz.Ali aleyhisselam’ın makam ve menziletini görecekler.Allah hamd bayrağını Muhammed sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem’e verecek ve o bayrağın altında bütün mukarreb melekler ve bütün resul ve nebiler duracak ve bayrağı Hz.Ali aleyhisselam’a verecek. “Yakınlarında gördüklerinde yüzleri kararacak. Onlara denilecek ki işte bu ayrıca istediğiniz şeydi”(3) Yani sürekli istediğiniz Emirülmüminin ismi ile anılmak.”(4)

Kaynaklar:
(1) Mübarek “Mülk” suresi 27. ayeti şerife.
(2 ) Maksat bu ümmette fitne tohumları ekenlerdir.bekir ve ömer
(3) Mübarek “Mülk” suresi 27. ayeti şerife.
(4) Bihar ul Envar c 37 sf 302,23.hadisi şerif.
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 02-13-2015, 06:13
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.408
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Ali (aleyhisselam)'a Muminlerin Emiri Unvanının Verilmesi

Peygamberimiz Hz.Muhammed (salallahu aleyhi ve alih) , Cebrail aleyhisselam ile sohbet ederken Hz.Ali (aleyhisselam) eve girmek istemişti. Peygamberimiz Hz.Muhammed (salallahu aleyhi ve alih) kapının ağzını perde ile kapattığı için Hz.Ali (aleyhiselam) onun meşgul olduğunu anlamış ve geri dönmüştü. Peygamberimiz Hz.Muhammed (salallahu aleyhi ve alih) bir görüşmede olduğunda kapının perdesini çekerdi ki gelenler onun meşgul olduğunu anlasın ve geri dönsün.
Cebrail aleyhisselam, Hz.Ali’nin (aleyhisselam) gelip geri döndüğünü gördüğünde şöyle buyurdu : “ Keşke müminlerin emiri bize gelip selam verseydi .” Peygamberimiz Hz.Muhammed (salallahu aleyhi ve alih) , Cebrail aleyhisselamdan Hz.Ali (aleyhisselam) hakkında bu ünvanı duyduğunda çok sevinmiş ve bunu eshabına müjdelemişti. Peygamberimiz Hz.Muhammed (salallahu aleyhi ve alih) ashabına hitaben şöyle buyurdu : “Ali müminlerin emiri ; müslümanların efendisi ; takva ehlinin imamı ; temiz ve seçkin olanların önderidir
(1)
Ehli Beytten gelen haberlere göre ise, Peygamberimiz Hz.Muhammed (salallahu aleyhi ve alih) Medine’deki bütün ashabını bir bahçede toplamıştı. Herkesin hazır olduğu anda onlara hitaben şöyle buyurmuştu : “ Hepiniz Ali’ye müminlerin emiri olarak selam vereceksiniz !!!” Hz.Selman, Hz.Ebu Zer, Hz, Mikdad, Hz.Ammar gibi olan temiz ve saf imana sahip olan eshab hiç tereddüt etmeden Peygamberimiz Hz.Muhammed (salallahu aleyhi ve alih) isteğini yerine getirdiler. Birer birer ayağa kalkıp Hz.Ali’yi “mümünlerin emiri” olarak selamladılar ve tebrik ettiler. Ebu Bekr, Ömer ve onlara yakın olan eshab ise tereddüt içinde şöyle demişlerdi :
“ Ey Muhammed Bu bize emrettiğin şey senden mi yoksa Allah’tan mı ???” Peygamberimiz Hz.Muhammed (salallahu aleyhi ve alih) de bu emrin Allah tarafından geldiğini bildirir. Bunun üzerine onlar selam verip beyat etmişlerdi. Eshabın bazılarıda Peygamberimiz Hz.Muhammed (salallahu aleyhi ve alih) şöyle sormuşlardı : “ Ey Allah’ın elçisi ! Sen hayatta olduğun halde Ali nasıl müminlerin emiri olur ?! “ Peygamber Efendimiz bunun üzerine şöyle buyurmuş : “ Ben hayatta olsam da Ali müminlerin emiridir !!!” Peygamberimiz Hz.Muhammed (salallahu aleyhi ve alih) Hz.Ali (aleyhisselam) için halktan beyat almasına eshabtan bazılan çok kızmıştı. Ömer ibin Hattab yanında duran Ebu Bekr ibin Ebi Kuhafe’ye şöyle dedi : “ Merak etme ! Muhammed öldükten sonra Ali için söylediklerini ayaklarımızın altında kılacağız
(2)
(1) Hakim “ Mustedrik “ ; İbin Hacer “El-İsabe” ; İbn’ul-Esir “Usud’ul-Ğaabe” ;
Tabarani “Mu’cim” ; Ebu Nu’aym “Hilye “ ; Hatib el-Bağdadi “Tarih” ;
Muttaki el-Hindi “Kenz” ; Heysemi “Mecma’u ez-Zevaid” ; Mecliysi “Bihar”
(2) Şeyh Saduk “ Uyun ahbar er-Rida “ ve “ Amaal “ ; Şeyh et-Tusi “Amaal” ;
Ayyaşi “ Tefsir “ ; Tabressi “El-İhticaac” ; Saffar “Basair ed-Deracaat” ; İbin
Şehraaşub “Menakib” ; Deylemiy “ İrşad el-Kulub “ ; İbin Tavus “ El-İkbaal “
Mecliysi “ Bihar
Eshabın içinde, Hz.Ali için beyan edilen ünvana karşı çıkanların olduğunu bilen Peygamberimiz Hz.Muhammed (salallahu aleyhi ve alih) eshabını toplayarak onlara hitaben şöyle buyurdu :
“ Ey insanlar ! Şanı yüce olan Allah beni sizlere peygamber olarak gönderdi ve sizin üzerinize Ali’yi halife ve başkan olarak kılmamı emretti !!! Ben kimin peygamberi isem bu yanımda duran Ali’de onun başkanıdır !!! Bu başkanhk şanı yüce Allah tarafından verilen bir makamdır ! Ali’ye itaat edip onu dinlemenizi size söylemeyi Allah bana emretti !!! Ali’nin emrine itaat etmenizi ve yasakladığı her şeye de uymanızı da Allah size emretti !!! İyi dikkat edin ve bilin ki ne benim hayatımda nede benim vefatımdan sonra hiç biriniz Ali’nin önüne başkanhk için geçmesin !!! Şanı yüce olan Allah, Ali’yi sizin üzerinize başkan kılıp ona müminlerin emiri ünvanını verdi ! Şanı yüce olan Allah bu ünvanı daha önce Ali’den başkasına hiç kimseye vermemiştir !!! Ali hakkında sizlere bildirmemi emredildiği gibi yerine getirip tebliğ ettim.Bu tebliğime itaat eden Allah’a itaat etmiş olur ve her kirn buna karşı çıkarsa hiç şüphesiz Allah’a karşı çıkmış olur !!!! Ve karşı çıkanların Allah’ın katında hiç bir huccetleri (kurtuluş yolu) kalmaz !!! Asi olanlar cehennemin ateşine doğru giderler tıpkı Allah’ın buyurduğu gibi : Kim Allah’a ve Peygamberine karşı asi olur ve hududunu aşarsa, Allah o kişiyi ebedi ateşin içinde kılacaktır ! (Nisa suresi : 14)
Meclisi “ Bihar’ul-Envar “
Kadı Ebu Hanife Nu’man el-Mağribi “Şerh el-Ahbar” (kısmen)
İbin Batriyk "'Umde” (kısmen)
Muhammed ibin Cerir et-Tabari “Kitab el-Velaye” (kısmen)
Seyyid Bahrani “Ğayet el-Meram” (kısmen)
Ebu Nu’aym el-İsfahani “Hilyet’ul-Evliya” (kısmen)
Şeyh Mufid “El-İrşaad” (kısmen)
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 02-15-2015, 07:50
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.408
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Emir-ül müminin’e (aleyhisselam) bakın kim Emir-ül Mümin İsmini Vermiş.

Enes bin Malik’in,İbni Abbas’tan rivayet ettiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem bu ismi şerifin anlamını çok güzel beyan etmiştir. Yüce peygamberimiz (salallahu aleyhi ve alih) , vasisi Emirülmüminin’e (aleyhisselam) şöyle hitap etmektedir; Allah’ın selamı o ikisine ve evlatlarına olsun;“Ve sen ey Ali! Göktekilerin emîrisin ve yerdekilerin emîrisin,geçmiş insanların emîrisin ve gelecektekilerin emîrisin, senden önce ve senden sonra emir yoktur,bu ismi Allah azze ve celle’nin izin verdiğinin dışındakilerin kullanması câiz değildir.”
Kaynak:Te’vil ul Âyat iz Zâhire fi Fezail-il İtret it Tâhire c1 sf 185 ve 186 .31.hadisi şeriften
.

Bir: Hz.Ali aleyhisselam’dan önce ve sonra hiç kimse bu isimle isimlendirilmemiştir. Bu konuda onuncu imamımız Aliyyün Naki aleyhisselam şöyle buyurmaktadır:
“Babaları Hz.Ali aleyhisselam’dan rivayet ederler ki Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem şöyle buyurdu:Göğe miraca çıktığımda rabbime iki yay mesafesi ve hatta daha yakındım. O bana birçok konuyu vahyetti.
Sonra dedi ki:Ya Muhammed!Ali bin Ebu Talib’i “Emirülmüminin” olarak adlandır. Ondan önce hiç kimseyi bu isimle adlandırmadım. O’ndan sonra da hiç kimseyi bu isimle anmayacağım.”
(1) Bihar ul Envar c 37 sf 290,2.hadisi şeriften. “Emali-i Şeyh Saduk’dan”

İki: Hz.Ali aleyhisselam’dan sonra herhangi birinin bu isimle anılmasının caiz olmadığı kesindir. Şeyh Saduk rivayet eder ki:
“Ebu Hamza el Somâli diyor ki : İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam’a şöyle arzettim: Ey Resulullah’ın oğlu! Hz.Ali aleyhisselam’a neden Emirülmüminin denildi? Çünkü hiç kimseye bu isim O’ndan önce kimseye verilmedi ve ondan sonra da birinin kullanması helal değildir.
Buyurdu ki: Çünkü o ilmin “mîre”sidir (kaynağıdır).O’ndan alınır ve O’ndan başkasından alınmaz........”(1)
Şu konuya dikkat et. İmam aleyhisselam’ın cevabı soruyu onaylar niteliktedir. Hz.Ali’den sonra birinin bu isimi kullanması helal değildir. İmam sorunun bu kısmını reddetmemiştir. Birazdan bunu onaylayan hadisler gelecektir.
Üç: Her kim bu ismi kendisi için kullanırsa yalancıdır ve Allah’a iftira etmiştir:
Bunu Seyyid İbni Tâvus r.a. şu hadiste nakleder: “Fuzeyl bin Yesâr der ki: İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam şu ayeti okudu: “Kafirler Allah’ın azabını yakınlarında gördüklerinde yüzleri kararacak.”(2) Buyurdu ki: Biliyor musun neyi görecekler? Allah’a andolsun ki Ali aleyhisselam’ı, Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem ile birlikte görecekler. “Onlara denilecek ki işte bu ayrıca istediğiniz şeydi”(3) Emirülmüminin olarak adlandırılanlardır.Ey Fuzeyl! Kıyamete kadar her kim bu isimle anılırsa vallahi iftiracı ve yalancıdır.”(4)
Dört: Her kim bu ismi kendisi için kullanırsa kâfirdir. Allah ona lanet etsin. Şeyh Kuleyni r.a. , Usul-ü Kâfi’de şöyle rivayet eder: “Ömer bin Zahir der ki : Adamın biri İmam Câferi Sâdık aleyhisselam’a Mehdi aleyhisselam’a Emirülmüminin adıyla selam vermenin hükmünü sorduğunda buyurdu ki: Olmaz,bu öyle bir isimdir ki Allah bu ismi Emirülmüminin’e özel olarak koydu. Ondan önce veya ondan sonra bu ismi kendisine alanlar kafirdir.
Dedim ki : Canım sana feda olsun!O’na nasıl selam verelim?
Buyurdu ki: Şöyle söyleyin : Esselamu aleyke yâ
Beqiyyetullah! Sonra şu ayeti okudu: “Eğer mümin olsanız

(1) İlel uş Şerâyi’ c1 sf 160,129.bab,1.hadisi şeriften.
(2) ve (3) Mübarek “Mülk” suresi 27.ayeti şerifeden.
(4) Müstedrek ul Vesâil c 10 sf 401,7.hadisi şerif.
Beqiyyetullah sizin için hayırlıdır. (1) ”(2)
Aynı manayı Şeyh Meclisî (r.a.) Seyyid İbni Tâvus’dan şu hadisle nakleder:
Kafirler Allah’ın azabını yakınlarında gördüklerinde yüzleri kararacak. Onlara denilecek ki işte bu ayrıca istediğiniz şeydi”(3) ayeti hakkında İmam Caferi Sâdık aleyhisselam buyurdu ki: Filanca ve filanca (4) kıyamet günü Hz.Ali aleyhisselam’ın makam ve menziletini görecekler. Allah hamd bayrağını Muhammed sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem’e verecek ve o bayrağın altında bütün mukarreb melekler ve bütün resul ve nebiler duracak ve bayrağı Hz.Ali aleyhisselam’a verecek. “Yakınlarında gördüklerinde yüzleri kararacak. Onlara denilecek ki işte bu ayrıca istediğiniz şeydi”(5) Yani sürekli istediğiniz Emirülmüminin ismi ile anılmak.”(6) Bu ayetin bu tefsir ile açıklanması Emirülmüminin adını Hz.Ali aleyhisselam’dan başka alanların kafir olduğuna açıkça delalet eder.Çünkü buyuruyor ki: “Kafir olanların yüzü” Bu konuda bu kadar söz yeterlidir.
Beş: Bu isimi Hz.Ali aleyhisselam’dan başka kullananların hasta olduğudur: Bu konuda İbni Şehr âşub, “Menakıb-ı Âl-i Ebi Tâlib” adlı kitabında şöyle nakleder: “Adamın biri İmam Caferi Sâdık aleyhisselam’a Emirülmüminin deyince şöyle buyurdu: Sus! Kendisinin bu isimle anılmasına razı olanlarda Ebu Cehil hastalığı (7) vardır.”(8)
Hadislerde buyurulan Hz.Ali’den başka kendisine Emirülmüminin adını alan bu yalancı, iftiracı ve kafirlerin üzerine Allah’ın, meleklerinin ve bütün insanların laneti olsun.
(1) Mübarek “Hûd” suresi 86. ayeti şerife.

(2) Usul ü Kâfi c1 sf 411 ve 412, 2.hadisi şerif.
(3) Mübarek “Mülk” suresi 27. ayeti şerife.
(4) Maksat bu ümmette fitne tohumları ekenlerdir.
(5) Mübarek “Mülk” suresi 27. ayeti şerife.
(6) Bihar ul Envar c 37 sf 302,23.hadisi şerif.
(7) Ebu Cehil’in hastalığı arap kabileleri arasında meşhur bir atasözüdür.Bkz.Cumhuret ul Emsâl (Ebu Hilal el Askeri) c1 sf 355, 757.atasözü.Mecme’ul Emsâl (Meydani) c1 sf 261 ve 262, “El Musteqsâ” (Zamahşeri) v.s....
(8) “Kenz ul Fevâid” adlı kitapta mevcut “El Beyan” adlı risaleden sf 112.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 02-18-2015, 06:10
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.408
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

1. “Eban bin Selt, İmam Caferi Sadık aleyhisselam’dan rivayet eder ki:
Emirülmüminin isiminin sebebini sorduğunda buyurdu ki: İlimin mîre (1)’si anlamındadır. Bütün alimler ondan ilim alır ve onun ilminden yararlanır.”(2)

2. Selman-ı Muhammedi –Allah’ın rizvanı ona olsun-Hz.Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem’e “Emirülmüminin” kelimesinin manasını sorduğunda şöyle buyurdu: “O onlara ilim yedirir. İlim ondan alınır ve o hiç kimseden bir şey almaz.”(3)

3. Cabir el Cu’fi diyor ki: İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam’a dedim ki: Canım sana feda olsun! Emirülmüminin’e neden Emirülmüminin denildi?
Buyurdu ki: Çünkü o müminlere ilim verir. Allah azze ve celle’nin kitabını okumadın mı? “Biz kendi ehlimize “ilim” veririz.(4)”(5)
Başka bir rivayette de aynı mana şöyle rivayet edilmiştir: “Abdülmümin dedi ki: !Emirülmüminin’e neden Emirülmüminin denildi?Buyurdu ki: Çünkü müminlerin ilmi ondandır. O onlara ilim verirdi.”(6)
kaynaklar:
1) Mire; İnsanın bir yerden bir yere giderken yanında götürdüğü azık yemeğidir.
(2) Bihar ul Envar c 37 sf 334. “Menakıb-ı İbni Şehr Âşub’dan.”
(3) A.g.e.
(4) Mübarek “Yusuf” suresi 65. ayeti şerife.
(5) Maanil Ahbar sf 63,13.hadisi şerif.
(6) Bihar ul Envar c 37 sf 295,11.hadisi şerif. “Basâir ud Derecât’tan”


“Ebu Hamza,İmam Zeynelâbidin aleyhisselam’dan rivayet eder ki adamın birisi Hz.Ali aleyhisselam’ın yanına gelerek şöyle sordu: Ey Ebel Hasan!Sen Emirülmüminin olduğunu iddia ediyorsun. Seni kim müminlere emîr olmarak karar kıldı?
Buyurdu ki: Allah azze ve celle beni onlara emîr olarak karar kıldı. Adam Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem’in yanına giderek dedi ki: Ya Resulullah!Beni Allah müminlere emir olarak karar kıldı diyen Ali doğru mu söylüyor?
Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem gazaplanarak buyurdu ki: Ali’nin müminler üzerindeki emirliği Allah’ın arşın üstünde karar kıldığı bir velayet akdidir. Melekleri de bu konuda şahit karar kıldı. Şüphesiz Ali Allah’ın halifesidir, Allah’ın hüccetidir, o müslümanların imamıdır. Ona itaat etmek Allah’a itaat etmekle birdir. Ona isyan etmek Allah’a isyan ile birdir. Her kim onu tanımazsa beni tanımaz,her kim onu tanırsa beni tanır. Onun imametini inkar eden benim nübüvvetimi inkar etmiş olur.Onun emirliğine karşı çıkan, benim risaletime karşı çıkmış olur. Onun faziletlerini reddeden beni kusurlu saymış olur. Ona karşı savaşan bana karşı savaşmış olur.Ona küfreden bana küfretmiş olur. Çünkü o bendendir,benim toprağımdan yaratılmıştır. Ve o kızım Fatıma’nın zevcidir. Evlatlarım Hasan ve Hüseyn’in babasıdır. Sonra o hazret buyurdu ki:
Ben, Ali,Fatıma,Hasan ve Hüseyn ile Hüseyn’in dokuz evladı Allah’ın yarattıklarına hüccetleriyiz. Bizim düşmanımız Allah’ın düşmanı, bizim dostlarımız da Allah’ın dostlarıdır.”
(1) Mecalis-i Şeyh Sadûk r.a. sf 113 ve 114.8.hadisi şerif,27.meclisten.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 03-20-2015, 07:44
aliyenveliyullah aşkı aliyenveliyullah aşkı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jan 2013
Mesajlar: 738
aliyenveliyullah aşkı is an unknown quantity at this point
Standart Göktekilerin ve Yerdekilerin Emîri

Enes bin Malik’in,İbni Abbas’tan rivayet ettiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem bu ismi şerifin anlamını çok güzel beyan etmiştir.Yüce peygamberimiz, vasisi Emirülmüminin’e şöyle hitap etmektedir-Allah’ın selamı o ikisine ve evlatlarına olsun-; “Ve sen ey Ali!Göktekilerin emîrisin ve yerdekilerin emîrisin,geçmiş insanların emîrisin ve gelecektekilerin emîrisin, senden önce ve senden sonra emir yoktur,bu ismi Allah azze ve celle’nin izin verdiğinin dışındakilerin kullanması câiz değildir.”
Kaynak:Te’vil ul Âyat iz Zâhire fi Fezail-il İtret it Tâhire c1 sf 185 ve 186 .31.hadisi şeriften.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 09:04


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.