aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | HİLAFET | HİLAFET-VELAYET

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 08-07-2018, 02:55
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.408
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart İmam Ali (aleyhisselam)'ı Sevmek Farzdır

“Allah'ı sevmenin çok işaretleri vardır. Bunlardan en önemlisi Allah'ın sevdiklerini sevmektir. Yani siz Allah’ın sevdiklerini severseniz Allah'ı sevmiş olursunuz. Aslında bu işin başlangıcı da böyledir. Allah'ı sevdi diye bir insanı severseniz, onun kalbine tecelli eden ilahi sevgi sizinkine de akseder. Böylece siz o kulu sevdiğiniz ölçüde Allah'ı sevmiş olursunuz. Neticede peygamberlerin, Vasisinin sevilmesi de buradan kaynaklanıyor” deniliyor.
Bu mânâda Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Amellerin en üstünü, Allah için sevmek, Allah için nefret etmektir." (Ebû Dâvud, 4599).

Bir başka hadis-i şerifte ise Allah için sevmenin, imanın kemâlâtından olduğu vurgulanmıştır: “Allah için seven, Allah için nefret eden, Allah için veren, Allah için tutumlu olan, imânını kemâle ulaştırmıştır." (Ebû Dâvud, Sünen, sünne 6).

Eğer Allah'ın emirlerine itaat ediyorsanız, emirlerine uyuyorsanız, bu da Allah'ı sevdiğinizin alametidir. Müslüman olarak herkes kendini kontrol edebilir. Eğer Allah'ın sana emrettiklerini yerine getiriyorsan bil ki sen Allah'ı seviyorsun.”
Farz; yapılması din yönünden kesin şekilde gerekli olan herhangi bir görevdir. Farz-ı ayn ise; yükümlü (mükellef) olan herkesin yapmak zorunda olduğu farzdır. Beş vakitte kılınan namazlar gibi...
“Müslümanım, Aleviyim, Hz. Ali’nin şiasıyım” diyen tüm Müslümanlara da farz-ı ayn olduğunu Meveddet ayetiyle farz kılındığıdır.
Peygamber Efendimiz, “Bir kul, ben kendisine, kendisinden; ailem, ailesinden; akrabam, akrabasından; zâtım, kendi zâtından daha sevimli olmadıkça tam iman etmiş sayılamaz” buyuruyor. (Taberânî, el-Mu'cemu'l-Kebîr ve el-Mu'cemu'l-Evsat).
Bu hadis-i şeriflerden anlaşılıyor ki, gerçek manada iman etmek ve imanın tadını almak için Allah ile beraber Peygamber Efendimiz'i de her şeyden fazla sevmek gerek.
İş sadece Peygamber Efendimiz'i her şeyden fazla sevmekle bitmiyor. Cenab-ı Hakk buyurdu ki: “De ki: Ben bu (peygamberliğimi tebliğime) karşılık, Ehli Beytime sevgiden başka sizden hiçbir ücret istemiyorum.” (Şura, 23). Bu ayet-i kerime Hz. Ali, Hz. Fâtımâ, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i ve onların pak soyunu sevmek hususunda nâzil olan “Meveddet ayeti”dir.
De ki: Sizden hiçbir ücret beklemiyorum” âyeti (Şûrâ, 42/23) inince, şöyle dediler: "Ey Allah Resûlü! Kendilerini sevmemiz gereken akrabaların kimdir?” Şöyle buyurdu: "Onlar, Ali, Fâtıma ve iki oğludurlar." (Taberânî).

Yine çok bilinen bir hadis-i şerifte belirtildiği gibi, “kişi sevdiği ile beraberdir.” Haklarında inen ayet ve hadislerden biliyoruz ki, Ehl-i Beyt cennet ehlidir. Kişi bu dünyada da, cennette de onlarla beraber olmak istiyorsa onları sevmek zorundadır.
Câbir diyor ki: Resûlullah’ın şöyle buyurduğunu duydum: “Herkes iyi ya da kötü sevdiği kişiyle haşrolur. İnsan sevdiği kişinin iyi ya da kötü ameline razı olursa onun amellerine ortak sayılır.”
Cabir devamla: “Ey Atiyye! Eğer Ehl-i Beyt’in düşmanları namaz kılan, oruç tutan kimseler olsalar bile onlara düşman ol ve yine Ehl-i Beyt’in dostları günahkâr kimseler olsalar bile onlarla iyi geçin. Çünkü Ehl-i Beyt’in dostları cennet, düşmanları da cehennem ehlidirler.” (Biharü’l-Envar, c.68, s.130).

Ammar b. Yâsir, Resûlullah’tan şöyle nakletmiştir: “Bana Allah tarafından şöyle vahyedildi: Kim Bana ve Ali b. Ebi Tâlib’in velayetine iman ederse, Cennette Benimle olacaktır, binaenaleyh kim O’nu severse, Beni sevmiştir ve kim Beni severse Allah’ı sevmiştir.” ( İmam Ali, s.100; İhkakü’l Hak, c.6, s.437).

“Kim Benim gibi yaşamayı, Benim gibi ölmeyi ve Rabbimin hazırladığı Adn Cenneti’nde yer almayı istiyorsa, Benden sonra Ali’nin velayetini kabul etsin. O’nu seveni sevsin ve O’ndan sonraki imamlara uysun. Hiç kuşkusuz onlar, Benim ıtretimdirler. Allah onları Benim etim ve kanımdan yaratmıştır. Onlar Benim idrak ve ilmime sahiptirler. Ümmetimden onların fazilet ve üstünlüklerini inkâr edenlerin vay haline! Allah onları Benim şefaatime ulaştırmasın.” ( İmam Ali, s.101; el-Emali, Şeyh Tusi, c.2, s.191).

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: “Ali’yi hiçbir münafık sevmez, hiçbir mü’min de Ali’den nefret etmez.” (Tirmizî, 3717).

Ebû Râfi’den:
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem Ali hakkında şöyle buyurdu: “Bilin ki Cebrail Bana gelerek şöyle dedi: Ey Muhammed, Rabb’in Sana Ali b. Ebi Tâlib’in sevgisini emretmektedir.” ( İmam Ali, s.104; Biharü’l-Envar c.39, s.273).

Allah sizlere, Benden sonra Ali’nin itaatini farz kılmıştır; nasıl ki Benim itaatim sizlere farzdır! Yine sizleri O’na karşı gelmekten sakındırmıştır; nasıl ki Bana karşı gelmekten sakındırmıştır ise! Ali’nin sevgisi iman ve O’nun düşmanlığı küfürdür. Ben ve O, bu ümmetin iki babalarıyız.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.97; İhkakü’l-Hak c.7, s.216).

“Cebrail, Allah indinden Bana gelerek yeşil bir yaprak getirdi. O yaprağın üzerinde beyaz bir yazıyla şöyle yazılıydı: Hiç kuşkusuz Ben Ali b. Ebi Tâlib’in muhabbetini, yarattıklarıma farz kıldım. O halde bunu onlara ilet.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.120; Biharü’l-Envar c.39, s.297).

Abdüsselam bin Salihi’l-Hirevi, İmam Ali b. Musa Rıza’dan, o da babalarından, onlar da Resûlullah’tan şöyle nakletmişlerdir:
Resûlullah buyurdu ki: “Yüce Allah, Benden daha üstün ve indinde Benden daha değerli bir yaratık yaratmamıştır.”
Ali, “Ya Resûlallah, Sen mi daha üstünsün; Cebrail mi?” diye sorduğunda, Hz. Peygamber buyurdu ki: “Ey Ali, şüphesiz Allah (c.c.), mürsel peygamberlerini mukarreb meleklerine üstün kılmıştır. Beni de bütün peygamberlere ve resullere üstün kılmıştır. Üstünlük Benden sonra Sana ve Senden sonraki imamlara aittir. Hiç şüphesiz melekler, bizim ve sevenlerimizin hizmetçisidirler. Ey Ali, Arş’ı taşıyan melekler ve etrafındakiler, Rablerinin hamdıyla tesbih eder ve bizim velayetimize iman edenlere mağfiret dilerler. Ey Ali, Biz olmasaydık, Yüce Allah, ne Âdem’i yaratırdı, ne Havva’yı, ne Cenneti yaratırdı, ne Cehennemi, ne göğü yaratırdı, ne de yeri. Biz meleklerden nasıl üstün olmayız? Oysa biz tevhid konusunda, Rabbimizi tanıma ve O’na tesbih, takdis ve tehlil etme hususunda onlardan öne geçtik.
” (Kemalu’d-Din s. 254; Meheccetü’l-Beyza, c.1, s.226).

Resûlullah’ın Hz. Ali’ye hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
“Ya Ali, şüphesiz melekler Senin muhabbet ve velayetinle Allah’a yakınlaşıyorlar. Allah’a and olsun ki, gökte Seni sevenler, yerdekilerden fazladır
.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali; İhkâkü’l-Hak, c.6, s.499).


Peyqamber (saa) şöyle buyurdu: “Aliyyun Hayrul beşer. Femen eba feqad kefera”, yani “Ali Beşerin En Hayırlısıdır. Bunu kabul
etmeyen kafirdir”.

Sünni Kaynaklar:
1) Zeheb “Mizanul-etidal”: c.1, sah.521 ve c.2, sah.404 2) “Tahzib Tarixi- Dimeşq”: c.2, sah. 445 3) Muhemmed
ibni Yusif Genci Şafei “Kifayetut-talib”: sah.244 4) İbni Adi “El-Kamil”: c.4, sah.10 5) Hatib Bağdadi “Tarihi-Bağdad”:c .7, sah.433 7) “Tarihi Medineti-Dimeşq”: c.42, sah.372 “Siyeru alemun-nubela”: c.8, sah.205 ve c.18, sah.310 9) “Lisanul- mizan”: c.2, sah.252 ve c.3, sah.268 10) İbni Kesir “El-Bidayetu ven-nihaye”: c.7,sah.395 11) Bilazeri “Ensebul-eşref”: c.2, sah.103, rivayet: 35 12) Suyuti “El-leyaliel-mesnua”: c.1, seh.169-170

__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 08-07-2018, 03:07
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.408
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Abdullah b. Abbas’tan rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurur:
“Ya Ali, Senin insanlar arasındaki misalin, Kur’an’daki ‘Kul huvallahü ahad’ sûresi gibidir. Kim bu sûreyi, bir defa okursa Kur’an’ın üçte birini okumuş gibi olur. İki defa okursa Kur’an’ın üçte ikisini okumuş gibi olur. Üç defa okursa Kur’an’ın hepsini okumuş gibi olur. Aynı şekilde ey Ali, kim Seni kalbiyle severse imanın üçte birini elde etmiş olur. Kim hem kalbiyle, hem de diliyle severse (diliyle Sana yardımcı olursa) imanın üçte ikisini elde etmiş olur, kim kalbiyle, diliyle ve eliyle severse (eliyle ve diliyle Sana yardımcı olursa) imanın hepsini kendinde toplamış olur. Beni hak peygamberliğe seçen Allah’a and olsun ki, yer ehli de Seni gök ehli gibi sevselerdi, Allah onlardan hiçbirini (Cehennem) ateşiyle azaplandırmazdı.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali; İhkâkü’l-Hak, c.5, s.621; el-Mehâsin, s. 153).

Hz. Peygamber (s.a.v.), Hz. Ali’nin elini kaldırdı ve şöyle ilan etti: “Ali Bendendir, Ben de O’ndanım. Ali Benim velimdir, Benim nâmıma borcumu öder. Ben kimin mevlâsı isem Ali de onun mevlâsıdır. Ben O’na dost olanın dostuyum, düşmanının da düşmanıyım. Allah’ım, Ali’yi seveni sev, düşman olana Sen de düşman ol. O’na yardım edene de yardım et!” (Nesai, Hasais, Hd. No. 66, 95, 96; İbn Kesir, Bidaye, V, 212; el Bezzar, III, 188; Tirmizi, X, 221, Tuhfe; Ahmed ibn Hanbel, Müsned, IV, 164-5 ve V, 3247).

“Ehl-i Beyt’imin Bana en sevimlisi ve Kendimden sonraya bıraktığım en üstün kimse Ali b. Ebi Tâlib’dir.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali; el-Emâli, Şeyh Sâduk s. 385).

Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ey Ensar topluluğu! Sizleri sıkıca sarıldığınız takdirde asla sapmayacağınız bir kimseye hidayet edeyim mi?”
Ashab, “Evet ya Resûlallah” deyince, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sarılmış olduğunuz takdirde dalalete düşmeyeceğiniz o kimse (gördüğünüz) bu Ali’dir. Öyleyse Benim sevgimle O’nu seviniz; Benim kerametimle O’na ikramda bulununuz. Şüphesiz Cebrail, Allah tarafından size söylediklerimi Bana emretti.
” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali; Hafız Ebu Nuaym Ahmed b. Abdullah İsfahani, Hilyetü’l-Evliya, c.1, s.63).

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem Ali hakkında şöyle buyurdu:
"Kim ondan nefret ederse, benden nefret etmiş olur, kim de benden nefret ederse, Allah'tan nefret etmiş olur. Kim onu severse beni sevmiş olur. Kim beni severse Allah'ı sevmiş olur." (Bezzâr).
"Allah bana dört kişiyi sevmemi emretti, Kendisinin de onları sevdiğini bana bizzat bildirdi."
Dediler ki: "Kimdir onlar? Adlarını söyle, ey Allah Resûlü!"
"Ali onlardandır -Bunu üç kere tekrarladı- Sonra Ebû Zer, Mikdâd ve Selmân. Onları sevmemi emretti ve kendisinin de onları sevdiğini bana bildirdi.
" (Tirmizî).

Ali (aleyhisselam)'dan:
“Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Hasan ile Hüseyin'in elinden tutup şöyle buyurdu: Kim beni, bu ikisini ve bunların anne ve babalarını severse, kıyamet günü, benimle beraber, benim derecemde olur.” (Tirmizî, 3733).

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin'e şöyle buyurdu: “Ben, sizin düşmanınıza düşman, dostunuza dostum.” (Tirmizî, 3870).

Selman-ı Farisi’den şöyle nakledilmiştir:
Resûlullah’ı gördüm ki, Ali b. Ebi Tâlib’in bacağına ve göğsüne dokunarak şöyle buyurdu: “Seni seven Beni sevendir. Beni seven ise Allah’ı sevendir. Sana düşman olan Bana düşman olmuştur. Ve Bana düşman olan Allah’a düşman olmuştur.” (Taberani, Mu’cemi’l-Kebir).

Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ali b. Ebi Tâlib’in velayeti Allah’ın velayetidir. O’nu sevmek, Allah’ın ibadeti ve O’na uymak Allah’ın farizasıdır. O’nun dostları, Allah’ın dostları ve O’nun düşmanları, Allah’ın düşmanlarıdır. O’nun savaşı, Allah’ın savaşı ve O’nun barışı Allah’ın barışıdır.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.100; İsbatü’l-Hüdat, c. 2, s. 51).

“Ben göğe çıkarıldığımda ve Rabbime iki yay veya daha yakın olduğumda Allah Teala tarafından Bana şöyle nida edildi: ‘Ey Muhammed, yeryüzünde kimin Seninle birlikte olmasını istiyorsun?’ Dedim ki: ‘Aziz ve Cebbar (Rabb’im) kimi sever ve sevmemi emrederse onu severim.’ Allah Teala’dan şu nidayı duydum: Ey Muhammed, Ali’yi sev, zira Ben O’nu ve O’nu seveni seviyorum.” ( (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.120; İhkâkü’l Hak, c. 7, s. 152) ).

“Ey insanlar, Ali’yi sevin. Zira hiç şüphesiz Allah O’nu seviyor (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.121; İhkâkü’l Hak, c. 7, s. 146).

“Hiç kuşkusuz Benden sonra Ali sizin velinizdir. O halde Ali’yi sevin, zira O ancak emredildiğini yapmaktadır (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s121; İhkakü’l Hak, c. 15, s. 111).

“Bilin ki, kim Ali’yi severse Beni sevmiştir. Kim de Beni severse Allah ondan razı olur. Allah da bir kimseden razı olursa onu Cennetle mükâfatlandırır.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.121; Biharü’l Envar c. 27, s. 114).

Hâris, Hz. Ali b. Ebi Tâlib’den şöyle nakletmiştir: “Kim Beni severse, kıyamet gününde Beni sevdiği şekilde görür. Kim de Bana düşmanlık beslerse kıyamet günüde Beni sevmediği şekilde görür(Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.121; El-Emâli, Şeyh Tusi, c. 1, s. 183).

“Ali b. Ebi Tâlib’den asla ayrılmayın; şüphesiz O sizin mevlânızdır; o halde O’nu sevin. O sizin büyüğünüzdür; o halde O’na uyun. O sizin âliminizdir; o halde O’na saygı gösterin. O sizin Cennete doğru kılavuzunuzdur; o halde O’na hürmet edin ve sizi davet ettiğinde davetini kabul edin. Size emirde bulunduğu vakit itaat edin. O’nu Benim sevgim için sevin. Benim saygım için O’na saygı gösterin. Ali hakkında size bu söylediklerimin hepsi Rabbimin Bana emrettiği şeylerdir (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.98; Kenzü’l-Fevaid, s. 209).

İbn-i Abbas’tan rivayetle Resûlullah şöyle buyurdu: “Hiç şüphesiz, Allah (c.c.), Benimle Ali arasında kardeşlik bağı oluşturdu. Yedi göğün fevkinde kızımı O’na nikâhladı, mukarreb meleklerini de buna şahit tuttu ve O’nu vasi ve halife tayin etti. O halde, Ali Bendendir, Ben de O’ndanım. O’nu seven Beni sevendir, O’na düşman olan, Bana düşmandır. Hiç şüphesiz melekler O’nun muhabbetiyle Allah’a yakınlaşmaktadırlar.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.70; İsbatü’l-Hüdât, c. 2 s. 55; El-Emali, Şeyh Sâduk, s. 108).

“Ali b. Ebi Tâlib, Allah’ın ve Benim halifemdir. Allah’ın ve Benim hüccetimdir. Allah’ın ve Benim kapımdır. Allah’ın ve Benim seçtiğimiz kimsedir. Allah’ın ve Benim habibimdir. Allah’ın ve Benim dostumdur. Allah’ın ve Benim kılıcımdır. O Benim kardeşim, arkadaşım, vezirim, vasimdir, O’nu seven Beni sevendir. Ve O’na buğzeden Bana buğzedendir. O’nun dostu Benim dostumdur. Ve O’nun düşmanı, Benim düşmanımdır. O’nun eşi, Benim kızımdır ve O’nun evlatları Benim evlatlarımdır. O’nun savaşı Benim savaşımdır, O’nun sözü, Benim sözümdür. Ve O’nun emri Benim emrimdir, o vasilerin efendisi ve ümmetlerin en hayırlısıdır.” ( İmam Ali, s.112; İsbatü’l-Hüdat c. 2, s. 57).
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 08-07-2018, 03:14
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.408
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurdu: “Ya Ali, Sen Benim kardeşim, vârisim, vasimsin. Seni seven, Beni sevendir, Sana buğzeden, Bana buğzedendir. Ya Ali, Ben ve Sen bu ümmetin iki babasıyız. Ya Ali, Ben Sen ve Senin evlatlarından olan imamlar, dünyada efendiler ve ahirette padişahlarız, Bizi tanıyan, Allah (Azze ve Celle)’yi tanır ve Bizi inkâr eden Allah (azze ve celle)’yi inkar etmiş olur.”
“Kim ondan nefret ederse, benden nefret etmiş olur, kim de benden nefret ederse, Allah’tan nefret etmiş olur. Kim onu severse beni sevmiş olur. Kim beni severse Allah’ı sevmiş olur
(Bezzâr; Heysemî, Mecma’ IX, 129).

İmam Sâdık, İmam Muhammed Bâkır’dan, o da Hz. Cabir’den şöyle rivayet etmiştir:
“Ben ve Abbas Resûlullah’ın yanında oturuyorduk; o sırada Ali içeri girip selam verdi. Hz. Peygamber, selamını aldı ve kalkıp O’nu kucakladı. İki gözünün arasından öptü. Ardından sağ tarafına oturttu. Abbas, ‘Ya Resûlallah, O’nu seviyor musun?’ diye sordu. Resûlullah şöyle cevap verdi: Ey amca, Allah’a and olsun ki, Allah O’nu çok seviyor. Allah, her peygamberin neslini onların sulbünde karar kılmıştır. Ama Benim neslimi Ali’nin sulbünde karar kıldı.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.54; İhkâkü’l-Hak, c. 7, s. 5).


Ümmü Seleme diyor ki : Duydum ki, Resulullah (s.a . v.) Ali'ye ( as ) dedi ki : "Ey Ali! Sana bu 3 gruptan olmayan hiç kimse öfke etmez,, Düşmanlık Yapmaz: veledüzzina, munafik ve annesi aybaşı olanda amele gelen "

(Şeyh Saduk "İleluş-Seraye" kitabı, cilt 1 / sayfa 143)


Abdullah b. Ömer’den:
Resûlullah’a Ali b. Ebi Tâlib hakkında sorduğumuzda öfkelenerek şöyle buyurdu: “Ne olmuş bazı gruplara? Öyle bir kimsenin hakkında ileri geri konuşuyorlar ki, Allah katında aynı Benim sahip olduğum mertebeye ve Benim sahip olduğum makama sahiptir. Nübüvvet hariç.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.75; Biharü’l Envar, c. 27, s. 114).

İmam Hasan’dan şöyle nakledilmiştir:
Resûlullah, “Bana Arapların efendisini çağırın” dedi. Maksadı Ali b. Ebi Tâlib idi. Aişe, “Arapların efendisi Sen değil misin?” deyince şöyle buyurdu: “Ben Ademoğulları’nın efendisiyim. Ali ise Arapların efendisidir.” Ali geldiğinde Ensar’ın peşine gönderdi. Yanına geldiklerinde onlara hitaben şöyle buyurdu: “Ey Ensar topluluğu, size Benden sonra sarıldığınız takdirde asla dalalete düşmeyeceğiniz şeyi göstereyim mi?” “Evet, Ya Resûlallah” dediklerinde şöyle devam etti: “Bu Ali’dir. O’nu Benim sevgim için sevin. O’na Ben değer verdiğim için değer verin. Saygı gösterin. Bunu bana Cebrail emretti. Bunu Ben Allah (c.c.) tarafından size söyledim.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.76; Hilyetü’l-Evliya c. 1, s. 102).

Ammar b. Yâsir, Resûlullah’tan şöyle nakletmiştir:
“Bana Allah tarafından şöyle vahyedildi: Kim Bana ve Ali b. Ebi Tâlib’in velayetine iman ederse, Cennette Benimle olacaktır, binaenaleyh kim O’nu severse, Beni sevmiştir ve kim Beni severse Allah’ı sevmiştir.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.100; İhkakü’l-Hak, c. 6, s. 437).

“Biliniz ki, Ali’yi seven kimse göklerde ve yerde Allah’ın (muhabbetinin) esiri olarak adlandırılır.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.123; Fezailü’ş-Şia, s. 4; Biharü’l Envar, c. 27, s. 115).

Hz. Ali’den, Resûlullah’ın kendisine hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
“Ya Ali, Sen Benim vasimsin, Senin savaşın Benim savaşımdır ve Senin barışın Benim barışımdır. Sen imamsın, tertemiz ve masum olan onbir imamın da babasısın ki yeryüzünü adaletle dolduracak Mehdi de onlardandır. O’na düşmanlık besleyenlerin vay haline! Ya Ali, bir kimse Seni ve evladını Allah için severse, Allah onu seninle ve evladınla haşredecektir. Siz de yüksek derecelerde Benimle beraber olacaksınız. Sen Cenneti ve ateşi bölensin. Sevenlerini Cennete ve düşmanlarını (Cehennem) ateşine sokacaksın.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.111; İhkakü’l Hak c. 4, s. 264).

Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Hiç şüphesiz Ben Ali’denim. Ali de Bendendir. O Benim tıynetimden yaratılmıştır. Benden sonra halkın imamı da O’dur. Benim sünnetimde ihtilaf ettiklerini onlara açıklayacaktır. O, mü’minlerin emiri, yüzü akların önderi, mü’minlerin reisi, vasilerin en iyisi, dünya kadınlarının efendisinin eşi, hidayet imamlarının babasıdır. Ey insanlar, kim Ali’ye muhabbet beslerse Ben de O’na muhabbet beslerim ve kim Ali’ye buğzederse Ben de O’na buğzederim. Kim Ali ile ilişkide olursa, Ben de O’nunla ilişki kurarım. Kim Ali ile ilişkiyi keserse Ben de O’nunla ilişkiyi keserim. Kim Ali’ye cefa ederse, Ben de O’na cefa ederim. Kim Ali’yi severse Ben de O’nu severim. Kim Ali’ye düşmanlık beslerse Ben de O’na düşman kesilirim.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.91; El-Emali, Şeyh Sâduk s. 109).

“Ali b. Ebi Tâlib, Allah’ın ve Benim halifemdir. Allah’ın ve Benim hüccetimdir. Allah’ın ve Benim kapımdır. Allah’ın ve Benim seçtiğimiz kimsedir. Allah’ın ve Benim habibimdir. Allah’ın ve Benim dostumdur. Allah’ın ve Benim kılıcımdır. O Benim kardeşim, arkadaşım, vezirim, vasimdir, O’nu seven Beni sevendir. Ve O’na buğzeden Bana buğzedendir. O’nun dostu Benim dostumdur. Ve O’nun düşmanı, Benim düşmanımdır. O’nun eşi, Benim kızımdır ve O’nun evlatları Benim evlatlarımdır. O’nun savaşı Benim savaşımdır, O’nun sözü, Benim sözümdür. Ve O’nun emri Benim emrimdir, o vasilerin efendisi ve ümmetlerin en hayırlısıdır.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.111; Kenzü’l-Fevaid s.185).

“Ya Ali, Sen ve Senden sonraki (diğer) imamlar Allah’ın kullarına hücceti ve yaratıkları arasında nişanelerisiniz. Kim, sizden bir tanesini bile inkâr ederse, aslında Beni inkâr etmiştir. Kim de sizden birisine karşı gelirse aslında Bana karşı gelmiştir. Size cefa eden, Bana cefa etmiştir. Kim sizinle ilişki kurarsa, Benimle kurmuştur. Kim size itaat ederse, Bana itaat etmiştir. Kim size dost olursa, Bana dost olmuş ve kim size düşmanlık yaparsa Bana düşmanlık yapmıştır. Zira hiç şüphesiz sizin hepiniz Bendensiniz. Benim tıynetimden yaratılmışsınız, Ben de sizdenim.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.119; İsbâtü’l-Hüdat c. 1, s. 519).

“… Ve Beni sevdiğini iddia edip de Sana düşman olan yalan söylüyor. Zira hiç şüphesiz Sen Bendensin, Ben de Senden. Senin etin Benim etimden, Senin kanın Benim kanımdan, Senin ruhun Benim ruhumdan, Senin gizlin Benim gizlimden, Senin açığın Benim açığımdandır; Sen Benim ümmetimin imamı ve Benden sonra onların üzerindeki halifemsin. Sana itaat eden saadete kavuşur ve Sana muhalefet eden bedbaht olur. Seni seven kârlı çıkar ve Sana düşmanlık besleyen hüsrana uğrar. Senden ayrılmayan kurtuluşa erer. Senden ayrılan helak olur. Senin ve Benden sonra Senin evladından gelecek imamların misali, Nuh’un gemisinin misalidir. Ona binen kurtulur, binmeyen boğulur.” (Kemâlü’d-Din s. 241).
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 08-07-2018, 03:18
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.408
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ya Ali, Sen Benim kardeşim, vârisim, vasimsin. Seni seven, Beni sevendir, Sana buğzeden, Bana buğzedendir. Ya Ali, Ben ve Sen bu ümmetin iki babasıyız. Ya Ali, Ben Sen ve Senin evlatlarından olan imamlar, dünyada efendiler ve ahirette padişahlarız, Bizi tanıyan, Allah (Azze ve Celle)’yi tanır ve Bizi inkar eden Allah (Azze ve Celle)’yi inkar etmiş olur.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.113; Yenabiü’l–Mevedde s. 123).

“Ya Ali, Sen Benim kardeşimsin, Ben de Senin kardeşin. Ya Ali, Sen Benim vasim, halifem ve Benden sonra ümmetimin imamısın; kim Seni severse, Allah’ı sevmiştir, kim Sana düşman olursa, Allah’a düşman olmuştur. Sana buğzeden, Allah’a buğzetmiştir; Sana yardım eden, Allah’a yardım etmiştir; Seni yalnız bırakıp Senden ayrılan, Allah’tan ayrılmıştır.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.114; El–Emali, Şeyh Sâduk s. 288).

Yine Selman–ı Farisi’den şöyle nakledilmiştir:
Resûlullah’ı gördüm ki, Ali b. Ebi Tâlib’in bacağına ve göğsüne dokunarak şöyle buyurdu: “Seni seven Beni sevendir. Beni seven ise Allah’ı sevendir. Sana düşman olan Bana düşman olmuştur. Ve Bana düşman olan Allah’a düşman olmuştur.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.123; Taberani, Mu’cemil Kebir).

“Ey insanlar, bu, Allah’ın hazinesi olan Ali b. Ebi Tâlib’dir. Kim bugün ve bugünden sonra O’nu sever ve velayetini kabul ederse Allah ile olan ahdine vefa etmiş ve üzerine farz olanı yerine getirmiştir. Yine kim bugün ve bugünden sonra O’na düşmanlık beslerse kıyamet günü kör ve sağır olarak gelecektir ve Allah indinde hiçbir hüccet ve dayanağı olmayacaktır.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.101; Gayetü’l–Meram).

Câbir b. Abdullah, Abdullah b. Mesud’dan şöyle duyduğunu nakletmiştir. Resûlullah buyurdu ki:
“Bana iman eden ve Ali’yi sevip O’nun velayetini kabul eden kimse, ateşe haram kılınmıştır. Ali ile münakaşa eden ve O’na düşmanlık besleyen kimseyi ise Allah lanetlemiştir. Ali Bana yakınlıkta iki göz ile kaş arasının derisi gibidir
.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s101; El–Emali, Şeyh Tusi c. 1, s. 301).

“Kim Benim gibi yaşamayı, Benim gibi ölmeyi ve Rabb’imin hazırladığı Adn Cenneti’nde yer almayı istiyorsa, Benden sonra Ali’nin velayetini kabul etsin. O’nu seveni sevsin ve O’ndan sonraki imamlara uysun. Hiç kuşkusuz onlar, Benim ıtretimdirler. Allah onları Benim etim ve kanımdan yaratmıştır. Onlar Benim idrak ve ilmime sahiptirler. Ümmetimden onların fazilet ve üstünlüklerini inkar edenlerin vay haline! Allah onları Benim şefaatime ulaştırmasın.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s101; El–Emali, Şeyh Tusi c. 2, s. 191).
Ammar bin Yâsir’den nakledildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:
“İnsanlardan Bana iman eden ve Beni tasdik eden herkese Ali b. Ebi Tâlib’in velayetini vasiyet ediyorum. Kim O’nu kendisine veli edinirse, Beni veli edinmiştir. Ve kim Beni veli edinirse, Allah’ı veli edinmiştir. Kim O’nu severse Beni sevmiştir, kim Beni severse Allah’ı sevmiştir. Kim O’na düşmanlık beslerse Bana düşmanlık beslemiştir ve Bana düşmanlık besleyen ise, Allah’a düşman kesilmiştir
.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s100; İhkakü’l–Hak c. 6, s. 435).

İmam Ca’fer–i Sâdık’tan şöyle nakledilmiştir:
“Velayet (Allah tarafından) indirildiğinde ve Resûlullah Gadir–i Hum’da (Müslümanlara), ‘Ali’ye Emir’ül–mü’mininin unvanıyla selam verin’ buyurduğunda, iki kişi şöyle dediler: ‘Bu söz Allah’tan mı, yoksa Allah Resûlü’nden mi?’ Allah Resulü cevaplarında, ‘Evet, hem Allah’tan ve hem de Resûlü’nden… O hak olarak Mü’minlerin Emiri, muttakilerin imamı ve yüzü akların önderidir. Allah O’nu kıyamet gününde Sırat’ın üzerinde oturtacak ve O, sevenlerini Cennete ve düşmanlarını da (Cehennem) ateşine sokacaktır’ buyurdu.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.99; Biharü’l Envar c. 36, s. 169).
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 08-07-2018, 03:26
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.408
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ya Ali, Sen Cenneti ve (Cehennem) ateşini bölensin; Senin muhabbetinle iyiler kötülerden ayrılır, hayır ve şer ehli insanlar, mü’minlerle kâfirler birbirinden ayrılır.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.82; 1001 Hadis Işığında İmam Ali, A.R. Sabiri; El-Emali, Şeyh Sâduk s. 48).

“Ya Ali, Sen (Cehennem) ateşini ve Cenneti bölensin. Sen Cennet kapısını çalıp sevenleri sorgusuz bir şekilde ona sokacaksın(Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.82; İhkakü’l-Hak c. 7, s. 172).

“Kıyamet günü Allah, Bana ve Ali b. Ebi Tâlib’e şöyle buyuracaktır: ‘Sizi sevenleri Cennete ve size buğzedenleri (Cehennem) ateşine sokun.’ Allah Teâlâ’nın, Kur’an’daki, ‘Atın her inatçı kâfiri Cehenneme’ (Kaf: 24) sözü de bunu ifade etmektedir(Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.83; 1001 Hadis Işığında İmam Ali, A.R. Sabiri; Bişaretü’l-Mustafa s. 144).

“Biliniz ki, bir kimse Ali’yi severse, Allah onun için (Cehennem) ateşinden ve nifaktan kurtuluşu ve Sırat’tan geçiş iznini ve azaptan emanda kalmayı yazar.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s121; Biharü’l-Envar, c. 27, s. 115).

“Biliniz ki, kim Ali’yi severse, kıyamet günü yüzü on dörtlük ay gibi parladığı halde gelir.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s121; Biharü’l-Envar, c. 39, s. 277).
Hz. Ali’den, Resûlullah’ın kendisine hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
“Ya Ali, Sen Benim vasimsin, Senin savaşın Benim savaşımdır ve Senin barışın Benim barışımdır. Sen imamsın, tertemiz ve masum olan onbir imamın da babasısın ki yeryüzünü adaletle dolduracak Mehdi de onlardandır. O’na düşmanlık besleyenlerin vay haline! Ya Ali, bir kimse Seni ve evladını Allah için severse, Allah onu seninle ve evladınla haşredecektir. Siz de yüksek derecelerde Benimle beraber olacaksınız. Sen Cenneti ve ateşi bölensin. Sevenlerini Cennete ve düşmanlarını (Cehennem) ateşine sokacaksın.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.111; Yenabiü’l-Mevedde s. 85; İhkakü’l-Hak c. 4, s. 264).

“Biliniz ki, kim Ali’yi severse, kıyamet günü yüzü on dörtlük ay gibi parladığı halde gelir(Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali).

“Biliniz ki, bir kimse Ali’yi severse, Arş’ın altından bir melek ona şöyle seslenir: Ey Allah’ın kulu, ameline baştan başla… Hiç şüphesiz Allah, senin bütün günahlarını bağışladı.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.122; Biharü’l-Envar c. 27, s. 115).

“Biliniz ki, kim Ali’yi severse, Allah onu bağışlar.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.122; Esrarü’ş-Şehade, s. 241).

“Biliniz ki, bir kimse Ali’yi sever ve bu sevgi üzerinde ölürse, melekler onunla musafaha eder ve peygamberlerin ruhu onu ziyaret eder.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.122; Esrarü’ş-Şehade, s. 24).

“Kim Ali’yi kalbiyle severse, bu ümmetin sevabının üçte birini hak eder. Kim hem kalbi hem de diliyle severse (dilinde ona karşı sevgisini belirtirse) bu ümmetin sevabının üçte ikisini hak eder, kim de hem kalbi, hem dili ve hem de eliyle severse (bu sevginin gereklerini yerine getirirse) bu ümmetin sevabının hepsini hak etmiş olur. Bilin ki Cebrail Bana şöyle haber verdi: Saadetin hepsine o kimse sahip olur ki, Ali’yi hem hayattayken, hem de vefatından sonra sevmiş olsun(Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.122; İhkâkü’l-Hak, c. 5, s. 91).

“Ali hüküm vermede ümmetimin en iyisidir. O halde kim Beni seviyorsa, O’nu da mutlaka sevsin. Zira kul, Benim velayetime ancak Ali’yi sevmekle ulaşır(Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.123; İhkâkü’l-Hak, c. 7, s. 113).

“Kim hem hayatında ve hem de vefatından sonra Ali’yi severse, onun için emniyet ve iman yazılır (kaçınılmaz olur.)” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.123; İhkâkü’l-Hak, c. 7, s. 138).

“Kişi ancak Benim Ehl-i Beyt’imi Benim için severse, iman etmiş sayılır.”
Ömer b. Hattab, “Ehl-i Beyt’i sevmenin alameti nedir?” diye sorduğunda, elini Ali’ye dokundurarak, “İşte budur (bunu sevmektir)” cevabını verdi. (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.123; Mülhakâtu İhkâki’l-Hak c. 21, s. 32).

“Şunu bilin ki, kim Ali’yi severse, hesaptan, teraziden ve Sırat’tan emanda kalmış olur.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.123; Biharü’l-Envar, c. 27, s. 115).

“Kim Allah’ın asla kopmayacak sağlam kulpuna sarılmak istiyorsa, kardeşim ve vasim olan Ali b. Ebi Tâlib’in velayetine sarılsın. Zira hiç kuşkusuz O’nu seven ve O’nun velayetini kabul eden helak olmaz ve O’na buğzeden ve düşmanlık besleyen kurtuluşa ermez(Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s106; İsbatü’l-Hüdat c. 2, s. 39).

“Benden sonra öyle karanlık fitneler meydana gelecek ki, ondan ancak ürvetü’l-vüska’ya (Allah’ın sağlam kulpu) sarılanlar) kurtulacaktır.”
“Bu sağlam kulp nedir ya Resûlallah?” diye sorulunca,
“Ali b. Ebi Tâlib’dir” buyurdu. (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali,66; İsbatü’l-Hudât c. 2, s. 206).

“Hiç kimse Ali’nin kazandığı fazileti kazanamamıştır. O, (yol) arkadaşını hidayete götürür. Ve helâk olmasına engel olur.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali,68; Fezailü’l-Hamse c. 1, s.167).
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 09-08-2018, 04:38
TUBA TUBA isimli Üye şuanda  online konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 111
TUBA is on a distinguished road
Standart

Peygamber'imizin (saa) Hz. Ali (as) için söylediği şu sözleri daha iyi anlayacağız: Onu sevmek beni sevmek-tir, ona düşmanlık bana düşmanlıktır. Ona eziyet bana eziyettir, ona karşı savaş bana karşı savaştır, onunla barış benimle barış-tır, ona itaat bana itaattir.? Bu sayede, Hz. Ali'yi diğerleriyle kıyaslamanın ne kadar büyük bir hata ve kör bir cehalet olduğunu göreceğiz. Çünkü Hz. Ali, Allah'ın nurlarından bir nurdur. Onu başkalarıyla kıyaslayan, Allah'ın yücelttiğini alçaltmış ve alçalttığını yüceltmiş olur.
Hz. Muhammed (saa) ve Hz. Ali(as) aynı nurdandır.

Ya Allah Ya Muhammed Ya Ali
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 09-14-2018, 05:01
SUDE SUDE isimli Üye şuanda  online konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 123
SUDE is on a distinguished road
Standart

Ebû Salt-ı Hirevî'den senetli bir şekilde şöyle nakledilmiştir: 'İmâm Rızâ'dan (aleyhisselam) duydum ki,babaları kanalıyla Emirü'l-Müminin'den (aleyhisselam) şöyle naklediyordu: Dedi ki 'Resulullah'ın (s.a.a) şöyle dediğini duydum: "Ben Allah (c.c)'dan duydum ki şöyle buyurdu: 'Ali b. Ebî Tâlib benim kullarım üzerindeki hüccetim, beldelerimdeki nurum ve ilmimin eminidir. Onu tanıyanı cehenneme sokmayacağım; bana isyan etse (bazı günahları işlese) dahi ve onu inkâr edeni cennete sokmayacağım; bana (bazı konularda) itâat etse dahi."
Kaynak:
Bihârü'l-Envâr, cilt.27, sayfa.116.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 09-28-2018, 05:16
SALİH KUL SALİH KUL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 108
SALİH KUL is on a distinguished road
Standart

Resulullah'ın (s.a.a) Hz. Ali'ye (a.s) hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Ve beni sevdiğini iddia edip de sana düşman olan, yalan söylüyor; zira hiç şüphesiz sen bendensin,ben de senden.

Senin etin benim etimden, senin kanın benim kanımdan, senin ruhun benim ruhumdan, senin gizlin benim gizlimden ve senin açığın benim açığımdandır.

Sen benim ümmetimin İmâmı ve benden sonra onların üzerindeki halifemsin.

Sana itâat eden saadete kavuşur ve sana muhalefet eden bedbaht olur.

Seni seven karlı çıkar ve sana düşmanlık besleyen hüsrana uğrar.

Senden ayrılmayan kurtuluşa erir,senden ayrılan helak olur.

Senin ve benden sonra senin evladından gelecek İmâmların misali, Nûh'un gemisinin misalidir. Ona binen kurtulur,binmeyen boğulur…"

Kaynak: Kemâlü'd-Din, sayfa.241.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 09-30-2018, 03:05
یا علی مدد یا علی مدد isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 62
یا علی مدد is an unknown quantity at this point
Standart

Allah(c.c) La illahe illallah benim kalemdir
Her kim bunu söylerse benim kaleme girmiş olur
Hakeza: Ali b.Ebi Talib(a.s) ın velayeti benim kalemdir
ve Her kim benim kaleme girecek olursa azabımdan güvende olur
Hz Muhammed (s.a.a)

Meclis a.g.e c.39 s.246
Bakara süresi 168.ayetH
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 09:03


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.