aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | HİLAFET | HİLAFET-VELAYET

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 08-07-2018, 03:55
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.439
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart İmam Ali (aleyhisselam)'ı Sevmek Farzdır

“Allah'ı sevmenin çok işaretleri vardır. Bunlardan en önemlisi Allah'ın sevdiklerini sevmektir. Yani siz Allah’ın sevdiklerini severseniz Allah'ı sevmiş olursunuz. Aslında bu işin başlangıcı da böyledir. Allah'ı sevdi diye bir insanı severseniz, onun kalbine tecelli eden ilahi sevgi sizinkine de akseder. Böylece siz o kulu sevdiğiniz ölçüde Allah'ı sevmiş olursunuz. Neticede peygamberlerin, Vasisinin sevilmesi de buradan kaynaklanıyor” deniliyor.
Bu mânâda Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Amellerin en üstünü, Allah için sevmek, Allah için nefret etmektir." (Ebû Dâvud, 4599).

Bir başka hadis-i şerifte ise Allah için sevmenin, imanın kemâlâtından olduğu vurgulanmıştır: “Allah için seven, Allah için nefret eden, Allah için veren, Allah için tutumlu olan, imânını kemâle ulaştırmıştır." (Ebû Dâvud, Sünen, sünne 6).

Eğer Allah'ın emirlerine itaat ediyorsanız, emirlerine uyuyorsanız, bu da Allah'ı sevdiğinizin alametidir. Müslüman olarak herkes kendini kontrol edebilir. Eğer Allah'ın sana emrettiklerini yerine getiriyorsan bil ki sen Allah'ı seviyorsun.”
Farz; yapılması din yönünden kesin şekilde gerekli olan herhangi bir görevdir. Farz-ı ayn ise; yükümlü (mükellef) olan herkesin yapmak zorunda olduğu farzdır. Beş vakitte kılınan namazlar gibi...
“Müslümanım, Aleviyim, Hz. Ali’nin şiasıyım” diyen tüm Müslümanlara da farz-ı ayn olduğunu Meveddet ayetiyle farz kılındığıdır.
Peygamber Efendimiz, “Bir kul, ben kendisine, kendisinden; ailem, ailesinden; akrabam, akrabasından; zâtım, kendi zâtından daha sevimli olmadıkça tam iman etmiş sayılamaz” buyuruyor. (Taberânî, el-Mu'cemu'l-Kebîr ve el-Mu'cemu'l-Evsat).
Bu hadis-i şeriflerden anlaşılıyor ki, gerçek manada iman etmek ve imanın tadını almak için Allah ile beraber Peygamber Efendimiz'i de her şeyden fazla sevmek gerek.
İş sadece Peygamber Efendimiz'i her şeyden fazla sevmekle bitmiyor. Cenab-ı Hakk buyurdu ki: “De ki: Ben bu (peygamberliğimi tebliğime) karşılık, Ehli Beytime sevgiden başka sizden hiçbir ücret istemiyorum.” (Şura, 23). Bu ayet-i kerime Hz. Ali, Hz. Fâtımâ, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i ve onların pak soyunu sevmek hususunda nâzil olan “Meveddet ayeti”dir.
De ki: Sizden hiçbir ücret beklemiyorum” âyeti (Şûrâ, 42/23) inince, şöyle dediler: "Ey Allah Resûlü! Kendilerini sevmemiz gereken akrabaların kimdir?” Şöyle buyurdu: "Onlar, Ali, Fâtıma ve iki oğludurlar." (Taberânî).

Yine çok bilinen bir hadis-i şerifte belirtildiği gibi, “kişi sevdiği ile beraberdir.” Haklarında inen ayet ve hadislerden biliyoruz ki, Ehl-i Beyt cennet ehlidir. Kişi bu dünyada da, cennette de onlarla beraber olmak istiyorsa onları sevmek zorundadır.
Câbir diyor ki: Resûlullah’ın şöyle buyurduğunu duydum: “Herkes iyi ya da kötü sevdiği kişiyle haşrolur. İnsan sevdiği kişinin iyi ya da kötü ameline razı olursa onun amellerine ortak sayılır.”
Cabir devamla: “Ey Atiyye! Eğer Ehl-i Beyt’in düşmanları namaz kılan, oruç tutan kimseler olsalar bile onlara düşman ol ve yine Ehl-i Beyt’in dostları günahkâr kimseler olsalar bile onlarla iyi geçin. Çünkü Ehl-i Beyt’in dostları cennet, düşmanları da cehennem ehlidirler.” (Biharü’l-Envar, c.68, s.130).

Ammar b. Yâsir, Resûlullah’tan şöyle nakletmiştir: “Bana Allah tarafından şöyle vahyedildi: Kim Bana ve Ali b. Ebi Tâlib’in velayetine iman ederse, Cennette Benimle olacaktır, binaenaleyh kim O’nu severse, Beni sevmiştir ve kim Beni severse Allah’ı sevmiştir.” ( İmam Ali, s.100; İhkakü’l Hak, c.6, s.437).

“Kim Benim gibi yaşamayı, Benim gibi ölmeyi ve Rabbimin hazırladığı Adn Cenneti’nde yer almayı istiyorsa, Benden sonra Ali’nin velayetini kabul etsin. O’nu seveni sevsin ve O’ndan sonraki imamlara uysun. Hiç kuşkusuz onlar, Benim ıtretimdirler. Allah onları Benim etim ve kanımdan yaratmıştır. Onlar Benim idrak ve ilmime sahiptirler. Ümmetimden onların fazilet ve üstünlüklerini inkâr edenlerin vay haline! Allah onları Benim şefaatime ulaştırmasın.” ( İmam Ali, s.101; el-Emali, Şeyh Tusi, c.2, s.191).

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: “Ali’yi hiçbir münafık sevmez, hiçbir mü’min de Ali’den nefret etmez.” (Tirmizî, 3717).

Ebû Râfi’den:
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem Ali hakkında şöyle buyurdu: “Bilin ki Cebrail Bana gelerek şöyle dedi: Ey Muhammed, Rabb’in Sana Ali b. Ebi Tâlib’in sevgisini emretmektedir.” ( İmam Ali, s.104; Biharü’l-Envar c.39, s.273).

Allah sizlere, Benden sonra Ali’nin itaatini farz kılmıştır; nasıl ki Benim itaatim sizlere farzdır! Yine sizleri O’na karşı gelmekten sakındırmıştır; nasıl ki Bana karşı gelmekten sakındırmıştır ise! Ali’nin sevgisi iman ve O’nun düşmanlığı küfürdür. Ben ve O, bu ümmetin iki babalarıyız.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.97; İhkakü’l-Hak c.7, s.216).

“Cebrail, Allah indinden Bana gelerek yeşil bir yaprak getirdi. O yaprağın üzerinde beyaz bir yazıyla şöyle yazılıydı: Hiç kuşkusuz Ben Ali b. Ebi Tâlib’in muhabbetini, yarattıklarıma farz kıldım. O halde bunu onlara ilet.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.120; Biharü’l-Envar c.39, s.297).

Abdüsselam bin Salihi’l-Hirevi, İmam Ali b. Musa Rıza’dan, o da babalarından, onlar da Resûlullah’tan şöyle nakletmişlerdir:
Resûlullah buyurdu ki: “Yüce Allah, Benden daha üstün ve indinde Benden daha değerli bir yaratık yaratmamıştır.”
Ali, “Ya Resûlallah, Sen mi daha üstünsün; Cebrail mi?” diye sorduğunda, Hz. Peygamber buyurdu ki: “Ey Ali, şüphesiz Allah (c.c.), mürsel peygamberlerini mukarreb meleklerine üstün kılmıştır. Beni de bütün peygamberlere ve resullere üstün kılmıştır. Üstünlük Benden sonra Sana ve Senden sonraki imamlara aittir. Hiç şüphesiz melekler, bizim ve sevenlerimizin hizmetçisidirler. Ey Ali, Arş’ı taşıyan melekler ve etrafındakiler, Rablerinin hamdıyla tesbih eder ve bizim velayetimize iman edenlere mağfiret dilerler. Ey Ali, Biz olmasaydık, Yüce Allah, ne Âdem’i yaratırdı, ne Havva’yı, ne Cenneti yaratırdı, ne Cehennemi, ne göğü yaratırdı, ne de yeri. Biz meleklerden nasıl üstün olmayız? Oysa biz tevhid konusunda, Rabbimizi tanıma ve O’na tesbih, takdis ve tehlil etme hususunda onlardan öne geçtik.
” (Kemalu’d-Din s. 254; Meheccetü’l-Beyza, c.1, s.226).

Resûlullah’ın Hz. Ali’ye hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
“Ya Ali, şüphesiz melekler Senin muhabbet ve velayetinle Allah’a yakınlaşıyorlar. Allah’a and olsun ki, gökte Seni sevenler, yerdekilerden fazladır
.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali; İhkâkü’l-Hak, c.6, s.499).


Peyqamber (saa) şöyle buyurdu: “Aliyyun Hayrul beşer. Femen eba feqad kefera”, yani “Ali Beşerin En Hayırlısıdır. Bunu kabul
etmeyen kafirdir”.

Sünni Kaynaklar:
1) Zeheb “Mizanul-etidal”: c.1, sah.521 ve c.2, sah.404 2) “Tahzib Tarixi- Dimeşq”: c.2, sah. 445 3) Muhemmed
ibni Yusif Genci Şafei “Kifayetut-talib”: sah.244 4) İbni Adi “El-Kamil”: c.4, sah.10 5) Hatib Bağdadi “Tarihi-Bağdad”:c .7, sah.433 7) “Tarihi Medineti-Dimeşq”: c.42, sah.372 “Siyeru alemun-nubela”: c.8, sah.205 ve c.18, sah.310 9) “Lisanul- mizan”: c.2, sah.252 ve c.3, sah.268 10) İbni Kesir “El-Bidayetu ven-nihaye”: c.7,sah.395 11) Bilazeri “Ensebul-eşref”: c.2, sah.103, rivayet: 35 12) Suyuti “El-leyaliel-mesnua”: c.1, seh.169-170

__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 08-07-2018, 04:07
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.439
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Abdullah b. Abbas’tan rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurur:
“Ya Ali, Senin insanlar arasındaki misalin, Kur’an’daki ‘Kul huvallahü ahad’ sûresi gibidir. Kim bu sûreyi, bir defa okursa Kur’an’ın üçte birini okumuş gibi olur. İki defa okursa Kur’an’ın üçte ikisini okumuş gibi olur. Üç defa okursa Kur’an’ın hepsini okumuş gibi olur. Aynı şekilde ey Ali, kim Seni kalbiyle severse imanın üçte birini elde etmiş olur. Kim hem kalbiyle, hem de diliyle severse (diliyle Sana yardımcı olursa) imanın üçte ikisini elde etmiş olur, kim kalbiyle, diliyle ve eliyle severse (eliyle ve diliyle Sana yardımcı olursa) imanın hepsini kendinde toplamış olur. Beni hak peygamberliğe seçen Allah’a and olsun ki, yer ehli de Seni gök ehli gibi sevselerdi, Allah onlardan hiçbirini (Cehennem) ateşiyle azaplandırmazdı.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali; İhkâkü’l-Hak, c.5, s.621; el-Mehâsin, s. 153).

Hz. Peygamber (s.a.v.), Hz. Ali’nin elini kaldırdı ve şöyle ilan etti: “Ali Bendendir, Ben de O’ndanım. Ali Benim velimdir, Benim nâmıma borcumu öder. Ben kimin mevlâsı isem Ali de onun mevlâsıdır. Ben O’na dost olanın dostuyum, düşmanının da düşmanıyım. Allah’ım, Ali’yi seveni sev, düşman olana Sen de düşman ol. O’na yardım edene de yardım et!” (Nesai, Hasais, Hd. No. 66, 95, 96; İbn Kesir, Bidaye, V, 212; el Bezzar, III, 188; Tirmizi, X, 221, Tuhfe; Ahmed ibn Hanbel, Müsned, IV, 164-5 ve V, 3247).

“Ehl-i Beyt’imin Bana en sevimlisi ve Kendimden sonraya bıraktığım en üstün kimse Ali b. Ebi Tâlib’dir.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali; el-Emâli, Şeyh Sâduk s. 385).

Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ey Ensar topluluğu! Sizleri sıkıca sarıldığınız takdirde asla sapmayacağınız bir kimseye hidayet edeyim mi?”
Ashab, “Evet ya Resûlallah” deyince, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sarılmış olduğunuz takdirde dalalete düşmeyeceğiniz o kimse (gördüğünüz) bu Ali’dir. Öyleyse Benim sevgimle O’nu seviniz; Benim kerametimle O’na ikramda bulununuz. Şüphesiz Cebrail, Allah tarafından size söylediklerimi Bana emretti.
” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali; Hafız Ebu Nuaym Ahmed b. Abdullah İsfahani, Hilyetü’l-Evliya, c.1, s.63).

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem Ali hakkında şöyle buyurdu:
"Kim ondan nefret ederse, benden nefret etmiş olur, kim de benden nefret ederse, Allah'tan nefret etmiş olur. Kim onu severse beni sevmiş olur. Kim beni severse Allah'ı sevmiş olur." (Bezzâr).
"Allah bana dört kişiyi sevmemi emretti, Kendisinin de onları sevdiğini bana bizzat bildirdi."
Dediler ki: "Kimdir onlar? Adlarını söyle, ey Allah Resûlü!"
"Ali onlardandır -Bunu üç kere tekrarladı- Sonra Ebû Zer, Mikdâd ve Selmân. Onları sevmemi emretti ve kendisinin de onları sevdiğini bana bildirdi.
" (Tirmizî).

Ali (aleyhisselam)'dan:
“Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Hasan ile Hüseyin'in elinden tutup şöyle buyurdu: Kim beni, bu ikisini ve bunların anne ve babalarını severse, kıyamet günü, benimle beraber, benim derecemde olur.” (Tirmizî, 3733).

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin'e şöyle buyurdu: “Ben, sizin düşmanınıza düşman, dostunuza dostum.” (Tirmizî, 3870).

Selman-ı Farisi’den şöyle nakledilmiştir:
Resûlullah’ı gördüm ki, Ali b. Ebi Tâlib’in bacağına ve göğsüne dokunarak şöyle buyurdu: “Seni seven Beni sevendir. Beni seven ise Allah’ı sevendir. Sana düşman olan Bana düşman olmuştur. Ve Bana düşman olan Allah’a düşman olmuştur.” (Taberani, Mu’cemi’l-Kebir).

Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ali b. Ebi Tâlib’in velayeti Allah’ın velayetidir. O’nu sevmek, Allah’ın ibadeti ve O’na uymak Allah’ın farizasıdır. O’nun dostları, Allah’ın dostları ve O’nun düşmanları, Allah’ın düşmanlarıdır. O’nun savaşı, Allah’ın savaşı ve O’nun barışı Allah’ın barışıdır.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.100; İsbatü’l-Hüdat, c. 2, s. 51).

“Ben göğe çıkarıldığımda ve Rabbime iki yay veya daha yakın olduğumda Allah Teala tarafından Bana şöyle nida edildi: ‘Ey Muhammed, yeryüzünde kimin Seninle birlikte olmasını istiyorsun?’ Dedim ki: ‘Aziz ve Cebbar (Rabb’im) kimi sever ve sevmemi emrederse onu severim.’ Allah Teala’dan şu nidayı duydum: Ey Muhammed, Ali’yi sev, zira Ben O’nu ve O’nu seveni seviyorum.” ( (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.120; İhkâkü’l Hak, c. 7, s. 152) ).

“Ey insanlar, Ali’yi sevin. Zira hiç şüphesiz Allah O’nu seviyor (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.121; İhkâkü’l Hak, c. 7, s. 146).

“Hiç kuşkusuz Benden sonra Ali sizin velinizdir. O halde Ali’yi sevin, zira O ancak emredildiğini yapmaktadır (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s121; İhkakü’l Hak, c. 15, s. 111).

“Bilin ki, kim Ali’yi severse Beni sevmiştir. Kim de Beni severse Allah ondan razı olur. Allah da bir kimseden razı olursa onu Cennetle mükâfatlandırır.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.121; Biharü’l Envar c. 27, s. 114).

Hâris, Hz. Ali b. Ebi Tâlib’den şöyle nakletmiştir: “Kim Beni severse, kıyamet gününde Beni sevdiği şekilde görür. Kim de Bana düşmanlık beslerse kıyamet günüde Beni sevmediği şekilde görür(Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.121; El-Emâli, Şeyh Tusi, c. 1, s. 183).

“Ali b. Ebi Tâlib’den asla ayrılmayın; şüphesiz O sizin mevlânızdır; o halde O’nu sevin. O sizin büyüğünüzdür; o halde O’na uyun. O sizin âliminizdir; o halde O’na saygı gösterin. O sizin Cennete doğru kılavuzunuzdur; o halde O’na hürmet edin ve sizi davet ettiğinde davetini kabul edin. Size emirde bulunduğu vakit itaat edin. O’nu Benim sevgim için sevin. Benim saygım için O’na saygı gösterin. Ali hakkında size bu söylediklerimin hepsi Rabbimin Bana emrettiği şeylerdir (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.98; Kenzü’l-Fevaid, s. 209).

İbn-i Abbas’tan rivayetle Resûlullah şöyle buyurdu: “Hiç şüphesiz, Allah (c.c.), Benimle Ali arasında kardeşlik bağı oluşturdu. Yedi göğün fevkinde kızımı O’na nikâhladı, mukarreb meleklerini de buna şahit tuttu ve O’nu vasi ve halife tayin etti. O halde, Ali Bendendir, Ben de O’ndanım. O’nu seven Beni sevendir, O’na düşman olan, Bana düşmandır. Hiç şüphesiz melekler O’nun muhabbetiyle Allah’a yakınlaşmaktadırlar.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.70; İsbatü’l-Hüdât, c. 2 s. 55; El-Emali, Şeyh Sâduk, s. 108).

“Ali b. Ebi Tâlib, Allah’ın ve Benim halifemdir. Allah’ın ve Benim hüccetimdir. Allah’ın ve Benim kapımdır. Allah’ın ve Benim seçtiğimiz kimsedir. Allah’ın ve Benim habibimdir. Allah’ın ve Benim dostumdur. Allah’ın ve Benim kılıcımdır. O Benim kardeşim, arkadaşım, vezirim, vasimdir, O’nu seven Beni sevendir. Ve O’na buğzeden Bana buğzedendir. O’nun dostu Benim dostumdur. Ve O’nun düşmanı, Benim düşmanımdır. O’nun eşi, Benim kızımdır ve O’nun evlatları Benim evlatlarımdır. O’nun savaşı Benim savaşımdır, O’nun sözü, Benim sözümdür. Ve O’nun emri Benim emrimdir, o vasilerin efendisi ve ümmetlerin en hayırlısıdır.” ( İmam Ali, s.112; İsbatü’l-Hüdat c. 2, s. 57).
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 08-07-2018, 04:14
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.439
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurdu: “Ya Ali, Sen Benim kardeşim, vârisim, vasimsin. Seni seven, Beni sevendir, Sana buğzeden, Bana buğzedendir. Ya Ali, Ben ve Sen bu ümmetin iki babasıyız. Ya Ali, Ben Sen ve Senin evlatlarından olan imamlar, dünyada efendiler ve ahirette padişahlarız, Bizi tanıyan, Allah (Azze ve Celle)’yi tanır ve Bizi inkâr eden Allah (azze ve celle)’yi inkar etmiş olur.”
“Kim ondan nefret ederse, benden nefret etmiş olur, kim de benden nefret ederse, Allah’tan nefret etmiş olur. Kim onu severse beni sevmiş olur. Kim beni severse Allah’ı sevmiş olur
(Bezzâr; Heysemî, Mecma’ IX, 129).

İmam Sâdık, İmam Muhammed Bâkır’dan, o da Hz. Cabir’den şöyle rivayet etmiştir:
“Ben ve Abbas Resûlullah’ın yanında oturuyorduk; o sırada Ali içeri girip selam verdi. Hz. Peygamber, selamını aldı ve kalkıp O’nu kucakladı. İki gözünün arasından öptü. Ardından sağ tarafına oturttu. Abbas, ‘Ya Resûlallah, O’nu seviyor musun?’ diye sordu. Resûlullah şöyle cevap verdi: Ey amca, Allah’a and olsun ki, Allah O’nu çok seviyor. Allah, her peygamberin neslini onların sulbünde karar kılmıştır. Ama Benim neslimi Ali’nin sulbünde karar kıldı.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.54; İhkâkü’l-Hak, c. 7, s. 5).


Ümmü Seleme diyor ki : Duydum ki, Resulullah (s.a . v.) Ali'ye ( as ) dedi ki : "Ey Ali! Sana bu 3 gruptan olmayan hiç kimse öfke etmez,, Düşmanlık Yapmaz: veledüzzina, munafik ve annesi aybaşı olanda amele gelen "

(Şeyh Saduk "İleluş-Seraye" kitabı, cilt 1 / sayfa 143)


Abdullah b. Ömer’den:
Resûlullah’a Ali b. Ebi Tâlib hakkında sorduğumuzda öfkelenerek şöyle buyurdu: “Ne olmuş bazı gruplara? Öyle bir kimsenin hakkında ileri geri konuşuyorlar ki, Allah katında aynı Benim sahip olduğum mertebeye ve Benim sahip olduğum makama sahiptir. Nübüvvet hariç.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.75; Biharü’l Envar, c. 27, s. 114).

İmam Hasan’dan şöyle nakledilmiştir:
Resûlullah, “Bana Arapların efendisini çağırın” dedi. Maksadı Ali b. Ebi Tâlib idi. Aişe, “Arapların efendisi Sen değil misin?” deyince şöyle buyurdu: “Ben Ademoğulları’nın efendisiyim. Ali ise Arapların efendisidir.” Ali geldiğinde Ensar’ın peşine gönderdi. Yanına geldiklerinde onlara hitaben şöyle buyurdu: “Ey Ensar topluluğu, size Benden sonra sarıldığınız takdirde asla dalalete düşmeyeceğiniz şeyi göstereyim mi?” “Evet, Ya Resûlallah” dediklerinde şöyle devam etti: “Bu Ali’dir. O’nu Benim sevgim için sevin. O’na Ben değer verdiğim için değer verin. Saygı gösterin. Bunu bana Cebrail emretti. Bunu Ben Allah (c.c.) tarafından size söyledim.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.76; Hilyetü’l-Evliya c. 1, s. 102).

Ammar b. Yâsir, Resûlullah’tan şöyle nakletmiştir:
“Bana Allah tarafından şöyle vahyedildi: Kim Bana ve Ali b. Ebi Tâlib’in velayetine iman ederse, Cennette Benimle olacaktır, binaenaleyh kim O’nu severse, Beni sevmiştir ve kim Beni severse Allah’ı sevmiştir.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.100; İhkakü’l-Hak, c. 6, s. 437).

“Biliniz ki, Ali’yi seven kimse göklerde ve yerde Allah’ın (muhabbetinin) esiri olarak adlandırılır.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.123; Fezailü’ş-Şia, s. 4; Biharü’l Envar, c. 27, s. 115).

Hz. Ali’den, Resûlullah’ın kendisine hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
“Ya Ali, Sen Benim vasimsin, Senin savaşın Benim savaşımdır ve Senin barışın Benim barışımdır. Sen imamsın, tertemiz ve masum olan onbir imamın da babasısın ki yeryüzünü adaletle dolduracak Mehdi de onlardandır. O’na düşmanlık besleyenlerin vay haline! Ya Ali, bir kimse Seni ve evladını Allah için severse, Allah onu seninle ve evladınla haşredecektir. Siz de yüksek derecelerde Benimle beraber olacaksınız. Sen Cenneti ve ateşi bölensin. Sevenlerini Cennete ve düşmanlarını (Cehennem) ateşine sokacaksın.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.111; İhkakü’l Hak c. 4, s. 264).

Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Hiç şüphesiz Ben Ali’denim. Ali de Bendendir. O Benim tıynetimden yaratılmıştır. Benden sonra halkın imamı da O’dur. Benim sünnetimde ihtilaf ettiklerini onlara açıklayacaktır. O, mü’minlerin emiri, yüzü akların önderi, mü’minlerin reisi, vasilerin en iyisi, dünya kadınlarının efendisinin eşi, hidayet imamlarının babasıdır. Ey insanlar, kim Ali’ye muhabbet beslerse Ben de O’na muhabbet beslerim ve kim Ali’ye buğzederse Ben de O’na buğzederim. Kim Ali ile ilişkide olursa, Ben de O’nunla ilişki kurarım. Kim Ali ile ilişkiyi keserse Ben de O’nunla ilişkiyi keserim. Kim Ali’ye cefa ederse, Ben de O’na cefa ederim. Kim Ali’yi severse Ben de O’nu severim. Kim Ali’ye düşmanlık beslerse Ben de O’na düşman kesilirim.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.91; El-Emali, Şeyh Sâduk s. 109).

“Ali b. Ebi Tâlib, Allah’ın ve Benim halifemdir. Allah’ın ve Benim hüccetimdir. Allah’ın ve Benim kapımdır. Allah’ın ve Benim seçtiğimiz kimsedir. Allah’ın ve Benim habibimdir. Allah’ın ve Benim dostumdur. Allah’ın ve Benim kılıcımdır. O Benim kardeşim, arkadaşım, vezirim, vasimdir, O’nu seven Beni sevendir. Ve O’na buğzeden Bana buğzedendir. O’nun dostu Benim dostumdur. Ve O’nun düşmanı, Benim düşmanımdır. O’nun eşi, Benim kızımdır ve O’nun evlatları Benim evlatlarımdır. O’nun savaşı Benim savaşımdır, O’nun sözü, Benim sözümdür. Ve O’nun emri Benim emrimdir, o vasilerin efendisi ve ümmetlerin en hayırlısıdır.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.111; Kenzü’l-Fevaid s.185).

“Ya Ali, Sen ve Senden sonraki (diğer) imamlar Allah’ın kullarına hücceti ve yaratıkları arasında nişanelerisiniz. Kim, sizden bir tanesini bile inkâr ederse, aslında Beni inkâr etmiştir. Kim de sizden birisine karşı gelirse aslında Bana karşı gelmiştir. Size cefa eden, Bana cefa etmiştir. Kim sizinle ilişki kurarsa, Benimle kurmuştur. Kim size itaat ederse, Bana itaat etmiştir. Kim size dost olursa, Bana dost olmuş ve kim size düşmanlık yaparsa Bana düşmanlık yapmıştır. Zira hiç şüphesiz sizin hepiniz Bendensiniz. Benim tıynetimden yaratılmışsınız, Ben de sizdenim.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.119; İsbâtü’l-Hüdat c. 1, s. 519).

“… Ve Beni sevdiğini iddia edip de Sana düşman olan yalan söylüyor. Zira hiç şüphesiz Sen Bendensin, Ben de Senden. Senin etin Benim etimden, Senin kanın Benim kanımdan, Senin ruhun Benim ruhumdan, Senin gizlin Benim gizlimden, Senin açığın Benim açığımdandır; Sen Benim ümmetimin imamı ve Benden sonra onların üzerindeki halifemsin. Sana itaat eden saadete kavuşur ve Sana muhalefet eden bedbaht olur. Seni seven kârlı çıkar ve Sana düşmanlık besleyen hüsrana uğrar. Senden ayrılmayan kurtuluşa erer. Senden ayrılan helak olur. Senin ve Benden sonra Senin evladından gelecek imamların misali, Nuh’un gemisinin misalidir. Ona binen kurtulur, binmeyen boğulur.” (Kemâlü’d-Din s. 241).
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 08-07-2018, 04:18
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.439
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ya Ali, Sen Benim kardeşim, vârisim, vasimsin. Seni seven, Beni sevendir, Sana buğzeden, Bana buğzedendir. Ya Ali, Ben ve Sen bu ümmetin iki babasıyız. Ya Ali, Ben Sen ve Senin evlatlarından olan imamlar, dünyada efendiler ve ahirette padişahlarız, Bizi tanıyan, Allah (Azze ve Celle)’yi tanır ve Bizi inkar eden Allah (Azze ve Celle)’yi inkar etmiş olur.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.113; Yenabiü’l–Mevedde s. 123).

“Ya Ali, Sen Benim kardeşimsin, Ben de Senin kardeşin. Ya Ali, Sen Benim vasim, halifem ve Benden sonra ümmetimin imamısın; kim Seni severse, Allah’ı sevmiştir, kim Sana düşman olursa, Allah’a düşman olmuştur. Sana buğzeden, Allah’a buğzetmiştir; Sana yardım eden, Allah’a yardım etmiştir; Seni yalnız bırakıp Senden ayrılan, Allah’tan ayrılmıştır.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.114; El–Emali, Şeyh Sâduk s. 288).

Yine Selman–ı Farisi’den şöyle nakledilmiştir:
Resûlullah’ı gördüm ki, Ali b. Ebi Tâlib’in bacağına ve göğsüne dokunarak şöyle buyurdu: “Seni seven Beni sevendir. Beni seven ise Allah’ı sevendir. Sana düşman olan Bana düşman olmuştur. Ve Bana düşman olan Allah’a düşman olmuştur.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.123; Taberani, Mu’cemil Kebir).

“Ey insanlar, bu, Allah’ın hazinesi olan Ali b. Ebi Tâlib’dir. Kim bugün ve bugünden sonra O’nu sever ve velayetini kabul ederse Allah ile olan ahdine vefa etmiş ve üzerine farz olanı yerine getirmiştir. Yine kim bugün ve bugünden sonra O’na düşmanlık beslerse kıyamet günü kör ve sağır olarak gelecektir ve Allah indinde hiçbir hüccet ve dayanağı olmayacaktır.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.101; Gayetü’l–Meram).

Câbir b. Abdullah, Abdullah b. Mesud’dan şöyle duyduğunu nakletmiştir. Resûlullah buyurdu ki:
“Bana iman eden ve Ali’yi sevip O’nun velayetini kabul eden kimse, ateşe haram kılınmıştır. Ali ile münakaşa eden ve O’na düşmanlık besleyen kimseyi ise Allah lanetlemiştir. Ali Bana yakınlıkta iki göz ile kaş arasının derisi gibidir
.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s101; El–Emali, Şeyh Tusi c. 1, s. 301).

“Kim Benim gibi yaşamayı, Benim gibi ölmeyi ve Rabb’imin hazırladığı Adn Cenneti’nde yer almayı istiyorsa, Benden sonra Ali’nin velayetini kabul etsin. O’nu seveni sevsin ve O’ndan sonraki imamlara uysun. Hiç kuşkusuz onlar, Benim ıtretimdirler. Allah onları Benim etim ve kanımdan yaratmıştır. Onlar Benim idrak ve ilmime sahiptirler. Ümmetimden onların fazilet ve üstünlüklerini inkar edenlerin vay haline! Allah onları Benim şefaatime ulaştırmasın.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s101; El–Emali, Şeyh Tusi c. 2, s. 191).
Ammar bin Yâsir’den nakledildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:
“İnsanlardan Bana iman eden ve Beni tasdik eden herkese Ali b. Ebi Tâlib’in velayetini vasiyet ediyorum. Kim O’nu kendisine veli edinirse, Beni veli edinmiştir. Ve kim Beni veli edinirse, Allah’ı veli edinmiştir. Kim O’nu severse Beni sevmiştir, kim Beni severse Allah’ı sevmiştir. Kim O’na düşmanlık beslerse Bana düşmanlık beslemiştir ve Bana düşmanlık besleyen ise, Allah’a düşman kesilmiştir
.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s100; İhkakü’l–Hak c. 6, s. 435).

İmam Ca’fer–i Sâdık’tan şöyle nakledilmiştir:
“Velayet (Allah tarafından) indirildiğinde ve Resûlullah Gadir–i Hum’da (Müslümanlara), ‘Ali’ye Emir’ül–mü’mininin unvanıyla selam verin’ buyurduğunda, iki kişi şöyle dediler: ‘Bu söz Allah’tan mı, yoksa Allah Resûlü’nden mi?’ Allah Resulü cevaplarında, ‘Evet, hem Allah’tan ve hem de Resûlü’nden… O hak olarak Mü’minlerin Emiri, muttakilerin imamı ve yüzü akların önderidir. Allah O’nu kıyamet gününde Sırat’ın üzerinde oturtacak ve O, sevenlerini Cennete ve düşmanlarını da (Cehennem) ateşine sokacaktır’ buyurdu.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.99; Biharü’l Envar c. 36, s. 169).
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 08-07-2018, 04:26
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.439
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ya Ali, Sen Cenneti ve (Cehennem) ateşini bölensin; Senin muhabbetinle iyiler kötülerden ayrılır, hayır ve şer ehli insanlar, mü’minlerle kâfirler birbirinden ayrılır.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.82; 1001 Hadis Işığında İmam Ali, A.R. Sabiri; El-Emali, Şeyh Sâduk s. 48).

“Ya Ali, Sen (Cehennem) ateşini ve Cenneti bölensin. Sen Cennet kapısını çalıp sevenleri sorgusuz bir şekilde ona sokacaksın(Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.82; İhkakü’l-Hak c. 7, s. 172).

“Kıyamet günü Allah, Bana ve Ali b. Ebi Tâlib’e şöyle buyuracaktır: ‘Sizi sevenleri Cennete ve size buğzedenleri (Cehennem) ateşine sokun.’ Allah Teâlâ’nın, Kur’an’daki, ‘Atın her inatçı kâfiri Cehenneme’ (Kaf: 24) sözü de bunu ifade etmektedir(Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.83; 1001 Hadis Işığında İmam Ali, A.R. Sabiri; Bişaretü’l-Mustafa s. 144).

“Biliniz ki, bir kimse Ali’yi severse, Allah onun için (Cehennem) ateşinden ve nifaktan kurtuluşu ve Sırat’tan geçiş iznini ve azaptan emanda kalmayı yazar.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s121; Biharü’l-Envar, c. 27, s. 115).

“Biliniz ki, kim Ali’yi severse, kıyamet günü yüzü on dörtlük ay gibi parladığı halde gelir.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s121; Biharü’l-Envar, c. 39, s. 277).
Hz. Ali’den, Resûlullah’ın kendisine hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
“Ya Ali, Sen Benim vasimsin, Senin savaşın Benim savaşımdır ve Senin barışın Benim barışımdır. Sen imamsın, tertemiz ve masum olan onbir imamın da babasısın ki yeryüzünü adaletle dolduracak Mehdi de onlardandır. O’na düşmanlık besleyenlerin vay haline! Ya Ali, bir kimse Seni ve evladını Allah için severse, Allah onu seninle ve evladınla haşredecektir. Siz de yüksek derecelerde Benimle beraber olacaksınız. Sen Cenneti ve ateşi bölensin. Sevenlerini Cennete ve düşmanlarını (Cehennem) ateşine sokacaksın.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.111; Yenabiü’l-Mevedde s. 85; İhkakü’l-Hak c. 4, s. 264).

“Biliniz ki, kim Ali’yi severse, kıyamet günü yüzü on dörtlük ay gibi parladığı halde gelir(Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali).

“Biliniz ki, bir kimse Ali’yi severse, Arş’ın altından bir melek ona şöyle seslenir: Ey Allah’ın kulu, ameline baştan başla… Hiç şüphesiz Allah, senin bütün günahlarını bağışladı.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.122; Biharü’l-Envar c. 27, s. 115).

“Biliniz ki, kim Ali’yi severse, Allah onu bağışlar.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.122; Esrarü’ş-Şehade, s. 241).

“Biliniz ki, bir kimse Ali’yi sever ve bu sevgi üzerinde ölürse, melekler onunla musafaha eder ve peygamberlerin ruhu onu ziyaret eder.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.122; Esrarü’ş-Şehade, s. 24).

“Kim Ali’yi kalbiyle severse, bu ümmetin sevabının üçte birini hak eder. Kim hem kalbi hem de diliyle severse (dilinde ona karşı sevgisini belirtirse) bu ümmetin sevabının üçte ikisini hak eder, kim de hem kalbi, hem dili ve hem de eliyle severse (bu sevginin gereklerini yerine getirirse) bu ümmetin sevabının hepsini hak etmiş olur. Bilin ki Cebrail Bana şöyle haber verdi: Saadetin hepsine o kimse sahip olur ki, Ali’yi hem hayattayken, hem de vefatından sonra sevmiş olsun(Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.122; İhkâkü’l-Hak, c. 5, s. 91).

“Ali hüküm vermede ümmetimin en iyisidir. O halde kim Beni seviyorsa, O’nu da mutlaka sevsin. Zira kul, Benim velayetime ancak Ali’yi sevmekle ulaşır(Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.123; İhkâkü’l-Hak, c. 7, s. 113).

“Kim hem hayatında ve hem de vefatından sonra Ali’yi severse, onun için emniyet ve iman yazılır (kaçınılmaz olur.)” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.123; İhkâkü’l-Hak, c. 7, s. 138).

“Kişi ancak Benim Ehl-i Beyt’imi Benim için severse, iman etmiş sayılır.”
Ömer b. Hattab, “Ehl-i Beyt’i sevmenin alameti nedir?” diye sorduğunda, elini Ali’ye dokundurarak, “İşte budur (bunu sevmektir)” cevabını verdi. (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.123; Mülhakâtu İhkâki’l-Hak c. 21, s. 32).

“Şunu bilin ki, kim Ali’yi severse, hesaptan, teraziden ve Sırat’tan emanda kalmış olur.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s.123; Biharü’l-Envar, c. 27, s. 115).

“Kim Allah’ın asla kopmayacak sağlam kulpuna sarılmak istiyorsa, kardeşim ve vasim olan Ali b. Ebi Tâlib’in velayetine sarılsın. Zira hiç kuşkusuz O’nu seven ve O’nun velayetini kabul eden helak olmaz ve O’na buğzeden ve düşmanlık besleyen kurtuluşa ermez(Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s106; İsbatü’l-Hüdat c. 2, s. 39).

“Benden sonra öyle karanlık fitneler meydana gelecek ki, ondan ancak ürvetü’l-vüska’ya (Allah’ın sağlam kulpu) sarılanlar) kurtulacaktır.”
“Bu sağlam kulp nedir ya Resûlallah?” diye sorulunca,
“Ali b. Ebi Tâlib’dir” buyurdu. (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali,66; İsbatü’l-Hudât c. 2, s. 206).

“Hiç kimse Ali’nin kazandığı fazileti kazanamamıştır. O, (yol) arkadaşını hidayete götürür. Ve helâk olmasına engel olur.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali,68; Fezailü’l-Hamse c. 1, s.167).
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 09-08-2018, 05:38
TUBA TUBA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 114
TUBA is on a distinguished road
Standart

Peygamber'imizin (saa) Hz. Ali (as) için söylediği şu sözleri daha iyi anlayacağız: Onu sevmek beni sevmek-tir, ona düşmanlık bana düşmanlıktır. Ona eziyet bana eziyettir, ona karşı savaş bana karşı savaştır, onunla barış benimle barış-tır, ona itaat bana itaattir.? Bu sayede, Hz. Ali'yi diğerleriyle kıyaslamanın ne kadar büyük bir hata ve kör bir cehalet olduğunu göreceğiz. Çünkü Hz. Ali, Allah'ın nurlarından bir nurdur. Onu başkalarıyla kıyaslayan, Allah'ın yücelttiğini alçaltmış ve alçalttığını yüceltmiş olur.
Hz. Muhammed (saa) ve Hz. Ali(as) aynı nurdandır.

Ya Allah Ya Muhammed Ya Ali
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 09-14-2018, 06:01
SUDE SUDE isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 124
SUDE is on a distinguished road
Standart

Ebû Salt-ı Hirevî'den senetli bir şekilde şöyle nakledilmiştir: 'İmâm Rızâ'dan (aleyhisselam) duydum ki,babaları kanalıyla Emirü'l-Müminin'den (aleyhisselam) şöyle naklediyordu: Dedi ki 'Resulullah'ın (s.a.a) şöyle dediğini duydum: "Ben Allah (c.c)'dan duydum ki şöyle buyurdu: 'Ali b. Ebî Tâlib benim kullarım üzerindeki hüccetim, beldelerimdeki nurum ve ilmimin eminidir. Onu tanıyanı cehenneme sokmayacağım; bana isyan etse (bazı günahları işlese) dahi ve onu inkâr edeni cennete sokmayacağım; bana (bazı konularda) itâat etse dahi."
Kaynak:
Bihârü'l-Envâr, cilt.27, sayfa.116.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 09-28-2018, 06:16
SALİH KUL SALİH KUL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 112
SALİH KUL is on a distinguished road
Standart

Resulullah'ın (s.a.a) Hz. Ali'ye (a.s) hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Ve beni sevdiğini iddia edip de sana düşman olan, yalan söylüyor; zira hiç şüphesiz sen bendensin,ben de senden.

Senin etin benim etimden, senin kanın benim kanımdan, senin ruhun benim ruhumdan, senin gizlin benim gizlimden ve senin açığın benim açığımdandır.

Sen benim ümmetimin İmâmı ve benden sonra onların üzerindeki halifemsin.

Sana itâat eden saadete kavuşur ve sana muhalefet eden bedbaht olur.

Seni seven karlı çıkar ve sana düşmanlık besleyen hüsrana uğrar.

Senden ayrılmayan kurtuluşa erir,senden ayrılan helak olur.

Senin ve benden sonra senin evladından gelecek İmâmların misali, Nûh'un gemisinin misalidir. Ona binen kurtulur,binmeyen boğulur…"

Kaynak: Kemâlü'd-Din, sayfa.241.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 09-30-2018, 04:05
یا علی مدد یا علی مدد isimli Üye şuanda  online konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 66
یا علی مدد is an unknown quantity at this point
Standart

Allah(c.c) La illahe illallah benim kalemdir
Her kim bunu söylerse benim kaleme girmiş olur
Hakeza: Ali b.Ebi Talib(a.s) ın velayeti benim kalemdir
ve Her kim benim kaleme girecek olursa azabımdan güvende olur
Hz Muhammed (s.a.a)

Meclis a.g.e c.39 s.246
Bakara süresi 168.ayetH
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 10-20-2018, 07:56
SALİH KUL SALİH KUL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 112
SALİH KUL is on a distinguished road
Standart

Peygamber efendimiz hz. Muhammed, Allah’ın duası ve selamı ona ve tertemiz Ehli Beytine olsun, buyurdu ki:
“ Güneşin iki yüzü vardır. Bir yüzü gök ehline aydınlık verir ve öbür yüzü de yeryüzündekilere aydınlık verir. Her iki yüzünün üzerinde yazı vardır. Bu yazının ne olduğunu biliyor musunuz ?”
Hazır olan Eshap dediler ki:
“ Allah ve Peygamberi bunu daha iyi bilirler.”Hazır olan Eshap dediler ki:
“ Allah ve Peygamberi bunu daha iyi bilirler.”Bunun üzerine hz. Muhammed (s.a.a.s.) buyurdu ki:
“ Gök ehline görünen yazı şöyledir : Allah, göklerin nurudur. Yeryüzündekilere
görünen yazı ise şöyledir: Ali yeryüzünün nurudur.”
• İbin Şâzen “Menâkib” s: 77
• Mecliysi “ Bihâr’ul-Envâr” c: 27 , s: 10
• Seyyid Hâşim el-Bahrâni “Medinat’ul-Me’âciz” c: 2, s: 406
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Alt 10-21-2018, 04:11
Ali İrfani Ali İrfani isimli Üye şuanda  online konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 280
Ali İrfani is an unknown quantity at this point
Standart

1.Hz.Muhammed (sav) şöyle buyurmuştur: ''Fatıma, iffetini kamil olarak korudu. Bu yüzden Allah onun soyuna ateşi haram kılmıştır.''
Sünni Kaynaklar:
Müstedrek-üs Sahiheyn,c.3,152;Hilyet-ül Evliya,c.4,188

2.Hz.Ali (as) şöyle buyurmuştur: ''Tohumu yaran ve mahlukatı yaratana andolsun ki ümmi Peygamber'in bana ahdidir bu: Beni ancak mümin sever ve bana ancak münafık düşmanlık yapar.''
Sünni Kaynaklar:
Sahih-i Müslim,c.1,s.86/131,Sünen-i Tirmizi,c.5,s.643/3736

3.Hz.Muhammed Hz.Ali'nin kolundan tutarak şöyle buyurmuştur: ''Bu sadıkların imamı, kafirlerin katilidir. Ona yardımcı olana yardım olunur; ondan yardımı esirgeyenden yardım esirgenir.''
Sünni Kaynaklar:
Müstedrek-üs Sahiheyn c.3,s.129;Kenz-ul Ummal c.6 s.153 hadis no:2527

4.Ebubekirden şöyle rivayet edilir: ''Resulullah bir çadır kurarak bir kavsine yaslandığını gördüm. Çadırda Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin'in bulunduğu bir sırada buyurdu ki: ''Ey Müslümanlar! Ben, bu çadırdakilerle sulh içinde olanlarla sulh içindeyim; bunlarla savaş halinde olanlarla savaş halindeyim; bunları sevenlerle dostum. Bunları ancak ceddi said ve doğumu güzel (helalzade) olan sever; bunları ancak ceddi şaki (sapık) doğumu kötü (haramzade) olan düşman olur.''
Sünni Kaynaklar:
er-Riyaz-un Nezire,c.2,s.189;Menakıb-ul Aşere,s.189

5.Hz.Muhammed şöyle buyurmuştur: ''Ehl-i Beyt'im Nuh'un gemisi gibidir; ona binen kurtulur; uzak duran boğulup helak olur.''
Sünni Kaynaklar:
Hakim Müstedrek III,151;Ahmed Müsned III,157;Taberani el-kebir no:2636-2638

6.Hz.Muhammed şöyle buyurmuştur: ''Kıyamet günü olunca perde gerisinden bir münadi şöyle seslenerek: ''Ey mahşer halkı gözlerinizi kapayın Fatıma bintu Muhammed geçecek''
Sünni Kaynaklar:
Kutub-i Sitte Muhtasarı 4485

7.Hz.Muhammed taif günü Hz.Ali'yi çağırdı ve onunla hususi konuşma yaptı. (Bu görüşme o kadar uzadı ki) halk: ''Resulullah amcasının oğluyla görüşmesini uzattı'' dediler. Resulullah bunu işitince: ''Onunla hususi görüşmeyi ben yapmadım. Allah yaptı.''buyurdu.
Sünni Kaynaklar:
Hz.Cabir'den:Kutub-i Sitte Muhtasarı İbrahim Canan c.12,s.470 hadis no:4409

8.Hz.Muhammed şöyle buyurmuştur: ''Hiç kimse,ben kendisine kendi canından,Ehlibeytim kendi ehlibeytinden;soyum,kendi soyundan ve zatım kendi zatından daha sevimli olmadıkça iman etmiş olmaz.''
Sünni Kaynaklar:
el-Mu'cem-ul Evset-Taberani-,c.6,s.116/5790;Mu'cem-ul Kebir Taberani,c.7,s.86/6416

9.Hz.Muhammed şöyle buyurmuştur: ''Bilin ki kim, Al-i Muhammed'i (Ehlibeyt'in) sevgisi üzere (onların halleriyle hallanerek) ölürse şehit olarak ölmüştür; bilin ki kim, Al-i Muhammed'in sevgisiyle ölürse, günahları bağışlanmış olarak ölmüştür; bilin ki ,Al-i Muhammed'in sevgisi üzere ölürse, tövbe etmiş olarak ölmüştür; bilin ki kim Al-i Muhammed'in sevgisi üzere ölürse, imanı kamil bir mümin olarak ölmüştür; bilin ki kim ,Al-i Muhammed'in sevgisi üzere ölürse ölüm meleği, sonra da Nekir ve Münker onu cennetle müjdeler: bilin ki kim, Al-i Muhammed'in sevgisi üzere ölürse, gelinin kocasının evine uğurlandığı gibi o da cennete uğurlanır.''
Sünni Kaynaklar:
Tefsir-i Keşşaf,c.4,s.220

10.Hz.Muhammed (sav) şöyle buyurmuştur: ''Al-i Muhammed'i (Ehlibeyt'i) tanımak cehennemden kurtuluştur; Al-i Muhammed'i sevmek sırat köprüsünden geçiştir; Al-i Muhammed'in velayetini kabul etmek azaptan emanda olmaktır.''
Sünni Kaynaklar:
el-ithaf-bi hubbi eşraf şebravi şafii'nin s.4;Yenabi-ul Meveddet s.22,163,241
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 11-01-2018, 09:20
یا علی مدد یا علی مدد isimli Üye şuanda  online konumundadır
Çalışkan Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 66
یا علی مدد is an unknown quantity at this point
Standart

İbni Abbas’tan şöyle nakledilmiştir; Adamın biri Hz. Resulullaha (saa) kendisini cennete götürecek bir ameli sorunca Allahın Resulü (saa) şöyle buyurdu; Farz namazlarını kıl, Ramazan orucunu tut, cenabetten guslederek temizlen ve Ali’yi sev.

Sonra hangi kapıdan istersen cennete gir. Beni hak olarak peygamberliğe seçen Allaha andolsun ki; Eğer bin yıl namaz kılsan. Bin yıl oruç tutsan, bin yıl hac yapsan. Bin kere (Allah yolunda) savaşsan, bin köle azat etsen. Tevrat, İncil, Zebur ve Furkan’ı (Kuran’ı) okusan, bütün peygamberlerle görüşsen ve her peygamberle birlikte bin savaşa katılsan. Ve her peygamberle birlikte bin kere hacc yapsan sonra ölsen ama kalbinde Ali ve evlatlarının sevgi ve muhabbeti bulunmazsa Allah seni münafıklarla birlikte cehennem ateşine sokacaktır. (İrşad’ul Kulub- s.253)
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 11-04-2018, 01:49
sürgündeki şia sürgündeki şia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 573
sürgündeki şia is an unknown quantity at this point
Standart

Peygamber efendimiz hz. Muhammed, Allah’ın duası ve selamı ona ve tertemiz Ehli Beytine olsun, buyurdu ki:
“ Mirac’a göke çıktığımda ve şanı yüce Rabbime yakın olduğumda bana şöyle dedi: “Ey Muhammed ! İnsanlardan kimi seversin ?” Ben dedim ki: Ey Rabbim, Ali’yi seviyorum. Bunun üzerine Rabbim dedi ki: “Ey Muhammed ! Etrafına bak !” Ben de soluma baktım ve Ali bin Ebi Talib’i gördüm.”

Şeyh Tusi “El-Amâli” s: 352
Şeyh Muhammed bin Hasan el-Hurr el-‘Âmili “Cevâhir’ul-Sunniye” s: 260
Mecliysi “Bihâr’ul-Envâr” c: 18 , s: 406 / c: 40 , s: 33
Muhammed Sâlih el-Keşfi el-Termizi “Menâkib el-Murtadaviye” s: 104
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 12-11-2018, 05:10
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3.439
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart Hz. Peygamber (saa) Diliyle Hz. Ali (as)

Hz. Peygamber (saa) Diliyle Hz. Ali (as)

Hz. Ali’yi (a.s) Sevmek

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali’nin sevgisi ateşin odunu yediği gibi günahları yer, bitirir.”[1]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Mü’minin defterinin sahifesinin başlığı Ali b. Ebi Talib’in sevgisidir.”[2]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah müminin kalbinde Ali’nin sevgisini sabit kılar. Buna rağmen sürçecek olursa kıyamet günü Allah sırat köprüsü üzerinde ayağını sabit kılar.”[3]

Hz. Ali’ye (a.s) Buğzetmek

Resulullah (s.a.a) Ali’ye (a.s) şöyle buyurmuştur: “Seni ancak mümin sever ve ancak münafık sana buğz eder.”[4]

Bu manada gerçekten bir çok hadis nakledilmiştir. Hatta tevatür derecesine ulaşmıştır.

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Eğer bu kılıcımla bana buğzetsin diye müminin burnuna vuracak olursam yine de bana buğzetmez. Münafığa da beni sevsin diye bütün dünyayı verecek olsam yine de beni sevmez. Bu kaza ve kader gerçekleşti ve ümmi Peygamberin diliyle şöyle ifade edildi: “Ey Ali! Mümin seni düşman bilmez, münafık ise seni sevmez.”[5]

Ali İyilerin İmamıdır

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali iyilerin imamı, kötülerin katilidir. Ona yardım eden yardım görür ve onu yardımsız bırakan yardımsız kalır.”[6]

Resulullah (s.a.a), Ali’ye (a.s) şöyle buyurmuştur: “Müslümanların efendisi ve takva sahiplerinin imamına merhaba”[7]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ey Ali! Şüphesiz Allah sana fakirlerin sevgisini bağışlamıştır. Bu yüzden onlar senin imam oluşundan, sen de onlar gibi taraftarların olduğundan hoşnutsun.”[8]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali hakkında onun Müslümanların efendisi, takva sahiplerinin imamı ve yüzü ak olan kimselerin önderi olduğu bana vahyedildi.”[9]

Ali Sizin İmamınızdır

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kendisiyle uzlaştığınız takdirde helak olmayacağınız kimseyi sizlere göstereyim mi? Şüphesiz sizin veliniz Allah’tır. İmamınız ise Ali b. Ebi Talib’dir. O halde onun hayrını dileyin ve onu tasdik edin. Şüphesiz bunu bana Cebrail haber vermiştir.”[10]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz aziz ve celil olan Allah Ali b. Ebi Talib (a.s) hakkında bana tavsiyelerde bulundu. Ben, “Ya Rabbi! Bunu bana açıkla”dedim.”Dinle”buyurdu. Ben, “Dinliyorum”dedim. O, “Şüphesiz Ali hidayet bayrağı, dostlarımın imamı, bana itaat edenlerin nuru, takva sahipleri ile birlikte kıldığım kelimedir. Her kim onu severse beni sevmiştir ve her kim ona itaat ederse bana itaat etmiştir.”diye buyurdu.”[11]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah Ali hakkında bana tavsiyelerde bulundu. Ben, “Ya Rabbi! Bana açıkla”dedim. O, “Dinle”dedi. Ben, “Dinliyorum”dedim. O, “Şüphesiz Ali hidayet bayrağı ve dostlarımın imamıdır. Onu bununla müjdele”dedi. Ali gelince kendisine bunu müjdeledim.”[12]

Ali Benim Halifemdir

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ey Haşim oğulları! Şüphesiz kardeşim, vasim vezirim ve ehlim arasında halifem Ali b. Ebi Talib’dir. O borcumu öder verdiğim sözleri gerçekleştirir.”[13]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Cebrail bana gelerek şöyle dedi: “Ey Muhammed! Rabbin sana selam ediyor ve şöyle buyuruyor: “Şüphesiz Ali b. Ebi Talib senin vasin, ehlin ve ümmetin üzerinde halifendir.”[14]

Resulullah (s.a.a) Ali’ye işaret ederek şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz bu benim kardeşim, vasim, aranızdaki halifemdir. O halde onu dinleyin ve itaat edin.”[15]

Ali Benim Vasimdir

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz, benim vasim, sır yerim, kendimden sonra geride bırakacaklarımın en hayırlısı; vaatlerimi yerine getirecek ve borcumu ödeyecek kimse Ali b. Ebi Talib’dir.”[16]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz her nebinin bir vasisi ve varisi vardır ve şüphesiz Ali benim vasim ve varisimdir.”[17]

İbn-i Ebi’l Hadid şöyle diyor: “Resulullah’ın (s.a.a) vefatından sonra Hz. Ali, “Resulullah’ın vasisi”diye çağrılıyordu. Zira Peygamber istediği şeyleri ona vasiyet etmişti. Bizim ashabımız da bu konuyu inkar etmemekte, ama şöyle demektedirler: “Bu vasiyet hilafet hakkında değildi, kendisinden sonra çıkacak olan yeni meseleler hakkındaydı.”[18]

İbn-i Ebi’l Hadid “Ali’nin vasiyeti hakkında söylenen şiirler”başlığı altında asr-ı saadet şairlerinden bir çok şiirler nakl etmiş[19] ve İmam’ın “vasiyet ve veraset onlar arasındadır”sözü hakkında şöyle demiştir: “Hiç şüphemiz yok ki Ali, Peygamber’in vasisi idi. Bize göre kini olan bazı kimseler bunu kabul etmemiştir. Elbette bize göre de vasiyetten maksat nass ve hilafet değildi; aksine açıklandığı takdirde hilafet mevzusundan çok daha yüce ve önemli olan konulardı.”[20]

Ben Kimin Mevlası İsem Ali de Onun Mevlasıdır

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlasıdır.”[21]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ey Bureyde! Ben müminlere kendi nefislerinden daha evla değil miyim?”Bureyde, “Evet, ya Resulullah”deyince şöyle buyurdu: “Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır.”[22]

Abdurrahman b. Ebi Leyla şöyle diyor: “Ali’yi Rahbe’de (Kufe’de) halkı şöyle ant içirirken gördüm: “Allah’a yemin ederek söyleyin bakayım, sizden Resulullah’ın Gadir-i Hum günü, “Ben kimin mevlası isem o halde Ali de onun mevlasıdır”diye buyurduğunu duyanınız var mıdır? Duyan varsa kalkıp şehadette bulunsun.”Abdurrahman b. Leyla şöyle diyor: “Adeta şu an kendilerine baktığım Bedir ashabından 12 kişi kalkarak şöyle dediler: “Şehadet ediyoruz ki Resulullah’ın (s.a.a) Gadir-i Hum günü şöyle buyurduğunu işittik: “Ben müminlere kendi nefislerinden daha evla değil miyim?”Biz, “Elbette Ya Resulullah”deyince de şöyle buyurdu: “Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır. Allahım! Ali’yi seveni sev ve ona düşman olana düşman ol.”[23]

Ali Her Müminin Velisidir

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Ali bendendir ve ben de Ali’den ve Ali her müminin velisidir.”[24]

İmran b. Huseyn şöyle diyor: “Resulullah (s.a.a) bir seriyye gönderdi ve onlar, Ali b. Ebi Talib’i emir olarak tayin etti. O bu yolculukta bir şey yaptı...Biz yolculuktan döndükten sonra Resulullah’ın (s.a.a) yanına vardık, ona selam verdik. Onlardan birisi kalkarak şöyle dedi: “Ya Resulullah! Şüphesiz Ali şöyle ve şöyle yapmıştır.”Resulullah (s.a.a) ondan yüz çevirdi. Sonra ikincisi kalktı ve birinci şahsın dediği şeyleri tekrarladı. Böylece dört kişi kalktı ve hepsi de ilk kişinin dediklerini tekrar etti. Resulullah (s.a.a) dördüncü şahsa dönerek yüzünün rengi değişmiş bir halde şöyle buyurdu: “Bana Ali’yi çağırın, bana Ali’yi çağırın, bana Ali’yi çağırın! Şüphesiz Ali bendendir ve ben de Ali’denim. Ali benden sonra her müminin velisidir.”[25]

Veheb b. Hamza şöyle diyor: “Ali b. Ebi Talib ile Medine’den Mekke’ye yolculuk ettik. Yolda kendisinden biraz sertlik gördüm. Kendi kendime, “Dönüp Peygamber’i gördüğümde ona söyleyeceğim.”dedim. Veheb b. Hamza sonra şöyle diyor: “Döndükten sonra Resulullah’ı (s.a.a) gördüm ve ona Ali’yi kötüledim. Resulullah (s.a.a) bana şöyle buyurdu: “Ali için bana bunları deme şüphesiz Ali benden sonra velinizdir.”[26]

Bureydet’ul Eslemi şöyle diyor: “Resulullah bizlere, Ali’ye “Müminlerin Emiri”diye selam vermemizi emretti. O gün biz yedi kişiydik ve ben hepsinden küçüktüm.”[27]

Ali Hak İledir

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali hak iledir, hak da Ali iledir ve onun etrafında döner.”

İbn-i Ebil Hadid şöyle diyor: “Resulullah (s.a.a) bir çok sahih hadisinde, “Ali hak iledir”buyurmuştur.”[28]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Hak bununladır, hak bununladır (yani Ali iledir. )”[29]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali nereye meyil ederse hak onunladır.”[30]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah’ım! Ali nereye dönerse hakkı da onunla döndür.”[31]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali hak iledir ve hak Ali ile. Kıyamet günü havuzda yanıma gelinceye kadar asla birbirinden ayrılmazlar.”[32]

Ali Kur’an İledir

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali Kur’an iledir ve Kur’an’da Ali iledir. Havuzda yanıma gelinceye kadar birbirinden ayrılmazlar.”[33]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali hak ve Kur’an iledir, hak ve Kur’an da Ali iledir. Havuzda yanıma gelinceye kadar birbirinden ayrılmazlar.”[34]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Bu Ali, Kur’an iledir. Kur’an’da Ali iledir. Havuz’da yanıma gelinceye kadar birbirinden ayrılmazlar. Bu ikisine bıraktığım şeyleri onlardan sorun.”[35]

Ali (a.s) Allah’ın Hüccetidir

Resulullah (s.a.a) Enes’in yanında oturduğu bir zamanda içeriye giren Ali’ye işaret ederek şöyle buyurdu: “Ey Enes! Ben ve bu Allah’ın kulları üzerindeki hüccetiyiz.”[36]

Ali, Peygamber’in İlminin Kapısıdır

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ben ilim şehriyim Ali ise kapısıdır. İlmi isteyenler kapısından gelmelidir.”[37]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ben ilim şehriyim Ali ise kapısıdır. İlim isteyenler kapısından gelmelidir.”[38]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali ilmimin dergahıdır.”[39]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ben hikmet eviyim, Ali de kapısıdır.”[40]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali ilmimin kapısıdır ve benden sonra gönderildiğim şeyi (risaleti) ümmetime açıklayandır.”[41]

Ali Benden Sonra İnsanların En Bilginidir

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Benden sonra ümmetimin en bilgini Ali b. Ebi Talib’dir.”[42]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali b. Ebi Talib, insanlardan Allah’ı ve insanları en çok tanıyandır ve herkesten çok “La ilahe illallah”hakikatini sevmekte, ululamaktadır.”[43]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Benden sonra ümmetimin en üstün hakimi ve alimi Ali’dir.”[44]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ey Ali! Sen ilmimin varisisin.”[45]

Ben ve Ali Bir Ağaçtanız

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ben ve Ali bir ağaçtanız. İnsanlar ise değişik ağaçlardan.”[46]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ey Ali! İnsanlar değişik ağaçlardandır. Oysa sen ve ben bir tek ağaçtanız.”[47]

Cabir şöyle diyor: “Şüphesiz Peygamber (s.a.a) Arefe’de iken Ali onun tam karşısında duruyordu. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: “Ey Ali! Yanıma gel. Beş parmağını beş parmağımın üstüne koy. (elimi avuçla). Ey Ali! Ben ve sen bir tek ağaçtan yaratıldık. Ben o ağacın kökü, sen gövdesi, Hasan ve Hüseyin ise dallarıdır. Her kim bu dallardan birine tutunursa Allah onu cennete koyar.”[48]

Sen Kardeşimsin

Resulullah (s.a.a) Ali’ye (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sen dünya ve ahirette benim kardeşimsin.”[49]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ben de kardeşim Musa’nın “Rabbim, göğsümü genişlet ve işimi kolaylaştır. Bana ehlimden bir yardımcı kıl.”dediği gibi diyorum. Kardeşim olan Ali’yi,.”Sırtımı onunla güçlü kıl.”[50]

Ali (a.s)Resulullah’a (s.a.a) ashabı arasında kardeşlik akdini okurken şöyle buyurmuştur: “Ashabına bana yapmadığını yaptığını görünce ruhum bedenimden çıktı ve belim kırıldı. Eğer bu davranışınız bana olan gazabınızdan kaynaklanıyorsa, bağış ve büyüklük size aittir.”Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: “Beni hakla gönderene andolsun ki seni kendime istediğim için erteledim. Sen bana oranla Harun’un Musa’ya oranı gibisin. Sadece benden sonra Peygamber gelmeyecek. Sen benim kardeşim ve varisimsin.”[51]

Ali Bendendir ve Ben de Ali’denim

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali benden ve ben Alidenim”[52]

Resulullah (s.a.a), Ali (a.s) için şöyle buyurmuştur: “Sen benden ve bende sendenim.”[53]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali’nin bana oranla yeri kafamın bedenime oranla yeri gibidir.”[54]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Ali’nin eti benim etimden ve kanı benim kanımdandır.”[55]

Resulullah (s.a.a), Ali (a.s) için şöyle buyurmuştur: “Ey Ali! Sen benden ve ben de sendenim, sen benim kardeşim ve arkadaşısın.”[56]

Benim Adıma Sadece Kendim ve Ali Tebliğ Edebilir.

Enes b. Malik şöyle diyor: “Şüphesiz Peygamber (s.a.a) Beraat suresini (müşriklere okumak için) Ali’ye verdi ve şöyle buyurdu: “(Bu sureyi) sadece ben ve Ehl-i Beyt’imden olan biri tebliğ edebilir.”[57]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali benden ve ben ondanım. Sadece kendim ve Ali tebliğ edebilir.”[58]

Sen Bana Oranla Harun Gibisin

Resulullah (s.a.a), Ali (a.s) için şöyle buyurmuştur: “Senin bana oranla yerin, Harun’un Musa’ya oranla yeri gibidir. Sadece benden sonra peygamber yoktur.”[59]

Resulullah (s.a.a), Ali (a.s) için şöyle buyurmuştur: “Sen, bana oranla konumunun Harun’un Musa’yla konumu gibi olmasından hoşnut değil misin? Sadece sen Peygamber değilsin. Sen halifem olmadıkça bana gitmek yakışmaz.”[60]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Seni yerime geçesin diye halifem kıldım.”Ben, “Senden hiç geri kaldım mı ya Resulullah?”deyince şöyle buyurdu: “Sen bana oranla yerinin Harun’un Musa’ya olan yeri gibi olmasından hoşnut değil misin? Sadece benden sonra Peygamber olmayacaktır.”[61]

Ali’nin Velayeti

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Eğer Ali’yi velayet ve yöneticilik makamına geçirirseniz onun yol gösterici ve doğru yolu bulmuş kimse olduğunu görürsünüz. O sizleri doğru yola götürür.”[62]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Eğer Ali’yi hilafete seçerseniz ki böyle yapacağınızı zannetmiyorum; onun yol gösterici ve doğru yolu bulmuş kimse olduğunu görürsünüz.”[63]

Resulullah (s.a.a), emirlik ve hilafetten söz edilince şöyle buyurmuştur: “Eğer onu Ali’ye teslim ederseniz, onun yol gösteren ve doğru yolu bulmuş kimse olduğunu görürsünüz. O sizleri doğru yola götürür.”[64]

***************

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim Adem’in ilmini Nuh’un kavrayışını, İbrahim’in hilmini, Yahya b. Zekeriya’nın zühdünü ve Musa b. İmran’ın öfkesini görmek isterse Ali b. Ebi Talib’e baksın.”[65]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali müminlerin efendisidir.”[66]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali dinin direğidir.”[67]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İnsanlara benden sonra hak üzere kılıç vuran işte budur.”[68]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ey Ali! Senin örneğin “Kulhu vallahu ehad”(İhlas suresi) örneği gibidir. Seni kalbiyle seven adeta Kur’an’ın üçte birini okumuştur. Seni kalbiyle seven ve diliyle yardım eden kimse ise adeta Kur’an’ın üçte ikisini okumuştur. Seni kalbiyle seven, diliyle yardım eden ve eliyle destekleyen kimse ise adeta tüm Kur’an’ı okumuştur.”[69]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ey insanlar! Ali’yi şikayet etmeyiniz. Allah’a andolsun ki o Allah için ve Allah yolunda tavizsizdir.”[70]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali’ye eziyet eden bana eziyet etmiştir.”[71]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali müminlerin büyüğü; servet ise münafıkların efendisidir.”[72]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali’nin bu ümmet üzerindeki hakkı babanın evlat üzerindeki hakkı gibidir.”[73]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Benim sırdaşım Ali b. Ebi Talib’dir.”[74]

Resulullah (s.a.a), Ali’ye (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sen ve taraftarların cennettesiniz.”[75]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Ali ve taraftarları kıyamet günü kurtuluşa erenlerdir.”[76]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ali’yi anmak ibadettir.”[77]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Adalet hususunda benim ve Ali’nin eli eşittir.”[78]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim, “Ali insanların en hayırlısıdır.”demezse şüphesiz ki kafirdir.”[79]
Kaynaklar:
[1] Kenz’ul Ummal, 33021
[2] a. g. e. 32900
[3] a. g. e. 33022
[4] a. g. e. 32878
[5] Şerh-u Nehc’il Belağa-i İbn-i Ebi’l Hadid, 18/173
[6] Kenz’ul Ummal, 32909
[7] a. g. e. 33009
[8] Tarih-i Dimeşk (İmam Ali’nin Biyografisi), 2/212/706
[9] a. g. e. s. 258/775
[10] Şerh-u Nehc’il Belağa-i İbn-i Ebi’l Hadid, 3/98
[11] Nur’us Sakaleyn, 5/73/74
[12] Tarih-i Dimeşk (İmam Ali’nin biyografisi), 2/230/734
[13] Emali et-Tusi, 602/1244
[14] Emali’el-Müfid, 168/3
[15] Kenz’ul Ummal, 36479
[16] a. g. e. 32952
[17] Tarih-i Dimeşk (İmam Ali’nin biyografisi), 3/5/1021
[18] Şerh-u Nehc’il Belağa-i İbn-i Ebi’l Hadid, 1/13
[19] a. g. e. s. 143/150
[20] a. g. e. 1/139
[21] Tarih-i Dimeşk (İmam Ali’nin biyografisi), 1/366/461
[22] a. g. e. h. 458
[23] a. g. e. 2/11/506
[24] Kenz’ul Ummal, 32938
[25] Tarih-i Dimeşk (Hz. Ali’nin biyografisi) 1/380/486
[26] a. g. e. s. 385/491
[27] a. g. e. 2/260/777
[28] Şerh-u Nehc’il Belağa-i İbn-i Ebi’l Hadid, 2/297
[29] Kenz’ul Ummal, 33018
[30] el-Kafi, 1/294/1
[31] Tarih-i Dimeşk (İmam Ali’nin biyografisi), 3/118/1159
[32] a. g. e. s. 120/1162
[33] a. g. e. s. 124 Haşiyede yer almıştır.
[34] a. g. e. s. 125 Haşiyede yer almıştır.
[35] a. g . e. 3/125 Haşiyede yer almıştır
[36] a. g. e. 2/273/793
[37] Kenz’ul Ummal, 32890
[38] a. g. e. 32979
[39] a. g. e. 32911
[40] a. g. e. 32889
[41] a. g. e. 32981
[42] a. g. e. 32977
[43] a. g. e. 32980
[44] Emali es-Seduk, 440/20
[45] Yenabi’ul Mevedde, 1/397/17
[46] Kenz’ul Ummal, 32943
[47] a. g. e. 32944
[48] Tarih-i Dimeşk (İmam Ali’nin biyografisi), 1/129/179
[49] a. g. e. s. 105/145
[50] a. g. e. s. 107/147
[51] a. g. e. 1/108/148
[52] Sünen-i İbn-i Mace, 119
[53] Kenz’ul Ummal, 32880
[54] a. g. e. 32914
[55] a. g. e. 32936
[56] Tarih-i Dimeşk (İmam Ali’nin biyografisi) 1/109/149
[57] a. g. e. 2/377/873
[58] a. g. e. s. 378/875
[59] Kenz’ul Ummal, 32881
[60] a. g. e. 32931
[61] a. g. e. 36488
[62] a. g. e. 32966
[63] a. g. e. 33072
[64] Tarih-i Dimeşk (İmam Ali’nin biyografisi), 3/69/1110
[65] a. g. e. 2/280/804
[66] el-Kafi, 1/294/1
[67] a. g. e.
[68] a. g. e.
[69] Nur’us Sakaleyn, 5/701/20
[70] Tarih-i Dimeşk (İmam Ali’nin biyografisi), 1/386/492
[71] el-Bihar, 5/69/1
[72] Tarih-i Dimeşk (İmam Ali’nin biyografisi), 2/260/778
[73] el-Bihar, 36/5/1
[74] Tarih-i Dimeşk (İmam Ali’nin biyografisi), 2/311/815
[75] a. g. e. s. 345/845
[76] a. g. e. s. 348/851
[77] a. g. e. s. 408/907
[78] a. g. e. s. 439/946
[79] a. g. e. 2/444/954
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 09:02


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.