aliyyenveliyullah -forum anasayfa-  

Geri git   aliyyenveliyullah -forum anasayfa- | KADIN, AİLE VE HİCAB | KADININ AİLE VE TOPLUMDAKİ YERİ

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 10-11-2008, 11:20
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1.449
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Arrow İslam’a GÖre EŞ SeÇİmİ...

Eş Seçimindeki Kıstaslar

Eş olarak kimi seçmeliyiz?


Şimdi konumuzun en önemli faslına ulaşmış bulunmaktayız. Şu ana kadar açıkladığımız her şey bu fasıl için ön hazırlık konumundaydı. Yani konumuzun aslı; “Birlikte mutlu bir hayat yaşayabilmemiz ve birbirimizin olgunlaşmasına katkıda bulunabilmemiz için hangi ölçülerle, hangi özelliklerle, hangi kriterlerle ve hangi kıstaslarla eş olarak kimi seçmeliyiz?” konusu hakkındadır. Bizim, önceki konuları açıklamamızdaki asıl hedef işte budur. Bütün telaşımız bu konu hakkındadır.

Yani, kız ve erkek bütün gençler; birbirlerine uygun olan, birbirlerine benzer ölçülere sahip olan ve birbirlerine yakışan eşler seçmelidirler. Eğer bu şartlar gerçekleşir ve bu uyumluluk sağlanırsa, öteki sorunlar kolayca halledilebilecektir. Eğer bu aşamalarda yanlış yapmazlarsa, öteki aşamaları geçmek daha da kolaylaşacaktır.

Cesaretle şöyle söylemek mümkündür:

“Ailesel yaşam” içinde gerçekleşen sorunların en önemlileri, kız ve erkeğin seçim konusunda yanlış yapmalarından ve kendileri için uygun olan eşi seçmediklerinden dolayı kaynaklanmaktadır. Uyumsuzluktan ve denksizlikten dolayı birçok ailenin yıkıldığını görmüş bulunmaktayız. Ortak yaşam içinde meydana gelen sorunların birçoğu “Yanlış eş seçimi”nden kaynaklanmıştır.


Dikkat!

(Kız ve erkek) Kardeşim! Bir ömür boyunca birlikte yaşamak istediğin bir kimseyi seçmek istiyorsun. Dolayısıyla kimi seçtiğine çok iyi bak. İnsan yaşamındaki hiçbir seçim (Din ve mezhep seçimi hariç) eş seçimi kadar önemli değildir.

Bu seçim, senin mutluluğun ve mutsuzluğun konusunda çok önemli bir role sahiptir. Yapabildiğin kadar titiz ol. İnsanlara danış. Araştırma yap. Yanlış yapmamak için dikkat et. İçgüdüsel duygulardan dolayı karar verme. Yanlış etkenlerin tesiri altında kalmamaya dikkat et. Eğer sana münasip olmayan, liyakati bulunmayan ve uygun olmayan bir kimseyle evlenirsen işin çok zor olacaktır.

Sakın kendi kendine şöyle söyleme: “Şimdilik evlenelim. Eğer gelecekte birlikte yaşayamazsak boşanırız.”

Buna benzer düşünceleri aklından çıkarmalısın. Boşanmak; çok zor bir iştir. Hatta bazı durumlarda olanaksızdır. Özellikle işin içinde bir de çocuk varsa kesinlikle mümkün değildir.

Şu düşünceyi benimseyip güçlendirmelisin:

“Ben, bir ömür boyunca birlikte mutlu olarak yaşayacağım bir eş seçmek istiyorum.”

Şimdiden “boşanma köprüsünü” arkada bırakarak yıkıp gitmelisin. Ömrünün sonuna kadar birlikte yaşayacağın bir eş seçmek için bütün dikkatini toplamalısın. Çok ölçülü davran.

Önceki açıklamalarımızda evlenme konusunda acele edilmesini tavsiye etmemizin anlamı; dikkatsizlik ve acelecilik değildir. “Acele” ile birlikte “dikkat” de olmalıdır. Bu ikisi, yani “Acele ve dikkat” birbirlerine aykırı olan şeyler değildirler. Hatta “dikkat” etmeye aykırı olan şey “aceleci” davranmaktır
.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 10-11-2008, 11:24
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1.449
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Seçim Konusunda Dikkat Etmek ve Evlilik Konusunda Kolaylaştırıcı Olmak

İslam’ın evlilik konusundaki yasalarının genelini incelediğimiz zaman, şu sonuca ulaşmaktayız:

İslam dini evlilik müessesesine bağlı olan örnek olarak; mihr, çeyiz, takı, örf, adap, tören v.b. benzer konularda kolaylaştırmayı ve sadeliği emretmektedir. Ancak “Eş seçimi” konusunda dikkatli olmayı emretmektedir. Evlendirme konusu hakkında şöyle buyurmaktadır:


“Kolaylaştırınız… Çok dikkat etmeyiniz… Evliliklerin en hayırlısı, en kolay olanıdır… Eşlerin en iyileri, mihrleri en az olanlardır… Eşlerin en iyileri, masrafları en az olanlardır…
Ancak sıra “Eş seçimi” ve “Eş seçiminin ölçüleri” konularına gelince şöyle buyurmaktadır:


Dikkat ediniz… Çöplükte büyümüş olan gülden sakının… Aptalla evlenmekten kaçının… Boynuna taktığın gerdanlığa iyi bak…[1]

Bu konu hakkında daha birçok uyarı bulunmaktadır.

Bundan dolayı, bu “İki çeşit yasa” birbirleriyle karıştırılmaması ve yanlış yapılmaması için çok dikkat edilmelidir. “Kolaylaştırmak” kendi yerinde “Dikkat etmek” de kendi yerinde olmalıdır. “Her şey kendi yerinde güzeldir.”


Eş Seçimindeki Kıstaslar

Eş seçmek için bazı kıstaslara sahip olmak zorundayız. Yani kız ve erkek, “Nasıl bir eş istemektedirler? Özellikleri nelerdir? gibi konular hakkında bazı kıstaslara ve ölçülere sahip olmalıdırlar. Örnek olarak; yolculuğa çıkmak isteyen bir kimse, öncelikle gideceği yeri belirlemeli sonra yolculuğa çıkmalıdır. Ancak yolculuğa çıkması gerektiğini bilir de, gideceği yeri göz önünde bulundurmazsa; şaşkın bir halde oradan oraya dönüp duracaktır.

Eş seçimi konusunda göz önünde bulundurulması gereken kıstaslar, ölçüler, değerler ve özellikler iki kısımdır:

a-Mutlu bir yaşam için kesinlikle gerekli olan kıstaslar.
b-Olgunlaşmak, daha güzel olmak, daha iyi yaşamak için olan ve genellikle kişilerin yapılarıyla ilgisi olan kıstaslar.
Şimdi bu kıstasları, ölçüleri, özellikleri ve değerleri incelemeye başlayacağız:
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 10-11-2008, 11:28
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1.449
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Bir-Dindarlık

(Kesinlikle gerekli olan kıstaslardandır.)


Dini olmayan bir insan her şeye sahip olsa da, hiçbir şeyi yok demektir. Dinsiz bir insan, hakikatte “Hareket eden bir ölü” gibidir. Yaşamın en asli konusu olan dine bağlı olmayan bir insanın; hayatını paylaştığı kimsenin ve eşinin haklarına saygı göstereceğine dair hiçbir garanti bulunmamaktadır.

Dindar bir insan, hiçbir zaman dinsiz bir eşle anlaşamaz ve mutlu bir yaşam sürdüremez. Dindar bir insan, eşinin öteki eksikliklerine tahammül edebilir. Ancak “Dinsizlik ve laubalilik” gibi eksikliklere tahammül etmesi olanaksızdır.

Evet, eğer ikisi de dinsiz olurlarsa ya da dinsel yasalara ilgisiz davranırlarsa; birbirlerine tahammül etmeleri mümkün olabilir. Ve birlikte de yaşayabilirler.

Ancak onların yaşamları, hiçbir zaman mutlu bir yaşam olmayacaktır. Çünkü “Mutluluk”, “Din” olmaksızın olanaksızdır. Kesinlikle olanaksızdır. Evet, bazı şeyleri “Mutluluk” unvanıyla kabul edebilirler ve kendilerini de “Mutlu” sanabilirler. Ancak bu sanıları cahilce bir sanıdır. Yani mutsuzdurlar. Ancak mutlu olduklarını hayal etmektedirler.

Netice olarak, dindar bir insan dindar bir eş isteyecektir. Eğer biri dindar ve öteki dinsiz olursa asla mutlu olamayacaklardır.

Kuşkusuz “Dindar olmak” ile kast olunan şey; hakiki anlamda dindar olmaktır. Yani İslam’a sıkı sıkıya bağlı olunmalıdır. İslam, candan kabul edilmelidir. Yasalarına amel edilmelidir. Bu bağlamda yüzeysel ve amelsiz bir dindarlık kast edilmemiştir.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 10-11-2008, 11:30
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1.449
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Peygamber Efendimizin (s.a.a.) Kelamından Bir Nur

Bir adam, eş seçimi konusunda bilgi edinmek için peygamberimizin (s.a.a.) yanına geldi. Efendimiz ona şöyle buyurdu:

Dindar bir eş seçmelisin.[2]

Başka bir yerde de tarih içinde yaşayan bütün insanlara hitap ederek şöyle buyurmaktadır:

Dindar bir eş seçmelisiniz.[3]

Yine başka bir yerde şöyle buyurmaktadır:

Yüce Allah, bir kadınla mal varlığından dolayı evlenen bir kimseyi kendi haline bırakır. Bir kadınla yalnızca güzelliğinden dolayı evlenen bir kimse, kadında hoş olmayan şeyler görecektir. Bir kadınla dindarlığından dolayı evlenen bir kimse için, yüce Allah bütün özellikleri bir araya getirecektir.

Hadisin ortasında çok zarif bir nokta bulunmaktadır. Yani eğer yalnızca güzelliğinden dolayı evlenen bir kimse, kadında hoş olmayan şeyler görecektir. Belki “Hoş olmayan şeyler”’den biri şu olabilir: Dinsiz güzel bir eşin güzelliği, belki de utanç kaynağı olacaktır. Kadınla evlenmesinde asıl hedefi oluşturan güzellik, mutsuzluk ve utanç nedeni olacaktır.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 10-11-2008, 11:33
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1.449
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Soru ve Eleştiri:

Bu noktada şöyle bir soru ve eleştiri ile karşı karşıya kalabiliriz:

Eğer “Dindar olmak” mutluluğun asli kıstası ve ölçüsü ise; niçin yaşamları güzel olmayan hatta perişan olan birçok dindar aile görmekteyiz?

Cevap:

İlk olarak; Dindarlık ile kast olunan şey, hakiki dindarlıktır. Yani biz bütün amellerinde, sözlerinde, ahlakında, davranışlarında ve uygulamalarında İslam’a uyan kişiye “Dindar” kimse diyoruz. Böyle bir insan, kesinlikle örnek bir kişi olacaktır. İslam dini, yüce Allah’ın insanların mutluluğu için yasalaştırdığı kanunlar bütünüdür. Eğer yüce Allah’ın emrettiği gibi uygulanırsa kesinlikle mutluluk nedeni olacaktır. İslam dini, herkesin yaptığı zaman hakiki dindar olacağı yüzeysel uygulamalar bütünü değildir.

İkinci olarak; Belki de sorun başka yönlerden kaynaklanmaktadır. Yani kişi hakiki dindar olabilir. Ancak ortak bir yaşam için mutluluk şartları olan öteki özelliklere ve sıfatlara sahip olmayabilir. Örnek olarak; fikirsel ve ahlaksal bakımdan aynı değerlere sahip olmayabilirler. Dolayısıyla “Dindar olmak” asli kıstas olsa da, eş seçiminde göz önünde bulundurulması gereken başka kıstasların da var olduğu unutulmamalıdır. (Bu kıstaslar sonraki sayfalarda açıklanacaktır.)

Üçüncü olarak; Belki de sorun başka bir taraftan kaynaklanmış olabilir. Yani siz, dindar olduğunu sandığınız iki eşten yalnızca birini tanımış, ancak ötekini tanımamış olabilirsiniz. Dolayısıyla tanımadığınız kişinin dindarlığından haberdar olmamış olabilirsiniz. Belki o, hakiki dindar olmayabilir. Asıl sorun da işte bu olabilir.
Dördüncü olarak; Belki de ikisinden biri veya her ikisi de ruhsal ve sinirsel rahatsızlık sahibi olabilirler. Bu tür hastalıklar, ailesel bir hayat içinde birçok soruna neden olmaktadırlar. Dindar kimseler de, bazı etkenlerden dolayı sinirsel ve ruhsal hastalıklara yakalanabilirler.

Sonuç olarak, dindar olmak ve mümin olmak; uygun bir eşin sahip olması gereken en asli özelliklerden biridir. Evlenmeden önce kesinlikle bu konu hakkında araştırılma yapılması gerekmektedir.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 10-11-2008, 11:35
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1.449
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Dindar Olmanın Yararları
Bu özellik, daha birçok yararlara sahiptir. Yani “Dindar olmak” birçok dallara ve meyvelere sahip olan bir kök gibidir.


Örnek olarak;

a-Namus. Dindar bir kimse, kesinlikle namuslu olur. Eğer namuslu değilse dindar değil demektir.

b-Tesettür. Tesettür “Dindarlık Ağacı”nın meyvelerinden ve ürünlerinden biridir. Tesettür, yalnızca kadınlara ve kızlara ait bir özellik değildir. Hatta erkekler de tesettür sahibi olmak zorundadırlar. Ancak, kadınların tesettürü ile erkeklerin tesettürü arasında dağlar kadar fark vardır. Bu konu da, kadınların daha çekici olmalarından, aynı zamanda erkeklerle kadınlar arasında bedensel ve cinsel yönden bazı farklar bulunmasından dolayı kaynaklanmaktadır.

c-Asalet.

d-Hayâ. Hayâsı olmayan kimsenin, dini yoktur. Öyleyse, hayâsı olmayan kimsenin dini de yok demektir. Dini olmayan kimsenin de hayâsı yok demektir.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 10-11-2008, 11:38
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1.449
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Dindar Olmayan” Gençler Ne Yapmalıdırlar?

Şu ana kadar ilk kıstas (Dindarlık) hakkında açıklanan konular, daha çok “Dindarlar” ile ilgili olan şeylerdi. Peki, “Dindar olmayan” kişiler ne yapmalıdırlar?

Cevap:

İlk olarak; Onlar da dindar olmalıdırlar. Dindarlar gibi yaşamalıdırlar. Din ve iman, insanın dünya ve ahiret mutluluğunun garantisidir. Dolayısıyla, akıllı olan her insanın “Mutluluk garantisi”ni elde etmesi farzdır. Bu konuda ne kadar araştırma, inceleme ve danışma yapılırsa o kadar yeri vardır. Nitekim akıl şöyle hükmetmektedir:

İnsan, dünyalık ihtiyaçlarını gidermek için çalışmak zorundadır.

Yine şöyle hükmetmektedir:

İnsan, sonsuz mutluluğa ulaşmak için de çalışmak zorundadır.

İkinci olarak;Dindar olanların” sahip oldukları bazı özelliklere “Dindar olmayanlar” da sahip olmak zorundadırlar. İtikat ve uygulama bakımından dine ve imana inancı olmayan bir insan, yine de eş seçimi konusunda dindarların sahip oldukları bazı özellikleri göz önünde bulundurmalıdırlar.

Örnek olarak;
dindar olmayan bir eş de namus, asalet ve cinsel paklık gibi özelliklere sahip olmak zorundadır. Yoksa yaşamlarında birçok sorun meydana gelecektir. Çünkü hatta dindar olmayan insanlar bile, eşlerinin namussuzluk etmelerini kabul edemezler. (Böyle bir şeyi insanlık değerlerini yitirenlerden başkaları kabul etmezler. Onlar da bizim konumuzun dışındadırlar.)

İnsanın kendisi farkına varmasa ve dine inancı olmasa bile; ne kadar namuslu olursa, ne kadar asil olursa ve ne kadar pak olursa olsun aynı oranda da “Dindar” olacaktır. Çünkü namuslu olmak, asil olmak, pak olmak gibi genel olarak kemal sayılan bütün özellikler, dinsel niteliklerdir.

Sonuç olarak, hiçbir şey namussuz, iffetsiz ve şerefsiz bir kimse ile evlenmeyi caiz kılamaz.

Dolayısıyla “İmansız olan ve dindar olmayan” kişiler, eş seçimi konusunda, en azından ilk kıstas “Dindarlık” ile ilgili olan namus, asalet ve cinsel paklık konularını göz önünde bulundurmalıdırlar.

Bu faslın sonunda, yine bu konu hakkında açıklamalarda bulunacağız.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 10-11-2008, 11:43
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1.449
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

İki- Güzel Ahlak

(İki tarafında kesinlikle sahip olması gereken özellik)

“Güzel ahlak” ile kast olunan şey; yalnızca “güler yüzlülük ve tatlı dillilik” değildir. Çünkü gülmek v.b. gibi özellikler, bazı durumlarda ahlaka uymamasının yanı sıra, ahlak dışı olarak da belirmektedir. Dolayısıyla güzel ahlak ile kast olunan şey; “dinsel ve akılsal açıdan beğenilen sıfatlar” dır.

Güzel Ahlakın Eş Seçimi Konusundaki Yeri

Peygamber efendimiz (s.a.a.) iyi eşin özellikleri konusunda şöyle buyurmaktadır:

“Ahlakı ve dini güzel olan bir kimseyle evlenin. Eğer böyle yapmazsanız büyük bir fesat ve fitne ortaya çıkacaktır.”[4]

Sizin de okuduğunuz gibi, peygamber efendimiz (s.a.a.) “Ahlak ve Din” kıstaslarını eş seçimi konusundaki iki asli ölçü olarak tanıtmaktadır. Bu ikisi, mutlu bir yaşamın temelini oluşturmaktadırlar. Öteki unsurların önemleri, bu ikisinin öneminden sonradır.

Hüseyin Bin Beşşar Basiti adında olan bir Müslüman, İmam Rıza’ya (a.), kızını istedikleri ve bu konuda ne yapması gerektiği hakkında bir mektup yazarak şöyle dedi:

“Akrabalarımdan kötü ahlaklı bir kişi kızımı istemeye geldi. Ne yapmam gerekir? Kızımı ona vereyim mi vermeyeyim mi? Sizin emriniz nedir?”


İmam Rıza (a.s) cevap olarak şöyle buyurmuştur:

Kötü ahlaklı ise kızını ona verme.

Gördüğünüz gibi, İmam Rıza (a.) hoşlanılmayan özellikten dolayı, açık bir şekilde olumsuz bir cevap vermiştir. Bir ömür boyunca kötü ahlaklı bir insanla birlikte yaşamak; hapishanede çirkin suçlularla birlikte yaşamaya benzemektedir. İki eşten birinin kötü ahlaklı olması; öteki eşe ve hatta çocuklarına da etki edecektir.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 10-11-2008, 11:45
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1.449
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

İyi ve Kötü Ahlakın Numuneleri

Şimdi, ahlak kavramının daha iyi anlaşılması ve “eş seçimi” konusundaki öneminin daha güzel bilinmesi için; iyi ahlak konusunda daha ayrıntılı bir şekilde açıklamalarda bulunacağız ve ikisinden de örnekler vereceğiz:
1-Tatlı Dillilik ve Kötü Dillilik

Kötü dillilik, uzun dillilik, dil ile sokmak, edepsizce söz söylemek, korkusuzca konuşmak, sövmek, küfür etmek v.b. benzer örnekler “Kötü Ahlak”ın en seçkin numunelerindendir.

Tatlı dillilik, konuşma konusunda mülayim huylu olmak, edeplice söz söylemek v.b. benzer örnekler de “Güzel Ahlak”ın en açık belirtilerindendir.

“Dil, insanın iç dünyanın açıklayıcısı ve tercümanıdır.” konusu bir hakikattir. “Testiden içinde olan şey çıkar.” İnsanın içinin sağlıklı ve pak olması aynı zamanda da dilinin kötü, küfürcü ve yaralayıcı olması olanaksızdır. Dil, insanın içini gösteren bir penceredir. Dil, kalbin aynasıdır.

2-Saygıdeğer Olmak ve Haset Etmek

“Haset etmek” kötü ahlakın en önemli belirtilerindendir. Saygıdeğer olmak ise, güzel ahlakın en seçkin örneklerindendir.

3-İyi Huyluluk ve Kötü Huyluluk

Kötü huylu bir insanla yaşamak çok zordur. Ancak iyi huylu bir insanla yaşamak insana neşe ve umut verir. İyi huyluluk, imanlı olmanın belirtilerinden biridir. Kötü huyluluk ise, iman zayıflılığının göstergelerindendir.

Bu konunun başlangıcında açıklandığı gibi, iyi huylu ve güler yüzlü olmak, her zaman ve her yerde iyi ahlakın belirtisi olamaz. Örnek olarak; Kadınların ve erkeklerin, namahrem bir kişinin karşısında güler yüzlü bir şekilde davranmaları ahlaksızlıktır. Aynı zamanda da çok kötü bir ameldir.

Aynı şekilde gülmek ya da güldürmek için başkaları hakkında gıybet etmek, alay etmek ve ayıp araştırması yapmak da İslami ahlakın karşısında olan davranışlardandır. Aynı zamanda da haramdır.

4-Hakkı Kabul Etmek ve Hak Karşısında İnat Etmek

İnatçılık ve sivri kafalılık, ailesel bir yaşama çok ağır darbeler vurmaktadır.

5-Akıllıca Alçak Gönüllü Olmak ve Aptalca Gururlu Olmak

6-Doğru Sözlü Olmak ve Yalancı Olmak

7-Ağır Başlı Olmak ve Şımarık Olmak

8-Sabırlı Olmak ve Sabırsız Olmak

9-İyi Sanıda Bulunmak ve Kötü Sanıda Bulunmak

10-Sevgiyle Yaklaşmak ve Sevgisizce Yaklaşmak

11-Bağışlamak ve Kincilik Etmek

12-Edepli Olmak ve Edepsiz Olmak

13-Cesur Olmak ve Korkak Olmak

14-Uysal Olmak ve Hırçın Olmak

15-Vefakâr Olmak ve Vefasız Olmak

16-Cömert Olmak ve Cimrilik Etmek

17-Kanaatkâr Olmak ve Hırslı Davranmak


Ve…
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 10-11-2008, 11:52
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1.449
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Bir Soruya Cevap

Soru: Bu sıfatların varlığını ve yokluğunu belirleme yolu var mıdır? Yani eş seçimi konusunda, eş olarak seçeceğimiz kişinin böyle özelliklere sahip olduğunu ya da olmadığını nasıl belirleyeceğiz?

Cevap:

Üç- Ailesel Asalet

(İki tarafında kesinlikle sahip olması gereken en önemli özelliklerdendir.)

“Ailesel Asalet” ile kast olunan şey; toplum içindeki mevki, makam, şan, şöhret, servet v.b. gibi şeyler değildir. Maksat; dindar olmak, pak olmak, şerefli olmak v.b. gibi değerlerdir.

Bir kişiyle evlenmek; bir aileyle, bir soyla ve bir neseple bağ kurmaya eş değerdedir.

Eş seçimi konusunda insanın şöyle söylemesi mantıklı değildir: “Ben yalnızca bu kişiyle evlenmek istiyorum. Ailesiyle, akrabasıyla ve sülalesiyle işim yoktur.”
Çünkü:

1-Evlenilmek istenilen kişi, adı geçen ailenin ya da sülalenin bir parçasıdır. Veya adı geçen ağacın dallarından biridir. Bu dal, adı geçen ağacın kökleriyle beslenerek büyümüştür. Dolayısıyla adı geçen ailenin ya da sülalenin ahlaksal, ruhsal, fikirsel ve bedensel özelliklerinin birçoğu; kalıtım, eğitim, ortam, gelenek v.b. gibi yollarla evlenilmek istenen kişiye geçtiği çok açıktır.


Peygamber efendimiz (s.a.a.) bu konuda şöyle buyurmaktadır:

Salih bir aileden olan kişilerle evleniniz. Çünkü ırk[5] (özellikleri) etki yapar.[6]

Efendimiz (s.a.a.) başka bir yerde de şöyle buyurmaktadır:


Çocuklarını nerede karar kılacağına (anne ya da baba olarak kimi seçeceğine) iyi bak. Çünkü ırksal özellikler etki yapar.

2-Senin onlarla işin olmasa bile, onların kesinlikle seninle işleri olacaktır. Eşini onlardan ve onları eşinden asla ayıramazsın. Kendin de onlarla olan ilişkini koparıp atamazsın. Dolayısıyla bir ömür boyunca onlarla birlikte yaşamak zorundasın.

Eğer eşin ailesi veya sülalesi fesat ehli olurlarsa, hayatı insana zehir ederler. Onların, yaşamınıza müdahale etmelerini önlemeniz çok zordur. Bütünüyle ilişkiyi kesmek de olanaksızdır.

3-Onların iyi bir ad’a sahip olmaları ya da kötü bir ad’a sahip olmaları, ömrün sonuna kadar insanla birlikte olacaktır. Yaşam içinde tesir edecektir. Onların kötü bir ad’a sahip olmalarına tahammül etmek çok zordur.

4-Onların sıfatları ve özellikleri gelecek kuşaklar üzerinde etki yapacaktır.

Peygamber efendimiz (s.a.a.) bu konuda şöyle buyurmaktadır:

Eş olarak kimi seçeceğinize çok iyi bakın. Çünkü çocuklar, dayılarına benzerler.[7]

Kız ve erkek kardeşlerim! Önemli konularda, hiçbir zaman duygusal davranılmamalı ve duygusal olarak karar verilmemelidir. Eş seçimi, eğer aklın kontrolü dışına çıkar da duygusal ve yüzeysel bir konumda karar alırsa; mutsuzluğu ve kara günleri de beraberinde getirecektir.

Şimdi sen, hayatın içinde var olan büyük bir değişimle karşı karşıyasın. Ne yapacağına çok dikkat et. Şimdi kaderini bir aileyle ve bir sülaleyle birleştirmek istiyorsun. Bu birlikteliğin ürünleri; rüşt, kemal, olgunluk, mutluluk v.b. gibi değerler olmak zorundadır. Çöküş, yıkılış, mutsuzluk, kara günler v.b. gibi şeyler değil.

Ayakta durarak seni muhatap alan peygamber efendimizi (s.a.a.) canı gönülden dinle ve uyarıcı sözlerine bir bak:

Peygamber efendimiz (s.a.a.) konuşmak için ayağa kalkarak şöyle buyurdu: Ey insanlar! Çöplükte kirli suların içinde büyüyen yeşilden sakının. Peygamberimize şöyle soruldu: Ey Allah Rasulü! Çöplükte kirli suların içinde büyüyen yeşil nedir? Efendimiz şöyle buyurdu: Kötü bir aile içinde büyüyen güzel bir kadındır. (Erkek de böyledir.)[8]

Yüzeysel hileye aldanan ve kendilerini içinden çıkmaları olanaksız olan bir bataklığa atan birçok genç görmüş bulunmaktayız.
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Alt 10-11-2008, 11:58
CEMALETTİN YALDIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CEMALETTİN YALDIR CEMALETTİN YALDIR isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHİBİ VE GENEL YÖNETİCİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1.449
CEMALETTİN YALDIR will become famous soon enough
Standart

Dikkat!

Güzellik, bağımsız olarak değil öteki kıstaslarla ve özelliklerle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Yani güzellik; dindarlık, namus ve ahlak olmaksızın üstünlük olarak hesap edilmemesinin yanı sıra çok tehlikeli bir belâ şeklinde de değerlendirilmiştir. Eğer bir kimse ahlak, namus, ailesel asalet, akıl v.b. benzer şeylere sahip olursa; güzellik işte o zaman bir üstünlük, değer ve olgunluk olarak hesap edilebilir. Yoksa rezil edici bir beladır.

İffetsiz olan bir güzellik; çöplükte büyüyen bir güldür. Peygamber efendimizin (s.a.a.) “Ailesel Asalet” başlıklı konuda açıklanan yüce sözünün, burada da nakledilmesi çok yerinde bir karar olacaktır:


Çöplükte büyüyen gülden sakının…[9]

Yine şöyle buyurmaktadır:

Bir kadınla (yalnızca) güzelliğinden dolayı evlenen bir kimse, onda hoşlanılmayan şeyler görecektir.

Güzellik, evlilik yaşamı için bağımsız olan bir kıstas ve bir ölçü olarak değerlendirilmemelidir. Güzellik, asli ve temel ölçülerle birlikte olursa, değer kazanan bir olgunluk sıfatıdır. Yoksa hiçbir değeri yoktur.

Bu sıfatın, bazı gençlerin akıl gözlerini kör etmekte olması ve gençlerin birçok değeri onun ayakları altında kurban etmekte olmaları çok üzücüdür. Kişinin dış çekiciliği, onların ileri görüşlülüklerini ellerinden almaktadır. Şaşkın bir hale getirmektedir. Asli kıstasları unutmaktadırlar. Ya da hesaba katmamaktadırlar… Dolayısıyla hayatlarının temellerini çürük zeminler üzerine bina etmektedirler.

Sonuç olarak; bir süre sonra yüzeysel cazibeler yok olup gitmektedir. İlk şehvet de sönüp yok olmaktadır. Geriye yalnızca hatırına evlendiği güzellik kalmakta ve o da eski canlılığını yitirmektedir… İşte o zaman sorunlar ve kötülükler ortaya çıkmaktadır. Artık beğenmediği şeyleri onda görmeye başlamaktadır.

Ancak dindarlık, namus, hakiki değerler v.b. benzer şeyleri hayatlarının temeli olarak karar kılan ve güzelliği ötekilerin yanında yalnızca tamamlayıcı bir üstünlük olarak gören kimse; zaman akıp gitse de yaşamlarını eskitemez. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır;

Rahman, iman eden ve salih amel işleyen kimseler için bir sevgi yaratır.[10]

Yüce Allah, imanlı eşlere dindar olmalarına ödül olarak; onların kalplerinde, hiçbir etkenin hatta gençlik ve neşelilik döneminin bile soğutamayacağı ve yok edemeyeceği, bir muhabbet ve bir sevgi karar kılmaktadır.

Sizin yanınızda olan şey fani olur. Ancak Allah katında olan şey baki kalır.[11]


[1]- Bu hadisler sonraki konular içinde açıklanacaktır.

[2] Vesail: c.14, s. 30

[3] Vesail: c.14, s. 31

[4] Vesail: C.14, S. 51

[5] Irk; babalardan ve annelerden genler yoluyla çocuklara ve sonraki kuşaklara geçen özellikler bütünüdür.

[6] Kitab-ı Mekarim-il Ahlak

[7] Cevahir: C.29, S. 37 ( Genleriniz için uygun yerler seçiniz.)

[8] Vesail: C.14, S.29

[9]- Bihar, s.62

[10] Meryem: 96

[11] Nahl: 96
__________________


ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM VEL EN EDAHUM
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 02-05-2009, 10:50
iranlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
iranlı iranlı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 15
iranlı is an unknown quantity at this point
Standart eline kalemine yüregine sağlık

çok güzel yazmışsın cemalettin abi inşallah gençlerimiz okuyup faydalanırlar bu yzılanlar bir hazine değerindedir tabi marifet okumak değil amel etmektir
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 02-06-2009, 07:51
aliyyenveliyullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aliyyenveliyullah aliyyenveliyullah isimli Üye şuanda  online konumundadır
SİTE TEKNİKERİ
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 320
aliyyenveliyullah is on a distinguished road
Arrow

Allah Razı olsun...
NUR/32- Sizden bekâr olanları ve kölelerinizden, câriyelerinizden temiz olanları nikâhlayıp evlendirin; yoksulsalar Allah, lûtfuyla zengin eder onları ve Allah'ın lütfü boldur ve o, her şeyi bilir.

NUR/33- Evlenmeye güçleri yetmeyenler de Allah, onları lûtfuyla zengin edinceye dek ırzlarını korusunlar. Köle ve câriyelerinizden, bir müddet içinde birden veya taksitle bir mal veya para karşılığı azât olmak isteyenlerin dileklerini de, bunda bir hayır olduğunu bilirseniz kabûl edin ve onlara, Allah'ın size verdiği maldan verin. Câriyelerinizi, onlar da namuslu yaşamayı istedikleri halde, geçici dünyâ malı için kötülük yapmaya mecbûr etmeyin. Zorla kötülüğe sevkedildikten sonra da şüphe yok ki Allah, onların suçlarını örter, rahîmdir.


Ya Ali...Ya Ali...Ya Ali...
__________________
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

اَللَّهُمَّ خُصَّ اَنْتَ اَوَّلَ ظالِمٍ بِاللَّعْنِ مِنّى وَابْدَأْ بِهِ اَوَّلاً ثُمَّ الثَّانِىَ وَالثَّالِثَ والرَّابِعَ اَللَّهُمِّ الْعَنْ يَزيدَ خامِساً وَالْعَنْ عُبَيْدَ اللَّهِ بْنَ زِيادٍ وَابْنَ مَرْجانَةَ وَ عُمَرَ بْنَ سَعْدٍ وَ شِمْراً وَ آلَ اَبى سُفْيانَ وَ آلَ زِيادٍ وَ آلَ مَرْوانَ اِلى يَوْمِ الْقِيمَةِ.

"Allah'ım, sen, (Resul ve Ehl-i Beyt'ine) ilk zulmedeni benim özel lanetime mazhar eyle. Bunun için de, önce birinci, sonra ikinci, sonra üçüncü ve sonra da dördüncüden başla. Sonra da... Yezid'e lanet eyle. Ziyad'ın ve Mercâne'nin oğlu Ubeydullah'a, Sa'd oğlu Ömer'e, Şimr'e, Ebu Süfyan'ın, Ziyâd'ın ve Mervân'ın soyuna kıyamet gününe kadar lanet et."


علی علی علی MEN ALİYYEL MURTAZA' NIN NÖKERİYEM علی علی علی
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 01:19


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.